2008-04-15 - 14:30
DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, "Türk Ceza Kanununun (TCK) 301. maddesini tümden devreden çıkarmayan hiçbir düzenlemeye destek vermeyeceklerini'' bildirdi.
DTP Grup Başkanı Ahmet Türk, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, 17 Aralık 2007'den beri tutuklu bulunan DTP Genel Başkanı Nurettin Demirtaş'ın davasının 21 Nisan Pazartesi günü görülmeye başlanacağını belirterek, tutuklamasına son verilmesini umduklarını söyledi.
Sivil siyasetin baskıyla karşı karşıya kaldığını ileri sürerek, Türkiye'de istikrarın sağlanmasına yönelik ara rejimin yaşandığını ifade eden Türk, ''Türkiye bu ara süreçte yörüngesini arıyor; rotasını bulmaya çalışıyor. Rota, demokrasiden yana mı dümen kıracak? Yoksa, ülkeyi karanlığa sürükleyecek siyasal bir kaosa doğru mu yol alacak? Birileri Türkiye'nin önünü kesmek, kaosa sürüklemek isteyecektir. Geçmişte olduğu
gibi bu güçler bugün de ne yazık ki devrededir'' diye konuştu.
Halkın, demokrasi, özgürlük, adalet istediğine, siyasete düşen görevin de halkın bu tercihleri doğrultusunda bir duruş sergilemek olduğunu
belirten Türk, ''Halka dayanmayan hiçbir hareket dünyanın neresinde olursa olsun başarı kazanamamıştır. Başka yerlerden medet umanlar
geçmişte kaybetti, bugün de kaybetmekten kendilerini alıkoyamayacaktır'' dedi.
AK Parti ile DTP hakkında açılan kapatma davalarını ''sivil siyasete müdahale'' olarak değerlendiren Türk, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Sayın Başbakan hiç çıkıp da kendisini mağdur konumuna sokmaya çalışmasın. Sayın Başbakan bu ürün sizindir, bir başkasının değil.
Mağdur olan siz değil, demokrasidir, halklarımızın ortak geleceğidir. Türkiye, bugün AKP mağdurudur. Evet, Türkler, Kürtler, Aleviler, bu
ülkede yaşayan bütün farklı kültürler bugün AKP mağdurudur.
AKP şimdi çıkmış hakkındaki kapatma davasından kurtulmaya çalışıyor. Halen olup bitenlerden ders çıkarmıyor. Hani derler ya 'bir musibet bin
nasihatten iyidir' diye. Ama AKP, ne musibetlerden ne de nasihatlerden ders çıkarabilmiş. 'Bir yolunu bulur da bu davalardan kurtulabilir
miyiz?' diye, orayla burayla uzlaşma arıyor. Biz de diyoruz ki sorun kapatma davalarından kurtulmak değil, buna yol açan mekanizmadan,
sistemden, zihniyetten kurtulabilmektir. Kapatma davalarını kazanmak için uğraşacağınıza gelin demokrasi davasını kazanmaya çalışalım.''
Toplumun, ulusal-milliyetçi-şoven çizgiyle siyasal İslam çizgisi arasında tercihe zorlandığını iddia eden Türk, ''Bu toplumun çizgilere
ihtiyacı yok, demokrasiye ihtiyacı var'' dedi.
-''301'İN TÜMDEN KALDIRILMASINI İSTİYORUZ''-
TCK'nın 301. maddesinin değişikliğine ilişkin kanun teklifini eleştiren Türk, ''Teklif neresinden tutarsan tut, 301'in ruhunu korumaya yöneliktir. İşte deniyor ki soruşturma izni Cumhurbaşkanında mı olsun, Adalet Bakanında mı? Şimdi sorun bu mu? Önemli olan bu soruşturmaları
ortadan kaldırmak, aydınlarımızı, yazarlarımızı bu soruşturmalardan kurtarmak değil midir?'' diye sordu.
''Biz Hrant Dink'in katili 301'in tümden kaldırılmasını istiyoruz'' diyen Türk, konuşmasını şöyle tamamladı:
''301'i tümden devreden çıkarmayan hiçbir düzenlemeye destek vermeyeceğiz. Burada tek sorun 301 de değil. TCK'da düşünce özgürlüğünü
sınırlayan buna benzer maddeler var. Örneğin 215. madde 'suç ve suçluyu övme' fiilini düzenliyor; 220. madde 'örgüt propagandasını' kapsıyor...
Meclise son dönemde gelen toplam 154 fezlekeden 62'si DTP'liler hakkında. 20 kişilik grubumuz var ama 3 katı fezleke ortalıkta dolaşıyor. Ve bu fezlekelerin büyük çoğunluğu bu maddelere dayanıyor.
Şimdi bunları görmeyeceksiniz, sadece 301'deki bir makyajla göz boyamaya çalışacaksınız. Bunun kabul edilir bir tarafı yok. İşte AKP'nin
zihniyetinin ne olduğu bu durumla da bir kez daha ortaya çıkıyor. Eğer düşünce özgürlüğünden yanaysanız, dürüstseniz o halde diğer maddeleri de kaldırın. Var mı buna cesaretiniz?''
Sivil siyasetin baskıyla karşı karşıya kaldığını ileri sürerek, Türkiye'de istikrarın sağlanmasına yönelik ara rejimin yaşandığını ifade eden Türk, ''Türkiye bu ara süreçte yörüngesini arıyor; rotasını bulmaya çalışıyor. Rota, demokrasiden yana mı dümen kıracak? Yoksa, ülkeyi karanlığa sürükleyecek siyasal bir kaosa doğru mu yol alacak? Birileri Türkiye'nin önünü kesmek, kaosa sürüklemek isteyecektir. Geçmişte olduğu
gibi bu güçler bugün de ne yazık ki devrededir'' diye konuştu.
Halkın, demokrasi, özgürlük, adalet istediğine, siyasete düşen görevin de halkın bu tercihleri doğrultusunda bir duruş sergilemek olduğunu
belirten Türk, ''Halka dayanmayan hiçbir hareket dünyanın neresinde olursa olsun başarı kazanamamıştır. Başka yerlerden medet umanlar
geçmişte kaybetti, bugün de kaybetmekten kendilerini alıkoyamayacaktır'' dedi.
AK Parti ile DTP hakkında açılan kapatma davalarını ''sivil siyasete müdahale'' olarak değerlendiren Türk, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Sayın Başbakan hiç çıkıp da kendisini mağdur konumuna sokmaya çalışmasın. Sayın Başbakan bu ürün sizindir, bir başkasının değil.
Mağdur olan siz değil, demokrasidir, halklarımızın ortak geleceğidir. Türkiye, bugün AKP mağdurudur. Evet, Türkler, Kürtler, Aleviler, bu
ülkede yaşayan bütün farklı kültürler bugün AKP mağdurudur.
AKP şimdi çıkmış hakkındaki kapatma davasından kurtulmaya çalışıyor. Halen olup bitenlerden ders çıkarmıyor. Hani derler ya 'bir musibet bin
nasihatten iyidir' diye. Ama AKP, ne musibetlerden ne de nasihatlerden ders çıkarabilmiş. 'Bir yolunu bulur da bu davalardan kurtulabilir
miyiz?' diye, orayla burayla uzlaşma arıyor. Biz de diyoruz ki sorun kapatma davalarından kurtulmak değil, buna yol açan mekanizmadan,
sistemden, zihniyetten kurtulabilmektir. Kapatma davalarını kazanmak için uğraşacağınıza gelin demokrasi davasını kazanmaya çalışalım.''
Toplumun, ulusal-milliyetçi-şoven çizgiyle siyasal İslam çizgisi arasında tercihe zorlandığını iddia eden Türk, ''Bu toplumun çizgilere
ihtiyacı yok, demokrasiye ihtiyacı var'' dedi.
-''301'İN TÜMDEN KALDIRILMASINI İSTİYORUZ''-
TCK'nın 301. maddesinin değişikliğine ilişkin kanun teklifini eleştiren Türk, ''Teklif neresinden tutarsan tut, 301'in ruhunu korumaya yöneliktir. İşte deniyor ki soruşturma izni Cumhurbaşkanında mı olsun, Adalet Bakanında mı? Şimdi sorun bu mu? Önemli olan bu soruşturmaları
ortadan kaldırmak, aydınlarımızı, yazarlarımızı bu soruşturmalardan kurtarmak değil midir?'' diye sordu.
''Biz Hrant Dink'in katili 301'in tümden kaldırılmasını istiyoruz'' diyen Türk, konuşmasını şöyle tamamladı:
''301'i tümden devreden çıkarmayan hiçbir düzenlemeye destek vermeyeceğiz. Burada tek sorun 301 de değil. TCK'da düşünce özgürlüğünü
sınırlayan buna benzer maddeler var. Örneğin 215. madde 'suç ve suçluyu övme' fiilini düzenliyor; 220. madde 'örgüt propagandasını' kapsıyor...
Meclise son dönemde gelen toplam 154 fezlekeden 62'si DTP'liler hakkında. 20 kişilik grubumuz var ama 3 katı fezleke ortalıkta dolaşıyor. Ve bu fezlekelerin büyük çoğunluğu bu maddelere dayanıyor.
Şimdi bunları görmeyeceksiniz, sadece 301'deki bir makyajla göz boyamaya çalışacaksınız. Bunun kabul edilir bir tarafı yok. İşte AKP'nin
zihniyetinin ne olduğu bu durumla da bir kez daha ortaya çıkıyor. Eğer düşünce özgürlüğünden yanaysanız, dürüstseniz o halde diğer maddeleri de kaldırın. Var mı buna cesaretiniz?''
