2017-06-08 - 16:00
TBMM İÇTÜZÜĞÜ DEĞİŞİKLİĞİ TOPLANTISI...
TBMM Başkanı İsmail Kahraman, "İlk aşamada yeni anayasanın gerektirdiği intibak düzenlemeleri yapılabilir. İkinci aşamada, 2019'a kadar olan sürede yepyeni bir TBMM İçtüzüğü yazılabilir." dedi.
TBMM Başkanı İsmail Kahraman, "İlk aşamada yeni anayasanın gerektirdiği intibak düzenlemeleri yapılabilir. İkinci aşamada, 2019'a kadar olan sürede yepyeni bir TBMM İçtüzüğü yazılabilir." dedi.

Kahraman, anayasa değişikliğinin ardından TBMM İçtüzüğü'nde yapılması gereken değişikler için AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu ve MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay ile bir araya geldi.

Toplantının başlangıcında konuşan Kahraman, Türkiye'nin, 16 Nisan'da tarihi öneme haiz bir halk oylaması gerçekleştirdiğini, seçmenlerin yüzde 87,5'inin sandık başına gittiği oylama sonucunda anayasada yapılan değişikliklerin kabul edildiğini anımsattı.

Kahraman, 1982 Anayasası'nın, kabul edildiği günden itibaren tartışma konusu olduğunu, bugüne kadar çok sayıda değişiklik yapıldığını ifade etti. Anayasa hükümlerinin değiştirilmesine paralel olarak, ilgili kanun, tüzük ve yönetmeliklerin değişmesinin zorunlu hale geldiğine işaret eden Kahraman, 16 Nisan'daki halk oylamasıyla kabul edilen anayasa değişikliğiyle, başta içtüzük olmak üzere, tüm mevzuatta değişiklik yapılması zarureti doğduğunu vurguladı.

Anayasa değişikliğinin, TBMM'ye, içtüzüğün değiştirilmesi için 6 aylık süre tanıdığını anımsatan Kahraman, "Siyasi partilerimizin grup başkanlarına vaki davetimiz sonucu bugün yapacağımız toplantının gayesi de içtüzük değişikliği konusunda görüşleri paylaşmak ve önerileri sunarak, mutabık kalınacak bir taslağın nasıl ortaya çıkartılabileceğini müzakere etmektir. Bugünkü içtüzüğün değiştirilmesi konusunda daha önce de çeşitli çalışmalar başlatılmış ancak tamamlanamamıştı. Yeni bir şevk, heyecan ve gayret ile bu çalışmayı tekrar başlatmaktayız. Mecliste grubu bulunan sayın partilerimizin katılımıyla başlatılacak olan çalışmanın hayırlara vesile olmasını ve bir an önce muvaffakiyetle neticelenmesini temenni ediyorum. " diye konuştu.

TBMM Başkanı Kahraman, anayasa hukukçularının, içtüzükleri, parlamentoların bir çeşit anayasası olarak nitelendirdiğine işaret ederek, içtüzüklerin, yasama çalışmalarına ışık tutan sistemli kurallar manzumesi olduğunu söyledi.

Yürürlükteki TBMM İçtüzüğü'nün, 5 Mart 1973'te kabul edildiğine dikkati çeken Kahraman, toplam 186 maddeden oluşan içtüzüğün, aradan geçen 44 yıllık sürede 14 ayrı zamanda, 111 maddesinin değiştirildiğini, 1 maddesinin metinden çıkartıldığını, 24 yeni madde metne eklendiğini anlattı.

Kahraman, "Türkiyemiz, dinamik bir ülkedir. Anayasa ve yasalarımızın ülkemizin dinamizmine uygun şekilde değiştirilmesi ihtiyacı doğmaktadır. Bu çerçevede içtüzüğün de değişen şartlara ve oluşan ihtiyaçlara göre tekrar ele alınması zarurettir. Bu değişiklik talepleri zaman zaman siyasi parti grupları ve milletvekilleri tarafından da dile getirilmiş ve teklif olarak kamuoyu ile paylaşılmıştır." dedi.

İçtüzük değişikliği için önlerinde 4,5 ay gibi kısa bir zaman dilimi kaldığına işaret eden Kahraman, sözlerini şöyle sürdürdü:

"12 Eylül rejimi tarafından hazırlanan 1982 Anayasası'nda, bugüne kadar 19 ayrı zamanda 184 değişiklik yapılmıştır. Anayasada yapılan kapsamlı değişikliklere uyum sağlanması açısından TBMM İçtüzüğü'nün değiştirilmesi zarurettir. Genel Kurul çalışmalarının daha verimli, görüşmelerin daha süratli gerçekleştirilmesi bakımından da ayrı bir zorunluluk söz konusudur.

İçtüzüğün değiştirilmesi konusunda 23 ve 24. yasama dönemlerinde iki ayrı çalışma yürütülmüştür. 23. Dönemde AK Parti, CHP, MHP ve DTP grup başkanlarının mutabakatları ile oluşturulan İçtüzük Mutabakat Komisyonu, 4 ay süren bir çalışma yaparak uzlaştıkları taslak metni, 18 Şubat 2009'da kamuoyu ile paylaşmıştır. 24. Dönem'de de içtüzüğün değiştirilmesi hususunda partiler arasında çalışmalar yapılmış ve her partiden iki milletvekilinin katılımıyla bir komisyon oluşturulmuştur. Komisyon, 13 ay süren bir çalışma gerçekleştirmiş ancak bu çalışma da nihayete erdirilememiştir. İçtüzük değişikliği konusunda bu yasama dönemi başında da bir mutabakat zemini oluşmuş ancak 15 Temmuz hain darbe girişimi, değişikliklerin neticelenmesine imkan vermemiştir. İçtüzükte yapılacak değişiklikte iki yöntem benimsenebilir. İlk aşamada yeni anayasanın gerektirdiği intibak düzenlemeleri yapılabilir; ikinci aşamada, 2019'a kadar olan sürede yepyeni bir içtüzük yazılabilir.

TBMM Başkanı Kahraman, yeni dönemde TBMM'nin, kanun yapım sürecindeki rolü ve etkinliğinin daha da artacağını, yeni sistemin ihtiyaçları doğrultusunda, siyasi parti grupları ve komisyonlar tarafından da özel çalışma yapılması gerektiğini belirtti.

Kahraman, anayasa değişikliğinin Resmi Gazete'de yayımlanmasının ardından başkanlıklarının, bu konuda da bir çalışma yaptığını, 23 ve 24. dönemlerde kurulan İçtüzük Uzlaşma Komisyonlarına ait belgelerin toplandığını, dünya örneklerinin incelendiğini anlattı.

Anayasa değişikliği nedeniyle içtüzükte değiştirilmesi zorunlu konular bulunduğuna dikkati çeken Kahraman, bu değişiklikleri sıraladı.

Uyum yasalarının çıkartılması için yoğun bir çalışma yapılması gerektiğini dile getiren Kahraman, "Çözümde görev almayanlar, sorunun bir parçası olurlar. Engelleri aşamayanlar onları aşılmaz görenlerdir. Yapacağımız çalışmalar, inanıyorum ki başarı ile sonuçlanacaktır." dedi.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman, şunları kaydetti:

"Terzi kendi söküğünü dikemezmiş misali kanun yapma yetkisine haiz olan milletvekillerinin, kendi kanunları bulunmamaktadır. Milletvekillerinin görev, hak ve sorumluluklarını ilgilendiren kanunlar, mevzuatımıza dağıtılmış vaziyettedir. Bu durumu ortadan kaldırmak gayesiyle tüm kanunlar gözden geçirilerek 25 ayrı kanunda milletvekillerinin görev, hak ve sorumluluklarını düzenleyen hükümler tespit edilmiştir. Değişik tarihlerde, ayrı ayrı kanun başlıkları altında yapılan bu düzenlemelerin tek bir kanun metnine dönüştürülmesi gerekmektedir. Böylece milletvekilleriyle ilgili mevzuat dağınıklığı da ortadan kaldırılmış olacaktır. Ayrıca mevzuat dağınıklığının uygulamada ortaya çıkardığı çelişkilerin giderilmesi ve milletvekillerinin hakları ve yükümlülüklerine ilişkin kamuoyunun şeffaf bir şekilde bilgilenmesini temin etmek için Milletvekili Kanunu yapılması elzemdir. Bu kanunun çıkarılması önemli bir eksikliği giderecektir.

Diğer yandan anayasa değişikliğiyle gelen yeni sistemin parlamentonun yükünü ve yetkisini artıracağı açıktır. Yeni duruma uyum için bütüncül bir değerlendirmeyle TBMM İdari Teşkilat Kanunu'nda da güncelleme ve değişiklik yapılması gerekmektedir."

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, "İnşallah bugünkü toplantı, her ne kadar bir sonuç çıkmadı gibi görünse de en azından parti gruplarının ana esaslar itibarıyla tutumunu belirginleştirmesi bakımından da faydalı olmuştur." dedi.

Akçay, TBMM İçtüzüğü değişikliği toplantısının ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, İçtüzük çalışması için herhangi bir komisyonun kurulmasının söz konusu olmadığını belirterek, bütün siyasi parti gruplarının, bu konuda kendi çalışmalarını yapacaklarını ifade etti.

Anayasa değişikliği gereğince İçtüzük değişikliğinin de 6 ay içerisinde yapılması gerektiğini anımsatan Akçay, şöyle devam etti:

"Hem yeni anayasa değişikliğine uyum için İçtüzük değişikliğinin yapılması gerekiyor hem de bugüne kadar 2008, 2011, 2015 yıllarında gruplar halinde birlikte yapılan çalışmalar neticesinde elde edilen birikimin ve tecrübenin de değerlendirilmesinde biz MHP olarak fayda görüyoruz. Bu İçtüzük değişikliğine yeni anayasa değişikliğinin ruhuna uygun ve en iyi şekilde katkı yapacağımızı ifade ediyoruz."

"Uyum dışında da grup önerilerinin sınırlandırılması, konuşma süreleri gibi başka konular gündeme gelirse, MHP buna nasıl bakar?" sorusu üzerine Akçay, MHP olarak gerek İçtüzük konusunda, gerekse diğer her türlü kanun konusunda belli ilkelere sahip olduklarını dile getirdi.

Yeni anayasa değişikliğiyle kuvvetler ayrılığının daha belirgin bir hale geldiğine değinen Akçay, bu değişikliğin ruhuna uygun bir şekilde, TBMM'nin ve demokrasinin güçlendirilmesi, Meclisin daha etkin ve verimli çalışması için düzenlemelerin yapılması gerektiğini vurguladı.

Zamanın da verimli kullanılmasını isteyen Akçay, şunları kaydetti:

"Özellikle bütün parti grupları tarafından kabul edilen bir gerçektir ki bir zaman kaybı söz konusu olabiliyor. Onlar teknik hususlardır. O konularda uzlaşma sağlayabileceğimizi ümit ediyoruz. Ama burada eski alışkanlıklarla düşünmeyi terk etmek gerekiyor. Çünkü iktidar, muhalefet ayrımı da daha flu hale gelecek, komisyonların daha etkin hale gelmesi gerekir. O nedenle grup önerilerinin konuşmalarında, konuşma sürelerini ve sayılarını bu çerçevede değerlendirmek lazım. İnşallah bugünkü toplantı, her ne kadar bir sonuç çıkmadı gibi görünse de en azından parti gruplarının ana esaslar itibarıyla tutumunu belirginleştirmesi bakımından da faydalı olmuştur."

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, "CHP ve HDP'nin TBMM'de yapılacak İçtüzük değişikliği konusunda herhangi bir yaklaşımda veya bir komisyonda bulunmaları yönünde irade beyanları olmamıştır." dedi.

Elitaş, TBMM İçtüzüğü değişikliği toplantısının ardından basın mensuplarına yaptığı açıklamada, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'a duyarlılığından dolayı teşekkür etti.

Referandumla kabul edilen anayasa gereğince altı ay içerisinde Meclisin hem İçtüzüğünü değiştirmesi hem de uyum yasalarını yapması zarureti olduğunu dile getiren Elitaş, yaptıkları görüşmede CHP ve HDP'nin Mecliste yapılacak İçtüzük değişikliği konusunda herhangi bir yaklaşımda veya bir komisyonda bulunmaları yönünde irade beyanları olmadığını bildirdi.

Mustafa Elitaş, CHP genel başkan adaylarından birisinin bir televizyon programında yaptığı açıklamanın çok önemli olduğunu belirterek, YSK'nın mühürsüz oy pusulalarına ilişkin aldığı kararın CHP genel başkanlığı tarafından 167 bin sandık kurulundaki müşahitlere ve Türkiye'deki bütün CHP ilçe başkanlığı görevlilerine mesaj yoluyla gönderildiğini ifade etti. Gönderilen mesajda, "YSK, sandık kurulu tarafından mühürlenmemiş oy pusulalarının kullanıldığı oyları geçerli saymıştır. Hiçbirine itiraz etmeyeceksiniz." denildiğini aktaran Elitaş, 167 bin sandığın hiçbirinde mühürsüz oylarla ilgili itiraz yapılmadığını vurguladı.

Elitaş, "Mağlubiyeti yok sayabilmek, ezikliğini üstünden atabilmek için Sayın Kılıçdaroğlu, maalesef 367 garabetinde olduğu gibi mühürsüz oy pusulası garabeti içine düşmüştür." diye konuştu.

İçtüzük değişikliği konusunda her partinin kendi teklifini getireceğinin anlaşıldığına işaret eden Elitaş, kendi tekliflerine diğer partilerin katkı sağlamasını istedi.

Teklifin, ne zaman sunulacağına ilişkin soru üzerine Elitaş, daha önceki "centilmenlik komisyonları" gibi bir komisyon kurulur ümidi ile bir çalışma yapmadıklarını, ancak İçtüzük konusunda hazırlık çalışmalarının olduğuna işaret etti.

Elitaş, toplantıda HDP ve CHP'nin bu konuya ilgili yaklaşmadığını, daha farklı önceliklerinin olduğunu gördüklerini belirterek, "Sayın Başbakanımıza ve Grup Başkanımıza konuyu intikal ettireceğiz, arz edeceğiz. Onun talimatları doğrultusunda İçtüzük çalışmalarına bugünden itibaren başlıyoruz diyebiliriz." dedi.

Mustafa Elitaş, Meclisin etkin ve verimli çalışması için İçtüzük'te uygulanmayan, uygulansa dahi yanlış uygulanan maddeler olduğunu, o konuların değiştirilmesi gerektiğini ve bu konuyu partilerinin yetkili kurullarında değerlendirdikten sonra bir karar verebileceklerini düşündüğünü bildirdi.

Bir gazetecinin, "MHP'nin desteğini ister misiniz?" sorusu üzerine Elitaş, şu yanıtı verdi:

"Bütün partilerin desteğini isteriz. Anayasayı birlikte inşa eden iki siyasi partinin 2019 tarihinde uygulanacak ve TBMM'nin etkin ve verimli çalışması için bu süreçte yapılacak değişikliğe katkı vereceğini umuyorum."

HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, "Milletvekillerimiz bir yana ülkenin yarısının neredeyse terörist ilan edildiği, OHAL ile yönetildiğimiz bir durumda bizim önceliklerimiz vekillerimizin ve ülkenin serbest kalmasıdır. İçtüzük konuşmak şu anda bir fanteziden öte bir şey değildir." dedi.

Kerestecioğlu, TBMM İçtüzüğü değişikliği toplantısının ardından, basın mensuplarına yaptığı açıklamada, toplantının grup başkanlarıyla yapılması gerektiğini belirterek, bu amaca ulaşamadıklarını ve Grup Başkanı olan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın 217 gündür cezaevinde "rehin" tutulduğunu öne sürdü.

"Halkın iradesinin gasp edilmiş olduğu bir ortamda bizim, 16 Nisan meşru olmayan referandumunun sonucunda getirilmek istenen bir İçtüzük değişikliğini konuşacak bir durumumuz yok." diyen Kerestecioğlu, öncelikli olan milletvekillerinin durumu olduğunu belirtti.

Tutuklu bütün milletvekillerinin, "İfade özgürlüğünün gasp edildiğini ve kürsüde kullandıkları sözler nedeniyle cezaevinde bulunduğunu" savunan Kerestecioğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Milletvekillerimiz bir yana ülkenin yarısının neredeyse terörist ilan edildiği, OHAL ile yönetildiğimiz bir durumda bizim önceliklerimiz vekillerimizin ve ülkenin serbest kalmasıdır. İçtüzük konuşmak şu anda bir fanteziden öte bir şey değildir. Çünkü Meclis zaten tamamen işlevsizleştirilmiştir. Meclis'i daha işlevsel hale getirmek için bu değişikliğin yapıldığı da aslında bir aldatmacadır. Tabii ki biz demokratik siyaseti her zaman savunmaya ve son kişi kalana kadar bu Meclis'te olmaya, demokratik çözümler için uğraşmaya devam edeceğiz."

CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, "Biz de İçtüzük değişikliği yapılmasından yanayız. Ama İçtüzük'te, muhalefetin sesinin, denetimin daha çok artacağı, iktidarın daha fazla denetlenebileceği bir İçtüzük değişikliğinden yanayız. Meclis televizyonunun, kesintisiz yayınına devam edeceği bir İçtüzük değişikliğinden yanayız." dedi.

Gök, TBMM İçtüzüğü değişikliği toplantısının ardından, basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

Toplantıdan çıkan sonuca ilişkin bir soru üzerine Gök, "Bugünkü toplantıda açıkçası biz Meclis Başkanı'ndan uzun süre Olağanüstü hal yönetimiyle idare edilen ve Kanun Hükmündeki Kararnamelerle Meclisin devre dışı bırakıldığı bir ortamda daha bir demokratikleşme ve Meclisin etkinliğinin artırılmasına dönük çabalar içerisinde olmasını ve bir an önce Olağanüstü hal'den, Kanun Hükmünde Kararnamelerden kurtularak, Meclisin etkinliğinin artırılması çalışmalarını beklerdik." ifadesini kullandı.

TBMM Başkanı İsmail Kahraman'ı, bu yaklaşımdan uzak gördüklerini anlatan Gök, sözlerini şöyle sürdürdü:

"16 Nisan'da, YSK'nın, mühürsüz oy pusulasına ilişkin verdiği kararla meşruiyetini yitirmiş bir anayasa değişikliğinin yansıması olan İçtüzük değişikliklerini bir an önce yapma, kaptı-kaçtı anlayışı içerisinde davranıyorlar. Türkiye'nin, bunlardan daha önce, bir an önce demokrasiye ve insan haklarına ihtiyacı var. Biz bu çerçevede Meclis Başkanı'ndan, bu konuda etkin bir çaba göstermesini bekledik. Ama gördüğümüz manzara, Meclis Başkanı bu konulardan çok uzak."

İktidar partisinin, bir an önce İçtüzük değişikliği yapmak istediğini ifade eden Levent Gök, "Biz de İçtüzük değişikliği yapılmasından yanayız. Ama İçtüzük'te, muhalefetin sesinin daha çok artacağı, denetimin daha çok artacağı, iktidarın daha fazla denetlenebileceği bir İçtüzük değişikliğinden yanayız. Meclis televizyonunun, kesintisiz yayınına devam edeceği bir İçtüzük değişikliğinden yanayız." diye konuştu.

Doğal olarak bir mutabakata varamadıklarını belirten Gök, iktidar partisinin kendisinin bir çalışma yapacağının anlaşıldığını ve bu konuların Meclis Genel Kurulunda görüşüleceğini kaydetti.

"Komisyon ölü mü doğdu?" sorusu üzerine Gök, şunları söyledi:

"Komisyonun zaten çağrılma amacı buna dönüktü. Türkiye'de temel ihtiyaç, yani bir Meclis Başkanı'nın temel ihtiyacı, bir kere Türkiye'nin bir olağanüstü döneminden çıkartılması, parlamenter demokrasinin ve Meclisin işler hale gelmesi olmalıdır. Ama Meclis Başkanı maalesef mesafeli duruyor bu konuya ve dolayısıyla onlar tamamen bütün görüşlerini, referandumdan geçen anayasa değişikliği çerçevesinde İçtüzükte yapılması düşünülen değişikliklere endekslemişler. Biz de konuyu daha büyük, farklı görüyoruz. Türkiye'de demokrasinin gelişmesi açısından her türlü katkıyı vermeye hazır olduğumuzu ifade ettik. Muhalefetin, her kesimin söz hakkının daha da fazla artması ve özellikle iktidarın daha fazla denetlenmesi gerektiğini ifade ettik. Ama bu görüşlerimize, iktidar partisi temsilcisi ve Meclis Başkanı yanaşmadı."

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş'ın, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun, TBMM Başkanı İsmail Kahraman'a gönderdiği mektuba tepki göstermesine ilişkin değerlendirmesi sorulan Gök, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Sayın Elitaş, bu konuda niçin cevap verme gereğini duymuş bilmiyorum. Çünkü Meclis Başkanı, Genel Başkanımıza mektup yazdı, Genel Başkanımız da Meclis Başkanı'na cevap verdi. Yani Mustafa Elitaş, kendisini Meclis Başkanı'nın bir boyutunda mı görüyor? Yani ne haddine onun cevap vermesi? Konu, Meclis Başkanı ile Genel Başkanımızın arasında geçen bir konu. Haddini aşmıştır. Tam bir densizlik yapmıştır."

*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***