-“Kimileri zaman zaman Türkiye’de siyaseti maalesef ikinci plana atmak, siyaseti niteliksiz hale getirmek için siyasetin üzerinde bazı toplum mühendislikleri uygulayarak siyaseti iş yapamaz, herhangi bir işe yaramaz bir yer olarak göstermeye çalışıyor. İddiayla söylüyorum, Türkiye siyaseti dünyanın en muktedir siyasetlerinden birisidir. Bunu sadece laf olarak değil, Cumhuriyet tarihimizin en önemli sorunlarından birisi olan terörü bertaraf etmek için ortaya koyduğu Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun performansıyla göstermiştir”
-“İnşallah bir ara konuşulan birtakım tereddütlerin hiçbirisinin olmadığını milletimiz gördükçe, bu süreç olgunlaştıkça Allah’ın izniyle sonuç alacağız ve hep beraber Türkiye’nin birinci asrının 50 yılını heba eden bu fitneyi bütünüyle ortadan kaldıracağız”
-“(Filistin Milli Takımı ile Konyaspor maçı) Maçın son anlarında skorboarda yansıtılan, ‘Filistin özgür olana kadar maç tehir edilmiştir.’ sözü bizim milletimizin maşeri vicdanının yansımasıdır. Allah razı olsun, çok teşekkür ediyoruz. Sadece Filistin özgür olana kadar o maç tehir edilmemiş; tam manasıyla özgür, toprak bütünlüğüne sahip, egemenliği sağlanmış, tam bağımsız bir Filistin Devleti kurulana kadar Türkiye’nin Filistin’e verdiği destek devam edecek ve inşallah sonuç alacağız”
-“Boşuna ham hayaller peşinde koşmasınlar. Türkiye olduğu müddetçe, Türkiye böylesine dirayetli bir şekilde durduğu sürece asla ve asla arz-ı mevud hayalleri gerçekleşmeyecek, gerçekleştirilmeyecektir”
-“Bizim milletimiz bütün bu bölge halklarının da uyanmasına, bir olmasına, beraber olmasına vesile olacak ve inşallah bu bölge halkları, başta mazlum ve mağdur Filistin halkı olmak üzere, her türlü emperyalist projenin artık bir unsuru olmaktan çıkacak ve huzur ve barış içerisinde yaşayacaklardır”
-“Devlet aklıyla millet vicdanını bir araya getiren Türkiye, Cumhuriyet tarihimizin ilk asrında başımıza bela olan terörü bertaraf etmek, artık Terörsüz Türkiye’yi kurmak için kolları sıvamış, devlet aklını seferber etmiş, millet vicdanını harekete geçirmiştir”
Kurtulmuş, Selçuklu Kongre Merkezi’nde Konya’daki sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve kanaat önderleriyle bir araya geldi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Anadolu irfanının merkezi olan, milli kültürün en canlı şekilde yaşandığı şehirlerin başında gelen Konya’da, Konyalı vatandaşlarla birlikte olmaktan ve kentteki gelişmeleri yakından müşahede etmekten dolayı duyduğum memnuniyet duyduğunu söyledi.
Sivil toplumun milletin hayatında değerli bir yerinin bulunduğunu ifade eden Kurtulmuş, “Sivil toplum hayırları fethetmek, şerleri defetmek için oluşmuş olan milli bir hususiyetimiz, milli bir özelliğimizdir. Bu çerçevede Konya’nın önemli bir değeri olan rahmetli Başbakan Necmettin Erbakan Hocamızın ifade ettiği gibi, Konya’nın sivil toplumu hayra motor, şerre fren olmuş olan bir sivil toplumdur. Hepinizi ayrı ayrı bu vesileyle saygıyla selamlıyor, yaptığınız işlerden dolayı da tebrik ederek selamlıyorum.” ifadesini kullandı.
İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin topraklarında başlattığı insanlık dışı, hukuk dışı saldırılarının üzerinden üç yılın geçtiğini anımsatan Kurtulmuş, 76 binin üzerinde insanın şehit olduğu büyük bir insanlık dramının yaşanmaya devam ettiğini vurguladı.
Sadece Gazze’de değil, Filistin devletinin sınırları içinde kalan Batı Şeria’daki topraklarda da her gün daha katmerlenmiş bir şekilde zulmün, soykırım uygulamalarının, etnik temizlik uygulamalarının sürdüğünü dile getiren Kurtulmuş, barbar bir rejime karşı bütün insanlığın çaresiz durumda olduğunu söyledi.
Gazze’deki soykırım ve Filistinlilere karşı uygulanan tehcir ve etnik temizlik kampanyasının insanlığın da geldiği noktayı gösterdiğini ifade eden Kurtulmuş, “Sizlerin şahsında Türkiye’nin bütün sivil toplumunu tebrik ederiz, teşekkür ederiz. Gazze’deki bu saldırıların ilk anından itibaren Türkiye’nin sivil toplumu bütün imkanlarını seferber ederek hiç olmazsa Gazze halkının temel bazı ihtiyaçlarını göndermek için seferber olmuştur. Ama ne yazık ki zaman zaman sivil toplumun seferber olarak ortaya koyduğu bu yardımların bir kısmı bile oraya ulaştırılamamıştır. Buna rağmen Türkiye, Gazze’ye en çok yardım eden ülke ve halk olarak görevini yapmak için çalışmalarına devam etmektedir. İnşallah sonuna kadar Filistin halkının yanında olmayı sürdüreceğiz.” diye konuştu.
Filistin Milli Takımı ile Konyaspor'un karşı karşıya geldiği dostluk maçı dolayısıyla duyduğu memnuniyeti de dile getiren Kurtulmuş, “Maçın son anlarında skorboarda yansıtılan, ‘Filistin özgür olana kadar maç tehir edilmiştir.’ sözü bizim milletimizin maşeri vicdanının yansımasıdır. Allah razı olsun, çok teşekkür ediyoruz. Sadece Filistin özgür olana kadar o maç tehir edilmemiş; tam manasıyla özgür, toprak bütünlüğüne sahip, egemenliği sağlanmış, tam bağımsız bir Filistin Devleti kurulana kadar Türkiye’nin Filistin’e verdiği destek devam edecek ve inşallah sonuç alacağız.” dedi.
Siyonizmin yayılmacı anlayışı geçmişte anlatılırken bazılarının bıyık altından gülerek bunları bir komplo teorisi olarak telakki ettiklerini anımsatan Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü: “Üzülerek ifade ediyorum. Bundan seneler evvel bir olası hikaye olarak anlatılan siyonizmin genişleme senaryoları bugün itibarıyla büyük oranda gerçekleşmiştir. Şimdi siyonist rejim ve bunun arkasındaki güçler son adımlarını atmak, kendileri açısından altın vuruşu yapmak ve Nil’den Fırat’a kadar olan bölgede arz-ı mevudu, yani vadedilmiş toprakları gerçekleştirmek istiyorlar. Bir kez daha ifade ediyorum. Boşuna ham hayaller peşinde koşmasınlar. Türkiye olduğu müddetçe, Türkiye böylesine dirayetli bir şekilde durduğu sürece asla ve asla arz-ı mevud hayalleri gerçekleşmeyecek, gerçekleştirilmeyecektir. Bizim milletimiz bütün bu bölge halklarının da uyanmasına, bir olmasına, beraber olmasına vesile olacak ve inşallah bu bölge halkları, başta mazlum ve mağdur Filistin halkı olmak üzere, her türlü emperyalist projenin artık bir unsuru olmaktan çıkacak ve huzur ve barış içerisinde yaşayacaklardır.”
Osmanlı Devleti yıkıldığından bu yana emperyalizmin bölgede “böl, parçala, inisiyatifsiz hale getir ve yönet” politikası uyguladığını dile getiren Kurtulmuş, bölge halklarının ise uygulanan bütün bu ayrılık senaryolarına rağmen bir olmaya, beraber olmaya ve kardeş olmaya devam ettiğini vurguladı.
Kurtulmuş, İsrail’in yayılmacı ve kuşatmacı politikalarının yanı sıra dünya siyasetindeki olağanüstü altüst oluşların, Amerika ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı savaşın sonunda önce Hürmüz Boğazı’nda, ardından Babülmendep Boğazı’nda başlayan birtakım çatışmaların fevkalade endişe verici noktalara ulaştığını belirtti.
Bölgedeki gerilimlerin sadece bölge ülkelerini değil, aynı zamanda 7 milyarı aşkın bütün insanlığı da etkilediğini ifade eden Kurtulmuş, “Bütün bu gelişmeleri gören, devlet aklıyla millet vicdanını bir araya getiren Türkiye, Cumhuriyet tarihimizin ilk asrında başımıza bela olan terörü bertaraf etmek, artık Terörsüz Türkiye’yi kurmak için kolları sıvamış, devlet aklını seferber etmiş, millet vicdanını harekete geçirmiştir.” diye konuştu.
Terörsüz Türkiye hedefi kapsamında Meclis’te Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nu kurduklarını belirten Kurtulmuş, komisyon çalışmaları kapsamında yapılan tartışmaların Türkiye demokrasisi için fevkalade önemli bir başarı belgesi olduğunu söyledi.
Kurtulmuş, “Kimileri zaman zaman Türkiye’de siyaseti maalesef ikinci plana atmak, siyaseti niteliksiz hale getirmek için siyasetin üzerinde bazı toplum mühendislikleri uygulayarak siyaseti iş yapamaz, herhangi bir işe yaramaz bir yer olarak göstermeye çalışıyor. İddiayla söylüyorum, Türkiye siyaseti dünyanın en muktedir siyasetlerinden birisidir. Bunu sadece laf olarak değil, Cumhuriyet tarihimizin en önemli sorunlarından birisi olan terörü bertaraf etmek için ortaya koyduğu Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonunun performansıyla göstermiştir.” değerlendirmesinde bulundu.
Süreç kapsamında “Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un 467 milletvekilinin oyuyla yasalaşmasının önemine de dikkati çeken Kurtulmuş, bu 467 oyun sadece Türkiye siyaseti, milli iradenin gücü bakımından değil, Türkiye’nin uluslararası alandaki gücü bakımından da her kapıyı açacak bir anahtar niteliğinde olduğunu vurguladı.
Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu’nun kapıyı araladığını, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”un da kapıyı ardına kadar açtığını belirten Kurtulmuş, “Artık bu memlekette asla analar evlatları için ağlamayacak, asla şehit cenazelerimizde ahufigan eylemeyeceğiz. Artık bu memleketin her yerinde, her köşesinde kardeşliğin, barışın, birliğin ve beraberliğin türküleri söylenecek ve Türkiye hep beraber istikbale doğru emin adımlarla yürümeye devam edecek.” dedi.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye meselesinin Türkiye’de büyük bir ferahlığa, barışa ve huzura vesile olacağının da altını çizdi.
Terörsüz Türkiye’nin aynı zamanda terörsüz bölgeye de kapı araladığını belirten Kurtulmuş, Irak ve Suriye’de bu yöndeki gelişmelere de yer verdi.
Yasanın hazırlanmasında değil cümlelerin kelimelerin bile büyük bir titizlikle ele alındığını ifade eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Milletimizin, gazilerimizin, şehitlerimizin ruhlarını muazzep edecek hiçbir şey ortaya konulmamıştır. Ayrıca bu yasanın terör örgütünün mutlaka tasfiyesiyle ilgili olarak da üç tane ana sigortası yasanın içine yerleştirilmiştir. Bunlardan birisi, terör örgütünün silahlarını teslim ettiğinin ve kendisini feshettiğinin ilgili güvenlik birimleri tarafından tespit ve tescili, bunun da Milli Güvenlik Kurulu tarafından ilan edilmesidir. İkinci sigorta, Cumhurbaşkanı Yardımcımızın başkanlığında kurulan üst kuruldur. Bu kurul marifetiyle sürecin her bir adımı dikkatle, titizlikle takip ve kontrol edilecektir. Üçüncüsü de önümüzdeki süreçte TBMM’de kısa bir süre sonra kuracağımız, grubu bulunan bütün partilerin katılacağını ümit ettiğimiz izleme komisyonudur. Böylece ümit ediyoruz ki önümüzdeki dönemde, çok kısa bir süre içerisinde bu mesele tamamıyla geride kalacak ve Allah’ın izniyle yolumuza devam edeceğiz.”
Yasanın bir niyet izharı olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, “Biz çatışma değil barış istiyoruz, biz kardeşlik istiyoruz, biz tekrar birlik ve bütünlük istiyoruz.” dedi.
Kurtulmuş, “Şimdi bu yasayla birlikte açılan bu kapıdan sonra Allah’ın izniyle bir asır evvel dağılan, dağıtılan parçalarımızı bir araya getiriyor, derleyip toparlıyor, yeniden obamızı en güçlü hale getirmek için mücadele ediyoruz.” ifadesini kullandı.
TBMM Başkanı Kurtulmuş, bu sürece büyük destek veren başta Konya halkı ve sivil toplum kuruluşları olmak üzere herkese şükranlarını dile getirerek, “İnşallah bir ara konuşulan birtakım tereddütlerin hiçbirisinin olmadığını milletimiz gördükçe, bu süreç olgunlaştıkça Allah’ın izniyle sonuç alacağız ve hep beraber Türkiye’nin birinci asrının 50 yılını heba eden bu fitneyi bütünüyle ortadan kaldıracağız.” ifadesini kullandı.
Programa, Konya Valisi İbrahim Akın, AK Parti Konya Milletvekilleri Hasan Ekici, Mehmet Baykam, Meryem Göka, Latif Selvi, Mustafa Hakan Özer, Ziya Altunyaldız, Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay da katıldı.
