2010-06-04 - 17:30
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu,
İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere saldırısını kınayan mektubu birçok
ülkedeki 75 muadil komisyon ile uluslararası kuruluşlara gönderdi.
TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu,
İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere saldırısını kınayan mektubu birçok
ülkedeki 75 muadil komisyon ile uluslararası kuruluşlara gönderdi.
Mektup; İspanya, Ukrayna, Makedonya, Avusturya, İsviçre, Bulgaristan,
Rusya, Macaristan, Almanya, İrlanda, Letonya, Slovenya, Arnavutluk, Romanya,
Portekiz, İtalya, Hırvatistan, İsveç, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Lüksemburg,
Gürcistan, Bosna-Hersek, Kosova, Hollanda, Azerbaycan, Yeni Zellanda, Peru,
Avustralya, Moldova, Özbekistan, Finlandiya, Yunanistan, Malta, Japonya, Norveç,
Litvanya, Danimarka, Suriye, Pakistan, İngiltere, Moğolistan, Katar, Cezayir,
Filipinler ve Bahreyn'deki muadil komisyonlara yollandı.
Mektup, ayrıca Avrupa Konseyi İnsan Hakları Başkomiserliği ve Avrupa
Parlamentosu İnsan Hakları Alt Komisyonun da aralarında bulunduğu uluslararası
kuruluşlara da iletildi.
Mektupta, ''Bildiğiniz gibi İsrail, Gazze'ye insani yardım götüren bazı
gemilere uluslararası sularda askeri operasyon düzenlemek suretiyle can kayıpları
ve yaralanmalara sebebiyet vermiştir'' denildi.
Gemilere yapılan bu silahlı saldırının açık denizde gerçekleştirildiği ve
bu eylemin uluslararası hukuku ciddi olarak ihlal ettiği belirtilen mektupta
şunlara yer verildi:
''Ancak, daha da önemlisi, içinde 30'dan fazla ülkeden yüzlerce insanın
bulunduğu sivil toplum gruplarınca uluslararası organize edilen gemiler insancıl
bir görevle yola çıkmıştı. Gemilerin yola çıkış amacı 35 aydır abluka altındaki
Gazze'de yaşayan insanlara yardım ulaştırmak ve yaşanan tecride uluslararası
toplumun dikkatini çekmekti.
Aralarında kadın, çocuk ve yaşlıların da bulunduğu silahsız kişilere
karşı güç ve zor kullanımı ağır bir insan hakkı ihlalidir ve hiçbir şekilde
meşrulaştırılamaz. Yaşama hakkı temel bir insan hakkıdır ve söz konusu yaşam
kayıplarını telafi edecek hiçbir ahlaki eylem ya da bir özür bulunmamaktadır.
Gerçekleşen menfur olayda başta yaşam hakkı olmak üzere, seyahat etme özgürlüğü
ile kişi özgürlüğü ve güvenliği ihlal edilmiştir. Ayrıca, gemilerde yer alan
kişiler ve aileleriyle beraber uluslararası toplumun da bilgi edinme hakları ve
haberleşme özgürlüğü hiçe sayılmıştır.''
Mektupta, ''İsrail'de gözaltına alınan kişilerin kötü muameleye maruz
kaldığı ve böylece uluslararası hukukun yasakladığı bir diğer eylemin de açıkça
sergilendiği'' vurgulandı.
Komisyon üyeleri ve diğer tüm parlamenterlerin bu olay üzerine eğildiği,
ulusal ve uluslararası kamuoyuna doğru mesaj vermenin öneminin bilincinde olduğu
belirtilen mektupta, şu ifadelere yer verildi:
''Bu amaçla, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, bugünkü olağanüstü
toplantısında İsrail eylemlerini sert bir şekilde kınayan bir kararı kabul
etmiştir. Bu bağlamda, söz konusu kabul edilemez saldırı eylemine ortak bir karşı
duruşun önemine inanan Türkiye Cumhuriyeti, uluslararası topluluğun sağduyulu
üyelerini, tepkisine katılmaya davet etmektedir.
Nerede ve kim tarafından gerçekleştirildiğine bakmaksızın insan hakkı
ihlallerine karşı ortak çabamızdaki dayanışma ve sorumluluk ruhu içerisinde,
komisyonunuzun siz saygıdeğer üyelerini bizleri bu konuda desteklemeye ve
saygıdeğer komisyonunuzun uygun gördüğü şekilde girişimde bulunmaya davet
ediyorum.'' (17.30)
İsrail'in Gazze'ye yardım götüren gemilere saldırısını kınayan mektubu birçok
ülkedeki 75 muadil komisyon ile uluslararası kuruluşlara gönderdi.
Mektup; İspanya, Ukrayna, Makedonya, Avusturya, İsviçre, Bulgaristan,
Rusya, Macaristan, Almanya, İrlanda, Letonya, Slovenya, Arnavutluk, Romanya,
Portekiz, İtalya, Hırvatistan, İsveç, Çek Cumhuriyeti, Polonya, Lüksemburg,
Gürcistan, Bosna-Hersek, Kosova, Hollanda, Azerbaycan, Yeni Zellanda, Peru,
Avustralya, Moldova, Özbekistan, Finlandiya, Yunanistan, Malta, Japonya, Norveç,
Litvanya, Danimarka, Suriye, Pakistan, İngiltere, Moğolistan, Katar, Cezayir,
Filipinler ve Bahreyn'deki muadil komisyonlara yollandı.
Mektup, ayrıca Avrupa Konseyi İnsan Hakları Başkomiserliği ve Avrupa
Parlamentosu İnsan Hakları Alt Komisyonun da aralarında bulunduğu uluslararası
kuruluşlara da iletildi.
Mektupta, ''Bildiğiniz gibi İsrail, Gazze'ye insani yardım götüren bazı
gemilere uluslararası sularda askeri operasyon düzenlemek suretiyle can kayıpları
ve yaralanmalara sebebiyet vermiştir'' denildi.
Gemilere yapılan bu silahlı saldırının açık denizde gerçekleştirildiği ve
bu eylemin uluslararası hukuku ciddi olarak ihlal ettiği belirtilen mektupta
şunlara yer verildi:
''Ancak, daha da önemlisi, içinde 30'dan fazla ülkeden yüzlerce insanın
bulunduğu sivil toplum gruplarınca uluslararası organize edilen gemiler insancıl
bir görevle yola çıkmıştı. Gemilerin yola çıkış amacı 35 aydır abluka altındaki
Gazze'de yaşayan insanlara yardım ulaştırmak ve yaşanan tecride uluslararası
toplumun dikkatini çekmekti.
Aralarında kadın, çocuk ve yaşlıların da bulunduğu silahsız kişilere
karşı güç ve zor kullanımı ağır bir insan hakkı ihlalidir ve hiçbir şekilde
meşrulaştırılamaz. Yaşama hakkı temel bir insan hakkıdır ve söz konusu yaşam
kayıplarını telafi edecek hiçbir ahlaki eylem ya da bir özür bulunmamaktadır.
Gerçekleşen menfur olayda başta yaşam hakkı olmak üzere, seyahat etme özgürlüğü
ile kişi özgürlüğü ve güvenliği ihlal edilmiştir. Ayrıca, gemilerde yer alan
kişiler ve aileleriyle beraber uluslararası toplumun da bilgi edinme hakları ve
haberleşme özgürlüğü hiçe sayılmıştır.''
Mektupta, ''İsrail'de gözaltına alınan kişilerin kötü muameleye maruz
kaldığı ve böylece uluslararası hukukun yasakladığı bir diğer eylemin de açıkça
sergilendiği'' vurgulandı.
Komisyon üyeleri ve diğer tüm parlamenterlerin bu olay üzerine eğildiği,
ulusal ve uluslararası kamuoyuna doğru mesaj vermenin öneminin bilincinde olduğu
belirtilen mektupta, şu ifadelere yer verildi:
''Bu amaçla, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu, bugünkü olağanüstü
toplantısında İsrail eylemlerini sert bir şekilde kınayan bir kararı kabul
etmiştir. Bu bağlamda, söz konusu kabul edilemez saldırı eylemine ortak bir karşı
duruşun önemine inanan Türkiye Cumhuriyeti, uluslararası topluluğun sağduyulu
üyelerini, tepkisine katılmaya davet etmektedir.
Nerede ve kim tarafından gerçekleştirildiğine bakmaksızın insan hakkı
ihlallerine karşı ortak çabamızdaki dayanışma ve sorumluluk ruhu içerisinde,
komisyonunuzun siz saygıdeğer üyelerini bizleri bu konuda desteklemeye ve
saygıdeğer komisyonunuzun uygun gördüğü şekilde girişimde bulunmaya davet
ediyorum.'' (17.30)
