2007-03-22 - 13:10
TBMM Başkanı Bülent Arınç, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy Pelosi'ye bir mektup göndererek, Ermeni iddialarına destek vermek amacıyla ABD Temsilciler Meclisine sunulan tasarıdan duyulan rahatsızlığı dile getirdi.
TBMM Başkanı Bülent Arınç, ABD Temsilciler Meclisi Başkanı Nancy
Pelosi'ye bir mektup göndererek, Ermeni iddialarına destek vermek amacıyla
ABD Temsilciler Meclisine sunulan tasarıdan duyulan rahatsızlığı dile getirdi.
Arınç, mektubunda, Türkiye ve ABD arasında yarım yüzyılı aşan süredir sağlam
ittifak ve dostluk ilişkisi bulunduğunu; ikili ilişkilerin ve işbirliğinin
temelinin, ortak değerlere ve karşılıklı hayati çıkarlara dayandığını belirterek,
iki ülkenin bağlı bulunduğu ortak değer ve ideallerin, en somut ifadesini, geçen
yıl kabul edilen Stratejik Vizyon Belgesinde bulduğunu bildirdi.
Her iki ülkenin, geniş bir yelpazede yakın işbirliği içinde hareket ettiğini
vurgulayan Arınç, şöyle devam etti:
''Küresel gelişmeler, ülkelerimiz arasındaki işbirliğini ve stratejik
ortaklığımızı, bugün daha da önemli ve vazgeçilmez hale getirmiştir.
İlişkilerimizdeki tüm bu olumlu unsurlara rağmen, 1915 olaylarına dair
Ermeni iddialarına destek vermek amacıyla 30 Ocak 2007 tarihinde ABD Temsilciler
Meclisine sunulan karar tasarısından, Türk Ulusunun egemen iradesini temsil eden
TBMM'nin tüm üyeleri adına duyduğumuz rahatsızlığı ifade etmek isterim.
90 yılı aşkın bir süre önce ve Birinci Dünya Savaşında Osmanlı İmparatorluğu
topraklarında meydana gelmiş 1915 olaylarına ilişkin tek yanlı iddialara,
Temsilciler Meclisinde bir karar tasarısıyla destek verilmesini, Türkiye ile ABD
arasındaki dostluk ve müttefiklik ilişkilerinin ruhuyla bağdaştırmak mümkün
değildir.''
-''İKİLİ İLİŞKİLERİ ZEDELEYECEK...''-
ABD Temsilciler Meclisince kabul edilmesi durumunda, tasarının, Ermeni
çevrelerince 1915 olaylarına ilişkin asılsız iddialarının ''ABD tarafından
tanındığı'' şeklinde ilan edileceğine de dikkati çeken TBMM Başkanı Arınç, ''Bu
tür bir gelişme, Türk halkı tarafından da Ermeni iddialarına ABD'nin destek
verdiği şeklinde algılanacağından, büyük bir tepkiye yol açacak ve ikili
ilişkilerimizi derinden zedeleyecektir'' dedi.
Kabul edilebilecek bir tasarının herhangi bir yaptırım öngörmemesinin ve
yasa kuvvetinde olmamasının, Türk halkının ağır biçimde rencide edilmiş olacağı
gerçeğini değiştirmeyeceğini vurgulayan Arınç, şöyle devam etti:
''Tasarının kabulünün, ikili ilişkilerimiz üzerinde yaratabileceği olumsuz
yansımalar, ne Türk, ne de Amerikan halklarının çıkarlarına hizmet edecektir.
Böyle bir gelişmenin, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin
normalleştirilmesi çabalarına da zarar vermesi kaçınılmazdır.
1915 olaylarına dair Ermeni iddiaları, hukuki ve tarihi temelden yoksundur.
Bu nedenle Ermeni çevreleri, tarihçilerin tarafsız ve önyargısız araştırmalarıyla
gerçeğin ortaya çıkarılması çağrılarımızı kabul etmekten kaçınmaktadırlar. Bu
çevrelerin tek amacı, yasama organlarınca söz konusu tartışmalı tarihsel döneme
ilişkin hüküm verilmesini sağlamaktır.
Türkiye, tarihin tartışmalı dönemleri hakkında yasama organlarınca karar
verilmesinin yanlış olduğu, tarihin tarihçilere bırakılması gerektiği
görüşündedir.''
-''ERMENİ PROPAGANDASININ ÜRÜNÜ...''-
Söz konusu tasarı metninde, Ermeni çevrelerinin propagandasının ürünü olan
pek çok iddianın yer aldığını belirten TBMM Başkanı Arınç, bu iddiaların asılsız
olduğunun, Türk ve yabancı tarihçi ve akademisyenler tarafından ortaya
konulduğunu kaydetti.
Mektubunda, ''Ermeni çevrelerinin, 106 Sayılı Tasarının kabul edilmesini,
iddialarına meşruiyet kazandırmak yolunda atacakları yeni adımlar için bir
basamak ve referans olarak kullanacaklarından şüphe duymamaktayım'' diyen Arınç,
Ermeni lobisinin, Türkiye'ye karşı izlediği maksatlı siyasi gündemini ilerletmek
için ABD Kongresinin demokratik süreçlerini suistimal ettiğini bildirdi.
TBMM Başkanı Arınç, ikili ilişkilerle doğrudan hiçbir bağlantısı bulunmayan,
esas itibariyle Türklerin ve Ermenilerin ortak tarihlerini ilgilendiren bu
konunun, üçüncü ülkelerin yasama organlarının kararlarıyla çözümlenmesine imkan
bulunmadığını da vurguladı.
-''HUKUKUN TEMEL İLKELERİNE AYKIRI''-
Soykırımın, insanlığa karşı işlenebilecek en ağır suç olduğunu kaydeden
Arınç, BM Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesinde öngörüldüğü
şekilde ortada yetkili mahkeme kararı olmadan, siyasi kurumlar olan
parlamentoların, Ermeni çevrelerinin propagandasını destekleyen kararlar
almasının, hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu belirtti.
Bu tür tek yanlı kararların, ağır tarihi ve hukuki sorumluluğu da
beraberinde getireceğini bildiren Arınç, Türk milletinin, bugün karşı karşıya
olduğu haksız soykırım iftirasını kabul etmesinin mümkün olmadığını kaydetti.
-''TARİHÇİLERİN GÖREVİ...''-
Parlamentoların, halklar ve ülkeler arasında dostluk, barış ve refahı teşvik
edici bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini ifade eden Arınç, 1915 olaylarının
ise dünyada pek çok saygın tarihçi tarafından tartışıldığını; tarafsız ve
önyargısız araştırmalarla ilgili çabaları, Türkiye'nin tüm samimiyetiyle
desteklediğini hatırlattı.
Arınç, 1985 yılında 69 Amerikalı tarihçi ve akademisyenin, 1915 olaylarının
tartışmalı niteliğini ve Ermeni iddialarının kabul edilemez olduğunu,
yayınladıkları bir bildiriyle kamuoyuna ilan ettiklerini de anımsattı. Bülent
Arınç, şöyle devam etti:
''1915 olayları konusunda araştırma yapılacak temel kaynak, Osmanlı arşiv
belgeleri, askeri arşivler dahil, uzun zamandır bütün araştırmacıların hizmetine
açıktır. Oysa bize soykırım iftirası atan Ermeni çevreleri, ısrarla arşivlerini
kapalı tutmaktadır.
Türkiye, 1915 olaylarıyla ilgili sorumsuzca bir reddediş içinde değildir.
1915 olayları, Türkiye'de özgürce tartışılabilmekte, bilim adamlarının bu konuda
çalışma yapması teşvik edilmektedir. Bu anlayıştan hareketle, Türk Hükümeti
tarafından 2005 Nisan ayında Ermenistan Hükümetine, Türk ve Ermeni tarihçilerden
oluşacak ortak komisyonun, 1915 olaylarını arşivlerde etraflıca araştırmaları,
bulgularını dünya kamuoyuyla paylaşmaları, resmi öneri olarak iletilmiştir. TBMM
de söz konusu tarihi öneriyi oybirliğiyle desteklemiştir.
Ancak Ermeni tarafından henüz olumlu bir karşılık alabilmiş değiliz. Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti böyle bir çalışmaya, ilgili üçüncü ülkelerin, bu meyanda
Amerikalı tarihçilerin katılmasından da memnuniyet duyulacağını ifade etmiştir.
ABD Temsilciler Meclisi Başkanı olarak 106 Sayılı Karar Tasarısının ABD
Kongresinde kabulünün önlenmesi için gerekli çabayı göstereceğinize inanıyorum.''
Pelosi'ye bir mektup göndererek, Ermeni iddialarına destek vermek amacıyla
ABD Temsilciler Meclisine sunulan tasarıdan duyulan rahatsızlığı dile getirdi.
Arınç, mektubunda, Türkiye ve ABD arasında yarım yüzyılı aşan süredir sağlam
ittifak ve dostluk ilişkisi bulunduğunu; ikili ilişkilerin ve işbirliğinin
temelinin, ortak değerlere ve karşılıklı hayati çıkarlara dayandığını belirterek,
iki ülkenin bağlı bulunduğu ortak değer ve ideallerin, en somut ifadesini, geçen
yıl kabul edilen Stratejik Vizyon Belgesinde bulduğunu bildirdi.
Her iki ülkenin, geniş bir yelpazede yakın işbirliği içinde hareket ettiğini
vurgulayan Arınç, şöyle devam etti:
''Küresel gelişmeler, ülkelerimiz arasındaki işbirliğini ve stratejik
ortaklığımızı, bugün daha da önemli ve vazgeçilmez hale getirmiştir.
İlişkilerimizdeki tüm bu olumlu unsurlara rağmen, 1915 olaylarına dair
Ermeni iddialarına destek vermek amacıyla 30 Ocak 2007 tarihinde ABD Temsilciler
Meclisine sunulan karar tasarısından, Türk Ulusunun egemen iradesini temsil eden
TBMM'nin tüm üyeleri adına duyduğumuz rahatsızlığı ifade etmek isterim.
90 yılı aşkın bir süre önce ve Birinci Dünya Savaşında Osmanlı İmparatorluğu
topraklarında meydana gelmiş 1915 olaylarına ilişkin tek yanlı iddialara,
Temsilciler Meclisinde bir karar tasarısıyla destek verilmesini, Türkiye ile ABD
arasındaki dostluk ve müttefiklik ilişkilerinin ruhuyla bağdaştırmak mümkün
değildir.''
-''İKİLİ İLİŞKİLERİ ZEDELEYECEK...''-
ABD Temsilciler Meclisince kabul edilmesi durumunda, tasarının, Ermeni
çevrelerince 1915 olaylarına ilişkin asılsız iddialarının ''ABD tarafından
tanındığı'' şeklinde ilan edileceğine de dikkati çeken TBMM Başkanı Arınç, ''Bu
tür bir gelişme, Türk halkı tarafından da Ermeni iddialarına ABD'nin destek
verdiği şeklinde algılanacağından, büyük bir tepkiye yol açacak ve ikili
ilişkilerimizi derinden zedeleyecektir'' dedi.
Kabul edilebilecek bir tasarının herhangi bir yaptırım öngörmemesinin ve
yasa kuvvetinde olmamasının, Türk halkının ağır biçimde rencide edilmiş olacağı
gerçeğini değiştirmeyeceğini vurgulayan Arınç, şöyle devam etti:
''Tasarının kabulünün, ikili ilişkilerimiz üzerinde yaratabileceği olumsuz
yansımalar, ne Türk, ne de Amerikan halklarının çıkarlarına hizmet edecektir.
Böyle bir gelişmenin, Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin
normalleştirilmesi çabalarına da zarar vermesi kaçınılmazdır.
1915 olaylarına dair Ermeni iddiaları, hukuki ve tarihi temelden yoksundur.
Bu nedenle Ermeni çevreleri, tarihçilerin tarafsız ve önyargısız araştırmalarıyla
gerçeğin ortaya çıkarılması çağrılarımızı kabul etmekten kaçınmaktadırlar. Bu
çevrelerin tek amacı, yasama organlarınca söz konusu tartışmalı tarihsel döneme
ilişkin hüküm verilmesini sağlamaktır.
Türkiye, tarihin tartışmalı dönemleri hakkında yasama organlarınca karar
verilmesinin yanlış olduğu, tarihin tarihçilere bırakılması gerektiği
görüşündedir.''
-''ERMENİ PROPAGANDASININ ÜRÜNÜ...''-
Söz konusu tasarı metninde, Ermeni çevrelerinin propagandasının ürünü olan
pek çok iddianın yer aldığını belirten TBMM Başkanı Arınç, bu iddiaların asılsız
olduğunun, Türk ve yabancı tarihçi ve akademisyenler tarafından ortaya
konulduğunu kaydetti.
Mektubunda, ''Ermeni çevrelerinin, 106 Sayılı Tasarının kabul edilmesini,
iddialarına meşruiyet kazandırmak yolunda atacakları yeni adımlar için bir
basamak ve referans olarak kullanacaklarından şüphe duymamaktayım'' diyen Arınç,
Ermeni lobisinin, Türkiye'ye karşı izlediği maksatlı siyasi gündemini ilerletmek
için ABD Kongresinin demokratik süreçlerini suistimal ettiğini bildirdi.
TBMM Başkanı Arınç, ikili ilişkilerle doğrudan hiçbir bağlantısı bulunmayan,
esas itibariyle Türklerin ve Ermenilerin ortak tarihlerini ilgilendiren bu
konunun, üçüncü ülkelerin yasama organlarının kararlarıyla çözümlenmesine imkan
bulunmadığını da vurguladı.
-''HUKUKUN TEMEL İLKELERİNE AYKIRI''-
Soykırımın, insanlığa karşı işlenebilecek en ağır suç olduğunu kaydeden
Arınç, BM Soykırımın Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesinde öngörüldüğü
şekilde ortada yetkili mahkeme kararı olmadan, siyasi kurumlar olan
parlamentoların, Ermeni çevrelerinin propagandasını destekleyen kararlar
almasının, hukukun temel ilkelerine aykırı olduğunu belirtti.
Bu tür tek yanlı kararların, ağır tarihi ve hukuki sorumluluğu da
beraberinde getireceğini bildiren Arınç, Türk milletinin, bugün karşı karşıya
olduğu haksız soykırım iftirasını kabul etmesinin mümkün olmadığını kaydetti.
-''TARİHÇİLERİN GÖREVİ...''-
Parlamentoların, halklar ve ülkeler arasında dostluk, barış ve refahı teşvik
edici bir anlayışla hareket etmesi gerektiğini ifade eden Arınç, 1915 olaylarının
ise dünyada pek çok saygın tarihçi tarafından tartışıldığını; tarafsız ve
önyargısız araştırmalarla ilgili çabaları, Türkiye'nin tüm samimiyetiyle
desteklediğini hatırlattı.
Arınç, 1985 yılında 69 Amerikalı tarihçi ve akademisyenin, 1915 olaylarının
tartışmalı niteliğini ve Ermeni iddialarının kabul edilemez olduğunu,
yayınladıkları bir bildiriyle kamuoyuna ilan ettiklerini de anımsattı. Bülent
Arınç, şöyle devam etti:
''1915 olayları konusunda araştırma yapılacak temel kaynak, Osmanlı arşiv
belgeleri, askeri arşivler dahil, uzun zamandır bütün araştırmacıların hizmetine
açıktır. Oysa bize soykırım iftirası atan Ermeni çevreleri, ısrarla arşivlerini
kapalı tutmaktadır.
Türkiye, 1915 olaylarıyla ilgili sorumsuzca bir reddediş içinde değildir.
1915 olayları, Türkiye'de özgürce tartışılabilmekte, bilim adamlarının bu konuda
çalışma yapması teşvik edilmektedir. Bu anlayıştan hareketle, Türk Hükümeti
tarafından 2005 Nisan ayında Ermenistan Hükümetine, Türk ve Ermeni tarihçilerden
oluşacak ortak komisyonun, 1915 olaylarını arşivlerde etraflıca araştırmaları,
bulgularını dünya kamuoyuyla paylaşmaları, resmi öneri olarak iletilmiştir. TBMM
de söz konusu tarihi öneriyi oybirliğiyle desteklemiştir.
Ancak Ermeni tarafından henüz olumlu bir karşılık alabilmiş değiliz. Türkiye
Cumhuriyeti Hükümeti böyle bir çalışmaya, ilgili üçüncü ülkelerin, bu meyanda
Amerikalı tarihçilerin katılmasından da memnuniyet duyulacağını ifade etmiştir.
ABD Temsilciler Meclisi Başkanı olarak 106 Sayılı Karar Tasarısının ABD
Kongresinde kabulünün önlenmesi için gerekli çabayı göstereceğinize inanıyorum.''
