2010-05-11 - 11:45
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Alt Komisyonu,
Tekirdağ'daki çocuk yuvaları ve yurtlarında yapılan incelemelere
ilişkin raporunu hazırladı.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Alt Komisyonu,
Tekirdağ'daki çocuk yuvaları ve yurtlarında yapılan incelemelere
ilişkin raporunu hazırladı.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde, ''Çocuk yetiştirme
yurtlarında, çocuk yuvalarında ve çocuk ve gençlik merkezlerinde incelemelerde
bulunmak amacıyla'', AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş başkanlığında
kurulan alt komisyonun hazırladığı raporda, çocukların ya başlarında ana baba
olmamasından dolayı ya da ana babaları tarafından ihmal ve istismar edilmeleri
nedeniyle korunmaya muhtaç oldukları vurgulandı.
Tekirdağ'da incelenen kuruluşlardaki çocukların, korunmaya muhtaç
çocuklar ile suç mağduru ya da suça sürüklenmiş olan çocuklardan oluştuğu ifade
edilen raporda, kuruluşların fiziki ve yaşam koşullarında olumsuzluğa
rastlanmadığı, fiziki şartların da özellikle çocuk yuvaları için iyileştirilmiş
olduğunun görüldüğü kaydedildi.
Raporda, yurtlarda kalan çocuklardan öğrenimlerine devam etmeyenlerin, 18
yaşını tamamlamaları halinde kurum ile ilişiklerinin hukuken kesilmek zorunda
olmasından dolayı kendilerini boşlukta, çok yalnız ve korumasız hissettiği
belirtilerek, ''Bu çocuklardan bazıları, geçmişte yaşadıkları fiziksel şiddet
gibi tecrübeleri dolayısıyla, ailelerine dönmek istememektedirler. Valilik bu
durumda olan çocuklarla ilgili olarak, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı
imkanlarından ev kiralama yoluyla bu çocuklara sahip çıktığını ifade etmiştir.
Ancak bu durum, valiliğin geçici olarak bulduğu bir sonuçtur. Bu konuda kalıcı
bir çözüme ihtiyaç vardır'' denildi.
Suç mağduru çocukların kalabalık bir arkadaş çevresinde yaşamalarının,
karşılaştıkları sorunları atlatmada yardımcı olabilecek nitelikte olduğu
belirtilen raporda, suç mağduru çocukların, ilk etapta rehabilitasyon merkezinde
tedavilerinin sağlanması hem kendi ruh sağlıkları hem de kuruluştaki diğer
çocukların olumsuz etkilenmemeleri açısından daha faydalı olacağı bildirildi.
Raporda, rehabilitasyon merkezlerinin bu konuda hizmet verebileceği ifade
edildi.
Suç mağduru ve suça karışan çocukların aynı ortamda barındırıldığı
görüşüne yer verilen raporda, şöyle denildi:
''Bu durum kendi içinde olumsuzlukları ve olumlulukları birlikte
taşıyabilecek bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu konuda çocuk psikolojisi
uzmanlarının da görüşü alınarak, suç mağduru çocukların, suça sürüklenen
çocuklardan ayrı olarak rehabilite edilmesi cihetine gidilmelidir. Ayrıca suça
sürüklenen çocukların suç türlerine göre ayrı ortamlarda tutulması da
iyileştirici bir uygulama olabilir.
Yetiştirme yurtlarında ve çocuk yuvalarında bulunan çocuklardan
eğitimlerine devam edenler ile etmeyenler aynı ortamda barındırılmaktadırlar. Bu
durum çocukların, okulun kendisine kazandıracağı faydaların henüz daha farkında
olmadığı yaş grubu içinde bulunmaları nedeniyle, okula devam eden çocukları
olumsuz etkileyebilecek bir tehlikeyi beraberinde taşımaktadır. Okula devam
etmeyen çocukların kurum içinde bilgisayar oynamak, TV izlemek ve uyuyarak günü
tamamlamak şeklindeki zaman doldurmaları yerine meslek edindirme kurslarına
yönlendirilmesi sağlanmalı ve okula devam etmeyenlerin durumu, okula gidenlerin
de okullarını bırakmalarına neden olacak sonuç doğurmamalıdır.''
Çocukların genel olarak saygılı oldukları ve toplumsal normlara uygun
davranışlar sergilediklerinin gözlemlendiği kaydedilen raporda, ''Bununla
birlikte, aile ortamında kazanılması çok daha kolay olabilecek birtakım
alışkanlıklar ve ahlak kaidelerinin çocuklara kazandırılması amacıyla, hukuki alt
yapısı tam olarak hazırlandıktan sonra çocukların, gönüllü ailelerle ev ortamında
desteklenmesini sağlayacak çalışmalar yapılmalıdır'' denildi.
Raporda, kuruluşlardan izinsiz ayrılarak ailesine ya da arkadaşlarına
giden çocukların kayıp olmasalar dahi, kayıp çocuk olarak işlem gördüğü ifade
edilerek, evden kaçan (ya da kaybolan) çocuklar ile kuruluşlardan izinsiz ayrılan
çocukların Emniyet Müdürlüğü ile Jandarma Komutanlığında veri girişlerinin ayrı
tutulması, ''kayıp çocuk'' ile ''kuruluştan izinsiz ayrılan çocuk'' tanımlarının
mevzuatta açık olarak tanımlanması gerektiği vurgulandı.
(11.45)
Tekirdağ'daki çocuk yuvaları ve yurtlarında yapılan incelemelere
ilişkin raporunu hazırladı.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu bünyesinde, ''Çocuk yetiştirme
yurtlarında, çocuk yuvalarında ve çocuk ve gençlik merkezlerinde incelemelerde
bulunmak amacıyla'', AK Parti İstanbul Milletvekili Mustafa Ataş başkanlığında
kurulan alt komisyonun hazırladığı raporda, çocukların ya başlarında ana baba
olmamasından dolayı ya da ana babaları tarafından ihmal ve istismar edilmeleri
nedeniyle korunmaya muhtaç oldukları vurgulandı.
Tekirdağ'da incelenen kuruluşlardaki çocukların, korunmaya muhtaç
çocuklar ile suç mağduru ya da suça sürüklenmiş olan çocuklardan oluştuğu ifade
edilen raporda, kuruluşların fiziki ve yaşam koşullarında olumsuzluğa
rastlanmadığı, fiziki şartların da özellikle çocuk yuvaları için iyileştirilmiş
olduğunun görüldüğü kaydedildi.
Raporda, yurtlarda kalan çocuklardan öğrenimlerine devam etmeyenlerin, 18
yaşını tamamlamaları halinde kurum ile ilişiklerinin hukuken kesilmek zorunda
olmasından dolayı kendilerini boşlukta, çok yalnız ve korumasız hissettiği
belirtilerek, ''Bu çocuklardan bazıları, geçmişte yaşadıkları fiziksel şiddet
gibi tecrübeleri dolayısıyla, ailelerine dönmek istememektedirler. Valilik bu
durumda olan çocuklarla ilgili olarak, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı
imkanlarından ev kiralama yoluyla bu çocuklara sahip çıktığını ifade etmiştir.
Ancak bu durum, valiliğin geçici olarak bulduğu bir sonuçtur. Bu konuda kalıcı
bir çözüme ihtiyaç vardır'' denildi.
Suç mağduru çocukların kalabalık bir arkadaş çevresinde yaşamalarının,
karşılaştıkları sorunları atlatmada yardımcı olabilecek nitelikte olduğu
belirtilen raporda, suç mağduru çocukların, ilk etapta rehabilitasyon merkezinde
tedavilerinin sağlanması hem kendi ruh sağlıkları hem de kuruluştaki diğer
çocukların olumsuz etkilenmemeleri açısından daha faydalı olacağı bildirildi.
Raporda, rehabilitasyon merkezlerinin bu konuda hizmet verebileceği ifade
edildi.
Suç mağduru ve suça karışan çocukların aynı ortamda barındırıldığı
görüşüne yer verilen raporda, şöyle denildi:
''Bu durum kendi içinde olumsuzlukları ve olumlulukları birlikte
taşıyabilecek bir durum olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu konuda çocuk psikolojisi
uzmanlarının da görüşü alınarak, suç mağduru çocukların, suça sürüklenen
çocuklardan ayrı olarak rehabilite edilmesi cihetine gidilmelidir. Ayrıca suça
sürüklenen çocukların suç türlerine göre ayrı ortamlarda tutulması da
iyileştirici bir uygulama olabilir.
Yetiştirme yurtlarında ve çocuk yuvalarında bulunan çocuklardan
eğitimlerine devam edenler ile etmeyenler aynı ortamda barındırılmaktadırlar. Bu
durum çocukların, okulun kendisine kazandıracağı faydaların henüz daha farkında
olmadığı yaş grubu içinde bulunmaları nedeniyle, okula devam eden çocukları
olumsuz etkileyebilecek bir tehlikeyi beraberinde taşımaktadır. Okula devam
etmeyen çocukların kurum içinde bilgisayar oynamak, TV izlemek ve uyuyarak günü
tamamlamak şeklindeki zaman doldurmaları yerine meslek edindirme kurslarına
yönlendirilmesi sağlanmalı ve okula devam etmeyenlerin durumu, okula gidenlerin
de okullarını bırakmalarına neden olacak sonuç doğurmamalıdır.''
Çocukların genel olarak saygılı oldukları ve toplumsal normlara uygun
davranışlar sergilediklerinin gözlemlendiği kaydedilen raporda, ''Bununla
birlikte, aile ortamında kazanılması çok daha kolay olabilecek birtakım
alışkanlıklar ve ahlak kaidelerinin çocuklara kazandırılması amacıyla, hukuki alt
yapısı tam olarak hazırlandıktan sonra çocukların, gönüllü ailelerle ev ortamında
desteklenmesini sağlayacak çalışmalar yapılmalıdır'' denildi.
Raporda, kuruluşlardan izinsiz ayrılarak ailesine ya da arkadaşlarına
giden çocukların kayıp olmasalar dahi, kayıp çocuk olarak işlem gördüğü ifade
edilerek, evden kaçan (ya da kaybolan) çocuklar ile kuruluşlardan izinsiz ayrılan
çocukların Emniyet Müdürlüğü ile Jandarma Komutanlığında veri girişlerinin ayrı
tutulması, ''kayıp çocuk'' ile ''kuruluştan izinsiz ayrılan çocuk'' tanımlarının
mevzuatta açık olarak tanımlanması gerektiği vurgulandı.
(11.45)
