2011-12-10 - 13:22
2012 YILI BÜTÇESİ TBMM GENEL KURULU'NDA...
TBMM Genel Kurulu'nda, 2012 yılı bütçe tasarısının üçüncü tur görüşmeleri başladı.

TBMM Genel Kurulu'nda, 2012 yılı bütçe tasarısının üçüncü tur görüşmeleri başladı.

TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un başkanlığında toplanan TBMM Genel Kurulunda, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı, Afet Acil Durum Yönetimi Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı, Hazine Müsteşarlığı, Bankacılık Düzenleme Ve Denetleme Kurumu (BDDK) Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) bütçeleri görüşülüyor.

Bugün yapılacak dördüncü tur görüşmelerde ise Adalet Bakanlığı, Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İş Yurtları Kurumu, Türkiye Adalet Akademisi Başkanlığı, Hakim ve Savcılar Yüksek Kurulu, İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ile Sahil Güvenlik Komutanlığı bütçeleri görüşülecek.

TBMM Genel Kurulunda 2012 Bütçesinin üçüncü tur görüşmeleri sürüyor.

Bütçeler üzerinde konuşan BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata, Türkiye'nin Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığına ihtiyacı olmadığını ancak ''insan hakları ve hukukun üstünlüğüne ihtiyacının bulunduğunu'' ileri sürdü.

Ata, ''Sorulardan çıkış; operasyonel yöntemlerde değil diyalog ve müzakerenin olduğunu bir anlayıştadır'' diye konuştu.

BDP Hakkari Milletvekili Adil Kurt, Van depreminin ardından ''bariz bir ayrımcılık ve bölücülük yapıldığını'' savundu. İnsani durumların politik mülahazalara alet edilmemesi gerektiğini dile getiren Kurt, ''Bugüne kadar Van'ın afet bölgesi ilan edilmemesi bu hükümetin ayıbıdır'' dedi.

BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan, devletin tüm din, mezhep ve inançlara eşit mesafede bakması gerektiğini ifade ederek, dinen hiç bir engel olmamasına rağmen Kürtçe vaaz verilemediğini söyledi.

AK Parti Mardin Milletvekili Muammer Güler, Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığının ''daha sivil bir görünüme kavuşması gerektiğini'' dile getirdi.

AK Parti Van Milletvekili Mustafa Bilici, bugüne kadar görülmemiş bir hızla Van deremine müdahale edildiğini ifade etti ve Van'da toplam 22 bin konteyner kurulacağı bilgisini verdi.

AK Parti Samsun Milletvekili Ahmet Yeni, beraberinde bir miktar kitapla kürsüye geldi.

Kitapların 2002 yılı öncesinde batan ve fona devredilen bankalarla ilgili olduğunu dile getiren Yeni, AK Parti iktidarlarında alınan tedbirlerle bankacılık sektörünün güçlü bir yapıya kavuştuğunu söyledi.

2002'den bu yana hiç bir bankanın batmadığını ve fona devredilmediğini ifade eden Yeni, ''Bu nedenle milletimiz AK Parti'ye oy vermektedir'' dedi.

Kürsüye koyduğu kitapları işaret eden Yeni, ''Batırılan bankaların kitaplarını her milletvekilinin okumasını istirham ediyorum. Bakın, 2002'den önce bu ülke nasıl soyulmuştur'' diye konuştu.

MHP Iğdır Milletvekili Sinan Oğan, TİKA'nın kuruluş amacı dışında faaliyetler gösterdiğini belirterek, ''TİKA helva, kavurma dağıtan bir kuruluş değildir'' dedi.

TBMM Genel Kurulunda, TİKA bütçesi üzerinde konuşan Oğan, ''TİKA'nın Türk coğrafyasında etkisizleşmeye devam ettiğini'' ileri sürdü.

TİKA'nın, artık Türk cumhuriyetleri ve akraba topluluklarına destek olmaktan uzaklaştığını, Arap coğrafyasına, Ortadoğu'ya yöneldiğini belirten Oğan, şöyle konuştu:

''TİKA, Kızılay ya da insani yardım kuruluşları değildir. TİKA boya badana yapan kuruluş haline sokulmamalıdır. ABD dolarıyla Japon bilgisayarlarını alıp hibe eden kuruluş haline de gelmemelidir. Altyapı çalışmaları yapmalıdır. Suriye'de estetik cerrahi merkez yapmak ile teknik yardım mantığının ne alakası var- Bugün Suriye'de oynadığınız devrimcilikle bir alakası var herhalde. Şimdiye kadar 500 milyar harcamış, bir su kuyusu dahi açamamış. Bunun hesabını Meclis sormayacak mı- Bu beceriksizlerle ilgili ne yaptınız- Başkaları Kıbrıs'ta burnumuzun dibinde sondaj yapıyor, siz 3 kurumla 500 milyar harcayıp bir kuyu dahi açamıyorsunuz. TİKA son yıllarda beceriksizlik örneği sergilemektedir. TİKA Filistin'de hastane yapacak kuruluş değildir. TİKA orada helva dağıtan kuruluş değil, helva yapmasını öğretecektir. TİKA yurtiçinde de yardım yapmaya başlamış, kavurma dağıtmış. TİKA kavurma dağıtan bir kurum değildir.''

AK Parti'li milletvekillerinin kendisine laf atması üzerine ''dış yardımın mantığını öğreneceksiniz'' diyen Oğan, TİKA'nın yeni yönetiminin kurumun tecrübeli personelini bir kenara koyduğunu savundu. Oğan, ''Nane limon işlerine girmeyeceksiniz. Anlayan anlıyor ne dediğimi. TİKA örtülü ödenekten para harcayan bir kurumdur, bunun da hesabını vermelidir. 9 vatandaşımızı hunharca katleden İsrail kurşunlarına hedef yapan İHH, Deniz Fenerin masraflarını niye TİKA karşılıyor-'' diye konuştu.

Diyanet İşleri Başkanlığının siyasetin dışına çıkarılması gerektiğini belirten Oğan, ''Türkiye'de hangi kuruma siyaset bulaştırırsanız bulaştırın ama Diyanete bulaştırmayın'' dedi.

MHP Osmaniye Milletvekili Hasan Hüseyin Türkoğlu, AFAD bütçesi üzerinde konuşurken, Hükümetin gösterdiği zafiyet ve aymazlığın sonucu Türkiye'nin planlama, yapılaşma ve bilim açısından afet ülkesi haline dönüştüğünü ileri sürdü. Afetle ilgili yasal düzenlemelerin eksik olduğunu ifade eden Türkoğlu, ''AKP laf üretmeyi bırakmalı, afet, imar, iskan, yapılaşma konusunda yapılması gerekenleri hızla yapmalı. Öncelik afetlerle mücadeleye verilmeli. AFAD, icracı bir bakanlığa, en doğrusu da İçişleri Bakanlığına bağlanmalı'' dedi.

Ülke genelinde yaşanan felaketlerin temelinde imar rantlarının geldiğini savunan Türkoğlu, özellikle İstanbul'da bunun daha belirgin olarak görüldüğünü söyledi. Arsa ve arazi rantının engellenmesi gerektiğini ifade eden Türkoğlu, TOKİ'nin kent yoksulları için sosyal konutlar üretir hale getirilmesini istedi.

MHP İzmir Milletvekili Ahmet Kenan Tanrıkulu, Türk ekonomisinin ifade edilenin aksine kırılgan bir yapı gösteriğini belirterek, üretim ve kalkınmayı desteklemediği, durumun idare edilir hale getirildiğini söyledi. Ekonomide, gelir dengesi bozukluğu, iç ve dış borç artışı, cari açığın önemli sorun olduğunu ifade eden Tanrıkulu, ''Türkiye'de şu anda GSMH'nin yüzde 10'u kadar cari açıkla karşı karşıyayız. Türkiye'yi gelecekte bu anlamda bir kriz bekliyor. Kimse ithalatı masaya yatırıp analiz etmiyor. Bizi küresel krizden ayrıştıracak unsur olacaksa, ithalat ve ihracat arasındaki bu dengesizliğin düzeltilmesi olacak. Alınması gereken tedbirler yetersiz olduğu için enflasyon konusunda uyarılar geliyor. Enflasyonda Hükümet yüzde 100 hedefinden saptı'' diye konuştu.


CHP İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal, yanında getirdiği büyüteci göstererek, bütçenin gider rakamlarını büyüteçsiz okumanın mümkün olmadığını, geçmiş yıllara ait bütçelerde de aynı durumun olduğunu söyledi.

Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı bütçesi üzerinde konuşan Tanal, ''Müsteşarlığa yabancı uzman almak demek, CİA, MOSSAD uzmanının yerleşmesi demek. Yabancı ajanların en üst kuruma gelmesi, teknik ile mümkün. Buna niye ihtiyaç duyuluyor-'' dedi.

Müsteşarlığın önce İçişleri Bakanlığına, daha sonra Başbakanlığa bağlandığını ifade eden Tanal, ''Özel bir ajan örgüt kurulmuş durumdadır. Bu görevleri MGK zaten yapıyor, ona inanmadınız kendinize bağlı örgüt kurdunuz'' dedi.


CHP İstanbul Milletvekili İhsan Özkes, Diyanet İşleri Bakanlığı bütçesi üzerinde konuşurken, kışla, yargı ve caminin siyaset üstü olması gerektiğini belirterek, din görevlilerin Mevlana gibi herkesi kucaklamasının elzem olduğunu söyledi. Dinin hiçbir partinin tekelinde olmayıp, siyaset üstü olduğunu vurgulayan Özkes, Diyanet İşleri Başkanı Görmez'in görevini tam yapamadığını ileri sürdü. ''Siyaset ve ticaretten uzak olursa Diyanet, görevini tam olarak yapabilir'' diyen Özkes, 12 Haziran seçimleri öncesinde bazı müftülerin görev yerlerinin değiştirildiğini, kendilerinin iktidar partisinin il başkanı gibi görev yapmasının istendiğini söyledi.

Özkes, şöyle konuştu:

''Diyanet iktidarın bir kurumu, arka bahçesi, arpalığı, camiler de siyasi bürosu değildir. Allah bu yüce dini insanların dünya ve ahiret mutluluğu için göndermiş, birileri iktidar hırsı için kullansın diye göndermemiştir. Diyanet iktidara değil, Allah'a yakın olmaya çalışmalı. Diyanet, iktidarın koltuk değneği değil, iktidarın siyasi ihaleleri altında asli görevlerini unutmamalıdır. Atatürk'ün makamına gelince ayağa kalktığı Diyanet İşleri Başkanı, siyaset üstü kalarak saygınlığını koruyabilir. Diyanet, ticaret, siyaset sacayağının kurulması, öncelikle Allah'ın yüce dini ve bu ülkeye yapılacak en büyük kötülük olur. İktidarın toplum mühendisliği projesinin taşeronluğu için Diyaneti seçmesi, İslam tarihinin en büyük yanılgısı olacaktır.''

Diyanet'in hak, hukuk, özel hayatın gizliliği ve gündemdeki diğer önemli konularda suskun kaldığını belirten Özkes, ''Diyanet para kazanma çabasında olmamalıdır, israf batağında yüzmemeli. Dünyanın en pahalı haccını kendi insanına yaptıran Diyanet, hacıları sermaye ve kazanç kapısı görmemeli. Diyanet, kötü kokuların geldiği yer değil, bu kokulara tuz olmalıdır'' dedi.

Diyanetin Alevilerin haklarını tanıması gerektiğini ifade eden Özkes, ''Dinler arası diyalogdan önce kendi insanımızla diyalog olmalıdır. Yahudi ve Hristiyan dinin önde gelenlerine gösterdiği sevgi ve saygıyı Alevi dedelerine göstermiyor. Herkese şapur şupur, Alevilere gelince yarabbi şükür. Cemevileri için bir an önce yasal düzenleme yapmalı, camiler gibi elektrik ve su giderleri karşılanmalı'' diye konuştu.

Özkes'in konuşmasına tepki gösteren AK Parti'li milletvekilleri laf attı. Başkanvekili Sadık Yakut, süresi biten Özkes'in konuşmasını sürdürmesi üzerine, kürsüyü terketmesini istedi.

CHP Kocaeli Milletvekili Hurşit Güneş, Hazine Müsteşarlığı bütçesi üzerinde konuşurken, 2012 yılı bütçesinin zorlu bir dönemde devreye gireceğini belirterek, ''Bütçede küresel krizin etkileri tam olarak hedeflere konulmamış. Yüzde 4 büyüme bekleniyor, IMF ise yüzde 2 olacağını söylüyor'' dedi.

''AKP iktidarının bütçelerinin bazı hayaller içerdiğini'' ifade eden Güneş, AK Parti'nin kendi dönemlerindeki büyümenin 1980 öncesinin ortalama büyümesinin altında olduğunu, işsizliği ise sadece bir puan indirdiğini söyledi.

Güneş, ''Dolar bazında ekonomi küçülmüş olacak. Çünkü kişi başına gelir bin dolara yakın düşecek'' dedi.