2010-01-13 - 17:00
TBMM AB UYUM KOMİSYONU BAŞKANI YAKIŞ: ''TÜRK VE İSRAİL MİLLETLERİNİN ORTA YOL KANAATİ NEYSE, O DOĞRULTUDA İLİŞKİLERİMİZİ SÜRDÜRMEYE DEVAM ETMEMİZ LAZIM''
TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Yaşar Yakış, ''Diplomatik kurallara en aykırı olan şey, Sayın Dışişleri Bakan Yardımcısının İbranice 'bakın ben nereye oturttum, el sıkışmadık' gibi sözler söylemesidir. Sadece bu söz, son derece çirkin olduğu için, bunun üzerinde durulmalı. En aykırı olan hareket o'' diye konuştu.
TBMM AB Uyum Komisyonu Başkanı Yaşar Yakış,
''Türk ve İsrail milletlerinin orta yol kanaati neyse, o doğrultuda
ilişkilerimizi sürdürmeye devam etmemiz lazım'' dedi.

Yakış, Türkiye'nin Tel Aviz Büyükelçisi Oğuz Çelikkol'a yönelik
''yakışıksız davranış'' konusunda gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Yakış,
''Orada diplomatik kurallara en aykırı olan şey, Sayın Dışişleri Bakan
Yardımcısının İbranice 'bakın ben nereye oturttum, el sıkışmadık' gibi sözler
söylemesidir. Sadece bu söz, son derece çirkin olduğu için, bunun üzerinde
durulmalı. En aykırı olan hareket o'' diye konuştu.

Kendisinin Dışişleri Bakanlığı yaptığı sırada, telefon görüşmesi veya
masasının üzerinde çok gizli belgeler olması halinde, misafirleri kapıda 1-2
dakika beklettiğini belirten Yakış, Çelikkol'un kapının önünde bekletilmesi
görüntülerinin abartıldığını, bu bekletilmenin büyük bir nezaketsizlik gibi
gösterilmesine gerek olmadığını savundu.

Çelikkol'un, alçak sandalyeye oturtulması konusuna da değinen Yakış,
şunları söyledi:

''İçeride alçak sandalyede oturtulması, kötü niyetle yapılmış olduğu için
çirkin. Birçok yere gittiğim zaman, eşit düzeydeki sandalyede oturmadım, mekan
müsait değilse, aynı seviyede sandalye bulunamamışsa, yüksek yerlerde de
oturduğum olmuştur. Sandalyelerin boyunu ölçemeye kalkışmamışımdır. 'Hangisi
iğreti duruyor' diye sorsanız, uzun koltuk, makam koltuğu gibi, karşısındakilerin
oturdukları daha iğreti gibi duruyor. Kötü niyetle bunu yapmış olduklarını
söylemiş olmaları çirkindir. Çelikkol'a herhangi bir yer gösterilmeden oturması
istenseydi, belki rahat olduğu için aynı yere oturabilirdi.''

İsrail Dışişleri Bakan Yardımcısı Danny Ayalon'un, Büyükelçi Çelikkol ile
tokalaşmamasını da doğru bulmadığını anlatan Yakış, şunları kaydetti:

''Anladığımız kadarıyla bir mizansen yapmışlar. Bir bakan yardımcısının
buna tenezzül etmesini katiyen doğru bulmuyorum. Dışişleri Bakan Yardımcısı'nın,
bunu bu şekilde takdim etmesi yanlıştır. Türk halkı ve İsrail halkı birbirlerine
ihtiyacı olan halklardır. Halkların arasında da herhangi bir sorun olduğunu kabul
etmiyorum. Çünkü, iki halk birbirine çok saygılı halktır. İsrail'deki bir aşırı
eğilimli partinin mensubu bakan, Dışişleri Bakan Yardımcısı olmuş. Dolayısıyla
onların söylediklerine takılıp, Türkiye-İsrail ilişkilerinin bundan olumsuz
etkilenmesine izin vermemek lazım. İsrail'de de hem Dışişleri Bakanı'nın hem de
Yardımcısı'nın yaptıkları eleştiri konusu oldu. O bakanların kanaatlerine göre
değil, Türk milletinin ve İsrail milletinin orta yol kanaati neyse, o doğrultuda
ilişkilerimizi sürdürmeye devam etmemiz lazım.''

Yakış, Ayalon'un, kişisel özür dileme girişiminde bulunmasına ilişkin de
''Dışişleri Bakan Yardımcısı'nın söylediği bağlayıcıdır. Bakanlık sıfatının
dışında söylediğini belirtirse, o kendisini bağlar. Bunlar, ülkeler arasındaki
ilişkileri etkiler'' dedi.

Diplomatların gittikleri ülkelerin dilini bilmelerine ilişkin soruyu da
cevaplandıran Yakış, ''Büyükelçilerin ve her düzeydeki diplomatların gittikleri
ülkelerin dilini bilmeleri çok büyük bir avantajdır. Ama özellikle İbranice gibi
sadece İsrail'de kullanılan bir dili düşünürseniz, diplomatların sadece orada
kullanabilecekleri dili öğrenmeye teşvik edilmesi zordur. Arapça, Farsça, Almanca
gibi her yerde lazım olacak meslek memurları için önü açık bir dil değil''
karşılığını verdi.

MECLİS HABER 17.00