2015-11-17 - 13:23
MHP'nin 26. dönem ilk grup toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının başında şehitler için saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı okundu. MHP Grup Başkanvekilliklerine İzmir Milletvekili Oktay Vural ile Manisa Milletvekili Erkan Akçay seçildi.
MHP'nin 26. dönem ilk grup toplantısı gerçekleştirildi. Toplantının başında şehitler için saygı duruşunda bulunularak, İstiklal Marşı okundu.
Konuşmasına, "Her türlü engellemeye, her türlü zorlama ve karşı propagandaya rağmen, TBMM?nin 26. Dönemi'nde de birlikteyiz. Bizim yılacağımızı düşünenlere en güzel cevap bu kutlu çatının altına yüreğiyle gelen, oyunları boza boza burada anıtlaşan 40 yiğit Türk milliyetçisidir" ifadeleriyle başlayan Genel Başkan Devlet Bahçeli, "Allah?a hamdolsun yıkılmadık, ayaktayız. Kaldı ki yıkılacak herhangi bir şey de görmüyoruz" dedi.
MHP'nin "milli gönüllerde, cesur yüreklerde" olduğunu belirten Bahçeli, "Düşeceğimizi sanıyorlardı, yanıldılar. Vazgeçeceğimizi bekliyorlardı, yanlışa düştüler. Korkacağımızı, kaçacağımızı, iç kargaşaya kapılacağımızı planlıyorlardı, alayı birden havasını aldılar" diye konuştu.
Mensubu oldukları millet çınarının, gerekirse durularak, gerekirse arınarak, gerekirse de budanarak büyüyeceğini, güçleneceğini, ülkü sevdasından ödün vermeden iktidara ulaşacağını ifade eden Bahçeli, şunları söyledi:
"Komplo kuruyorlar, önümüzü kesmeyi planlıyorlarmış, vız gelir. Bilmiyorlar ki inanmış milliyetçi, ülkücü bir kalbin karşında hiçbir şeytani dürtü, hiçbir saray saldırısı, hiçbir küresel senaryo duramamış, duramayacaktır. Bizim Allah?tan başka korkacağımız, kuldan başka utanacağımız hiçbir şey yoktur, olmamıştır, olmayacaktır."
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 7 Haziran'dan sonra nafile turlarla tekrar bir seçimin ağlarını ördüğünü, şartlarını olgunlaştırdığını öne süren Devlet Bahçeli, "Ne var ki 1 Kasımda beklentilerin altına düştüğümüz, oy ve milletvekili sayısında gerilediğimiz açık bir gerçektir. 1 Kasım?da aldığımız neticenin bir başarı olduğu iddiasında değilim. Ancak mağlup da olmadığımıza yürekten inanıyorum" dedi.
Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:
"7 Haziran'dan, 1 Kasım'a kadar MHP ne yapmamıştır da 1 milyon 825 bin 870 vatandaşımızın desteğini kaybetmiştir? Cevabını aradığımız bir diğer soru da AKP ne yapmıştır da 4 ay 23 günde 4 milyon 794 bin 515 ilave oy kazanmıştır? AKP?ye, CHP?ye, HDP?ye ve diğerlerine oy veren vatandaşlarımıza şüphe yoktur ki hürmet ediyoruz. 7 Haziran'da bizi destekleyen, 1 Kasım'da bizden kopan kardeşlerimizin tercih ve kararını da saygıyla karşılıyoruz ve onların istemeye istemeye de olsa başka partilere oy verdiklerini düşünüyoruz. Ancak Türkiye?de ne değişmiştir? Yorulmuş, hantallaşmış, çürümüş, Türkiye?yi rezil etmiş, AKP?nin tek başına iktidar olmasının sosyolojik ve siyasi dayanaklarını nasıl görmek ve anlamlandırmak lazımdır? Dünyanın neresinde, 4 ay 23 günde siyasi tutumlar bu kadar keskin ve radikal şekilde değişmiş veya dönüşmüştür?"
"AKP?nin yüzde 49,5 oy oranı, bizim bilemediğimiz, göremediğimiz hangi icraat ve politikaların mükafatıdır?" diyen Devlet Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti:
"Türkiye huzur mu bulmuştur? Terör sonlanmış, asayiş ve güvenlik mi sağlanmıştır? İşsizlik bitirilmiş, yoksulluk önlenmiş, yolsuzlukların üzerine mi gidilmiştir? Allah için söyleyiniz, 4 ay 23 günde AKP neyi başarmıştır da tek başına iktidar olmaya hak kazanmıştır? 1 Kasım?daki sonuçlara Erdoğan?ından, Davutoğlu?na kadar şaşırmayan, hayret etmeyen neredeyse kalmamıştır. Sipariş usulü çalışan anket şirketleri bile çuvallamış ve hepten kaybetmişlerdir. Peki bu işin sırrı nedir? Demokrasi kisvesi altındaki hain ve ahlaksız oyunun maksadı nelerdir? 1 Kasım?ı 13 yıllık hezimetin ödülü şeklinde mi yoksa terör rejimiyle tehdit edilen, istikrarsızlıklarla gözü korkutulan, ekonomik baskılarla köşeye sıkıştırılan milli iradenin zoraki verdiği karar olarak mı ele almak gerekmektedir? İhaneti ayyuka çıkmış bir partinin taltif edilmesi, Türkiye?yi darboğaza sokmuş, iç ve dış politikası çökmüş bir iktidarın sandıkta tahkimi görülmüş, duyulmuş şey değildir. AKP ülkenin geleceğiyle oynarken, AKP Türklüğün sırtına hançeri saplarken, AKP Türk milletinin birlik ve kardeşlik duygularını yıkarken yine kazanmıştır."
Silvan?da 12 gün boyunca sokağa çıkma yasağı uygulandığını, yasak biter bitmez geri çekilen Mehmetçiklerin, kaldırımlarda biriken terör yandaşlarının hakaret ve saldırılarına maruz kalması herkes gibi kendilerine de kahrettiğini anlatan Bahçeli, "Türk askeri tutsak düşmemiş, esir kampına alınmamıştır. Mehmetçiklere sataşan, sövüp sayan PKK?lı kalabalıklar başka bir coğrafyada değil, bir Türk şehri olan Diyarbakır?dadır. Kahramanlarımızı bu aciz duruma düşürenlere, askerlerimizi işgalci gibi gösterenlere, dahası olan biten alçaklıkları sineye çeken köksüzlere yazıklar olsun, yedikleri içtikleri de haram olsun diyorum" diye konuştu.
"Silvan'da askerimizin başını öne eğdirenler karargah ve lüks konutlarında saltanat sürmektedir" ifadesini kullanan Bahçeli, şu görüşlerini paylaştı:
"Erdoğan, Antalya?da yapılan G-20 Zirvesi?nde gülücükler saçıp sanki dünyayı kurtarmış, sanki fethe çıkmış mağrur adam pozları verirken, Türkiye elimizden kayıp gitmektedir. Bu ne şuursuzluktur? Başkanlık için prova yapan, yüzde 49,5 oy almış yamalı ve yaralı Davutoğlu?nu kızağa çekip ortalıkta görünmesine müsaade etmeyen Erdoğan?ın ülke gerçeklerinden haberi yoktur. Antalya?da görünmez hale gelen Davutoğlu ise sanki rüya alemine, sanki kış uykusuna dalmıştır."
Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, HDP?nin "başkanlık sistemi dahil tüm modeller tartışılabilir" açıklamasının tesadüfi görülmemesi gerektiğini söyledi.
"Pazarlıklar kızışmaktadır. AKP?nin başkanlık sistemini kapsayan yeni anayasa hazırlığı içinde olduğu, al ver sürecinin devreye alındığı anlaşılmaktadır" diyen Bahçeli, milletin 1 Kasım'da sandıktan başkanlık veya yeni anayasa mesajı vermediği halde, böyleymiş gibi propaganda yapan AK Parti'nin amacının "karanlık" olduğunu öne sürdü.
MHP?ye idam fermanı yazanların, MHP?yi tasfiye etme, siyasi kaynağını kurutma amacı güdenlerin toparlandığını, sarayın etrafında öbek öbek toplandıklarını savunan Bahçeli, "Diyorlar ki MHP olağanüstü kurultaya gitmeliymiş, yönetim değişmeliymiş. Davutoğlu?na bakarsak kongreden korkmamıza gerek yoktur. Sayın Davutoğlu neyi yapıp yapmayacağımızı sana mı soracaktık? MHP hiçbir şeyden korkmaz ve çekinmez. Demek ki içimizde kıpırdayanlarla hedef birlikteliğin var" diye konuştu.
Şahsıyla ilgili gerek gazete köşelerinde, gerek televizyon ekranlarında, gerekse de sosyal medyada yazılmayan, söylenmeyen şey bırakılmadığını belirten Bahçeli, "Sağolsunlar, Allah eksikliklerini göstermesin, hepsi de günahımızı alarak günahkarlığın dibini boylamışlardır" ifadesini kullandı.
"İçimizden ve dışımızdan MHP?nin çatısını uçurmak, Türk milliyetçiliğini eritmek için olan biten güçleriyle çaba sarf eden ne kadar satılık şahsiyet, fiyatı olan ne kadar devşirme, ne kadar saray hafiyesi varsa devreye girmiştir" diyen Bahçeli, "Bilmeyen varsa tekrarlayayım; bizde teslim edilecek, işgale bırakılacak, ardından da silinmesi seyredilecek bir parti yoktur" dedi.
Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Saray lejyonerlerine, bozkurt görünümlü ak trollere, sureti haktan görünüp cadı kazanı kaynatan işbirlikçilere devredilecek bir parti de yoktur. MHP, onun bunun oyuncağı olmayacak kadar kutlu; kime hizmet ettiği, kimlerin kuklası olduğu belli olan zevat ve zavallılara rehin edilmeyecek kadar kutsaldır. 1 Kasım'da saklandıkları deliklerden birer ikişer çıkıp MHP bilirkişisi kesilen, dava boyası sürüp Türk düşmanlarının ekmeğine yağ süren iç ve dış odaklara tahammülümüz olamayacaktır.
1 Kasım'da projelendirilen, MHP?nin baraj altında kalmasıydı. Asıl hedef Türk milleti ve Türklüktü. Türkiye?nin yegane umudu milliyetçi hareketin bozguna uğraması, bölünmenin ve çözülmenin yolunu tam olarak açacaktı. Nitekim buzdolabına kaldırılan Çözüm Süreci musibetinin tekrar çıkarılması konuşulmaya başlanmış, hatta Erdoğan ille de bir isim koyulacaksa 'Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci' diyerek tekrar yıkımın başına dönmüştür. Saraydan kulağına olağanüstü kurultay tavsiyesi fısıldanıp, MHP?ye operasyon tembihlenenlerin peyderpey boy göstermeye başlamaları rastlantı görülmemelidir. Bunların alayı Türklüğün içine sızdırılmış, Türk milliyetçiliğini karalamaya azmetmiş ak misyonerlerdir. Bizim 17-25 misyonerlerinin, fitne fesat yuvalarının değirmenine su taşımamız boş bir hayal, beyhude bir çırpınıştır.
Bizim 'hayır' dediğimiz, oyumuzun düşme nedeninin de bu olduğu sürekli iddia edilmektedir. MHP, hainliğe; soyguna ve yolsuzluğa, rüşvete, zillete ve mihnete, harama, küresel cinayetlere, Müslüman katillerine, Türk kanının dökülmesini seyreden soysuzlara 'hayır' dedi. İşte şimdi yine tekrarlıyorum; bunların hepsine sonuna kadar 'hayır' diyorum. Biz ilkelerimizden ödün mü verseydik? Varsın oyumuz düşsün, ama dimdik duralım. MHP surda gedik açtırmaz, aman dilenmez; baş vermeyiz, boyun eğmeyiz, ricat etmeyiz."
Bahçeli, 1 Kasım'da kazananın "PKK, bölünme projeleri, Dolmabahçe ihaneti" olduğunu savundu.
Bahçeli, Fransa'da son yılların en acı katliamıyla karşılaştığını anımsatarak, bu menfur terör saldırısını bir kez daha kınadığını, Fransızların acılarını paylaştığını kaydetti.
Masum canlara sadece Paris?te kıyılmadığını, yıllardan beri PKK?nın Fransa?da beslenip Türkiye?de kan döktüğün, Paris?te teşvik edilip Diyarbakır?da, Ağrı?da,Van?da, Hakkari?de, Şırnak?ta cinayet işlediğinin bilindiğini ifade eden Bahçeli, "Batı?nın terör örgütlerine ikircikli bakışı, teröristlere müsamahalı yaklaşımı, dahası kiralayıp saldırı emri vermesi yeni bir namertlik değildir" diye konuştu.
Antalya Zirvesi?nde, G20 ülkelerinin terörizmle mücadele konusunda güçlü bir duruş ortaya koymalarının önemli sonuçlardan biri olduğunu belirten Bahçeli, "Şayet teröre karşı ortak duruş sergilenecekse, ilk şart öncelikle G20 ülkelerinin samimiyet testinden geçmeleri, geçmişteki politikalarıyla yüzleşmeleridir. Antalya?dan teröristleri telin edip, ülkelerine dönünce 'nerede kalmıştık' diyerek terörle koyun koyuna yatanlara karnımız toktur" değerlendirmesini yaptı.
Bahçeli, bir Fransız düşünürün 19. Yüzyılda, "Paris?te bir adam öldürülürse bu bir cinayettir, doğuda elli bin insan boğazlanırsa bu sadece bir meseledir" sözünün tersine çevrilmesi ve yalanlanması için alınması gereken daha çok mesafe olduğunu dile getirdi.
Öte yandan, toplantının basına kapalı gerçekleştirilen bölümünde yapılan seçimde, MHP Grup Başkanvekilliklerine İzmir Milletvekili Oktay Vural ile Manisa Milletvekili Erkan Akçay seçildi.
Konuşmasına, "Her türlü engellemeye, her türlü zorlama ve karşı propagandaya rağmen, TBMM?nin 26. Dönemi'nde de birlikteyiz. Bizim yılacağımızı düşünenlere en güzel cevap bu kutlu çatının altına yüreğiyle gelen, oyunları boza boza burada anıtlaşan 40 yiğit Türk milliyetçisidir" ifadeleriyle başlayan Genel Başkan Devlet Bahçeli, "Allah?a hamdolsun yıkılmadık, ayaktayız. Kaldı ki yıkılacak herhangi bir şey de görmüyoruz" dedi.
MHP'nin "milli gönüllerde, cesur yüreklerde" olduğunu belirten Bahçeli, "Düşeceğimizi sanıyorlardı, yanıldılar. Vazgeçeceğimizi bekliyorlardı, yanlışa düştüler. Korkacağımızı, kaçacağımızı, iç kargaşaya kapılacağımızı planlıyorlardı, alayı birden havasını aldılar" diye konuştu.
Mensubu oldukları millet çınarının, gerekirse durularak, gerekirse arınarak, gerekirse de budanarak büyüyeceğini, güçleneceğini, ülkü sevdasından ödün vermeden iktidara ulaşacağını ifade eden Bahçeli, şunları söyledi:
"Komplo kuruyorlar, önümüzü kesmeyi planlıyorlarmış, vız gelir. Bilmiyorlar ki inanmış milliyetçi, ülkücü bir kalbin karşında hiçbir şeytani dürtü, hiçbir saray saldırısı, hiçbir küresel senaryo duramamış, duramayacaktır. Bizim Allah?tan başka korkacağımız, kuldan başka utanacağımız hiçbir şey yoktur, olmamıştır, olmayacaktır."
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun 7 Haziran'dan sonra nafile turlarla tekrar bir seçimin ağlarını ördüğünü, şartlarını olgunlaştırdığını öne süren Devlet Bahçeli, "Ne var ki 1 Kasımda beklentilerin altına düştüğümüz, oy ve milletvekili sayısında gerilediğimiz açık bir gerçektir. 1 Kasım?da aldığımız neticenin bir başarı olduğu iddiasında değilim. Ancak mağlup da olmadığımıza yürekten inanıyorum" dedi.
Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:
"7 Haziran'dan, 1 Kasım'a kadar MHP ne yapmamıştır da 1 milyon 825 bin 870 vatandaşımızın desteğini kaybetmiştir? Cevabını aradığımız bir diğer soru da AKP ne yapmıştır da 4 ay 23 günde 4 milyon 794 bin 515 ilave oy kazanmıştır? AKP?ye, CHP?ye, HDP?ye ve diğerlerine oy veren vatandaşlarımıza şüphe yoktur ki hürmet ediyoruz. 7 Haziran'da bizi destekleyen, 1 Kasım'da bizden kopan kardeşlerimizin tercih ve kararını da saygıyla karşılıyoruz ve onların istemeye istemeye de olsa başka partilere oy verdiklerini düşünüyoruz. Ancak Türkiye?de ne değişmiştir? Yorulmuş, hantallaşmış, çürümüş, Türkiye?yi rezil etmiş, AKP?nin tek başına iktidar olmasının sosyolojik ve siyasi dayanaklarını nasıl görmek ve anlamlandırmak lazımdır? Dünyanın neresinde, 4 ay 23 günde siyasi tutumlar bu kadar keskin ve radikal şekilde değişmiş veya dönüşmüştür?"
"AKP?nin yüzde 49,5 oy oranı, bizim bilemediğimiz, göremediğimiz hangi icraat ve politikaların mükafatıdır?" diyen Devlet Bahçeli, konuşmasına şöyle devam etti:
"Türkiye huzur mu bulmuştur? Terör sonlanmış, asayiş ve güvenlik mi sağlanmıştır? İşsizlik bitirilmiş, yoksulluk önlenmiş, yolsuzlukların üzerine mi gidilmiştir? Allah için söyleyiniz, 4 ay 23 günde AKP neyi başarmıştır da tek başına iktidar olmaya hak kazanmıştır? 1 Kasım?daki sonuçlara Erdoğan?ından, Davutoğlu?na kadar şaşırmayan, hayret etmeyen neredeyse kalmamıştır. Sipariş usulü çalışan anket şirketleri bile çuvallamış ve hepten kaybetmişlerdir. Peki bu işin sırrı nedir? Demokrasi kisvesi altındaki hain ve ahlaksız oyunun maksadı nelerdir? 1 Kasım?ı 13 yıllık hezimetin ödülü şeklinde mi yoksa terör rejimiyle tehdit edilen, istikrarsızlıklarla gözü korkutulan, ekonomik baskılarla köşeye sıkıştırılan milli iradenin zoraki verdiği karar olarak mı ele almak gerekmektedir? İhaneti ayyuka çıkmış bir partinin taltif edilmesi, Türkiye?yi darboğaza sokmuş, iç ve dış politikası çökmüş bir iktidarın sandıkta tahkimi görülmüş, duyulmuş şey değildir. AKP ülkenin geleceğiyle oynarken, AKP Türklüğün sırtına hançeri saplarken, AKP Türk milletinin birlik ve kardeşlik duygularını yıkarken yine kazanmıştır."
Silvan?da 12 gün boyunca sokağa çıkma yasağı uygulandığını, yasak biter bitmez geri çekilen Mehmetçiklerin, kaldırımlarda biriken terör yandaşlarının hakaret ve saldırılarına maruz kalması herkes gibi kendilerine de kahrettiğini anlatan Bahçeli, "Türk askeri tutsak düşmemiş, esir kampına alınmamıştır. Mehmetçiklere sataşan, sövüp sayan PKK?lı kalabalıklar başka bir coğrafyada değil, bir Türk şehri olan Diyarbakır?dadır. Kahramanlarımızı bu aciz duruma düşürenlere, askerlerimizi işgalci gibi gösterenlere, dahası olan biten alçaklıkları sineye çeken köksüzlere yazıklar olsun, yedikleri içtikleri de haram olsun diyorum" diye konuştu.
"Silvan'da askerimizin başını öne eğdirenler karargah ve lüks konutlarında saltanat sürmektedir" ifadesini kullanan Bahçeli, şu görüşlerini paylaştı:
"Erdoğan, Antalya?da yapılan G-20 Zirvesi?nde gülücükler saçıp sanki dünyayı kurtarmış, sanki fethe çıkmış mağrur adam pozları verirken, Türkiye elimizden kayıp gitmektedir. Bu ne şuursuzluktur? Başkanlık için prova yapan, yüzde 49,5 oy almış yamalı ve yaralı Davutoğlu?nu kızağa çekip ortalıkta görünmesine müsaade etmeyen Erdoğan?ın ülke gerçeklerinden haberi yoktur. Antalya?da görünmez hale gelen Davutoğlu ise sanki rüya alemine, sanki kış uykusuna dalmıştır."
Bahçeli, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, HDP?nin "başkanlık sistemi dahil tüm modeller tartışılabilir" açıklamasının tesadüfi görülmemesi gerektiğini söyledi.
"Pazarlıklar kızışmaktadır. AKP?nin başkanlık sistemini kapsayan yeni anayasa hazırlığı içinde olduğu, al ver sürecinin devreye alındığı anlaşılmaktadır" diyen Bahçeli, milletin 1 Kasım'da sandıktan başkanlık veya yeni anayasa mesajı vermediği halde, böyleymiş gibi propaganda yapan AK Parti'nin amacının "karanlık" olduğunu öne sürdü.
MHP?ye idam fermanı yazanların, MHP?yi tasfiye etme, siyasi kaynağını kurutma amacı güdenlerin toparlandığını, sarayın etrafında öbek öbek toplandıklarını savunan Bahçeli, "Diyorlar ki MHP olağanüstü kurultaya gitmeliymiş, yönetim değişmeliymiş. Davutoğlu?na bakarsak kongreden korkmamıza gerek yoktur. Sayın Davutoğlu neyi yapıp yapmayacağımızı sana mı soracaktık? MHP hiçbir şeyden korkmaz ve çekinmez. Demek ki içimizde kıpırdayanlarla hedef birlikteliğin var" diye konuştu.
Şahsıyla ilgili gerek gazete köşelerinde, gerek televizyon ekranlarında, gerekse de sosyal medyada yazılmayan, söylenmeyen şey bırakılmadığını belirten Bahçeli, "Sağolsunlar, Allah eksikliklerini göstermesin, hepsi de günahımızı alarak günahkarlığın dibini boylamışlardır" ifadesini kullandı.
"İçimizden ve dışımızdan MHP?nin çatısını uçurmak, Türk milliyetçiliğini eritmek için olan biten güçleriyle çaba sarf eden ne kadar satılık şahsiyet, fiyatı olan ne kadar devşirme, ne kadar saray hafiyesi varsa devreye girmiştir" diyen Bahçeli, "Bilmeyen varsa tekrarlayayım; bizde teslim edilecek, işgale bırakılacak, ardından da silinmesi seyredilecek bir parti yoktur" dedi.
Bahçeli, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Saray lejyonerlerine, bozkurt görünümlü ak trollere, sureti haktan görünüp cadı kazanı kaynatan işbirlikçilere devredilecek bir parti de yoktur. MHP, onun bunun oyuncağı olmayacak kadar kutlu; kime hizmet ettiği, kimlerin kuklası olduğu belli olan zevat ve zavallılara rehin edilmeyecek kadar kutsaldır. 1 Kasım'da saklandıkları deliklerden birer ikişer çıkıp MHP bilirkişisi kesilen, dava boyası sürüp Türk düşmanlarının ekmeğine yağ süren iç ve dış odaklara tahammülümüz olamayacaktır.
1 Kasım'da projelendirilen, MHP?nin baraj altında kalmasıydı. Asıl hedef Türk milleti ve Türklüktü. Türkiye?nin yegane umudu milliyetçi hareketin bozguna uğraması, bölünmenin ve çözülmenin yolunu tam olarak açacaktı. Nitekim buzdolabına kaldırılan Çözüm Süreci musibetinin tekrar çıkarılması konuşulmaya başlanmış, hatta Erdoğan ille de bir isim koyulacaksa 'Milli Birlik ve Kardeşlik Süreci' diyerek tekrar yıkımın başına dönmüştür. Saraydan kulağına olağanüstü kurultay tavsiyesi fısıldanıp, MHP?ye operasyon tembihlenenlerin peyderpey boy göstermeye başlamaları rastlantı görülmemelidir. Bunların alayı Türklüğün içine sızdırılmış, Türk milliyetçiliğini karalamaya azmetmiş ak misyonerlerdir. Bizim 17-25 misyonerlerinin, fitne fesat yuvalarının değirmenine su taşımamız boş bir hayal, beyhude bir çırpınıştır.
Bizim 'hayır' dediğimiz, oyumuzun düşme nedeninin de bu olduğu sürekli iddia edilmektedir. MHP, hainliğe; soyguna ve yolsuzluğa, rüşvete, zillete ve mihnete, harama, küresel cinayetlere, Müslüman katillerine, Türk kanının dökülmesini seyreden soysuzlara 'hayır' dedi. İşte şimdi yine tekrarlıyorum; bunların hepsine sonuna kadar 'hayır' diyorum. Biz ilkelerimizden ödün mü verseydik? Varsın oyumuz düşsün, ama dimdik duralım. MHP surda gedik açtırmaz, aman dilenmez; baş vermeyiz, boyun eğmeyiz, ricat etmeyiz."
Bahçeli, 1 Kasım'da kazananın "PKK, bölünme projeleri, Dolmabahçe ihaneti" olduğunu savundu.
Bahçeli, Fransa'da son yılların en acı katliamıyla karşılaştığını anımsatarak, bu menfur terör saldırısını bir kez daha kınadığını, Fransızların acılarını paylaştığını kaydetti.
Masum canlara sadece Paris?te kıyılmadığını, yıllardan beri PKK?nın Fransa?da beslenip Türkiye?de kan döktüğün, Paris?te teşvik edilip Diyarbakır?da, Ağrı?da,Van?da, Hakkari?de, Şırnak?ta cinayet işlediğinin bilindiğini ifade eden Bahçeli, "Batı?nın terör örgütlerine ikircikli bakışı, teröristlere müsamahalı yaklaşımı, dahası kiralayıp saldırı emri vermesi yeni bir namertlik değildir" diye konuştu.
Antalya Zirvesi?nde, G20 ülkelerinin terörizmle mücadele konusunda güçlü bir duruş ortaya koymalarının önemli sonuçlardan biri olduğunu belirten Bahçeli, "Şayet teröre karşı ortak duruş sergilenecekse, ilk şart öncelikle G20 ülkelerinin samimiyet testinden geçmeleri, geçmişteki politikalarıyla yüzleşmeleridir. Antalya?dan teröristleri telin edip, ülkelerine dönünce 'nerede kalmıştık' diyerek terörle koyun koyuna yatanlara karnımız toktur" değerlendirmesini yaptı.
Bahçeli, bir Fransız düşünürün 19. Yüzyılda, "Paris?te bir adam öldürülürse bu bir cinayettir, doğuda elli bin insan boğazlanırsa bu sadece bir meseledir" sözünün tersine çevrilmesi ve yalanlanması için alınması gereken daha çok mesafe olduğunu dile getirdi.
Öte yandan, toplantının basına kapalı gerçekleştirilen bölümünde yapılan seçimde, MHP Grup Başkanvekilliklerine İzmir Milletvekili Oktay Vural ile Manisa Milletvekili Erkan Akçay seçildi.
