2009-02-07 - 14:00
FİLİSTİN DEVLET BAŞKANI ABBAS, TBMM BAŞKANI TOPTAN'I ZİYARET ETTİ?
TBMM Başkanı Köksal Toptan: "Bölgeye demokrasinin getirilmesi, bu gayretlerin sonucunda varılması gereken çok önemli bir hedeftir. Onun için TBMM olarak biz üzerimize düşen her görevi yerine getirmeye hazırız."
Filistin Devlet Bakanı Mahmut Abbas, TBMM Başkanı Köksal Toptan'ı ziyaret etti.

TBMM Başkanı Köksal Toptan ziyarette yaptığı konuşmada, Abbas'ın 13 Kasım 2007'de TBMM Genel Kurulunda yaptığı konuşmasında, ''Önlerinde müstesna fırsatların olduğunu, bu fırsatlar değerlendirilmezse barış ve itidal yanlıları kazanmazsa savaş ve şiddet yanlıları kazanır'' sözlerini hatırlatarak, ''Hala zihinlerimizde olan çok güzel bir konuşma yapmıştınız'' dedi.

''Üzülerek ifade etmek gerekirse siz haklı çıktınız. İsrail'in Gazze'ye saldırısıyla başlayan süreçte dünya, bir insanlık dramına şahitlik etmiştir'' diyerek konuşmasını sürdüren Toptan, Bölgede, geçici ateşkes olmakla birlikte henüz kalıcı bir ateşkesin sağlanamadığın belirtti.

TBMM Başkanı Toptan, 14 Ocakta İstanbul'da İslam Konferansı Örgütü Parlamentolararası İcra Komitesi toplantısına Filistin Meclisi temsilcilerinin de katılarak bilgi verdiğini ve görüşmelerin ardından yayınlanan deklarasyonda, ateşkesin sağlanması, ablukanın kaldırılması, Gazze'ye insani yardım sürecinin hemen başlatılması dileklerine yer verildiğini belirtti.

Toptan konuşmasını şöyle sürdürdü;

''Bunu gerçekleştirmek için dünyada yoğun gayretler var. Bunlar inşallah sonuç verecektir. Elbette kalıcı barışın tesisi için İsrail-Filistin-Arap dünyası arasındaki sorunların çözüme kavuşturulması gerekir. Ama Arapların kendi arasında, Filistin'in kendi içindeki sorunları da öncelikle çözmesi gerekir.

Sizin de zaman zaman vurguladığınız gibi bu sürece Hamas'ın da dahil edilmesi ve siyasi sorumluluğa Hamas'ın katılması zannediyorum ki şüphesiz bir gerekliliktir. Bu yapılmadığı takdirde, bölgedeki radikal unsurların güç kazanacağı endişesindeyiz.

13 Kasım 2007'de bizim Meclisimizde yaptığınız konuşmada da vurguladığınız gibi bölgeye demokrasinin getirilmesi, bu gayretlerin sonucunda varılması gereken çok önemli bir hedeftir. Onun için TBMM olarak biz üzerimize düşen her görevi yerine getirmeye hazırız. Kalıcı bir barış sağlansın, huzur tesis edilsin, İsrail ve Filistin, 1976 sınırları içinde varlıklarını sürdürsünler ve insanlar artık acı çekmesin istiyoruz.''

''TÜRK DİPLOMASİSİNİN HAREKETLİLİĞİNİ VE ETKİNLİĞİNİ GÖRDÜK''

Filistin Devlet Bakanı Mahmut Abbas'ta yaptığı konuşmada, bir kez daha dost ve kardeş Türkiye'de bulunmaktan mutluluk duyduğunu ifade ederek, ''Sanki iç meselemizi kendi aramızda konuşur gibi hissediyoruz" dedi.


Abbas konuşmasını şöyle sürdürdü;

"Biz Türk kardeşlerimizin Filistin meselesine yoğun, önemli ve tarihi ilgisini biliyoruz. Bu yüzden bu hedefe ulaşmak için sürekli görüşmeler yapıyoruz; gerek Türkiye, gerek Filistin ve gerekse de değişik yerlerde... Gazze'de yaşanan milli ve ulusal trajedi de binaların yüzde 15'i tahrip edilmiştir."

Bu saldırılarda, Gazze'de bin 300 şehit, 5 binin üzerinde yaralı ve 90 binin üzerinde evsizin olduğunu ifade eden Abbas, "Gazze'de Filistin halkına yapılanlar ancak suç kategorisinde sayılabilir." dedi.

Yaşanan trajedi karşısında ellerinden geldiği kadarıyla insani yardımları bir an önce başlatmaları için bütün dünyayı davet ettiklerini belirten Abbas, konuşmasını şöyle sürdürdü;

"Çünkü orada Filistin halkı sıkıntı yaşamaktadır. Yeniden imar çalışmalarını üstlenip, bunu ne kadar hızlı yapabilirsek insanlar için o kadar iyi olacaktır. Daha sonra hızla uzlaşı sürecinin başlatılması gerekir. Filistinli kardeşler arasında uzlaşının sağlanması gerekir ve bu uzlaşının ardından kuşatmayı getirmeyecek, bizi seçimlere götürecek bir ulusal birlik hükümetin kurulması gerekir. O yüzden bu gayretlerin başarıya ulaşması için elimizden geleni yapıyoruz. Kardeş ülke olarak sizin de elinizden geleni yaptığınızı biliyorum.''


Abbas, daha önce söylediği ''barış gerçekleşmezse savaş olur'' sözünü hatırlatarak, bunu istemediklerini vurguladı. Kuveyt'te yapılan Arap Zirvesi'nde de bunu söylediklerini kaydeden Abbas, ''Bunun için 3 seçeneğimiz var; birinci seçenek savaşsız ve barışsız durumun tekrar dönmesi söz konusu ki biz bunu istemeyiz. İkinci seçenek savaş ki bunu daha önce farklı şekilde yaşadık. Bütün dünyaya, insanlığa bir sonuç getirmiyor. Demek ki barış gerekiyor. Üçüncü seçenek de barış ama uluslararası meşruiyet temellerine dayalı bir barış...'' dedi.

Bütün dünyanın; Arap ve Müslüman halkların geliştirdiği ve 2002'de ilan edilen Arap Birliği İnisiyatifi'ni unutmuş gibi davrandığını belirten Abbas, bu barış planının uluslararası basın kuruluşlarına dağıtıldığını, İsrail medyasında da yayımlandığını söyledi. Bu barış planının hala geçerliliğini sürdürmekte olduğunu, kalıcı ve adaletli barışın tesisi için en uygun temeli teşkil ettiğini ifade eden Abbas, sözlerini şöyle sürdürdü:

''57 Müslüman ülkenin kabul ettiği bu barış planını İsrail ve dünyanın da kabul etmesi lazım. Şimdi top onların elinde. Eğer komşularıyla barış ve huzur ortamında sükunet içinde yaşamak istiyorsa, çaresiz bunu kabul etmek zorundadır. Bu gerçekleşmezse alternatif, radikalizmin yeniden canlanması, şiddet ve terörün baş göstermesidir. Böyle bir durumun sonuçları da meçhuldür. Hepimiz biliyoruz ki yıkıcı bir sonuç getirecek.
Sadece İsrail ve Filistin'e değil, bölgeye ve belki dünyaya yayılacak bir yıkım. Filistin olarak bizim çıkarımız da Arapların tek bir tutum sergilemesindedir. 2008 yılını barış yılı olarak beklerken ve bunun için olağanüstü çabalar sarf ederken, Amerikalılar aracılığıyla Filistin-İsrail görüşmeleri devam ederken, bu görüşmelerin ulaştığı noktada 6 nihai dosyayı kapatamadık maalesef ama bütün dosyaları inceledik ve karşılıklı olarak herkes, diğer tarafın ne beklediğini bilebilir duruma geldi. Fakat, maalesef 2008'in kapanışı, Gazze'de yaşayan Filistin halkının uğradığı acımasız trajediyle sonuçlandı.

Ümitsizliğe teslim olmak istemiyoruz ve barışa davetimizi devam ettireceğiz. Fakat İsrail, bunu iyi anlamalı. Barışa olan niyetini göstermeli.
Ancak, hepimiz görüyoruz ki saldırılar devam ederse, kontrol noktaları ve duvar inşa etmeye devam edilirse, burada hangi niyetten bahsedilebilir? Ben bu niyetleri tanımlamak istemiyorum. Sadece söyleyebileceğim tek şey var; bu da bunların barışa yakın olmadığıdır, çok uzak olduğudur.''

-''OBAMA'NIN GELİŞİ FIRSAT OLARAK GÖRÜYORUZ''-
Abbas, önlerinde yapılacak çok iş olduğunu belirterek, ''Önce iç uzlaşmayı tamamlayacağız, hükümeti kuracağız ve bu bizi seçimlere götürecek.

Araplar arasındaki ihtilafların bittiği dönemi de özlüyoruz ki onlar da Filistin meselesine eğilebilsin. Bundan sonra barışı konuşabilir bir duruma gelmiş olacağız ki uluslararası katkıyla sağlanacak bu barış için Obama'nın gelişini fırsat olarak görüyoruz. Fırsat diyorum daha fazlasını söylemiyorum ama onlarla birlikte ve planların detayları üzerinde çalışabileceğiz diye inanıyoruz'' diye konuştu.

Türkiye'nin, sorunların çözümünde temel ve etkili bir rolü olduğunu gördüklerini, bunu en belirgin olarak Gazze olaylarından sonra gördüklerini anlatan Abbas, ''Bütün Türk diplomasisi en hareketli günlerini yaşamıştır. Sayın Cumhurbaşkanı Gül'den tutun Başbakan'a kadar, Dışişleri Bakanı'ndan bütün Türk diplomasisinin hareketliliğini ve etkinliğini gördük. Son 1 ay içinde Sayın Cumhurbaşkanı ve Başbakan ile görüştüm, şimdi yine buradayım. Bu, Türkiye'nin ilgisini göstermektedir. Bu ilginin devamını ümit ediyoruz'' dedi.

Arap Barış Planı'nı Toptan'a veren Abbas, sözlerini şöyle tamamladı:

''Gördüğümüz kadarıyla önümüzde artık tek fırsat kaldı: Arap Barış Planı.

İsrail bunu kabul etmezse artık ne olacak bilmiyorum. Çünkü bu plan, Golan tepeleri, 67 topraklarından ve Lübnan'ın Şeba eteklerinden çekilmeyi öngörüyor. Çünkü bu bizim hakkımız ve İsrail'in sorumluluğudur. 1968'den beri yapması gereken iş... Ama İsrail'in bir yandan işgale devam etmesi, bir yandan da barışa davet etmesi, kabul edilemez bir büyük çelişkidir.''