2010-07-20 - 15:27
BDP TBMM GRUP TOPLANTISI...
BDP eş başkanı Gültan Kışanak, referandumu boykot edenlerin sayısının, ''evet'' ya da ''hayır'' diyenlerin sayısından fazla olacağını savunarak, ''13 Eylül sabahı, halkın anayasasını inşa süreci başlatacağız'' dedi.
BDP eş başkanı Gültan Kışanak, referandumu boykot edenlerin sayısının, ''evet'' ya da ''hayır'' diyenlerin
sayısından fazla olacağını savunarak, ''13 Eylül sabahı, halkın anayasasını inşa
süreci başlatacağız'' dedi.

Kışanak, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan'ın, sivil toplum kuruluşlarının kadın temsilcileri ile yaptığı
toplantıda ''herkesi dinliyormuş gibi yaptığını ancak kendi bildiğini okuduğunu''
iddia etti. Erdoğan'ın, ''kendi politikasını dikte ettirmeye çalıştığını''
savunan Kışanak, ''Sayın Başbakan, akıl verme biraz kulak ver. Bize talimat,
icazet verme'' diye konuştu.

Erdoğan'ın söz konusu toplantıda, Diyarbakırlı Sakine Arat'ın hayat
hikayesinden de bahsettiğini anımsatan Kışanak, Arat'ın bütün ömürünün, Kürt
sorununun tarihçesi gibi olduğunu ifade etti. Kışanak, ''Başbakan ne Sakine Anayı
anlıyor, ne Sakine Ana gibi olan asker annelerini anlıyor. Barış annelerinin
sesini duymayanlar, bugün kalkıp Sakine Ana'ya sığınarak siyaset yapıyorlar''
diye konuştu.

Başbakan Erdoğan'ın, aynı toplantıda Arjantin ve İrlanda'dan örnekler
vererek kadınlara tavsiyelerde bulunduğunu anlatan Kışanak, Erdoğan'ın, söz
konusu iki ülkede neler yaşandığını ve sorunların nasıl çözüldüğünü iyi öğrenmesi
gerektiğini söyledi. Kışanak, Arjantin'de işkenceci generallerin yargı karşısına
çıkarıldığını, İrlanda'da halkın temel taleplerinin hayat bulmaya başladığını
ifade etti.

Hükümetin gündeminde ''özel birlik'' konusunun bulunduğunu kaydeden
Kışanak, mevcut ordunun dörtte birinin zaten profesyonel askerlerden oluştuğunu
söyledi. Kışanak, Erdoğan'ın, 30 yıldır uygulanan ve ''derde derman olmadığı''
ortaya çıkan yöntemi bir kez daha çözüm olarak topluma sunduğunu iddia etti.
Gültan Kışanak, Erdoğan'ın, ''şiddet politikaları üzerine değil, çözüm
politikaları üzerine'' düşünmesi gerektiğini ifade etti

''Kürt açılımı konusunda son bir yıldaki en iyi gelişmenin barış elçiliği
yapmak için Kandil ve Mahmur'dan gelen grup'' olduğunu belirten Kışanak, ancak
daha sonra Mahmur kampına geri dönüşün gerçekleştiğini söyledi. Kışanak, ''Bu
durum, AKP hükümetinin sahte açılımına vurulan en büyük darbedir'' dedi.

Bazı gazetelerde, ''ordunun içinde terör örgütü PKK'yı destekleyenlerin
bulunduğunun tespit edildiği'' yönünde haberler yayımlandığını belirten Kışanak,
''Türkiye halkını akılsız yerine koymayın. Ordunun içinde PKK'yı destekleyen üst
düzey insanlar, 3 yıl boyunca bu orduda halen nasıl barınabiliyor. Bu sorunun
cevabını vermeleri gerekiyor. 3 yıldır bu soruşturma neden savsaklandı. Bu
soruşturmadan niye bir sonuç çıkmadı? Bunun cevabının verilmesi gerekiyor'' diye
konuştu.

Gültan Kışanak, 12 Eylül darbe döneminde işkence görenlerden birinin de
kendisi olduğunu, bu işkencenin izlerini halen vücudunda taşıdığını söyledi.
Başbakan Erdoğan'ın, kendilerinin yaşadıkları acılar üzerinden siyaset yaptığını
iddia eden Kışanak, ''İşkence yapanlardan hesap sormak için Anayasayı mı
değiştirmek gerekiyordu? Neden şimdiye kadar bunun hesabını sormadınız?
Gözyaşların timsah gözyaşı değilse işkenceciler için soruşturma başlatırsın?''
dedi. Kışanak, yapılan Anayasa değişikliğinde darbe yapanların yargılanmasını
engelleyen maddenin kaldırıldığını ancak darbe yapanların yargılanıp
yargılanmayacağının meçhul olduğunu söyledi.

Anayasa değişiklik paketinin ''yama anayasa'' olduğunu belirten Kışanak,
toplumun tamamen yeni bir anayasa istediğini söyledi. Bu talebin karşısında ''AK
Parti'nin direndiğini'' iddia eden Kışanak, şunları söyledi:

''AKP yaptığı bu yamayla, makyajla lime lime olan 12 Eylül faşist
anayasasını onarıp tamir edip yoluna devam etmek istiyor. Bu, '12 Eylül darbe
anayasası ile devam edelim' anlamına geliyor. AKP, hem bu vesayetçi anayasanın
ömrünü uzatmak hem de çıkacak sonuca göre AKP'nin hanesine bir başarı yazmak
istiyor. AKP'nin yaptığı ile 82 Anayasasında Kenan Evren'in yaptığı aynı
şeydir.

Şimdi halkın anayasa yapmasının zamanı geldi. Şimdiye kadar bu ülkede
anayasalar hep darbe döneminde yapıldı. İlk kez halkın önüne fırsat çıktı. Bu
referandumda halk sandığa gitmeyerek. 'ben faşist anayasasını yamalı da olsa
kabul etmiyorum. Yeni bir anayasa istiyorum' diyecek. Referandumu boykot
edenlerin sayısı, 'evet' ya da 'hayır' diyenlerin sayısında fazla olacak. 13
Eylül sabahı halkın anayasasını inşa süreci başlatacağız. Faşist anayasaya
kırmızı kart göstereceğiz.''

(15.27)