2010-11-02 - 14:00
Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) ev sahipliğinde
Novotel'de düzenlenen ''Karadeniz İş Forumu''nun açılış töreninde konuşan TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Türkiye'nin
doğrudan yabancı yatırımlar için bir çekim merkezi haline geldiğini belirterek,
''Ülkemize giren doğrudan yabancı sermaye 2002'de 1 milyar 82 milyon dolar iken
bu rakam 2009 yılında 7 milyar 860 milyon dolara yükselmiştir'' dedi.
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin, Türkiye'nin
doğrudan yabancı yatırımlar için bir çekim merkezi haline geldiğini belirterek,
''Ülkemize giren doğrudan yabancı sermaye 2002'de 1 milyar 82 milyon dolar iken
bu rakam 2009 yılında 7 milyar 860 milyon dolara yükselmiştir'' dedi.
Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) ev sahipliğinde
Novotel'de düzenlenen ''Karadeniz İş Forumu''nun açılış töreninde konuşan Şahin,
''Foruma katılmak için yurt içinden ve dışından gelen konuklara Karadeniz'in
incisi ve ülkenin gözde şehirlerinden Trabzon'a 'hoş geldiniz' diyorum'' diye
konuştu.
Organizasyonu gerçekleştiren TUSKON ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı'nı
tebrik ve takdir ettiğini söyleyen Şahin, şöyle devam etti:
''Bunun iki nedeni var, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) üyesi
ülkelerin iş adamlarını ve parlamenterlerini aynı çatı altında bir araya
getirdikleri için, ikincisi ise bu toplantı için, bu forum için, köklü tarihi
geçmişi ve zengin kültürel birikimiyle farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış
olan Trabzon'u seçtikleri için emeği geçenleri kutluyorum. Çünkü Trabzon,
1884'den beri, yani 126 yıldır ticaret ve sanayi odasına sahip olan bir
ilimizdir. Trabzon'un önemli bir limanı ve canlı bir ekonomisi bulunmaktadır.
Ayrıca Trabzon, tarihi İpek Yolu üzerinde yer alması dolayısıyla köklü bir
ticaret geleneğine sahiptir. Ve Trabzon, bugün Karadeniz Bölgesi'nin en önemli
ticaret merkezidir.''
Toplantının, Karadeniz havzasının lokomotif illerinden biri durumundaki
Trabzon'da yapılmasından ayrıca mutluluk duyduğunu anlatan Şahin, ''İnanıyorum
ki, Karadeniz havzasında yer alan ülkelerin girişimcilerini buluşturan bu
toplantı, Karadeniz havzasının, dünyanın en önemli ticaret merkezlerinden biri
olma yolundaki çabalarına katkı sağlayacaktır'' dedi.
TBMM Başkanı Şahin, Karadeniz havzasının iki kıtanın birleşme noktasında,
stratejik konumuyla önemli bir bölge olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam
etti:
''20 milyon kilometrekarelik alanı ve 330 milyon civarında nüfusuyla KEİ
ülkelerini bünyesinde barındıran Karadeniz Bölgesi, geniş ekonomik imkanlar
sunmaktadır. Bölgenin stratejik ulaştırma ve ticaret yolları ile enerji
koridorları üzerindeki konumu, geniş ekonomik potansiyeli ve doğal kaynakları
sebebiyle uluslararası toplumun bölgeye yönelik ilgisi giderek artmaktadır.
Uluslararası toplumun önde gelen ülkeleri ve örgütleri bu bölgeye yönelik
politikalar geliştirmekte, bölge ülkeleri ile işbirliğini geliştirmenin yollarını
aramaktadırlar. Tam bu noktada, uluslararası toplumun bölgemize ilgisinden etkin
bir şekilde yararlanmamız ve işbirliği imkanları üzerinde yoğunlaşmamız önem arz
etmektedir. Zira, bu husus, bölgemizin sahip olduğu potansiyelin tam anlamıyla
ortaya çıkarılabilmesi için zorunluluk teşkil etmektedir. Türkiye'mizde ve
Karadeniz'de refah ve istikrarın sağlanmasında, bölgesel ekonomik işbirliğinin
önemli katkısı olacağını düşünüyor ve böyle bir işbirliği için en uygun forumun
KEİ olduğuna inanıyoruz.''
Şahin, bu nedenlerle Türkiye'nin kurucu üyelerinden biri olduğu KEİ'yi
desteklemesi ve bölge ülkeleriyle KEİ çerçevesindeki işbirliğini geliştirmeye
özel önem vermesi gerektiğini ifade ederek, şunları söyledi:
''KEİ, bugün bölgenin en kapsayıcı ve tam teşekküllü tek ekonomik
kuruluşu konumundadır. Uluslararası toplum tarafından da bölgede işbirliğinin
temel platformu olarak görülmektedir. Son yıllarda faaliyet sahasını genişletme
çabası içindedir. Ekonomik işbirliğinden başlayarak, çevre korumaya, bilim ve
teknolojiye, kurumsal yenilenmeye, iyi yönetişim ve yumuşak güvenlik önlemleri
gibi yeni alanlara açılmaktadır. Zaman içinde geniş işbirliği alanlarında somut
sonuçlar da alınmaya başlanmıştır. Özellikle imzalanan 'Karadeniz Çevre Otoyolu'
ve 'Deniz Otoyolları'na ilişkin mutabakat muhtıraları, KEİ ülkeleri arasındaki
ticaret ve yatırımın gelişmesine yapacakları katkılar bakımından önem arz
etmektedir.
Ayrıca KEİ üyesi ülkelerin işadamları ve profesyonel sürücüleri için vize
işlemlerinin kolaylaştırılmasına yönelik iki anlaşma, 23 Ekim 2008 tarihinde KEİ
Dönem Başkanı Arnavutluk'un ev sahipliğinde Tiran'da düzenlenen 19. KEİ Dışişleri
Bakanları Konseyi sırasında imzalanmıştır. Söz konusu anlaşmaların yürürlüğe
girmesinin, Karadeniz Bölgesi'ndeki ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesi
bakımından olumlu katkılar sağlayacağına inanıyoruz.''
Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası'na da değinen Şahin, şöyle
konuştu:
''Bu banka, bölge halkının ekonomik kalkınmasına ciddi katkı
sağlamaktadır. Bu kuruluş, bölgesel projeleri geliştirmek ve finansman sağlamak,
üye ülkelerdeki kamu ve özel sektör projeleri ile ticari faaliyetlere destek
vermek gibi önemli bankacılık hizmetlerini sunmaktadır. Geçtiğimiz yıl 10.
faaliyet yılını geride bırakan banka, kuruluşundan 2009 yılı sonuna kadar olan
süre zarfında üye ülkelere 2 milyar doların üzerinde finansman sağlamıştır.
Bankanın sağladığı imkanlardan ülkemiz özel sektörü de yararlanmaktadır.
Öte yandan, 2006-2010 yıllarında Karadeniz'i öncelikli bölgeler arasına
alan Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), KEİ Sekretaryası, Türkiye ve
Yunanistan ile birlikte 2007 yılında Karadeniz Ticaret ve Yatırımı Teşvik
Programı'nı başlatmıştır. Bu program çerçevesinde, Karadeniz ülkeleri arasındaki
ticaretin ve yatırımın arttırılması hedeflenmektedir. Türkiye, söz konusu
programa 500 bin Avro katkıda bulunmuştur. Program kapsamında, KEİ ülkelerinin
odaklanmalarında fayda görülen ekonomik sektörler tespit edilmiştir. Buna göre,
tarımsal gıda hizmetleri, bilişim hizmetleri, turizm, inşaat malzemeleri,
makineler, iş hizmetleri, taşımacılık ve lojistik sektörleri öne çıkmıştır.
KEİ ülkeleri arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesini
amaçlayan söz konusu program kapsamında, tespit edilen sektörlerde faaliyet
gösteren şirket, işadamı ve kuruluşları bir araya getirmek maksadıyla Ortaklık
Forumları düzenlenmektedir. Söz konusu forumlara, işadamlarımızın aktif bir
şekilde katılmaları ve işbirliği olanakları üzerinde durmalarının önemli olduğu
kanaatindeyim.''
TBMM Başkanı Şahin, üye ülkeler arasında KEİ çerçevesindeki işbirliğinin
geliştirilmesine yönelik çalışmaların başarılı olabilmesi için Türk işadamlarının
bu çabalara aktif bir şekilde destek vermesi ve somut proje önerileri
geliştirerek katkıda bulunması gerektiğini belirterek, ''Bu nedenle, bölge
ülkeleri arasında ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve ticaretin artırılması
amacıyla düzenlenen bu forumun, bölgemize yeni bir sinerji getirmesini, gelecekte
yapıcı ve güçlü işbirliği imkanlarının ortaya çıkmasına vesile olmasını ümit
ediyorum'' diye konuştu.
Bu çalışmalara işadamlarının kendi aralarında ve oluşturdukları meslek
örgütleri aracılığıyla verdikleri katkının önemli olduğunu vurgulayan Şahin,
şunları kaydetti:
''Parlamentoların, hükümetlerin yanı sıra işadamlarının yaptığı
karşılıklı yatırımların ülkelerimiz arasındaki ilişkileri güçlendiren ve
pekiştiren bir işlevi olduğu muhakkaktır. Türk girişimcileri dünyanın dört bir
yanında yürüttükleri ticari faaliyetlerle tüm dünya ülkeleriyle çok güçlü
köprüler kurmaktadır. Ticari alanda geliştirilen ilişkiler, siyasi ve toplumsal
konularda çok önemli işbirliklerini beraberinde getirmektedir. Bugün Avrupa'nın
6., dünyanın 16. ekonomisi durumunda olan Türkiye'nin girişimcileri dünyanın 81
ülkesinde toplam 161 milyar dolar değerinde müteahhitlik projeleri
üstlenmektedir. Bu başarılı tabloda ülkemizin seçkin işadamları örgütlerinden
olan ve bu formun düzenlenmesinde önemli katkı sağlayan TUSKON üyesi değerli
işadamlarımızın payı büyüktür.''
Şahin, Anadolu'nun dinamizmi ile iş adamlarının girişimcilik ruhunu bir
araya getiren TUSKON'un Asya'dan Avrupa'ya, Pasifik'ten Afrika'ya geniş bir
bölgede yaptığı yatırımları ve çalışmaları takdirle izlediklerini ifade ederek,
şöyle devam etti:
''Aynı zamanda küresel ekonomik krizin etkilerini en kısa sürede atlatan
ülkelerin başında gelen Türkiye, doğrudan yabancı yatırımlar için de bir çekim
merkezi haline gelmiştir. Ülkemize giren doğrudan yabancı sermaye 2002'de 1
milyar 82 milyon dolar iken bu rakam 2009 yılında 7 milyar 860 milyon dolara
yükselmiştir. Ülkelerimizin işadamlarının kendi aralarında oluşturacakları
ilişkilerle başarılarının daha da artacağına, Türkiye ve Karadeniz havzasında yer
alan ülkelerin güçlü ve müreffeh bir geleceği beraberce inşa edeceklerine
yürekten inanıyorum. Karşılaşacağınız her türlü sorunda parlamentolar olarak
yanınızda olacağımızı bilmenizi isterim.
Özellikle ülkelerin mevzuatlarında yaşanan uyum sorunlarının
giderilebilmesi için parlamentolarımızın sizlerden gelecek talepler doğrultusunda
çözümler üretmeye çalışacakları muhakkaktır. Ortak hedefimiz, başta ekonomi olmak
üzere tüm alanlardaki işbirliğinin geliştirilerek Karadeniz'in refah, istikrar ve
barışla anılan bir bölgeye dönüşmesidir. Ülkelerimizin sahip olduğu çok yönlü
potansiyelleri ortak çıkarlarımız doğrultusunda bir araya getirebilirsek,
dünyanın geleceğine damgasını vuran güçlü birlikteliği sağlayabiliriz.''
TBMM Başkanı Şahin, ülkeler arasındaki işbirliğinin de önemine işaret
ederek, ''Ülkelerimizin ve toplumlarımızın yararına olan bu işbirliği çabalarının
aynı zamanda ortak geçmişimizin de bir gereği olduğu kanaatindeyim. Amacımız
ülkelerimiz arasında kurulan anlayış birliği ve dayanışmayla Karadeniz'i bir
dostluk denizine dönüştürmektir'' dedi.
Forumun düzenlenmesinde emeği geçen Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın
çalışmalarına de değinen Şahin, ''Meclisimizin 2006 yılında çıkarmış olduğu 5449
sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında
Kanun'un ardından Bakanlar Kurulu kararıyla 2009 yılında kurulan bu önemli ajans,
hazırladığı projelerle bölgesel gelişmişlik farklarının giderilmesi için gayret
göstermektedir. Karadeniz havzasındaki ülkelerin işadamlarını bir araya getiren
bu forumun, ekonomik faydanın çok ötesinde hayırlı amaçlara hizmet edeceğine ve
dünya barışına büyük katkı sağlayacağına inanıyorum'' şeklinde konuştu.
(14.00)
doğrudan yabancı yatırımlar için bir çekim merkezi haline geldiğini belirterek,
''Ülkemize giren doğrudan yabancı sermaye 2002'de 1 milyar 82 milyon dolar iken
bu rakam 2009 yılında 7 milyar 860 milyon dolara yükselmiştir'' dedi.
Türkiye İşadamları ve Sanayiciler Konfederasyonu (TUSKON) ev sahipliğinde
Novotel'de düzenlenen ''Karadeniz İş Forumu''nun açılış töreninde konuşan Şahin,
''Foruma katılmak için yurt içinden ve dışından gelen konuklara Karadeniz'in
incisi ve ülkenin gözde şehirlerinden Trabzon'a 'hoş geldiniz' diyorum'' diye
konuştu.
Organizasyonu gerçekleştiren TUSKON ve Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı'nı
tebrik ve takdir ettiğini söyleyen Şahin, şöyle devam etti:
''Bunun iki nedeni var, Karadeniz Ekonomik İşbirliği Örgütü (KEİ) üyesi
ülkelerin iş adamlarını ve parlamenterlerini aynı çatı altında bir araya
getirdikleri için, ikincisi ise bu toplantı için, bu forum için, köklü tarihi
geçmişi ve zengin kültürel birikimiyle farklı medeniyetlere ev sahipliği yapmış
olan Trabzon'u seçtikleri için emeği geçenleri kutluyorum. Çünkü Trabzon,
1884'den beri, yani 126 yıldır ticaret ve sanayi odasına sahip olan bir
ilimizdir. Trabzon'un önemli bir limanı ve canlı bir ekonomisi bulunmaktadır.
Ayrıca Trabzon, tarihi İpek Yolu üzerinde yer alması dolayısıyla köklü bir
ticaret geleneğine sahiptir. Ve Trabzon, bugün Karadeniz Bölgesi'nin en önemli
ticaret merkezidir.''
Toplantının, Karadeniz havzasının lokomotif illerinden biri durumundaki
Trabzon'da yapılmasından ayrıca mutluluk duyduğunu anlatan Şahin, ''İnanıyorum
ki, Karadeniz havzasında yer alan ülkelerin girişimcilerini buluşturan bu
toplantı, Karadeniz havzasının, dünyanın en önemli ticaret merkezlerinden biri
olma yolundaki çabalarına katkı sağlayacaktır'' dedi.
TBMM Başkanı Şahin, Karadeniz havzasının iki kıtanın birleşme noktasında,
stratejik konumuyla önemli bir bölge olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam
etti:
''20 milyon kilometrekarelik alanı ve 330 milyon civarında nüfusuyla KEİ
ülkelerini bünyesinde barındıran Karadeniz Bölgesi, geniş ekonomik imkanlar
sunmaktadır. Bölgenin stratejik ulaştırma ve ticaret yolları ile enerji
koridorları üzerindeki konumu, geniş ekonomik potansiyeli ve doğal kaynakları
sebebiyle uluslararası toplumun bölgeye yönelik ilgisi giderek artmaktadır.
Uluslararası toplumun önde gelen ülkeleri ve örgütleri bu bölgeye yönelik
politikalar geliştirmekte, bölge ülkeleri ile işbirliğini geliştirmenin yollarını
aramaktadırlar. Tam bu noktada, uluslararası toplumun bölgemize ilgisinden etkin
bir şekilde yararlanmamız ve işbirliği imkanları üzerinde yoğunlaşmamız önem arz
etmektedir. Zira, bu husus, bölgemizin sahip olduğu potansiyelin tam anlamıyla
ortaya çıkarılabilmesi için zorunluluk teşkil etmektedir. Türkiye'mizde ve
Karadeniz'de refah ve istikrarın sağlanmasında, bölgesel ekonomik işbirliğinin
önemli katkısı olacağını düşünüyor ve böyle bir işbirliği için en uygun forumun
KEİ olduğuna inanıyoruz.''
Şahin, bu nedenlerle Türkiye'nin kurucu üyelerinden biri olduğu KEİ'yi
desteklemesi ve bölge ülkeleriyle KEİ çerçevesindeki işbirliğini geliştirmeye
özel önem vermesi gerektiğini ifade ederek, şunları söyledi:
''KEİ, bugün bölgenin en kapsayıcı ve tam teşekküllü tek ekonomik
kuruluşu konumundadır. Uluslararası toplum tarafından da bölgede işbirliğinin
temel platformu olarak görülmektedir. Son yıllarda faaliyet sahasını genişletme
çabası içindedir. Ekonomik işbirliğinden başlayarak, çevre korumaya, bilim ve
teknolojiye, kurumsal yenilenmeye, iyi yönetişim ve yumuşak güvenlik önlemleri
gibi yeni alanlara açılmaktadır. Zaman içinde geniş işbirliği alanlarında somut
sonuçlar da alınmaya başlanmıştır. Özellikle imzalanan 'Karadeniz Çevre Otoyolu'
ve 'Deniz Otoyolları'na ilişkin mutabakat muhtıraları, KEİ ülkeleri arasındaki
ticaret ve yatırımın gelişmesine yapacakları katkılar bakımından önem arz
etmektedir.
Ayrıca KEİ üyesi ülkelerin işadamları ve profesyonel sürücüleri için vize
işlemlerinin kolaylaştırılmasına yönelik iki anlaşma, 23 Ekim 2008 tarihinde KEİ
Dönem Başkanı Arnavutluk'un ev sahipliğinde Tiran'da düzenlenen 19. KEİ Dışişleri
Bakanları Konseyi sırasında imzalanmıştır. Söz konusu anlaşmaların yürürlüğe
girmesinin, Karadeniz Bölgesi'ndeki ekonomik ve ticari ilişkilerin gelişmesi
bakımından olumlu katkılar sağlayacağına inanıyoruz.''
Karadeniz Ticaret ve Kalkınma Bankası'na da değinen Şahin, şöyle
konuştu:
''Bu banka, bölge halkının ekonomik kalkınmasına ciddi katkı
sağlamaktadır. Bu kuruluş, bölgesel projeleri geliştirmek ve finansman sağlamak,
üye ülkelerdeki kamu ve özel sektör projeleri ile ticari faaliyetlere destek
vermek gibi önemli bankacılık hizmetlerini sunmaktadır. Geçtiğimiz yıl 10.
faaliyet yılını geride bırakan banka, kuruluşundan 2009 yılı sonuna kadar olan
süre zarfında üye ülkelere 2 milyar doların üzerinde finansman sağlamıştır.
Bankanın sağladığı imkanlardan ülkemiz özel sektörü de yararlanmaktadır.
Öte yandan, 2006-2010 yıllarında Karadeniz'i öncelikli bölgeler arasına
alan Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP), KEİ Sekretaryası, Türkiye ve
Yunanistan ile birlikte 2007 yılında Karadeniz Ticaret ve Yatırımı Teşvik
Programı'nı başlatmıştır. Bu program çerçevesinde, Karadeniz ülkeleri arasındaki
ticaretin ve yatırımın arttırılması hedeflenmektedir. Türkiye, söz konusu
programa 500 bin Avro katkıda bulunmuştur. Program kapsamında, KEİ ülkelerinin
odaklanmalarında fayda görülen ekonomik sektörler tespit edilmiştir. Buna göre,
tarımsal gıda hizmetleri, bilişim hizmetleri, turizm, inşaat malzemeleri,
makineler, iş hizmetleri, taşımacılık ve lojistik sektörleri öne çıkmıştır.
KEİ ülkeleri arasında ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesini
amaçlayan söz konusu program kapsamında, tespit edilen sektörlerde faaliyet
gösteren şirket, işadamı ve kuruluşları bir araya getirmek maksadıyla Ortaklık
Forumları düzenlenmektedir. Söz konusu forumlara, işadamlarımızın aktif bir
şekilde katılmaları ve işbirliği olanakları üzerinde durmalarının önemli olduğu
kanaatindeyim.''
TBMM Başkanı Şahin, üye ülkeler arasında KEİ çerçevesindeki işbirliğinin
geliştirilmesine yönelik çalışmaların başarılı olabilmesi için Türk işadamlarının
bu çabalara aktif bir şekilde destek vermesi ve somut proje önerileri
geliştirerek katkıda bulunması gerektiğini belirterek, ''Bu nedenle, bölge
ülkeleri arasında ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve ticaretin artırılması
amacıyla düzenlenen bu forumun, bölgemize yeni bir sinerji getirmesini, gelecekte
yapıcı ve güçlü işbirliği imkanlarının ortaya çıkmasına vesile olmasını ümit
ediyorum'' diye konuştu.
Bu çalışmalara işadamlarının kendi aralarında ve oluşturdukları meslek
örgütleri aracılığıyla verdikleri katkının önemli olduğunu vurgulayan Şahin,
şunları kaydetti:
''Parlamentoların, hükümetlerin yanı sıra işadamlarının yaptığı
karşılıklı yatırımların ülkelerimiz arasındaki ilişkileri güçlendiren ve
pekiştiren bir işlevi olduğu muhakkaktır. Türk girişimcileri dünyanın dört bir
yanında yürüttükleri ticari faaliyetlerle tüm dünya ülkeleriyle çok güçlü
köprüler kurmaktadır. Ticari alanda geliştirilen ilişkiler, siyasi ve toplumsal
konularda çok önemli işbirliklerini beraberinde getirmektedir. Bugün Avrupa'nın
6., dünyanın 16. ekonomisi durumunda olan Türkiye'nin girişimcileri dünyanın 81
ülkesinde toplam 161 milyar dolar değerinde müteahhitlik projeleri
üstlenmektedir. Bu başarılı tabloda ülkemizin seçkin işadamları örgütlerinden
olan ve bu formun düzenlenmesinde önemli katkı sağlayan TUSKON üyesi değerli
işadamlarımızın payı büyüktür.''
Şahin, Anadolu'nun dinamizmi ile iş adamlarının girişimcilik ruhunu bir
araya getiren TUSKON'un Asya'dan Avrupa'ya, Pasifik'ten Afrika'ya geniş bir
bölgede yaptığı yatırımları ve çalışmaları takdirle izlediklerini ifade ederek,
şöyle devam etti:
''Aynı zamanda küresel ekonomik krizin etkilerini en kısa sürede atlatan
ülkelerin başında gelen Türkiye, doğrudan yabancı yatırımlar için de bir çekim
merkezi haline gelmiştir. Ülkemize giren doğrudan yabancı sermaye 2002'de 1
milyar 82 milyon dolar iken bu rakam 2009 yılında 7 milyar 860 milyon dolara
yükselmiştir. Ülkelerimizin işadamlarının kendi aralarında oluşturacakları
ilişkilerle başarılarının daha da artacağına, Türkiye ve Karadeniz havzasında yer
alan ülkelerin güçlü ve müreffeh bir geleceği beraberce inşa edeceklerine
yürekten inanıyorum. Karşılaşacağınız her türlü sorunda parlamentolar olarak
yanınızda olacağımızı bilmenizi isterim.
Özellikle ülkelerin mevzuatlarında yaşanan uyum sorunlarının
giderilebilmesi için parlamentolarımızın sizlerden gelecek talepler doğrultusunda
çözümler üretmeye çalışacakları muhakkaktır. Ortak hedefimiz, başta ekonomi olmak
üzere tüm alanlardaki işbirliğinin geliştirilerek Karadeniz'in refah, istikrar ve
barışla anılan bir bölgeye dönüşmesidir. Ülkelerimizin sahip olduğu çok yönlü
potansiyelleri ortak çıkarlarımız doğrultusunda bir araya getirebilirsek,
dünyanın geleceğine damgasını vuran güçlü birlikteliği sağlayabiliriz.''
TBMM Başkanı Şahin, ülkeler arasındaki işbirliğinin de önemine işaret
ederek, ''Ülkelerimizin ve toplumlarımızın yararına olan bu işbirliği çabalarının
aynı zamanda ortak geçmişimizin de bir gereği olduğu kanaatindeyim. Amacımız
ülkelerimiz arasında kurulan anlayış birliği ve dayanışmayla Karadeniz'i bir
dostluk denizine dönüştürmektir'' dedi.
Forumun düzenlenmesinde emeği geçen Doğu Karadeniz Kalkınma Ajansı'nın
çalışmalarına de değinen Şahin, ''Meclisimizin 2006 yılında çıkarmış olduğu 5449
sayılı Kalkınma Ajanslarının Kuruluşu, Koordinasyonu ve Görevleri Hakkında
Kanun'un ardından Bakanlar Kurulu kararıyla 2009 yılında kurulan bu önemli ajans,
hazırladığı projelerle bölgesel gelişmişlik farklarının giderilmesi için gayret
göstermektedir. Karadeniz havzasındaki ülkelerin işadamlarını bir araya getiren
bu forumun, ekonomik faydanın çok ötesinde hayırlı amaçlara hizmet edeceğine ve
dünya barışına büyük katkı sağlayacağına inanıyorum'' şeklinde konuştu.
(14.00)
