2026-04-08 - 15:36
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Tekin Bingöl başkanlığında toplandı.

Meclis Başkanvekili Bingöl, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.

DEM Parti İzmir Milletvekili İbrahim Akın, İzmir'e ilişkin konuşmasında, mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne devredilen, İzmir Büyükşehir Belediyesinin Meslek Fabrikası Şube Müdürlüğü olarak kullandığı eski Devlet Güvenlik Mahkemesi (DGM) binalarının tahliye sürecini eleştirdi.

CHP Erzincan Milletvekili Mustafa Sarıgül, Erzincan hakkında yaptığı konuşmada, şehrin "gerileme devrini yaşadığını" öne sürdü.

Erzincan-Trabzon demiryolu hattının önemine işaret eden Sarıgül, öte yandan Erzincan çiftçisinin zor durumda olduğunu söyledi.

AK Parti İstanbul Milletvekili Serkan Bayram, "Buğday Tanesi eserinin akran zorbalığının akran nezaketine dönüştürülmesine sunduğu katkı" hakkında yaptığı konuşmada, söz konusu filmin kendi hayatını anlattığını ve bir filmden öte sosyal sorumluluk projesi olduğunu belirtti.

Akran zorbalığını küçük yaşta deneyimlediğini anlatan Bayram, mahalle baskılarının kendilerini çok yorduğunu, bu nedenle yabancı bir ülkeye gitmeyi bile düşündüğünü söyledi. Akran zorbalığını okullarda yaşayan gençler için Buğday Tanesi'nin bir ışık ve ilham kaynağı olduğunu dile getiren Bayram, çocukluk ve gençlik yıllarında elleri cebinde dolaşan bir genç olduğunu ifade etti.

"Otobüse binerdik, karşı koltuklarda oturamazdık, tekli koltukları tercih ederdik." diyen Bayram, gençlerin okullarda çeşitli nedenlerle ötekileştirilmesini, rencide edilmesini engelleyeceklerini vurguladı.

AK Partili Bayram, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunu başaracağız. Gençlerimize de her gittiğim yerde söylüyorum: bir parmakla 50 yıllık hayatı sürdürdüm, ben buraya getirdim, sizde 10 parmak var, sizler daha ileri. Öğretmenlerimizin üzerimdeki anılarını anlattım, yumuşak tebeşirle yazmam zor diye sert tebeşir alan öğretmenimin elini öpüyorum. Başöğretmenimiz Atatürk olmak üzere bütün öğretmenlerimizi ayakta alkışlıyorum. Velilerimizle buluşmalar gerçekleştiriyorum. Hedefim hayalim, 20 milyon öğrencimizin, 2 milyon öğretmenimizin bu konuda daha bilinçli hale gelmesi. Buğday Tanesi, toprağa tohum saçtı, başak oldu, dünyayı turluyor, inşallah bu mücadeleyi taçlandıracağız. Yere düştüğünde değil, vazgeçtiğinde kaybedersin. Akran zorbalığı noktasındaki bu mücadeleyi, Türkiye'mizde ve dünyada başaracağız."

TBMM Başkanvekili Bingöl, Bayram'ın filmini izlediğini ve kitabını okuduğunu belirterek, "Kendisini yürekten kutluyorum. Yolu açık olsun." dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, siyasi partilerin grup başkanvekilleri yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, 10 Nisan'ın Polis Haftası olduğunu anımsattı.

Polislerin 12-36 saat mesai düzenlemesinin kanunla belirlenmesi gerektiğini, polislere maçlarda, etkinliklerde ve toplumsal görevlerde ücret ödenmesi ve fazla mesai ücretinin yükseltilmesi gerektiğini söyleyen Özdağ, özlük haklarının iyileştirilmesi gibi hususların polislerin başlıca talepleri olduğunu aktardı, terfilerde liyakatin esas alınmasının önemine işaret etti.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, bu sene Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde 2 vatandaşın aşırı yağışlar sonucunda oluşan selde hayatını kaybettiğini belirterek, bu durumu eleştirdi. Poyraz, "Türkiye'deyiz, savunma sanayisinde muazzam başarılarımız var, Türkiye uçuyor, kaçıyor, şöyle oluyor, böyle oluyor. 2 insan hayatı Osmaniye'nin Kadirli ilçesinde Bülbül Deresi'nin taşmasıyla aramızdan koparılıp götürüldüler. Şimdi, buna tahammül etmek ve anlamak mümkün değil." ifadelerini kullandı.

- "Her türlü fitne, Meclisimizin ortaya koyacağı irade karşısında yok olmaya mahkumdur"

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Beşiktaş'ta polis noktasına yönelik terör saldırısını karanlık ve zaman ayarlı bir provokasyon olarak değerlendirdiklerini belirterek, saldırının tesadüf olmadığını söyledi.

Akçay, Terörsüz Türkiye vizyonunun artık sadece bir özlem olmadığını, ete, kemiğe bürünmeye başlayan stratejik bir hedef olduğunu vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Sayın Genel Başkanımızın işaret ettiği üzere 'barış tek kanatlı bir kuş değildir'. Terörün gölgesindeki yapıların fesih kararı ile ilk kanat çırpılmış, şimdi sıra milli iradenin tecelligahı bu yüce Meclis'e gelmiştir. Altını kalın çizgilerle ve kati bir suretle çiziyoruz ki geldiğimiz bu tarihi olgunluk seviyesinde yasal adımların atılması hususunda artık oyalanmaya, vakit kaybetmeye gerek yoktur. Komisyon çalışmalarında sergilenen devlet ciddiyeti, kanun tekliflerinin Genel Kurul'a taşınma olgunluğuna eriştiğini göstermektedir. Bu mesele, günübirlik siyasi tartışmaların çok ötesindedir. Terörsüz Türkiye, doğru zamanda atılan demokrasi ve hukuku da içeren, akıl, samimiyet, sabır ve devlet, millet dayanışmasıyla yoğrulmuş, sorumlu ve tarihi bir adımdır. Aziz milletimizin birliğini bozmaya yeltenen her türlü fitne, Meclisimizin ortaya koyacağı irade karşısında yok olmaya mahkumdur. Yasal adımları süratle ve kararlılıkla atarak lider ülke Türkiye'nin aydınlık şafağına hep birlikte müjdeleyelim diyoruz."

ABD-İsrail ortaklığının bölgeyi ateşe atan pervasız saldırılarının ardından ilan edilen geçici ateşkes kararını, kanın durması ve masumların nefes alması adına memnuniyetle karşıladıklarını dile getiren Akçay, silahların susması, diplomasinin konuşması ve savaşın uzamamasının dünyanın geleceği için acil bir ihtiyaç olduğunu ifade etti.

- "Komisyon raporunu hazırladık, 'işimiz bitti' değil, aslında işimiz yeni başlıyor"

DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun 18 Şubat'ta kendi raporunu tamamladığını ancak o tarihten bugüne kadar raporda yer verilen ve tavsiye edilen yasaların yapılmasına dair hiçbir adım atılmadığını söyledi.

Koçyiğit, "Bu konuda hiç kimsenin sorumluluktan kaçmaması ve bugünden yarına da ertelememesi gerektiğinin altını ben de çizmek istiyorum ve bu konuda özellikle de Meclis Başkanı'na ve iktidar partisine de, AK Parti'ye de çağrı yapmak istediğimi ifade etmek istiyorum. Evet, komisyon raporunu hazırladık, 'işimiz bitti' değil, aslında işimiz yeni başlıyor." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, mart ayı enflasyon verilerine değinerek, "Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) sürekli sahte veriler paylaştığını" iddia etti.

Mart ayı enflasyon oranına işaret eden Başarır, "Buna sadece gülüyoruz, insanlar da gülüyor. Kiradan, akaryakıttan, elektrikten, doğal gazdan, sebzeden, meyveden ulaşıma kadar her şeye kat kat zam gelmiş ama yüzde 1,94. Neye göre, hangi ürünlere göre belirliyorlar? Eğer beslenme, ulaşım ve barınmayı dikkate almıyorsa, TÜİK neyi dikkate alıyor?" ifadelerini kullandı.

- "Tüm ülkelerin diplomasiye güçlü destek vermesi, müşterek bir sorumluluktur"

AK Parti Grup Başkanvekili Bahadır Yenişehirlioğlu, bölgede son zamanlarda yaşanan gelişmelerin uluslararası hukuk ve temel insani değerlerin ağır bir sınavdan geçtiğini gösterdiğini belirterek, İran ile ABD ve İsrail arasında geçici bir ateşkes sağlanmış olmasının en azından çatışmaların durması adına önemli bir gelişme olduğunu dile getirdi.

Yenişehirlioğlu, "Bu ateşkesin kalıcı olması ve barışa evrilmesi, sahada eksiksiz ve samimi bir şekilde uygulanmasına bağlıdır. Bu süreçte diplomasi kanallarının açık tutulması hayati bir önem arz etmektedir. Müzakere zemini oluşmuşken bu zemini zayıflatmaya yönelik her türlü provokasyon ve sabotaj girişimlerine karşı uluslararası toplumun dikkatli ve kararlı olması gerekmektedir. Barışa giden yol ancak diyalog ve karşılıklı anlayışla inşa edilebilir. Bu nedenle tüm ülkelerin diplomasiye güçlü destek vermesi, müşterek bir sorumluluktur." diye konuştu.

Dost ve kardeş ülke Pakistan'ın bu süreçte barışın tesisi adına ortaya koyduğu çabaları takdirle karşıladıklarını anlatan Yenişehirlioğlu, "Bu tür yapıcı girişimler, küresel barışa katkı sağlayan önemli adımlardır. Türkiye her zaman olduğu gibi bugün de barıştan yana açık ve net bir tutum sergilemektedir. Temennimiz odur ki, ateşkes kalıcı hale gelsin, diplomasi güç kazansın, bölgemiz başta olmak üzere dünya çatışmaların değil barışın hakim olduğu bir geleceğe ulaşsın." değerlendirmelerinde bulundu.

TBMM Genel Kurulunda, CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisi'nin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, Yeni Yol Partisi'nin "TÜİK verileri", İYİ Parti'nin "Muğla'nın Milas ilçesi İkizköy çevresindeki kamulaştırma", DEM Parti'nin "Afşin-Elbistan Termik Santrali" ve CHP'nin "Masumiyet karinesi"ne ilişkin grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

Partisinin grup önerisi üzerine konuşan Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, TÜİK'in açıkladığı verilerin 17,7 milyon emekliyi ve 5,2 milyon memuru ilgilendirdiğini belirterek, TÜİK verilerini eleştirdi.

Özdağ, "TÜİK'le ilgili olarak bir yasa çıkaralım burada. Nasıl ki bu gazetelere, televizyonlara verilen cezalarla ilgili her partinin temsilcisi varsa RTÜK'te, TÜİK'te de her partinin temsilcisi olsun, uzmanlar, ekonomistler, maliyeciler, iktisatçılar, istatistikçiler olsun ve 'Her parti bunların nasıl olduğunu görüyor' diyelim ama yapmazsınız, yapamazsınız, ekonomi kötü." ifadesini kullandı.

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Burak Dalgın, "enflasyonun düşük gösterilmesinin katmerli bir hırsızlığa yol açtığını" söyledi.

Enflasyonun, yüzde 50'yken yüzde 30 şeklinde gösterilmesiyle "45 günlük ücrete çöküleceğini" dile getiren Dalgın, "Devlet dediğimiz şey aslında bir güvendir. Bu kağıda devlet mühür vurursa bu kağıt para olur, diploma olur, terhis kağıdı olur ama devletin söylediği söze inanmamak başlarsa devletin temeli çürümeye başlar, karşı karşıya olduğumuz risk de budur." sözlerini sarf etti.

Dalgın, TÜİK'in fiyat ve ürün sepetini açıklamasını isteyerek, "Bu zaten bir mahkeme kararı, bizim talebimize bağlı olmaması gerekir ama bunu bir açıklayın. Bir akademik kurulla şeffaf bir şekilde kendinizi denetlettirin." diye konuştu.

DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Mehmet Kamaç, TÜİK verilerinin gerçeği yansıtmadığını ileri sürdü.

Vatandaşların enflasyonunun yüzde 80'ler, 90'lar seviyesinde hissedildiğini iddia eden Kamaç, iktidar partisini eleştirdi.

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, görüşülen grup önerisinin, Meclis'in, TÜİK'le ilgili, hesaplama yöntemlerini de içeren, enflasyonun da gerçek anlamda ne olduğunun görülmesini sağlayacak bir araştırma yapmasına ilişkin olduğunu aktardı.

Asgari ücreti kendilerinin belirlemediğine dikkati çeken Gürer, "Belirlenen asgari ücret üzerinden biz sorgulanıyoruz, yani Meclisteki milletvekilleri. Getirilen öneriyi doğru buluyoruz, onun için de TÜİK'in hesapladığı enflasyon üzerinden olaya bakalım istiyoruz. Elektriğe yüzde 25 zam geldi. Mazota gelen zamların yanı sıra tüm girdi maliyetleri arttı. Gübrede neredeyse bir haftada 1500-2 bin lira civarında fiyat artışı gerçekleşti. Şimdi girdi maliyeti artıyor ama alım fiyatını siyasi iktidar düşük açıklıyor. Böyle olunca çiftçiyi yok ediyor. Memurun, işçinin, emeklinin maaşlarını belirlerken TÜİK'in belirlediği rakamlar esas alınıyor." dedi.

AK Parti Samsun Milletvekili Ersan Aksu, TÜİK'in istatistik üretim faaliyetleri kapsamında Türkiye geneline yayılmış 26 bölge müdürlüğü ve 4 bini aşkın çalışanı aracılığıyla 1,5 milyonun üzerinde cevaplayıcı birimden veri topladığını, veri işlediğini ve yayımladığını anlattı.

Üretilen istatistiklerin, mesleki bağımsızlık, şeffaflık, mukayese edilebilirlik, tarafsızlık ve doğruluk ilkelerine bağlı olarak Avrupa Birliği İstatistik Ofisi ve ilgili diğer uluslararası kuruluşlar tarafından belirlenen yöntemlerle, tanım ve kavramlarla alandan ve kayıtlardan derlenen veriler kullanılarak bilimsel ve teknik özerklikle hesaplandığını kaydeden Aksu, sözlerini şöyle sürdürdü:

"TÜİK uzun yıllardır ülkemizin resmi istatistiklerini üretmekte ve sistemin koordinasyonunu sağlamakta olup böylesine köklü bir kurumun kamuoyunda yanlış ve temelsiz algılar oluşturularak yıpratılması hiç kimseye bir şey kazandırmayacağı gibi, konusunda uzman, Avrupa Birliği tarafından da kabul edilen TÜİK'e ve çalışanlarına da haksızlık oluşturmaktadır. Bu kurumlar hepimizin kurumlarıdır. Bu devlet hepimizin devletidir. Biz, devletimizin ve devletin kurumlarının yıpratılmasına asla müsaade edemeyiz."

Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda, CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

Genel Kurulda, sosyal medyaya ve doğum iznine yönelik düzenlemeleri de içeren Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine başlandı.

Birinci bölüm üzerinde söz alan Yeni Yol Partisi Denizli Milletvekili Sema Silkin Ün, kanun teklifinin özellikle sosyal alanlarda birçok ihtiyaca cevap vermek için hazırlanmasını değerli bulduklarını ancak teklifin kalıcı olmadığını savundu.

Ün, teklifteki bazı hükümlerin ilk bakışta teknik değişiklikler gibi sunulduğunu ancak sosyal politika anlayışında ciddi bir yön değişimine işaret ettiğini vurgulayarak, teklifle sosyal yardımın hak temelli bir yaklaşım olmaktan çıktığını, denetime dayalı bir mekanizmaya dönüştüğünü ileri sürdü.

İYİ Parti Tekirdağ Milletvekili Selcan Taşçı, teklifte "suçlulaşan çocuklara bakım tedbiri kapsamında ve rehabilitasyon odaklı yapılandırılan güvenlikli ve yatılı ihtisaslaşmış çocuk evleri sitesinin oluşturulmasına" yönelik düzenlemeye değinerek, bunu çok önemsediğini söyledi.

Taşçı, ilgili sosyal hizmet kuruluşlarının kapanması durumunda buralarda kalan bakıma muhtaç kimselerin 6 ay içinde uygun bir kuruluşa yerleştirilmesine yönelik hükmün suistimale imkan vermeyecek bir dille yeniden yazılmasını önerdiklerini belirterek, "Mevzubahis kişiler ileri yaşta, ağır engelli veya özel bakım ihtiyacı olan kimseler. Birçoğu dertlerini anlatabilme kabiliyetine bile sahip değiller. Öngörülen sürede ihtiyaç duydukları bakımı gerçekten alabilecekleri bir yere yerleştirilmezlerse ne olacak bu kimselere? Buna net bir cevap bulamıyoruz teklifte." ifadelerini kullandı.

- "Kararlı bir mekanizma oluşturmak zaruridir"

MHP Çankırı Milletvekili Pelin Yılık, partisinin, sosyal hizmetleri sadece bir yardım mekanizması olarak değil, aynı zamanda toplumsal dayanışma ve milli birliğin temeli ve vatandaşların hakkı olarak gördüklerini söyledi.

Anne-çocuk ilişkisinin sağlam temeller üzerine kurulmasının önemine dikkati çeken Yılık, "Kadın memurlarımızın analık izninin toplamda 24 haftaya çıkarılması sadece bir çalışma hayatı düzenlemesi değil, sağlıklı bir toplum inşası yolunda atılmış stratejik bir adımdır. Kadınların çalışma hayatında karşılaştığı annelik barikatı, devletimizin aile politikalarıyla taban tabana zıt yapısal bir çelişkidir. Devletimiz bir yandan çocuk sahibi olmayı teşvik eden makro politikalar yürütürken diğer yandan bu tercihi kadın için kariyer dezavantajına dönüştüren piyasa koşullarına karşı kararlı bir mekanizma oluşturması zaruridir." diye konuştu.

İş mülakatlarında kadınlara hamilelik planlarının sorulması veya anneliğin bir iş hayatı engeli olarak çalışan kadınların önüne çıkmasının kabul edilemez olduğunu dile getiren Yılık, "MHP olarak vurguluyoruz ki kadının annelik vasfı, iş dünyasında bir risk analizi konusu değil, toplumsal devamlılığın teminatıdır. Kamu ve özel sektör fark etmeden kadınları aile kurma tercihleri nedeniyle kariyer dışına iten her türlü ayrımcılıkla mücadele edilmelidir." dedi.

DEM Parti Muş Milletvekili Sümeyye Boz Çakı, teklif metninde hak temelli bir sosyal devlet olmadığını, denetim, bağımlılık ve idarenin geniş takdirine dayanan bir düzen olduğunu savundu.

Çakı, düzenlemeyle sosyal devletin güçlendirilmediğini, kamusal sorumlulukların geri çekildiğini ileri sürdü.

- "Kadınların, sadece politikaların değil, eşlerinin de desteğini hissetmelerini sağlamaktayız"

CHP Balıkesir Milletvekili Serkan Sarı, teklifte, kadına, çocuğa, yaşlıya gence ve ihtiyaç sahibi olan ailelere olumlu katkılar sağlayabileceğini düşündükleri düzenlemelerin yer aldığına işaret ederek, "Bu düzenlemenin bütününde çok eksiklikler var, bu eksiklikleri komisyonda dile getirmeye çalışmış olmamıza rağmen ne yazık ki anlamlı bir yol kat edemedik." dedi.

"Torba" kanun uygulamasını eleştiren Sarı, "Bunun içinde vergi düzenlemesi var, dijital mecralarla ilgili uygulamalar var, sosyal yardımlarla ilgili çalışmalar var; genç var, çocuk var, kadın var, doğum izni var, hepsi var. Hepsi bir çorba halinde getiriliyor." diye konuştu.

Şahsı adına söz alan teklifin ilk imza sahiplerinden AK Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal, teklifin, çalışma hayatını güncelleyen, aynı zamanda aileyi, kadını ve toplumsal yapıyı güçlendiren bir adım olduğunu kaydetti.

Çokal, "Dijital çağ kontrolsüz ekran, bağımlılık, dikkat dağınıklığı gibi yeni nesil tehditler üretmiştir. Çocukların zihinsel gelişimini zayıflatan bu risklere karşı en güçlü koruma yasal önlemlerin yanında sağlam aile yapısıdır. Anne güçlü olacak, eş yanında olacak, çocuk güven içinde büyüyecek." değerlendirmelerinde bulundu.

Kadının toplumsal hayatta da çalışma hayatında da güçlendirilmesinin öncelikleri olduğunu vurgulayan Çokal, "Eski sistemin 'ya çocuk ya da kariyer yaparsın' dolaylı dayatmasına karşın 'kadın çocuk da yapar, kariyer de yapar' cevabını veriyoruz. Bu nedenle, kadınların doğum sonrası izinleri bu yeni kanunla uzatılmaktadır. Bununla birlikte doğum sonrası sürece katılımını artırmak ve aile birliğini desteklemek için babaların doğum sonrası izninde artış yapılmaktadır. Böylece kadınların, sadece politikaların değil, eşlerinin de desteğini hissetmelerini sağlamaktayız." şeklinde konuştu.

Genel Kurulda, kanun teklifinin birinci bölümünün tümü üzerindeki görüşmelerin tamamlanmasının ardından maddelerin görüşmesine geçildi.

Genel Kurulda kabul edilen maddelere göre, Gelir Vergisi Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, Darülaceze'ye yapılacak gıda, temizlik, giyecek ve yakacak bağışları ile diğer bağış ve yardımlar gelir vergisi istisnası kapsamına alınacak.

Devlet Memurları Kanunu'nda yapılan değişiklikle, kadın memura verilecek ücretli doğum sonrası izin süresi 8 haftadan 16 haftaya çıkarılacak, sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memurun, isteği halinde doğumdan önceki izin süresinden doğum sonrasına aktarabileceği süre bir hafta artırılacak.

Düzenlemeye göre, kadın memura doğumdan önce 8, doğumdan sonra 16 hafta olmak üzere toplam 24 hafta süreyle analık izni verilecek. Ancak beklenen doğum tarihinden 8 hafta öncesine kadar sağlık durumunun çalışmaya uygun olduğunu tabip raporuyla belgeleyen kadın memur, isteği halinde doğumdan önceki 2 haftaya kadar kurumunda çalışabilecek.

Devlet memurlarının koruyucu aile olmaya teşvik edilmesi, koruyucu aile sayısının artmasıyla daha fazla çocuğun aile yanında bakımının sağlanması, koruyucu aileliğin çocuk koruma mekanizmasındaki yerinin güçlendirilmesi ve koruyucu aile ile çocuğun birbirine alışma sürecine destek olunması amacıyla bir veya daha fazla çocuğa eşiyle birlikte veya münferit olarak koruyucu aile olan memura, çocuğun koruyucu aile yanına teslim edildiği tarihten sonra isteği üzerine 10 gün izin verilecek.

- Koruyucu ailelerin isteğe bağlı sigorta prim ödemeleri

65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'da yapılan değişiklikle yersiz yapılan ödemelerin iadesinde kanuni faizin esas alınması öngörülüyor.

Aylığa hak kazanmak üzere düzenlenen belgelerin gerçeğe uymadığı tespit edildiği takdirde, ödenen aylıklar ödeme tarihinden tahsil tarihine kadar kanuni faiziyle hesaplanacak tutarıyla birlikte geri alınacak, belgeleri düzenleyen ve kullananlar hakkında ayrıca genel hükümlere göre ceza kovuşturması yapılacak.

Sosyal Hizmetler Kanunu'na "İhtisaslaştırılmış Çocuk Evleri Sitesi", "Çocuk Evleri Sitesi", "Çocuk Koruma İlk Müdahale ve Değerlendirme Merkezi", "İhtisaslaşma", "Sosyal ve Ekonomik Destek", "Koruyucu Aile", "Merkezi İzleme Sistemi" tanımları ekleniyor.

Devlet korumasındaki çocukların aile ortamında büyümelerini sağlamak, bireysel gelişimlerini desteklemek ve topluma sağlıklı bireyler olarak kazandırılmalarını temin etmek açısından büyük önem taşıyan koruyucu aile sosyal hizmet modeline daha fazla ailenin katılımının teşvik edilmesi için sosyal güvencesi olmayan koruyucu ailelerin sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigorta prim ödemelerinin yapılması amacıyla Sosyal Hizmetler Kanunu'nda değişiklik yapılıyor.

Buna göre, koruyucu aile sözleşmesi devam eden koruyucu ailelerde eşlerden birinin, sigortalı olarak ay içerisinde 30 günden az çalışması ya da tam gün çalışmaması sebebiyle, isteğe bağlı sigortalı olanlar hariç olmak üzere, sosyal güvenlik kuruluşlarına tabi olarak isteğe bağlı sigortalılık veya iştirakçilik kapsamında ödediği primin, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun ilgili hükmü uyarınca belirlenen prime esas kazanç günlük alt sınırı üzerinden hesaplanacak tutarı, ödeme belgesinin ibrazı halinde aylık ödemelere ilave edilerek karşılanacak. Bu hüküm kapsamında ödeme yapılan kişilerin eşlerinin vefatı halinde de isteğe bağlı sigorta primlerinin karşılanmasına devam edilecek.

- Çocukların ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi

Genel Kurulda kabul edilen önerge doğrultusunda Sosyal Hizmetler Kanunu'na eklenen hükümde değişiklik yapıldı. Böylece ekonomik desteğin üst sınırı en yüksek devlet memuru aylığı tutarı ile sınırlandırılıyor, yaş ve eğitim durumuna göre destek tutarının belirleneceği hüküm altına alınıyor.

"Sosyal ve ekonomik destek" başlıklı hükme göre, çocukların kuruluş bakımına alınmaksızın ailesi veya yakını yanında bakımı ve desteklenmesi amacıyla koruyucu ve önleyici çalışmalar yapılacak. İhtiyaç duyulması halinde sosyal ve ekonomik sorunların çözülmesine yönelik bölgesel şartlar dikkate alınarak sosyal ve ekonomik destek sağlanacak.

Sosyal ve ekonomik destek geçici ve süreli olarak sağlanabilecek. Destek ödemeleri en yüksek devlet memuru aylığı (ek gösterge dahil) tutarını aşamayacak. Yaş ve öğrenim durumuna göre verilecek destek, üst sınır üzerinden hesaplanarak belirlenecek. Aylık ödenecek süreli ekonomik destek 2 yıla kadar, tek seferlik ödenecek geçici ekonomik destek ise yılda en fazla 2 kez olmak üzere sağlanacak. Geçici ekonomik destek, belirlenen tutarın 3 katına kadar verilebilecek. Sosyal ve ekonomik destek aynı ailede en fazla 2 kişi için sağlanacak.

Sosyal ve ekonomik destek, kural olarak destekten yararlanan çocuğun 18 yaşını doldurmasına kadar sağlanabilecek. Korunma kararı veya bakım tedbiri kararı, reşit olması nedeniyle sona eren kişiler ile sosyal ve ekonomik destek hizmetinden yararlanırken reşit olan ve aralık vermeksizin örgün yüksek öğrenim programlarına devam eden gençler sosyal ve ekonomik destekten 25 yaşını tamamlayana kadar yararlandırılabilecek.

Sosyal ve ekonomik destekten yararlanacakların tespiti, verilecek sosyal destekler ile geçici ve süreli ekonomik destekten faydalananlara yapılacak ödemelere ve ödemelerin sürelerine ilişkin usul ve esaslar Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre çocuğa bakmakla yükümlü olan kimsenin yönetmelikte belirlenen şartları taşımadığı halde aktif bir eylemiyle bundan haksız bir şekilde yararlandığının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığınca tespit edilmesi halinde devletçe ödenen meblağın tahsili için ilgililere rücu edilecek.

Kanun teklifinin ilk 6 maddesinin kabul edilmesinin ardından TBMM Başkanvekili Tekin Bingöl, birleşime ara verdi. Aranın ardından komisyonun yerini almaması üzerine Bingöl, birleşimi saat 14.00'te toplanmak üzere kapattı.