Buldan, gündeme geçmeden önce 3 milletvekiline gündem dışı söz verdi.
CHP Trabzon Milletvekili Sibel Suiçmez, Trabzon'un sorunları ile çay ve fındık üreticilerinin taleplerine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Trabzon'un tarihi, kültürü, doğası ve sporuyla Karadeniz Bölgesi'nin en önemli kentlerinden biri olduğunu ifade eden Suiçmez, "Ancak iktidarın yöneticilerinin tavrı nedeniyle Trabzon artık trafik sorununu dahi çözememiş bir kent haline gelmiştir çünkü Trabzon'da meseleler tartışılmıyor, çözüm üretilmiyor, sadece seçim zamanlarında projeler üretiliyor ve taahhütte bulunuluyor." diye konuştu.
Karadeniz Bölgesi'nde halkın en önemli geçim kaynağının çay ve fındık olduğuna dikkati çeken Suiçmez, çay ve fındık üretiminde maliyet ve emeğin göz ardı edildiğini, üreticinin artan maliyetler karşısında ezildiğini savundu.
Yaş çay alım fiyatının yetersiz olduğunu ileri süren Suiçmez, yeni sezon için fındıkta taban alım fiyatının üreticiyi rahatlatacak makul bir seviyede açıklanması gerektiğini belirtti.
Yeni Yol Partisi İstanbul Milletvekili Elif Esen, "Ahbap Derneği adına toplanan bağışların şüphelilerin hesaplarına aktarıldığı" iddiasına yönelik yürütülen soruşturmanın vicdanları sızlattığını dile getirdi.
Dosyaya yansıyan iddialar arasında, "bazı çalışanların banka hesaplarının para transferlerinde kullanılması, maaşlarının çok üstünde transferler gerçekleşmesi ve yüksek miktarlarda bahis işlemleri" gibi tespitlerin yer aldığını anlatan Esen, "Bunlar henüz kesinleşmiş mahkeme kararları değil ancak Haluk Levent'in kendi kabul ettiği işlemler dahi halkın bağışlarının nasıl suistimal edildiğini gösteriyor." dedi.
Esen, dernek kurma özgürlüğü korunarak, yüksek miktarda bağış yöneten kuruluşlara bankacılık sisteminde olduğu gibi sınırlamalar getirilmesi gerektiğini savundu.
- "Kıbrıs Barış Harekatı, emperyalizmin Akdeniz'deki planlarına indirilmiş en büyük tokatlardan biridir"
DSP Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Mehmet Önder Aksakal, Türk milletinin tarihindeki en şanlı, en haklı ve en onurlu sayfalarından birinin Kıbrıs Barış Harekatı olduğunu vurguladı.
Harekatın 52. yıl dönümünün 20 Temmuz'da kutlanacağını dile getiren Aksakal, "Kıbrıs Barış Harekatı, emperyalizmin Akdeniz'deki planlarına indirilmiş en büyük tokatlardan biridir. DSP olarak bizim için bu harekat, sadece askeri bir başarı değil, ulusal onurun, bağımsızlığın ve mazlumun yanında durma kararlılığının simgesidir. Bülent Ecevit'in o dönem tüm dünyaya ilan ettiği 'Biz aslında savaş için değil, barış için ve yalnız Türklere değil, Rumlara da barış getirmek için Ada'ya gidiyoruz' şeklindeki tarihi sözler, bizim bugün de rehberimizdir." ifadelerini kullandı.
"Kıbrıs Türkü'nün egemenliğini yok sayan, onu ambargolarla dünyadan tecrit etmeye çalışan her türlü girişim bizim gözümüzde yok hükmündedir" diyen Aksakal, Kıbrıs'ta artık iki devletli çözüm dışında hiçbir formülün masada olamayacağını, Türkiye'nin etkin ve fiili garantörlüğünün kırmızı çizgileri olduğunu, KKTC'nin deniz yetki alanlarındaki haklarının, Türkiye'nin haklarından ayrı düşünülemeyeceğini kaydetti.
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, "Yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ'yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ'nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz." dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda siyasi partilerin grup başkanvekilleri, yerlerinden söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Yeni Yol Partisi Grup Başkanvekili Selçuk Özdağ, FETÖ'nün 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin üzerinden 10 yıl geçtiğini anımsatarak, "Bugün mevcut halimize baktığımızda gerekli derslerin çıkarıldığını söylemek maalesef mümkün değildir." diye konuştu.
Devletin ortaklık kabul etmeyeceğine dikkati çeken Özdağ, "Devlet cemaatler, vakıflar, dernekler, etnik gruplar arasında paylaştırılamaz." diye konuştu.
Özdağ, uyuşturucuyla mücadeleye ilişkin Saadet Partisi, Gelecek Partisi ve DEVA Partisi'nin ortak bir rapor hazırladığını aktararak, madde kullanımının ülkenin en büyük sorunlarından biri olduğunu ve iktidarın bu konuya daha hassas yaklaşması gerektiğini söyledi.
İYİ Parti Grup Başkanvekili Uğur Poyraz, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından kurulan Meclis Araştırması Komisyonu'nun hazırladığı raporun yayımlanmadığını söyleyerek, "15 Temmuz'un siyasi ayağının araştırılması amacıyla yeniden bir araştırma komisyonu kurulması için önerge vereceğiz. Önergemize tüm partilerden koşulsuz şartsız destek bekliyorum." şeklinde konuştu.
Poyraz, Terörsüz Türkiye sürecine yönelik de eleştirilerde bulundu.
- "TÜİK'in enflasyonu yüzde 32 ama bütçe gelirleri yüzde 66 artmış"
MHP Grup Başkanvekili Filiz Kılıç, sokaklarda, parklarda ve okul önlerinde çocuklar arasında yaşanan kavga ve tartışmalara işaret ederek, "Bu durum doğrudan doğruya Türk milletinin ruh köküne, ahlak nizamına ve geleceğine yönelmiş açık bir tehdittir." ifadesini kullandı.
Çocuklar arasında şiddetin artmasındaki en önemli faktörün, aile kurumunun zedelenmesi ile dijital ve sosyal medyanın yaygınlaşması olduğunu söyleyen Kılıç, "Bizim sokağın karanlığına, dijital dünyanın zehrine kurban verecek tek bir evladımız dahi yoktur. Onları ahlakla ve imanla yoğurmak devletin ve milletin de mukaddes görevidir. Lider ülke Türkiye, sokakları güvenli, adaleti tavizsiz, gençliği şuurlu ve ahlaklı bir temel üzerinde yükselecektir." diye konuştu.
DEM Parti Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit, Hazine ve Maliye Bakanlığının verilerine göre Ocak-Haziran döneminde 942 milyar liralık bütçe açığı oluştuğunu söyledi.
Koçyiğit, "Geçen yıl haziran ile bu haziran ayındaki bütçe gelirlerini karşılaştırdığımızda yüzde 66'lık bir artış olduğunu görüyoruz. Bu, aslında ne kadar büyük bir vergi yükünün halkın sırtına yüklendiğinin göstergesidir. TÜİK'in enflasyonu yüzde 32 ama bütçe gelirleri yüzde 66 artmış. Yani siz katbekat vergi yüküyle toplumu vergilerin altında ezdiriyorsunuz." ifadelerini kullandı.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, FETÖ'nün siyasi ayağı ortaya çıkarılmadığı sürece 15 Temmuz darbe girişimiyle gerçek anlamda yüzleşmenin mümkün olamayacağını savundu.
Ekonomiye ilişkin değerlendirmelerde bulunan Günaydın, "Memleket 8 yıldır kesintisiz bir krizin içerisinde. 30 milyondan fazla insan açlık sınırının altında yaşıyor. Gıda enflasyonunda Türkiye dünya beşincisi. Haziran ayında yalnızca bir aylık kira enflasyonu yüzde 2,66. İnsanlar evlerinin kirasını ödeyemiyorlar. Büyük bir işsizlik var. Geniş tanımlı işsizlik rakamı 12 milyon 670 bini bulmuş." diye konuştu.
- "Bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz"
AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, 15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Günü'nün "İrade Bizim, Zafer Bizim" sloganıyla tüm illerde kutlandığını aktardı.
FETÖ ile mücadelenin devam ettiğini vurgulayan Akbaşoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Her ne kadar terör örgütü elebaşının ölmesi sonrasında FETÖ'nün gardı inmiş, umudu tükenmiş, motivasyonu azalmış olsa da bu sinsi şebekeyle mücadelede rehavete kapılma lüksüne asla sahip değiliz. FETÖ olduğu sürece FETÖ'yle mücadele de devam edecektir. Onun için yaşananlardan dersler çıkararak FETÖ'yle mücadeleyi hukuk zemininde tehlike tamamen geçene kadar sabırla sürdüreceğiz. FETÖ'nün bizi çekmek istediği tuzaklara düşmeden dikkatli, temkinli ve özenli bir şekilde örgütün özellikle kripto unsurlarının üzerine gideceğiz."
Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı bünyesinde faaliyetlerini sürdüren HAVELSAN'ın 44. kuruluş yıl dönümünü kutlayan Akbaşoğlu, bir zamanlar yazılımını bile ithal eden Türkiye'den, bugün kendi savaş yönetim sistemlerini, simülasyon teknolojilerini, siber güvenlik altyapılarını ve kritik savunma yazılımlarını milli ve yerli olarak geliştiren bir Türkiye'ye ulaşıldığını kaydetti.
Terörsüz Türkiye sürecine yönelik değerlendirmelerde bulunan Akbaşoğlu, "Kimsenin diliyle, kültürüyle, inancıyla, fikriyle değil, eline silah alıp bayrağımıza, bağımsızlığımıza, devletimize, milletimize doğrultanlarla mücadele ediyoruz. Türk'üyle, Kürt'üyle, Alevi'siyle, Sünni'siyle bu millet tek yürektir. Bizi ayırmak, birbirimizi kırdırmak isteyenlere en güçlü cevabımız kanun önünde eşitlik, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığı ile birlik ve beraberliğimizdir, kardeşliğimizdir." diye konuştu.
Genel Kurul'da AK Parti Grup Başkanvekili Akbaşoğlu ile İYİ Parti Grup Başkanvekili Poyraz ve CHP Grup Başkanvekili Günaydın arasında "FETÖ'nün siyasi ayağı" ile Irak-Türkiye Petrol Boru Hattı'nda tahkim süreci konusunda tartışma yaşandı.
TBMM Genel Kurulunda, CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisinin gündeme ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda, Yeni Yol Partisinin "Erzincan-Başbağlar Katliamı", İYİ Parti'nin "fındıkta rekolte", DEM Parti'nin "orman yangınları" ve CHP'nin "motorlu kuryeler" ile ilgili grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.
İYİ Parti Trabzon Milletvekili Yavuz Aydın, fındığın Türkiye'nin milli ürünü, üreticinin ve milyonlarca vatandaşın alın teri olduğunu belirtti. Türkiye'nin fındık üretiminde lider ülke olmasına rağmen fındığın fiyatını belirlemediğini söyleyen Aydın, "Üretim bizde, bahçe bizde, fiyat iradesi yabancıların elinde. İtirazımız tam da buna." diye konuştu.
Fındıkta en kritik meselelerden birisinin rekolte hesabı olduğunu anlatan Aydın, fındıkta son yıllarda açıklanan rekolte rakamlarını eleştirdi.
Yapılan rekolte açıklamalarının üreticinin alın terini daha sezon başlamadan baskılayan bir araca dönüştüğünü savunan Aydın, açıklanan tahmini rekoltelerle pazara inen miktara baktıklarında ciddi bir yanılma oranının olduğunu söyledi. Aydın, "Sezon başlamadan yüksek rekolte açıklanmakta, piyasaya 'ürün bol' algısı verilmekte, tüccar, ihracatçı hesabını buna göre yapmaktadır. Üreticilerimiz de böylece daha fındığını toplamadan düşük fiyat psikolojisine mahkum edilmekte." sözlerini sarf etti.
Yeni Yol Partisi Samsun Milletvekili Mehmet Karaman, Türkiye'nin dünya pazarındaki en büyük gücü olan fındığın bugün üreticisi için kazanç değil belirsizlik kaynağı haline dönüştüğünü söyledi.
Sorunun sadece fiyat meselesi olmadığını belirten Karaman, fındıkta üretim planlamasından, ihracata, rekolte tespitinden piyasa düzenine kadar uzanan yapısal bir kriz olduğunu savundu.
Türkiye'nin dünya fındık üretiminin yaklaşık yüzde 65'ini, ihracatının ise yüzde 70'ini tek başına gerçekleştirdiğini ifade eden Karaman, "Dünya lideri olduğumuz bu üründen milyarlarca dolar kazanılırken üreticimiz hala emeğinin karşılığını alamıyor. Böylesine stratejik bir üründe dünya lideri olan ülkemizde üreticinin geçim sıkıntısı yaşaması kabul edilemez." ifadelerini kullandı.
DEM Parti Ağrı Milletvekili Nejla Demir, fındığın yalnızca Karadeniz'in değil ülkenin en stratejik tarımsal ürünlerinden biri olduğunu vurgulayarak, "Bugün fındık üreticisi emeğinin karşılığını ne yazık ki alamıyor." dedi.
Toprak Mahsulleri Ofisi'nin (TMO) 2025 yılı için açıkladığı fındık alım fiyatlarını hatırlatan Demir, TMO'nun, 2026 yılı için üreticinin beklentilerini karşılayacak, emeğinin karşılığını verecek bir alım fiyatını açıklamasını istedi.
CHP Ordu Milletvekili Seyit Torun, "fındığın geçim kaynağı olmaktan çıktığını, hayal kırıklığına dönüştüğünü" öne sürdü. İnsanların önceden fındık parasıyla düğün yapmayı, çocuğunu okutmayı hayal ettiğini söyleyen Torun, "Artık bahçesine girmekten korkar hale geldi. Artık üretici, 'acaba toplamasam da bahçede mi bıraksam daha karlı olur?' demeye başladı." şeklinde konuştu.
Türkiye'nin en önemli ihracat kalemlerinden biri olan fındığın yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu anlatan Torun, fındık üretiminde Türkiye'nin rakiplerinin arttığını, fındıkla ilgili bir destek verilmemesi durumunda gelecek yıllarda Karadeniz'de üreticilerin fındıktan gelir elde edemeyeceğini ifade etti.
Açıklanması beklenen bu yıla ilişkin fındık alım fiyatına yönelik çağrıda bulunan Torun, "Gelin, TMO'ya kaynak aktarın, mübayaa alanlarını büyütsün ve 300 liranın üzerinde maliyeti olan fındığa bir fiyat versin de özellikle piyasaya terk etmesin." sözlerini sarf etti.
AK Parti Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak, "fındığın ve üreticinin sahipsiz bırakıldığına" yönelik söylemin gerçeği yansıtmadığını vurguladı. AK Parti iktidarı öncesinde fındık fiyatının dolar olarak karşılığının 95 sent olduğunu ifade eden Kaynak, 2025 yılı için açıklanan fındık alım fiyatını anımsatarak, "Açıkladığımız fındık fiyatı 4 dolar 34 sentti." dedi.
Fındık fiyatlarının belirlenmesine yönelik eleştirilere de yanıt veren Kaynak, "Bazen bir malı üreten onun dünyadaki piyasasını belirleyen değildir. Fındık fiyatını tek başına belirleyen, bir ülkenin yaptığı üretim değildir. Faktörler çok fazla." diye konuştu.
Görüşmelerin ardından yapılan oylamalarda CHP, DEM Parti, İYİ Parti ve Yeni Yol Partisinin grup önerileri kabul edilmedi.
Genel Kurulda daha sonra kamuoyunda "12. Yargı Paketi" olarak bilinen Yargının Etkin ve Verimli İşlemesine Yönelik Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.
