2010-12-03 - 13:47
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Askeri Yüksek İdare
Mahkemesi'nin (AYİM) açığa alınan 3 generalle ilgili kararını
değerlendirirken, ''Şahsi kanaatim, tek bir yargı sisteminin olması'' dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, Askeri Yüksek İdare
Mahkemesi'nin (AYİM) açığa alınan 3 generalle ilgili kararını
değerlendirirken, ''Şahsi kanaatim, tek bir yargı sisteminin olması'' dedi.
TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtlayan Elitaş, AYİM'in açığa alınan
3 generalle ilgili kararının hatırlatılması üzerine, ''Hayırlı, uğurlu olsun''
dedi.
Türkiye'de yüksek yargının çok başlılığının, hukuk düzenini olumsuz
etkilediğini savunan Elitaş, ''Hukuk, tek başlı olmalı. Askerle, sivilin
yargılanmasının farklı farklı olmaması gerekir. Nasıl ki farklı ticaret, çocuk,
aile mahkemeleri gibi ihtisas mahkemeleri varsa diğer yargı organlarının da bu
şekilde ihtisas mahkemelerine bölünmesi önemli bir kazanım, değişim... Türkiye'de
bu, hukuk sisteminin güvenliliğini artıracaktır'' diye konuştu.
Elitaş, ''Bu konuya ilişkin yasal düzenleme düşünüyor musunuz?'' sorusuna
da, ''Bildiğim kadarıyla Askeri Yüksek İdare Mahkemesi anayasal bir kuruluş.
Yasal düzenleme düşünülürse anayasa ile ilgili arkadaşlarımız, sivil toplum
örgütleri, siyasi partiler de yapacakları anayasa değişikliğinde bunun olmaması
gerektiğine kanaat getirirlerse herhalde koymazlar, kaldırırlar diye düşünüyorum.
Şahsi kanaatim, Askeri Yüksek İdare Mahkemesinin olmaması, tek bir yargı
sisteminin olması'' yanıtını verdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Suat Kılıç da ''İsviçre'deki hesaplara ilişkin
olarak gizliliğin ortadan kaldırılmasıyla ilgili Sayın Başbakan'ın talimat
verdiği ve çalışma başlatıldığı ifade ediliyor. Değerlendirmeniz nedir?'' sorusu
üzerine, ''Türkiye'nin idaresini Wikileaks'te yayımlanan sansasyonel belgelere
dayandıracak değiliz'' dedi.
Türkiye'nin, demokratik bir hukuk devleti olduğuna dikkati çeken Kılıç,
şöyle konuştu:
''Demokratik bir hukuk devletinde olması gereken şeffaflık da millet
iradesi de bu ülkede vardır. Hiç kimse Wikileaks belgelerinden iç siyaset
malzemesi yapmak için medet ummasın. Hiçbir siyasal parti ve genel başkanı
Wikileaks belgelerine dayalı olarak kendi siyasetini inşa etme çabası içine
girmesin.
Sayın Başbakan, banka hesaplarıyla ilgili olarak söylemesi gerekenleri en
kararlı, en keskin, en net ve olabilecek en sert üslupla ifade etmiştir.
Dolayısıyla, bu kadar açık, aleni şekilde ifade edilmiş bir konuda yeni sansasyon
arayışlarına girmek, hiç kimseye hiçbir şey kazandırmayacaktır. Demokrasinin
birinci önceliği saydam, şeffaf olmaktır.''
Kılıç, AYİM'in kararına ilişkin olarak da, ''Hükümetin yetkisinde olan
terfiler konusunu hiçbir zaman parti politikası ya da söylemi haline getirmedik.
Getirmeyi doğru da bulmadık'' dedi.
Bu konuda, mahkemelerin de hukukun da yasaların gereğini uygulama çabası
içerisinde olacağını belirten Kılıç, ''Generallerin, terfileri üzerinden siyaset
yapmak ve terfiler meselesini iç siyasetin tüketim malzemesi haline getirmek, hiç
kimseye, hiçbir şey kazandırmayacaktır. Bu konuda muhalefet partilerinin de çok
özenli, dikkatli olmalarını arzu ediyorum. Şu anda bahçesinde bulunduğumuz kurum
TBMM'dir ve kurumun birinci önceliği, (Egemenlik, kayıtsız, şartsız
milletindir)'' diye konuştu.
Devlet Bakanı Hayati Yazıcı da gazetecilerin, AYİM'in kararına ilişkin
değerlendirmesini sorması üzerine, yargı sürecinin devam ettiği anımsattı.
Yazıcı, mahkemenin verdiği karar üzerinde yorum yapmasının doğru olmadığını
söyledi.
''Başbakan Erdoğan'ın İsviçre bankalarındaki hesaplarının gizliğinin
kaldırılmasına ilişkin çalışma talimatı verdiğine ilişkin bilgiler geldi''
sözleri üzerine Yazıcı, ''Onu bilemiyorum. Sayın Başbakan O konuya ilişkin
açıklama yaptı'' değerlendirmesinde bulundu.
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonunda görüşmelerine devam edilen devam edilen
''Torba Tasarı'' hakkında bilgi veren Yazıcı, tasarı ile kamu idarelerinin
birikmiş mali sorunlarının tasfiye edilmesinin amaçlandığını ifade etti.
Tasarının, toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren maddeler barındırdığını
anlatan Yazıcı, ''Burada herhangi kesime bir kuruş dahi olsa mükellefiyet
getirilmesi söz konusu değil. Birikmiş sorunları tasfiye etmeyi amaçlayan bir
kanun. Referandumda milletimizin onayladığı anayasa değişikliği kapsamında,
memurların kınama ve uyarma cezalarına karşı yargı yoluna başvurmalarına ilişkin
anayasada düzenleme yapmıştık. Bu düzenlemeye uygun uyum maddesi de ilk defa bu
tasarıda var'' dedi. (13:47)
