2011-06-18 - 12:38
TBMM'nin 24. döneminde seçilen milletvekillerinin 35'i kaydını yaptırdı.
Meclisin hafta sonu mesaisinde de milletvekili kayıtları devam ediyor.
AK Parti'nin Amasya Milletvekilleri Naci Bostancı ve Avni Erdemir, kayıt
yaptırmak için bugün Meclise gelen ilk milletvekilleri oldu.
İki milletvekili önce mazbatalarını teslim etti, ardından Genel Kuruldaki
oylama ve yoklama işlemleri için parmak izi tanımlaması yaptırdı.
Geçen dönemde de milletvekili olan Erdemir, yeniden milletvekili rozeti
alırken, yeni seçilen Bostancı rozetlerden iki tane aldı. Bostancı'nın rozetini
Erdemir taktı.
Bostancı, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. İletişim uzmanı
olarak, partilerin seçim dönemindeki iletişiminin değerlendirmesi istenmesi
üzerine Bostancı, seçim döneminde zaman zaman bazı gerginlikler yaşandığını
anımsattı. Siyasi partilerin, meydanlara çıktığını, meydanların havasının biraz
daha farklı olduğunu dile getiren Bostancı, üç ay içinde yaşananları dramatik
görmediğini söyledi.
Bostancı, bazen rahatsız edici ifadelerin kullanıldığını ancak bunları
seçim atmosferi içinde değerlendirmek gerektiğini belirterek, ''Önemli olan
seçimden sonra siyasetin, çatışma kadar uzlaşmaya da açık yönüne ilişkin bir
mantıkla davranmak. Bu ülkede ayrı partiler var ama aynı ülkenin ayrı partileri
olduğunu unutmamak, toplumun çatısına ilişkin ortak değerleri hatırlamak,
siyasetin çatışma kadar uzlaşmaya açık yönünü her zaman güncellemek gerekir''
dedi.
Seçim sonrası Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''helalleşme''
açıklamasını, bazı siyasilere ve gazetecilere açtığı tazminat davalarını geri
çekmesini anımsatan Bostancı, muhalefet partilerinin ilk tepkilerinde, polemikçi
üslubun kısmen devam ettiğini öne sürdü. Bostancı, bu üslup yerine, ülke
gündemindeki önemli sorunlara ilişkin olumlu, yapıcı bir pozisyon almanın,
muhalefet partilerine kazandıracağını dile getirdi. Bostancı, kişilere umut
verebilmenin, yapıcı bir pozisyon almakla mümkün olduğunu belirtti.
Bostancı, Anayasa değişikliğine ilişkin de açıklamalarda bulundu.
Temel sorunlardan birinin anayasa olduğunu dile getiren Bostancı, nasıl
bir anayasa yapılacağı konusunda temel referanslarda anlaşmak gerektiğini
söyledi.
Bostancı, ''Taslak getirildiğinde reddedilmişti, 'müzakere edelim'
denildiğinde de kimileri 'çantanız boş' demişti. Nasreddin Hoca'nın siyasete
ilişkin o malum fıkrasının hatırlattığı şekilde, her pozisyona eleştirel şekilde
bakmak, taraflara kazandırmaz. Muhakkak bunu en geniş müzakereyle yapmak
durumumdayız'' diye konuştu.
''Anayasa herkesin anayasası olacak'' diyen Bostancı, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''Temel ilkeler üzerine anlaşılabilirse bu sorunun halledilebileceği
kanaatindeyim. Türkiye'nin yeni şartlarını okuyan, Türkiye'nin geleceğine ilişkin
umutları olan, iktidarı ve muhalefetiyle iyi bir anayasa yapabileceğimizi
düşünüyorum, ümitvarım. Anayasanın yapılmasını bekliyorum, muhalefet partilerinin
de olumlu katkı sağlayacağını ümit etmek istiyorum.
CHP, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte değişimden, yeni CHP'den
bahsetti, daha olumlu bir muhalefet yapılacağı işareti verdi, buna dair halen
birtakım mesajlar geliyor. Bence bu tür sözleri sadece iyiniyet dolu dilekler
olmaktan çıkartıp, hakikatten siyasetin pratiğine yönelik sonuç doğurucu, eylem
haline dönüştürecek referans, anayasa meselesine nasıl tavır takınacağıdır. CHP,
orada olumlu ve katkı sağlayacağı tutum takınırsa bunun Türkiye'deki iktidar,
muhalefet ilişkilerine de çok olumlu yansıyacağını düşünüyorum. Olumlu katkı
sağlayacakmış gibi yapıp, polemikçi bir üslup içinde, geleneksel, eski CHP'nin
tarzı çerçevesinde devam edilirse CHP'nin değişme niyetini, herhalde ilgili
olduğu çevreler, hedef kitlesi bakımından değerlendirilir.''
Jean Jacques Rousseau'nun ''egemen idaresi''ne göre, herkesin ortak
kararlar üzerinde anlaşmasının, toplumlarda olmayacağını belirten Bostancı,
siyaseti doğuran farklılığın, her konuda herkesin anlaşmasına engel olduğunu
söyledi. Bostancı, ''Anlaşma, uzlaşma, bütünüyle bizim istediğimiz değildir,
başkalarını da işin içine katan, herkese bir parça, 'evet, böyle bir şey fena da
değil' dedirten bir yaklaşımdır'' diye konuştu.
Öğretim üyeliği, dekanlık da yapan Bostancı, ''Hocalık mı,
milletvekilliği mi daha zor olur'' sorusu üzerine, ''Ben kendimi hep hoca gördüm.
Gazi Üniversitesi'nde 26 yıl hocalık yaptım. Geçen Ankara'ya geldiğimde, otomatik
olarak fakülteye gidiyorum. Gazi'nin, 'Gazili olmak ayrıcalık' sloganının
gerçeğinin, 'Gazili olmak alışkanlıktır' olduğunu anladım'' dedi.
AK Parti'den Batman Milletvekili seçilen Şimşek, kaydını yaptırmak için
Meclise geldi. Kabine üyeleri arasında ilk kaydı yaptıran Şimşek, kayıt
işlemlerinin ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.
Kendilerine büyük bir sorumluluk verildiğini belirten Şimşek, yeni
dönemde mevcut reform programını daha fazla genişleteceklerini ifade etti.
Şimşek, ''Yeni kabine de görev bekliyor musunuz'' sorusu üzerine, bu
konuda yorum yapmanın doğru olmayacağını belirterek, ''Bizim için, milletvekili
olmak büyük bir gurur. Ülkemize her kapasitede, ne şekilde olursa olsun hizmet
etmek önemli. Bu önemli bir vazife ve hangi formatta olursa olsun mukaddestir.
'Şu şekilde' ya da 'bu şekilde' olması gerekmiyor'' diye konuştu.
Bakan Şimşek, seçimin ardından ekonomide Türkiye'yi zor bir sürecin
beklediğine yönelik yorumlar yapıldığının anımsatılması üzerine, genel ekonomiye
bakıldığında çok iyi bir resim olduğunun görüleceğini söyledi. Bu resmin,
çözülmesi gereken bazı küçük sorunlar da içerdiğini anlatan Şimşek, şöyle devam
etti:
''Bu sorunlardan biri de cari açıktır. Hükümetimiz cari açığı çözmek için
çok önemli uygulamalar başlattı. Türkiye'nin en büyük sıkıntısı, katma değeri
yüksek ürünlere geçememiş olmasıdır. Biz, katma değeri yüksek ürünlere geçmek
için AR-GE reformu yaptık. Sonuç almaya başladık. Savunma sanayi ihtiyaçlarımızın
yalnızca yüzde 25'ini karşılıyorduk, bugün yüzde 50'sini karşılıyoruz. Önümüzdeki
sekiz yılda bu oran belki yüzde 80-90'a ulaşacak ve belki büyük bir ihracatçı
olacağız.''
Şimşek, cari açığın makul düzeye çekilip kontrol altına alınması,
Türkiye'nin hızlı bir şekilde büyürken cari açık sorunuyla karşılaşmaması için
bütün önlemlerin alındığını, ancak bu önlemlerin sonuçları için zamana ihtiyaç
olduğunu ifade etti.
Şimşek, ''Her şeyin güllük gülistanlık olmadığını'' ancak genel resme
bakıldığında dünyanın en güçlü resimlerinden birinin görüleceğini belirterek,
''Ekonomide resim, iddia edildiği gibi seçim sonrasında sıkıntı yaratacak bir
resim değil ama 'mükemmel mi?' Biz hiçbir zaman böyle bir iddiada bulunmadık.
İnşallah, hükümetimiz geri kalan sorunlara da el atacak'' dedi.
Bakan Şimşek, bütçe açığının yok denecek kadar az olduğunu, kamu borç
stokunun endişe kaynağı olmaktan tamamen çıktığını, büyümenin güçlü olduğunu,
dünyanın Türkiye'ye bu konuda imrenerek baktığını, enflasyonun ve faizlerin halen
tek hanede olduğunu, işsizliğin düştüğünü vurguladı.
Türkiye'nin en büyük darboğazının enerji olduğunu, sektörde dışa
bağımlılığın devam ettiğini belirten Şimşek, bu bağımlılığı azaltmak için
çabalarını sürdüreceklerini söyledi. Bakan Şimşek, bu kapsamda özellikle
yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin önemli ilerleme kaydedildiğine dikkati
çekti.
Milletvekillerine çalışma konusunda önerilerde bulunan Şimşek, öncelikle
yapıcı bir dil kullanılması gerektiğini söyledi. Çalışmalar sırasında zaman zaman
tansiyonun yükselebildiğini belirten Şimşek, ''Bazen burada otururken, 'acaba
hangi ülkeden bahsediliyor' dediğim bile oldu. Muhalefet adına her şeyi
abartmamak lazım. Saygı, sevgi ve disiplin içinde çalışılmalı'' dedi.
Bakan Şimşek, bazı milletvekillerinin Ankara'da kira fiyatlarını yüksek
bulduğu, kendisinin de böyle bir sorunu olup olmadığına yönelik soru üzerine,
Ankara'ya geldiğinde, İngiltere'deki birikimleriyle kent merkezi dışında Haymana
yolunda müstakil bir ev satın aldığını söyledi. Şimşek, bu konuda herkesin kendi
bütçesi çerçevesinde bir değerlendirme yapacağını ifade etti.
Bakan Şimşek, 4-C kapsamında çalışanlara kadro verilip verilmeyeceğine
ilişkin soruya, ''Bu konuda bir değerlendirme yapmak için bir çalışmanın söz
konusu olması gerekiyor. Bu konu için şu aşamada söyleyeceğim fazla bir şey yok''
yanıtını verdi.
CHP Samsun Milletvekili Haluk Koç ve AK Parti Konya Millekvekili İlhan Yerlikaya'da
kayıt yaptırmak için Meclise geldi.
CHP Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu, mazbatasını aldıktan sonra
eşiyle Meclise gelerek, kaydını yaptırdı.
Ediboğlu, Polatlı'ya tayini çıkan noter eşiyle birlikte kayıt
yaptırdıktan sonra, 4 yıl süreyle kalacağı Ankara'da ev aramaya başlayacak.
CHP'li Ediboğlu, kaydının ardından gazetecilerin, ''Ev sorununuz var mı''
sorusuna, ''Buradan çıktıktan sonra o işle ilgileneceğim, ev bakacağım'' dedi.
Eşi Polatlı'da çalışmaya başladığı için Eskişehir Yolu üzerinde ev arayan
Ediboğlu, evi satın alma ya da kiralama konusunda henüz tercih yapmadığını
söyledi. Ebidoğlu, kiraların 1000, 1500 lira civarında olduğunu göz önünde
bulundurduğunda, ev satın almanın daha mantıklı olacağını düşünüyor.
Ediboğlu, dürüstçe, yalan söylemeden, siyasetin seviyesini yükseltmek
için Türkiye ve ili adına üzerine düşeni yapacağını ifade etti.
Bugün kaydını yaptıran AK Parti Konya Milletvekili İlhan Yerlikaya ise ev
konusunda şanslı milletvekillerinden. TBMM tarafından 2005 ve 2007 yıllarında iki
kez RTÜK üyeliğine seçilen Yerlikaya'nın, 6 yıldır Ankara'da yaşadığı için ev
sorunu bulunmuyor. Yerlikaya, hafta içinde TBMM'de çalışmalarını sürdürecek,
hafta sonları ise Konya'ya gidecek.
AK Parti'nin, en yüksek oyu aldığı illerden birinin Konya olduğuna işaret
eden Yerlikaya, ''Ankara'ya başımız dik geldik'' dedi.
TBMM'de bugün ayrıca, AK Parti Şanlıurfa Milletvekilleri Abdulkadir Emin
Önen ve Kasım Gülpınar kaydını yaptırdı.
Geçen dönem TBMM Başkanvekilliği yapan Eyyüp Cenap Gülpınar'ın oğlu olan
Kasım Gülpınar'a rozetini, Önen taktı.
AK Parti'den Diyarbakır milletvekili seçilen Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker,
Meclise gelerek kayıt yaptırdı. Kayıt işleminin ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Eker,
seçimlerde Diyarbakır'ın diğer illere göre özel bir durumu olduğunu söyledi.
Diyarbakır'da, her yerde olduğu gibi normal bir siyasi mücadelenin
gerçekleşmediğini belirten Eker, ''20 Nisan tarihinden 12 Haziran gecesine kadar
partimizin teşkilatlarına 36 ayrı saldırı yapıldı'' dedi. Eker, 12 Haziran
gecesinde, bazı grupların, kutlama bahanesiyle partilerinin teşkilatlarına
saldırıda bulunduğunu ifade etti.
Tüm baskı, tehdit ve engellemelere rağmen AK Parti'nin Diyarbakır'da her
3 seçmenden birinin oyunu almayı başardığını belirten Eker, ''AK Parti olarak biz
orada varız. Diyarbakırlı seçmenler, bizi AK Parti milletvekili olarak seçti.
Kendilerine müteşekkiriz'' dedi.
Bakan Eker, ''Diyarbakır'dan seçilen diğer milletvekilleriyle uyumlu
çalışabilecek misiniz?'' sorusu üzerine, ''Öyle umuyoruz. Artık yeni bir dönem.
Dileriz ki her şey propaganda sürecinde kalsın. Bundan sonraki süreçte hepimiz,
daha sivil bir rejim içinde, Türkiye'yi daha ileri bir noktaya getirmek için
çalışmalıyız'' diye konuştu.
Bu arada AK Parti'den Konya Milletvekili seçilen Mustafa Akış da Meclise
gelerek kaydını yaptırdı. Gazetecilerin talebi üzerine objektiflerin karşısında
milletvekili rozetini takan Akış, ''Bugün sizin talebiniz üzerine taktım ama
millet ile arada bir mesafe oluşturduğunu düşündüğüm için yasama dönemi içinde
rozet takmayacağım'' dedi.
21 ve 23. dönemlerde MHP Hatay Milletvekilliği yapan Turan Çirkin, bu
dönem aday olmayarak yerini kendisinden 13 yaş küçük, yaklaşık 17 yıl il
başkanlığını üstlenen kardeşi Adnan Şefik Çirkin'e bıraktı.
24. Dönem'de bayrağı ağabeyinden devralan MHP Hatay Milletvekili Adnan
Şefik Çirkin, kaydını yaptırmaya TBMM'ye ağabeyiyle geldi.
Turan Çirkin, yeni seçilen kardeşine, ''Dürüst, ilkeli milletvekilliği
yapmasını ve bu şekilde bir siyasi yaşam sürmesini'' tavsiye etti.
Adnan Şefik Çirkin ise gazetecilerin sorusu üzerine, ''Büyüğümüz gerekeni
söyledi, onun yanında konuşmak çok uygun düşmez'' dedi.
''Heyecanlı mısınız?'' sorusunu Çirkin, ''İnşallah güzel hizmetler
yaparız. Allah'tan temennimiz bu. Zor bir dönem. Milletimize teşekkür ediyoruz,
MHP'nin bu kuşatmayı yarmasında bize el uzattılar. Bundan sonra iyi hizmetler
verme amacıyla burada bulunuyoruz. Böyle büyük bir yerde heyecanlı olmamak mümkün
değil'' diye yanıtladı.
Bugün son olarak Hatay'dan AK Parti Milletvekili seçilen eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin,
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Halil Özcan ve Isparta'dan MHP Milletvekili olarak Meclis'e girmeye
hak kazanan Nevzat Korkmaz kayıtlarını yaptırdı.
(12.38)
AK Parti'nin Amasya Milletvekilleri Naci Bostancı ve Avni Erdemir, kayıt
yaptırmak için bugün Meclise gelen ilk milletvekilleri oldu.
İki milletvekili önce mazbatalarını teslim etti, ardından Genel Kuruldaki
oylama ve yoklama işlemleri için parmak izi tanımlaması yaptırdı.
Geçen dönemde de milletvekili olan Erdemir, yeniden milletvekili rozeti
alırken, yeni seçilen Bostancı rozetlerden iki tane aldı. Bostancı'nın rozetini
Erdemir taktı.
Bostancı, daha sonra gazetecilerin sorularını yanıtladı. İletişim uzmanı
olarak, partilerin seçim dönemindeki iletişiminin değerlendirmesi istenmesi
üzerine Bostancı, seçim döneminde zaman zaman bazı gerginlikler yaşandığını
anımsattı. Siyasi partilerin, meydanlara çıktığını, meydanların havasının biraz
daha farklı olduğunu dile getiren Bostancı, üç ay içinde yaşananları dramatik
görmediğini söyledi.
Bostancı, bazen rahatsız edici ifadelerin kullanıldığını ancak bunları
seçim atmosferi içinde değerlendirmek gerektiğini belirterek, ''Önemli olan
seçimden sonra siyasetin, çatışma kadar uzlaşmaya da açık yönüne ilişkin bir
mantıkla davranmak. Bu ülkede ayrı partiler var ama aynı ülkenin ayrı partileri
olduğunu unutmamak, toplumun çatısına ilişkin ortak değerleri hatırlamak,
siyasetin çatışma kadar uzlaşmaya açık yönünü her zaman güncellemek gerekir''
dedi.
Seçim sonrası Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın ''helalleşme''
açıklamasını, bazı siyasilere ve gazetecilere açtığı tazminat davalarını geri
çekmesini anımsatan Bostancı, muhalefet partilerinin ilk tepkilerinde, polemikçi
üslubun kısmen devam ettiğini öne sürdü. Bostancı, bu üslup yerine, ülke
gündemindeki önemli sorunlara ilişkin olumlu, yapıcı bir pozisyon almanın,
muhalefet partilerine kazandıracağını dile getirdi. Bostancı, kişilere umut
verebilmenin, yapıcı bir pozisyon almakla mümkün olduğunu belirtti.
Bostancı, Anayasa değişikliğine ilişkin de açıklamalarda bulundu.
Temel sorunlardan birinin anayasa olduğunu dile getiren Bostancı, nasıl
bir anayasa yapılacağı konusunda temel referanslarda anlaşmak gerektiğini
söyledi.
Bostancı, ''Taslak getirildiğinde reddedilmişti, 'müzakere edelim'
denildiğinde de kimileri 'çantanız boş' demişti. Nasreddin Hoca'nın siyasete
ilişkin o malum fıkrasının hatırlattığı şekilde, her pozisyona eleştirel şekilde
bakmak, taraflara kazandırmaz. Muhakkak bunu en geniş müzakereyle yapmak
durumumdayız'' diye konuştu.
''Anayasa herkesin anayasası olacak'' diyen Bostancı, sözlerini şöyle
sürdürdü:
''Temel ilkeler üzerine anlaşılabilirse bu sorunun halledilebileceği
kanaatindeyim. Türkiye'nin yeni şartlarını okuyan, Türkiye'nin geleceğine ilişkin
umutları olan, iktidarı ve muhalefetiyle iyi bir anayasa yapabileceğimizi
düşünüyorum, ümitvarım. Anayasanın yapılmasını bekliyorum, muhalefet partilerinin
de olumlu katkı sağlayacağını ümit etmek istiyorum.
CHP, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte değişimden, yeni CHP'den
bahsetti, daha olumlu bir muhalefet yapılacağı işareti verdi, buna dair halen
birtakım mesajlar geliyor. Bence bu tür sözleri sadece iyiniyet dolu dilekler
olmaktan çıkartıp, hakikatten siyasetin pratiğine yönelik sonuç doğurucu, eylem
haline dönüştürecek referans, anayasa meselesine nasıl tavır takınacağıdır. CHP,
orada olumlu ve katkı sağlayacağı tutum takınırsa bunun Türkiye'deki iktidar,
muhalefet ilişkilerine de çok olumlu yansıyacağını düşünüyorum. Olumlu katkı
sağlayacakmış gibi yapıp, polemikçi bir üslup içinde, geleneksel, eski CHP'nin
tarzı çerçevesinde devam edilirse CHP'nin değişme niyetini, herhalde ilgili
olduğu çevreler, hedef kitlesi bakımından değerlendirilir.''
Jean Jacques Rousseau'nun ''egemen idaresi''ne göre, herkesin ortak
kararlar üzerinde anlaşmasının, toplumlarda olmayacağını belirten Bostancı,
siyaseti doğuran farklılığın, her konuda herkesin anlaşmasına engel olduğunu
söyledi. Bostancı, ''Anlaşma, uzlaşma, bütünüyle bizim istediğimiz değildir,
başkalarını da işin içine katan, herkese bir parça, 'evet, böyle bir şey fena da
değil' dedirten bir yaklaşımdır'' diye konuştu.
Öğretim üyeliği, dekanlık da yapan Bostancı, ''Hocalık mı,
milletvekilliği mi daha zor olur'' sorusu üzerine, ''Ben kendimi hep hoca gördüm.
Gazi Üniversitesi'nde 26 yıl hocalık yaptım. Geçen Ankara'ya geldiğimde, otomatik
olarak fakülteye gidiyorum. Gazi'nin, 'Gazili olmak ayrıcalık' sloganının
gerçeğinin, 'Gazili olmak alışkanlıktır' olduğunu anladım'' dedi.
AK Parti'den Batman Milletvekili seçilen Şimşek, kaydını yaptırmak için
Meclise geldi. Kabine üyeleri arasında ilk kaydı yaptıran Şimşek, kayıt
işlemlerinin ardından gazetecilerin sorularını cevapladı.
Kendilerine büyük bir sorumluluk verildiğini belirten Şimşek, yeni
dönemde mevcut reform programını daha fazla genişleteceklerini ifade etti.
Şimşek, ''Yeni kabine de görev bekliyor musunuz'' sorusu üzerine, bu
konuda yorum yapmanın doğru olmayacağını belirterek, ''Bizim için, milletvekili
olmak büyük bir gurur. Ülkemize her kapasitede, ne şekilde olursa olsun hizmet
etmek önemli. Bu önemli bir vazife ve hangi formatta olursa olsun mukaddestir.
'Şu şekilde' ya da 'bu şekilde' olması gerekmiyor'' diye konuştu.
Bakan Şimşek, seçimin ardından ekonomide Türkiye'yi zor bir sürecin
beklediğine yönelik yorumlar yapıldığının anımsatılması üzerine, genel ekonomiye
bakıldığında çok iyi bir resim olduğunun görüleceğini söyledi. Bu resmin,
çözülmesi gereken bazı küçük sorunlar da içerdiğini anlatan Şimşek, şöyle devam
etti:
''Bu sorunlardan biri de cari açıktır. Hükümetimiz cari açığı çözmek için
çok önemli uygulamalar başlattı. Türkiye'nin en büyük sıkıntısı, katma değeri
yüksek ürünlere geçememiş olmasıdır. Biz, katma değeri yüksek ürünlere geçmek
için AR-GE reformu yaptık. Sonuç almaya başladık. Savunma sanayi ihtiyaçlarımızın
yalnızca yüzde 25'ini karşılıyorduk, bugün yüzde 50'sini karşılıyoruz. Önümüzdeki
sekiz yılda bu oran belki yüzde 80-90'a ulaşacak ve belki büyük bir ihracatçı
olacağız.''
Şimşek, cari açığın makul düzeye çekilip kontrol altına alınması,
Türkiye'nin hızlı bir şekilde büyürken cari açık sorunuyla karşılaşmaması için
bütün önlemlerin alındığını, ancak bu önlemlerin sonuçları için zamana ihtiyaç
olduğunu ifade etti.
Şimşek, ''Her şeyin güllük gülistanlık olmadığını'' ancak genel resme
bakıldığında dünyanın en güçlü resimlerinden birinin görüleceğini belirterek,
''Ekonomide resim, iddia edildiği gibi seçim sonrasında sıkıntı yaratacak bir
resim değil ama 'mükemmel mi?' Biz hiçbir zaman böyle bir iddiada bulunmadık.
İnşallah, hükümetimiz geri kalan sorunlara da el atacak'' dedi.
Bakan Şimşek, bütçe açığının yok denecek kadar az olduğunu, kamu borç
stokunun endişe kaynağı olmaktan tamamen çıktığını, büyümenin güçlü olduğunu,
dünyanın Türkiye'ye bu konuda imrenerek baktığını, enflasyonun ve faizlerin halen
tek hanede olduğunu, işsizliğin düştüğünü vurguladı.
Türkiye'nin en büyük darboğazının enerji olduğunu, sektörde dışa
bağımlılığın devam ettiğini belirten Şimşek, bu bağımlılığı azaltmak için
çabalarını sürdüreceklerini söyledi. Bakan Şimşek, bu kapsamda özellikle
yenilenebilir enerji kaynaklarına ilişkin önemli ilerleme kaydedildiğine dikkati
çekti.
Milletvekillerine çalışma konusunda önerilerde bulunan Şimşek, öncelikle
yapıcı bir dil kullanılması gerektiğini söyledi. Çalışmalar sırasında zaman zaman
tansiyonun yükselebildiğini belirten Şimşek, ''Bazen burada otururken, 'acaba
hangi ülkeden bahsediliyor' dediğim bile oldu. Muhalefet adına her şeyi
abartmamak lazım. Saygı, sevgi ve disiplin içinde çalışılmalı'' dedi.
Bakan Şimşek, bazı milletvekillerinin Ankara'da kira fiyatlarını yüksek
bulduğu, kendisinin de böyle bir sorunu olup olmadığına yönelik soru üzerine,
Ankara'ya geldiğinde, İngiltere'deki birikimleriyle kent merkezi dışında Haymana
yolunda müstakil bir ev satın aldığını söyledi. Şimşek, bu konuda herkesin kendi
bütçesi çerçevesinde bir değerlendirme yapacağını ifade etti.
Bakan Şimşek, 4-C kapsamında çalışanlara kadro verilip verilmeyeceğine
ilişkin soruya, ''Bu konuda bir değerlendirme yapmak için bir çalışmanın söz
konusu olması gerekiyor. Bu konu için şu aşamada söyleyeceğim fazla bir şey yok''
yanıtını verdi.
CHP Samsun Milletvekili Haluk Koç ve AK Parti Konya Millekvekili İlhan Yerlikaya'da
kayıt yaptırmak için Meclise geldi.
CHP Hatay Milletvekili Mehmet Ali Ediboğlu, mazbatasını aldıktan sonra
eşiyle Meclise gelerek, kaydını yaptırdı.
Ediboğlu, Polatlı'ya tayini çıkan noter eşiyle birlikte kayıt
yaptırdıktan sonra, 4 yıl süreyle kalacağı Ankara'da ev aramaya başlayacak.
CHP'li Ediboğlu, kaydının ardından gazetecilerin, ''Ev sorununuz var mı''
sorusuna, ''Buradan çıktıktan sonra o işle ilgileneceğim, ev bakacağım'' dedi.
Eşi Polatlı'da çalışmaya başladığı için Eskişehir Yolu üzerinde ev arayan
Ediboğlu, evi satın alma ya da kiralama konusunda henüz tercih yapmadığını
söyledi. Ebidoğlu, kiraların 1000, 1500 lira civarında olduğunu göz önünde
bulundurduğunda, ev satın almanın daha mantıklı olacağını düşünüyor.
Ediboğlu, dürüstçe, yalan söylemeden, siyasetin seviyesini yükseltmek
için Türkiye ve ili adına üzerine düşeni yapacağını ifade etti.
Bugün kaydını yaptıran AK Parti Konya Milletvekili İlhan Yerlikaya ise ev
konusunda şanslı milletvekillerinden. TBMM tarafından 2005 ve 2007 yıllarında iki
kez RTÜK üyeliğine seçilen Yerlikaya'nın, 6 yıldır Ankara'da yaşadığı için ev
sorunu bulunmuyor. Yerlikaya, hafta içinde TBMM'de çalışmalarını sürdürecek,
hafta sonları ise Konya'ya gidecek.
AK Parti'nin, en yüksek oyu aldığı illerden birinin Konya olduğuna işaret
eden Yerlikaya, ''Ankara'ya başımız dik geldik'' dedi.
TBMM'de bugün ayrıca, AK Parti Şanlıurfa Milletvekilleri Abdulkadir Emin
Önen ve Kasım Gülpınar kaydını yaptırdı.
Geçen dönem TBMM Başkanvekilliği yapan Eyyüp Cenap Gülpınar'ın oğlu olan
Kasım Gülpınar'a rozetini, Önen taktı.
AK Parti'den Diyarbakır milletvekili seçilen Tarım ve Köyişleri Bakanı Mehdi Eker,
Meclise gelerek kayıt yaptırdı. Kayıt işleminin ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan Eker,
seçimlerde Diyarbakır'ın diğer illere göre özel bir durumu olduğunu söyledi.
Diyarbakır'da, her yerde olduğu gibi normal bir siyasi mücadelenin
gerçekleşmediğini belirten Eker, ''20 Nisan tarihinden 12 Haziran gecesine kadar
partimizin teşkilatlarına 36 ayrı saldırı yapıldı'' dedi. Eker, 12 Haziran
gecesinde, bazı grupların, kutlama bahanesiyle partilerinin teşkilatlarına
saldırıda bulunduğunu ifade etti.
Tüm baskı, tehdit ve engellemelere rağmen AK Parti'nin Diyarbakır'da her
3 seçmenden birinin oyunu almayı başardığını belirten Eker, ''AK Parti olarak biz
orada varız. Diyarbakırlı seçmenler, bizi AK Parti milletvekili olarak seçti.
Kendilerine müteşekkiriz'' dedi.
Bakan Eker, ''Diyarbakır'dan seçilen diğer milletvekilleriyle uyumlu
çalışabilecek misiniz?'' sorusu üzerine, ''Öyle umuyoruz. Artık yeni bir dönem.
Dileriz ki her şey propaganda sürecinde kalsın. Bundan sonraki süreçte hepimiz,
daha sivil bir rejim içinde, Türkiye'yi daha ileri bir noktaya getirmek için
çalışmalıyız'' diye konuştu.
Bu arada AK Parti'den Konya Milletvekili seçilen Mustafa Akış da Meclise
gelerek kaydını yaptırdı. Gazetecilerin talebi üzerine objektiflerin karşısında
milletvekili rozetini takan Akış, ''Bugün sizin talebiniz üzerine taktım ama
millet ile arada bir mesafe oluşturduğunu düşündüğüm için yasama dönemi içinde
rozet takmayacağım'' dedi.
21 ve 23. dönemlerde MHP Hatay Milletvekilliği yapan Turan Çirkin, bu
dönem aday olmayarak yerini kendisinden 13 yaş küçük, yaklaşık 17 yıl il
başkanlığını üstlenen kardeşi Adnan Şefik Çirkin'e bıraktı.
24. Dönem'de bayrağı ağabeyinden devralan MHP Hatay Milletvekili Adnan
Şefik Çirkin, kaydını yaptırmaya TBMM'ye ağabeyiyle geldi.
Turan Çirkin, yeni seçilen kardeşine, ''Dürüst, ilkeli milletvekilliği
yapmasını ve bu şekilde bir siyasi yaşam sürmesini'' tavsiye etti.
Adnan Şefik Çirkin ise gazetecilerin sorusu üzerine, ''Büyüğümüz gerekeni
söyledi, onun yanında konuşmak çok uygun düşmez'' dedi.
''Heyecanlı mısınız?'' sorusunu Çirkin, ''İnşallah güzel hizmetler
yaparız. Allah'tan temennimiz bu. Zor bir dönem. Milletimize teşekkür ediyoruz,
MHP'nin bu kuşatmayı yarmasında bize el uzattılar. Bundan sonra iyi hizmetler
verme amacıyla burada bulunuyoruz. Böyle büyük bir yerde heyecanlı olmamak mümkün
değil'' diye yanıtladı.
Bugün son olarak Hatay'dan AK Parti Milletvekili seçilen eski Adalet Bakanı Sadullah Ergin,
AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Halil Özcan ve Isparta'dan MHP Milletvekili olarak Meclis'e girmeye
hak kazanan Nevzat Korkmaz kayıtlarını yaptırdı.
(12.38)
