2011-02-03 - 17:30
TBMM Genel Kurulu Başkanvekili Nevzat Pakdil başkanlığında toplandı. Pakdil milletvekillerine gündemdışı söz verdi. Grup önerilerinin görüşmelerinin tamamlanmasından sonra Genel Kurulda
''Torba Tasarı''nın görüşmelerine geçildi.
BDP Muş Milletvekili Nuri Yaman'ın ''Kürt
özgürlük hareketinin lideri Sayın Öcalan...'' sözleri, TBMM Genel Kurulunda
tartışma yaşanmasına neden oldu.
MHP'nin, ''korucuların sorunlarıyla'' ilgili araştırma önergesinin bugün
görüşülmesini içeren grup önerisi üzerinde söz alan BDP Muş Milletvekili Yaman,
''Kürdü Kürde kırdırma amacıyla oluşturulan koruculuk sistemi hala dayatma
biçiminde bu ülkede sürdürülmeye çalışılıyor'' dedi.
Yaman'ın, ''Şu anda Kürt özgürlük hareketinin lideri bulunan Sayın Öcalan
dahi bu örgütün bir an önce kaldırılmasını istiyor'' şeklindeki sözleri üzerine,
TBMM Başkanvekil Nevzat Pakdil, Yaman'ı, ''Lütfen konuşmalarımıza dikkat edelim''
diyerek uyardı.
Bazı milletvekilleri de Yaman'a tepki gösterdi.
Yaman da ''Benim kime 'Sayın' diyeceğimi, kime 'Sayın' demeyeceğimi siz
tespit edemezsiniz. Ben devlet adamlığı yaptım, devlet adamlığını halkım için
yaptım. İlgili yasalara uyarak yaptım, sizler gibi birilerinin ağzına bakarak
yapmadım'' diye konuştu.
Yaman, kürsüden ayrılırken gösterilen tepkiler üzerine ''Kime saygı
duyacağıma kime duymayacağıma ben karar veririm'' diyerek sözlerini sürdürdü.
TBMM Başkanvekili Pakdil, Yaman'ın konuşmasına atfen, ''Etnik kimlerle
kimleri kastettiğiniz bellidir. Onlara sevgi, saygı duyabilirsiniz, o farklı bir
şeydir ama Osmanlı döneminden itibaren halkların birbirine düşman ilan edilmesi
ifadenizi şahsen kabul etmiyorum. Hamidiye Alayları çok farklı bir olaydır. Sizin
zihninizde farklı bir yere oturmuş olabilir. Hamidiye Alayları ülkeyi bölmek
isteyen unsurlara karşı kurulmuştur'' açıklamasını yaptı.
Yaman'ın sözleri üzerine MHP, CHP ve AK Parti grup başkanvekilleri
yerlerinden söz aldı.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, milletvekillerinin ettikleri yemini
hatırlaması gerektiğini söyledi.
PKK'nın milleti bölmek isteyen bir terör örgütü olduğunu belirten Vural,
şunları söyledi:
''PKK, başta Doğu ve Güney Doğu'da Kürt kökenli kardeşlerimizi öldürmüş
bir terör örgütüdür. Dolayısıyla Kürt kökenli vatandaşlarımızın hiç bir zaman
temsilcisi olmamıştır. Onlara ihanet etmiş bir terör örgütüdür. Bir terör
örgütünün burada bir takım sıfatlarla anılmasını bu millete hakaret kabul
ediyorum. Bir terör örgütünü 'bir özgürlük hareketi' olarak nitelendirme, terör
sorunu görmemek demektir. Bu sözlerin Meclisin mehabetine uygun olmadığını ve bir
milletvekilinin de sıfatına yakıştırmadığımı ifade etmek istiyorum.''
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç da Yaman'ın TBMM'nin saygınlığına
ve kardeşlik bağlarına uygun olmayan cümleler sarf ettiğini belirtti.
Kürtler ve Türklerin, Aleviler ve Sunnilerin bu coğrafyada ''bir millet''
olduğunu vurgulayan Kılıç, ''PKK adındaki örgüt milletimizin milli birliğine,
maneviyatına, kardeşlik bağlarına; bölücülük hissiyatıyla saldıran bir terör
örgütüdür'' diye konuştu. Kılıç, şöyle devam etti:
''Buradaki kardeşlik bağlarından söz etmek isteyenlerin her şeyden evvel
teröre terör, teröriste terörist, terörizmi de terörizm olarak adlandırmaları
kaçınılmazdır. Terörü, teröristi överek, meşru göstermeye çalışmakla kardeşlik
türkülerinin bestelenebilmesi hiç bir şekilde bu çatı altında mümkün
olamayacaktır. Milletimizin hassas duygularını istismar ederek terörü, terörizmi,
teröristi bu kürsüden meşrulaştırmaya çalışmanın ve sözlerine aracılık etme
çabalarının milli birliğimizle, kardeşlik hissiyatımızla hiç bir zaman alakası
olmamıştır, olamayacaktır.
Ettiğimiz yeminin haysiyetine sahip çıkmak hepimizin görevidir. Bizi
birbirimize düşürecek kardeşlik bağlarını tarumar edecek ve insanlarımızı
incitecek söylemlerden kaçınılırsa şayet, bu hepimizin esenliği, huzuru ve
güvenliği için önemli tercih olacaktır.''
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de ''Az önce yaşadıklarımız 9 yıllık
milletvekilliğimde hayatımın en üzüntülü günüdür diye düşünüyorum'' dedi.
''Hiç bir siyaset, politika, hiç bir oy hesabı bu yaşadığımıza susmamızı
gerektirmez'' diyen İnce, şunları ifade etti:
''Bu ülkede kaymakamlık, vali yardımcılığı yapmış, devleti temsil etmiş
birisinin daha sonra milletvekili olduğunda milletin kürsüsünden, Atatürk'ün
Meclisinden, Türkiye Cumhuriyetine 'T.C' deyip, bir terör örgütü liderine, bir
katile, PKK terör örgütünün liderine 'Kürt özgürlük hareketi lideri Sayın Öcalan'
demesini şiddetle kınıyorum, nefretle kınıyorum, çıldırıyorum, kendimi zor
tutuyorum. Bu Mecliste bunlar olmamalıdır. Bu Mecliste bir milletvekili Türkiye
Cumhuriyetine 'T.C', PKK'ya 'Kürt özgürlük hareketi', Abdullah Öcalan'a 'Kürt
özgürlük hareketi lideri' diyemez, dememelidir, haddi de değildir hakkı da
değildir.''
İnce'nin konuşmasını bazı AK Partili milletvekilleri de alkışladı.
BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız da söz alarak, ''Bizim Parlamentodaki
varlık nedenlerimizden birisi, farklı düşünmemizdir. Bu ülkede yaşadığımız
çatışmaları terör olarak niteleyen parlamenterler var, gruplar var. PKK'yı terör
örgütü olarak niteleyenler var. Biz BDP olarak, ülkemizde yaşanan sorunu 'Kürt
sorunu' olarak niteliyoruz'' dedi.
AK Parti Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen de Yıldız'a ''PKK ,terör
örgütü değil mi? Burada yemin etiniz'' diye tepki gösterdi.
TBMM Genel Kurulunda, BDP, MHP ve CHP'nin grup
önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda gündemdışı konuşmaların ardından ilk olarak BDP'nin
hayvancılık sektörünün sorunlarının araştırılmasıyla ilgili önergesinin bugün
görüşülmesini içeren grup önerisi ele alındı.
BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, hayvancılığın iktidarın uyguladığı
yanlış politikalar sonucunda ''bugünkü duruma düştüğünü'' ileri sürdü.
Yıldız, hayvancılığa yeterli desteklemenin yapılamadığını ileri sürdü.
Kırmızı etin kilogram fiyatının Avrupa'da 4-5, ABD'de 3 dolarken
Türkiye'de 15 dolar civarında olduğunu ifade eden Yıldız, ''2009 Haziran ayında
18 TL olan dana kıyması 24 TL'ye kadar çıkmıştır. Et tüketimi lüks tüketime
dönüştürülmüştür'' dedi.
CHP Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan, sıfır faizle kredi alanların
''borcu nasıl ödeyeceğiz diye tir tir titrediğini'' öne sürdü.
''Süt, et para etmiyor'' diyen Özkan, ''Hayvancılığına sahip çıkma adına
bugünden tezi yok et, süt, canlı hayvan, karkas et, süt tozunun yurtdışı alımını
bir an önce durdunuz'' diye konuştu.
Özkan, süte desteğin artırılmasını da istedi.
AK Parti Antalya Milletvekili Abdurrahman Arıcı, pratik olarak bundan
sonra kurulacak araştırma komisyonunun çalışamayacağını belirtti.
AK Parti Bursa Milletvekili Ali Koyuncu, Türkiye'nin tarımsal büyüklük
açısından AK Parti iktidarında önce 11. sırada olduğunu şimdi 8. sıraya
yükseldiğini ifade etti.
Hayvancılıkta verimliliğin ciddi anlamda arttığını belirten Koyuncu,
ulusal süt kayıt sisteminin kurulduğunu anımsattı.
Koyuncu, tarımdaki destekleme uygulamaları hakkında bilgi verdi.
Daha sonra yapılan oylamada, BDP'nin önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra MHP'nin geçici köy korucularını sorunlarının araştırılmasıyla
ilgili araştırma önergesinin bugün Mecliste görüşülmesine ilişkin grup önerisi
ele alındı.
MHP İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi, 59 bin civarında geçici köy
korucusu bulunduğunu, 1985 yılından bu yana 1356 köy korucusunun şehit edildiğini
kaydetti.
Köy korucularının tehdit ve baskı altında olduğunu savunan Sipahi, köy
korucularının az emekli aylığıyla kalabalık ailelerine bakamadığını dile
getirdi.
CHP Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz ise geçici köy korucularının
''kayıtdışı işçi'' statüsünde olduklarını ifade ederek, kayıtdışı işçi
çalıştırmanın İçişleri Bakanlığına yakışmadığını söyledi.
Köy korucularının sosyal güvenlik haklarından yararlandırılmasından yana
olduklarını bildiren Ağyüz, sosyal güvencesi sağlandıktan sonra köy koruculuğunun
kaldırılması ve köy korucularının başka kurumlarda istihdam edilmesinden yana
olduklarını ifade etti.
AK Parti Konya Milletvekili Ali Öztürk, köy korucularının çok önemli
görevler yerine getirdiğini belirtti. Öztürk, korucuların sahipsiz olmadığını ve
haklarının korunduğunu anlattı.
Konuşmaların ardından oylanan MHP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.
Genel Kurulda CHP'nin TRT hakkında Meclis Araştırması açılması yönündeki
önergenin bugün görüşülmesi yönündeki grup önerisi de benimsenmedi.
CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, TRT'nin 2004 yılından
itibaren yasalarda belirtilen görev tanımından oldukça uzaklaştığını öne sürdü.
İktidara muhalif tüm kesimlere adeta sansür uygulandığını iddia eden
Köktürk, Kurumun ''iktidar yandaşlarınca parsellendiğini ve çiftlik konumuna
getirildiğini, yandaş gazetecilere uçuk ve ölçüsüz rakamlar ödendiğini''
söyledi.
TRT'nin 23 Nisan, 29 Ekim gibi ulusal günlerde artık özel yayın
yapmadığını ifade eden Köktürk, ''TRT'nin özel operasyonların aracısı haline
geldiğini gözlemliyoruz. İnsanlar artık gözaltına alınacağını, tutuklanacağını
TRT'den öğreniyor'' diye konuştu.
Köktürk, ilgili mevzuatta öngörülen koşulların oluştuğunu ve Genel
Müdürün derhal görevden alınması gerektiğini öne sürdü.
AK Parti Ordu Milletvekili Ayhan Yılmaz, TRT'nin milletin ekranı olduğunu
belirterek, yıpratmanın doğru olmadığını ifade etti.
''TRT, büyük Türkiye imajını dünyaya taşıyor'' diyen yılmaz, kurumun
görevini hakkıyla yaptığını söyledi.
Yılmaz, rakamsal bilgiler vererek, kadrolaşma iddialarının doğru
olmadığını ifade etti.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, TRT'nin Türkiye'nin önemli
sorunlarından biri haline geldiğini, reyting ölçümlerinde hiçbir TRT kanalının
adının geçmediğini, izlenirliğinin olmadığını iddia etti.
Günal, ''TRT, hiçbir zaman bu kadar kötü yönetilmedi, taraflı yayın
yapmadı. TRT, hiçbir dönemde bu kadar iktidarın borazanlığını yapmadı. TRT'nin
T'si Türkiye'nin T'si değil, Tayyip'in T'si haline geldi'' görüşünü dile
getirdi.
AK Parti Van Milletvekili İkram Dinçer, TRT'nin yandaş değil, milletin
gönlünü fetheden bir kurum olduğunu, AK Parti döneminde TRT'nin yandaş kuruluş
haline getirilmediğini anlattı.
Grup önerilerinin görüşmelerinin tamamlanmasından sonra Genel Kurulda
''Torba Tasarı''nın görüşmelerine geçildi.
(17.30)
özgürlük hareketinin lideri Sayın Öcalan...'' sözleri, TBMM Genel Kurulunda
tartışma yaşanmasına neden oldu.
MHP'nin, ''korucuların sorunlarıyla'' ilgili araştırma önergesinin bugün
görüşülmesini içeren grup önerisi üzerinde söz alan BDP Muş Milletvekili Yaman,
''Kürdü Kürde kırdırma amacıyla oluşturulan koruculuk sistemi hala dayatma
biçiminde bu ülkede sürdürülmeye çalışılıyor'' dedi.
Yaman'ın, ''Şu anda Kürt özgürlük hareketinin lideri bulunan Sayın Öcalan
dahi bu örgütün bir an önce kaldırılmasını istiyor'' şeklindeki sözleri üzerine,
TBMM Başkanvekil Nevzat Pakdil, Yaman'ı, ''Lütfen konuşmalarımıza dikkat edelim''
diyerek uyardı.
Bazı milletvekilleri de Yaman'a tepki gösterdi.
Yaman da ''Benim kime 'Sayın' diyeceğimi, kime 'Sayın' demeyeceğimi siz
tespit edemezsiniz. Ben devlet adamlığı yaptım, devlet adamlığını halkım için
yaptım. İlgili yasalara uyarak yaptım, sizler gibi birilerinin ağzına bakarak
yapmadım'' diye konuştu.
Yaman, kürsüden ayrılırken gösterilen tepkiler üzerine ''Kime saygı
duyacağıma kime duymayacağıma ben karar veririm'' diyerek sözlerini sürdürdü.
TBMM Başkanvekili Pakdil, Yaman'ın konuşmasına atfen, ''Etnik kimlerle
kimleri kastettiğiniz bellidir. Onlara sevgi, saygı duyabilirsiniz, o farklı bir
şeydir ama Osmanlı döneminden itibaren halkların birbirine düşman ilan edilmesi
ifadenizi şahsen kabul etmiyorum. Hamidiye Alayları çok farklı bir olaydır. Sizin
zihninizde farklı bir yere oturmuş olabilir. Hamidiye Alayları ülkeyi bölmek
isteyen unsurlara karşı kurulmuştur'' açıklamasını yaptı.
Yaman'ın sözleri üzerine MHP, CHP ve AK Parti grup başkanvekilleri
yerlerinden söz aldı.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, milletvekillerinin ettikleri yemini
hatırlaması gerektiğini söyledi.
PKK'nın milleti bölmek isteyen bir terör örgütü olduğunu belirten Vural,
şunları söyledi:
''PKK, başta Doğu ve Güney Doğu'da Kürt kökenli kardeşlerimizi öldürmüş
bir terör örgütüdür. Dolayısıyla Kürt kökenli vatandaşlarımızın hiç bir zaman
temsilcisi olmamıştır. Onlara ihanet etmiş bir terör örgütüdür. Bir terör
örgütünün burada bir takım sıfatlarla anılmasını bu millete hakaret kabul
ediyorum. Bir terör örgütünü 'bir özgürlük hareketi' olarak nitelendirme, terör
sorunu görmemek demektir. Bu sözlerin Meclisin mehabetine uygun olmadığını ve bir
milletvekilinin de sıfatına yakıştırmadığımı ifade etmek istiyorum.''
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç da Yaman'ın TBMM'nin saygınlığına
ve kardeşlik bağlarına uygun olmayan cümleler sarf ettiğini belirtti.
Kürtler ve Türklerin, Aleviler ve Sunnilerin bu coğrafyada ''bir millet''
olduğunu vurgulayan Kılıç, ''PKK adındaki örgüt milletimizin milli birliğine,
maneviyatına, kardeşlik bağlarına; bölücülük hissiyatıyla saldıran bir terör
örgütüdür'' diye konuştu. Kılıç, şöyle devam etti:
''Buradaki kardeşlik bağlarından söz etmek isteyenlerin her şeyden evvel
teröre terör, teröriste terörist, terörizmi de terörizm olarak adlandırmaları
kaçınılmazdır. Terörü, teröristi överek, meşru göstermeye çalışmakla kardeşlik
türkülerinin bestelenebilmesi hiç bir şekilde bu çatı altında mümkün
olamayacaktır. Milletimizin hassas duygularını istismar ederek terörü, terörizmi,
teröristi bu kürsüden meşrulaştırmaya çalışmanın ve sözlerine aracılık etme
çabalarının milli birliğimizle, kardeşlik hissiyatımızla hiç bir zaman alakası
olmamıştır, olamayacaktır.
Ettiğimiz yeminin haysiyetine sahip çıkmak hepimizin görevidir. Bizi
birbirimize düşürecek kardeşlik bağlarını tarumar edecek ve insanlarımızı
incitecek söylemlerden kaçınılırsa şayet, bu hepimizin esenliği, huzuru ve
güvenliği için önemli tercih olacaktır.''
CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de ''Az önce yaşadıklarımız 9 yıllık
milletvekilliğimde hayatımın en üzüntülü günüdür diye düşünüyorum'' dedi.
''Hiç bir siyaset, politika, hiç bir oy hesabı bu yaşadığımıza susmamızı
gerektirmez'' diyen İnce, şunları ifade etti:
''Bu ülkede kaymakamlık, vali yardımcılığı yapmış, devleti temsil etmiş
birisinin daha sonra milletvekili olduğunda milletin kürsüsünden, Atatürk'ün
Meclisinden, Türkiye Cumhuriyetine 'T.C' deyip, bir terör örgütü liderine, bir
katile, PKK terör örgütünün liderine 'Kürt özgürlük hareketi lideri Sayın Öcalan'
demesini şiddetle kınıyorum, nefretle kınıyorum, çıldırıyorum, kendimi zor
tutuyorum. Bu Mecliste bunlar olmamalıdır. Bu Mecliste bir milletvekili Türkiye
Cumhuriyetine 'T.C', PKK'ya 'Kürt özgürlük hareketi', Abdullah Öcalan'a 'Kürt
özgürlük hareketi lideri' diyemez, dememelidir, haddi de değildir hakkı da
değildir.''
İnce'nin konuşmasını bazı AK Partili milletvekilleri de alkışladı.
BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız da söz alarak, ''Bizim Parlamentodaki
varlık nedenlerimizden birisi, farklı düşünmemizdir. Bu ülkede yaşadığımız
çatışmaları terör olarak niteleyen parlamenterler var, gruplar var. PKK'yı terör
örgütü olarak niteleyenler var. Biz BDP olarak, ülkemizde yaşanan sorunu 'Kürt
sorunu' olarak niteliyoruz'' dedi.
AK Parti Mersin Milletvekili Kürşad Tüzmen de Yıldız'a ''PKK ,terör
örgütü değil mi? Burada yemin etiniz'' diye tepki gösterdi.
TBMM Genel Kurulunda, BDP, MHP ve CHP'nin grup
önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda gündemdışı konuşmaların ardından ilk olarak BDP'nin
hayvancılık sektörünün sorunlarının araştırılmasıyla ilgili önergesinin bugün
görüşülmesini içeren grup önerisi ele alındı.
BDP Grup Başkanvekili Bengi Yıldız, hayvancılığın iktidarın uyguladığı
yanlış politikalar sonucunda ''bugünkü duruma düştüğünü'' ileri sürdü.
Yıldız, hayvancılığa yeterli desteklemenin yapılamadığını ileri sürdü.
Kırmızı etin kilogram fiyatının Avrupa'da 4-5, ABD'de 3 dolarken
Türkiye'de 15 dolar civarında olduğunu ifade eden Yıldız, ''2009 Haziran ayında
18 TL olan dana kıyması 24 TL'ye kadar çıkmıştır. Et tüketimi lüks tüketime
dönüştürülmüştür'' dedi.
CHP Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan, sıfır faizle kredi alanların
''borcu nasıl ödeyeceğiz diye tir tir titrediğini'' öne sürdü.
''Süt, et para etmiyor'' diyen Özkan, ''Hayvancılığına sahip çıkma adına
bugünden tezi yok et, süt, canlı hayvan, karkas et, süt tozunun yurtdışı alımını
bir an önce durdunuz'' diye konuştu.
Özkan, süte desteğin artırılmasını da istedi.
AK Parti Antalya Milletvekili Abdurrahman Arıcı, pratik olarak bundan
sonra kurulacak araştırma komisyonunun çalışamayacağını belirtti.
AK Parti Bursa Milletvekili Ali Koyuncu, Türkiye'nin tarımsal büyüklük
açısından AK Parti iktidarında önce 11. sırada olduğunu şimdi 8. sıraya
yükseldiğini ifade etti.
Hayvancılıkta verimliliğin ciddi anlamda arttığını belirten Koyuncu,
ulusal süt kayıt sisteminin kurulduğunu anımsattı.
Koyuncu, tarımdaki destekleme uygulamaları hakkında bilgi verdi.
Daha sonra yapılan oylamada, BDP'nin önerisi kabul edilmedi.
Daha sonra MHP'nin geçici köy korucularını sorunlarının araştırılmasıyla
ilgili araştırma önergesinin bugün Mecliste görüşülmesine ilişkin grup önerisi
ele alındı.
MHP İzmir Milletvekili Kamil Erdal Sipahi, 59 bin civarında geçici köy
korucusu bulunduğunu, 1985 yılından bu yana 1356 köy korucusunun şehit edildiğini
kaydetti.
Köy korucularının tehdit ve baskı altında olduğunu savunan Sipahi, köy
korucularının az emekli aylığıyla kalabalık ailelerine bakamadığını dile
getirdi.
CHP Gaziantep Milletvekili Yaşar Ağyüz ise geçici köy korucularının
''kayıtdışı işçi'' statüsünde olduklarını ifade ederek, kayıtdışı işçi
çalıştırmanın İçişleri Bakanlığına yakışmadığını söyledi.
Köy korucularının sosyal güvenlik haklarından yararlandırılmasından yana
olduklarını bildiren Ağyüz, sosyal güvencesi sağlandıktan sonra köy koruculuğunun
kaldırılması ve köy korucularının başka kurumlarda istihdam edilmesinden yana
olduklarını ifade etti.
AK Parti Konya Milletvekili Ali Öztürk, köy korucularının çok önemli
görevler yerine getirdiğini belirtti. Öztürk, korucuların sahipsiz olmadığını ve
haklarının korunduğunu anlattı.
Konuşmaların ardından oylanan MHP'nin grup önerisi de kabul edilmedi.
Genel Kurulda CHP'nin TRT hakkında Meclis Araştırması açılması yönündeki
önergenin bugün görüşülmesi yönündeki grup önerisi de benimsenmedi.
CHP Zonguldak Milletvekili Ali İhsan Köktürk, TRT'nin 2004 yılından
itibaren yasalarda belirtilen görev tanımından oldukça uzaklaştığını öne sürdü.
İktidara muhalif tüm kesimlere adeta sansür uygulandığını iddia eden
Köktürk, Kurumun ''iktidar yandaşlarınca parsellendiğini ve çiftlik konumuna
getirildiğini, yandaş gazetecilere uçuk ve ölçüsüz rakamlar ödendiğini''
söyledi.
TRT'nin 23 Nisan, 29 Ekim gibi ulusal günlerde artık özel yayın
yapmadığını ifade eden Köktürk, ''TRT'nin özel operasyonların aracısı haline
geldiğini gözlemliyoruz. İnsanlar artık gözaltına alınacağını, tutuklanacağını
TRT'den öğreniyor'' diye konuştu.
Köktürk, ilgili mevzuatta öngörülen koşulların oluştuğunu ve Genel
Müdürün derhal görevden alınması gerektiğini öne sürdü.
AK Parti Ordu Milletvekili Ayhan Yılmaz, TRT'nin milletin ekranı olduğunu
belirterek, yıpratmanın doğru olmadığını ifade etti.
''TRT, büyük Türkiye imajını dünyaya taşıyor'' diyen yılmaz, kurumun
görevini hakkıyla yaptığını söyledi.
Yılmaz, rakamsal bilgiler vererek, kadrolaşma iddialarının doğru
olmadığını ifade etti.
MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, TRT'nin Türkiye'nin önemli
sorunlarından biri haline geldiğini, reyting ölçümlerinde hiçbir TRT kanalının
adının geçmediğini, izlenirliğinin olmadığını iddia etti.
Günal, ''TRT, hiçbir zaman bu kadar kötü yönetilmedi, taraflı yayın
yapmadı. TRT, hiçbir dönemde bu kadar iktidarın borazanlığını yapmadı. TRT'nin
T'si Türkiye'nin T'si değil, Tayyip'in T'si haline geldi'' görüşünü dile
getirdi.
AK Parti Van Milletvekili İkram Dinçer, TRT'nin yandaş değil, milletin
gönlünü fetheden bir kurum olduğunu, AK Parti döneminde TRT'nin yandaş kuruluş
haline getirilmediğini anlattı.
Grup önerilerinin görüşmelerinin tamamlanmasından sonra Genel Kurulda
''Torba Tasarı''nın görüşmelerine geçildi.
(17.30)
