2013-12-16 - 10:42
TBMM Genel Kurulu'nda, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı ve bağlı kurumların 2014 yılı bütçeleri kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı'nın 2014 yılı bütçelerinin görüşülmesine başlandı.
Genel Kurul'da, bu 3 bakanlığa bağlı, TAPDK, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu ve Türkiye Halk Sağlığı Kurumu'nun 2014 yılı bütçeleri de ele alınıyor.
Öğleden sonraki turda da Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı'nın bütçeleri görüşülecek.
Genel Kurul'da, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı'nın 2014 yılı bütçelerinin görüşülmesi sürüyor.
MHP Grubu adına söz alan Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, hükümetin tarım politikalarını eleştirerek, AK Parti iktidarları dönemindeki yanlış uygulamalarla çiftçi ve üreticinin yoksulluğa mahkum edildiğini iddia etti.
Durmaz, 11 yıl önce Başbakan'ın, meydanlarda çiftçinin kullandığı mazotun üzerindeki vergileri kaldıracağı sözü verdiğini savunarak, Türk çiftçisinin, Başbakan'dan bu sözünü tutmasını beklediğini söyledi. Durmaz, "Sayın Başbakan, bu arada çiftçiye verdiği sözü tutmadı ama başka bir mazotu ucuzlattı, gemiciklerin mazotunu ucuzlattı" dedi.
Bakan Eker'e, bakanlığın bir etkinliğinde bir işadamının konuşmasında, "Benim ismim ineklere aşık iş adamı olarak bilinir, alametifarikam budur. Tarımı köylünün elinden almazsak devrim olmaz. Tarım çiftçiye, köylüye bırakılmamalı" yönündeki ifadelerin doğru olup olmadığını soran Durmaz, şunları söyledi:
"Böyle bir konuşma oldu mu? Eğer bu olduysa sizin bugün burada oturmanız hem bu millete hem bu Meclis'e hem bu iradeye saygısızlıktır Sayın Bakanım. Eğer buna gerekli cevabı vermediyseniz bugün burada ne hakla oturuyorsunuz yani bu söz doğruysa şayet? Bu sayın iş adamının müdahalesinden sonra Mera Kanunu'nda değişiklik yapıldığı şeklinde iddialar var. Bunları bugün burada bütün açıklığıyla cevaplandırmanızı Türk çiftçisi adına istiyorum. Eğer siz bu konuşmada buna tanık oldu ve cevap vermediyseniz bir dakika bile burada durmanız yazıktır, günahtır. Derhal istifa etmenizi bekliyorum. Türk çiftçisi adına bunu sizden istiyorum.
Sayın Bakan, daha önce de söylemiştim. Siz gelmiş geçmiş en başarısız Bakansınız, Diyarbakır kontenjanından burada oturuyorsunuz. Şimdi, Barzani'nin teşrifatçılığını da yaptınız, yerinizi sağlama aldınız ama gün gelecek bunları siz bile taşıyamayacaksınız."
MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel de konuşmasına, bugünkü bütçe görüşmelerinde Genel Kurul salonunda sadece 12 AK Parti milletvekilinin bulunduğunu vurgulayarak, "Burada bulunmaları ve muhalefeti dinleme nezaketi göstermeleri itibarıyla teşekkür ediyorum" dedi.
Demirel, Yüksek Seçim Kurulu'nun bakan adaylarla ilgili kararını hakkaniyetsiz olarak niteleyerek, şöyle devam etti:
"Sayın bakanların siyasi etik adına bütçe görüşmelerinden sonra istifalarını vermeleri gerektiğini, uygun bir tarihte de bir revizyonun yapılacağını düşünüyorum. Türk milleti adına buna inanmak istiyorum. İşte o zaman, umuyorum, yine bir kadın bakanımız olur çünkü bir önceki hükümette 2, bu hükümette 1 kadın bakana sahip olduk, inşallah bundan sonrakinde de bir bakanımız olur."
BDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy da Türkiye'de hayvancılık sektöründe yaşanan sorunların en büyük nedenlerinden birtanesinin son 30 yıldır bölgede devam eden çatışmalı ortam olduğunu, bu çatışma sürecinin bölge ekonomisini çok ciddi boyutlarda sarstığını iddia etti.
Yine mera ve yayla yasaklarının da bölgede tarım ve hayvancılığı durma noktasına getirdiğini ileri süren Aksoy, binlerce hektar mera ve yaylanın güvenlik gerekçesiyle yasaklandığını ve yasakların birçok yerde hala devam ettiğini söyledi.
Aksoy, hükümetin, mayınların temizlenmesi için gerekli kaynağı 2014 yılı bütçesine koyması, temizlenecek bu arazilerin de yöre halkına tarımsal üretim için tahsis edilmesi gerektiğini kaydetti.
Bu arada bazı kadın milletvekilleri, 2014 Bütçesi'nin görüşülmesi sırasında, Genel Kurul salonunda yaşanan tartışmalardaki dil, üslup ve küfrü, kırmızı fular takarak protesto etti.
Genel Kurul'da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin de AK Parti'li milletvekilleri tarafından verilen kırmızı fuları taktı.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Türkiye'nin tarımsal hasılada 2008'den beri Avrupa birincisi, dünya yedincisi olduğunu söyledi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın 2014 yılı bütçelerinin TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesine devam ediliyor.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Erdoğan, iktidarlarından önce itibarı yıpratılmış, ekonomi içinde "kara delik" diye tabir edilen, üvey evlat muamelesi gören Türk tarımı ve çiftçisi olduğunu ifade etti.
AK Parti iktidarından önce çiftçilerin haciz kıskacında olduğunu savunan Erdoğan, AK Parti iktidarında çiftçiye 52 yeni destek sağlandığını belirtti.
MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, sataşma gerekçesiyle söz alarak, buğdayın tonunun 2002'de 400-500 lirayken, aradan geçen 10 yıla rağmen günümüzde 500-600 lira civarında olduğunu, ayçiçeğin fiyatının geçen yıl 1.5 lirayken bu yıl 1.1 lira olduğunu, yemin torba fiyatının da 2002'de 6.5 lirayken günümüzde 48 lira olduğunu söyledi. Bal, "Aradaki fark, bu hükümetin çiftçinin cebinden yaptığı soygundur" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın ise 2002 yılında 23.7 milyar lira olarak devraldıkları tarımsal hasılayı 3 kat artırarak 62 milyar dolara çıkardıklarının altını çizerek, Türkiye'nin 2008'de tarımsal hasılada Avrupa birincisi, dünya yedincisi olduğunu kaydetti.
Tarım ihracatının AK Parti iktidarında 4 kat artarak, 16 milyar dolara çıktığını dile getiren Aydın, tarımda kişi başı milli gelirin de bin 64 dolardan 3 bin 591 dolara yükseldiğini vurguladı.
AK Parti Denizli Milletvekili Nurcan Dalbudak ise Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesi üzerinde konuşarak, kadın istihdamının önemine ve bu yönde atılan adımlara değindi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Azize Sibel Gönül ise bütçe görüşmelerinde ve 24. dönemin tüm yasama yıllarında TBMM'ye yakışmayacak ifadeler ve şiddet kullanıldığına şahit olduklarını ifade ederek, "Bunlar bizi gerçekten çok üzdü. Hem siyasete hem Meclis'e yakışmayan bu tür ifadelerin, davranışların yeni yılda bırakılmasını temenni ediyorum" dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara da konuşmalara atıfta bulunarak, "Bize bakarsak, bütün konuşmalarımızda 'En iyisini biz yaptık, bizden iyi yapan yok'. Muhalefetin konuşmaları 'Katiyen bir şey yapmadınız. Soydunuz, soğana çevirdiniz. Allah sizi yok etsin' tarzında" dedi.
İncekara, Temel'in bir lokantada dedesinden kalan hesabı ödediğine dair fıkra anlatmasına tepki gösteren MHP'lilere, bugün Meclis'te edilen küfürlere tepki olarak taktıkları kırmızı şalı göstererek, "Kırmızı şal değil, kırmızı battaniye örtünsek bir faydası yok. Sözlü saldırıya muhatabız" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, hayatı boyunca küfretmediğini belirterek, "Bana kaşkol göstererek küfrettiğim anlamı çıkaran İncekara'yı kınıyorum. Önce kendi partilerinde küfürler sarf eden kişiler için ellerini kaldırmayı becerebilseler bunlar olmayacaktı" dedi.
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, sahte kanser ilacından ölenlerin sayısının 5 bin olduğunu iddia etti.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın 2014 bütçelerinin görüşmeleri TBMM Genel Kurulu'nda devam ediyor.
CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer, narenciye üreticilerinin sorunlarına değinerek, üreticinin ürününü satamadığını söyledi. Üretim fazlalığından dolayı narenciyenin fiyatının 30-40 kuruş olduğunu ifade eden Seçer, ihracatın desteklenmesini istedi.
Seçer, "okul sütü" projesini örnek göstererek, "Neden okul narenciyesi projesi olmasın? Slogan da hazır; 'Sağlığımı düşünüyorum, narenciye tüketiyorum'. Böyle bir projeyi hayata geçirebilirsiniz" dedi.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Sağlık Bakanlığı bütçesinin yüzde 9'unun yatırıma ayrıldığını, geri kalan kısmın personel ile mal ve hizmet giderlerine harcandığını belirtti. Vatandaştan katkı payı alınmasını ve telefon ücretiyle hastane randevusu alınmasını da eleştirerek, "Katkı payı verilmezse sağlık hizmeti verilmiyor" dedi.
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ise bütün ülkelerin katkı payı aldığını, ancak 10 çeşit katılım payının hepsinin alındığı tek ülkenin Türkiye olduğunu savundu.
Hükümetin, ilaç fiyatlarını baskılamak için 8 yöntemin 8'ini birden uyguladığını da ifade eden Özel, "Bir de dokuzuncusunu icat etmişsiniz, kur baskısı. Kurda 'Deli Dumrul' paritesi" dedi.
Özel, nişasta ve tuz konularak kanser ilacı üretildiğini daha önce iddia ettiğini ve bu konuda soru önergesi verdiğini anımsatarak, "Geçtiğimiz günlerde yapılan bir operasyonla 70'e yakın kişi gözaltına alındı. Daha ilk gün 96 hasta 'Benim annem, babam bu ilaç yüzünden ölmüş olabilir' diye gitti. Gerçek rakamın 5 bin olduğunu iddia ediyorum. İddialarım iki sene önceki gibi bugün de kanıtlanacaktır" diye konuştu.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nu tren yolcusuna benzeten Özel, "Tren giderken dışarı bakıyorsunuz, 'ne kadar hızlı gidiyorum' diyorsunuz. Hepimiz aynı trenin içindeyiz. 'İyi yere geldik' diyorsunuz. Çağın kendisi treni bir yere götürüyor olabilir" dedi.
Özel, istasyonlarda görev yapan hareket memurlarının giydiği şapka ile kullandığı "dur" ve "geç" işaretini çantasından çıkararak, iktidar sıralarına "Geldiğiniz durak son duraktır" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın ise Özel'in bu hareketine, "Burası şov yapılacak yer değil" diye karşılık verdi.
AK Parti Bursa Milletvekili Bedrettin Yıldırım, "Milletimizden kırmızı kart görenlerin burada bize kırmızı kart göstermesi beyhude. Kırmızı kartı inşallah 30 Mart'ta göreceksiniz" ifadesini kullandı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, makamında milletvekillerinin zehirlendiğine yönelik iddiaya itiraz ederek, " Benim makamımda kimse zehirlenmiş falan değil. Bu yanlış bir bilgi" dedi.
Eker, bakanlığının 2014 yılı bütçesinin görüşülmesi sırasında yaptığı konuşmada, tarım sektörünün hükümetlerinin icraatlarıyla 1960 yılından bu yana ilk defa son 10 yılın 9 yılında pozitif büyüme göstererek, en istikrarlı dönemine ulaştığını kaydetti.
Sektörün 62 milyar dolar toplam tarım hasılasına ve 3 bin 591 dolar kişi başı gelire sahip güçlü bir konuma geldiğini ifade eden Eker, 10 yıl önce tarımsal hasıla itibariyle tarım sektörünün dünyada onbirinci, Avrupa'da dördüncü sırada olduğunu, 2008'den bugüne kadarda dünyada yedinci, Avrupa'da ise birinci sıradaki konumunu koruduğunu söyledi.
Eker, Türkiye'nin 2002 yılında 161 ülkeye bin 480 gıda maddesi, tarım ürünü ihraç ederken, bugün bu ra 188 ülke ve bin 663 ürün ihracatına çıktığını belirterek, ülkenin sanayisinin de tekstilinin de büyüdüğünü kaydetti.
Hükümetleri döneminde Türkiye'nin buğday ihracatında dünyada birinci ve ikinci olduğunu ifade eden Eker, Türk tarımının da dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi desteklendiğini, devraldıklarından bugüne kadar destekleri 5 kat artırdıklarını bildirdi.
Eker, konuşması sırasında muhalefetin sıralarından gelen itirazlar üzerine, elindeki Dünya Bankası Başkanı'na gönderilen ve bazı desteklerin kaldırılacağına ilişkin mektubu göstererek, kimyevi gübre desteğinin, doğal afetlerden zarar gören çiftçilere verilen tohumluk yardımı ve kredi borçlarının ertelenmesi uygulamasının, veteriner ilaç desteğinin, tarımda kullanılan elektrik desteğinin 2002 yılında kaldırıldığını anımsattı. Eker, "Bunların kaldırıldığı, kaldırılacağına ilişkin Dünya Bankası Başbakanı'na yazılan mektup. Altında kaç tane bakanın imzası var, burada" dedi.
Desteği kimin kaldırıldığını, kimin yeniden getirdiğinin bu milletin bildiğini ifade eden Eker, "Muhale ciddiyet ister, çalışmak ister, gayret ister. Çalışın, gayret edin. Beni eleştirin, tenkit edin başım üstüne. Doğru şekilde ortaya koyun ben o yanlışları, olabilecek olan bütün yanlışları düzeltmeye hazırım. Ama tamamen muhalefet edeceğiz diye kalkıp 3 milyarlık şeyi 9 milyar anlatınca, 'yok şu destek kalktı, bu destek geldi' dediğinizde doğru değil" şeklinde konuştu.
Bitkisel üretimde uyguladıkları ve Ar-Ge politikalarıyla verdikleri desteklerle 2013 yılında Cumhuriyet tarihinin üretim rekorlarının kırıldığını vurgulayan Eker, buğday üretiminin 22 milyon tona, mısır üretiminin 5.9 milyon tona, çeltik üretiminin 900 bin tona, ayçiçeği üretiminin 1 milyon 500 bin tona çıktığını söyledi.
Meyve üretiminin 13 milyon tondan 18 milyon tona, sebze üretiminin ise 25 milyon tondan 28 milyon tona ulaştığını belirten Eker, şunları söyledi:
"Eğer iddia edildiği gibi tarım sektörü bitmiş olsaydı bu kadar ürün, üretim rekoru kırılabilir miydi? Bizim mücadelemiz şahıslarla değil, bizim mücade zihniyetle, verimsizlikle, yoksullukla, fukaralıkla. Biz bunu sürekli yenmeye, olumsuz tabloyu değiştirmeye, geliştirmeye çalışıyoruz. Hep bunun gayreti içinde olduk ve verimliliği de artırdık. Bugün 8 milyon hektar alandan biz 22 milyon ton buğday alabiliyoruz."
Muhalefetin tutumunu eleştiren Eker, Türkiye'de arazi parçalanmasının tarımda önemli bir sorun olduğuna işaret ederek, "Gelin 'Miras Yasası'nı birlikte değiştirelim' deyin, birlikte sizinle birlikte mücadele edelim" dedi.
Eker, tohum gen bankası kurduklarını, havza bazlı üretim modeliyle uydulardan parsel tanımlama sistemine entegre edilerek, doğru ürünlerin doğru yerlerde doğru miktarda üretilmesi projesini 2014 yılı içinde başlatacaklarını söyledi.
Bakan Eker'in konuşması sırasında sık sık muhalefet sıralarından itiraz ve "istifa etmesi" yönünde çağrılar geldi.
Bunun üzerine Eker, "Siz istifa edersiniz, siz. Millet size istifa ettirir zaten merak etmeyin" karşılığını verdi.
"Bizimle Türk milleti gurur duyuyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, bu memlekette yaşayan herkes Türk'te, Kürt'te, Arap'ta, Çerkez'de, Laz 'da hepsi bizimle gurur duyuyor. Siz merak etmeyin" dedi.
Bakan Eker'in konuşmasının ardından MHP Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz sataşmadan dolayı söz alarak, şunları söyledi:
"Sayın bakan ne zaman buraya çıksanız yalan yanlış rakamlarla milleti kandırıyorsunuz. Sizde bize 'desteksiz' dediniz. Aynı şey. Türk çiftçisini, köylüsünü yağmacı olmakla suçlayan işadamıyla bir toplantıya katıldınız mı? Siz köylünün, çifçinin alınteriyle o makamda oturuyorsunuz . Buna cevap vermek zorundasınız. Bakanlığınızın adı 'gıda' ile başlıyor. Sizi ziyarete gelen 2 milletvekili bakanlığınızda yediği yemekten zehirleniyor. Siz halkın gıda güvenliğini sağlayacaksınız, misafirinizin gıda güvenliğini kendi bakanlığınızda sağlayamıyorsunuz.
Geçtiğimiz günlerde eğitim yayın dairesi Antalya'da bir toplantı yapıyor. Antalya'daki toplantıda çiftçinin parasıyla dansöz oynatılıyor. Bakanlık yetkilisi 'toplantı bizimdi ama dansöz otelin' diyor. Bari kendiniz buradan götürseydiniz. Bunlara cevap vereceksiniz. Türk köylüsü, çiftçisi bunun cevaplarını bekliyor. Rakamları çarpıtmayın. Buğdayın fiyatını hesaplamayı bilmeyen, 7 yıldır işin başında olan bir bakansınız. Size ne diyelim? Allah akıl fikir versin."
Bunun üzerine Eker de sataşmadan dolayı söz isteyerek, kendisine yönelik "yalancı" ifadesini aynen iade ettiğini belirterek, şunları söyledi:
"Görevde bulunduğum süre içerisinde sorulmuş olan bütün sorulara cevap verdim. Bundan sonra da cevap veririm. Söylediğiniz sorular yalan yanlış duyduğunuz, aktardığınız, size aktarılmış bir şeyler. Ben bir başkasının avukatı değilim. İlgili kişinin söylediği kendi görüşüdür. Soruyu doğru dürüst sorarsanız, doğru dürüst bunun cevabını veririm. Millete veremeyeceğimiz, yüce parlamentoya veremeyeceğimiz hiçbir hesap yok. Hepsi doğru. Benim makamımda kimse zehirlenmiş falan değil. Bu da yanlış bir bilgi, gerçek bir bilgi değil. Dansöz meselesi dediğiniz şeyde gerçek değil. Bizimle, bakanlıkla hiçbir ilişkisi yok."
Daha sonra TBMM Başkanvekili birleşime ara verdi. Aranın ardından MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in kendisine yönelik eleştirilerde kullanılan ifadelerden bahsederken kadın milletvekillerinin genel kuruldaki üsluba yönelik tepki eylemleriyle bağlantı kurmasının yanlış olduğunu belirterek, Eker'in özür dilemesini istedi.
Bakan Eker, hayatı boyunca hiçbir zaman kategorik düşünmediğini, bir kitleyi toptan hedef almadığını ifade etti. Sözleriyle kendisine yalancı diyen milletvekillini kast ettiğini, bir grubu hedef almadığını belirten Eker, milletvekilinin yerinden, kendisine yönelik sürekli yalancı diye hitap etmesinden bülük üzüntü duyduğunu belirtti.
Vural'ın, Eker'in özür dilemesi yönündeki ısrarı milletvekilleri arasında tartışmalara neden oldu.
Meclis Başkanvekili Bahçekapılı ise Bakan Eker'in sözlerinin kadın milletvekillerinin eylemiyle ilgisi olmadığını söylediğini belirterek, tartışmayı sona erdirdi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Genel Kurul'da, bu 3 bakanlığa bağlı, TAPDK, Türkiye Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü, Türkiye İlaç ve Tıbbi Cihaz Kurumu, Türkiye Kamu Hastaneleri Kurumu ve Türkiye Halk Sağlığı Kurumu'nun 2014 yılı bütçeleri de ele alınıyor.
Öğleden sonraki turda da Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile Milli Savunma Bakanlığı'nın bütçeleri görüşülecek.
Genel Kurul'da, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı'nın 2014 yılı bütçelerinin görüşülmesi sürüyor.
MHP Grubu adına söz alan Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz, hükümetin tarım politikalarını eleştirerek, AK Parti iktidarları dönemindeki yanlış uygulamalarla çiftçi ve üreticinin yoksulluğa mahkum edildiğini iddia etti.
Durmaz, 11 yıl önce Başbakan'ın, meydanlarda çiftçinin kullandığı mazotun üzerindeki vergileri kaldıracağı sözü verdiğini savunarak, Türk çiftçisinin, Başbakan'dan bu sözünü tutmasını beklediğini söyledi. Durmaz, "Sayın Başbakan, bu arada çiftçiye verdiği sözü tutmadı ama başka bir mazotu ucuzlattı, gemiciklerin mazotunu ucuzlattı" dedi.
Bakan Eker'e, bakanlığın bir etkinliğinde bir işadamının konuşmasında, "Benim ismim ineklere aşık iş adamı olarak bilinir, alametifarikam budur. Tarımı köylünün elinden almazsak devrim olmaz. Tarım çiftçiye, köylüye bırakılmamalı" yönündeki ifadelerin doğru olup olmadığını soran Durmaz, şunları söyledi:
"Böyle bir konuşma oldu mu? Eğer bu olduysa sizin bugün burada oturmanız hem bu millete hem bu Meclis'e hem bu iradeye saygısızlıktır Sayın Bakanım. Eğer buna gerekli cevabı vermediyseniz bugün burada ne hakla oturuyorsunuz yani bu söz doğruysa şayet? Bu sayın iş adamının müdahalesinden sonra Mera Kanunu'nda değişiklik yapıldığı şeklinde iddialar var. Bunları bugün burada bütün açıklığıyla cevaplandırmanızı Türk çiftçisi adına istiyorum. Eğer siz bu konuşmada buna tanık oldu ve cevap vermediyseniz bir dakika bile burada durmanız yazıktır, günahtır. Derhal istifa etmenizi bekliyorum. Türk çiftçisi adına bunu sizden istiyorum.
Sayın Bakan, daha önce de söylemiştim. Siz gelmiş geçmiş en başarısız Bakansınız, Diyarbakır kontenjanından burada oturuyorsunuz. Şimdi, Barzani'nin teşrifatçılığını da yaptınız, yerinizi sağlama aldınız ama gün gelecek bunları siz bile taşıyamayacaksınız."
MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel de konuşmasına, bugünkü bütçe görüşmelerinde Genel Kurul salonunda sadece 12 AK Parti milletvekilinin bulunduğunu vurgulayarak, "Burada bulunmaları ve muhalefeti dinleme nezaketi göstermeleri itibarıyla teşekkür ediyorum" dedi.
Demirel, Yüksek Seçim Kurulu'nun bakan adaylarla ilgili kararını hakkaniyetsiz olarak niteleyerek, şöyle devam etti:
"Sayın bakanların siyasi etik adına bütçe görüşmelerinden sonra istifalarını vermeleri gerektiğini, uygun bir tarihte de bir revizyonun yapılacağını düşünüyorum. Türk milleti adına buna inanmak istiyorum. İşte o zaman, umuyorum, yine bir kadın bakanımız olur çünkü bir önceki hükümette 2, bu hükümette 1 kadın bakana sahip olduk, inşallah bundan sonrakinde de bir bakanımız olur."
BDP Ağrı Milletvekili Halil Aksoy da Türkiye'de hayvancılık sektöründe yaşanan sorunların en büyük nedenlerinden birtanesinin son 30 yıldır bölgede devam eden çatışmalı ortam olduğunu, bu çatışma sürecinin bölge ekonomisini çok ciddi boyutlarda sarstığını iddia etti.
Yine mera ve yayla yasaklarının da bölgede tarım ve hayvancılığı durma noktasına getirdiğini ileri süren Aksoy, binlerce hektar mera ve yaylanın güvenlik gerekçesiyle yasaklandığını ve yasakların birçok yerde hala devam ettiğini söyledi.
Aksoy, hükümetin, mayınların temizlenmesi için gerekli kaynağı 2014 yılı bütçesine koyması, temizlenecek bu arazilerin de yöre halkına tarımsal üretim için tahsis edilmesi gerektiğini kaydetti.
Bu arada bazı kadın milletvekilleri, 2014 Bütçesi'nin görüşülmesi sırasında, Genel Kurul salonunda yaşanan tartışmalardaki dil, üslup ve küfrü, kırmızı fular takarak protesto etti.
Genel Kurul'da Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin de AK Parti'li milletvekilleri tarafından verilen kırmızı fuları taktı.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, Türkiye'nin tarımsal hasılada 2008'den beri Avrupa birincisi, dünya yedincisi olduğunu söyledi.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın 2014 yılı bütçelerinin TBMM Genel Kurulu'nda görüşülmesine devam ediliyor.
AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Erdoğan, iktidarlarından önce itibarı yıpratılmış, ekonomi içinde "kara delik" diye tabir edilen, üvey evlat muamelesi gören Türk tarımı ve çiftçisi olduğunu ifade etti.
AK Parti iktidarından önce çiftçilerin haciz kıskacında olduğunu savunan Erdoğan, AK Parti iktidarında çiftçiye 52 yeni destek sağlandığını belirtti.
MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, sataşma gerekçesiyle söz alarak, buğdayın tonunun 2002'de 400-500 lirayken, aradan geçen 10 yıla rağmen günümüzde 500-600 lira civarında olduğunu, ayçiçeğin fiyatının geçen yıl 1.5 lirayken bu yıl 1.1 lira olduğunu, yemin torba fiyatının da 2002'de 6.5 lirayken günümüzde 48 lira olduğunu söyledi. Bal, "Aradaki fark, bu hükümetin çiftçinin cebinden yaptığı soygundur" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın ise 2002 yılında 23.7 milyar lira olarak devraldıkları tarımsal hasılayı 3 kat artırarak 62 milyar dolara çıkardıklarının altını çizerek, Türkiye'nin 2008'de tarımsal hasılada Avrupa birincisi, dünya yedincisi olduğunu kaydetti.
Tarım ihracatının AK Parti iktidarında 4 kat artarak, 16 milyar dolara çıktığını dile getiren Aydın, tarımda kişi başı milli gelirin de bin 64 dolardan 3 bin 591 dolara yükseldiğini vurguladı.
AK Parti Denizli Milletvekili Nurcan Dalbudak ise Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı bütçesi üzerinde konuşarak, kadın istihdamının önemine ve bu yönde atılan adımlara değindi.
AK Parti Kocaeli Milletvekili ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Azize Sibel Gönül ise bütçe görüşmelerinde ve 24. dönemin tüm yasama yıllarında TBMM'ye yakışmayacak ifadeler ve şiddet kullanıldığına şahit olduklarını ifade ederek, "Bunlar bizi gerçekten çok üzdü. Hem siyasete hem Meclis'e yakışmayan bu tür ifadelerin, davranışların yeni yılda bırakılmasını temenni ediyorum" dedi.
AK Parti İstanbul Milletvekili Halide İncekara da konuşmalara atıfta bulunarak, "Bize bakarsak, bütün konuşmalarımızda 'En iyisini biz yaptık, bizden iyi yapan yok'. Muhalefetin konuşmaları 'Katiyen bir şey yapmadınız. Soydunuz, soğana çevirdiniz. Allah sizi yok etsin' tarzında" dedi.
İncekara, Temel'in bir lokantada dedesinden kalan hesabı ödediğine dair fıkra anlatmasına tepki gösteren MHP'lilere, bugün Meclis'te edilen küfürlere tepki olarak taktıkları kırmızı şalı göstererek, "Kırmızı şal değil, kırmızı battaniye örtünsek bir faydası yok. Sözlü saldırıya muhatabız" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, hayatı boyunca küfretmediğini belirterek, "Bana kaşkol göstererek küfrettiğim anlamı çıkaran İncekara'yı kınıyorum. Önce kendi partilerinde küfürler sarf eden kişiler için ellerini kaldırmayı becerebilseler bunlar olmayacaktı" dedi.
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel, sahte kanser ilacından ölenlerin sayısının 5 bin olduğunu iddia etti.
Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı ile Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın 2014 bütçelerinin görüşmeleri TBMM Genel Kurulu'nda devam ediyor.
CHP Mersin Milletvekili Vahap Seçer, narenciye üreticilerinin sorunlarına değinerek, üreticinin ürününü satamadığını söyledi. Üretim fazlalığından dolayı narenciyenin fiyatının 30-40 kuruş olduğunu ifade eden Seçer, ihracatın desteklenmesini istedi.
Seçer, "okul sütü" projesini örnek göstererek, "Neden okul narenciyesi projesi olmasın? Slogan da hazır; 'Sağlığımı düşünüyorum, narenciye tüketiyorum'. Böyle bir projeyi hayata geçirebilirsiniz" dedi.
CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Sağlık Bakanlığı bütçesinin yüzde 9'unun yatırıma ayrıldığını, geri kalan kısmın personel ile mal ve hizmet giderlerine harcandığını belirtti. Vatandaştan katkı payı alınmasını ve telefon ücretiyle hastane randevusu alınmasını da eleştirerek, "Katkı payı verilmezse sağlık hizmeti verilmiyor" dedi.
CHP Manisa Milletvekili Özgür Özel ise bütün ülkelerin katkı payı aldığını, ancak 10 çeşit katılım payının hepsinin alındığı tek ülkenin Türkiye olduğunu savundu.
Hükümetin, ilaç fiyatlarını baskılamak için 8 yöntemin 8'ini birden uyguladığını da ifade eden Özel, "Bir de dokuzuncusunu icat etmişsiniz, kur baskısı. Kurda 'Deli Dumrul' paritesi" dedi.
Özel, nişasta ve tuz konularak kanser ilacı üretildiğini daha önce iddia ettiğini ve bu konuda soru önergesi verdiğini anımsatarak, "Geçtiğimiz günlerde yapılan bir operasyonla 70'e yakın kişi gözaltına alındı. Daha ilk gün 96 hasta 'Benim annem, babam bu ilaç yüzünden ölmüş olabilir' diye gitti. Gerçek rakamın 5 bin olduğunu iddia ediyorum. İddialarım iki sene önceki gibi bugün de kanıtlanacaktır" diye konuştu.
Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu'nu tren yolcusuna benzeten Özel, "Tren giderken dışarı bakıyorsunuz, 'ne kadar hızlı gidiyorum' diyorsunuz. Hepimiz aynı trenin içindeyiz. 'İyi yere geldik' diyorsunuz. Çağın kendisi treni bir yere götürüyor olabilir" dedi.
Özel, istasyonlarda görev yapan hareket memurlarının giydiği şapka ile kullandığı "dur" ve "geç" işaretini çantasından çıkararak, iktidar sıralarına "Geldiğiniz durak son duraktır" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın ise Özel'in bu hareketine, "Burası şov yapılacak yer değil" diye karşılık verdi.
AK Parti Bursa Milletvekili Bedrettin Yıldırım, "Milletimizden kırmızı kart görenlerin burada bize kırmızı kart göstermesi beyhude. Kırmızı kartı inşallah 30 Mart'ta göreceksiniz" ifadesini kullandı.
Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, makamında milletvekillerinin zehirlendiğine yönelik iddiaya itiraz ederek, " Benim makamımda kimse zehirlenmiş falan değil. Bu yanlış bir bilgi" dedi.
Eker, bakanlığının 2014 yılı bütçesinin görüşülmesi sırasında yaptığı konuşmada, tarım sektörünün hükümetlerinin icraatlarıyla 1960 yılından bu yana ilk defa son 10 yılın 9 yılında pozitif büyüme göstererek, en istikrarlı dönemine ulaştığını kaydetti.
Sektörün 62 milyar dolar toplam tarım hasılasına ve 3 bin 591 dolar kişi başı gelire sahip güçlü bir konuma geldiğini ifade eden Eker, 10 yıl önce tarımsal hasıla itibariyle tarım sektörünün dünyada onbirinci, Avrupa'da dördüncü sırada olduğunu, 2008'den bugüne kadarda dünyada yedinci, Avrupa'da ise birinci sıradaki konumunu koruduğunu söyledi.
Eker, Türkiye'nin 2002 yılında 161 ülkeye bin 480 gıda maddesi, tarım ürünü ihraç ederken, bugün bu ra 188 ülke ve bin 663 ürün ihracatına çıktığını belirterek, ülkenin sanayisinin de tekstilinin de büyüdüğünü kaydetti.
Hükümetleri döneminde Türkiye'nin buğday ihracatında dünyada birinci ve ikinci olduğunu ifade eden Eker, Türk tarımının da dünyanın pek çok ülkesinde olduğu gibi desteklendiğini, devraldıklarından bugüne kadar destekleri 5 kat artırdıklarını bildirdi.
Eker, konuşması sırasında muhalefetin sıralarından gelen itirazlar üzerine, elindeki Dünya Bankası Başkanı'na gönderilen ve bazı desteklerin kaldırılacağına ilişkin mektubu göstererek, kimyevi gübre desteğinin, doğal afetlerden zarar gören çiftçilere verilen tohumluk yardımı ve kredi borçlarının ertelenmesi uygulamasının, veteriner ilaç desteğinin, tarımda kullanılan elektrik desteğinin 2002 yılında kaldırıldığını anımsattı. Eker, "Bunların kaldırıldığı, kaldırılacağına ilişkin Dünya Bankası Başbakanı'na yazılan mektup. Altında kaç tane bakanın imzası var, burada" dedi.
Desteği kimin kaldırıldığını, kimin yeniden getirdiğinin bu milletin bildiğini ifade eden Eker, "Muhale ciddiyet ister, çalışmak ister, gayret ister. Çalışın, gayret edin. Beni eleştirin, tenkit edin başım üstüne. Doğru şekilde ortaya koyun ben o yanlışları, olabilecek olan bütün yanlışları düzeltmeye hazırım. Ama tamamen muhalefet edeceğiz diye kalkıp 3 milyarlık şeyi 9 milyar anlatınca, 'yok şu destek kalktı, bu destek geldi' dediğinizde doğru değil" şeklinde konuştu.
Bitkisel üretimde uyguladıkları ve Ar-Ge politikalarıyla verdikleri desteklerle 2013 yılında Cumhuriyet tarihinin üretim rekorlarının kırıldığını vurgulayan Eker, buğday üretiminin 22 milyon tona, mısır üretiminin 5.9 milyon tona, çeltik üretiminin 900 bin tona, ayçiçeği üretiminin 1 milyon 500 bin tona çıktığını söyledi.
Meyve üretiminin 13 milyon tondan 18 milyon tona, sebze üretiminin ise 25 milyon tondan 28 milyon tona ulaştığını belirten Eker, şunları söyledi:
"Eğer iddia edildiği gibi tarım sektörü bitmiş olsaydı bu kadar ürün, üretim rekoru kırılabilir miydi? Bizim mücadelemiz şahıslarla değil, bizim mücade zihniyetle, verimsizlikle, yoksullukla, fukaralıkla. Biz bunu sürekli yenmeye, olumsuz tabloyu değiştirmeye, geliştirmeye çalışıyoruz. Hep bunun gayreti içinde olduk ve verimliliği de artırdık. Bugün 8 milyon hektar alandan biz 22 milyon ton buğday alabiliyoruz."
Muhalefetin tutumunu eleştiren Eker, Türkiye'de arazi parçalanmasının tarımda önemli bir sorun olduğuna işaret ederek, "Gelin 'Miras Yasası'nı birlikte değiştirelim' deyin, birlikte sizinle birlikte mücadele edelim" dedi.
Eker, tohum gen bankası kurduklarını, havza bazlı üretim modeliyle uydulardan parsel tanımlama sistemine entegre edilerek, doğru ürünlerin doğru yerlerde doğru miktarda üretilmesi projesini 2014 yılı içinde başlatacaklarını söyledi.
Bakan Eker'in konuşması sırasında sık sık muhalefet sıralarından itiraz ve "istifa etmesi" yönünde çağrılar geldi.
Bunun üzerine Eker, "Siz istifa edersiniz, siz. Millet size istifa ettirir zaten merak etmeyin" karşılığını verdi.
"Bizimle Türk milleti gurur duyuyor. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları, bu memlekette yaşayan herkes Türk'te, Kürt'te, Arap'ta, Çerkez'de, Laz 'da hepsi bizimle gurur duyuyor. Siz merak etmeyin" dedi.
Bakan Eker'in konuşmasının ardından MHP Yozgat Milletvekili Sadir Durmaz sataşmadan dolayı söz alarak, şunları söyledi:
"Sayın bakan ne zaman buraya çıksanız yalan yanlış rakamlarla milleti kandırıyorsunuz. Sizde bize 'desteksiz' dediniz. Aynı şey. Türk çiftçisini, köylüsünü yağmacı olmakla suçlayan işadamıyla bir toplantıya katıldınız mı? Siz köylünün, çifçinin alınteriyle o makamda oturuyorsunuz . Buna cevap vermek zorundasınız. Bakanlığınızın adı 'gıda' ile başlıyor. Sizi ziyarete gelen 2 milletvekili bakanlığınızda yediği yemekten zehirleniyor. Siz halkın gıda güvenliğini sağlayacaksınız, misafirinizin gıda güvenliğini kendi bakanlığınızda sağlayamıyorsunuz.
Geçtiğimiz günlerde eğitim yayın dairesi Antalya'da bir toplantı yapıyor. Antalya'daki toplantıda çiftçinin parasıyla dansöz oynatılıyor. Bakanlık yetkilisi 'toplantı bizimdi ama dansöz otelin' diyor. Bari kendiniz buradan götürseydiniz. Bunlara cevap vereceksiniz. Türk köylüsü, çiftçisi bunun cevaplarını bekliyor. Rakamları çarpıtmayın. Buğdayın fiyatını hesaplamayı bilmeyen, 7 yıldır işin başında olan bir bakansınız. Size ne diyelim? Allah akıl fikir versin."
Bunun üzerine Eker de sataşmadan dolayı söz isteyerek, kendisine yönelik "yalancı" ifadesini aynen iade ettiğini belirterek, şunları söyledi:
"Görevde bulunduğum süre içerisinde sorulmuş olan bütün sorulara cevap verdim. Bundan sonra da cevap veririm. Söylediğiniz sorular yalan yanlış duyduğunuz, aktardığınız, size aktarılmış bir şeyler. Ben bir başkasının avukatı değilim. İlgili kişinin söylediği kendi görüşüdür. Soruyu doğru dürüst sorarsanız, doğru dürüst bunun cevabını veririm. Millete veremeyeceğimiz, yüce parlamentoya veremeyeceğimiz hiçbir hesap yok. Hepsi doğru. Benim makamımda kimse zehirlenmiş falan değil. Bu da yanlış bir bilgi, gerçek bir bilgi değil. Dansöz meselesi dediğiniz şeyde gerçek değil. Bizimle, bakanlıkla hiçbir ilişkisi yok."
Daha sonra TBMM Başkanvekili birleşime ara verdi. Aranın ardından MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker'in kendisine yönelik eleştirilerde kullanılan ifadelerden bahsederken kadın milletvekillerinin genel kuruldaki üsluba yönelik tepki eylemleriyle bağlantı kurmasının yanlış olduğunu belirterek, Eker'in özür dilemesini istedi.
Bakan Eker, hayatı boyunca hiçbir zaman kategorik düşünmediğini, bir kitleyi toptan hedef almadığını ifade etti. Sözleriyle kendisine yalancı diyen milletvekillini kast ettiğini, bir grubu hedef almadığını belirten Eker, milletvekilinin yerinden, kendisine yönelik sürekli yalancı diye hitap etmesinden bülük üzüntü duyduğunu belirtti.
Vural'ın, Eker'in özür dilemesi yönündeki ısrarı milletvekilleri arasında tartışmalara neden oldu.
Meclis Başkanvekili Bahçekapılı ise Bakan Eker'in sözlerinin kadın milletvekillerinin eylemiyle ilgisi olmadığını söylediğini belirterek, tartışmayı sona erdirdi.
***HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
