2009-06-19 - 14:00
KILIÇDAROĞLU TBMM'DE GAZETECİLERİN SORULARINI YANITLADI.
CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, ''AK Parti, orijinal belgeye (Genelkurmayda hazırlandığı iddia edilen) bu kadar süre içinde ulaşamıyorsa, o zaman yönetimde ciddi bir zafiyet var demektir. Bu yönetim zafiyetini de önce Sayın Başbakan'ın açıklaması gerekir'' dedi.

CHP Grup Başkanvekili Kemal Kılıçdaroğlu, ''AK Parti, orijinal belgeye
(Genelkurmayda hazırlandığı iddia edilen) bu kadar süre içinde ulaşamıyorsa,
o zaman yönetimde ciddi bir zafiyet var demektir. Bu yönetim zafiyetini de önce
Sayın Başbakan'ın açıklaması gerekir'' dedi.

Kılıçdaroğlu, TBMM'de gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Genelkurmay
Başkanlığında hazırlandığı iddia edilen belgenin, orijinaline şu ana kadar
ulaşılmadığını, yargı sürecine intikal eden bir konuda savcıların eline orijinal
belgenin gelmediğini söyledi.

Fotokopi üzerinden, belgenin sahte veya doğruluğunun kanıtlanamadığını
ifade eden Kılıçdaroğlu, ''Devlet kurumu sağlıklı çalışıyorsa, Adalet ve Kalkınma
Partisi, bu konuda Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunduysa, bu orijinal
belge kimin elinde, önce onun saptanması, orijinal belgenin, mutlaka Cumhuriyet
Savcılarına ulaştırılması gerekiyor. Bizim de kamuoyunun da beklediği, bu
orijinal belgeye bir an önce ulaşmak'' diye konuştu.

AK Parti'nin, konuyla ilgili suç duyurusuna ilişkin değerlendirmesinin
sorulmasına karşılık Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin, suç duyurusuyla, Ergenekon
davasının bir tarafı olduğunu savundu. Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin, savcılığa
ulaşan bir konuda, ayrıca suç duyurusunda bulunmasının gerekçesini
anlamadıklarını kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

''Sanki muhalefet partisiymiş gibi... İktidardalar, iktidarda olan bir
parti, olayın üzerine kararlılıkla gider. Adalet ve Kalkınma Partisi, orijinal
belgeye bu kadar süre içinde ulaşamıyorsa, o zaman yönetimde ciddi bir zafiyet
var demektir. Bu yönetim zafiyetini de önce Sayın Başbakan'ın açıklaması gerekir.
Aramayı yapan kim, orijinal belgeyi bulunduran kim? Bunların hepsi ortada,
tartışılırken, Adalet ve Kalkınma Partisi, kamuoyunda, sanki çok önemli bir şeyin
üzerine gidiyormuş gibi bir izlenim yaratmak için Cumhuriyet Savcılığına suç
duyurusunda bulunmasının, hiçbir mantığı yok, zaten Cumhuriyet Savcılığı bu
konuyu soruşturuyor.

Adalet ve Kalkınma Partisi, Cumhuriyet Savcılığının dışındaki devlet
kurumlarında, bu orijinal belgeyi elinde tuttuğu söylenen devlet kurumları,
iktidarın emrinde olan devlet kurumlarının üzerine kararlılıkla niye gitmiyor? O
belge onların elindeyse, bu süratle alınmalı, savcılığa ulaştırılmalı. Bu, sadece
bakanın yapacağı telefonla sonuçlanır ama bu bile olmuyor.''

Kılıçdaroğlu, ''Soğuk savaş mı yaşanıyor?'' sorusuna, ''Soğuk savaş
yaşanıp, yaşanmadığını bilmiyorum. Ama devletin içinde bazı kurumların, başka
kurumları yıpratmak için özel çaba harcadıklarını biliyoruz. Bu çatışma, devlete
zarar veriyor. AKP, bu süreçte, sanki muhalefette bir partiymiş gibi, köşeye
çekilip, mağdur rolünü oynamak istiyor'' karşılığını verdi.

''GÖREVDE KALMASI, RADYO VE TELEVİZYONLAR İÇİN DOĞRU DEĞİL''

Kılıçdaroğlu, RTÜK Başkanı Zahid Akman'ın, ''elinde belgesi olanlar,
savcılığa iletsin'' açıklamasının anımsatılması üzerine, Akman'ın, artık
kamuoyunda inandırıcılığını yitirdiğini söyledi. Kılıçdaroğlu, Akman'ın görevde
kalmasının, radyo ve televizyonlar için de doğru olmadığını savunarak, şöyle
devam etti:

''Ahlakı egemen kılmak isteyen kişi, bulunduğu konumda ahlakı egemen
kılamıyor. Kendi durumu tartışmalı, düzenlediği belgeler sahte, kamuoyuna
açıkladığı belgeler doğru değil. Geçmişteki ticari ilişkileri, Deniz Feneri ile
olan ilişkileri, bütün bunlara baktığınız zaman Sayın Akman, Almanya
sınırlarından içeriye girecek konumda biri değil. Almanya'ya giremeyen biri,
TBMM'ye de gelmemeli, Almanya'ya giremeyen bir bürokrat, sayın bakanların yanına
da girememeli. Asıl önemli olan nokta, Sayın Cemil Çiçek, Sayın Köksal Toptan ve
Sayın Bülent Arınç'ın yaptığı tüm uyarılara rağmen, -muhalefeti saymıyoruz- kendi
partisinden pek çok kişinin uyardığı bir kişi, maalesef koltuğuna yapışmış,
kalkmıyor. Bu doğru değil. Sayın Akman'ın, en azından RTÜK'e saygısı varsa,
oradan bir an önce ayrılması gerekiyor. Sadece başkanlıktan değil, RTÜK
üyeliğinden de ayrılmalı. Etik kuralları bu ülkede geçerli kılacaksak, buna
sadece bizim değil Sayın Akman'ın da uyması gerekiyor. Olması gereken bir
istifayı bu kadar geciktirmesi doğru değil.''

Kılıçdaroğlu, Suriye sınırındaki mayınlı arazilerin temizlenmesini
öngören yasa için dilekçelerinin hazır olduğunu, 23 Haziran Salı günü yapacakları
parti grubunda imzaları tamamlayıp, gelecek hafta içinde Anayasa Mahkemesine
başvuracaklarını bildirdi.