2015-03-19 - 14:15
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Türkiye - AB KPK 76. Toplantısı katılımcılarına TBMM Mermerli Salon'da öğle yemeği verdi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Türkiye - AB KPK 76. Toplantısı katılımcılarına TBMM Mermerli Salon'da öğle yemeği verdi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Türkiye - AB KPK 76. Toplantısı katılımcılarını TBMM'de görmekten ve ağırlamaktan dolayı memnuniyet duyduğunu ifade etti.
TBMM Başkanvekili Yakut, AB üyeliğinin Türkiye için bir dış politika tercihi olmasının ötesinde, Türk insanının hak ettiği ekonomik ve sosyal düzeye erişmesine, halkın refah seviyesinin arttırılmasına, hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına dayanan demokratik bir toplum olarak yaşanılmasına imkân sağlayacak bir hedef olduğunu belirtirken bu hedefe kısa süre içinde ulaşmayı arzu ettiklerini söyledi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, yemekte yaptığı konuşmada şunları kaydetti:
"Sayın Eş-Başkan Kefalogiannis, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu'nun Değerli Üyeleri, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Misafirler,
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu'nun (KPK) 76. toplantısı vesilesiyle sizleri TBMM 'de ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.
TBMM ve AP tarafından 1965 yılında tesis edilen KPK, Avrupa Birliği ile Parlamentolar arası ilişkilerimizin kurumsal temelini oluşturan önemli platformdur.
Bu platform vasıtasıyla, başta üyelik sürecimiz olmak üzere, Türkiye-AB ilişkilerini tüm boyutlarıyla düzenli olarak ele alıyor ve geleceğe ilişkin değerlendirmelerimiz için paylaşma fırsatı buluyoruz.
Bugün devam edip yarın da sürecek olan Komisyonun, 76. Toplantısının başarılı geçmesini temenni ediyor, Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinde destek veren Avrupa Parlamentosu'nun tüm üyelerine teşekkür ediyorum.
AB üyeliği bizim için bir dış politika tercihi olmanın ötesinde, insanımızın hak ettiği ekonomik ve sosyal düzeye erişmesine, halkımızın refah seviyesinin arttırılmasına, hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına dayanan demokratik bir toplum olarak yaşanılmasına imkân sağlayacak bir hedeftir. Bu hedefe kısa süre içinde ulaşmayı arzu ediyoruz.
Türkiye'nin, üye olması durumunda, Avrupa Birliğine ekonomi, sosyo-kültürel ve siyasi alanda sağlayacağı faydalar ortadadır.
Türkiye, yük olmak için değil, Avrupa'nın yükünü azaltmak için Birliğe katılmak istemektedir. Türkiye, küresel ekonomik ve mali krizden asgari ölçüde etkilenmiş, Avrupa'da en hızlı büyüyen ekonomiye sahip bir ülke konumundadır.
Ülkemizdeki kapsamlı dönüşüme rağmen, bazı üye ülkelerin ve siyasi liderlerin olumsuz yaklaşımları nedeniyle, Türkiye'nin müzakere sürecinin tıkanma aşamasına geldiği malumunuzdur.
AB'den, ülkemize yönelik taahhütlerine bağlı kalmasını bekliyoruz. İkili sorunların katılım müzakerelerini engellemesine ve katılım sürecimizin iç politika malzemesi yapılmasına müsaade edilmemesi gerekir.
Mevcut durum, AB bakımından ahde vefa ilkesiyle bağdaşmamakta ve AB'nin güvenilirliğini de zedelemektedir.
Ülkemizin üyelik süreci konusunda oy birliği ile aldığı kararlar temelinde, AB, vermiş olduğu sözleri tutmalıdırlar.
Türkiye'nin önüne yapay engeller çıkarmak yerine, müzakerelerin başarıyla tamamlaması için imkânlar engellenmemelidir.
Türkiye olarak biz gerekli tüm adımların atılması için siyasi iradeye sahibiz.
AB tarafından bu yönde atılacak adımlar hem üyeliğimizin önünü açacak hem de Türk kamuoyunun AB üyeliğine olan inancını tazeleyecektir. Dünyaya AB'nin gerçek bir medeniyetler projesi olduğu ancak bu şekilde anlaşılacaktır.
Sürecin ivme kazanması hem Türkiye'nin hem de Avrupa Birliği'nin çıkarına olacaktır. Türkiye ve AB, birlikte daha da güçlenebilir, paylaştıkları değerler temelinde geleceği birlikte şekillendirebilir.
Türkiye'nin üyeliği, Avrupa Birliği'ni zenginleştirecek, küresel duruşunu güçlendirecek, AB'ye çeşitlilik ve dinamizm kazandıracaktır.
KPK üyeleri olarak Türkiye-AB ilişkilerinin ilerletilmesi konusunda vereceğimiz olumlu mesajlar, sürecin görünürlüğünün artırılması ve bu yöndeki gayretleri teşvik etmek açısından etkili olacaktır.
Bu vesileyle, tüm konuklarımızı en içten duygularımla selamlıyor, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin güçlü ve ortak geleceğine olan inancımı tekrar vurguluyor herkese saygılar sunuyorum."
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, Türkiye - AB KPK 76. Toplantısı katılımcılarını TBMM'de görmekten ve ağırlamaktan dolayı memnuniyet duyduğunu ifade etti.
TBMM Başkanvekili Yakut, AB üyeliğinin Türkiye için bir dış politika tercihi olmasının ötesinde, Türk insanının hak ettiği ekonomik ve sosyal düzeye erişmesine, halkın refah seviyesinin arttırılmasına, hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına dayanan demokratik bir toplum olarak yaşanılmasına imkân sağlayacak bir hedef olduğunu belirtirken bu hedefe kısa süre içinde ulaşmayı arzu ettiklerini söyledi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, yemekte yaptığı konuşmada şunları kaydetti:
"Sayın Eş-Başkan Kefalogiannis, Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu'nun Değerli Üyeleri, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Misafirler,
Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu'nun (KPK) 76. toplantısı vesilesiyle sizleri TBMM 'de ağırlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.
TBMM ve AP tarafından 1965 yılında tesis edilen KPK, Avrupa Birliği ile Parlamentolar arası ilişkilerimizin kurumsal temelini oluşturan önemli platformdur.
Bu platform vasıtasıyla, başta üyelik sürecimiz olmak üzere, Türkiye-AB ilişkilerini tüm boyutlarıyla düzenli olarak ele alıyor ve geleceğe ilişkin değerlendirmelerimiz için paylaşma fırsatı buluyoruz.
Bugün devam edip yarın da sürecek olan Komisyonun, 76. Toplantısının başarılı geçmesini temenni ediyor, Türkiye'nin AB'ye katılım sürecinde destek veren Avrupa Parlamentosu'nun tüm üyelerine teşekkür ediyorum.
AB üyeliği bizim için bir dış politika tercihi olmanın ötesinde, insanımızın hak ettiği ekonomik ve sosyal düzeye erişmesine, halkımızın refah seviyesinin arttırılmasına, hukukun üstünlüğüne ve insan haklarına dayanan demokratik bir toplum olarak yaşanılmasına imkân sağlayacak bir hedeftir. Bu hedefe kısa süre içinde ulaşmayı arzu ediyoruz.
Türkiye'nin, üye olması durumunda, Avrupa Birliğine ekonomi, sosyo-kültürel ve siyasi alanda sağlayacağı faydalar ortadadır.
Türkiye, yük olmak için değil, Avrupa'nın yükünü azaltmak için Birliğe katılmak istemektedir. Türkiye, küresel ekonomik ve mali krizden asgari ölçüde etkilenmiş, Avrupa'da en hızlı büyüyen ekonomiye sahip bir ülke konumundadır.
Ülkemizdeki kapsamlı dönüşüme rağmen, bazı üye ülkelerin ve siyasi liderlerin olumsuz yaklaşımları nedeniyle, Türkiye'nin müzakere sürecinin tıkanma aşamasına geldiği malumunuzdur.
AB'den, ülkemize yönelik taahhütlerine bağlı kalmasını bekliyoruz. İkili sorunların katılım müzakerelerini engellemesine ve katılım sürecimizin iç politika malzemesi yapılmasına müsaade edilmemesi gerekir.
Mevcut durum, AB bakımından ahde vefa ilkesiyle bağdaşmamakta ve AB'nin güvenilirliğini de zedelemektedir.
Ülkemizin üyelik süreci konusunda oy birliği ile aldığı kararlar temelinde, AB, vermiş olduğu sözleri tutmalıdırlar.
Türkiye'nin önüne yapay engeller çıkarmak yerine, müzakerelerin başarıyla tamamlaması için imkânlar engellenmemelidir.
Türkiye olarak biz gerekli tüm adımların atılması için siyasi iradeye sahibiz.
AB tarafından bu yönde atılacak adımlar hem üyeliğimizin önünü açacak hem de Türk kamuoyunun AB üyeliğine olan inancını tazeleyecektir. Dünyaya AB'nin gerçek bir medeniyetler projesi olduğu ancak bu şekilde anlaşılacaktır.
Sürecin ivme kazanması hem Türkiye'nin hem de Avrupa Birliği'nin çıkarına olacaktır. Türkiye ve AB, birlikte daha da güçlenebilir, paylaştıkları değerler temelinde geleceği birlikte şekillendirebilir.
Türkiye'nin üyeliği, Avrupa Birliği'ni zenginleştirecek, küresel duruşunu güçlendirecek, AB'ye çeşitlilik ve dinamizm kazandıracaktır.
KPK üyeleri olarak Türkiye-AB ilişkilerinin ilerletilmesi konusunda vereceğimiz olumlu mesajlar, sürecin görünürlüğünün artırılması ve bu yöndeki gayretleri teşvik etmek açısından etkili olacaktır.
Bu vesileyle, tüm konuklarımızı en içten duygularımla selamlıyor, Türkiye-Avrupa Birliği ilişkilerinin güçlü ve ortak geleceğine olan inancımı tekrar vurguluyor herkese saygılar sunuyorum."
