2013-07-04 - 15:00
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Avrupa Birliği'nin işbirliği ile yürütülen Parlamentolararası Değişim ve Diyalog Projesi çerçevesinde düzenlenen "Gençlik, Demokrasi ve Değişim" konulu Parlamentolararası Yaz Kampı, İzmir'de devam ediyor.
Türkiye Büyük Millet Meclisi ve Avrupa Birliği'nin işbirliği ile yürütülen Parlamentolararası Değişim ve Diyalog Projesi çerçevesinde düzenlenen "Gençlik, Demokrasi ve Değişim" konulu Parlamentolararası Yaz Kampı, İzmir'de devam ediyor.
Türkiye ve Avrupa Birliği'ne üye ülkelerden parlamenter, akademisyen ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığı toplantının ilk oturumunda, "Değişim İçin Bir Araç Olarak Gençlik Politikaları" konusu ele alındı.
Bu oturuma konuşmacı olarak katılan İskandinav Gençlik Konseyi Üyesi Johanna Lönn, ülkesi İsveç'te, her siyasi partinin aktif biçimde çalışan ve görüşlerinin parti yönetimleri tarafından dikkate alındığı gençlik ve öğrenci organizasyonları bulunduğunu anlattı. Siyasi partilerin seçimlerde gençlerin oyunu alabilmek için çok sayıda genç aday çıkardığını belirten Lönn, İsveç'teki son seçimlerde 19 yaşında bir gencin milletvekili seçildiğini ve 27 yaşında bir siyasi parti lideri bulunduğunu da ifade etti.
Romanya Parlamentosu milletvekili Gabriella Podasca'nın yönettiği ikinci oturumda da "Gençler, Kimlikler ve Ulusötesi Akımlar" tartışıldı.
Oturumun konuşmacılarından Metropoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Başkanı Profesör Doktor Özer Sencar, merkez tarafından gerçekleştirilen "Üniversite Gençliğinin Profili" başlığını taşıyan araştırmadan ilgi çekici başlıkları paylaştı. Ankette, "Düzen ve güvenlik için demokrasiden taviz verilebilir mi?" sorusuna yüzde 67 oranında "hayır" yanıtı verildiğini bildiren Sencar, "Türkiye adil ve otoriter bir liderlikle yönetilmeli" önermesine ise, yüzde 54 oranında "katılıyorum" yanıtı aldıklarını söyledi. Sencar, bu oranın üzerinde düşünülmesi gereken bir eğilimi ortaya koyduğunu söyledi. Araştırma sonucunda alınan yanıtların değerlendirilmesiyle üniversite gençliğinin yüzde 47'sinin otoriter, yüzde 53'ünün de demokrat eğilimli olduğu sonucuna varıldığını kaydeden Sencar, "Üniversite gençliği, anne babalarından daha demokrat. Ama bu yeterli bir demokrasi algısı mı, elbette hayır" değerlendirmesini yaptı.
Danimarka Sosyal Demokrat Gençlik Başkan Yardımcısı Alexandr Granndt Petersen da, ekonomik krizle birlikte gençlerin iş bulmasının zorlaştığına dikkat çekti ve "Gençler artık, toplumun bana ihtiyacı yok, hiçbir zaman iş bulamayacağım duygusunu yaşıyor, bunu büyük bir haksızlık olarak algılıyor. Bizim bu duygu va algıyla başa çıkmamız gerekiyor" değerlendirmesini yaptı.
Ege Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Murat Mola da kimliğin temelinde kültürün bulunduğuna işaret ederek, "Öncelikle kültürümüze, tarihimize ve dilimize sahip çıkmalıyız" dedi.
Genç İstihdamına İlişkin Sorunlarla Mücadele Yollarının ele alındığı oturumu ise, AB Uyum Komisyonu Üyesi, CHP Bursa milletvekili Aykan Erdemir yönetti. Bu oturumda konuşmacılar, kendi ülkelerindeki genç işsizliğin nedenleri ve eğitim sistemleriyle bağlantısı üzerinde durdular.
Oturumun moderatörlüğünü yapan CHP Bursa Milletvekili Erdemir, Türkiye'de genç işsizliği oranlarının Avrupa Birliği ortalamasının altında olduğuna dikkat çekti. Erdemir, buna karşılık Türkiye'deki genç işsizlerin eğitim düzeyinin de AB ortalamasından aşağıda seyrettiğini belirtti.
Oturumun konuşmacılarından Lüksemburg Parlamentosu Aile, Gençlik ve Eşit Haklar Komisyonu Başkan Yardımcısı Claudia Dall'Agnol, Avrupa Birliği ülkelerinde her 5 gençten birinin işsiz olduğuna dikkat çekti. Gençler arasındaki işsizlik oranının yetişkin işsizliği oranından 3 kat fazla olduğunu da belirten Dall'Agnol, Avrupa Birliği'nin bu konuda bir dizi önlem aldığını, bu önlemlerden olumlu sonuç alınamamasının sosyal maliyetinin çok yüksek olabileceğini ifade etti.
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bekir Gür, Türkiye'de üniversite eğitimi talebi ve mezun sayısının her geçen gün arttığını hatırlatarak, "Buna karşılık, doldurulamayan iş alanları, genellikle düşük nitelikli işler.Avrupa Birliği ile kıyaslandığında, Türkiye'de üniversite mezunlarının istihdam edilebileceği alanlar kısıtlı" değerlendirmesini yaptı.
Genç Liderler Derneği Genel Sekreteri Can Üçok da, üniversitelerle istihdam piyasalarının talepleri arasında paralellik bulunmadığını, bu nedenle, üniversite mezunu sayısının artmasının işsizliğin düşmesi sonucunu doğurmayacağını kaydetti.
Oturumun müzakere bölümünde söz alan AB Uyum Komisyonu Üyesi, AK Parti İstanbul milletvekili Halide İncekara, gençlerin sorunlarını tespitle kalmayıp, çözüm önerileri getirmesinin önem taşıdığını söyledi. Gençlere meslek seçiminden önce "Nasıl bir hayat yaşamak istiyorum" sorusu üzerinde yoğunlaşmaları tavsiyesinde bulunan İncekara, YÖK'ün de eleman ihtiyacıyla ilgili kapsamlı araştırmalar yapması ve yükseköğretimi bu araştırmaların sonuçları doğrultusunda planlaması gerektiğinin altını çizdi.
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Yıldırım Ramazanoğlu ise, istihdam sorunlarının aşılabilmesi için hem eğitim hem de istihdam piyasalarında esneklik sağlanmasına ihtiyaç olduğu görüşünü dile getirdi. Ramazanoğlu, çok geniş alanlarda eğitim yerine, daha dar bir alanda derinlemesine uzmanlık sağlayacak bir eğitim modeline yönelinmesinde de yarar bulunduğunu söyledi.
Toplantının "E-Politika: Genç Katılımında Yeni Yollar" başlığını taşıyan son oturumu, Estonya Parlamentosu milletvekili Maret Maripiuu'nun moderatörlüğünde yapıldı.
Oturumda söz alan AB Uyum Komisyonu üyesi, AK Parti Nevşehir milletvekili Ebubekir Gizligider, Türkiye'de genç kuşağın dünya ve siyaset algısının büyük ölçüde internet ortamından edinilen bilgilerle şekillendiğine dikkat çekti. Bu durumun önemli riskleri de içinde barındırdığını kaydeden Gizligider, "Gençlik, insanların heyecanla, uzun değerlendirmede bulunmadan hızlı harekete geçtiği bir çağ. Ancak sanal ortamda paylaşılan yanlış bilgiler, telafisi imkansız hatalara da neden olabilir. Gençler, önlerine konulan bilgiyi doğrulamalı ve daha sonra kendi yorumunu oluşturmalı" dedi.
Gizligider, siyaset kurumunun gençlerin görüşlerini daha fazla dikkate alması ve gençleri yalnızca kendilerine tabi olan insanlar olarak görmekten vazgeçmesi gerektiğini de vurguladı.
Toplantı katılımcıları, 9 Eylül Üniversitesi kampüsünde, Avrupa Birliği'nin desteğiyle, İzmir çevresinde gençlerin yürüttüğü bazı projelerle ilgili bilgi aldılar.
Katılımcılar, İzmir Arkeoloji Müzesi'ni de gezerek yine Avrupa Birliği'nin desteğiyle hayata geçirilen, sesli ve görüntülü rehber projesini de yerinde inceleme imkanı buldular. (15:00)
Filiz TÜRER
Türkiye ve Avrupa Birliği'ne üye ülkelerden parlamenter, akademisyen ve sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin katıldığı toplantının ilk oturumunda, "Değişim İçin Bir Araç Olarak Gençlik Politikaları" konusu ele alındı.
Bu oturuma konuşmacı olarak katılan İskandinav Gençlik Konseyi Üyesi Johanna Lönn, ülkesi İsveç'te, her siyasi partinin aktif biçimde çalışan ve görüşlerinin parti yönetimleri tarafından dikkate alındığı gençlik ve öğrenci organizasyonları bulunduğunu anlattı. Siyasi partilerin seçimlerde gençlerin oyunu alabilmek için çok sayıda genç aday çıkardığını belirten Lönn, İsveç'teki son seçimlerde 19 yaşında bir gencin milletvekili seçildiğini ve 27 yaşında bir siyasi parti lideri bulunduğunu da ifade etti.
Romanya Parlamentosu milletvekili Gabriella Podasca'nın yönettiği ikinci oturumda da "Gençler, Kimlikler ve Ulusötesi Akımlar" tartışıldı.
Oturumun konuşmacılarından Metropoll Stratejik ve Sosyal Araştırmalar Merkezi Başkanı Profesör Doktor Özer Sencar, merkez tarafından gerçekleştirilen "Üniversite Gençliğinin Profili" başlığını taşıyan araştırmadan ilgi çekici başlıkları paylaştı. Ankette, "Düzen ve güvenlik için demokrasiden taviz verilebilir mi?" sorusuna yüzde 67 oranında "hayır" yanıtı verildiğini bildiren Sencar, "Türkiye adil ve otoriter bir liderlikle yönetilmeli" önermesine ise, yüzde 54 oranında "katılıyorum" yanıtı aldıklarını söyledi. Sencar, bu oranın üzerinde düşünülmesi gereken bir eğilimi ortaya koyduğunu söyledi. Araştırma sonucunda alınan yanıtların değerlendirilmesiyle üniversite gençliğinin yüzde 47'sinin otoriter, yüzde 53'ünün de demokrat eğilimli olduğu sonucuna varıldığını kaydeden Sencar, "Üniversite gençliği, anne babalarından daha demokrat. Ama bu yeterli bir demokrasi algısı mı, elbette hayır" değerlendirmesini yaptı.
Danimarka Sosyal Demokrat Gençlik Başkan Yardımcısı Alexandr Granndt Petersen da, ekonomik krizle birlikte gençlerin iş bulmasının zorlaştığına dikkat çekti ve "Gençler artık, toplumun bana ihtiyacı yok, hiçbir zaman iş bulamayacağım duygusunu yaşıyor, bunu büyük bir haksızlık olarak algılıyor. Bizim bu duygu va algıyla başa çıkmamız gerekiyor" değerlendirmesini yaptı.
Ege Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Murat Mola da kimliğin temelinde kültürün bulunduğuna işaret ederek, "Öncelikle kültürümüze, tarihimize ve dilimize sahip çıkmalıyız" dedi.
Genç İstihdamına İlişkin Sorunlarla Mücadele Yollarının ele alındığı oturumu ise, AB Uyum Komisyonu Üyesi, CHP Bursa milletvekili Aykan Erdemir yönetti. Bu oturumda konuşmacılar, kendi ülkelerindeki genç işsizliğin nedenleri ve eğitim sistemleriyle bağlantısı üzerinde durdular.
Oturumun moderatörlüğünü yapan CHP Bursa Milletvekili Erdemir, Türkiye'de genç işsizliği oranlarının Avrupa Birliği ortalamasının altında olduğuna dikkat çekti. Erdemir, buna karşılık Türkiye'deki genç işsizlerin eğitim düzeyinin de AB ortalamasından aşağıda seyrettiğini belirtti.
Oturumun konuşmacılarından Lüksemburg Parlamentosu Aile, Gençlik ve Eşit Haklar Komisyonu Başkan Yardımcısı Claudia Dall'Agnol, Avrupa Birliği ülkelerinde her 5 gençten birinin işsiz olduğuna dikkat çekti. Gençler arasındaki işsizlik oranının yetişkin işsizliği oranından 3 kat fazla olduğunu da belirten Dall'Agnol, Avrupa Birliği'nin bu konuda bir dizi önlem aldığını, bu önlemlerden olumlu sonuç alınamamasının sosyal maliyetinin çok yüksek olabileceğini ifade etti.
Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Bekir Gür, Türkiye'de üniversite eğitimi talebi ve mezun sayısının her geçen gün arttığını hatırlatarak, "Buna karşılık, doldurulamayan iş alanları, genellikle düşük nitelikli işler.Avrupa Birliği ile kıyaslandığında, Türkiye'de üniversite mezunlarının istihdam edilebileceği alanlar kısıtlı" değerlendirmesini yaptı.
Genç Liderler Derneği Genel Sekreteri Can Üçok da, üniversitelerle istihdam piyasalarının talepleri arasında paralellik bulunmadığını, bu nedenle, üniversite mezunu sayısının artmasının işsizliğin düşmesi sonucunu doğurmayacağını kaydetti.
Oturumun müzakere bölümünde söz alan AB Uyum Komisyonu Üyesi, AK Parti İstanbul milletvekili Halide İncekara, gençlerin sorunlarını tespitle kalmayıp, çözüm önerileri getirmesinin önem taşıdığını söyledi. Gençlere meslek seçiminden önce "Nasıl bir hayat yaşamak istiyorum" sorusu üzerinde yoğunlaşmaları tavsiyesinde bulunan İncekara, YÖK'ün de eleman ihtiyacıyla ilgili kapsamlı araştırmalar yapması ve yükseköğretimi bu araştırmaların sonuçları doğrultusunda planlaması gerektiğinin altını çizdi.
AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Yıldırım Ramazanoğlu ise, istihdam sorunlarının aşılabilmesi için hem eğitim hem de istihdam piyasalarında esneklik sağlanmasına ihtiyaç olduğu görüşünü dile getirdi. Ramazanoğlu, çok geniş alanlarda eğitim yerine, daha dar bir alanda derinlemesine uzmanlık sağlayacak bir eğitim modeline yönelinmesinde de yarar bulunduğunu söyledi.
Toplantının "E-Politika: Genç Katılımında Yeni Yollar" başlığını taşıyan son oturumu, Estonya Parlamentosu milletvekili Maret Maripiuu'nun moderatörlüğünde yapıldı.
Oturumda söz alan AB Uyum Komisyonu üyesi, AK Parti Nevşehir milletvekili Ebubekir Gizligider, Türkiye'de genç kuşağın dünya ve siyaset algısının büyük ölçüde internet ortamından edinilen bilgilerle şekillendiğine dikkat çekti. Bu durumun önemli riskleri de içinde barındırdığını kaydeden Gizligider, "Gençlik, insanların heyecanla, uzun değerlendirmede bulunmadan hızlı harekete geçtiği bir çağ. Ancak sanal ortamda paylaşılan yanlış bilgiler, telafisi imkansız hatalara da neden olabilir. Gençler, önlerine konulan bilgiyi doğrulamalı ve daha sonra kendi yorumunu oluşturmalı" dedi.
Gizligider, siyaset kurumunun gençlerin görüşlerini daha fazla dikkate alması ve gençleri yalnızca kendilerine tabi olan insanlar olarak görmekten vazgeçmesi gerektiğini de vurguladı.
Toplantı katılımcıları, 9 Eylül Üniversitesi kampüsünde, Avrupa Birliği'nin desteğiyle, İzmir çevresinde gençlerin yürüttüğü bazı projelerle ilgili bilgi aldılar.
Katılımcılar, İzmir Arkeoloji Müzesi'ni de gezerek yine Avrupa Birliği'nin desteğiyle hayata geçirilen, sesli ve görüntülü rehber projesini de yerinde inceleme imkanı buldular. (15:00)
Filiz TÜRER
