2010-06-21 - 12:10
DSP Genel Başkanı Masum Türker, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında Hakkâri Şemdilli'de 12 şehit verilmesinden dolayı terör olaylarını lanetle kınadıklarını söyledi.
DSP Genel Başkanı Masum Türker, parlamentoda düzenlediği basın toplantısında
Hakkâri Şemdilli'de 12 şehit verilmesinden dolayı terör olaylarını lanetle kınadıklarını söyledi.
Türker, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "PKK'yı taşeronlar yönetiyor"
sözüne değinerek, "Başbakan bu taşeronları açıklamalıdır" dedi.
Türker, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in "Genelkurmaydan tatmin edici bir
açıklama bekliyorum'' sözüne de atıfta bulunarak Meclis Başkanının ifadesinin
doğru bulmadıklarını söyledi.
İktidarın, 57. Hükümetten sıfır terör devraldığını ifade eden Türker,
''Terörün hortlamasının temelinde, Hükümetin söyleminin, yaptıklarının ve onların
yaptıklarını destekleyen kimi çevrelerin çok büyük etkisi var. Özellikle orduya
yönelik son 3 yılda yaşananlar, suçlamalar, terörün bulunduğu bölgedeki 3. Ordu
Komutanı'nı, bir örgütlenmeyle suçlar hale getirmek, terörün tekrar hortlamasının
önemli nedenlerindendir'' diye konuştu.
Türker, Hükümetin dış politikasından kaynaklanan bir taşeronluk varsa,
Başbakan Erdoğan'ın bunu açıklamasını istedi.
Masum Türker, son terör olayında, yerel istihbarat kanallarının işleyip
işlemediği, iş birliği içinde olunduğu söylenen ABD'nin gerekli istihbaratı verip
vermediğinin sorgulanması gerektiğini söyledi.
Masum Türker, sınır güvenliği kuşağı oluşturulmasını önererek, eğer bu
yapılmazsa ve terörün finans kaynağı kesilmezse olayların tekrar yaşanacağını
belirtti.
Terörü bahane edip, farklı boyutlarda açıklama yapan liderlerin
duruşlarını, Hükümetin bu yöndeki söylemlerini doğru bulmadıklarını kaydeden
Türker, Genelkurmay Başkanlığının, Milli Savunma Bakanlığına bağlanmak
istemesinin bile, terör olayının ateşlenmesinde önemli etkisi olduğunu söyledi.
Türker, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Türkiye'nin BM'den alınan kararlardan kaynaklanan sınır ötesi haklarını
çekinmeden kullanması ve bu konuda kararlılığını göstermesi gerekir.
Sayın Cumhurbaşkanı'nın muhalefet liderleriyle ayrı ayrı görüşmesinden
sonra kendisine mektup gönderiyoruz. Mektupta, parlamentoda temsil edilen bütün
siyasi parti liderlerinin, bir masa etrafında toplanmasının ve çözümün müşterek
aranmasının gereğini sunuyoruz. Bir taraftan uzlaşmaz bir tutum, diğer taraftan
güvenlik güçlerinin hedef gösterildiği, yargı bağımsızlığının zedelendiği bu
ortamda, yeni bir terörle mücadele politikasının oluşturulması gereği açıktır. Bu
politika, yalnız iktidarın tek başına değil, muhalefetle iş birliği yaparak,
uzlaşarak ortaya bir ortak ulusal politikanın konması gerekir.'' (12.10)
