2012-04-12 - 15:20
Osman Partal: "7 bin 500 mermi üzerimden geçti. Kendime geldiğimde tüm arkadaşlarım parçalanmıştı. Keşke ben de ölseydim."
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde kurulan 'Terör ve Şiddet Olayları Kapsamından Yaşam Hakkı İhlallerinin İncelenmesi Alt Komisyonu'nda 1993 yılında Bingöl'de PKK tarafından 33 askerin şehit edilmesi olayından sağ kurtulan askerler Osman Partal ve Erkan Omay dinlendi. Komisyon, Ayhan Sefer Üstün başkanlığında toplandı.
"7 bin 500 mermi üzerimden geçti. Kendime geldiğimde tüm arkadaşlarım parçalanmıştı. Keşke ben de ölseydim" diyen Osman Partal olay günü yaşadıklarını şöyle anlattı: "2 otobüs olarak Malatya'dan Bingöl'e doğru yola çıktık. 3 saatlik yolu gerekli ve gereksiz molalarla altı saatte aldık. Otobüslerde bulunanların hepsi sivildi. Başımızda yetkili bir komutan yoktu. Bize askeri bir aracın eşlik edeceği söylendi ancak bu da olmadı. Ben ilk otobüste en ön sıradaydım. Pusuya düşürdüler. Bizim pusuya düştüğümüz yerde daha önce yakılmış otobüsleri de gördük. İki gün boyunca PKK'lılar tarafından ağır hakaretlere maruz kaldık ve burada anlatamayacağım boyutta işkence gördük. Bize "Türkiye'nin kahraman Mehmetçikleri haydi Türkiye gelip sizi kurtarsın" şeklinde sözler söylediler. 54 askerdik, umudumuzu yitirmedik. Mutlaka kurtarırlar diye düşündük. Ancak olmadı. Bizleri sıraya dizip üstümüze kurşun yağdırdılar. Hepimiz şahadet getirdik. Yaralı olanların kafalarına sıkarak öldürdüler. Sonrasında yalama ateşi açtılar. Tarandıktan sonra 10 kişi hayatta kalmıştık. Beni öldü zannettiler. Sürünerek yol kenarına ulaştım ve bir kamyonla yardım getirmeye gittim. Çok şükür yaşıyorum ancak ruhum yaralı. Geri geldiğimde arkadaşlarımın çoğu hayatını kaybetmişti. Bir arkadaşımın " "Ne olur beni kurtar çocuğumun yüzünü görmedim" sözleri aklımdan çıkmıyor."
Partal, bir gazetecinin arkadaşlarınızın katiliyle karşılaşsanız ne yaparsınız sorusunu "kendimi tutamam, öldürmek isterim "şeklinde cevapladı.
Olay sonrası bir hafta gibi kısa bir sürede "görev yapabilir" raporu verildiğini söyleyen Partal sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaralarım kabuk bağlamamışken bana rapor vererek yeniden birliğime gönderdiler. Gurur duydum tabii ki yine olsa yine askere giderim ancak yaşadığımız çok büyük bir travmaydı. Gata'da psikiyatri tedavisi gördüm. Türkiye 30 yıldır terörle mücadele ediyor ancak Gata psikiyatri servisi 2009 yılında açıldı ve kapasitesi sadece 20. Bu konuda daha profesyonel olunması gerektiğini düşünüyorum."
Olay günü yolda devriye gezen jandarma dahi olmadığını ve pusuya düştüklerinde Şemdin Sakık ve şoförün konuşmalarından olayın planlı olduğu izlenimi edindiğini söyleyen Partal, "Başımızda yetkili asker olsa, yolda yemek molalarında bu kadar oyalanmazdık. Hepimiz sivildik. İlk pusuya düşen bizim otobüsümüzdü ve en önde olduğum işçin Şemdin Sakık'ın şoföre: "Diğer araç nerede" diye sorduğunu duydum. PKK'lıların namluları dahi bize dönük değildi. Oldukça rahatlardı. Bizleri kurşuna dizmek için ayırdıklarında ellerinde liste vardı ve listeden isimleri okuyarak ayırdılar" diye konuştu.
Olaydan yaralı olarak kurtulan Erkan Omay pusuya düşürüldüklerinde kendilerini götüren otobüsün şoförüne "Geri dön" dediklerini, ancak şoförün "Onlar Nevruz kutluyor" dediğine dikkat çekti. "Otobüsün kapısını açsa dahi arkadaşlarım kurtulabilirdi" diyen Omay şunları anlattı: "Hepimiz sivildik, evden çıktığımız gibiydik. Tek tek gitseydik belki böyle olmazdı. Olayda hayatını kaybeden bir arkadaşım yolda "şimdi PKK'lılar çıksa "demişti. İçine doğmuştu sanki. Bizleri günlerce dağlarda dere yataklarında dolaştırdılar. 'İçinizde komando var mı' diye sordular. Ben komando olduğumu söylemedim. Gece bizi üç gruba ayırıp sıraya dizdiler. İlk sırada ben vardım. Ama birlikte geldiğim arkadaşımın yanında olmak için ikinci gruba geçtim. İkinci grupta olmam hayatımı kurtardı. Sürekli yeni PKK'lı gruplar katılıyordu. Dağ taş bunlardan kaynıyor dedim. Birkaç kez kaçma girişiminde bulundum ancak başaramadım. İşkence edilen bir astsubayın 'beni öldürün' sözlerini unutamıyorum. Aramızdan üçer kişi seçip çatışmanın ortasına attılar. Skorsky taradı bizi. Yoğun ateş altında kaldık. Gelen bir PKK'lıya 'bizi serbest bıraktılar' diye yalan söyledim. Beyaz bir mendille askerimizin bulunduğu bölgeye doğru gittim. İlk önce bir köy korucusu sonrasında mavi bereli askerlerimizi gördüm. Özel harekatın kurtardığını söylüyorlar. Ancak bu yanlış. Bizi askerlerimiz kurtardı. Geride kalan arkadaşlarımız da bu şekilde kurtuldu. Şehitlerimizi battaniyelerle taşıdık."
Omay, ''Yakalanınca içimizdeki bir arkadaş, 'ben Kürtüm' dedi. Onlar da 'Kürt, Türk farketmez, asker askerdir' dediler. Onların Kürtlükle alakası yok'' dedi.
"Nereye gitsek kapı yüzümüze kapandı kimse bizi gazi olarak görmedi" diyen Omay, "Bize en azından bir belge verip onurlandırsınlar. Gazi olarak görülmüyoruz. Cebinde 1 lirası olmayan arkadaşlarımız var. İşe girseler de başarılı olamıyorlar. Psikolojileri bozuk. Onları tek dilekleri tedavi olmak. Çünkü sağlıklı değiller " dedi.
"Borç alarak buraya geldim. Tek suçumuz asker olmaktı. Tek olsam intihar ederdim ancak çocuklarım var. Gençliğim gitti 19 yılın hesabını kimden sorayım" diyen Osman Partal'ın bu sözlerine karşılık, AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner: "Bu sizin suçunuz değil. Sizi 19 yıldır ihmal eden devletin suçu" şeklinde konuştu.
"Arkadaşlarım pisi pisine öldü "diyen Erkan Omay: "Kurtulduğumda evimin telefonunu dahi unutmuştum. Eve gönderirken beni çok iyi korudular. Demek ki istenince yapılabiliyormuş. O gün bizi de koruyan birileri olsaydı arkadaşlarımız hayatta olurlardı. AİHM'e gidin diyorlar. Kimi kime şikayet edeceğiz? Bu, bir evde babayı şikayet etmek gibi. Benim bir sorunum varsa devletim çözecek. Bana sahip çıkmasa da devlet bizim devletimiz. Allah devletimize zeval vermesin "dedi.
90'lı yıllarda bölgede mühendislik yaptığını belirten AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat şunları söyledi: "Görev yaptığım yıllarda konuştuğum insanlar, yolumuzu kestiklerinde inşallah bir çocukla karşılaşmayız diyorlardı. PKK'nın çocuk kullanmadaki ısrarları bu nedenledir. Çünkü çocuklar sorgulamadan tetiğe basıyorlar."
Olaydan sağ kurtulan askerlerin anlattıklarından son derece istifade ettiklerini belirten Komisyon Başkanı Üstün, sağ kurtulan diğer kişilerle de irtibata geçeceklerini ve konuyu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı'na da ileteceklerini belirtti. (15:20)
"7 bin 500 mermi üzerimden geçti. Kendime geldiğimde tüm arkadaşlarım parçalanmıştı. Keşke ben de ölseydim" diyen Osman Partal olay günü yaşadıklarını şöyle anlattı: "2 otobüs olarak Malatya'dan Bingöl'e doğru yola çıktık. 3 saatlik yolu gerekli ve gereksiz molalarla altı saatte aldık. Otobüslerde bulunanların hepsi sivildi. Başımızda yetkili bir komutan yoktu. Bize askeri bir aracın eşlik edeceği söylendi ancak bu da olmadı. Ben ilk otobüste en ön sıradaydım. Pusuya düşürdüler. Bizim pusuya düştüğümüz yerde daha önce yakılmış otobüsleri de gördük. İki gün boyunca PKK'lılar tarafından ağır hakaretlere maruz kaldık ve burada anlatamayacağım boyutta işkence gördük. Bize "Türkiye'nin kahraman Mehmetçikleri haydi Türkiye gelip sizi kurtarsın" şeklinde sözler söylediler. 54 askerdik, umudumuzu yitirmedik. Mutlaka kurtarırlar diye düşündük. Ancak olmadı. Bizleri sıraya dizip üstümüze kurşun yağdırdılar. Hepimiz şahadet getirdik. Yaralı olanların kafalarına sıkarak öldürdüler. Sonrasında yalama ateşi açtılar. Tarandıktan sonra 10 kişi hayatta kalmıştık. Beni öldü zannettiler. Sürünerek yol kenarına ulaştım ve bir kamyonla yardım getirmeye gittim. Çok şükür yaşıyorum ancak ruhum yaralı. Geri geldiğimde arkadaşlarımın çoğu hayatını kaybetmişti. Bir arkadaşımın " "Ne olur beni kurtar çocuğumun yüzünü görmedim" sözleri aklımdan çıkmıyor."
Partal, bir gazetecinin arkadaşlarınızın katiliyle karşılaşsanız ne yaparsınız sorusunu "kendimi tutamam, öldürmek isterim "şeklinde cevapladı.
Olay sonrası bir hafta gibi kısa bir sürede "görev yapabilir" raporu verildiğini söyleyen Partal sözlerini şöyle sürdürdü: "Yaralarım kabuk bağlamamışken bana rapor vererek yeniden birliğime gönderdiler. Gurur duydum tabii ki yine olsa yine askere giderim ancak yaşadığımız çok büyük bir travmaydı. Gata'da psikiyatri tedavisi gördüm. Türkiye 30 yıldır terörle mücadele ediyor ancak Gata psikiyatri servisi 2009 yılında açıldı ve kapasitesi sadece 20. Bu konuda daha profesyonel olunması gerektiğini düşünüyorum."
Olay günü yolda devriye gezen jandarma dahi olmadığını ve pusuya düştüklerinde Şemdin Sakık ve şoförün konuşmalarından olayın planlı olduğu izlenimi edindiğini söyleyen Partal, "Başımızda yetkili asker olsa, yolda yemek molalarında bu kadar oyalanmazdık. Hepimiz sivildik. İlk pusuya düşen bizim otobüsümüzdü ve en önde olduğum işçin Şemdin Sakık'ın şoföre: "Diğer araç nerede" diye sorduğunu duydum. PKK'lıların namluları dahi bize dönük değildi. Oldukça rahatlardı. Bizleri kurşuna dizmek için ayırdıklarında ellerinde liste vardı ve listeden isimleri okuyarak ayırdılar" diye konuştu.
Olaydan yaralı olarak kurtulan Erkan Omay pusuya düşürüldüklerinde kendilerini götüren otobüsün şoförüne "Geri dön" dediklerini, ancak şoförün "Onlar Nevruz kutluyor" dediğine dikkat çekti. "Otobüsün kapısını açsa dahi arkadaşlarım kurtulabilirdi" diyen Omay şunları anlattı: "Hepimiz sivildik, evden çıktığımız gibiydik. Tek tek gitseydik belki böyle olmazdı. Olayda hayatını kaybeden bir arkadaşım yolda "şimdi PKK'lılar çıksa "demişti. İçine doğmuştu sanki. Bizleri günlerce dağlarda dere yataklarında dolaştırdılar. 'İçinizde komando var mı' diye sordular. Ben komando olduğumu söylemedim. Gece bizi üç gruba ayırıp sıraya dizdiler. İlk sırada ben vardım. Ama birlikte geldiğim arkadaşımın yanında olmak için ikinci gruba geçtim. İkinci grupta olmam hayatımı kurtardı. Sürekli yeni PKK'lı gruplar katılıyordu. Dağ taş bunlardan kaynıyor dedim. Birkaç kez kaçma girişiminde bulundum ancak başaramadım. İşkence edilen bir astsubayın 'beni öldürün' sözlerini unutamıyorum. Aramızdan üçer kişi seçip çatışmanın ortasına attılar. Skorsky taradı bizi. Yoğun ateş altında kaldık. Gelen bir PKK'lıya 'bizi serbest bıraktılar' diye yalan söyledim. Beyaz bir mendille askerimizin bulunduğu bölgeye doğru gittim. İlk önce bir köy korucusu sonrasında mavi bereli askerlerimizi gördüm. Özel harekatın kurtardığını söylüyorlar. Ancak bu yanlış. Bizi askerlerimiz kurtardı. Geride kalan arkadaşlarımız da bu şekilde kurtuldu. Şehitlerimizi battaniyelerle taşıdık."
Omay, ''Yakalanınca içimizdeki bir arkadaş, 'ben Kürtüm' dedi. Onlar da 'Kürt, Türk farketmez, asker askerdir' dediler. Onların Kürtlükle alakası yok'' dedi.
"Nereye gitsek kapı yüzümüze kapandı kimse bizi gazi olarak görmedi" diyen Omay, "Bize en azından bir belge verip onurlandırsınlar. Gazi olarak görülmüyoruz. Cebinde 1 lirası olmayan arkadaşlarımız var. İşe girseler de başarılı olamıyorlar. Psikolojileri bozuk. Onları tek dilekleri tedavi olmak. Çünkü sağlıklı değiller " dedi.
"Borç alarak buraya geldim. Tek suçumuz asker olmaktı. Tek olsam intihar ederdim ancak çocuklarım var. Gençliğim gitti 19 yılın hesabını kimden sorayım" diyen Osman Partal'ın bu sözlerine karşılık, AK Parti Adıyaman Milletvekili Mehmet Metiner: "Bu sizin suçunuz değil. Sizi 19 yıldır ihmal eden devletin suçu" şeklinde konuştu.
"Arkadaşlarım pisi pisine öldü "diyen Erkan Omay: "Kurtulduğumda evimin telefonunu dahi unutmuştum. Eve gönderirken beni çok iyi korudular. Demek ki istenince yapılabiliyormuş. O gün bizi de koruyan birileri olsaydı arkadaşlarımız hayatta olurlardı. AİHM'e gidin diyorlar. Kimi kime şikayet edeceğiz? Bu, bir evde babayı şikayet etmek gibi. Benim bir sorunum varsa devletim çözecek. Bana sahip çıkmasa da devlet bizim devletimiz. Allah devletimize zeval vermesin "dedi.
90'lı yıllarda bölgede mühendislik yaptığını belirten AK Parti Diyarbakır Milletvekili Oya Eronat şunları söyledi: "Görev yaptığım yıllarda konuştuğum insanlar, yolumuzu kestiklerinde inşallah bir çocukla karşılaşmayız diyorlardı. PKK'nın çocuk kullanmadaki ısrarları bu nedenledir. Çünkü çocuklar sorgulamadan tetiğe basıyorlar."
Olaydan sağ kurtulan askerlerin anlattıklarından son derece istifade ettiklerini belirten Komisyon Başkanı Üstün, sağ kurtulan diğer kişilerle de irtibata geçeceklerini ve konuyu Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı'na da ileteceklerini belirtti. (15:20)
