2007-02-20 - 15:50
CHP GRUP TOPLANTISI...
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında, erken seçim tartışmalarını değerlendirdi: ''Erken seçimi konuşacaksan, şimdi konuşalım. Gel, şimdi kararlaştıralım. Mayısın başında seçimi yapalım. O Meclis, yeni Cumhurbaşkanını seçsin'' dedi.
CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''Erken seçimi
konuşacaksan, şimdi konuşalım. Gel, şimdi kararlaştıralım. Mayısın başında seçimi
yapalım. O Meclis, yeni Cumhurbaşkanını seçsin'' dedi.
Baykal, partisinin TBMM grup toplantısında, erken seçim tartışmalarını
değerlendirdi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın, bu konuda, ''Mayıstan sonra konuşuruz''
dediğini ifade eden Baykal, şöyle konuştu:
''Niye Mayıstan sonra konuşuyoruz. Erken seçimi konuşacaksan, şimdi
konuşalım. Şu an itibariyle imkan var. Mayısın başında seçimi yapmak mümkün. Gel
şimdi kararlaştıralım. Mayısın başında seçimi yapalım. O Meclis, yeni
Cumhurbaşkanını seçsin. Erken seçim diyorsan, Kasımda yapmak şart değilse, gel
Mayısın başında yapalım. Hayır... Ne istiyorsun? Şu bir daha elime geçmeyecek
olan parlamentodaki şansı, Cumhurbaşkanı seçimi için kullanayım. Ondan sonra da
erken seçime gideyim. Ondan sonra niye erken seçime gidiyorsun? 'Güneş görmüş kar
gibi eriyorum' diyor, 'eriyorum' diyor. 'Antalya'daki Beydağının tepesinde Mayıs
güneşini görmüş kar nasıl erirse, ben de eriyorum' diyor. O yazı çekemem diyor.''
AK Parti'nin erken seçim konusundaki söylemlerinin ''samimiyetsiz'' olduğunu
ifade eden Baykal, ''Eğer seçim yapılacaksa, yapalım. Hala şu an itibariyle şans
var. Şu an itibariyle Türkiye'nin Cumhurbaşkanı seçiminden önce bir genel seçim
yapma şansı var'' dedi.
Baykal, ''Zulümle iktidar olunmaz, Cüneyt Arcayürek ile uğraşarak iktidar
olunmaz. Dürüst medya baskı altına alınarak iktidar kalınmaz. Devletin kömürü,
ona buna dağıtılarak iktidar olunmaz. Temelinde haram yatan iktidardan millete
hizmet olmaz'' diye konuştu.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, bölgede barışın,
PKK'yı görmezlikten gelerek değil, PKK'yı el birliğiyle etkisiz kılarak
sağlanacağını ifade etti.
Baykal, partisinin TBMM grubunda yaptığı konuşmada, Türkiye'nin, etnik
gerginlik ve çatışma ortamından uzak durması, bölgenin de bundan sakınması
gerektiğini söyledi.
Türkiye'nin 15 yıl boyunca çok ciddi bölgesel bir çatışma yaşadığına işaret
eden Baykal, hiç kimsenin, bu kadar uzun süreli, kapsamlı duruma, etnik çatışma
gözüyle bakmadığını belirtti. Baykal, ülkenin doğusunda, batısında, kuzeyinde,
güneyinde olayı, kimsenin, ''Kürt-Türk çatışması'', ''etnik savaş'' diye tarif
etmediğini kaydederek, ''PKK çatışması'' denildiğini söyledi.
ABD'de İkiz Kulelere yapılan saldırının ardından ABD Başkanı George Bush'un,
''İslami terör'' ifadesini kullandığını anımsatan Baykal, ''Böyle derseniz, çok
yanlış iş yaparsınız, gerçeği çarpıtırsınız, tehlikeli istikamete girersiniz.
Türkiye de Müslüman. Türkiye'de terör var mı? Dünyada 1 milyar 400 milyon
Müslüman yaşıyor, bunlar arasında da ezici çoğunlukla yok'' diye konuştu.

-''BAŞKA BİR ŞEY İSTEMİYORUZ''-

Deniz Baykal, PKK'yı meşrulaştırmanın, Irak'taki etnik kimlik maskesi altına
yerleştirmenin, Türkiye'yi çok karıştıracak vahim gelişmelere temel atma anlamına
geleceğini bildirdi.
Türkiye, ABD, Bağdat ve Kuzey Irak'taki yetkililerin, kim terör yaparsa
yapsın, soydaş da olsa, büyük komşusuna terör yapılması karşısında harekete
geçmesi gerektiğini vurgulayan Baykal, bölgede barışın, PKK'yı görmemezlikten
gelerek değil, PKK'yı el birliğiyle etkisiz kılarak sağlanacağını belirtti.
''Var mısınız?'' diye soran CHP Genel Başkanı Baykal, şöyle devam etti:
''(Karıştırma onu) İşte, orada iş kopuyor. İyiniyetle herkes kendi katkısını
versin, hep beraber PKK'yı etkisiz kılalım, ondan sonra bu bölgede her türlü
demokratik gelişmeyi, dostluğu, barışı, kardeşliği, ekonomik refahı birlikte
sağlayalım, kimliğe saygıyı hep beraber gerçekleştirelim. Var mısınız onu
yapalım? Bir küçük şey istiyoruz: Bir terör örgütü olarak PKK'yı birlikte etkisiz
kılalım, başka bir şey istemiyoruz.
PKK'yı allayıp, pullayıp, cilalayıp, makyajlayıp, 'Kuzey Irak', içerde
'siyasallaşma' derseniz, iyilik yapmış olmazsınız. Çünkü o terörü bırakmış
değil''

-''ABD, IRAK VE KUZEY IRAK'IN İSTEMESİ GEREKİYOR''-

Baykal, Irak'ın, Kuzey Irak'taki PKK'lılara, ''Irak'ta bizim düzenimiz var.
Türkiye bizim büyük komşumuz, iyi ilişkiler kurmak istiyoruz. Türkiye bize her
türlü desteği verdi, ilişkilerimizi bozmanıza izin vermeyiz. Ya çekilin buradan
ya da bizim kurallarımıza uyun'' demesinin, Irak'a bunu dedirttirmenin çok zor
olup olmadığını sordu. Baykal, bunu, ABD, Irak ve Kuzey Irak'ın istemesi
gerektiğini dile getirdi. Baykal, ''Eğer oralarda istek yoksa, bizi yönetenlerin
onlara uyması gerekmiyor...'' dedi.

-''YARGITAY'IN BUDANMASI''-

Yargıtay Kanununda değişiklik yapan yasa tasarısına yönelik eleştirilerini
sıralayan Baykal, tasarının, ''Yargıtay'ın budanmasını'' öngördüğünü ifade etti.
Adalet Bakanlığının, kaç yerde istinaf mahkemesi kurulacağına cevap
veremediğini belirten Baykal, Yargıtay da dahil olmak üzere 1. sınıf 2 bin 122
hakim ve 570 savcı bulunduğunu söyledi. Baykal, yargı sisteminin, yük altında
ezildiğini, binlerce dosyanın zamanaşımına uğradığını dile getirdi. Baykal'ın
konuşması sırasında bir kadın ayağa kalkarak, kendisinin de deprem mağduru
olduğunu söyledi.
CHP lideri Baykal, istinaf mahkemelerinin yürürlüğe girmediğini, temyiz
dosyalarının azalmadığını, mahkemeler kurulsa bile Yargıtayın yükünün hafifleyip
hafiflemeyeceğinin belli olmadığını ifade etti.
Baykal, buna rağmen tasarıyla, Yargıtayın üye sayısının azaltılmak
istendiğini öne sürerek, Yargıtayda 250 üye bulunduğunu, iş yükünün azalması için
3-4 yıla ihtiyaç bulunduğunu söyledi.

-''ŞU CİNLİĞE BAKIN''-

Yargıtay Kanununa göre, 10 üye boşalması halinde Hakim ve Savcılar Yüksek
Kurulunun (HSYK) 2 ay içinde seçim yapması gerektiğini hatırlatan Baykal, Eylül
2006'dan bu yana Yargıtay'da 22 üyeliğin boş olduğuna dikkati çekti.
Deniz Baykal, 5.5 aydan bu yana üye seçimi yapılmayarak, yasanın ihlal
edildiğini, Adalat Bakanı ve Müsteşarının görev ve yetkilerini kötüye
kullandığını savundu.
Sıradan bir ihmal veya savsaklama olmadığını ifade eden Baykal, bilinçli bir
tercihin bulunduğunu vurguladı.
Tasarının, Yargıtay üye sayısının 150'ye düşmesine kadar seçim yapılmamasını
öngördüğünü belirten Baykal, ''Anlaşılan HSYK'nın şu anki yapısı iktidarı mutlu
etmiyor. Görevini yapmasını engelliyorlar. Yasal kılıf bulmak için bu değişikliği
getiriyorlar. 'HSYK'nın yapısı nasıl değiştirilir?' Şu cinliğe bakın'' diye
konuştu.
Tasarıyla Yargıtay iradesinin yerine, yeni cumhurbaşkanının iradesinin
ortaya konulduğunu vurgulayan Baykal, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın kavgacı
insan olduğunu, yargı, üniversiteler ve Anayasa'nın özüyle kavgalı olduğunu, bu
nedenle cumhurbaşkanlığı yetkisinin verilmesinin yanlış olacağını söylediklerini
belirtti.
CHP Genel Başkanı Baykal, ''Yargıtayda bir süre seçim yapmayalım, bu şekilde
tutalım. HSYK benim emrimde değil, yapısını değiştirelim, cumhurbaşkanlığı ile
Yargıtayı ayarlarız'' şeklinde düşünülen bir ülkede demokrasi, hukuk devleti,
insan haklarına saygı, güven, barış ve kardeşliğin olup olmayacağını sordu.
Baykal, ''Cumhurbaşkanının uzlaşmayla seçilmesi mecburiyeti bu nedenle var''
dedi.

CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, ''AKP, derin
devletini kurmaya başlamıştır. Bu, çok tehlikeli bir gelişmedir'' dedi.
Baykal, AK Parti'nin artık devleti, devletin gücünü kendi partizanca çıkarı
için kullanmaya başladığını öne sürerek, ''AKP, derin devletini kurmaya
başlamıştır. Paralel devletini, gizli devletini, devlet içindeki devletini
oluşturmaya ve kurmaya başlamıştır. Bu, çok tehlikeli bir gelişmedir'' diye
konuştu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın medyayı hedef alarak, ''Elimde dosyalarınız
var. Yeri ve zamanı gelince bunları açıklayacağım. Unutmayın'' dediğini ifade
eden Baykal, Erdoğan'ın bir süre sonra bu sözlerini tekrarladığını, ''Şantaj mı
yapıyorsun? Elinde ne varsa gereğini yap'' denildiğinde de ''Ağaçta meyve daha
ham, olgunlaşınca koparacağım'' dediğini savundu. Baykal, ''Şantaj. Başbakan
düzeyinde Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez, bırakınız medya patronlarını,
sade bir vatandaşa yönelik olarak bile tarihimiz boyunca yapılmamış bir şey. İlk
kez bir Başbakan kamuoyu önünde 'dosyan var, gereğini yaparım' dedi. Bu yaklaşım,
Türkiye'de rejimin işleyişini çok ciddi şekilde olumsuz etkileyecek bir süreci
başlattı'' dedi.
Türkiye'de birden bire medya haritasının değişmeye başladığını anlatan
Baykal, bir yeni beyin yıkama sisteminin oluşturulmak istendiğini savundu.
Baykal, basın ve ifade özgürlüğü konusunda ciddi problemlerle karşı karşıya
olunduğunu ileri sürerek, ''Bugünkü Türkiye ortamında hiçbir babayiğit, Maliye
bakanını, başbakanı şikayet edemez. Türkiye tarihinde bu kadar şikayet edilmeyi
hak etmiş bir Maliye Bakanı gelmemiştir. Hesabını verememiş bir Maliye Bakanı,
hesabını verememiş bir başbakan'' dedi.
Baykal, çıkıp birisinin bunun hesabını soramayacağını ifade etti.

-KANALTÜRK TELEVİZYONU-

Kanaltürk Televizyonunda, yiğit, vatansever bir avuç insan tarafından
tarafsız şekilde yayın yapıldığı anlatan Baykal, Maliye Bakanlığı ile devletin
bütün teşkilatının, bu kuruluşun üzerine gittiğini söyledi. Baykal, 14 tane
ekibin aynı zamanda araştırma yaptığını, bu kuruluş ve ilgili kişilerin banka
hesaplarının incelendiğini kaydetti.
CHP lideri Baykal, ''Kendi hakkında 4 defa af çıkaran, bütün dosyaları
örtbas eden Maliye Bakanı, bunca dedikodu ayyuka çıkmışken, hiçbiriyle
ilgilenmeden, Cüneyt Arcayürek'in bütün banka hesaplarının peşinde. Koş
koşabildiğin kadar... Nereye varabileceksin? Bu ayıptır, ayıp'' diye konuştu.
AK Parti yöneticilerini iktidardan uzaklaşma korkusunun sardığını, Başbakan
Erdoğan'ın yüreğine de koalisyon korkusunun düştüğünü öne süren Baykal, ''Artık
senin çaren yok. Sen, sana verilmiş müstesna bir fırsatı ne yazık ki
kullanamadın. Heba ettin. Ağlayarak, yalvararak bir yere varman mümkün değil. O
iş bitti artık... Parlamentodaki üçte iki çoğunluk, bugün var, yarın yok'' dedi.

-KÖMÜR DAĞITIMI-

Başbakan Erdoğan'ın, belediye başkanları ile AK Parti'li il ve ilçe
başkanlarının kömür dağıtmasından medet umar hale geldiğini öne süren Baykal,
bazı gazetecilerin de bu konuda CHP'ye ''sen de dağıt'' dediğini söyledi.
CHP Genel Başkanı Baykal, ''Neyle dağıtacağım. O, neyi dağıtıyor
zannediyorsun sen? O, FAKFUK fondan; milletin, fakir fukaranın parasını dağıtıyor
kendi partizanları aracılığıyla. O, milletin, devletin kömürünü dağıtıyor.
Milletin hakkını dağıtıyor. Kendi lütufuymuş gibi veriyor. Sen de uygun
görüyorsun. Rica ederim'' diye konuştu.