2012-02-08 - 14:43
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplandı.
TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulunda, üç milletvekili gündemdışı söz aldı.

AK Parti Gaziantep Milletvekili Abdullah Nejat Koçer, Gaziantep'e ''gazi'' unvanı verilmesinin yıldönümü nedeniyle yaptığı gündemdışı konuşmada, Fransızların, binlerce insanı, Ermenilerle birlikte katlettiğini söyledi. Yapılanın Gaziantep halkında gerekli karşılığı gördüğünü ifade eden Koçer, ''Ama bugün belli ki tarihten ders çıkarmamışlar. Açlık, yoklukla mücadele eden Antepliler, kanlarını, canlarını ortaya koydular. Vatan savunmasında Gaziantep'in verdiği savunma önemlidir'' dedi.


Bodrum Alakışla Limanı Adalıyalı mevkiindeki tahsis alanlarına ilişkin gündemdışı söz alan CHP Muğla Milletvekili Tolga Çandar, Kisse Bükü'nün öldürülmemesi gerektiğini söyledi. Çandar, 2005'te, Kültür ve Turizm Bakanlığının, şirketlere çeşitli tahsisler çıkarttığını, burada yapılaşmaya izin verildiğini belirtti.


Çandar, Bodrum'un, kendi yağıyla kavrulan küçük bir yerken turizmle zenginleştiğini, geliştiğini dile getirerek, ''Ama bu doğayı tahrip etmek anlamına gelmemelidir. Siyasiler, kararlarında dikkatli olmalı, doğayı korumayı öncelikli amaç haline getirmelidir'' diye konuştu.

MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz, trafik kazası sonucu yaralanmalarda tedavi giderlerinin karşılanmasına ilişkin gündemdışı söz aldı. Korkmaz, bu konunun, 200 bin kişiyi ilgilendiren bir sorun olduğunu söyledi.


Gündemdışı konuşmalara ise Hükümet adına Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz yanıt verdi.


Kahramanmaraş ve Gaziantep'e, kahramanlık ve gazilik unvanı verilişinin 91. yıldönümü dolayısıyla iki ili de kutlayan Yılmaz, bu topraklar için şehit olanlara Allah'tan rahmet diledi.


Yılmaz, Muğla'daki Adalıyalı mevkiinin, turizm merkezi ilan edildiğini ifade ederek, bu mevkide, 2006'da, mülkiyeti ormana ait yaklaşık 88 bin 500 metrekarelik taşınmaz üzerinde 4 yıldızlı tatil köyü, 54 bin 495 metrekarelik taşınmaz üzerinde 5 yıldızlı tatil köyü, 88 bin 500 metrekalik taşınmaz üzerinde 5 yıldızlı tatil köyü gerçekleştirmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığınca ön izin işleminin yapıldığını bildirdi.


İşleyen süreçte orman alanlarının, turizm amaçlı tahsisine ilişkin Danıştayın, yürütmeyi durdurma ve Anayasa Mahkemesinin iptal kararı gereğince, firmalar adına yapılan bu izin işlemlerinin iptal edildiğini kaydeden Yılmaz, ''Firmalar adına iptal edilen işlemlerden sonra, ön izin, 5761 sayılı kanunun 6. maddesi ve Turizmi Teşvik Kanuna eklenen madde uyarınca, işlemlerinin kaldığı yerden devamı taleplerinde bulunulmuş ancak şu ana kadar Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından bu talepte bulunanlara herhangi tahsis yapılmamıştır'' diye konuştu.


Yılmaz, Türkiye'de her vatandaşın, yüzü ak, alnı açık şekilde, sağlık hizmetlerinden gururla bahsedildiğini ancak eksiklerin de olabileceğini kaydetti.


Sağlık Bakanlığının yaptırdığı memnuniyet anketine göre her 4 kişiden 3'ünün, ''Allah razı olsun, sağlıkta iyi bir noktaya getirdiniz'' dediğini vurgulayan Yılmaz, ''Bir tesisin, yapının yeterliliği kriz zamanında anlaşılır. Van Erciş depreminde, bütün depremzedelere sorun, her bölümden, hizmetten şikayet olduğu halde tek şikayetin gelmediği birim Sağlık Bakanlığı idi. Hastaneye gitseniz ne fatura ödeyeceğiniz belli değildi. İşsizlik, ekonomik sorunlar daha önde, sağlık sorunu Türkiye'nin gündeminde değil'' görüşünü dile getirdi.

TBMM Genel Kurulunda, BDP'nin faili meçhul cinayetler, MHP'nin çeltik üreticilerinin sorunları ile ilgili araştırma önergelerinin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.

BDP'nin grup önerisi üzerine söz alan BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, iktidarın, muhalefetin sesini kısmaya çalıştığını öne sürdü. Sakık, ''Biz buraya halka uygulanan zulüm politikalarını korkmadan kürsüye taşıyoruz. Siz bundan korkuyorsunuz'' dedi.

Sakık ayrıca, AK Parti'ye yönelik eleştirileri sırasında, ''Denktaş'tan nefret ediyordunuz ama gittiniz orada timsah göz yaşı döktünüz'' diye konuştu.

TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, Rauf Denktaş'ın milli bir kahraman olduğunu belirterek, Sakık'ın ifadelerinin tutanaklardan çıkarılması gerektiğini söyledi.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da Denktaş'ın bu şekilde anılmasının talihsizlik olduğunu belirterek, söz konusu ifadelerin tutanaklardan çıkarılmasını talep etti.

AK Parti Ordu Milletvekili İhsan Şener, Uludere'deki olayla ilgili gerekli soruşturmaların devam ettiğini, soruşturmalarda gizlilik kararı bulunduğunu söyledi. Bölgede yaptıkları incelemeyi anımsatan Şener, ''Gittiğimizde aileler bize kucak açarak sofralarına davet ettiler. Söyleyecek sözü olan kim varsa hepsini birer birer dinledik. Bu olayın aydınlatılmasını, millet adına ortaya çıkarılmasını arzu ediyoruz. Hiçbir şey gizli kalmayacaktır'' diye konuştu.

CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk, CHP'nin, faili meçhul cinayetler konusunu ciddi bir şekilde ele aldığını, ancak Hükümetin, bu konularda politika üretmek yerine başka ülkelerdeki gelişmelere ağırlığını verdiğini savundu. İktidar partisinin, muhalefetten gelen bütün önerileri reddettiğini belirten Korutürk, ''Bizim ürettiğimiz politikaları kabul etmiyorsunuz, bari siz bu konuda bir politika üretin'' dedi.

AK Parti Kocaeli Milletvekili Fikri Işık, geçmişte bazı gizli yapılarca bir takım faili meçhul cinayetlerin işlendiğini, bunun yalnızca Türkiye'ye özgü bir durum da olmadığını söyledi. Işık, AK Parti iktidarı döneminde söz konusu cinayetlerin aydınlatılmayı başladığını vurgulayarak, ''Kim yanlış yaptıysa kim hukuk dışına çıktıysa bunun hesabını vermesi gerekiyor. Faili meçhullerin araştırılmasından çekinmeyecek tek parti varsa o da AK Parti'dir. Bu konuda en net tavrı AK Parti ortaya koymuştur'' diye konuştu.

Faili meçhul cinayetlerin önemli bir kısmının da terör örgütü tarafından işlendiğini belirten Işık, ''Bunları da bir bir açığa çıkarıyoruz. Türkiye'de tek bir faili meçhul cinayet kalmayıncaya kadar mücadeleye devam edeceğiz'' dedi.

Partisinin grup önerisi üzerine söz alan MHP Samsun Milletvekili Cemalettin Şimşek, Türkiye'de azımsanmayacak bir kesimin geçimini çeltik üretiminden sağlamaya çalıştığını, ancak ciddi sıkıntılarla karşı karşıya olduklarını ifade etti. Üreticilerin her yıl bankalara biraz daha fazla borçlandıklarını anlatan Şimşek, ''Çeltik konusundaki politikalara bakınca, üreticinin bu borçlardan kurtulmasının zor olduğu anlaşılıyor. Hükümet, çeltik üretimini geliştirmek yerine ithalat politikasını benimsedi. Bu da üreticiyi fakirleştirdi'' dedi.

BDP Muş Milletvekili Demir Çelik, çeltik üreticisini destekleyecek politikalar üretilmesi gerekirken, aksine köstekleyecek politikalar üretildiğini savundu. Çelik, çeltikte yaşanan sorunun pamuk, çay, incir, üzüm ve fındık üretiminde de yaşandığını, Türkiye'nin tarım konusunda kendi iç potansiyelini kullanamadığını söyledi.

CHP Hatay Milletvekili Hasan Akgöl, çeltik üreticilerine desteğin ne zamanında ne de yeterli şekilde verildiğini ifade etti. Üreticilerin, yaptıkları satıştan ürünün maliyetini bile karşılayamadığını anlatan Akgöl, bunun, ithalat politikasından kaynaklandığını belirtti. Girdi fiyatlarının yüksek olması nedeniyle üreticinin sürekli risk altında kaldığını ifade eden Akgöl, Hükümetin, girdi maliyetini göz önüne alarak yeni bir destekleme politikası geliştirmesi gerektiğini kaydetti.

AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Yeni ise kendisinin de çeltik üretimi yapan bir ailenin çocuğunu olduğunu belirtti. Çeltik üretiminin artık daha modern tekniklerle yapıldığını ifade eden Yeni, ''Çeltik üretimleri de artmıştır. 2002 yılında 60 bin hektar alanda çeltik üretilirken, 2011 yılında 103 bin 567 hektar alanda üretim yapılıyor. 2002 yılında 360 bin ton olan çeltik üretimi, 2011 yılında 900 bin tona ulaştı. İthalat ise 2002'de 310 bin ton iken 2011 yılında 362 bin ton olarak gerçekleşti'' dedi.

Yeni, ithalatla ilgili verilen rakamlar değerlendirilirken nüfus artışının da göz önüne alınması gerektiğine dikkati çekti.

BDP ve MHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, üniversite giriş sınavında yerleştirme puanlarının hesaplanmasında kullanılan katsayı uygulamasının kaldırılması kararına açılan dava, tartışmalara neden oldu.

CHP, Danışma Kurulunda uzlaşma sağlanamadığı için tutuklu ve hükümlü öğrencilerin sorunlarının belirlenmesine yönelik araştırma önergesinin, bugün görüşülmesini grup önerisi olarak Genel Kurula getirdi.

Grup önerisi lehinde söz alan CHP Malatya Milletvekili Veli Ağbaba, ''gençlere muhalefet hakkı tanınmadığını, gözaltı, mahkumiyet, okuldan atılmanın, bir zulüm fırtınası gibi devam ettiğini'' söyledi.

Ağbaba, ''Parasız eğitim için pankart açma, saç kestirme, yumurta bulundurmak, konser bileti satmak, üniversite yönetimini eleştirmek, basın açıklaması yapmak, kitap okumak, böyle suç, delil olur mu demeyin; oldu. Hatta çoğu zaman örgüt suçu kapsamında değerlendirildi. Saç kestirmek örgüt üyeliği kanıtı nasıl olur- Amaç muhalif gençliği susturmak mı-'' diye konuştu.

AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan, grup önerisi aleyhinde yaptığı konuşmada, hiçbir partinin, gençlere yönelik yatırımlar konusunda kendileriyle yarışamayacağını söyledi. Turan, iktidara geldikleri 2002'de 76 olan üniversite sayısının, 165'e çıktığını, burs ve kredi miktarlarının arttığını kaydetti.

Tutuklu öğrenciler gündeme geldiğinde, sadece iktidara yumurta atanların cezalandırıldığı gibi değerlendirildiğini belirten Turan, Adalet Bakanlığının soru önergesine verdiği cevaba göre, suçlar arasında adam öldürme, uyuşturucu, gasp, hırsızlık, sahtecilik, dolandırıcılığın yer aldığını belirtti. Turan, ''Dediğiniz devede kulak kalıyor. Ben de üniversite eylemleri yaptım, gurur duyuyorum. Üniversitede tavır koymasını bilmiyorsa, yaşı ilerlediğinde de koyamayacaktır. Üniversite öğrencisi demokratik hakkını adam gibi ifade etmek için her türlü hakka sahiptir. Sizin özgürlük anlayışınız bir diğerinin fiili sıkıntısına neden oluyorsa, insanlar buna dur diyeceklerdir'' diye konuştu.

Turan, ''Üniversite öğrencilerinin taleplerinde samimi olsaydınız, tutuklu öğrencilerin değil, faillerin aranızda olduğu, katsayı sorunu için dava açanlar ve ikna odaları için araştırma olması gerekirdir'' dedi.

Turan'ın konuşmasında sataşma olduğu gerekçesiyle CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan söz istedi. Tarhan, Türkiye'de ciddi bir özgürlük sorunu olduğunu, neredeyse turist bile gelmeyeceğini iddia etti. Tarhan, ''Tutuklanmamış gazeteci kalmamış gibi ABD'deki yazar, gazetecileri tutuklamaya, onları hedef göstermeye çalışıyorsunuz, Deniz Feneri savcıları yetmemiş gibi Almanya'daki savcıları tutuklamak için şehvet duyuyorsunuz. Sadece para özgürlüğünü savunuyorsunuz, insanın değil. Eğitimi seri üretim nesnesi haline geldi'' görüşünü savundu.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın da sataşma gerekçesiyle yaptığı konuşmada, milletin, ikna odalarını, katsayı adaletsizliğini unutmadığını ifade ederek, ''Sorunu çözümsüz hale getiren sizler oldunuz. İnşallah Allah'ın izniyle sorunu burada çözeceğiz'' dedi.

İmam hatip değil, sağlık meslek lisesi mezunu olduğunu anlatan Aydın, o dönem katsayı adaletsizliği olmadığı için hukuk fakültesini bitirebildiğini söyledi. Aydın, yüzde 8'lik oranı oluşturan imam hatiplinin önünü kesmek adına, diğerlerini heba eden zihniyetin kabul edilemeyeceğini ifade etti.

Aydın, CHP'den bu konuda farklı sesler geldiğini ifade ederek, ''Siz bu olayın neresindesiniz- Halktan yana mısınız başka şeyden yana mı; tavrınızı net koyun. Bu adaletsiz bir durumdur. Her şeye rağmen, katsayı eşitliğini sağlamak, adaleti getirmek, devam ettirmek adına ne gerekiyorsa yapacağız, gerektiğinde bu yasal düzenlemeyi getireceğiz'' görüşünü ifade etti

Danıştaya, konuyla ilgili dava açan CHP Uşak Milletvekili Dilek Akagün Yılmaz da sataşma gerekçesiyle söz aldı. Yılmaz, eşitlik diye, eşitsizliğin savunulduğunu ifade ederek, meslek liselerinde okuyanların, kendi bölümleriyle ilgili alanları seçtiğinde binde 6 puan verilirken, diğer okullardan mezun olanlara bu hakkın verilmediğini söyledi. Yılmaz, ''Genel, Anadolu, Fen liselerinde okuyan çocukların hiçbir hakkı yok mu, ek puan hakkı, meslek liselerindekileri mi var-'' diye sordu.

CHP Grup Başkanvekili Muharrem İnce de yaptığı konuşmada, katsayıyı, ''28 Şubatçıların getirdiğini, doğru bir uygulama olmadığını'' ifade ederek, şunları söyledi: ''İmam hatipli çocuklar ile fen liselerindeki çocuklar, hepsi bu memleketin evladı. Ne birisi cüzamlı, vebalı, ne diğeri Oxfordlu. Adil yaklaşmak lazım. Elektrik, bilgisayar bölümlerinde okuyan çocuğun, elektrik, bilgisayar mühendisi olmaması doğru değil. Bugün getirilenler de doğru, adil değil. En büyük haksızlık, gençlerimizi ilgilendiren konuyu, parti meselesi, takımlar arası yarış haline getirip, savunmak, yaklaşmak. Bu ideolojik tartışma değildir. Mahkemeye dava açmak herkesin hakkıdır. 28 Şubatçıların katsayı uygulaması da bugünkü uygulama da doğru değil. Meslek lisesinde okuyan çocuğa ilgili mühendislik hakkı verilmeli ama herkes, her yere girebilir demek de adalet değildir.''

CHP'li İnce, AK Parti Grubu sıralarına dönerek, AK Parti'li kaç milletvekilinin çocuğunun imam hatip lisesinde okuduğunu sordu.

Yerinden söz alan AK Parti Denizli Milletvekili Nihat Zeybekci, kendisinin imam hatip lisesi mezunu olduğunu anlatarak, ''İki çocuğum, katsayı melaneti nedeniyle imam hatip lisesine gidemedi. İnşallah iki tane daha var, onları göndermek nasip olur'' dedi.

AK Parti Bursa Milletvekili Mustafa Öztürk, kendisinin ve kızının imam hatip lisesini bitirdiğini vurgulayarak, kızının çok iyi puan almasına rağmen katsayı nedeniyle istediği üniversiteye giremediğini anlattı. Öztürk, ''İmam hatiplilerden ne istenir. İmam hatipliler bu milletin evlatlarıdır, sevgi, hoşgörü, barışta şiddete başvurmamış, bu memlekete çalışmış kişiler. Katsayı sorunu adaletsizlik, eşitsizliktir. Çözümü noktasında AK Parti gereğini yapmıştır, mahkemeye götürmekten vazgeçsinler'' diye konuştu.

AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner, bir kızının imam hatip lisesi mezunu olduğunu, başörütülü olduğu için üniversitede sıkıntı çektiğini, sabahlara kadar ağladığını söyledi.

AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Yeni, çocuklarının ikna odaları ve katsayı mağduru olduğunu ifade ederek, ''Dede oldum, torunumu mağdur ettirmeyeceğim'' dedi.

Muharrem İnce, ''İki milletvekili söz aldı, çocuklarının imam hatipte okuduğunu söyledi. 324 kişi söz almadığına göre onların çocuğu okumuyor. Fakir fukaranın çocuğunu imam hatibe gönderirken, kendi çocuklarını kolejlere niye gönderiyorlar. Kaç AKP'linin çocuğu imam hatipte okuyor, hepsi okuyorsa, hepsine söz verin'' dedi.

MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, ''AK Parti, YÖK kararı üzerinden siyaset oluşturacağına, gelin hep beraber, irademizle katsayı adaletsizliğini doğuran YÖK Kanunu'nun ilgili maddesini değiştirelim. CHP ile tahterevalli siyaseti yapmayın, bitirelim bu işi. Hodri meydan, buyurun'' çağrısında bulundu.

Konuşmaların ardından yapılan oylamada CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi. Genel Kurulda, AK Parti'nin grup önerisinin görüşmesine geçildi.

TBMM Genel Kurulunda, bugün ve yarın, TBMM İçtüzük değişikliği teklifi üzerindeki görüşmelere devam edilecek.

AK Parti, Genel Kurulun bugün ve yarın çalışma programına ilişkin grup önerisi getirdi. Grup önerisinde, Genel Kurulun, bugün ve yarın TBMM İçtüzük değişikliği teklifinin tamamlanıncaya kadar görüşmesi, yarın Çukurova üniversitesinin KKTC'de kampus kurmasına İlişkin Çerçeve Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı, Türkiye ile BM Kalkınma Programı Arasında Ortaklık Çerçeve Anlaşmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ve Türkiye ile BM Kalkınma Programı arasında UNDP-İstanbul Uluslararası Kalkınmada Özel Sektör Merkezinin Kuruluşu ile İlgili Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğun Dair Kanun Tasarısını görüşmesi, Cuma günü Genel Kurulun saat 14.00 toplanması ve Çoğaltılmış Fikir ve Sanat Eserlerini Derleme Kanunu Tasarısını ele alması öngörüldü.

Muhalefet partileri bu önerinin İçtüzüğe aykırı olduğunu savununca TBMM Başkanvekili Mehmet Sağlam, oturuma ara vererek, grup başkanvekilleriyle bir araya geldi. Toplantının ardından AK Parti, grup önerisini değiştirdi.

Öneri üzerine söz alan MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Genel Kurulun gündemini belirleme yetkisinin iktidara ait olduğunu ancak iktidarın kafasının karışık olduğunu ileri sürdü. Bu durumda kendilerinin de muhalefet partisi olarak milletin gündemini Genel Kurula taşıdıklarını belirten Şandır, ''İktidarın getirdiği konular toplumun sorunlarının çözümüne yönelik değil. Milletin gündemini buraya taşımak muhalefet partilerinin hakkı ve yetkisidir. Bu hakkın muhalefet partilerinin elinden alınmak istenmesi kabul edilemez'' dedi.

TBMM İçtüzük değişikliği teklifinin amacının, muhalefetin sesini kısmak olduğunu ileri süren Şandır, muhalefet partilerinin sesini kısarak demokrasinin işletilemeyeceğini ifade etti.

AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, teklifin muhalefetin sesini kısmak gibi bir amaç taşımadığını belirtti. Muhalefet partilerinin de çalışma programının sık değiştiği ve parlamentonun denetim faaliyeti yapamadığı konusunda şikayetlerde bulunduğunu anlatan Elitaş, teklifle bu konuya bir düzenleme getirmeye çalıştıklarını ifade etti. Elitaş,''Siz her gün getirdiğiniz grup önerisini denetim faaliyet olarak görüyorsunuz. Biz de diyoruz ki salı günü ne kadar aldıysak programı buna göre sürdürelim. Milletvekili arkadaşlarımız da bu programa göre çalışırlar. Aynı zamanda yine salı günü denetim faaliyetini hızlandıralım ve süreyi de artıralım istiyoruz'' dedi.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ise ''Meclis ile milletin gündemi aynı değilse orada siyaset iyi işlemiyor demektir. Türkiye'nin demokrasi programına ihtiyacı var. Demokrasinin, demokratikleştirilmesi gerekiyor'' diye konuştu. Hamzaçebi, otoriter eğilimler gösteren bir iktidarın olduğu ülkede, demokrasinin demokratikleştirilmesi gibi bir programın oluşturulmasının zor olacağını dile getirdi. Hamzaçebi, şöyle devam etti:

''Teklif, ülkenin sorunlarının tartışıldığı kamusal alanın feodalleşmesi konusunda atılmış adımdır. Muhalefetin konuşma sürelerini kısmaya yöneliktir. Şark kurnazlığına dayanan, otoriter eğilim gösteren bir siyasi partinin demokrasi karşıtı bir teklifidir. Tembellik ve gayriciddilik var. 'İktidar tembel, çıkaracak kanunu yok. Muhalefetin de sesi çok çıkıyor. Muhalefetin sesini kısalım' anlayışı var.''

Yapılan oylamada AK Parti'nin grup önerisi kabul edildi. Buna göre, Genel Kurulda bugün ve yarın, TBMM İçtüzüğünde Değişiklik Yapılmasına Dair İçtüzük Teklifi ele alınacak.

(14:43)