2014-03-19 - 16:09
TBMM Genel Kurulu'nda, dört eski bakanla ilgili fezlekeler konusunda Genel Görüşme açılması kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurulu olağanüstü toplandı.
Genel Kurul, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Yakut, birleşimi açtıktan sonra CHP'nin yaptığı başvuru üzerine olağanüstü toplanıldığını belirterek, elektronik cihazla yoklama yaptı. Bu sırada CHP, MHP, BDP ve HDP milletvekilleri sisteme girerken, Genel Kurul salonunda bulunan AK Parti milletvekilleri ise sisteme girmedi. Bu sırada sisteme giremeyen milletvekilleri Başkanlık Divanı'na pusula gönderdi.
Yoklama için 5 dakika süre tanınmasına rağmen, pusulalar nedeniyle sonucun açıklanması uzun sürdü.
Yakut, pusula gönderen milletvekillerinin ismini okuyarak Genel Kurul'da olup olmadığını kontrol etti. Bu sırada bazı milletvekillerinin itirazı üzerine, Yakut, "15 mükerrer pusula var, niye itiraz ediyorsunuz? İsim okumadım" diyerek toplantı yeter sayısının olduğunu belirterek, gündeme geçti.
TBMM Genel Kurulu'nda, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkında fezlekenin okutulması tartışma yarattı.
Başkanvekili Sadık Yakut, toplantı yeter sayısının (184) bulunmasının ardından gündeme geçildiğini belirterek, CHP'nin olağanüstü toplantı çağrı istemini ve TBMM Başkanlığı'nın çağrı yazılarını okuttu.
Yakut, olağanüstü çağrı istemi önergesi uyarınca bilgiye sunulması gereken konuyla ilgili TBMM Başkanlığı'nın iki tezkeresi bulunduğunu belirterek, bunları okutacağını söyledi.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek imzalı yazıda, Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı ve Trabzon Milletvekili Erdoğan Bayraktar'ın "nüfuz ticareti yaparak başkasına menfaat temin ettiği ve görevini kötüye kullandığına" ilişkin istanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yazısı ve ekinin Anayasa'nın 100. maddesi uyarınca gereği yapılmak üzere 28 Şubat 2014 tarihinde Adalet Bakanlığı'na intikal ettirildiği belirtilerek, "Anayasa'nın 100. maddesi uyarınca Meclis soruşturması açılması, TBMM'nin üye tam sayısının en az onda birinin vereceği önergeyle istenebilmektedir. Böyle bir önerge olmadan TBMM Başkanlığı'nın anılan yazı ile ilgili olarak Meclis Soruşturmasına ilişkin resen bir işlem başlatması mümkün bulunmadığından gereğinin tayin ve takdiri Yüce heyetin bilgisine sunulur" denildi.
Yazının okunmasına devam edilirken oturduğu yerden kalkan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Yakut'a, "Böyle bir şey yapamazsınız. Yaptığınız usule uygun değildir. Tezkerelerin milletvekillerinin tetkikine açıldığına ilişkin ibare ye almalıdır" diyerek itiraz etti.
Yakut, "Başkanlığın sunuşlarını okutuyorum. Genel Görüşme açılacak o zaman söylersiniz. İkinci tezkereyi de okutacağım" dedi.
Vural, itirazlarını sürdürerek, "bakanlıklarla ilgili hangi ibareler varsa onların okunmasını istiyoruz. Böyle bir şey olmaz. Milletvekillerinin tetkikine açıldığı ibaresinin okunması lazım. Milletvekillerinin tetkikine sunulmayan konuyla ilgili soruşturma önergesi hazırlanması söz konusu olamaz. Bakan'ın hangi suçu işlediği, TCK'nın hangi maddesine istinaden fezleke geldiği bilinmeli. Bunları milletten saklamayınız, Türk milletinden saklayacak bir şey olamaz. incelemek istiyoruz. Tutumunuz, bugüne kadar yapılanlara aykırıdır. TBMM, bu milletin iradesine darbe vurulacak yer değildir" görüşünü savundu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de söz alarak, Yakut'un yaptığı işlemin hem anayasaya ve İçtüzüğe hem de olağanüstü toplantı gündemine aykırı olduğunu savunarak, "Gündeme sadık olmak durumundasınız. Fezlekelerin özetini veya kısaltılmış haline Genel Kurul'a sunma hak ve yetkisine sahip değilsiniz. Anayasa gayet açıktır, Meclis soruşturması milletvekillerinin bilgi edinme ve denetimi yollarından biridir. Meclis soruşturmasında TBMM Genel Kurulu savcılığın görevini yapar. Soruşturmaya gerek var mı yok mu konusuna karar verecek olan milletvekilleri, fezlekeleri baştan sona inceleme hakkına sahiptir. Bugüne kadarki teamüller bu yöndedir. Burada örnekleri var. 1980, 1990 ve 2000'li yıllarda da örnekler bu yöndedir. Milletvekillerinden bu bilgileri saklama hakkına sahip değilsiniz. Aksi taktirde suç işlemiş olacaksınız. Tutumunuzu düzeltmeye davet ediyorum" dedi.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, AK Parti Grubu'nun eski bakanlar ile ilgili soruşturma önergesi vermeye hazırlandığını, muhalefetin de fezlekelerin denetime açılmasını istediğini ifade ederek, "Biz bu konuda tecrübeliyiz; 945 fezleke geldi, okundu. Kürtçe 'su ver' demişiz fezleke gelmiş. Bazıları kaplumbağa hızıyla geliyor, mehter marşı eşliğinde...Bazıları jet hızında Devlet bize mi çalışıyor kardeşim? Ama elhamdülillah bizimkilerde hırsızlık, yolsuzluk, cinsel saldırı, dolandırıcılık yok. Eşit okunmasını istiyoruz" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise fezlekelerin eklerindeki dosyalardaki bilgilerin herhangi bir şekilde üstünün örtülmesi, kapatılmasının söz konusu olmadığını belirterek, şöyle konuştu:
"Bu bilgiler zaten şu anda tüm Türkiye'ye servis edilmiş durumda. Bu dosyalardaki bilgilerin tamamı herkeste mevcuttur. Bunların milletvekillerinden kaçırılması, bu bilgilerin karartılması söz konusu değildir. Soruşturmanın gizliliği kalkmıştır. Fezlekelerdeki tüm bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması, CMK açısından sorun teşkil etmiyor ama ekli dosyalardaki bilgilerin gizliliği devam ediyor. Buradaki hassasiyet sadece çok açık hukuk kuralınını ihlal edilmemesinden kaynaklanıyor. Soruşturma Komisyonu kurulmasının talep edilmesi için ekli dosyaların gelmesine gerek yok. Her aşamada TBMM'de usulüne uygun şekilde Soruşturma Komisyonu kurulması halinde, yeterli imzanın bulunması halinde TBMM Başkanlığı'na iletilebilir. Bakanların da kendi talepleri doğrultusunda, arkadaşlarımız şu an imza topluyorlar. Bunlar önümüzdeki günlerde TBMM Başkanlığı'na sunulacak. Biz de bunların görülmesi, denetlenmesi için Soruşturma Komisyonu kurulmasını talep ediyoruz. Çünkü biz de milletvekillerinin komisyon aracılığıyla bu bilgilere ulaşmasını istiyoruz. Soruşturma Komisyonu kurulduğunda üye arkadaşlar, bu bilgilerin tamamına ulaşacaklardır, denetleyeceklerdir ve ona göre kararlarını vereceklerdir."
Muhalefet, 4 eski bakanla ilgili fezlekelerin tümünün TBMM Genel Kurulu'nda okunmasını istedi. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut da "Bugün okunan ve okunacak olan TBMM Başkanlığı tezkereleri ile hangi bakanlar hakkında hangi suçlamalardan dolayı Anayasa'nın 100. maddesi kapsamında dosyaların TBMM'ye gönderildiği bilgiye sunulmuştur. Bu nedenle, teamül haline gelmiş uygulamalar doğrultusunda işlem yapılmıştır, üst yazıların ayrıca okunmasına da gerek bulunmamaktadır" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, fezlekelere ilişkin tartışma devam etti.
Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın fezlekesinin yer aldığı Başkanlık tezkeresinin okunmasının ardından, muhalefet, fezlekenin tümünün Genel Kurul'da okunması gerektiğini söyledi.
Konuyla ilgili açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, "Çağrıyı yaptıktan sonra bunu değiştirme hakkına sahip değilsiniz, bu mümkün değil, İçtüzük buna imkan vermiyor" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin sözlerine işaret eden Hamzaçebi, "Sayın Canikli'nin söylediğine kargalar bile güler. 4 bakan hakkında soruşturma açılması için dilekçe vermiş" dedi. Hamzaçebi, TBMM'nin çağrıları üzerine toplandığını anımsatarak, toplantıya katılan muhalefet parti milletvekilleri ile bağımsız milletvekillerine teşekkür etti. Hamzaçebi, şöyle konuştu:
"Tarihi, önemli bir günü yaşıyoruz. Böyle bir gündemde konu fezlekeler. Bakanların işledikleri iddia edilen suçlar var ve 4 bakan bugün dilekçe veriyor, bugüne kadar niye beklemişler acaba. 17 Aralık operasyonu başladıktan sonra, Başbakan 25'ine kadar neden onları görevde tuttu acaba. 25'inde ikinci operasyon başlayınca mı onların görevden ayrılma zorunluluğu ortaya çıktı? Eğer Hükümet'in ve AK Parti'nin bu dosyaların açılmasından bir endişesi olmasaydı, kendilerine güvenseydiler bu dosyalar açılırdı. Kendilerine güvenemiyorlar. Bakanların, Başbakanların işlediği iddia edilen suçların delilleri bu dosyada çünkü. Bu dosyaların parlamentonun, milletin bilgisine sunulmasından korkuyorsunuz. Korkmayanlar 'hadi açıyoruz' derler."
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Canikli'nin, Meclis Başkanı adına konuştuğunu iddia ederek, buna hakkının olmadığını söyledi ve fezlekelerin sadece adı anılarak geçiştirme yapılamayacağını kaydetti.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise bakanlar hakkında soruşturma açılabilmesi için bilgi edinilmesi gerektiğini kaydederek, "Biz fezlekeye ulaşmak istiyoruz" dedi.
Elindeki bir raporu gösteren Kaplan, "Şu rapor 299 sayfa ve hepimizin elinde var. Vermeseniz de herkes de var. Ama biz fezleke olsun isterdik. Meclis Başkanı olağanüstü çağrı yazısına tarih atmaz mı Allah aşkına; bunun resmiyeti, ciddiyeti bunu gerektirmez mi? Fezlekelerin milletvekillerinin bilgisine açılması lazım" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut da mevcut dosyanın savcılıktan gelen ilk dosya olduğunu söyledi.
Savcılık soruşturmasının sürdüğünü ve üzerinde kanundan kaynaklanan gizliliğin sözkonusu olduğunu ifade eden Yakut, "TBMM Başkanlığı da bu yeni duruma göre tezkereleri yazdı" dedi.
Yakut, bu konuyla ilgili, eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, gazeteci Taha Akyol, eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun açıklamalarını okudu. Yakut, şunları kaydetti:
"Bu durumda Bakanlar Kurulu üyeleri hakkında, Anayasa'nın 100. maddesi kapsamında TBMM Başkanlığı'na intikal eden dosyalarla ilgili uygulamalara bakıldığında; 22. yasama döneminden itibaren istisnasız bir şekilde sözkonusu dosyalara ilişkin TBMM Başkanlığı tezkeresi ile Genel Kurul'da bilgilendirme yapılmış, TBMM Başkanlığı'na ulaştırılan dosyanın üst yazısı ayrıca okutulmamıştır. Bugün okunan ve okunacak olan TBMM Başkanlığı tezkereleri ile de hangi bakanlar hakkında hangi suçlamalardan dolayı Anayasa'nın 100. maddesi kapsamında dosyaların TBMM'ye gönderildiği bilgiye sunulmuştur. Bu nedenle teamül haline gelmiş uygulamalar doğrultusunda işlem yapılmıştır, üst yazıların ayrıca okunmasına da gerek bulunmamaktadır."
Muhalefetin, Yakut'un bu sözlerine itiraz etmesi üzerine tartışma yaşandı.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, itirazların ve tartışmanın uzaması üzerine birleşime ara verdi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, bu sırada, "Rüşvet alanlar korunuyor, altın kaçakçılığı yapanlar korunuyor, dolarları avroları saklayanlar korunuyor" diye bağırdı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Başkanvekili Sadık Yakut'un 4 eski Bakan ile ilgili fezlekeleri okutturmayacağını açıklamasına, muhalefet milletvekilleri tepki gösterdi.
Yakut, yaklaşık 40 dakika süren aranın ardından Başkanlığın tezkerelerle ilgili tutumunu açıkladı. 1982 Anayasası döneminde TBMM Başkanlığı'na Meclis soruşturması kapsamında gelen fezlekeler konusunda işletilecek süreçle ilgili hüküm oluşturulmadığını belirten Yakut, bu konudaki ilk uygulamanın 1985 yılında olduğunu, bu tür dosyalardan milletvekillerinin bilgi sahibi olabilmesi için söz konusu dosyaların Bakanlık Tezkeresi ile Genel Kurul'a bilgiye sunulmasından sonra milletvekillerinin tetkikine açılması şeklinde bir uygulamanın başlatıldığını kaydetti.
Uygulamaya bakıldığında; Başbakanlık, Danıştay ve Sayıştay'dan gelen ve Meclis soruşturmasına konu olabilecek fiillerle ilgili dosyalara ilişkin 44 tezkerenin milletvekillerine duyurulduğunu ve bu tezkerenin eklerinin örnek alınmama şartıyla milletvekillerinin incelemesine açıldığını hatırlatan Yakut, bunlardan 4'ünün Danıştay, birinin Sayıştay, 39'unun ise Başbakanlık tarafından Meclise intikal ettirildiğini, eklerinin Teftiş kurullarınca hazırlanan raporlardan oluştuğunun görüldüğünü anlattı.
Olağanüstü toplantı çağrısına konu olunan, istanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın yazısı ve ekleri hususunda yeni bir durumla karşı karşı kalındığını belirten Yakut, şunları kaydetti:
"Öncelikle bir Cumhuriyet savcılığınca TBMM Başkanlığı'na gönderilen dosyalar hakkında Anayasanın 100. maddesi çerçevesinde ilk defa bir işlem yapılması ve bir uygulama şekli oluşturulması söz konusudur. Söz konusu dosyanın sadece adı geçen bakanlarla ilgili sınırlı olmayıp, üçüncü şahısları da ilgilendirdiğinden, üçüncü şahısların mağdur edilmesi ihtimali bulunmaktadır. Söz konusu dosyalar devam etmekte olan hazırlık soruşturması safhasında olup, soruşturma tamamlanmamış, dosya mahkemeye sunulmamış olduğundan CMK 157. anlamında dosya üzerindeki gizlilik devam etmektedir. Bu gizlilik kanundan doğmaktadır. Bilindiği üzere, idari işlemlerle hazırlanan dosyalar üzerindeki gizlilik, yine idari işlemelerle kaldırılabilmektedir. Bu anlamda TBMM Başkanlığı, milletvekillerinin bilgisine sunulan bir teftiş kurulu raporundan, gizli evraklardan örnek alınması istemi üzerine 25 Mart 1992 tarihinde gizlilik kaydının kaldırılmasının mümkün olup olmayacağını Başbakanlığa sormuştur. Başbakanlık, konunun milletvekillerinin bilgisine sunulmasıyla evrak üzerinden gizliliğinin ortadan kaldırılmış olduğunu belirtmiştir.
Gündemimizdeki konunun gizliliği idari işlemden değil, ilgili savcının soruşturmayı tamamlamış ve mahkemeye sunmamış olmasından dolayı kanun hükmünden kaynaklanmaktadır. Önümüzde gizliliği kanunla korunan ve bir evrakın gizliliğinin korunması sorunu bulunmaktadır. TBMM'ye gelen dokunulmazlık dosyası, Karma Komisyona gönderilmekte, bunların içeriğini Karma Komisyon üyesi dışındaki milletvekilleri bile inceleyememektedir. Gizlilikle ilgili çok katı hükümler bulunmayan dokunulmazlık dosyalarıyla ilgili uygulama ortadayken, gizliliği kanunla korunan tartışma konusu olan evrakın inceleme açılması, korunması gereken hukuki değerin ihlali mahiyetinde olabilecektir."
Yakut, Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderilen evrak nedeniyle Anayasanın 100. maddesi kapsamında ilk kez işlem yapılacağından, gizliliği yasayla korunan evrakın alenileştirilmesinin kanun hükümlerinin ihlali oluşturacağı, dosya içeriğinde isimleri geçen üçüncü isimlerin mağdur edilebileceğini ifade ederek, "Bu nedenle okutulmayacaktır. Görüşümde değişiklik yoktur, CMK 157. maddesinden kaynaklanıyor" dedi.
Muhalefetin tepki göstererek itiraz etmesi üzerine Yakut, "AK Parti ve CHP'li milletvekillerince Soruşturma Önergesi verilmiştir. Soruşturma Komisyonu üyeleri her şeyden haberdar olacaktır, soruşturacaktır" karşılığını verdi.
MHP Grup Başkanvekili Vural ve bazı muhalefet milletvekillerinin Başkanlık Divanı önüne giderek itirazlarını sürdürmesi üzerine Yakut, böyle bir usulün olmadığını belirterek Katip Muharrem Işık'tan diğer Başkanlık Tezkeresini okumasını istedi.
Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler hakkında "sahte belge düzenlemek, sorgulamaların gizliliğini ihlal, nüfus suistimali ile birden çok kez rüşvet almak", eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan hakkında "Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet, resmi belgede sahtecilik ve birden çok kez rüşvet almak", eski AB Bakanı Egemen Bağış hakkında ise "birden fazla kez rüşvet aldığı" suçlamalarına yönelik İstanbul Cumhuriyet Basavcılığı'nın yazısını içeren Tezkereyi okurken MHP'li Vural, Yakut'a "Siz darbecisiniz, gayrimeşru bir başkanvekilisiniz, usul tartışması açacaksınız" diyerek tepki gösterdi.
Yakut'un "okumayı sürdürmesi" ya da diğer katip üye ile yer değiştirmesini istemesi üzerine Işık, "Kimse bir şey duyamıyor ki..." karşılığını verdi.
Tartışmaların sürmesi ve milletvekillerinin kürsü önünde yığılması üzerine Yakut, usul tartışması açtı.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, iddianame aşamasına gelmeyen bir soruşturmanın gizli olduğunu belirterek, "Bu bilgiler kesinlikle açıklanamaz. Biz hiç bir şeyi kapatmıyoruz. Çok açık bir şekilde diyoruz ki 'hodri meydan'. Gelin bu bakanlarla ilgili soruşturma komisyonu kuralım" dedi.
CHP ve MHP milletvekillerinin TBMM Genel Kurulu'nda Başkanlık Divanı'nın önüne gelerek itirazlarını sürdürmesi üzerine, Meclis Başkanvekili Sadık Yakut, usul tartışması açtı. Bu sırada, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Darbecilere, haram paracılara geçit yok" diye bağırdı.
Usul tartışmasının lehinde söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Canikli, 4 eski bakanla ilgili birtakım fezlekeler ve iddialar içeren dosyalar olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Bu soruşturma TBMM'ye gönderilirken henüz bitmemiş bir soruşturma, iddianame aşamasına geçmemiş bir soruşturma. Hem Anayasa hem de Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 157. maddesi açısından, iddianame aşamasına gelmeyen bir soruşturma gizlidir. Bu bilgiler kesinlikle açıklanamaz, kimseye verilemez. Biz hiç bir şeyi kapatmıyoruz. Buna rağmen çok açık bir şekilde diyoruz ki 'hodri meydan'. Bu bakanlarla ilgili soruşturma komisyonu kuralım. Zaten ilgili bakanlar da kendileri hakkında gerekli soruşturmanın yapılması ve soruşturma komisyonu kurulması için TBMM Başkanlığı'na başvurdular. Allah aşkına daha ne istiyorsunuz. O zaman komisyon üyeleri her türlü gizli bilgiye ulaşabilirler. O açıdan hiç kimsenin bu bilgileri kapatmak, gizlemek, örtbas etmek gibi amacı yok, olamaz. Zaten bu dosyadaki bilgiler hepinizin elinde çarşaf çarşaf var, bütün Türkiye bunları biliyor, bu anlamda bunun gizliliği kalmadı. Ama hiç kimse Anayasa'nın ve kanunların suç saydığı bir fiilin burada işlenmesini talep edemez. Amacınız gerçekten üzüm yemekse bu iddiaları soruşturmaksa, gelin soruşturma komisyonu kuralım, hep birlikte yapalım. Amacınız bu değil, amacınız başka. Amacınız; bu tür bilgiler hangi amaçla servis ediliyorsa buna hizmet etmektir. Yoksa, 'doğrular ortaya çıksın, kim ne yapmışsa ortaya çıksın' deseydiniz, bizim çağrımıza olumlu cevap verirdiniz."
Alayhte konuşan MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, "Ortada bir durum var. Bu durum; rüşvet, yolsuzluk, kara para aklama ve altın kaçakçılığı gibi dinen haram, örfen ayıp, kanunen suç olan, delilleri de çarşaf çarşaf ortaya dökülüp saçılan bir durum" dedi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
Genel Kurul, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Yakut, birleşimi açtıktan sonra CHP'nin yaptığı başvuru üzerine olağanüstü toplanıldığını belirterek, elektronik cihazla yoklama yaptı. Bu sırada CHP, MHP, BDP ve HDP milletvekilleri sisteme girerken, Genel Kurul salonunda bulunan AK Parti milletvekilleri ise sisteme girmedi. Bu sırada sisteme giremeyen milletvekilleri Başkanlık Divanı'na pusula gönderdi.
Yoklama için 5 dakika süre tanınmasına rağmen, pusulalar nedeniyle sonucun açıklanması uzun sürdü.
Yakut, pusula gönderen milletvekillerinin ismini okuyarak Genel Kurul'da olup olmadığını kontrol etti. Bu sırada bazı milletvekillerinin itirazı üzerine, Yakut, "15 mükerrer pusula var, niye itiraz ediyorsunuz? İsim okumadım" diyerek toplantı yeter sayısının olduğunu belirterek, gündeme geçti.
TBMM Genel Kurulu'nda, eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar hakkında fezlekenin okutulması tartışma yarattı.
Başkanvekili Sadık Yakut, toplantı yeter sayısının (184) bulunmasının ardından gündeme geçildiğini belirterek, CHP'nin olağanüstü toplantı çağrı istemini ve TBMM Başkanlığı'nın çağrı yazılarını okuttu.
Yakut, olağanüstü çağrı istemi önergesi uyarınca bilgiye sunulması gereken konuyla ilgili TBMM Başkanlığı'nın iki tezkeresi bulunduğunu belirterek, bunları okutacağını söyledi.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek imzalı yazıda, Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı ve Trabzon Milletvekili Erdoğan Bayraktar'ın "nüfuz ticareti yaparak başkasına menfaat temin ettiği ve görevini kötüye kullandığına" ilişkin istanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yazısı ve ekinin Anayasa'nın 100. maddesi uyarınca gereği yapılmak üzere 28 Şubat 2014 tarihinde Adalet Bakanlığı'na intikal ettirildiği belirtilerek, "Anayasa'nın 100. maddesi uyarınca Meclis soruşturması açılması, TBMM'nin üye tam sayısının en az onda birinin vereceği önergeyle istenebilmektedir. Böyle bir önerge olmadan TBMM Başkanlığı'nın anılan yazı ile ilgili olarak Meclis Soruşturmasına ilişkin resen bir işlem başlatması mümkün bulunmadığından gereğinin tayin ve takdiri Yüce heyetin bilgisine sunulur" denildi.
Yazının okunmasına devam edilirken oturduğu yerden kalkan MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, Yakut'a, "Böyle bir şey yapamazsınız. Yaptığınız usule uygun değildir. Tezkerelerin milletvekillerinin tetkikine açıldığına ilişkin ibare ye almalıdır" diyerek itiraz etti.
Yakut, "Başkanlığın sunuşlarını okutuyorum. Genel Görüşme açılacak o zaman söylersiniz. İkinci tezkereyi de okutacağım" dedi.
Vural, itirazlarını sürdürerek, "bakanlıklarla ilgili hangi ibareler varsa onların okunmasını istiyoruz. Böyle bir şey olmaz. Milletvekillerinin tetkikine açıldığı ibaresinin okunması lazım. Milletvekillerinin tetkikine sunulmayan konuyla ilgili soruşturma önergesi hazırlanması söz konusu olamaz. Bakan'ın hangi suçu işlediği, TCK'nın hangi maddesine istinaden fezleke geldiği bilinmeli. Bunları milletten saklamayınız, Türk milletinden saklayacak bir şey olamaz. incelemek istiyoruz. Tutumunuz, bugüne kadar yapılanlara aykırıdır. TBMM, bu milletin iradesine darbe vurulacak yer değildir" görüşünü savundu.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de söz alarak, Yakut'un yaptığı işlemin hem anayasaya ve İçtüzüğe hem de olağanüstü toplantı gündemine aykırı olduğunu savunarak, "Gündeme sadık olmak durumundasınız. Fezlekelerin özetini veya kısaltılmış haline Genel Kurul'a sunma hak ve yetkisine sahip değilsiniz. Anayasa gayet açıktır, Meclis soruşturması milletvekillerinin bilgi edinme ve denetimi yollarından biridir. Meclis soruşturmasında TBMM Genel Kurulu savcılığın görevini yapar. Soruşturmaya gerek var mı yok mu konusuna karar verecek olan milletvekilleri, fezlekeleri baştan sona inceleme hakkına sahiptir. Bugüne kadarki teamüller bu yöndedir. Burada örnekleri var. 1980, 1990 ve 2000'li yıllarda da örnekler bu yöndedir. Milletvekillerinden bu bilgileri saklama hakkına sahip değilsiniz. Aksi taktirde suç işlemiş olacaksınız. Tutumunuzu düzeltmeye davet ediyorum" dedi.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, AK Parti Grubu'nun eski bakanlar ile ilgili soruşturma önergesi vermeye hazırlandığını, muhalefetin de fezlekelerin denetime açılmasını istediğini ifade ederek, "Biz bu konuda tecrübeliyiz; 945 fezleke geldi, okundu. Kürtçe 'su ver' demişiz fezleke gelmiş. Bazıları kaplumbağa hızıyla geliyor, mehter marşı eşliğinde...Bazıları jet hızında Devlet bize mi çalışıyor kardeşim? Ama elhamdülillah bizimkilerde hırsızlık, yolsuzluk, cinsel saldırı, dolandırıcılık yok. Eşit okunmasını istiyoruz" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli ise fezlekelerin eklerindeki dosyalardaki bilgilerin herhangi bir şekilde üstünün örtülmesi, kapatılmasının söz konusu olmadığını belirterek, şöyle konuştu:
"Bu bilgiler zaten şu anda tüm Türkiye'ye servis edilmiş durumda. Bu dosyalardaki bilgilerin tamamı herkeste mevcuttur. Bunların milletvekillerinden kaçırılması, bu bilgilerin karartılması söz konusu değildir. Soruşturmanın gizliliği kalkmıştır. Fezlekelerdeki tüm bilgilerin kamuoyuyla paylaşılması, CMK açısından sorun teşkil etmiyor ama ekli dosyalardaki bilgilerin gizliliği devam ediyor. Buradaki hassasiyet sadece çok açık hukuk kuralınını ihlal edilmemesinden kaynaklanıyor. Soruşturma Komisyonu kurulmasının talep edilmesi için ekli dosyaların gelmesine gerek yok. Her aşamada TBMM'de usulüne uygun şekilde Soruşturma Komisyonu kurulması halinde, yeterli imzanın bulunması halinde TBMM Başkanlığı'na iletilebilir. Bakanların da kendi talepleri doğrultusunda, arkadaşlarımız şu an imza topluyorlar. Bunlar önümüzdeki günlerde TBMM Başkanlığı'na sunulacak. Biz de bunların görülmesi, denetlenmesi için Soruşturma Komisyonu kurulmasını talep ediyoruz. Çünkü biz de milletvekillerinin komisyon aracılığıyla bu bilgilere ulaşmasını istiyoruz. Soruşturma Komisyonu kurulduğunda üye arkadaşlar, bu bilgilerin tamamına ulaşacaklardır, denetleyeceklerdir ve ona göre kararlarını vereceklerdir."
Muhalefet, 4 eski bakanla ilgili fezlekelerin tümünün TBMM Genel Kurulu'nda okunmasını istedi. TBMM Başkanvekili Sadık Yakut da "Bugün okunan ve okunacak olan TBMM Başkanlığı tezkereleri ile hangi bakanlar hakkında hangi suçlamalardan dolayı Anayasa'nın 100. maddesi kapsamında dosyaların TBMM'ye gönderildiği bilgiye sunulmuştur. Bu nedenle, teamül haline gelmiş uygulamalar doğrultusunda işlem yapılmıştır, üst yazıların ayrıca okunmasına da gerek bulunmamaktadır" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, fezlekelere ilişkin tartışma devam etti.
Eski Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar'ın fezlekesinin yer aldığı Başkanlık tezkeresinin okunmasının ardından, muhalefet, fezlekenin tümünün Genel Kurul'da okunması gerektiğini söyledi.
Konuyla ilgili açıklama yapan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, "Çağrıyı yaptıktan sonra bunu değiştirme hakkına sahip değilsiniz, bu mümkün değil, İçtüzük buna imkan vermiyor" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli'nin sözlerine işaret eden Hamzaçebi, "Sayın Canikli'nin söylediğine kargalar bile güler. 4 bakan hakkında soruşturma açılması için dilekçe vermiş" dedi. Hamzaçebi, TBMM'nin çağrıları üzerine toplandığını anımsatarak, toplantıya katılan muhalefet parti milletvekilleri ile bağımsız milletvekillerine teşekkür etti. Hamzaçebi, şöyle konuştu:
"Tarihi, önemli bir günü yaşıyoruz. Böyle bir gündemde konu fezlekeler. Bakanların işledikleri iddia edilen suçlar var ve 4 bakan bugün dilekçe veriyor, bugüne kadar niye beklemişler acaba. 17 Aralık operasyonu başladıktan sonra, Başbakan 25'ine kadar neden onları görevde tuttu acaba. 25'inde ikinci operasyon başlayınca mı onların görevden ayrılma zorunluluğu ortaya çıktı? Eğer Hükümet'in ve AK Parti'nin bu dosyaların açılmasından bir endişesi olmasaydı, kendilerine güvenseydiler bu dosyalar açılırdı. Kendilerine güvenemiyorlar. Bakanların, Başbakanların işlediği iddia edilen suçların delilleri bu dosyada çünkü. Bu dosyaların parlamentonun, milletin bilgisine sunulmasından korkuyorsunuz. Korkmayanlar 'hadi açıyoruz' derler."
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu, AK Parti Grup Başkanvekili Canikli'nin, Meclis Başkanı adına konuştuğunu iddia ederek, buna hakkının olmadığını söyledi ve fezlekelerin sadece adı anılarak geçiştirme yapılamayacağını kaydetti.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan ise bakanlar hakkında soruşturma açılabilmesi için bilgi edinilmesi gerektiğini kaydederek, "Biz fezlekeye ulaşmak istiyoruz" dedi.
Elindeki bir raporu gösteren Kaplan, "Şu rapor 299 sayfa ve hepimizin elinde var. Vermeseniz de herkes de var. Ama biz fezleke olsun isterdik. Meclis Başkanı olağanüstü çağrı yazısına tarih atmaz mı Allah aşkına; bunun resmiyeti, ciddiyeti bunu gerektirmez mi? Fezlekelerin milletvekillerinin bilgisine açılması lazım" diye konuştu.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut da mevcut dosyanın savcılıktan gelen ilk dosya olduğunu söyledi.
Savcılık soruşturmasının sürdüğünü ve üzerinde kanundan kaynaklanan gizliliğin sözkonusu olduğunu ifade eden Yakut, "TBMM Başkanlığı da bu yeni duruma göre tezkereleri yazdı" dedi.
Yakut, bu konuyla ilgili, eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, gazeteci Taha Akyol, eski Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun açıklamalarını okudu. Yakut, şunları kaydetti:
"Bu durumda Bakanlar Kurulu üyeleri hakkında, Anayasa'nın 100. maddesi kapsamında TBMM Başkanlığı'na intikal eden dosyalarla ilgili uygulamalara bakıldığında; 22. yasama döneminden itibaren istisnasız bir şekilde sözkonusu dosyalara ilişkin TBMM Başkanlığı tezkeresi ile Genel Kurul'da bilgilendirme yapılmış, TBMM Başkanlığı'na ulaştırılan dosyanın üst yazısı ayrıca okutulmamıştır. Bugün okunan ve okunacak olan TBMM Başkanlığı tezkereleri ile de hangi bakanlar hakkında hangi suçlamalardan dolayı Anayasa'nın 100. maddesi kapsamında dosyaların TBMM'ye gönderildiği bilgiye sunulmuştur. Bu nedenle teamül haline gelmiş uygulamalar doğrultusunda işlem yapılmıştır, üst yazıların ayrıca okunmasına da gerek bulunmamaktadır."
Muhalefetin, Yakut'un bu sözlerine itiraz etmesi üzerine tartışma yaşandı.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, itirazların ve tartışmanın uzaması üzerine birleşime ara verdi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, bu sırada, "Rüşvet alanlar korunuyor, altın kaçakçılığı yapanlar korunuyor, dolarları avroları saklayanlar korunuyor" diye bağırdı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Başkanvekili Sadık Yakut'un 4 eski Bakan ile ilgili fezlekeleri okutturmayacağını açıklamasına, muhalefet milletvekilleri tepki gösterdi.
Yakut, yaklaşık 40 dakika süren aranın ardından Başkanlığın tezkerelerle ilgili tutumunu açıkladı. 1982 Anayasası döneminde TBMM Başkanlığı'na Meclis soruşturması kapsamında gelen fezlekeler konusunda işletilecek süreçle ilgili hüküm oluşturulmadığını belirten Yakut, bu konudaki ilk uygulamanın 1985 yılında olduğunu, bu tür dosyalardan milletvekillerinin bilgi sahibi olabilmesi için söz konusu dosyaların Bakanlık Tezkeresi ile Genel Kurul'a bilgiye sunulmasından sonra milletvekillerinin tetkikine açılması şeklinde bir uygulamanın başlatıldığını kaydetti.
Uygulamaya bakıldığında; Başbakanlık, Danıştay ve Sayıştay'dan gelen ve Meclis soruşturmasına konu olabilecek fiillerle ilgili dosyalara ilişkin 44 tezkerenin milletvekillerine duyurulduğunu ve bu tezkerenin eklerinin örnek alınmama şartıyla milletvekillerinin incelemesine açıldığını hatırlatan Yakut, bunlardan 4'ünün Danıştay, birinin Sayıştay, 39'unun ise Başbakanlık tarafından Meclise intikal ettirildiğini, eklerinin Teftiş kurullarınca hazırlanan raporlardan oluştuğunun görüldüğünü anlattı.
Olağanüstü toplantı çağrısına konu olunan, istanbul Cumhuriyet Savcılığı'nın yazısı ve ekleri hususunda yeni bir durumla karşı karşı kalındığını belirten Yakut, şunları kaydetti:
"Öncelikle bir Cumhuriyet savcılığınca TBMM Başkanlığı'na gönderilen dosyalar hakkında Anayasanın 100. maddesi çerçevesinde ilk defa bir işlem yapılması ve bir uygulama şekli oluşturulması söz konusudur. Söz konusu dosyanın sadece adı geçen bakanlarla ilgili sınırlı olmayıp, üçüncü şahısları da ilgilendirdiğinden, üçüncü şahısların mağdur edilmesi ihtimali bulunmaktadır. Söz konusu dosyalar devam etmekte olan hazırlık soruşturması safhasında olup, soruşturma tamamlanmamış, dosya mahkemeye sunulmamış olduğundan CMK 157. anlamında dosya üzerindeki gizlilik devam etmektedir. Bu gizlilik kanundan doğmaktadır. Bilindiği üzere, idari işlemlerle hazırlanan dosyalar üzerindeki gizlilik, yine idari işlemelerle kaldırılabilmektedir. Bu anlamda TBMM Başkanlığı, milletvekillerinin bilgisine sunulan bir teftiş kurulu raporundan, gizli evraklardan örnek alınması istemi üzerine 25 Mart 1992 tarihinde gizlilik kaydının kaldırılmasının mümkün olup olmayacağını Başbakanlığa sormuştur. Başbakanlık, konunun milletvekillerinin bilgisine sunulmasıyla evrak üzerinden gizliliğinin ortadan kaldırılmış olduğunu belirtmiştir.
Gündemimizdeki konunun gizliliği idari işlemden değil, ilgili savcının soruşturmayı tamamlamış ve mahkemeye sunmamış olmasından dolayı kanun hükmünden kaynaklanmaktadır. Önümüzde gizliliği kanunla korunan ve bir evrakın gizliliğinin korunması sorunu bulunmaktadır. TBMM'ye gelen dokunulmazlık dosyası, Karma Komisyona gönderilmekte, bunların içeriğini Karma Komisyon üyesi dışındaki milletvekilleri bile inceleyememektedir. Gizlilikle ilgili çok katı hükümler bulunmayan dokunulmazlık dosyalarıyla ilgili uygulama ortadayken, gizliliği kanunla korunan tartışma konusu olan evrakın inceleme açılması, korunması gereken hukuki değerin ihlali mahiyetinde olabilecektir."
Yakut, Cumhuriyet Başsavcılığınca gönderilen evrak nedeniyle Anayasanın 100. maddesi kapsamında ilk kez işlem yapılacağından, gizliliği yasayla korunan evrakın alenileştirilmesinin kanun hükümlerinin ihlali oluşturacağı, dosya içeriğinde isimleri geçen üçüncü isimlerin mağdur edilebileceğini ifade ederek, "Bu nedenle okutulmayacaktır. Görüşümde değişiklik yoktur, CMK 157. maddesinden kaynaklanıyor" dedi.
Muhalefetin tepki göstererek itiraz etmesi üzerine Yakut, "AK Parti ve CHP'li milletvekillerince Soruşturma Önergesi verilmiştir. Soruşturma Komisyonu üyeleri her şeyden haberdar olacaktır, soruşturacaktır" karşılığını verdi.
MHP Grup Başkanvekili Vural ve bazı muhalefet milletvekillerinin Başkanlık Divanı önüne giderek itirazlarını sürdürmesi üzerine Yakut, böyle bir usulün olmadığını belirterek Katip Muharrem Işık'tan diğer Başkanlık Tezkeresini okumasını istedi.
Eski İçişleri Bakanı Muammer Güler hakkında "sahte belge düzenlemek, sorgulamaların gizliliğini ihlal, nüfus suistimali ile birden çok kez rüşvet almak", eski Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan hakkında "Kaçakçılıkla Mücadele Kanununa muhalefet, resmi belgede sahtecilik ve birden çok kez rüşvet almak", eski AB Bakanı Egemen Bağış hakkında ise "birden fazla kez rüşvet aldığı" suçlamalarına yönelik İstanbul Cumhuriyet Basavcılığı'nın yazısını içeren Tezkereyi okurken MHP'li Vural, Yakut'a "Siz darbecisiniz, gayrimeşru bir başkanvekilisiniz, usul tartışması açacaksınız" diyerek tepki gösterdi.
Yakut'un "okumayı sürdürmesi" ya da diğer katip üye ile yer değiştirmesini istemesi üzerine Işık, "Kimse bir şey duyamıyor ki..." karşılığını verdi.
Tartışmaların sürmesi ve milletvekillerinin kürsü önünde yığılması üzerine Yakut, usul tartışması açtı.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, iddianame aşamasına gelmeyen bir soruşturmanın gizli olduğunu belirterek, "Bu bilgiler kesinlikle açıklanamaz. Biz hiç bir şeyi kapatmıyoruz. Çok açık bir şekilde diyoruz ki 'hodri meydan'. Gelin bu bakanlarla ilgili soruşturma komisyonu kuralım" dedi.
CHP ve MHP milletvekillerinin TBMM Genel Kurulu'nda Başkanlık Divanı'nın önüne gelerek itirazlarını sürdürmesi üzerine, Meclis Başkanvekili Sadık Yakut, usul tartışması açtı. Bu sırada, MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, "Darbecilere, haram paracılara geçit yok" diye bağırdı.
Usul tartışmasının lehinde söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Canikli, 4 eski bakanla ilgili birtakım fezlekeler ve iddialar içeren dosyalar olduğunu belirterek, şöyle konuştu:
"Bu soruşturma TBMM'ye gönderilirken henüz bitmemiş bir soruşturma, iddianame aşamasına geçmemiş bir soruşturma. Hem Anayasa hem de Ceza Muhakemeleri Kanunu'nun 157. maddesi açısından, iddianame aşamasına gelmeyen bir soruşturma gizlidir. Bu bilgiler kesinlikle açıklanamaz, kimseye verilemez. Biz hiç bir şeyi kapatmıyoruz. Buna rağmen çok açık bir şekilde diyoruz ki 'hodri meydan'. Bu bakanlarla ilgili soruşturma komisyonu kuralım. Zaten ilgili bakanlar da kendileri hakkında gerekli soruşturmanın yapılması ve soruşturma komisyonu kurulması için TBMM Başkanlığı'na başvurdular. Allah aşkına daha ne istiyorsunuz. O zaman komisyon üyeleri her türlü gizli bilgiye ulaşabilirler. O açıdan hiç kimsenin bu bilgileri kapatmak, gizlemek, örtbas etmek gibi amacı yok, olamaz. Zaten bu dosyadaki bilgiler hepinizin elinde çarşaf çarşaf var, bütün Türkiye bunları biliyor, bu anlamda bunun gizliliği kalmadı. Ama hiç kimse Anayasa'nın ve kanunların suç saydığı bir fiilin burada işlenmesini talep edemez. Amacınız gerçekten üzüm yemekse bu iddiaları soruşturmaksa, gelin soruşturma komisyonu kuralım, hep birlikte yapalım. Amacınız bu değil, amacınız başka. Amacınız; bu tür bilgiler hangi amaçla servis ediliyorsa buna hizmet etmektir. Yoksa, 'doğrular ortaya çıksın, kim ne yapmışsa ortaya çıksın' deseydiniz, bizim çağrımıza olumlu cevap verirdiniz."
Alayhte konuşan MHP Konya Milletvekili Faruk Bal, "Ortada bir durum var. Bu durum; rüşvet, yolsuzluk, kara para aklama ve altın kaçakçılığı gibi dinen haram, örfen ayıp, kanunen suç olan, delilleri de çarşaf çarşaf ortaya dökülüp saçılan bir durum" dedi.
*** HABERİN DEVAMINA İLGİLİ DOKÜMANLAR KISMINDAN ULAŞABİLİRSİNİZ***
