2013-03-05 - 16:23
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı. Gündemdışı söz alan CHP Kocaeli Milletvekili Mehmet Hilal Kaplan, Dilovası'ndaki kirlilik nedeniyle bölgede kanser vakalarının arttığını, Türkiye ortalamasının üç katına ulaştığını söyledi. Kaplan, özellikle Kömürcüler Organize Sanayi Bölgesi'nin kurulmasının ardından kirliliğin daha da arttığını, bölge insanının dışarı çıkamadığını ifade etti.
Hükümet adına söz alan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Kömürcüler Organize Sanayi Bölgesi'nin dikkatli bir şekilde denetlendiğini belirtti.
Bayraktar, dağınık ve düzensiz şekilde faaliyet gösteren kömür tesislerinin, ilçe merkezine 3 kilometre uzaklıkta kurulan organize sanayi bölgesinde toplandığını, diğerlerinin kapatıldığını ifade etti. Söz konusu bölgede 16 tesisin faaliyet gösterdiğini kaydeden Bayraktar, bunların toz emisyonunun önlenmesi için fıskiyeli su sistemlerinin ve kömür yığınlarının yüksekliğini aşan paneller kurulduğunu, zeminin asfaltlandığını söyledi.
Bayraktar, hava kalitesi ölçüm istasyonlarından alınan verilere göre, partikül madde parametrelerinde 2011 ve 2012 yılı sonuçlarının, ortalama sınır değerlerini aşmadığını bildirdi.
Bakan Bayraktar, hava kalitesi sınır değerlerinin 2014 tarihinden itibaren AB değerleri ile uyumlu hale getirileceğini kaydetti.
Çevre konusundaki faaliyetlere değinen Bayraktar, 2002 yılında 145 atık su arıtma tesisi ile 245 belediyeye hizmet verildiğini, şimdi ise 428 atık su arıtma tesisi ile 550 belediyeye hizmet verildiğini söyledi.
Bayraktar, 2003 yılında katı atık depolama tesisleri ile 23 milyon kişiye hizmet verilirken bu rakamın 45 milyona ulaştığını bildirdi.
Geri kazanım tesislerine de değinen Bayraktar, 2003 yılı başında 46 tesiste 4 bin kişinin istihdam edildiğini, şimdi ise 956 tesiste 60 binin üzerinde kişinin hizmet verdiğini dile getirdi.
Bayraktar, 81 ilde 161 hava kalitesi ölçüm istasyonu ile hava kalitesinin online olarak takip edildiğini, yalnızca Marmara Bölgesi'nde, bölgesel ağ yapısı ile 24 olan hava kalitesi ölçüm istasyonu sayısının 63'e ulaştığını kaydetti.
Bayraktar, 2007-2013 yıllar arasında, belediyelerde 930 milyon avro bütçeli çevre ve altyapı projesini uyguladıklarını, belediyelerin yaptığı atık su arıtma tesislerinin enerji giderlerinin yüzde 50'sini hibe olarak ödediklerini bildirdi.
Bu arada, TBMM Genel Kurulu'nda bugün, 2-B arazilerinin satışına ilişkin kanun tasarısının görüşmelerinin yapılacak olması nedeniyle TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu'nun bugünkü gündeminin ertelendiği belirtildi.
Genel Kurul'da söz alan grup başkanvekilleri, sanatçı Müslüm Gürses'in ölümünden dolayı Allah'tan rahmet ve sevenlerine başsağlığı dileğinde bulundular.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, 1 Mart 2003 Tezkeresi'nin görüşüldüğü kapalı oturum tutanaklarının açıklanmasına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP, 1 Mart 2003 Tezkeresi'nin görüşüldüğü kapalı oturum tutanakları ile 6 Şubat 2003 tarihli kapalı oturum tutanaklarının açıklanmasına ilişkin grup önerisini, Genel Kurul gündemine getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Türkiye'nin, 1 Mart 2003'de şerefini yücelten, yükselten bir sayfa yazdığını söyledi.
Bu görüşmelerin öneminin daha iyi anlaşılabilmesi için tutanakların kamuoyuna açıklanmasının şart olduğunu savunan Hamzaçebi, ''TBMM, 1 Mart Tezkeresi'ni reddetmekle tarihi bir görev yapmıştır. Türkiye, Ortadoğu'da sonu gelmeyecek bir savaşın etkilerinden kurtulmuş oldu'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, o dönemde AK Parti Genel Başkanı olarak ABD'ye ziyarette bulunduğunu anımsatan Hamzaçebi, ''Burada at pazarlığı yapılmıştır'' iddiasında bulundu.
Hamzaçebi, ''Hükümet, Amerika'ya ehli sünnet bir tıraşla gitmiş Amerikan tıraşıyla dönmüştür. Bu tıraş bugün devam ediyor mu etmiyor mu, göreceğiz'' diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mahin Ünal, Başbakan Erdoğan'ın o dönemdeki ABD'ye nezaket gezisi yaptığını belirterek, ''Dışişleri Bakanımız da geziye katılmıştır. Burada bir pazarlık yapılmamıştır'' dedi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, tutanakların açıklanmasını gerekli gördüklerini, faydalı bulduklarını söyledi.
TBMM Başkanlığı'na, tutanakların açıklanmasını talebini dün ilettiklerini aktaran Şandır, ''Geçmişte ne yaşandıysa, ders almak için tarihin tozlu raflarında bizi beklemektedir'' diye konuştu.
AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu, 1 Mart Tezkeresi kararının yol kazası değil bir Meclis iradesi olduğunu söyledi.
Gizli oturumlardaki tutanakların, Danışma Kurulu'ndaki bir uzlaşmayla gündeme gelebildiğini dile getiren Uslu, bu konuda Danışma Kurulu'nda bir uzlaşma olmadığını söyledi.
Uslu, ''Bunu tartışmanın zamanı değildir, aleyhindeyiz. Telaşsız bir ortamda tartışmamız gerekir. Gizli tutanaklardan çatışma kültürü çıkartmak, siyasi rekabet çıkartmak doğru bir politika değildir. Devletin güvenlikle ilgili yanını ilgilendiren konuları deşifre etmenin, kamuoyuna önünde tartışmak, devleti tartışmak anlamına gelecektir. Biz bunu doğru bulmuyoruz'' dedi.
O günlerden hiçbir korkuları olmadığını, TBMM'nin bir irade ortaya koyduğunu belirten Uslu, ''Ehli sünnet tıraşı, Amerikan tıraşının ötesinde, millet kimin ense tıraşına baktığını ortaya koymuştur'' diye konuştu.
CHP'nin önerisi reddedildi.
Başkanlığın tutumuyla ilgili açılan usul tartışmasında söz alan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, her halükarda tutanakların 10 yıl geçtikten sonra açıklanması gerektiğini savundu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Doğan Kubat, 10 yıl geçmesine rağmen 55 kapalı oturum tutanağının açıklanmadığını, Başkanlığın resen bu tutanakları açıklamasının mümkün olmadığını söyledi.
Yapılan usul tartışmasının ardından, Başkanlığın tutumunda bir değişiklik olmadı.
Genel Kurul'da daha sonra AK Parti'nin grubunun önerisinin görüşülmesine geçildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın, ''ülkü ocakları ve Alperen desteğiyle Kürtlere yönelik saldırı yapıldığı'' iddiasında bulunması üzerine, MHP ile BDP milletvekilleri arasında tartışma çıktı.
Genel Kurul'da, AK Parti'nin, çalışma programına ilişkin grup önerisi kabul edildi. Buna göre, Genel Kurul bugün 2-B arazilerinin satışına ilişkin yeni düzenlemeler içeren kanun teklifini bitimine kadar görüşecek, yarın Elektrik Piyasası Kanunu Tasarısı'nı ele alacak. Perşembe günü ise Yabancılar Uluslararası Koruma Kanunu Tasarısı görüşülecek. Çalışmaların tamamlanamaması halinde Genel Kurul, Cuma günü de toplanacak.
Grup önerisi üzerindeki görüşmelerde söz alan BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık Bursa'da, Sakarya'da Afyonkarahisar'da ''ülkü ocakları ve Alperen desteğiyle'' Kürtlere yönelik saldırı yapıldığını iddia etti.
Bunun üzerine MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve diğer MHP milletvekilleri tepki gösterdi. MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, ''Sen Güneydoğu'daki PKK canilerinin hesabını ver önce'' dedi.
Sakık, MHP sıralarına yönelik, ''Çirkin sesinizi çıkarmayın. Bu ülkede sizin politikalarınızdır ki bu savaş devam ediyor. Ret ve inkar politikalarının yansımasıdır'' diye konuştu.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, kimsenin milliyetçileri ırkçılıkla suçlamaya hakkı olmadığını ifade etti. Uzunırmak, ''Biz, Güneydoğu'da Bingöl Belediye Başkanımız rahmetli Hikmet Tekin'i, Ağrı'da Mustafa Bağışlayıcı'yı, Kürt'tür kendisi, buralarda şehitler verdik. PKK köpekleri öldürdü onları. Cezaevinde, devlete isyan etmiş bir eşkıyanın 'barış', 'savaş', gibi kelimelerle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını küçük düşüren, devleti küçük düşüren söylemlerini nefretle kınıyorum'' diye konuştu.
BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, Uzunırmak'ın konuşmaları üzerine, ''Burada herkes aklına geleni söyleyemez'' diye tepki gösterdi.
MHP Bursa Milletvekili Necati Özensoy, ''Bilmeden, iftira atarak bu kürsüden 'ülkü ocakları saldırıyor' gibi sözlerle milleti burada yanıltamazsınız'' dedi.
Oktay Vural da ''MHP ve ülkücü harekete iftira edenlerin arasında AKP ve BDP gibi... Bu davranışları önce milletvekillerinin sonra Türk milletinin vicdanına havale ediyorum. İşte ortaklığı görün. İnsafsız canavarlar. Ne yaptı MHP, ne yaptı ülkücüler, ne yaptı MHP memleketi sevmekten başka. Ne vicdansızlıktır bu'' diye konuştu.
BDP ile MHP milletvekilleri arasında tartışma bir süre devam etti.
MHP Isparta Millevtekili Nevzat Korkmaz, AK Parti'nin, terör örgütü PKK'nın siyasi taleplerini Meclis'e kanun tasarısı ya da kanun teklifi ile taşıdığını ileri sürdü. Korkmaz, ''AKP-PKK pazarlıkları sürerken, bazı yazar çizer takımı Ali Kemal'i aratmayacak yazılar yazıyorlar'' ifadelerini kullandı.
Genel Kurul'da, 2-B arazilerinin satışına ilişkin yeni düzenlemeler içeren kanun kanun teklifinin görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2-B Kanun Teklifi'nin, tarımda kullanılan arazilerin satışında, rayiç bedelin yüzde 50'si üzerinden hesaplanmasını öngören 1. maddesi kabul edildi.
Madde üzerinde soruları yanıtlayan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, 2-B kapsamında bugün itibariyle 511 bin 290 kişinin başvuru yaptığını bildirdi.
Bayraktar, 21 ilde rayiç bedellerin açıklandığını, diğer illerde de rayiç bedelleri açıklayamaya devam edeceklerini söyledi.
Kanunun, Türkiye genelinde 610 bin parselde 724 bin vatandaşı ilgilendirdiğini kaydeden Bayraktar, orman köylülerini desteklemeye devam edeceklerini belirtti.
Tarımda kullanılan arazilerin satışında, rayiç bedelin yüzde 50'sinin esas alınmasını öngören teklif, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek, yasalaştı.
Kanuna göre, tamamen tarımsal amaçlı kullanılan ve üzerinde mandıra, sera, ağıl kümes gibi yapılar ile sürekli ikamet amacıyla kullanılan konut hariç yerler için, taşınmazın yüzölçümüne ve hak sahibi olunan taşınmaz sayısına bakılmaksızın, bu yerlerin, geçimini çiftçilikle sağlayan hak sahiplerine satışında satış bedeli, rayiç bedelin yüzde 50'si olarak hesaplanacak.
Satış bedelinin, tamamen ve münhasıran bilfiil tarımsal amaçlı olarak kullanılan ve üzerinde sadece tarımsal amaçlı olarak kullanılan mandıra, sera, ağıl kümes gibi yapılar ile sürekli ikamet amacıyla kullanılan konut hariç yapı bulunmayan yerler için yüzde 10'u, diğer yerler için yüzde 20'si, yapılan yazılı tebligat tarihinden itibaren en geç üç ay içinde tahsil edilecek. Kalan tutar, belediye ve mücavir alan sınırları içinde en fazla 5 yılda 10 eşit taksitte, belediye ve mücavir ala sınırları dışında ise en fazla 6 yılda 12 eşit taksitte faizsiz olarak ödenecek.
Bu arazilerin tarımsal amaçla kullanılmadıklarının sonradan anlaşılması halinde, taşınmazın satış tarihi itibariyle rayiç bedelinin yüzde 70'i üzerinden hesaplanacak bedel esas alınarak aradaki fark kanuni faiziyle birlikte hak sahibinden tahsil edilecek.
Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına verilen izinlere konu tesisler, ilgili mevzuat çerçevesinde kamu-özel işbirliği modeli ile yaptırılabilecek.
Sağlık ve eğitim tesisleri yapılması amacıyla verilen izinlere konu tesislerin kamu-özel işbirliği modeli çerçevesinde yaptırılması ya da mevcut izinli tesislerin yenilenmesi halinde ilgili Bakanlıkların talebi üzerine yüklenici adına üst hakkı tesis edilebilecek.
Adına üst hakkı tesis edilen yükleniciden ağaçlandırma bedeli dışında kira dahil başkaca hiçbir bedel alınmayacak. Bu kapsamdaki izinler, öncelikle bozuk orman alanlarında verilebilecek. İzin verilen alanın en az iki katı alan, Maliye Bakanlığı tarafından Orman Genel Müdürlüğü'ne, ağaçlandırmak üzere tahsis edilecek.
Teklifin görüşmelerinde hükümet adına söz alan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, tarım ve hayvancılıkla ilgili eleştirileri yanıtladı.
Bakan Eker, iktidara geldiklerinde çiftçinin Ziraat Bankası'ndan 227 milyon lira kredi kullanabildiğini, bunun yüzde 38'inin geri ödendiğini belirtti. Eker, 2012 yılında çiftçinin aynı bankadan 22 milyar lira kredi kullandığını, geri ödeme oranının yüzde 99 olduğunu kaydetti.
Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımının önüne geçebilmek için kanun çıkardıklarını anımsatan Eker, bu kanunla 500 bin hektar arazinin amaç dışı kullanımını önlediklerini söyledi.
Tarım sektörünün büyüdüğünü, 23.7 milyar dolarlık tarım hasılasının 62 milyar dolara çıktığını anlatan Eker, Türkiye'nin bu alanda AB ülkeleri içinde birinci, dünyada 7. sıraya yükseldiğini bildirdi.
Fransız Hükümeti tarafından tarım alanında Şövalye Liyakat Nişanı aldığına ilişkin eleştirileri de yanıtlayan Eker, şunları söyledi:
''Tarım Bakanı'nın gündeminde çiftçi yok, onun gündeminde şövalye nişanı var denildi. Avrupa'nın en büyük tarım üreticisi ülkesi Fransa'ydı. Biz 2008 yılından itibaren Fransa'nın önüne geçtik. Türkiye'nin tarımsal üretim değerleri AB'de Fransa'nın da önünde, bir numara. Dediler ki 'Tarım Bakanı Fransa'dan ithalat yaptı, şövalye nişanı verdiler.' Eğer ithalat ile şövalye nişanı verilseydi, bizim Fransa'ya vermemiz gerekirdi. 2011 yılında Türkiye'nin Fransa'ya tarım ihracatı 487 milyon dolar, aldığı 365 milyon dolar. 2012'de 469 milyon dolar ihracat, 338 milyon dolar ithalat gerçekleşti bu ülkeyle. Yani o zaman bizim Fransa'ya şövalye nişanı vermemiz lazımdı.
Bunu istismar etmeyin. Türkiye Cumhuriyeti Bakanı'na verilmiş, benim şahsım önemli değil. Fransız Hükümeti'nin, G-20 sürecinde gıda güvenliği ile ilgili yaptığımız olumlu katkılarından dolayı, Türkiye'deki tarımsal gelişmelerden dolayı verdiği bir nişan.''
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, teklifin kabul edilmesinin ardından, birleşimi, bugün saat 15.00'de toplanmak üzere kapattı.
Hükümet adına söz alan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Kömürcüler Organize Sanayi Bölgesi'nin dikkatli bir şekilde denetlendiğini belirtti.
Bayraktar, dağınık ve düzensiz şekilde faaliyet gösteren kömür tesislerinin, ilçe merkezine 3 kilometre uzaklıkta kurulan organize sanayi bölgesinde toplandığını, diğerlerinin kapatıldığını ifade etti. Söz konusu bölgede 16 tesisin faaliyet gösterdiğini kaydeden Bayraktar, bunların toz emisyonunun önlenmesi için fıskiyeli su sistemlerinin ve kömür yığınlarının yüksekliğini aşan paneller kurulduğunu, zeminin asfaltlandığını söyledi.
Bayraktar, hava kalitesi ölçüm istasyonlarından alınan verilere göre, partikül madde parametrelerinde 2011 ve 2012 yılı sonuçlarının, ortalama sınır değerlerini aşmadığını bildirdi.
Bakan Bayraktar, hava kalitesi sınır değerlerinin 2014 tarihinden itibaren AB değerleri ile uyumlu hale getirileceğini kaydetti.
Çevre konusundaki faaliyetlere değinen Bayraktar, 2002 yılında 145 atık su arıtma tesisi ile 245 belediyeye hizmet verildiğini, şimdi ise 428 atık su arıtma tesisi ile 550 belediyeye hizmet verildiğini söyledi.
Bayraktar, 2003 yılında katı atık depolama tesisleri ile 23 milyon kişiye hizmet verilirken bu rakamın 45 milyona ulaştığını bildirdi.
Geri kazanım tesislerine de değinen Bayraktar, 2003 yılı başında 46 tesiste 4 bin kişinin istihdam edildiğini, şimdi ise 956 tesiste 60 binin üzerinde kişinin hizmet verdiğini dile getirdi.
Bayraktar, 81 ilde 161 hava kalitesi ölçüm istasyonu ile hava kalitesinin online olarak takip edildiğini, yalnızca Marmara Bölgesi'nde, bölgesel ağ yapısı ile 24 olan hava kalitesi ölçüm istasyonu sayısının 63'e ulaştığını kaydetti.
Bayraktar, 2007-2013 yıllar arasında, belediyelerde 930 milyon avro bütçeli çevre ve altyapı projesini uyguladıklarını, belediyelerin yaptığı atık su arıtma tesislerinin enerji giderlerinin yüzde 50'sini hibe olarak ödediklerini bildirdi.
Bu arada, TBMM Genel Kurulu'nda bugün, 2-B arazilerinin satışına ilişkin kanun tasarısının görüşmelerinin yapılacak olması nedeniyle TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu'nun bugünkü gündeminin ertelendiği belirtildi.
Genel Kurul'da söz alan grup başkanvekilleri, sanatçı Müslüm Gürses'in ölümünden dolayı Allah'tan rahmet ve sevenlerine başsağlığı dileğinde bulundular.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin, 1 Mart 2003 Tezkeresi'nin görüşüldüğü kapalı oturum tutanaklarının açıklanmasına ilişkin grup önerisi kabul edilmedi.
CHP, 1 Mart 2003 Tezkeresi'nin görüşüldüğü kapalı oturum tutanakları ile 6 Şubat 2003 tarihli kapalı oturum tutanaklarının açıklanmasına ilişkin grup önerisini, Genel Kurul gündemine getirdi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Türkiye'nin, 1 Mart 2003'de şerefini yücelten, yükselten bir sayfa yazdığını söyledi.
Bu görüşmelerin öneminin daha iyi anlaşılabilmesi için tutanakların kamuoyuna açıklanmasının şart olduğunu savunan Hamzaçebi, ''TBMM, 1 Mart Tezkeresi'ni reddetmekle tarihi bir görev yapmıştır. Türkiye, Ortadoğu'da sonu gelmeyecek bir savaşın etkilerinden kurtulmuş oldu'' dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, o dönemde AK Parti Genel Başkanı olarak ABD'ye ziyarette bulunduğunu anımsatan Hamzaçebi, ''Burada at pazarlığı yapılmıştır'' iddiasında bulundu.
Hamzaçebi, ''Hükümet, Amerika'ya ehli sünnet bir tıraşla gitmiş Amerikan tıraşıyla dönmüştür. Bu tıraş bugün devam ediyor mu etmiyor mu, göreceğiz'' diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mahin Ünal, Başbakan Erdoğan'ın o dönemdeki ABD'ye nezaket gezisi yaptığını belirterek, ''Dışişleri Bakanımız da geziye katılmıştır. Burada bir pazarlık yapılmamıştır'' dedi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, tutanakların açıklanmasını gerekli gördüklerini, faydalı bulduklarını söyledi.
TBMM Başkanlığı'na, tutanakların açıklanmasını talebini dün ilettiklerini aktaran Şandır, ''Geçmişte ne yaşandıysa, ders almak için tarihin tozlu raflarında bizi beklemektedir'' diye konuştu.
AK Parti Çorum Milletvekili Salim Uslu, 1 Mart Tezkeresi kararının yol kazası değil bir Meclis iradesi olduğunu söyledi.
Gizli oturumlardaki tutanakların, Danışma Kurulu'ndaki bir uzlaşmayla gündeme gelebildiğini dile getiren Uslu, bu konuda Danışma Kurulu'nda bir uzlaşma olmadığını söyledi.
Uslu, ''Bunu tartışmanın zamanı değildir, aleyhindeyiz. Telaşsız bir ortamda tartışmamız gerekir. Gizli tutanaklardan çatışma kültürü çıkartmak, siyasi rekabet çıkartmak doğru bir politika değildir. Devletin güvenlikle ilgili yanını ilgilendiren konuları deşifre etmenin, kamuoyuna önünde tartışmak, devleti tartışmak anlamına gelecektir. Biz bunu doğru bulmuyoruz'' dedi.
O günlerden hiçbir korkuları olmadığını, TBMM'nin bir irade ortaya koyduğunu belirten Uslu, ''Ehli sünnet tıraşı, Amerikan tıraşının ötesinde, millet kimin ense tıraşına baktığını ortaya koymuştur'' diye konuştu.
CHP'nin önerisi reddedildi.
Başkanlığın tutumuyla ilgili açılan usul tartışmasında söz alan CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, her halükarda tutanakların 10 yıl geçtikten sonra açıklanması gerektiğini savundu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Doğan Kubat, 10 yıl geçmesine rağmen 55 kapalı oturum tutanağının açıklanmadığını, Başkanlığın resen bu tutanakları açıklamasının mümkün olmadığını söyledi.
Yapılan usul tartışmasının ardından, Başkanlığın tutumunda bir değişiklik olmadı.
Genel Kurul'da daha sonra AK Parti'nin grubunun önerisinin görüşülmesine geçildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık'ın, ''ülkü ocakları ve Alperen desteğiyle Kürtlere yönelik saldırı yapıldığı'' iddiasında bulunması üzerine, MHP ile BDP milletvekilleri arasında tartışma çıktı.
Genel Kurul'da, AK Parti'nin, çalışma programına ilişkin grup önerisi kabul edildi. Buna göre, Genel Kurul bugün 2-B arazilerinin satışına ilişkin yeni düzenlemeler içeren kanun teklifini bitimine kadar görüşecek, yarın Elektrik Piyasası Kanunu Tasarısı'nı ele alacak. Perşembe günü ise Yabancılar Uluslararası Koruma Kanunu Tasarısı görüşülecek. Çalışmaların tamamlanamaması halinde Genel Kurul, Cuma günü de toplanacak.
Grup önerisi üzerindeki görüşmelerde söz alan BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık Bursa'da, Sakarya'da Afyonkarahisar'da ''ülkü ocakları ve Alperen desteğiyle'' Kürtlere yönelik saldırı yapıldığını iddia etti.
Bunun üzerine MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural ve diğer MHP milletvekilleri tepki gösterdi. MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, ''Sen Güneydoğu'daki PKK canilerinin hesabını ver önce'' dedi.
Sakık, MHP sıralarına yönelik, ''Çirkin sesinizi çıkarmayın. Bu ülkede sizin politikalarınızdır ki bu savaş devam ediyor. Ret ve inkar politikalarının yansımasıdır'' diye konuştu.
MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, kimsenin milliyetçileri ırkçılıkla suçlamaya hakkı olmadığını ifade etti. Uzunırmak, ''Biz, Güneydoğu'da Bingöl Belediye Başkanımız rahmetli Hikmet Tekin'i, Ağrı'da Mustafa Bağışlayıcı'yı, Kürt'tür kendisi, buralarda şehitler verdik. PKK köpekleri öldürdü onları. Cezaevinde, devlete isyan etmiş bir eşkıyanın 'barış', 'savaş', gibi kelimelerle Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarını küçük düşüren, devleti küçük düşüren söylemlerini nefretle kınıyorum'' diye konuştu.
BDP Bitlis Milletvekili Hüsamettin Zenderlioğlu, Uzunırmak'ın konuşmaları üzerine, ''Burada herkes aklına geleni söyleyemez'' diye tepki gösterdi.
MHP Bursa Milletvekili Necati Özensoy, ''Bilmeden, iftira atarak bu kürsüden 'ülkü ocakları saldırıyor' gibi sözlerle milleti burada yanıltamazsınız'' dedi.
Oktay Vural da ''MHP ve ülkücü harekete iftira edenlerin arasında AKP ve BDP gibi... Bu davranışları önce milletvekillerinin sonra Türk milletinin vicdanına havale ediyorum. İşte ortaklığı görün. İnsafsız canavarlar. Ne yaptı MHP, ne yaptı ülkücüler, ne yaptı MHP memleketi sevmekten başka. Ne vicdansızlıktır bu'' diye konuştu.
BDP ile MHP milletvekilleri arasında tartışma bir süre devam etti.
MHP Isparta Millevtekili Nevzat Korkmaz, AK Parti'nin, terör örgütü PKK'nın siyasi taleplerini Meclis'e kanun tasarısı ya da kanun teklifi ile taşıdığını ileri sürdü. Korkmaz, ''AKP-PKK pazarlıkları sürerken, bazı yazar çizer takımı Ali Kemal'i aratmayacak yazılar yazıyorlar'' ifadelerini kullandı.
Genel Kurul'da, 2-B arazilerinin satışına ilişkin yeni düzenlemeler içeren kanun kanun teklifinin görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, 2-B Kanun Teklifi'nin, tarımda kullanılan arazilerin satışında, rayiç bedelin yüzde 50'si üzerinden hesaplanmasını öngören 1. maddesi kabul edildi.
Madde üzerinde soruları yanıtlayan Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, 2-B kapsamında bugün itibariyle 511 bin 290 kişinin başvuru yaptığını bildirdi.
Bayraktar, 21 ilde rayiç bedellerin açıklandığını, diğer illerde de rayiç bedelleri açıklayamaya devam edeceklerini söyledi.
Kanunun, Türkiye genelinde 610 bin parselde 724 bin vatandaşı ilgilendirdiğini kaydeden Bayraktar, orman köylülerini desteklemeye devam edeceklerini belirtti.
Tarımda kullanılan arazilerin satışında, rayiç bedelin yüzde 50'sinin esas alınmasını öngören teklif, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek, yasalaştı.
Kanuna göre, tamamen tarımsal amaçlı kullanılan ve üzerinde mandıra, sera, ağıl kümes gibi yapılar ile sürekli ikamet amacıyla kullanılan konut hariç yerler için, taşınmazın yüzölçümüne ve hak sahibi olunan taşınmaz sayısına bakılmaksızın, bu yerlerin, geçimini çiftçilikle sağlayan hak sahiplerine satışında satış bedeli, rayiç bedelin yüzde 50'si olarak hesaplanacak.
Satış bedelinin, tamamen ve münhasıran bilfiil tarımsal amaçlı olarak kullanılan ve üzerinde sadece tarımsal amaçlı olarak kullanılan mandıra, sera, ağıl kümes gibi yapılar ile sürekli ikamet amacıyla kullanılan konut hariç yapı bulunmayan yerler için yüzde 10'u, diğer yerler için yüzde 20'si, yapılan yazılı tebligat tarihinden itibaren en geç üç ay içinde tahsil edilecek. Kalan tutar, belediye ve mücavir alan sınırları içinde en fazla 5 yılda 10 eşit taksitte, belediye ve mücavir ala sınırları dışında ise en fazla 6 yılda 12 eşit taksitte faizsiz olarak ödenecek.
Bu arazilerin tarımsal amaçla kullanılmadıklarının sonradan anlaşılması halinde, taşınmazın satış tarihi itibariyle rayiç bedelinin yüzde 70'i üzerinden hesaplanacak bedel esas alınarak aradaki fark kanuni faiziyle birlikte hak sahibinden tahsil edilecek.
Genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarına verilen izinlere konu tesisler, ilgili mevzuat çerçevesinde kamu-özel işbirliği modeli ile yaptırılabilecek.
Sağlık ve eğitim tesisleri yapılması amacıyla verilen izinlere konu tesislerin kamu-özel işbirliği modeli çerçevesinde yaptırılması ya da mevcut izinli tesislerin yenilenmesi halinde ilgili Bakanlıkların talebi üzerine yüklenici adına üst hakkı tesis edilebilecek.
Adına üst hakkı tesis edilen yükleniciden ağaçlandırma bedeli dışında kira dahil başkaca hiçbir bedel alınmayacak. Bu kapsamdaki izinler, öncelikle bozuk orman alanlarında verilebilecek. İzin verilen alanın en az iki katı alan, Maliye Bakanlığı tarafından Orman Genel Müdürlüğü'ne, ağaçlandırmak üzere tahsis edilecek.
Teklifin görüşmelerinde hükümet adına söz alan Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, tarım ve hayvancılıkla ilgili eleştirileri yanıtladı.
Bakan Eker, iktidara geldiklerinde çiftçinin Ziraat Bankası'ndan 227 milyon lira kredi kullanabildiğini, bunun yüzde 38'inin geri ödendiğini belirtti. Eker, 2012 yılında çiftçinin aynı bankadan 22 milyar lira kredi kullandığını, geri ödeme oranının yüzde 99 olduğunu kaydetti.
Tarım arazilerinin amaç dışı kullanımının önüne geçebilmek için kanun çıkardıklarını anımsatan Eker, bu kanunla 500 bin hektar arazinin amaç dışı kullanımını önlediklerini söyledi.
Tarım sektörünün büyüdüğünü, 23.7 milyar dolarlık tarım hasılasının 62 milyar dolara çıktığını anlatan Eker, Türkiye'nin bu alanda AB ülkeleri içinde birinci, dünyada 7. sıraya yükseldiğini bildirdi.
Fransız Hükümeti tarafından tarım alanında Şövalye Liyakat Nişanı aldığına ilişkin eleştirileri de yanıtlayan Eker, şunları söyledi:
''Tarım Bakanı'nın gündeminde çiftçi yok, onun gündeminde şövalye nişanı var denildi. Avrupa'nın en büyük tarım üreticisi ülkesi Fransa'ydı. Biz 2008 yılından itibaren Fransa'nın önüne geçtik. Türkiye'nin tarımsal üretim değerleri AB'de Fransa'nın da önünde, bir numara. Dediler ki 'Tarım Bakanı Fransa'dan ithalat yaptı, şövalye nişanı verdiler.' Eğer ithalat ile şövalye nişanı verilseydi, bizim Fransa'ya vermemiz gerekirdi. 2011 yılında Türkiye'nin Fransa'ya tarım ihracatı 487 milyon dolar, aldığı 365 milyon dolar. 2012'de 469 milyon dolar ihracat, 338 milyon dolar ithalat gerçekleşti bu ülkeyle. Yani o zaman bizim Fransa'ya şövalye nişanı vermemiz lazımdı.
Bunu istismar etmeyin. Türkiye Cumhuriyeti Bakanı'na verilmiş, benim şahsım önemli değil. Fransız Hükümeti'nin, G-20 sürecinde gıda güvenliği ile ilgili yaptığımız olumlu katkılarından dolayı, Türkiye'deki tarımsal gelişmelerden dolayı verdiği bir nişan.''
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, teklifin kabul edilmesinin ardından, birleşimi, bugün saat 15.00'de toplanmak üzere kapattı.
