2013-01-24 - 14:35
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. ''Ana dilde savunma'' ve hükümlülerin cezaevinde eşleriyle görüşmesine imkan tanıyan tasarı TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek, yasalaştı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
Gümdemdışı söz alan AK Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu, ölüm yıl dönümlerinde Uğur Mumcu ve Gaffar Okkan'a Allah'tan rahmet diledi.
Türkmenoğlu, Türkiye'nin, şeffaf, geçmişiyle hesaplaşabilen, geleceğe umutla bakabilen bir ülke olacağını söyledi.
Dün TBMM Genel Kurulu'nda yapılan konuşmaları anımsatan Türkmenoğlu, ''Türkiye'de her vatandaş, ırkı, dili, dini, ne olursa olsun eşit vatandaştır. Bu kürsüde dün sarfedilen, ırkçılığın buram buram koktuğu sözleri lanetle, nefretle, şiddetle kınıyorum. Allah bu tip insanları ülkemizin başına bela etmesin, bunların eline bizi bırakmasın'' diye konuştu.
CHP Mersin Milletvekili Alı Rıza Öztürk, Uğur Mumcu'nun demokrasi ve özgürlük yolunda simge bir isim olduğunu belirterek, bu cinayetin faili meçhul olarak kaldığını kaydetti.
''Hukuk devletlerinde hiçbir cinayet faili meçhul değildir. Faili meçhul bırakılan cinayetler vardır'' ifadesini kullanan Öztürk, Mumcu ve diğer cinayetlerin aydınlatılmasını sağlamanın hukuk devletinin görevi olduğunu söyledi.
TBMM Başkanvekili Yakut da Başkanlık Divanı olarak Gaffar Okkan ve Uğur Mumcu'ya Allah'tan rahmet dileyerek, ''Sayın Mumcu'nun çocuklarına, yakınlarına, özellikle de TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu hanımefendiye sabırlar diliyoruz'' dedi.
Partilerin grup başkanvekilleri, yerlerinden söz alarak Uğur Mumcu ve Gaffar Okkan'a Allah'tan rahmet diledi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, ''Irkçılık gibi bir yaklaşımı reddederiz. Böyle bir kavram CHP'nin uzağında yakınında olamaz'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, bu cinayetlerin faili meçhul kalması için devletin katkı verdiğini öne sürdü.
Bombayı koyanın ya da tetiği çekenin bulunmasının faili meçhulün çözüldüğü anlamına gelmediğini dile getiren Özcan, bunların yaptırtanın kim olduğu ve hangi amaçla bu eylemin yapıldığının ortaya çıkarılması gerektiğini kaydetti.
AK Parti'nin, aydınların öldürüldüğün olayların aydınlatılmasını istemediğini öne süren Özcan, ''Çünkü bu cinayetlerin arkasında onları iktidara getiren emperyal güçler ortaya çıkacaktır'' dedi. Bu nedenle, AK Parti'nin hiçbir zaman yakın dönem aydın cinayetlerini çözülmesini samimi olarak istemediğini savunan Özcan, ''Ülkemizde bu kadar faili meçhul cinayet varken 'ben iktidarım' deme hakkına sahip değildir'' diye konuştu.
Özcan, iktidarı bu cinayetlerin çözülmesi için somut adımlar atmaya davet etti.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, AK Parti'nin hiçbir olayı hasır altı etmek gibi bir niyetinin olmadığını, bütün olayları gün yüzüne çıkardığını belirtti.
AK Parti döneminde hiçbir faili meçhul cinayet olmadığını belirten Özel, ''AK Parti grubunu zan altında bırakmak, siyasi etiğe ve ahlaka yakışmaz. Elinizde somut bir bilgi varsa söylersiniz'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, terör ve Kürt sorununun iç içe geçmiş sorunlar olduğunu belirterek, bunları birbirinden ayırmak mümkün olmadığını, birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
CHP'nin bu sorunun çözülmesini istediğini dile getiren Hamzaçebi, şunları söyledi:
''Biz, Türkiye sınırları içindeki bütün insanları eşit ve kardeş görürüz. Bütün insanlarımızın aynı haklara sahip olmasını isteriz. Bu ülkede barış, kardeşlik içinde bir arada yaşamanın yollarını aramalıyız. Zaman, bu zamandır. Bu iklimi hep beraber yaratmalıyız.
Irkçılık gibi bir yaklaşımı reddederiz. Böyle bir kavram CHP'nin uzağında yakınında olamaz. CHP böyle bir kavramla ilişkilendirmek mümkün değildir. Bütün insanlara eşitlik ve kardeşlikle yaklaşırız. Bütün vatandaşlar herkes birbirini kucaklamalıdır.''
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, AK Parti'yi faili meçhul cinayetleri işleyenlerle paralel görmenin talihsizlik olduğunu söyledi.
CHP'nin önerisi reddedildi.
Grup önerisinin ardından ''anadilde savunmaya'' olanak tanıyan tasarının görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, ana dilde savunmaya ve hükümlülerin cezaevinde eşleriyle görüşmesine imkan tanıyan kanun tasarısının birinci bölümünde yer alan 8 maddesi kabul edildi.
CHP Eskişehir Milletvekili Batum, CHP'nin tasarıya ilişkin tavrının çok açık ve net olduğunu ifade ederek, tasarının ilk iki maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu öne sürdü.
CHP'nin Türkçe bilmeyen, savunmasını yapamayacağını beyan eden kişiye savunma imkanı vermek istediğini belirten Batum, ''Türkçe bilmiyorsa savunma yapmasın'' düşüncesinde olmadıklarını belirtti.
Batum, tasarıyla getirilmek istenen düzenlemenin ise, sanığa istediği, tercih ettiği dilde savunma yapmaya olanak tanıdığını dile getirdi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, ''Biz kendimizi Türkiye ile birlikte tanımlıyoruz. Kaderini ve geleceğini bu topraklarda arayan halkız'' dedi.
Türkçe'ye, resmi dile itirazları olmadığını belirten Sakık, ''Türk halkının değerlerine hep saygılı olmuşuz, olacağız. Burada Türklerin dışında da halklar yaşıyor, bu halklara da saygılı olunmalı'' diye konuştu.
CHP'nin tasarıya karşı direncini anladıklarını ifade eden Sakık, ''Genetik mirasınızda ret ve inkar politikaları var'' dedi.
CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler'in dün Genel Kurul'daki konuşmasını hatırlatan Sakık, CHP sıralarına, ''Siz sürekli saldırı hakkınızı halklara karşı kullandınız. Bu ırkçı, faşist bir söylemdir'' diye seslendi.
Sakık'ın konuşması üzerine söz isteyen CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, CHP'nin ırkçılığı, ayrımcılığı ve halk iradesine dayanmayan bütün otoriter anlayışları reddettiğini söyledi.
CHP'nin politikalarının temelinde birey ve insan olduğunu dile getiren Hamzaçebi, ''Eşitlik, özgürlük ve kardeşlik CHP'nin de dayandığı evrensel insanlık değerleridir'' diye konuştu.
''Ana dilde savunma'' ve hükümlülerin cezaevinde eşleriyle görüşmesine imkan tanıyan tasarı TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek, yasalaştı.
Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'na göre, sanık; iddianamenin okunması ve esas hakkında mütalaanın verilmesi üzerine sözlü savunmasını kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde yapabilecek.
Tercüme hizmetleri, il adli yargı adalet komisyonlarınca oluşturulan listeden, sanığın seçeceği tercüman tarafından yerine getirilecek.
Bu tercümanın gideri devlet tarafından karşılanmayacak. Bu imkan, yargılamanın sürüncemede bırakılmasına yönelik olarak kötüye kullanılamayacak.
Tercümanlar, il adli yargı adalet komisyonlarınca her yıl düzenlenen listede yer alan kişiler arasından seçilecek. Savcılar ve hakimler, bulundukları illerdeki listelerden değil, diğer illerdeki listelerden de tercüman seçebilecek. Adalet Bakanlığı, buna ilişkin yönetmeliği düzenlemenin kanunlaşıp yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde çıkarılacak. Yönetmelik uyarınca tercüman listeleri oluşturuluncaya kadar, sanık mahkemeye kendi tercümanını getirecek.
Türkçe bilmeyen sanığa tercüman verilmesi imkanı, soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur veya tanıklar hakkında da uygulanacak. Bu evrede tercüman, hakim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanacak.
''Ağır hastalık geçirenler...''
''Ağır bir hastalık veya sakatlık nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirememe'' hali de infazın ertelenmesi nedenleri arasına alındı.
Buna göre; maruz kaldığı ağır bir hastalık veya sakatlık nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazı, iyileşinceye kadar geri bırakılabilecek.
Kapalı cezaevine girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine 6 yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında infaz ertelemesi yapılmayacak. Bu kişilerin cezası, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunacak.
Terörle Mücadele Kanunu kapsamında mahkum olanların infazı ertelenebilecek.
Üçer aylık sürelerle gerçekleştirilen hastalık değerlendirmeleri, birer yıllık sürelerle yapılacak.
İnfazın ertelenmesinin kapsamı genişletiliyor
Kasten işlenen suçlarda 3 yıl, taksirle işlenen suçlarda ise 5 yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerin gelen hükümlünün istemi üzerine Cumhuriyet başsavcılığınca ertelenebilecek.
Erteleme her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilecek. Erteleme süresi içinde hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması halinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhal infaz edilecek.
Erteleme; terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkum olanlar, mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulamasına karar verilenlerle disiplin veya tazyik hepsine mahkum olanlar hakkında uygulanmayacak.
Hükümlüler, kurum içindeki veya dışındaki genel durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine etkin katılımları, kurum düzenine karşı tutumları ve kendilerine verilen işlerdeki gayretleri dikkate alınarak teşvik esaslı ödüllerden yararlandırılabilecek.
Bu madde hükümleri çocuk hükümlüler için de geçerli olacak.
Gümdemdışı söz alan AK Parti Konya Milletvekili Ayşe Türkmenoğlu, ölüm yıl dönümlerinde Uğur Mumcu ve Gaffar Okkan'a Allah'tan rahmet diledi.
Türkmenoğlu, Türkiye'nin, şeffaf, geçmişiyle hesaplaşabilen, geleceğe umutla bakabilen bir ülke olacağını söyledi.
Dün TBMM Genel Kurulu'nda yapılan konuşmaları anımsatan Türkmenoğlu, ''Türkiye'de her vatandaş, ırkı, dili, dini, ne olursa olsun eşit vatandaştır. Bu kürsüde dün sarfedilen, ırkçılığın buram buram koktuğu sözleri lanetle, nefretle, şiddetle kınıyorum. Allah bu tip insanları ülkemizin başına bela etmesin, bunların eline bizi bırakmasın'' diye konuştu.
CHP Mersin Milletvekili Alı Rıza Öztürk, Uğur Mumcu'nun demokrasi ve özgürlük yolunda simge bir isim olduğunu belirterek, bu cinayetin faili meçhul olarak kaldığını kaydetti.
''Hukuk devletlerinde hiçbir cinayet faili meçhul değildir. Faili meçhul bırakılan cinayetler vardır'' ifadesini kullanan Öztürk, Mumcu ve diğer cinayetlerin aydınlatılmasını sağlamanın hukuk devletinin görevi olduğunu söyledi.
TBMM Başkanvekili Yakut da Başkanlık Divanı olarak Gaffar Okkan ve Uğur Mumcu'ya Allah'tan rahmet dileyerek, ''Sayın Mumcu'nun çocuklarına, yakınlarına, özellikle de TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu hanımefendiye sabırlar diliyoruz'' dedi.
Partilerin grup başkanvekilleri, yerlerinden söz alarak Uğur Mumcu ve Gaffar Okkan'a Allah'tan rahmet diledi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, ''Irkçılık gibi bir yaklaşımı reddederiz. Böyle bir kavram CHP'nin uzağında yakınında olamaz'' dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, CHP'nin faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasıyla ilgili araştırma önergesinin bugün görüşülmesi önerisi ele alındı.
CHP Bolu Milletvekili Tanju Özcan, bu cinayetlerin faili meçhul kalması için devletin katkı verdiğini öne sürdü.
Bombayı koyanın ya da tetiği çekenin bulunmasının faili meçhulün çözüldüğü anlamına gelmediğini dile getiren Özcan, bunların yaptırtanın kim olduğu ve hangi amaçla bu eylemin yapıldığının ortaya çıkarılması gerektiğini kaydetti.
AK Parti'nin, aydınların öldürüldüğün olayların aydınlatılmasını istemediğini öne süren Özcan, ''Çünkü bu cinayetlerin arkasında onları iktidara getiren emperyal güçler ortaya çıkacaktır'' dedi. Bu nedenle, AK Parti'nin hiçbir zaman yakın dönem aydın cinayetlerini çözülmesini samimi olarak istemediğini savunan Özcan, ''Ülkemizde bu kadar faili meçhul cinayet varken 'ben iktidarım' deme hakkına sahip değildir'' diye konuştu.
Özcan, iktidarı bu cinayetlerin çözülmesi için somut adımlar atmaya davet etti.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, AK Parti'nin hiçbir olayı hasır altı etmek gibi bir niyetinin olmadığını, bütün olayları gün yüzüne çıkardığını belirtti.
AK Parti döneminde hiçbir faili meçhul cinayet olmadığını belirten Özel, ''AK Parti grubunu zan altında bırakmak, siyasi etiğe ve ahlaka yakışmaz. Elinizde somut bir bilgi varsa söylersiniz'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, terör ve Kürt sorununun iç içe geçmiş sorunlar olduğunu belirterek, bunları birbirinden ayırmak mümkün olmadığını, birlikte ele alınması gerektiğini söyledi.
CHP'nin bu sorunun çözülmesini istediğini dile getiren Hamzaçebi, şunları söyledi:
''Biz, Türkiye sınırları içindeki bütün insanları eşit ve kardeş görürüz. Bütün insanlarımızın aynı haklara sahip olmasını isteriz. Bu ülkede barış, kardeşlik içinde bir arada yaşamanın yollarını aramalıyız. Zaman, bu zamandır. Bu iklimi hep beraber yaratmalıyız.
Irkçılık gibi bir yaklaşımı reddederiz. Böyle bir kavram CHP'nin uzağında yakınında olamaz. CHP böyle bir kavramla ilişkilendirmek mümkün değildir. Bütün insanlara eşitlik ve kardeşlikle yaklaşırız. Bütün vatandaşlar herkes birbirini kucaklamalıdır.''
AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, AK Parti'yi faili meçhul cinayetleri işleyenlerle paralel görmenin talihsizlik olduğunu söyledi.
CHP'nin önerisi reddedildi.
Grup önerisinin ardından ''anadilde savunmaya'' olanak tanıyan tasarının görüşmelerine geçildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, ana dilde savunmaya ve hükümlülerin cezaevinde eşleriyle görüşmesine imkan tanıyan kanun tasarısının birinci bölümünde yer alan 8 maddesi kabul edildi.
CHP Eskişehir Milletvekili Batum, CHP'nin tasarıya ilişkin tavrının çok açık ve net olduğunu ifade ederek, tasarının ilk iki maddesinin Anayasa'ya aykırı olduğunu öne sürdü.
CHP'nin Türkçe bilmeyen, savunmasını yapamayacağını beyan eden kişiye savunma imkanı vermek istediğini belirten Batum, ''Türkçe bilmiyorsa savunma yapmasın'' düşüncesinde olmadıklarını belirtti.
Batum, tasarıyla getirilmek istenen düzenlemenin ise, sanığa istediği, tercih ettiği dilde savunma yapmaya olanak tanıdığını dile getirdi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, ''Biz kendimizi Türkiye ile birlikte tanımlıyoruz. Kaderini ve geleceğini bu topraklarda arayan halkız'' dedi.
Türkçe'ye, resmi dile itirazları olmadığını belirten Sakık, ''Türk halkının değerlerine hep saygılı olmuşuz, olacağız. Burada Türklerin dışında da halklar yaşıyor, bu halklara da saygılı olunmalı'' diye konuştu.
CHP'nin tasarıya karşı direncini anladıklarını ifade eden Sakık, ''Genetik mirasınızda ret ve inkar politikaları var'' dedi.
CHP İzmir Milletvekili Birgül Ayman Güler'in dün Genel Kurul'daki konuşmasını hatırlatan Sakık, CHP sıralarına, ''Siz sürekli saldırı hakkınızı halklara karşı kullandınız. Bu ırkçı, faşist bir söylemdir'' diye seslendi.
Sakık'ın konuşması üzerine söz isteyen CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, CHP'nin ırkçılığı, ayrımcılığı ve halk iradesine dayanmayan bütün otoriter anlayışları reddettiğini söyledi.
CHP'nin politikalarının temelinde birey ve insan olduğunu dile getiren Hamzaçebi, ''Eşitlik, özgürlük ve kardeşlik CHP'nin de dayandığı evrensel insanlık değerleridir'' diye konuştu.
''Ana dilde savunma'' ve hükümlülerin cezaevinde eşleriyle görüşmesine imkan tanıyan tasarı TBMM Genel Kurulu'nda kabul edilerek, yasalaştı.
Ceza Muhakemesi Kanunu ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'na göre, sanık; iddianamenin okunması ve esas hakkında mütalaanın verilmesi üzerine sözlü savunmasını kendisini daha iyi ifade edebileceğini beyan ettiği başka bir dilde yapabilecek.
Tercüme hizmetleri, il adli yargı adalet komisyonlarınca oluşturulan listeden, sanığın seçeceği tercüman tarafından yerine getirilecek.
Bu tercümanın gideri devlet tarafından karşılanmayacak. Bu imkan, yargılamanın sürüncemede bırakılmasına yönelik olarak kötüye kullanılamayacak.
Tercümanlar, il adli yargı adalet komisyonlarınca her yıl düzenlenen listede yer alan kişiler arasından seçilecek. Savcılar ve hakimler, bulundukları illerdeki listelerden değil, diğer illerdeki listelerden de tercüman seçebilecek. Adalet Bakanlığı, buna ilişkin yönetmeliği düzenlemenin kanunlaşıp yürürlüğe girdiği tarihten itibaren bir ay içinde çıkarılacak. Yönetmelik uyarınca tercüman listeleri oluşturuluncaya kadar, sanık mahkemeye kendi tercümanını getirecek.
Türkçe bilmeyen sanığa tercüman verilmesi imkanı, soruşturma evresinde dinlenen şüpheli, mağdur veya tanıklar hakkında da uygulanacak. Bu evrede tercüman, hakim veya Cumhuriyet savcısı tarafından atanacak.
''Ağır hastalık geçirenler...''
''Ağır bir hastalık veya sakatlık nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettirememe'' hali de infazın ertelenmesi nedenleri arasına alındı.
Buna göre; maruz kaldığı ağır bir hastalık veya sakatlık nedeniyle ceza infaz kurumu koşullarında hayatını yalnız idame ettiremeyen ve toplum güvenliği bakımından tehlike oluşturmayacağı değerlendirilen mahkumun cezasının infazı, iyileşinceye kadar geri bırakılabilecek.
Kapalı cezaevine girdikten sonra gebe kalanlardan koşullu salıverilmesine 6 yıldan fazla süre kalanlar ile eylem ve tutumları nedeniyle tehlikeli sayılanlar hakkında infaz ertelemesi yapılmayacak. Bu kişilerin cezası, ceza infaz kurumlarında kendileri için düzenlenen uygun yerlerde infaz olunacak.
Terörle Mücadele Kanunu kapsamında mahkum olanların infazı ertelenebilecek.
Üçer aylık sürelerle gerçekleştirilen hastalık değerlendirmeleri, birer yıllık sürelerle yapılacak.
İnfazın ertelenmesinin kapsamı genişletiliyor
Kasten işlenen suçlarda 3 yıl, taksirle işlenen suçlarda ise 5 yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı, çağrı üzerin gelen hükümlünün istemi üzerine Cumhuriyet başsavcılığınca ertelenebilecek.
Erteleme her defasında bir yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanabilecek. Erteleme süresi içinde hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması halinde, erteleme kararı kaldırılarak ceza derhal infaz edilecek.
Erteleme; terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar ve cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlardan mahkum olanlar, mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulamasına karar verilenlerle disiplin veya tazyik hepsine mahkum olanlar hakkında uygulanmayacak.
Hükümlüler, kurum içindeki veya dışındaki genel durumları, eğitim ve iyileştirme faaliyetlerine etkin katılımları, kurum düzenine karşı tutumları ve kendilerine verilen işlerdeki gayretleri dikkate alınarak teşvik esaslı ödüllerden yararlandırılabilecek.
Bu madde hükümleri çocuk hükümlüler için de geçerli olacak.
