2010-02-18 - 14:02
TBMM Anayasa Komisyonu'nda görüşülen ''Türkiye İnsan Hakları Kurumu''nun kurulmasını
amaçlayan yasa tasarısı alt komisyona sevk edildi.
TBMM Anayasa Komisyonunda görüşülen ''Türkiye İnsan Hakları Kurumu''nun kurulmasını
amaçlayan yasa tasarısı alt komisyona sevk edildi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, tasarıyı sunuşunda,
insan hakları konusunun küreselleşen dünyada iç hukuk konusu olmadığını söyledi.
Her ülkenin mevzuatını, uluslararası standarda getirmek olduğunu vurgulayan
Çiçek, Türkiye'nin konuya ilişkin kurumsal yapısının uluslararasında birçok
itirazla karşılaştığını kaydetti.
Yeni bir kurum ihtiyacının ortada olduğunu belirten Çiçek, böyle bir
kurumun oluşturulması durumunda daha pozitif tartışma imkanının olacağını ifade
etti.
Hükümet olarak, TBMM'nin katkısının olacağına inandıklarını kaydeden
Çiçek, bu katkı için tasarının alt komisyonda tartışılmasından yana olduklarını
söyledi.
Toplantıya katılan İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer
Üskül, komisyon olarak tasarıyı incelemek istediklerini ancak yasal mevzuatın
buna imkan vermediğini kaydetti.
Özerk ve bağımsız bir kurum oluşturulmasında hep yarar gördüğünü ifade
eden Üskül, kurumun oluşturulmasında komisyon olarak katkıya hazır olduklarını
bildirdi.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart da tasarıyla oluşturulması öngörülen
Türkiye İnsan Hakları Kurulunun 11 üyesinin Bakanlar Kurulu tarafından
atanacağını belirterek, ''Bu kurul, özgür ve bağımsız çalışamaz. Parti memuru
yapılanması içinde bir kurum oluşturuluyor. Kabul edilemez bir tasarı söz
konusu'' dedi.
MHP Konya Milletvekili Faruk Bal ise tasarının ''demokratik açılım''
kapsamında getirildiğini ifade ederek, ''Demokratik açılım, bir yıkım projesidir.
Bu tasarıya bu perspektiften topyekun karşı çıkacağız'' diye konuştu.
Bakanlar Kurulunun atayacağı bir kurulun söz konusu olduğunu belirten
Bal, bunun Paris ilkeleri ile uygunluğunun söz konusu olmadığını kaydetti.
CHP Mersin Milletvekili İsa Gök de Kurulun oluşma şeklini eleştirerek,
''Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi veya Kamu Düzeni ve
Güvenliği Müsteşarlığına bağlayalım olsun bitsin. İnsan haklarına nasıl ket
vururuz kanunu bu. Faşizan kafayla kanun çıkarırsanız biz de karşı çıkarız''
dedi.
''HSYK ELİYLE YARGIYA DARBE''
AK Parti Konya Milletvekili Hüsnü Tuna, tasarının alt komisyonda
görüşülmesi gerektiğini söyledi.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) Erzurum Cumhuriyet
Başsavcısı ve bazı savcıların yetkisini alması konusunda değerlendirme yapmaya
başlayan Tuna'ya Komisyon Başkanı Burhan Kuzu, sözlü müdahalede bulundu. Kuzu,
konunun görüşülen tasarıyla ilgili olmadığını belirtti.
Değerlendirmesini sürdüren Tuna, HSYK kararıyla hukukun katledildiğini
savundu. Tuna, ''Yargı üzerinde HSYK eliyle darbe yapılmıştır. HSYK, yetki gasbı
yaparak işleyen bir yargıya müdahale etmiştir'' dedi.
Bir kısım sanıkların tutuklanmasına karar veren mahkeme heyetinin de
görevden alınacağının kamuoyuna yansıdığını belirten Tuna, şöyle devam etti:
''Bu da HSYK'nın hangi amaçla bu darbeyi yaptığının ipuclarını vermiyor
mu? Ülkemizde oluşan çetelerin ve yasadışı suç örgütlerinin tasfiye edildiği bir
sürece girilmiştir. Gerek Ergenekon terör yapılanmasının, gerekse taşeron olarak
kullandığı uzantıların bu tasfiye sürecine sokulduğu bilinmektedir. Nitekim bu
terör yapılanmasına lojistik destek veren yargı içindeki unsurlar da soruşturmaya
başlanılmış, bunun sonucunda Erzincan Başsavcısı soruşturma nedeniyle gözaltına
alınarak, tutuklanmıştır. Bu savcının tutuklanması HSYK'nın hakim üyeleri
arasında telaşa neden olsa gerek ki ani bir kararla yetki bir gasbı yaparak
soruşturmayı yürüten savcıları görevden almışlardır. Bu aşamada savcıların niçin
görevden alındıkları önem arz etmektedir. Geçtiğimiz aylarda basına yansıdığı
şekliyle HSYK'nın bir üyesinin Ergenekon sanıklarıyla müşterek toplantılara
katıldığı ortaya çıkmıştı. Ayrıca bazı Ergenekon sanıkları ile bazı yargı
mensuplarının müşterek çalışma yaptıkları da basına yansımıştı.
Öte yandan, Erzurum savcılarının görevden alınmasına neden olan Erzincan
Başsavcısının Erzincan'da bir kısım vatandaşlar hakkında başlattığı soruşturmayı
HSYK içinden bir kısım üyelerle danışıklı olarak yürüttüğü bilinmektedir.''
Başkan Kuzu'nun, ''Hüsnü bey, bunu devam ettirmenin bir faydası yok şu
anda. Bir anlamı yok. Konumuzla bir alakası yok'' diyerek araya girmesi üzerine
Tuna, değerlendirmesine son verdi.
''BEYANINI DÜZELTMESİNİ TAVSİYE EDİYORUM''
İsa Gök ise ''asıl bazı savcılar kullanılarak hukuk dışılık yapıldığını''
söyledi.
Faruk Bal da içeriği bilinmeden yargı ile ilgili bazı konuları konuşmanın
anayasa ihlali olacağını belirterek, ''Yargıya karşı bir cephe oluşturup, darbeci
ithamıyla giderseniz hukuk devletini tahrip edersiniz. Yargı, Ergenekon'a
lojistik destek sağlıyor iddiası çok vahim. Yargı organına iftira anlamına gelir.
Sayın Tuna'ya beyanını düzeltmesini tavsiye ediyorum. HSYK'nın şahsında yargıyı
hedef almak yanlıştır'' dedi.
Başbakan Yardımcısı Çiçek, tasarıya ilişkin eleştirileri yanıtlarken, iyi
niyetle getirilen bir tasarı olduğunu belirterek, Kurul üyelerinin, Bakanlar
Kurulu tarafından atanmasının başka ülkelerde de söz konusu olduğunu söyledi.
Çiçek, ön yargılarının olmadığını, Meclis'in katkısına açık olduklarını
yineledi. (14:02)
amaçlayan yasa tasarısı alt komisyona sevk edildi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, tasarıyı sunuşunda,
insan hakları konusunun küreselleşen dünyada iç hukuk konusu olmadığını söyledi.
Her ülkenin mevzuatını, uluslararası standarda getirmek olduğunu vurgulayan
Çiçek, Türkiye'nin konuya ilişkin kurumsal yapısının uluslararasında birçok
itirazla karşılaştığını kaydetti.
Yeni bir kurum ihtiyacının ortada olduğunu belirten Çiçek, böyle bir
kurumun oluşturulması durumunda daha pozitif tartışma imkanının olacağını ifade
etti.
Hükümet olarak, TBMM'nin katkısının olacağına inandıklarını kaydeden
Çiçek, bu katkı için tasarının alt komisyonda tartışılmasından yana olduklarını
söyledi.
Toplantıya katılan İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanı Zafer
Üskül, komisyon olarak tasarıyı incelemek istediklerini ancak yasal mevzuatın
buna imkan vermediğini kaydetti.
Özerk ve bağımsız bir kurum oluşturulmasında hep yarar gördüğünü ifade
eden Üskül, kurumun oluşturulmasında komisyon olarak katkıya hazır olduklarını
bildirdi.
CHP Konya Milletvekili Atilla Kart da tasarıyla oluşturulması öngörülen
Türkiye İnsan Hakları Kurulunun 11 üyesinin Bakanlar Kurulu tarafından
atanacağını belirterek, ''Bu kurul, özgür ve bağımsız çalışamaz. Parti memuru
yapılanması içinde bir kurum oluşturuluyor. Kabul edilemez bir tasarı söz
konusu'' dedi.
MHP Konya Milletvekili Faruk Bal ise tasarının ''demokratik açılım''
kapsamında getirildiğini ifade ederek, ''Demokratik açılım, bir yıkım projesidir.
Bu tasarıya bu perspektiften topyekun karşı çıkacağız'' diye konuştu.
Bakanlar Kurulunun atayacağı bir kurulun söz konusu olduğunu belirten
Bal, bunun Paris ilkeleri ile uygunluğunun söz konusu olmadığını kaydetti.
CHP Mersin Milletvekili İsa Gök de Kurulun oluşma şeklini eleştirerek,
''Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü Terörle Mücadele Şubesi veya Kamu Düzeni ve
Güvenliği Müsteşarlığına bağlayalım olsun bitsin. İnsan haklarına nasıl ket
vururuz kanunu bu. Faşizan kafayla kanun çıkarırsanız biz de karşı çıkarız''
dedi.
''HSYK ELİYLE YARGIYA DARBE''
AK Parti Konya Milletvekili Hüsnü Tuna, tasarının alt komisyonda
görüşülmesi gerektiğini söyledi.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun (HSYK) Erzurum Cumhuriyet
Başsavcısı ve bazı savcıların yetkisini alması konusunda değerlendirme yapmaya
başlayan Tuna'ya Komisyon Başkanı Burhan Kuzu, sözlü müdahalede bulundu. Kuzu,
konunun görüşülen tasarıyla ilgili olmadığını belirtti.
Değerlendirmesini sürdüren Tuna, HSYK kararıyla hukukun katledildiğini
savundu. Tuna, ''Yargı üzerinde HSYK eliyle darbe yapılmıştır. HSYK, yetki gasbı
yaparak işleyen bir yargıya müdahale etmiştir'' dedi.
Bir kısım sanıkların tutuklanmasına karar veren mahkeme heyetinin de
görevden alınacağının kamuoyuna yansıdığını belirten Tuna, şöyle devam etti:
''Bu da HSYK'nın hangi amaçla bu darbeyi yaptığının ipuclarını vermiyor
mu? Ülkemizde oluşan çetelerin ve yasadışı suç örgütlerinin tasfiye edildiği bir
sürece girilmiştir. Gerek Ergenekon terör yapılanmasının, gerekse taşeron olarak
kullandığı uzantıların bu tasfiye sürecine sokulduğu bilinmektedir. Nitekim bu
terör yapılanmasına lojistik destek veren yargı içindeki unsurlar da soruşturmaya
başlanılmış, bunun sonucunda Erzincan Başsavcısı soruşturma nedeniyle gözaltına
alınarak, tutuklanmıştır. Bu savcının tutuklanması HSYK'nın hakim üyeleri
arasında telaşa neden olsa gerek ki ani bir kararla yetki bir gasbı yaparak
soruşturmayı yürüten savcıları görevden almışlardır. Bu aşamada savcıların niçin
görevden alındıkları önem arz etmektedir. Geçtiğimiz aylarda basına yansıdığı
şekliyle HSYK'nın bir üyesinin Ergenekon sanıklarıyla müşterek toplantılara
katıldığı ortaya çıkmıştı. Ayrıca bazı Ergenekon sanıkları ile bazı yargı
mensuplarının müşterek çalışma yaptıkları da basına yansımıştı.
Öte yandan, Erzurum savcılarının görevden alınmasına neden olan Erzincan
Başsavcısının Erzincan'da bir kısım vatandaşlar hakkında başlattığı soruşturmayı
HSYK içinden bir kısım üyelerle danışıklı olarak yürüttüğü bilinmektedir.''
Başkan Kuzu'nun, ''Hüsnü bey, bunu devam ettirmenin bir faydası yok şu
anda. Bir anlamı yok. Konumuzla bir alakası yok'' diyerek araya girmesi üzerine
Tuna, değerlendirmesine son verdi.
''BEYANINI DÜZELTMESİNİ TAVSİYE EDİYORUM''
İsa Gök ise ''asıl bazı savcılar kullanılarak hukuk dışılık yapıldığını''
söyledi.
Faruk Bal da içeriği bilinmeden yargı ile ilgili bazı konuları konuşmanın
anayasa ihlali olacağını belirterek, ''Yargıya karşı bir cephe oluşturup, darbeci
ithamıyla giderseniz hukuk devletini tahrip edersiniz. Yargı, Ergenekon'a
lojistik destek sağlıyor iddiası çok vahim. Yargı organına iftira anlamına gelir.
Sayın Tuna'ya beyanını düzeltmesini tavsiye ediyorum. HSYK'nın şahsında yargıyı
hedef almak yanlıştır'' dedi.
Başbakan Yardımcısı Çiçek, tasarıya ilişkin eleştirileri yanıtlarken, iyi
niyetle getirilen bir tasarı olduğunu belirterek, Kurul üyelerinin, Bakanlar
Kurulu tarafından atanmasının başka ülkelerde de söz konusu olduğunu söyledi.
Çiçek, ön yargılarının olmadığını, Meclis'in katkısına açık olduklarını
yineledi. (14:02)
