2014-10-14 - 17:00
TBMM Genel Kurulu'nda, uluslararası anlaşmaların onaylanmasına ilişkin 5 kanun tasarısı kabul edildi. TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, tasarıların kabul edilmesinin ardından, komisyonun yerini almaması üzerine, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
AK Parti Ankara Milletvekili Tülay Selamoğlu, Ankara'nın 1919'da atının nalındaki mıhı üretemez haldeyken bugün milli mücadele ruhuna uygun, Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışan bir başkent olduğunu söyledi.
AK Parti Ankara Milletvekili Tülay Selamoğlu, Ankara'nın başkent oluşunun 91. yıl dönümü dolayısıyla gündem dışı konuşmasında, Milli Mücadele'nin Ankara'dan yürütüldüğünü, Kurtuluş Savaşı planlarının bu yoksul kentte hazırlandığını ifade etti.
Ankara'nın bugün ulaşım merkezi olduğunu, kentte faaliyet gösteren ASELSAN ve TAI'nin dünyanın ilk 100 savunma sanayi şirketi arasında olduğunu belirten Selamoğlu, başkentte bu sektördeki firmaların savunma sanayi cirosunun yüzde 73'ünü karşıladığını kaydetti.
Bozkır Ankara'yı yeşil Ankara'ya çevirdiklerini vurgulayan Selamoğlu, "1919'da atının nalındaki mıhı üretemez haldeyken bugün Milli Mücadele ruhuna uygun, Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışan başkent Ankara'dır. Ankara yeni Türkiye'nin sonsuza kadar başkenti olarak kalacaktır" dedi.
CHP Ankara Milletvekili Levent Gök ise gündem dışı konuşmasında, Ankara'nın kimliğini uygarlık tutkusu, hoşgörü ve cumhuriyet geleneklerinin oluşturduğunu, ancak bu niteliklerin iktidar ve büyükşehir belediyesinin tehdidi altında olduğunu öne sürdü.
Ankara'nın dış ilçelerinin gelişmişlikte en son sıralarda yer aldığını dile getiren Gök, "Atatürk'ün adının ve çağdaş yaşamın izlerinin silinmesi için her türlü tertip düzenleniyor. Atatürk Orman Çiftliği'ndeki Başbakanlık ofisi ve Ankapark yapımı, mahkemenin durdurma kararlarına rağmen devam ediyor" diye konuştu.
Gök, Ankaralılar'ın en pahalı doğalgazı kullandığını ifade ederek, bugün de Büyükşehir Belediyesi'nin suya yüzde 9 zam yaptığını söyledi.
MHP Konya Milletvekili Faruk Bal ise HSYK seçimlerine ilişkin gündemdışı konuşmasında, HSYK seçiminin hükümet ile cemaat listelerinin savaşına sahne olduğunu, bunun yargı bağımsızlığı için en kötü durumlardan biri olduğunu belirtti.
Hükümetin listesinin kazandığı algısıyla yargının hükümeti denetlemesinin mümkün olmadığını savunan Bal, "Seçimde adayların etnik kökenleri, mezhepleri, inançları, siyasi eğilimleri, cemaat üyesi olup olmadığı propagandaya konu edildi. Bizim inancımıza göre peygamber postunda oturan hakim, hakkı koruyan ve güce karşı sığınılabilecek korunaklı limandır" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçeceği 4 üyenin kriterlerini de takip edeceklerini anlatan Bal, "Seçilen HSYK üyeleri gerçekten bağımsız, gerçekten tarafsız bir yargıya ulaşabilmek için damdan düşen kişiler olarak bu özelliklere riayet ederlerse belki siyasi rejimimizin gelecekte fay hattı olarak kırılma noktalarının önüne geçerler" dedi.
Yerinden konuşan CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Mersin Büyükşehir Belediyesi'nde yerel seçimden sonra bin 600 kişinin işten çıkarıldığını öne sürerek, işçilerin haklarının korunması gerektiğini söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu ise çıkarılan taşeron işçilerin süreleri dolduğu için yapılan ihaleyi başka firmanın kazanması üzerine işsiz kaldıklarını söyleyerek, işten çıkarmanın söz konusu olmadığını ifade etti. Halaçoğlu, bazı kişilerin de seçimden önce işe alınan "bankamatik memurları" olduğunu belirtti.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, Kobani bahanesiyle yapılan gösterileri eleştirirek, "PKK, Türkiye üzerinde bağımsız bir devlet kurmak istiyor mu istemiyor mu? Tüzüklerine, söylediklerine bakın anlayacaksınız" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin, Meclis"in Ekim ve Kasım ayları çalışma programına ilişkin grup önerisi kabul edildi. Bazı uluslararası sözleşmelerin onaylanmasına ilişkin kanun tasarıları gündemin ön sıralarına alındı. Genel Kurul'un salı günleri 15.00-21.00, çarşamba ve perşembe günleri ise 14.00-21.00 saatleri arasında çalışması kararlaştırıldı.
Partisi'nin önerisi üzerine söz alan Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi, tablolar eşliğinde, hükümetin Ağrı'ya yaptığı yatırımları anlattı. AK Parti iktidarları döneminde Ağrı'ya 7 milyar lira yatırım gerçekleştiğini belirten Çelebi, herkesin bu hükümete sahip çıkması gerektiğini söyledi.
Türkiye'de demokratikleşme konusunda yapılan çalışmaları da anlatan Çelebi, bu cesur adımların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sayesinde atıldığını dile getirdi.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, Çelebi'nin kürsünün önüne koyduğu tablolarla Genel Kurul'u panayır alanına çevirdiğini savunarak, "Böyle bir usul varsa biz de aynı şekilde pankartlarla konuştuğumuzda kimse itiraz etmeyecek" diye konuştu.
Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu da milletvekillerinin zaman zaman tablolar eşliğinde konuşmalar yaptığını belirterek, "Ama ben de böyle devasa bir pankart beklemiyordum" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendini hala başbakan sandığını, Meclis'te görüşülecek kanunlarla ilgili önceden görüş beyan ettiğini söyledi.
Kobani bahanesiyle son zamanlarda ülkede yaşanan olaylara değinen Halaçoğlu, "Madem Kobani'ye destek vereceksiniz neden yüzlerinizi kapatıyorsunuz. Bu anlayışın samimi olduğunu düşünmek mümkün değil. Mesele Kobani değil. PKK Türkiye üzerinde bağımsız bir devlet kurmak istiyor mu istemiyor mu? Tüzüklerine, söylediklerine bakın anlayacaksınız" diye konuştu.
HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan da Çelebi'nin tablolar eşliğinde Ağrı'ya yapılan yatırımları anlatmasına tepki gösterdi. Tan, "Yarın bu iş sinevizyon gösterisine kadar varırsa buranın bir ciddiyeti kalmaz" dedi.
AK Parti'nin grup önerisini de eleştiren Tan, Türkiye'nin en önemli sorunun Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler olduğunu belirterek, Meclis'in ilk olarak bu konuyu gündemine alması gerektiğine işaret etti.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, sokaklarda demokratikleşme için gösteriler yapılabileceğini, ancak hiçbir zaman şiddeti ve vandalizmi doğru bulmadıklarını ifade etti.
Yaşanan olaylarla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıklamalarının umut verici olmadığını savunan Hamzaçebi, olayların yalnızca güvenlik meselesine bağlandığını dile getirdi. Hamzaçebi, "Ya birlikte yaşama konusunda ne diyorsunuz? Bu umudu nasıl ayağı kaldıracaksınız?" dedi. Akif Hamzaçebi, öncelikle hükümetin iç ve dış politikada mezhep esaslı politikasını değiştirmesi gerektiğini ifade etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise iktidarın mezhep esaslı politika yürütmediğini belirterek, bu konuda Türkiye-İran ilişkilerini örnek gösterdi. Bostancı ayrıca, Suriye rejimine olan tepkilerinin mezhep farklılığından değil, masum insanlara karşı uygulanan zulümden kaynaklandığını dile getirdi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Soma'daki maden kazasından sonra yapılan mevzuat değişiklikleriyle denetimlerin sıkılaştırıldığını belirterek, "13 Ekim 2014 itibariyle 145'i kömür ocağı olmak üzere toplam 3 bin 335 sahanın faaliyeti, Maden Kanunu'nun çeşitli hükümleri kapsamında durdurulmuştur" dedi.
Yıldız, TBMM Genel Kurulu'nda sözlü soru önergelerini yanıtladı.
Türkiye'nin enerji talebinin ekonominin büyümesine paralel olarak arttığını ifade eden Yıldız, 12 yıllık iktidarları döneminde elektrik üretiminden dağıtımına kadar 110 milyar liralık yatırım yaptıklarını, önümüzdeki 10 yılda 120 milyar liralık yatırım planladıklarını kaydetti.
Yatırımların büyük bölümünün özel sektör tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Yıldız, enerji sektöründe rekabetçi, şeffaf ve iyi işleyen piyasa oluşturduklarını söyledi.
Yıldız, uzun vadeli doğalgaz sözleşmelerinde "al ya da öde" olarak tabir edilen asgari alım taahhüdü hükümlerine yer verildiğini anlatarak, "asgari alım taahhüdünün altında kalan miktarlar için o dönemdeki anlaşma fiyatları üzerinden belirli oranda ödeme yapılmakta ve sonraki yıllarda bu gaz miktarı telafi edilmektedir. Dolayısıyla asgari alım taahhüdü çerçevesinde yapılan ödemeler boşa gitmemekte, herhangi bir kayba yol açmamaktadır" diye konuştu.
Türkiye'nin 2013'te 14.8 milyar dolarlık 136 milyon varil ham petrol ithal ettiğini belirten Yıldız, bu yıl sonunda ise 6.2 milyar dolar bedelle 57.3 milyon varil ham petrol ithal edileceğini kaydetti. Yıldız, doğalgaz ithalatının 2013'te 45.3 milyar metreküp, bu yılın temmuz ayı sonunda 28.5 milyar metreküp olduğunu ifade etti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, enerji verimliliği kapsamında beyaz eşyaların değişim kampanyalarıyla ilgili çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi.
Yıldız, son yıllarda elektrikli ev aletleri piyasasında enerji verimli ürünlerin hakim duruma gelmesinin büyük ölçüde sağlandığını, piyasa dönüşümünün tamamlanması için BM Kalkınma Programı ve özel sektör işbirliğiyle çalışmalar yaptıklarını anlatarak, "Enerji verimliliği yüksek beyaz eşyalara ÖTV indirimi sağlama konusunda Maliye Bakanlığı tarafından da bir kısım çalışmalar yapılmaktadır" dedi.
Alternatif yakıt kullanımının yaygılaştırılmasını sağlamak amacıyla elektrikli araçlarda kullanılan bataryalarla alternatif yakıt kullanan araçların parçalarının üretiminin desteklenmesi adına Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK'ın ortak çalışma yürüttüğünü söyledi.
Ön ödemeli doğalgaz satışında limit getirilmesinin, adil fatura dengesi kurmayı amaçladığını, limitin o ildeki ortalama tüketim hesaplamasıyla belirlendiğini ifade etti.
Taner Yıldız, madenlerdeki iş sağlığı ve güvenliği konusunda getirilen yenilikler konusundaki soruları da yanıtladı.
Madenlerin en tehlikeli iş kolu sınıfında olduğuna işaret eden Yıldız, çalışanların sağlığı ve güvenlik konusundaki asgari şartların yasa, yönetmelik ve tüzüklerde düzenlendiğini belirtti.
Alınan yasal önlemlerden örnekler veren Yıldız, işverene çok sayıda yükümlülük verildiğini söyledi. Yıldız, iş kazalarının önlenmesi ve faaliyetlerin kontrol altında tutulabilmesi açısından Madencilik Faaliyeti Uygulama Yönetmeliği'nde değişiklik yapılarak, teknik nezaret görevini üstlenecek maden mühendisleri için yeraltı maden işletmelerinde en az 2, kömür işletmelerinde en az 5 yıl deneyim şartı getirileceğini, teknik nezaretçinin atandığı ve sorumlu olduğu ruhsat sahasının faaliyet ve üretiminin 15 günde, yeraltı işletmelerinin 10 günde, yeraltı kömür işletmelerinin 5 günde en az bir kez denetlenmesi, vardiyalı çalışan işletmelerde her vardiyada daimi nezaretçilerin bulundurulması hükümleri konulduğunu, yönetmeliğin en kısa sürede yayımlanarak, yürürlüğe gireceğini bildirdi.
Maden İşleri Genel Müdürlüğü ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından denetimlerin yapıldığını anlatan Yıldız, "Bakanlığımız, projeye aykırı faaliyet gösteren ocakların can ve mal güvenliğini tehdit eden durum tespit etmesi halinde üretim faaliyetleri durdurulmaktadır. Bu kapsamda, denetim faaliyetleri sıkılaştırılmış, 13 Ekim 2014 itibariyle 145'i kömür ocağı olmak üzere toplam 3 bin 335 sahanın faaliyeti, Maden Kanunu'nun çeşitli hükümleri kapsamında durdurulmuştur" dedi.
Yıldız'ın açıklamalarının ardından MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, borik asit ve sülfrik asit tesislerinin özelleştirileceğini açıkladığını, Yıldız'ın ise aksi yönde beyanları bulunduğunu ifade etti.
Bunun üzerine söz alan Yıldız, "Maliye Bakanı Sayın Şimşek'in açıklamalarıyla tenakuz varmış gibi gösterilmesini doğru bulmuyorum. 'Bor madeni, AK Parti hükümetleri zamanında özelleşmeyecek' dedik. Ne böyle bir hedefimiz ne böyle bir niyetimiz ne böyle bir çabamız var. Bor madeninin bırakın özelleşmesini, tapulu arazinizde bulunsa dahi devletindir" diye konuştu.
Borun stratejik önemine binaen hassasiyetleri olduğunun altını çizen Yıldız, "Fakat bu, teknolojinin ve bir kısım enstrümanların bor madeninden ayrı olarak, özel şirketler tarafından yapılmayacağı anlamına gelmiyor" dedi.
Yıldız, CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, Soma'da faaliyetleri durdurulan madenlerden nakliye firmalarının ücretlerini tahsil edemediğini belirterek, soruna çözüm bulunmasını istedi.
Yıldız, Soma'daki maden kazasından sonra bazı milletvekillerinin popülist söylemler kullandığını, kendilerinin ise eksikliklerin giderilmesi halinde işletmelerin üretime geçmesi gerektiği yönünde tutum sergilediklerini anımsattı.
Çalışanların sağlığının önemli olduğunu ve şartlar sağlandıktan sonra işletmelerin açılması gerektiğini vurgulayan Yıldız, nakliyecilerle birlikte Soma'da 15 bin kişiyi ilgilendiren bir ekonominin söz konusu olduğuna işaret etti. Yıldız, "Orası çalışacak ki nakliyecilerin borçları ödensin. biz o madenlerin, ödeme için aktif hale getirilmesi gerektiğini, işçi ve işverenin çalışma huzuruyla beraber devam edecekleri ortamın sağlanması gerektiğin söyledik. Işıklar ocağının işletmesinin çalışmasına 140 metrede uygun olacağını tavsiye ettik" diye konuştu.
TBMM Genel Kurulu'nda, uluslararası anlaşmaların onaylanmasına ilişkin 5 kanun tasarısı kabul edildi.
Genel Kurul'da kabul edilen tasarılar şöyle:
"Türkiye ile Kore arasında Sosyal Güvenlik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı ile Kore Cumhuriyeti Ulusal Polis Teşkilatı Arasında Polis İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi Arasında 2 Yıllık İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Cibuti Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanlarında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı."
Tasarılar üzerindeki görüşmelerde söz alan HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Kobani'de bir insanlık dramı yaşandığını belirterek, "Kadınları bir kaç dolara satıyorlar. Hepinizi vicdana davet ediyorum. Kadın milletvekillerine sesleniyorum. Türkmen, Ezidi, Kürt kadınların köle gibi İslam adına satılması onurunuza dokunmuyor mu? Niye susuyorsunuz?" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, IŞİD'ten kaçarak Türkiye'ye sığınmak için gelenlerin zor durumda olduklarını, yıkanamadıklarını, kıyafet bulamadıklarını, yiyecek sıkıntısı yaşadıklarını söyledi. Sınırdan geçen kadınların erkekler tarafından arandığını anlatan Tanal, bunun insan onuruna aykırı olduğunu ifade etti.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de çözüm süreci müzakere haritasının yolunun Kobani'den geçtiğini belirterek, "Ortadoğu'da Kürtlerle birlikte global bir politika oluşturulmalı. Türkiye'nin, Kürtlerle birlikte hareket ederek bu süreci kalıcı barışa kavuşturması gerekiyor" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, tasarıların kabul edilmesinin ardından, komisyonun yerini almaması üzerine, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
AK Parti Ankara Milletvekili Tülay Selamoğlu, Ankara'nın başkent oluşunun 91. yıl dönümü dolayısıyla gündem dışı konuşmasında, Milli Mücadele'nin Ankara'dan yürütüldüğünü, Kurtuluş Savaşı planlarının bu yoksul kentte hazırlandığını ifade etti.
Ankara'nın bugün ulaşım merkezi olduğunu, kentte faaliyet gösteren ASELSAN ve TAI'nin dünyanın ilk 100 savunma sanayi şirketi arasında olduğunu belirten Selamoğlu, başkentte bu sektördeki firmaların savunma sanayi cirosunun yüzde 73'ünü karşıladığını kaydetti.
Bozkır Ankara'yı yeşil Ankara'ya çevirdiklerini vurgulayan Selamoğlu, "1919'da atının nalındaki mıhı üretemez haldeyken bugün Milli Mücadele ruhuna uygun, Türkiye Cumhuriyeti'ne yakışan başkent Ankara'dır. Ankara yeni Türkiye'nin sonsuza kadar başkenti olarak kalacaktır" dedi.
CHP Ankara Milletvekili Levent Gök ise gündem dışı konuşmasında, Ankara'nın kimliğini uygarlık tutkusu, hoşgörü ve cumhuriyet geleneklerinin oluşturduğunu, ancak bu niteliklerin iktidar ve büyükşehir belediyesinin tehdidi altında olduğunu öne sürdü.
Ankara'nın dış ilçelerinin gelişmişlikte en son sıralarda yer aldığını dile getiren Gök, "Atatürk'ün adının ve çağdaş yaşamın izlerinin silinmesi için her türlü tertip düzenleniyor. Atatürk Orman Çiftliği'ndeki Başbakanlık ofisi ve Ankapark yapımı, mahkemenin durdurma kararlarına rağmen devam ediyor" diye konuştu.
Gök, Ankaralılar'ın en pahalı doğalgazı kullandığını ifade ederek, bugün de Büyükşehir Belediyesi'nin suya yüzde 9 zam yaptığını söyledi.
MHP Konya Milletvekili Faruk Bal ise HSYK seçimlerine ilişkin gündemdışı konuşmasında, HSYK seçiminin hükümet ile cemaat listelerinin savaşına sahne olduğunu, bunun yargı bağımsızlığı için en kötü durumlardan biri olduğunu belirtti.
Hükümetin listesinin kazandığı algısıyla yargının hükümeti denetlemesinin mümkün olmadığını savunan Bal, "Seçimde adayların etnik kökenleri, mezhepleri, inançları, siyasi eğilimleri, cemaat üyesi olup olmadığı propagandaya konu edildi. Bizim inancımıza göre peygamber postunda oturan hakim, hakkı koruyan ve güce karşı sığınılabilecek korunaklı limandır" diye konuştu.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın seçeceği 4 üyenin kriterlerini de takip edeceklerini anlatan Bal, "Seçilen HSYK üyeleri gerçekten bağımsız, gerçekten tarafsız bir yargıya ulaşabilmek için damdan düşen kişiler olarak bu özelliklere riayet ederlerse belki siyasi rejimimizin gelecekte fay hattı olarak kırılma noktalarının önüne geçerler" dedi.
Yerinden konuşan CHP Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Mersin Büyükşehir Belediyesi'nde yerel seçimden sonra bin 600 kişinin işten çıkarıldığını öne sürerek, işçilerin haklarının korunması gerektiğini söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu ise çıkarılan taşeron işçilerin süreleri dolduğu için yapılan ihaleyi başka firmanın kazanması üzerine işsiz kaldıklarını söyleyerek, işten çıkarmanın söz konusu olmadığını ifade etti. Halaçoğlu, bazı kişilerin de seçimden önce işe alınan "bankamatik memurları" olduğunu belirtti.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, Kobani bahanesiyle yapılan gösterileri eleştirirek, "PKK, Türkiye üzerinde bağımsız bir devlet kurmak istiyor mu istemiyor mu? Tüzüklerine, söylediklerine bakın anlayacaksınız" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, AK Parti'nin, Meclis"in Ekim ve Kasım ayları çalışma programına ilişkin grup önerisi kabul edildi. Bazı uluslararası sözleşmelerin onaylanmasına ilişkin kanun tasarıları gündemin ön sıralarına alındı. Genel Kurul'un salı günleri 15.00-21.00, çarşamba ve perşembe günleri ise 14.00-21.00 saatleri arasında çalışması kararlaştırıldı.
Partisi'nin önerisi üzerine söz alan Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi, tablolar eşliğinde, hükümetin Ağrı'ya yaptığı yatırımları anlattı. AK Parti iktidarları döneminde Ağrı'ya 7 milyar lira yatırım gerçekleştiğini belirten Çelebi, herkesin bu hükümete sahip çıkması gerektiğini söyledi.
Türkiye'de demokratikleşme konusunda yapılan çalışmaları da anlatan Çelebi, bu cesur adımların Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sayesinde atıldığını dile getirdi.
MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, Çelebi'nin kürsünün önüne koyduğu tablolarla Genel Kurul'u panayır alanına çevirdiğini savunarak, "Böyle bir usul varsa biz de aynı şekilde pankartlarla konuştuğumuzda kimse itiraz etmeyecek" diye konuştu.
Meclis Başkanvekili Güldal Mumcu da milletvekillerinin zaman zaman tablolar eşliğinde konuşmalar yaptığını belirterek, "Ama ben de böyle devasa bir pankart beklemiyordum" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın kendini hala başbakan sandığını, Meclis'te görüşülecek kanunlarla ilgili önceden görüş beyan ettiğini söyledi.
Kobani bahanesiyle son zamanlarda ülkede yaşanan olaylara değinen Halaçoğlu, "Madem Kobani'ye destek vereceksiniz neden yüzlerinizi kapatıyorsunuz. Bu anlayışın samimi olduğunu düşünmek mümkün değil. Mesele Kobani değil. PKK Türkiye üzerinde bağımsız bir devlet kurmak istiyor mu istemiyor mu? Tüzüklerine, söylediklerine bakın anlayacaksınız" diye konuştu.
HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan da Çelebi'nin tablolar eşliğinde Ağrı'ya yapılan yatırımları anlatmasına tepki gösterdi. Tan, "Yarın bu iş sinevizyon gösterisine kadar varırsa buranın bir ciddiyeti kalmaz" dedi.
AK Parti'nin grup önerisini de eleştiren Tan, Türkiye'nin en önemli sorunun Ortadoğu'da yaşanan gelişmeler olduğunu belirterek, Meclis'in ilk olarak bu konuyu gündemine alması gerektiğine işaret etti.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, sokaklarda demokratikleşme için gösteriler yapılabileceğini, ancak hiçbir zaman şiddeti ve vandalizmi doğru bulmadıklarını ifade etti.
Yaşanan olaylarla ilgili Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun açıklamalarının umut verici olmadığını savunan Hamzaçebi, olayların yalnızca güvenlik meselesine bağlandığını dile getirdi. Hamzaçebi, "Ya birlikte yaşama konusunda ne diyorsunuz? Bu umudu nasıl ayağı kaldıracaksınız?" dedi. Akif Hamzaçebi, öncelikle hükümetin iç ve dış politikada mezhep esaslı politikasını değiştirmesi gerektiğini ifade etti.
AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise iktidarın mezhep esaslı politika yürütmediğini belirterek, bu konuda Türkiye-İran ilişkilerini örnek gösterdi. Bostancı ayrıca, Suriye rejimine olan tepkilerinin mezhep farklılığından değil, masum insanlara karşı uygulanan zulümden kaynaklandığını dile getirdi.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, Soma'daki maden kazasından sonra yapılan mevzuat değişiklikleriyle denetimlerin sıkılaştırıldığını belirterek, "13 Ekim 2014 itibariyle 145'i kömür ocağı olmak üzere toplam 3 bin 335 sahanın faaliyeti, Maden Kanunu'nun çeşitli hükümleri kapsamında durdurulmuştur" dedi.
Yıldız, TBMM Genel Kurulu'nda sözlü soru önergelerini yanıtladı.
Türkiye'nin enerji talebinin ekonominin büyümesine paralel olarak arttığını ifade eden Yıldız, 12 yıllık iktidarları döneminde elektrik üretiminden dağıtımına kadar 110 milyar liralık yatırım yaptıklarını, önümüzdeki 10 yılda 120 milyar liralık yatırım planladıklarını kaydetti.
Yatırımların büyük bölümünün özel sektör tarafından gerçekleştirildiğini anlatan Yıldız, enerji sektöründe rekabetçi, şeffaf ve iyi işleyen piyasa oluşturduklarını söyledi.
Yıldız, uzun vadeli doğalgaz sözleşmelerinde "al ya da öde" olarak tabir edilen asgari alım taahhüdü hükümlerine yer verildiğini anlatarak, "asgari alım taahhüdünün altında kalan miktarlar için o dönemdeki anlaşma fiyatları üzerinden belirli oranda ödeme yapılmakta ve sonraki yıllarda bu gaz miktarı telafi edilmektedir. Dolayısıyla asgari alım taahhüdü çerçevesinde yapılan ödemeler boşa gitmemekte, herhangi bir kayba yol açmamaktadır" diye konuştu.
Türkiye'nin 2013'te 14.8 milyar dolarlık 136 milyon varil ham petrol ithal ettiğini belirten Yıldız, bu yıl sonunda ise 6.2 milyar dolar bedelle 57.3 milyon varil ham petrol ithal edileceğini kaydetti. Yıldız, doğalgaz ithalatının 2013'te 45.3 milyar metreküp, bu yılın temmuz ayı sonunda 28.5 milyar metreküp olduğunu ifade etti.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Yıldız, enerji verimliliği kapsamında beyaz eşyaların değişim kampanyalarıyla ilgili çalışmalar yürütüldüğünü dile getirdi.
Yıldız, son yıllarda elektrikli ev aletleri piyasasında enerji verimli ürünlerin hakim duruma gelmesinin büyük ölçüde sağlandığını, piyasa dönüşümünün tamamlanması için BM Kalkınma Programı ve özel sektör işbirliğiyle çalışmalar yaptıklarını anlatarak, "Enerji verimliliği yüksek beyaz eşyalara ÖTV indirimi sağlama konusunda Maliye Bakanlığı tarafından da bir kısım çalışmalar yapılmaktadır" dedi.
Alternatif yakıt kullanımının yaygılaştırılmasını sağlamak amacıyla elektrikli araçlarda kullanılan bataryalarla alternatif yakıt kullanan araçların parçalarının üretiminin desteklenmesi adına Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile TÜBİTAK'ın ortak çalışma yürüttüğünü söyledi.
Ön ödemeli doğalgaz satışında limit getirilmesinin, adil fatura dengesi kurmayı amaçladığını, limitin o ildeki ortalama tüketim hesaplamasıyla belirlendiğini ifade etti.
Taner Yıldız, madenlerdeki iş sağlığı ve güvenliği konusunda getirilen yenilikler konusundaki soruları da yanıtladı.
Madenlerin en tehlikeli iş kolu sınıfında olduğuna işaret eden Yıldız, çalışanların sağlığı ve güvenlik konusundaki asgari şartların yasa, yönetmelik ve tüzüklerde düzenlendiğini belirtti.
Alınan yasal önlemlerden örnekler veren Yıldız, işverene çok sayıda yükümlülük verildiğini söyledi. Yıldız, iş kazalarının önlenmesi ve faaliyetlerin kontrol altında tutulabilmesi açısından Madencilik Faaliyeti Uygulama Yönetmeliği'nde değişiklik yapılarak, teknik nezaret görevini üstlenecek maden mühendisleri için yeraltı maden işletmelerinde en az 2, kömür işletmelerinde en az 5 yıl deneyim şartı getirileceğini, teknik nezaretçinin atandığı ve sorumlu olduğu ruhsat sahasının faaliyet ve üretiminin 15 günde, yeraltı işletmelerinin 10 günde, yeraltı kömür işletmelerinin 5 günde en az bir kez denetlenmesi, vardiyalı çalışan işletmelerde her vardiyada daimi nezaretçilerin bulundurulması hükümleri konulduğunu, yönetmeliğin en kısa sürede yayımlanarak, yürürlüğe gireceğini bildirdi.
Maden İşleri Genel Müdürlüğü ile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından denetimlerin yapıldığını anlatan Yıldız, "Bakanlığımız, projeye aykırı faaliyet gösteren ocakların can ve mal güvenliğini tehdit eden durum tespit etmesi halinde üretim faaliyetleri durdurulmaktadır. Bu kapsamda, denetim faaliyetleri sıkılaştırılmış, 13 Ekim 2014 itibariyle 145'i kömür ocağı olmak üzere toplam 3 bin 335 sahanın faaliyeti, Maden Kanunu'nun çeşitli hükümleri kapsamında durdurulmuştur" dedi.
Yıldız'ın açıklamalarının ardından MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in, borik asit ve sülfrik asit tesislerinin özelleştirileceğini açıkladığını, Yıldız'ın ise aksi yönde beyanları bulunduğunu ifade etti.
Bunun üzerine söz alan Yıldız, "Maliye Bakanı Sayın Şimşek'in açıklamalarıyla tenakuz varmış gibi gösterilmesini doğru bulmuyorum. 'Bor madeni, AK Parti hükümetleri zamanında özelleşmeyecek' dedik. Ne böyle bir hedefimiz ne böyle bir niyetimiz ne böyle bir çabamız var. Bor madeninin bırakın özelleşmesini, tapulu arazinizde bulunsa dahi devletindir" diye konuştu.
Borun stratejik önemine binaen hassasiyetleri olduğunun altını çizen Yıldız, "Fakat bu, teknolojinin ve bir kısım enstrümanların bor madeninden ayrı olarak, özel şirketler tarafından yapılmayacağı anlamına gelmiyor" dedi.
Yıldız, CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam, Soma'da faaliyetleri durdurulan madenlerden nakliye firmalarının ücretlerini tahsil edemediğini belirterek, soruna çözüm bulunmasını istedi.
Yıldız, Soma'daki maden kazasından sonra bazı milletvekillerinin popülist söylemler kullandığını, kendilerinin ise eksikliklerin giderilmesi halinde işletmelerin üretime geçmesi gerektiği yönünde tutum sergilediklerini anımsattı.
Çalışanların sağlığının önemli olduğunu ve şartlar sağlandıktan sonra işletmelerin açılması gerektiğini vurgulayan Yıldız, nakliyecilerle birlikte Soma'da 15 bin kişiyi ilgilendiren bir ekonominin söz konusu olduğuna işaret etti. Yıldız, "Orası çalışacak ki nakliyecilerin borçları ödensin. biz o madenlerin, ödeme için aktif hale getirilmesi gerektiğini, işçi ve işverenin çalışma huzuruyla beraber devam edecekleri ortamın sağlanması gerektiğin söyledik. Işıklar ocağının işletmesinin çalışmasına 140 metrede uygun olacağını tavsiye ettik" diye konuştu.
TBMM Genel Kurulu'nda, uluslararası anlaşmaların onaylanmasına ilişkin 5 kanun tasarısı kabul edildi.
Genel Kurul'da kabul edilen tasarılar şöyle:
"Türkiye ile Kore arasında Sosyal Güvenlik Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, Türkiye Cumhuriyeti İçişleri Bakanlığı ile Kore Cumhuriyeti Ulusal Polis Teşkilatı Arasında Polis İşbirliği Mutabakat Zaptının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanlığı ve Dünya Sağlık Örgütü Avrupa Bölge Ofisi Arasında 2 Yıllık İşbirliği Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Cibuti Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Sağlık ve Tıp Bilimleri Alanlarında İşbirliğine Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı."
Tasarılar üzerindeki görüşmelerde söz alan HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, Kobani'de bir insanlık dramı yaşandığını belirterek, "Kadınları bir kaç dolara satıyorlar. Hepinizi vicdana davet ediyorum. Kadın milletvekillerine sesleniyorum. Türkmen, Ezidi, Kürt kadınların köle gibi İslam adına satılması onurunuza dokunmuyor mu? Niye susuyorsunuz?" dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, IŞİD'ten kaçarak Türkiye'ye sığınmak için gelenlerin zor durumda olduklarını, yıkanamadıklarını, kıyafet bulamadıklarını, yiyecek sıkıntısı yaşadıklarını söyledi. Sınırdan geçen kadınların erkekler tarafından arandığını anlatan Tanal, bunun insan onuruna aykırı olduğunu ifade etti.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de çözüm süreci müzakere haritasının yolunun Kobani'den geçtiğini belirterek, "Ortadoğu'da Kürtlerle birlikte global bir politika oluşturulmalı. Türkiye'nin, Kürtlerle birlikte hareket ederek bu süreci kalıcı barışa kavuşturması gerekiyor" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Güldal Mumcu, tasarıların kabul edilmesinin ardından, komisyonun yerini almaması üzerine, yarın saat 14.00'de toplanmak üzere birleşimi kapattı.
