2009-04-15 - 12:25
TBMM-SAYIŞTAY-DÜNYA BANKASI SEMPOZYUMU?
Cumhurbaşkanı Vekili ve TBMM Başkanı Köksal Toptan, ''Kaynakların daha etkin, verimli kullanılabilmesi ve şeffaflığın, hesap verilebilirliğin sağlanabilmesinin en etkili yolu, denetim süreçlerinde Parlamentonun etkinliğinin artırılmasından geçmektedir'' dedi.

TBMM, Sayıştay ve Dünya Bankası işbirliğiyle Swiss Otelde ''Yeni Kamu
Mali Yönetim Sisteminde Parlamentonun Gözetim Fonksiyonu ve Yüksek Denetim''
konulu uluslararası sempozyum düzenlendi.

Cumhurbaşkanı Vekili ve TBMM Başkanı Köksal Toptan, ''Kaynakların daha etkin, verimli kullanılabilmesi ve şeffaflığın, hesap verilebilirliğin sağlanabilmesinin en etkili yolu, denetim süreçlerinde Parlamentonun etkinliğinin artırılmasından geçmektedir'' dedi.

Toptan, Anayasa'da yer alan bütçe hakkının, ''Parlamentonun bütçeyi
onaylama ve denetleme yetkisini'' ifade ettiğini belirterek, bunun, Parlamentoya
vatandaşlar adına vergi toplama ve gelirleri belirli alanlara, amaçlara tahsis
etme görevi verdiğini kaydetti.

Bütçe hakkının kullanılmasının, denetim sorumluluğunu da beraberinde
getirdiğine dikkati çeken Toptan, Parlamentoların yüksek denetim fonksiyonunu
sayıştaylar aracılığıyla yerine getirdiğini söyledi.

Toptan, demokratik süreç içinde sayıştayların klasik denetimin yanı sıra
''performans denetimi'' gibi yeni yöntemleri de kullanmaya başladığını ifade
ederek, parlamentonun denetim niteliğini ve etkinliğini geliştirilmesi amacıyla
yapılan çalışmaların büyük önem taşıdığını vurguladı.

Parlamenter denetimin etkinliğinin artırılması yönünde yürütülen
çalışmalar hakkında bilgi veren Toptan, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol
Kanunu ile Sayıştay'ın denetim kapsamının genişletildiğini, harcama sonrası
yüksek denetimin yeniden düzenlendiğini anlattı.

Cumhurbaşkanı Vekili ve TBMM Başkanı Toptan ayrıca Meclis'in mali denetim gücünü artırmaya yönelik iç tüzük
değişikliğine ilişkin Kanun teklifini de kendisinin Meclis'e sunduğunu ve bunun
Genel Kurul gündeminde bulunduğunu belirterek, düzenlemeyle bütçe alt komisyonu
ve kesin hesap alt komisyonu kurulmasının öngörüldüğünü kaydetti. Kesin hesap alt
komisyonunun yakın işbirliği içinde çalışacağı kurumun, Sayıştay olduğuna işaret
eden Toptan, Sayıştay raporlarının bu sayede ihtisaslaşmış bir zeminde, teknik
inceleme ve değerlendirmeye tabi tutulacağını ifade etti.

Köksal Toptan, kaynakların daha verimli, etkin şekilde kullanılabilmesi
ve kamu yönetiminde şefaflığın ve hesap verilebilirliğin sağlanabilmesinin en
etkili yolunun, ''denetim süreçlerinde, Parlamento'nun etkinliğinin
artırılmasından geçtiğini'' vurguladı.

SAYIŞTAY BAŞKANI DAMAR

Sayıştay Başkanı Mehmet Damar, parlamentolar ve sayıştayların bütçe
hakkının gözetimi ve kamu yönetiminde uygun bir hesap verme sorumluluğunun
gerçekleşmesi için işbirliği içinde çalışmak durumunda olduklarını bildirdi.

Sayıştay'ın Meclis adına ''kamu idarelerinin bütçelerini parlamentonun
iradesine uygun kullanıp kullanmadığı'', ''beklenen sonuçların sağlanıp
sağlanamadığı'' ve ''kamu mali sisteminde değişim ihtiyacının ne olduğu'' gibi
sorulara yanıt aradığını anlatan Damar, ''Sayıştay çalışmalarının sonuç vermesi
ve etkilerini göstermesi ise doğal olarak parlamento tarafından bu bilgilerin ne
düzeyde dikkate alınacağına bağlıdır. Parlamentolar sayıştayların ürettiği
bilgiye, sayıştaylar da parlamentoların bu bilgi ve raporlara göstereceği ilgiye
ihtiyaç duymaktadır'' şeklinde konuştu.

''SAYIŞTAY KANUN TEKLİFİ BİR AN ÖNCE YASALAŞMALI''


Sayıştayın 147 yıllık geçmişi ve bu süreçte meydana gelen bazı
değişiklikler hakkında bilgi veren Damar, farklı anayasal dönemler yaşandığını
ancak Sayıştay görevlerine yüklenen değerde bir değişiklik olmadığını dile
getirdi ve ''Yani görevlerimiz Kanun-i Esasi'de de aynıdır, bugünkü Anayasamızda
da'' dedi.

Damar, konuşmasına şöyle devam etti:

''1968 yılında çalışmalarına başlanan 1973 mali yılı bütçe kanunu ile
uygulamaya geçilen program bütçe sistemi öngörülen reformlarla
desteklenmediğinden Sayıştay'ın parlamentoyu bilgilendirme fonksiyonu da
arzulanan düzeye ulaşamamıştır. Kamu mali yönetimi alanında yapılan
değişiklikler, sadece yürütme organının faaliyetlerini ve anlayışını
değiştirmekle gerçekleşememektedir. Denetim ve gözetim işlevlerini de bu
değişikliklere uygun bir çerçeveye oturtmadığımızda uygulamada istenilen elde
edilememektedir.

Son dönem reformlarının önceki dönemlerden farkı, yasama organının
denetim ve gözetim fonksiyonunu güçlendirmeyi amaçlamasıdır. Bu reformlar aynı
zamanda yürütmenin hesap verme sorumluluğunun yeniden yapılandırılmasını da
gerekli kılmıştır.''

Damar, kamu kurumlarının, kaynaklarının Sayıştay denetimi dışında
bırakılmasıyla yaşanan sıkıntıların, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol
Kanunu ile aşıldığını ifade ederek, kamu kaynaklarının hukuka uygun
kullanılmasının güvence altına alındığını söyledi.

Bu çerçevede, kanunlara uygunluğun yanında kurumsal hedef ve planlara
uygunluğun da dış denetimin amaçları içine alındığını kaydeden Damar, sözkonusu
yasayla öngörülen temel düzenlemeler hakkında bilgi verdi.

Yasayla, yasada yer alan düzenlemelere ilişkin dış denetim ve hesapların
peşin hükme bağlanmasına ait diğer hususların Sayıştay'ın kendi kanununda
düzenleneceğinin hükme bağlandığını anımsatan Damar, kurum olarak yasada yer alan
görevlere altyapı oluşturabilmek amacıyla yürüttükleri projeler ve çalışmaları
anlattı.

Damar, ''Ancak yapmış olduğumuz bu çalışmaların yasal dayanağını
oluşturacak Sayıştay Kanun Teklifinin yasalaşmaması, uygulamalarımızı
zorlaştırmaktadır. Bu nedenle Sayıştay Kanun Teklifinin bir an önce yasalaşması
hayati öneme haizdir'' diye konuştu.