2009-12-04 - 16:26
TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in himayesinde düzenlenen
''Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanmasında TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği
Komisyonunun Rolü'' konulu sempozyumun açılışında konuşan TBMM Başkanvekili Meral Akşener, ''Ben
karşınızda Atatürk Türkiyesinin sağladığı fırsatları yakalamış bir kadın olarak
bulunuyorum'' dedi.
Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanvekili Meral Akşener, ilk defa politikaya girecek, aktif politika yapacak,
milletvekilliği seçimine katılacak kadınların seçim finansmanının, herkesin
vergilerinden siyasi partilere verilen seçim yardımından bir parçanın ayrılıp karşılanması gerektiğini söyledi.
Akşener, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in himayesinde düzenlenen
''Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanmasında TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği
Komisyonunun Rolü'' konulu sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, ''Ben
karşınızda Atatürk Türkiyesinin sağladığı fırsatları yakalamış bir kadın olarak
bulunuyorum'' dedi.
Kendisinin bir tarihçi, eski bir akademisyen olduğunu ve uzun yıllar
Cumhuriyet tarihini anlattığını vurgulayan Akşener, ''Kocaeli'nin Gündoğdu
köyünden yola çıkıp karşınızda bulunan bir kadınım. Ben parasız yatılı okullarda
okuyup bu kürsüden size hitap ediyorum'' diye konuştu.
Akşener, bunu fırsat eşitliğinin sağladığını dile getirerek, Atatürk'ün,
kurduğu Cumhuriyetin geleceğini emanet ettiği gençlerle, modernleşme ve
aydınlanmanın itici gücü olan kadınlara sağladığı fırsat ve şansı yakalayan, o
fırsat havuzuna bir şekilde ulaşabilmiş kadınlardan biri olduğunu kaydetti.
Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının birçok Avrupa ülkesinden önce
verilmesiyle hep övünüldüğünü, bu şansın verilmesine rağmen kadınların bunu
kullanamamasından bahsedildiğini anlatan Akşener, sürekli savaşlar içinde
bulunmuş, açları doyurmak, çıplakları giydirmek zorunda kalmış bir kadının
kişisel ve siyasal haklarının peşinde koşma konusunda geride kaldığını
kaydetti.
Meral Akşener, esas olanın modernleşme ve aydınlanmanın kadın üzerinden
kadına emanet edilerek yürümesi meselesi olduğunu vurgulayarak, bunun gözden
kaçırıldığını söyledi.
Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda kadınları meslek grupları ve
siyasetin içine katmak için iyimser ayrımcılıklar yapıldığını, eğitim için yurt
dışına gönderilen çocukların yüzde 50'sini kızların oluşturduğunu anlatan Akşener
''Kanunlar açısından bakıldığında mutlaka eksiğimiz vardır ama biz nerede eksik
yaptık ki uygulamada o gün ile bugün arasındaki fark bu kadar açıldı? Bu soruyu
fırsat konusunda sormamız lazım'' diye konuştu.
-KALICI OLABİLMİŞ KADIN SİYASETÇİ-
Şu anda ''yeterli olmasa da'' TBMM'de 50 kadın milletvekilinin görev
yaptığını anımsatan Akşener, ancak TBMM'de bir dönemden fazla görev yapan kadın
milletvekili sayısının çok az olduğunu ifade etti.
Kendisinin 3 dönemdir milletvekili olarak görev yaptığını, bir de CHP
İstanbul Milletvekili Birgen Keleş'in de bir kaç dönem milletvekilliği yaptığını
dile getiren Akşener, Türkiye'de kadın milletvekillerinin oluşturduğu ortak bir
hafıza ve ortak bir bilgi havuzunun bulunmadığını, kalıcı olabilmiş kadın
siyasetçi portföyünün oluşturulamadığını kaydetti.
Akşener, kadınların politikada yer edinebilmesi, karar mekanizmalarında
daha fazla yer alabilmesi için 1993'ten beri aktif politika yaptığını belirterek,
şunları söyledi:
''Edindiğim kanaat şudur ki iyimser ayrımcılık, yani erkeklerin çok
hoşlanmadığı tabiriyle kotanın dışında yapılacak pratik bir yol yoktur. Mutlaka
mutlaka olması gereken başka bir konu da şudur, kadınlar politikaya geç başlıyor.
Ekonomik özgürlüklerini tam anlamıyla sağlayamıyor. Kadınlar daha az para
kazanıyor. Dolayısıyla seçim finansmanında kocasının, ağabeyinin ve babasının
ihtiyacını hissediyor. İlk defa politikaya girecek, aktif politika yapacak,
milletvekilliği seçimine katılacak kadınların seçim finansmanının, hepimizin
vergilerinden, siyasi partilere verilen seçim yardımından bir parçanın ayrılıp
karşılanması gerektiğini düşünüyorum. Benim gibi 3 dönemdir milletvekilliği yapan
kadınlar için değil, ilk defa politikaya yeni başlamış, broşür, afiş nasıl
bastırılır, seçim çalışması nasıl yapılır, bilmeyen kadınlarımız için seçim
yardımından pay ayrılması ve bunun bir kanunla anayasal çerçeve içerisinde
düzenlenmesi gerektiği kanaatindeyim.''
-DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BAĞIŞ:
-''MECLİSTE, KAMUDA KADINLARIN SAYISI DAHA DA
ARTMALI. ŞİRKET YÖNETİMİNDE, MEDYADA, SANATTA DA
KADINLARIMIZIN ÇOK DAHA FAZLA OLMASI GEREKİYOR''
-''BU, AB İLE BÜTÜNLEŞME SÜRECİNDE DE ÇOK ÖNEMLİ''
''Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanmasında TBMM Kadın, Erkek Fırsat
Eşitliği Komisyonunun Rolü'' konulu uluslararası sempozyumum .
açılışında konuşanDevlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,
kadın haklarının, insan haklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu, bu ikisinin ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Türkiye'nin geleneğinde de bunun böyle olduğunu anlatan Bağış, şunları söyledi:
''Biz, cenneti bile annelerimizin ayakları altında arayan bir kültürden
geliyoruz. Tarih boyunca, Türk hakanları, yurtlarını, yanı başlarındaki
hatunlarıyla birlikte yönetmişler. Bu yüzden, bugün Meclisteki kadın oranı,
Cumhuriyet tarihinin en yüksek oranı ama çok daha yüksek olmalı. Mecliste, kamuda
çalışan kadınların sayısı daha da artmalı. Şirket yönetiminde, medyada, sanatta
da kadınlarımızın çok daha fazla olması gerekiyor, Bu, AB ile bütünleşme
sürecinde de çok önemli.''
Başmüzakerecilik görevine ilk geldiğinde ziyaret ettiği AB
komiserlerinden birinin, kendisine ilk sorusunun kadın erkek eşitliği hakkında
olduğunu anlatan Egemen Bağış, bunun üzerine hemen dönemin kadın ve aileden
sorumlu bakanı Nimet Çubukçu ile görüştüğünü ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği
Komisyonu Teşkilat Yasası'nın Meclise sevk edilmesini gerçekleştirdiklerini
anlattı. Eşitsizliğin, sadece Türkiye'ye has bir konu da olmadığını belirten
Bağış, çok demokrat, medeni, tüm sorunlarını aşmış görünen ülkelerde de bu
sorunun kronik hale geldiğinin görüldüğünü vurguladı.
İki gün önce Avrupa Parlamentosunda parlamenterlerle gerçekleştirdiği
toplantıda, yine kendisine kadın erkek fırsat eşitliği konusunda soru
yöneltildiğini vurgulayan Bağış, bunun üzerine, ''Kadın Erkek Fırsat Eşitliği
Komisyonunun kalıcı bir kurum olduğunu, Meclise gelen her kanun tasarı ve
teklifini değiştirme yetkisine sahip bulunduğunu ve bu komisyonun, eşitliği
gerçekleştirecek mekanizma olduğunu'' rahatlıkla söyleyebildiğini aktardı.
Kadınların siyasette ve yaşamda daha fazla yer alması için herkesin el
ele vermesi gerektiğini dile getiren Bakan Bağış, sözlerini şöyle tamamladı:
''Bu sene Türkiye'de seçim yok. Bu seçimsiz yılın değerini iyi
bilmeliyiz. Kadını-erkeği, iktidarı-muhalefeti, Müslümanı-Müslüman olmayanı hep
birlikte el ele vermeliyiz. Türkiye'nin AB standartlarına ulaşması için gerekli
kanunların yapılması için el ele vermeliyiz. Buradan sizlerin huzurunda kadın
milletvekillerimize bir çağrıda bulunmak istiyorum. Onlar belki bizim
başaramadığımızı başarırlar. İktidar-muhalefet bütün kadın milletvekilleri el ele
verirler ve bize öncülük ederler. Bu sene Türkiye'nin AB yılı olsun.''
TBMM KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ KOMİSYONU BAŞKANI AKŞİT:
-''TÜRK KADINININ, BAŞTA ŞİDDET, AYRIMCILIK, FIRSAT EŞİTSİZLİĞİ
GİBİ EN ÖNEMLİ SORUNLARININ TAMAMIYLA ÇÖZÜLDÜĞÜ BİR ÜLKEDE
YAŞAMASI, SADECE KADINLARIMIZIN DEĞİL HEPİMİZİN HEDEFİ OLMALIDIR''
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Güldal Akşit, Conrad Oteli'nde düzenlenen
''Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanmasında TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun Rolü''
konulu uluslararası sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, dünya siyasi
tarihine bakıldığında kadınların seçme ve seçilme hakkına kavuşmasının zorlu bir
süreç sonunda gerçekleştiğinin görüldüğünü ifade etti. Kadınlara ilk seçme
hakkını veren ülkenin 1893 yılında Yeni Zelanda olduğunu, Türkiye'de ise Gazi
Mustafa Kemal Atatürk tarafından kadınların belediye seçimlerine katılmalarının
1930 yılında sağlandığını, Türk kadınlarının gerçek anlamda seçme seçilme
haklarına ise 5 Aralık 1934 yılında kavuştuklarını aktardı.
Akşit, Türkiye'nin, pek çok Avrupa ülkesinden daha önce kadınlara siyasi
haklarını verdiğini, bunun ardından yapılan ilk seçimlerde 18 kadın milletvekili
seçilerek Meclisteki temsil oranının yüzde 4,6 olarak gerçekleştiğini, içinde
bulunulan 23. Dönem'de ise Meclise 50 kadın milletvekili girdiğini ve temsil
oranının yüzde 9'a yükseldiğini vurguladı.
Hedeflerinin, bu oranı daha da yükseltmek olduğunun altını çizen Akşit,
sözlerini şöyle tamamladı:
''Türk kadınının, başta şiddet, ayrımcılık, fırsat eşitsizliği gibi en
önemli sorunlarının tamamıyla çözüldüğü bir ülkede yaşaması, sadece
kadınlarımızın değil hepimizin hedefi olmalıdır. Bugün burada bir yandan anlamlı
bir yıl dönümünü kutlarken, diğer yandan yine 89 yıllık parlamento tarihimizde
ilk kez kurulan ve ilk başkanı, kurucu başkanı olmaktan gurur duyduğum TBMM Kadın
Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun yol haritasını belirlemek amacıyla gerek başka
ülke örneklerini incelemek gerekse siz değerli akademisyenler ve sivil toplum
kuruluşlarının temsilcilerinin görüşlerini almak üzere düzenlediğimiz bu
uluslararası sempozyum için toplanmış bulunuyoruz. Gerek Komisyonumuzun kuruluş
aşamasında gerekse bu sempozyumun düzenlenmesinde önemli destekleri bulunan eski
Meclis Başkanı'mız sayın Köksal Toptan'a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.''
-ÖTEKİ KONUŞMALAR-
Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Tibor Varadi de
yaptığı konuşmada, toplumsal cinsiyet eşitliğinin, AB için büyük önem taşıdığını
ve 27 üye ülkenin temel insan haklarının kökünde yer aldığını belirterek, ''Bu
unsurun, AB'nin genişleme sürecinde de çok büyük önemi bulunduğunu'' aktardı.
''Türkiye'deki kadınların durumunun geliştirilmesi için son yıllarda
önemli çabalar sarf edilmiştir'' diyen Varadi, özellikle buna yönelik bir
komisyon kurulmasını çok hoş karşıladıklarını ve çalışmalarını hayranlıkla
izlediklerini sözlerine ekledi.
BM Kalkınma Programı Daimi Temsilci Vekili Ulrika Richardson Golinski de
Türkiye'de kadınların seçme ve seçilme hakkı elde etmesinin 75. yılının, aynı
zamanda BM'nin Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'nin
(CEDAV) 35. yılının kutlandığını vurgulayarak, bu sözleşmenin amaçlarından
bahsetti. CEDAV sözleşmesine 1985 yılında taraf olan Türkiye'nin de kadın erkek
eşitliğinin önemini çok iyi bildiğini vurgulayan Golinski, bu konuda bir komisyon
kurulmasının da kadın erkek eşitliği hedefine ulaşmak için Türkiye'nin verdiği
önemi gösterdiğini dile getirdi. Golinski, buna rağmen bu yılki bir BM raporunda
cinsiyet eşitsizliği konusunda 109 ülke arasında Türkiye'nin 100. sırada yer
aldığını ve kadına yönelik şiddetin önemli bir sorun olarak devam ettiğini
belirterek, tüm bu konuların düzeltilmesi ve hedeflerine ulaşması için
Türkiye'deki ortakları ile önemli adımlar attıklarını söyledi.
Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanmasında TBMM Kadın Erkek Fırsat
Eşitliği Komisyonunun Rolü konulu sempozyum, yarın TBMM Başkanvekili Meral
Akşener'in başkanlığını yapacağı son oturumun ardından Komisyon Başkanı Güldal
Akşit'in yapacağı kapanış konuşmasıyla sona erecek.
TBMM ESKİ BAŞKANI TOPTAN:
-''SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN YASA YAPIMINDA DAHA ETKİN GÖREV
ALMASI İÇİN TBMM İÇ TÜZÜĞÜ'NDE BİR DEĞİŞİKLİK YAPMAYI ÖNGÖRDÜK''
-''BENİM BU İÇTÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ ÖNERİM, MECLİSİMİZİN ANAYASA
KOMİSYONUNDAN GEÇTİ, ŞU ANDA GENEL KURUL GÜNDEMİNDE''
TBMM E ski Başkanı Köksal Toptan, ''Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanmasında TBMM Kadın Erkek
Fırsat Eşitliği Komisyonunun Rolü'' konulu sempozyumun açılışında yaptığı
konuşmada, 2002-2007 arasında yapılan Ceza Yasası değişiklikleri sırasında
Türkiye'deki kadın sivil toplum örgütlerinin olağanüstü katkı sağladığını belirtti.
Ceza ve usul yasası mevzuatı değişikliklerinde kendilerine katkı veren
kadın sivil toplum örgütlerinin çok büyük işler başardıklarını anlatan Toptan,
bazı maddelerin zaman içerisinde önemli değişiklere uğradığını ancak sivil toplum
örgütlerinin müdahil olduğu, yol ve yön gösterdiği konularda şu ana kadar bir
değişiklik ihtiyacının gündeme gelmediğini vurguladı.
Köksal Toptan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Buradan hareketle sivil toplum örgütlerinin yasa yapımında daha etkin
görev alması için TBMM İçtüzüğü'nde bir değişiklik yapmayı öngördük. Benim
imzamla Meclis Başkanlığına verilen içtüzük değişikliği önerisinde konusuna göre
ilgili sivil toplum örgütünün görüşünü mutlaka TBMM ilgili komisyonu almak
zorunda kalacaktır. Benim bu içtüzük değişikliği önerim, Meclisimizin Anayasa
Komisyonundan geçti, şu anda Genel Kurul gündeminde. Bu sağlanabildiği takdirde
zannediyorum yasa yapımında özellikle uygulamaya dönük olarak ilgili sivil toplum
örgütlerinin Meclisimize çok büyük katkısı olacaktır.''
Bu dönem TBMM'de 50 kadın milletvekilinin görev yaptığını hatırlatan
Toptan, kadın milletvekillerine çalışmalarından dolayı tek tek teşekkür ettiğini
kaydetti.
Toptan, TBMM'de Meral Akşener ve Güldal Mumcu'nun TBMM Başkanvekilliği
görevinde bulunduğunu anımsatarak, ''TBMM oturumlarını liyakatla başarıyla
yönettiler. Onların yönettiği genel kurullarda olay sayısı yok denecek kadar az
olmuştur'' dedi.
Kadın hakları ve sorunlarının dünyada ve Türkiye'de hala güncelliğini
koruyan bir konu olduğuna dikkat çeken Toptan, global sorunların yanı sıra
Türkiye'de uygulamadan kaynaklanan çok ciddi sorunlar bulunduğunu vurguladı.
Kadın haklarından değil aslında insan haklarından bahsetmek gerektiğini,
kadın haklarının insan haklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getiren
Toptan, yapılacak uygulama ve düzenlemenin de bu çerçevede ele alınması
gerektiğini anlattı.
TBMM Kadın Erkek Eşitliği Komisyonunun kuruluşunda çok geç kalındığına
dikkati çeken Toptan, bu komisyonda görev yapanların çok ağır bir yükü taşımak
zorunda olduklarını belirtti.
Toptan, ''1934'de Avrupa'da kadına seçme ve seçilme hakkını veren ilk
ülke olan Türkiye'de kadının hala parlamentoda yüzde 9 gibi çok küçük oranla
temsil ediliyor olması bizim mevzuatta gerçekleştirdiğimiz ve modern olarak
nitelendirdiğimiz değişikliklerin çok fazla anlam ifade etmediğini
göstermektedir'' diye konuştu.
milletvekilliği seçimine katılacak kadınların seçim finansmanının, herkesin
vergilerinden siyasi partilere verilen seçim yardımından bir parçanın ayrılıp karşılanması gerektiğini söyledi.
Akşener, TBMM Başkanı Mehmet Ali Şahin'in himayesinde düzenlenen
''Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanmasında TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği
Komisyonunun Rolü'' konulu sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, ''Ben
karşınızda Atatürk Türkiyesinin sağladığı fırsatları yakalamış bir kadın olarak
bulunuyorum'' dedi.
Kendisinin bir tarihçi, eski bir akademisyen olduğunu ve uzun yıllar
Cumhuriyet tarihini anlattığını vurgulayan Akşener, ''Kocaeli'nin Gündoğdu
köyünden yola çıkıp karşınızda bulunan bir kadınım. Ben parasız yatılı okullarda
okuyup bu kürsüden size hitap ediyorum'' diye konuştu.
Akşener, bunu fırsat eşitliğinin sağladığını dile getirerek, Atatürk'ün,
kurduğu Cumhuriyetin geleceğini emanet ettiği gençlerle, modernleşme ve
aydınlanmanın itici gücü olan kadınlara sağladığı fırsat ve şansı yakalayan, o
fırsat havuzuna bir şekilde ulaşabilmiş kadınlardan biri olduğunu kaydetti.
Türk kadınına seçme ve seçilme hakkının birçok Avrupa ülkesinden önce
verilmesiyle hep övünüldüğünü, bu şansın verilmesine rağmen kadınların bunu
kullanamamasından bahsedildiğini anlatan Akşener, sürekli savaşlar içinde
bulunmuş, açları doyurmak, çıplakları giydirmek zorunda kalmış bir kadının
kişisel ve siyasal haklarının peşinde koşma konusunda geride kaldığını
kaydetti.
Meral Akşener, esas olanın modernleşme ve aydınlanmanın kadın üzerinden
kadına emanet edilerek yürümesi meselesi olduğunu vurgulayarak, bunun gözden
kaçırıldığını söyledi.
Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllarda kadınları meslek grupları ve
siyasetin içine katmak için iyimser ayrımcılıklar yapıldığını, eğitim için yurt
dışına gönderilen çocukların yüzde 50'sini kızların oluşturduğunu anlatan Akşener
''Kanunlar açısından bakıldığında mutlaka eksiğimiz vardır ama biz nerede eksik
yaptık ki uygulamada o gün ile bugün arasındaki fark bu kadar açıldı? Bu soruyu
fırsat konusunda sormamız lazım'' diye konuştu.
-KALICI OLABİLMİŞ KADIN SİYASETÇİ-
Şu anda ''yeterli olmasa da'' TBMM'de 50 kadın milletvekilinin görev
yaptığını anımsatan Akşener, ancak TBMM'de bir dönemden fazla görev yapan kadın
milletvekili sayısının çok az olduğunu ifade etti.
Kendisinin 3 dönemdir milletvekili olarak görev yaptığını, bir de CHP
İstanbul Milletvekili Birgen Keleş'in de bir kaç dönem milletvekilliği yaptığını
dile getiren Akşener, Türkiye'de kadın milletvekillerinin oluşturduğu ortak bir
hafıza ve ortak bir bilgi havuzunun bulunmadığını, kalıcı olabilmiş kadın
siyasetçi portföyünün oluşturulamadığını kaydetti.
Akşener, kadınların politikada yer edinebilmesi, karar mekanizmalarında
daha fazla yer alabilmesi için 1993'ten beri aktif politika yaptığını belirterek,
şunları söyledi:
''Edindiğim kanaat şudur ki iyimser ayrımcılık, yani erkeklerin çok
hoşlanmadığı tabiriyle kotanın dışında yapılacak pratik bir yol yoktur. Mutlaka
mutlaka olması gereken başka bir konu da şudur, kadınlar politikaya geç başlıyor.
Ekonomik özgürlüklerini tam anlamıyla sağlayamıyor. Kadınlar daha az para
kazanıyor. Dolayısıyla seçim finansmanında kocasının, ağabeyinin ve babasının
ihtiyacını hissediyor. İlk defa politikaya girecek, aktif politika yapacak,
milletvekilliği seçimine katılacak kadınların seçim finansmanının, hepimizin
vergilerinden, siyasi partilere verilen seçim yardımından bir parçanın ayrılıp
karşılanması gerektiğini düşünüyorum. Benim gibi 3 dönemdir milletvekilliği yapan
kadınlar için değil, ilk defa politikaya yeni başlamış, broşür, afiş nasıl
bastırılır, seçim çalışması nasıl yapılır, bilmeyen kadınlarımız için seçim
yardımından pay ayrılması ve bunun bir kanunla anayasal çerçeve içerisinde
düzenlenmesi gerektiği kanaatindeyim.''
-DEVLET BAKANI VE BAŞMÜZAKERECİ BAĞIŞ:
-''MECLİSTE, KAMUDA KADINLARIN SAYISI DAHA DA
ARTMALI. ŞİRKET YÖNETİMİNDE, MEDYADA, SANATTA DA
KADINLARIMIZIN ÇOK DAHA FAZLA OLMASI GEREKİYOR''
-''BU, AB İLE BÜTÜNLEŞME SÜRECİNDE DE ÇOK ÖNEMLİ''
''Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanmasında TBMM Kadın, Erkek Fırsat
Eşitliği Komisyonunun Rolü'' konulu uluslararası sempozyumum .
açılışında konuşanDevlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış,
kadın haklarının, insan haklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu, bu ikisinin ayrı değerlendirilemeyeceğini belirtti.
Türkiye'nin geleneğinde de bunun böyle olduğunu anlatan Bağış, şunları söyledi:
''Biz, cenneti bile annelerimizin ayakları altında arayan bir kültürden
geliyoruz. Tarih boyunca, Türk hakanları, yurtlarını, yanı başlarındaki
hatunlarıyla birlikte yönetmişler. Bu yüzden, bugün Meclisteki kadın oranı,
Cumhuriyet tarihinin en yüksek oranı ama çok daha yüksek olmalı. Mecliste, kamuda
çalışan kadınların sayısı daha da artmalı. Şirket yönetiminde, medyada, sanatta
da kadınlarımızın çok daha fazla olması gerekiyor, Bu, AB ile bütünleşme
sürecinde de çok önemli.''
Başmüzakerecilik görevine ilk geldiğinde ziyaret ettiği AB
komiserlerinden birinin, kendisine ilk sorusunun kadın erkek eşitliği hakkında
olduğunu anlatan Egemen Bağış, bunun üzerine hemen dönemin kadın ve aileden
sorumlu bakanı Nimet Çubukçu ile görüştüğünü ve Kadın Erkek Fırsat Eşitliği
Komisyonu Teşkilat Yasası'nın Meclise sevk edilmesini gerçekleştirdiklerini
anlattı. Eşitsizliğin, sadece Türkiye'ye has bir konu da olmadığını belirten
Bağış, çok demokrat, medeni, tüm sorunlarını aşmış görünen ülkelerde de bu
sorunun kronik hale geldiğinin görüldüğünü vurguladı.
İki gün önce Avrupa Parlamentosunda parlamenterlerle gerçekleştirdiği
toplantıda, yine kendisine kadın erkek fırsat eşitliği konusunda soru
yöneltildiğini vurgulayan Bağış, bunun üzerine, ''Kadın Erkek Fırsat Eşitliği
Komisyonunun kalıcı bir kurum olduğunu, Meclise gelen her kanun tasarı ve
teklifini değiştirme yetkisine sahip bulunduğunu ve bu komisyonun, eşitliği
gerçekleştirecek mekanizma olduğunu'' rahatlıkla söyleyebildiğini aktardı.
Kadınların siyasette ve yaşamda daha fazla yer alması için herkesin el
ele vermesi gerektiğini dile getiren Bakan Bağış, sözlerini şöyle tamamladı:
''Bu sene Türkiye'de seçim yok. Bu seçimsiz yılın değerini iyi
bilmeliyiz. Kadını-erkeği, iktidarı-muhalefeti, Müslümanı-Müslüman olmayanı hep
birlikte el ele vermeliyiz. Türkiye'nin AB standartlarına ulaşması için gerekli
kanunların yapılması için el ele vermeliyiz. Buradan sizlerin huzurunda kadın
milletvekillerimize bir çağrıda bulunmak istiyorum. Onlar belki bizim
başaramadığımızı başarırlar. İktidar-muhalefet bütün kadın milletvekilleri el ele
verirler ve bize öncülük ederler. Bu sene Türkiye'nin AB yılı olsun.''
TBMM KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ KOMİSYONU BAŞKANI AKŞİT:
-''TÜRK KADINININ, BAŞTA ŞİDDET, AYRIMCILIK, FIRSAT EŞİTSİZLİĞİ
GİBİ EN ÖNEMLİ SORUNLARININ TAMAMIYLA ÇÖZÜLDÜĞÜ BİR ÜLKEDE
YAŞAMASI, SADECE KADINLARIMIZIN DEĞİL HEPİMİZİN HEDEFİ OLMALIDIR''
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Güldal Akşit, Conrad Oteli'nde düzenlenen
''Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanmasında TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun Rolü''
konulu uluslararası sempozyumun açılışında yaptığı konuşmada, dünya siyasi
tarihine bakıldığında kadınların seçme ve seçilme hakkına kavuşmasının zorlu bir
süreç sonunda gerçekleştiğinin görüldüğünü ifade etti. Kadınlara ilk seçme
hakkını veren ülkenin 1893 yılında Yeni Zelanda olduğunu, Türkiye'de ise Gazi
Mustafa Kemal Atatürk tarafından kadınların belediye seçimlerine katılmalarının
1930 yılında sağlandığını, Türk kadınlarının gerçek anlamda seçme seçilme
haklarına ise 5 Aralık 1934 yılında kavuştuklarını aktardı.
Akşit, Türkiye'nin, pek çok Avrupa ülkesinden daha önce kadınlara siyasi
haklarını verdiğini, bunun ardından yapılan ilk seçimlerde 18 kadın milletvekili
seçilerek Meclisteki temsil oranının yüzde 4,6 olarak gerçekleştiğini, içinde
bulunulan 23. Dönem'de ise Meclise 50 kadın milletvekili girdiğini ve temsil
oranının yüzde 9'a yükseldiğini vurguladı.
Hedeflerinin, bu oranı daha da yükseltmek olduğunun altını çizen Akşit,
sözlerini şöyle tamamladı:
''Türk kadınının, başta şiddet, ayrımcılık, fırsat eşitsizliği gibi en
önemli sorunlarının tamamıyla çözüldüğü bir ülkede yaşaması, sadece
kadınlarımızın değil hepimizin hedefi olmalıdır. Bugün burada bir yandan anlamlı
bir yıl dönümünü kutlarken, diğer yandan yine 89 yıllık parlamento tarihimizde
ilk kez kurulan ve ilk başkanı, kurucu başkanı olmaktan gurur duyduğum TBMM Kadın
Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonunun yol haritasını belirlemek amacıyla gerek başka
ülke örneklerini incelemek gerekse siz değerli akademisyenler ve sivil toplum
kuruluşlarının temsilcilerinin görüşlerini almak üzere düzenlediğimiz bu
uluslararası sempozyum için toplanmış bulunuyoruz. Gerek Komisyonumuzun kuruluş
aşamasında gerekse bu sempozyumun düzenlenmesinde önemli destekleri bulunan eski
Meclis Başkanı'mız sayın Köksal Toptan'a sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum.''
-ÖTEKİ KONUŞMALAR-
Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Başkan Yardımcısı Tibor Varadi de
yaptığı konuşmada, toplumsal cinsiyet eşitliğinin, AB için büyük önem taşıdığını
ve 27 üye ülkenin temel insan haklarının kökünde yer aldığını belirterek, ''Bu
unsurun, AB'nin genişleme sürecinde de çok büyük önemi bulunduğunu'' aktardı.
''Türkiye'deki kadınların durumunun geliştirilmesi için son yıllarda
önemli çabalar sarf edilmiştir'' diyen Varadi, özellikle buna yönelik bir
komisyon kurulmasını çok hoş karşıladıklarını ve çalışmalarını hayranlıkla
izlediklerini sözlerine ekledi.
BM Kalkınma Programı Daimi Temsilci Vekili Ulrika Richardson Golinski de
Türkiye'de kadınların seçme ve seçilme hakkı elde etmesinin 75. yılının, aynı
zamanda BM'nin Kadına Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi'nin
(CEDAV) 35. yılının kutlandığını vurgulayarak, bu sözleşmenin amaçlarından
bahsetti. CEDAV sözleşmesine 1985 yılında taraf olan Türkiye'nin de kadın erkek
eşitliğinin önemini çok iyi bildiğini vurgulayan Golinski, bu konuda bir komisyon
kurulmasının da kadın erkek eşitliği hedefine ulaşmak için Türkiye'nin verdiği
önemi gösterdiğini dile getirdi. Golinski, buna rağmen bu yılki bir BM raporunda
cinsiyet eşitsizliği konusunda 109 ülke arasında Türkiye'nin 100. sırada yer
aldığını ve kadına yönelik şiddetin önemli bir sorun olarak devam ettiğini
belirterek, tüm bu konuların düzeltilmesi ve hedeflerine ulaşması için
Türkiye'deki ortakları ile önemli adımlar attıklarını söyledi.
Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanmasında TBMM Kadın Erkek Fırsat
Eşitliği Komisyonunun Rolü konulu sempozyum, yarın TBMM Başkanvekili Meral
Akşener'in başkanlığını yapacağı son oturumun ardından Komisyon Başkanı Güldal
Akşit'in yapacağı kapanış konuşmasıyla sona erecek.
TBMM ESKİ BAŞKANI TOPTAN:
-''SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİNİN YASA YAPIMINDA DAHA ETKİN GÖREV
ALMASI İÇİN TBMM İÇ TÜZÜĞÜ'NDE BİR DEĞİŞİKLİK YAPMAYI ÖNGÖRDÜK''
-''BENİM BU İÇTÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ ÖNERİM, MECLİSİMİZİN ANAYASA
KOMİSYONUNDAN GEÇTİ, ŞU ANDA GENEL KURUL GÜNDEMİNDE''
TBMM E ski Başkanı Köksal Toptan, ''Toplumsal Cinsiyet Eşitliğinin Sağlanmasında TBMM Kadın Erkek
Fırsat Eşitliği Komisyonunun Rolü'' konulu sempozyumun açılışında yaptığı
konuşmada, 2002-2007 arasında yapılan Ceza Yasası değişiklikleri sırasında
Türkiye'deki kadın sivil toplum örgütlerinin olağanüstü katkı sağladığını belirtti.
Ceza ve usul yasası mevzuatı değişikliklerinde kendilerine katkı veren
kadın sivil toplum örgütlerinin çok büyük işler başardıklarını anlatan Toptan,
bazı maddelerin zaman içerisinde önemli değişiklere uğradığını ancak sivil toplum
örgütlerinin müdahil olduğu, yol ve yön gösterdiği konularda şu ana kadar bir
değişiklik ihtiyacının gündeme gelmediğini vurguladı.
Köksal Toptan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Buradan hareketle sivil toplum örgütlerinin yasa yapımında daha etkin
görev alması için TBMM İçtüzüğü'nde bir değişiklik yapmayı öngördük. Benim
imzamla Meclis Başkanlığına verilen içtüzük değişikliği önerisinde konusuna göre
ilgili sivil toplum örgütünün görüşünü mutlaka TBMM ilgili komisyonu almak
zorunda kalacaktır. Benim bu içtüzük değişikliği önerim, Meclisimizin Anayasa
Komisyonundan geçti, şu anda Genel Kurul gündeminde. Bu sağlanabildiği takdirde
zannediyorum yasa yapımında özellikle uygulamaya dönük olarak ilgili sivil toplum
örgütlerinin Meclisimize çok büyük katkısı olacaktır.''
Bu dönem TBMM'de 50 kadın milletvekilinin görev yaptığını hatırlatan
Toptan, kadın milletvekillerine çalışmalarından dolayı tek tek teşekkür ettiğini
kaydetti.
Toptan, TBMM'de Meral Akşener ve Güldal Mumcu'nun TBMM Başkanvekilliği
görevinde bulunduğunu anımsatarak, ''TBMM oturumlarını liyakatla başarıyla
yönettiler. Onların yönettiği genel kurullarda olay sayısı yok denecek kadar az
olmuştur'' dedi.
Kadın hakları ve sorunlarının dünyada ve Türkiye'de hala güncelliğini
koruyan bir konu olduğuna dikkat çeken Toptan, global sorunların yanı sıra
Türkiye'de uygulamadan kaynaklanan çok ciddi sorunlar bulunduğunu vurguladı.
Kadın haklarından değil aslında insan haklarından bahsetmek gerektiğini,
kadın haklarının insan haklarının ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getiren
Toptan, yapılacak uygulama ve düzenlemenin de bu çerçevede ele alınması
gerektiğini anlattı.
TBMM Kadın Erkek Eşitliği Komisyonunun kuruluşunda çok geç kalındığına
dikkati çeken Toptan, bu komisyonda görev yapanların çok ağır bir yükü taşımak
zorunda olduklarını belirtti.
Toptan, ''1934'de Avrupa'da kadına seçme ve seçilme hakkını veren ilk
ülke olan Türkiye'de kadının hala parlamentoda yüzde 9 gibi çok küçük oranla
temsil ediliyor olması bizim mevzuatta gerçekleştirdiğimiz ve modern olarak
nitelendirdiğimiz değişikliklerin çok fazla anlam ifade etmediğini
göstermektedir'' diye konuştu.
