2010-12-24 - 00:56
TBMM Genel Kurulunda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim
Bütçe Kanunu Tasarısının, 13 maddesi daha kabul edilerek, 24. maddeye gelindi.
TBMM Genel Kurulunda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim
Bütçe Kanunu Tasarısının maddelerinin görüşülmesine devam ediliyor.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplanan Genel Kurulda,
tasarının 11. maddesi görüşülüyor.
Bugün tasarının 13 maddesi daha görüşülecek. Tasarı üzerindeki
görüşmelerin yarın tamamlanması öngörülüyor. Bütçenin geneli üzerindeki
görüşmeler ise 26 Aralık Pazar günü yapılacak.
Böylece, TBMM Başkanlığına 15 Ekimde sunulan ve 26 Ekimde TBMM Plan ve
Bütçe Komisyonunda görüşülmeye başlanan bütçe üzerindeki çalışmalar tamamlanmış
olacak.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, üniversitelere her
yıl ortalama 7-8 bin öğretim elemanı kadrosu ihdas ettiklerini söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının
maddeleri üzerinde görüşmeler devam ediyor.
BDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, 12 Eylül Anayasası'nın ruhuna
dokunmadan, onunla hesaplaşmadan, yeni ve demokratik bir anayasa hazırlamadan ve
YÖK'ün temel özellikleri değiştirilmeden üniversitelerin özgürlüğünün
sağlanamayacağını ifade etti. YÖK'ün, siyasi iktidarın üniversiteler üzerindeki
''kalemi ve kılıcı'' olduğunu öne süren Uras, ''AKP'nin bu kadar YÖK sever olması
da bundan kaynaklanıyor'' dedi.
AK Parti'nin, eğitimde yaşanan temel sorunlar üzerinde değil, rakamlar
üzerinde hesap yaparak eğitim bütçesini şekillendirdiğini ileri süren Uras,
üniversitelerin ticarethane gibi işletilmek istendiğini savundu. Uras, devlet
bütçesinden yeterince kaynak ayrılmayınca, üniversitelerin kendi kaynaklarını
bulma yoluna itildiğini, öğrencilerin de bu duruma isyan ettiğini belirtti.
MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluata, eğitimde velilerin adeta harcama
yarışına yönlendirildiğini ifade etti. Özel eğitim sisteminin bir rant kapısı
haline getirildiğini belirten Kutluata, bunların başında dershanelerin geldiğini
kaydetti.
Özel dershane sayısının 8 yılda yüzde 98 oranında artarak 4 bin 198'e
ulaştığını kaydeden Kutluata, bu durumda dershaneye gitmek zorunda kalan öğrenci
sayısının da doğru orantılı olarak arttığına dikkati çekti.
İktidarın, dershanelerdeki bu yapılanmayı teşvik ettiğini savunan
Kutluata, ''Dershane sistemi, orta öğretimin tamamlayıcısı, yüksek öğretimin
olmazsa olmazı haline getirilmiştir'' dedi. Kutluata, dershanelerin işlevi ile
ilgili yasal düzenleme yapılması gerektiğini dile getirdi.
CHP Uşak Milletvekili Osman Coşkunoğlu, iktidarın, rakamları yanlış
yorumlayarak yüksek öğrenim bütçesinin arttığı iddiasında bulunduğunu ileri
sürdü. 2006 yılından önce üniversitelerin, merkezi bütçeden ve kendi
kaynaklarından elde ettiği iki ayrı bütçesi bulunduğunu belirten Coşkunoğlu, bu
iki bütçenin daha sonra bir kanunla birleştirildiğini ve doğal olarak merkezi
bütçeden üniversitelere ayrılan payın yüksek göründüğünü ifade etti. Coşkunoğlu,
yüksek öğretim bütçesinde bir artış yapıldığını, ancak açıklandığı gibi
olmadığını söyledi.
AK Parti Kars Milletvekili Zeki Karabayır, AK Parti iktidarı döneminde
her ile en az bir üniversite kurulduğunu söyledi. Karabayır, üniversite sayısının
artmasıyla birlikte öğretim üyesi ihtiyacının karşılanması için ''Öğretim Üyesi
Yetiştirme Programı'' hazırlandığını anımsattı. Programın başarılı bir şekilde
devam ettiğini belirten Karabayır, ayrıca güçlü kadroları bulunan üniversitelerin
birikiminden diğer üniversitelerin de yararlanması amacıyla çalışma yapıldığını
kaydetti.
Milletvekillerinin maddelere ilişkin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı
Mehmet Şimşek, üniversitelerin kurulmasının tek başına yeterli olmadığını,
bunların öğretim elemanı ihtiyacının karşılanmasının zaruri olduğunu,
kendilerinin de bu durumu dikkate alarak çalıştıklarını söyledi.
Geçen yıl 7 bin öğretim elemanı kadrosu ihdas ettiklerini, bu rakamı bu
yıl 8 bine çıkardıklarını belirten Şimşek, her yıl ortalama 7-8 bin öğretim
elemanı kadrosu ihdas ettiklerini kaydetti. Bunun dışında Amerika ve Avrupa'da
doktora yapan çok sayıda öğrenci bulunduğunu ifade eden Şimşek, bunların da
ülkeye geri dönerek hizmet vereceklerini dile getirdi.
Şimşek, öğretim elemanı sayısının 2002 yılında 115 bin 555 olduğunu, 2010
yılında ise bu sayının 150 bin 202'ye ulaştığını kaydetti.
Üniversitelere 2011 yılı için toplam 8 bin öğretim elemanı atama izni
vereceklerini belirten Şimşek, bunların 3 bin 500'ünün yeni kurulan
üniversitelere, geri kalanının eski üniversitelere tahsis edileceğini bildirdi.
Tasarının maddeleri üzerindeki görüşmeler sürüyor.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamu borçlarının
yeniden yapılandırılmasına yönelik kanun tasarısıyla elde edilecek gelire yönelik
bir tahminlerinin bulunmadığını ifade ederek, ''Gelir gelirse, bunun bir kısmı
borç azaltmaya, bir kısmı sağlık, eğitim ve diğer ihtiyaçlara ayrılacaktır''
dedi.
TBMM Genel Kurulunda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının
12. maddesi kabul edildi.
Maddenin görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Şimşek,
intibak yasasına ilişkin şu anda bir çalışmalarının söz konusu olmadığını
bildirdi. Şimşek, en düşük maaş alan emeklilere, en yüksek oranda artış vererek
adaletsizliği gidermeye yönelik bir sürecin içinde olduklarını belirterek,
2011'de en düşük emekli maaşının yüzde 20'nin üzerinde artacağını kaydetti.
Şimşek, kayıt dışılığa, sadece vergi kaybı olarak bakmadığını dile
getirerek, ''Türkiye için kaybedilmiş fırsat. Kayıt dışılık ne kadar azalırsa,
şirketlerimiz kendini o kadar yenileyebilir, dünyayla rekabet gücüne kavuşurlar.
Kayıt dışılığı, Türkiye'nin en büyük yapısal problemi olarak görüyorum; sadece
bir vergi kaybı meselesi değildir'' dedi.
''Torba Kanunu Tasarısı'' ile beklenen gelirin sorulmasına Şimşek,
''Ortaya koyduğumuz bir tahmin yok. Nedeni, birçok husus var, mükelleflerin ne
kadarı katılacak? Bir kısmı gönüllülük esasında, kimseye 'matrah artır'
demeyeceğiz. Özellikle talimat verdim, hiçbir denetim elemanımız, vergi dairesi
mükelleflerimizi hiçbir şekilde zorlamayacak. Gelir gelirse, onun bir kısmı borç
azaltmada, bir kısmı ülkenin sağlığına, eğitimine, diğer ihtiyaçlarına
ayrılacaktır. Bir kısımının da emeklilere ve diğer vatandaşlarımıza imkan olarak
sunulması mümkündür'' karşılığını verdi.
Madde üzerinde söz alan MHP Niğde Milletvekili Mümin İnan, iktidarın
''rakam cambazlığı, makyajla'' ülkeyi yönettiğini savundu.
CHP Aydın Milletvekili Fatih Atay ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın
Lübnan ziyaretinde mitinge katılanlara, yevmiye dağıtıldığını iddia etti.
Bunun üzerine sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup
Başkanvekili Suat Kılıç, Başbakan Erdoğan'ın Beyrut'a AK Parti Genel Başkanı
olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak gittiğini söyledi. Kılıç,
mitinge katılanlara para dağıtıldığını söylemenin ''iftira'' olduğunu, bunu da
kürsüye bir Türk milletvekilinin taşıyamayacağını kaydetti. Kılıç, hiçbir Türk
vatandaşının da yevmiye alarak mitinge, açılışa gitmeyeceğini kaydetti.
12. Maddenin kabulünün ardından birleşime, yemek arası verildi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'de
yatırımların mutlak anlamda arttığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının
maddeleri üzerinde görüşmeler sürüyor.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Şimşek, vatandaşa hizmete devam
ettiklerini, bunu borçlanarak yapamayacaklarını belirterek, ''Bu nedenle
vergileri toplamaya devam edeceğiz, burada bir kesinti söz konusu olamaz''
dedi.
''Torba Yasa''dan elde edilecek gelir konusunda bir tahmin yapmadıklarını
belirten Şimşek, ancak buradan ciddi anlamda bir gelir elde edilirse bunu
öncelikle ülkenin borçlarının azaltılmasında kullanacaklarını söyledi. Bakan
Şimşek, bir kez elde edilecek bir gelirin, emeklilik maaşları gibi süreklilik arz
eden harcamaya tahsis edilmesini doğru bulmadığını söyledi.
Bakan Şimşek, yatırımlarla ilgili bir soruyu yanıtlarken, 2002 yılında
Türkiye'nin toplam yatırımlarının 7 milyar 880 milyon lira , bütçe içindeki
payının ise yüzde 6.6 olduğunu anımsattı. 2010 yılında 33.5 milyar liraya, bütçe
içinde payının da yüzde 11.3'e çıktığını belirten Şimşek, ''Hangi parametreyi
kullanırsanız kullanın, Türkiye'de yatırımlar mutlak anlamda artmıştır'' dedi.
Şimşek, başka bir soruyu yanıtlarken, çalışma süresi 6 aydan az olan
geciçi işçilere yönelik henüz bir çalışmalarının bulunmadığını kaydetti.
BDP Grubu adına söz alan Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, vicdan
sahibi herkesin, anadilde eğitim görme talebini meşru karşılaması gerektiğini
savunarak, ''Anadil doğal, ilahi ve beşeri bir haktır' dedi. Geylani, adil
bütçeye sahip olabilmenin yolunun, demokrasi, barış ve temelde eşit yurttaşlıktan
geçtiğini ifade etti.
MHP Aydın Milletvekili Ertuğrul Kumcuoğlu, vergi gelirlerinin
kompozisyonunun AK Parti iktidarı döneminde bozulduğunu ileri sürdü. Kumcuoğlu,
dolaylı vergilerle fakirlerin ezildiğini savundu.
CHP Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan, hükümeti eleştirirken, ''3Y
mücadeleniz yalana döndü. Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar bitmedi'' dedi.
Kumcuoğlu, bütçede 73 milyon insanın alın teri olduğunu ancak toplanan bu
paraların, ithalat adı altında yabancılara peşkeş çekildiğini iddia etti.
AK Parti Sakarya Milletvekili Recep Yıldırım, AK Parti iktidarının
mahalli idarelere büyük önem verdiğini, bütçe payını artırdığını söyledi.
Yıldırım, KÖYDES Projesi ile köylerdeki yol, içme suyu gibi problemlerin büyük
ölçüde çözüldüğünü, çalışmaların devam ettiğini ifade etti.
Tasarının 13. maddesi kabul edildi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yurtdışı çıkış
harçlarının vatandaş için bir zahmet olduğunu belirterek, ''Yurtdışı çıkış
harcından elde ettiğimiz gelir TOKİ'ye gitmeseydi, merkezi hükümete gelseydi ben
bu uygulamayı kaldırırdım'' dedi.
Şimşek, TBMM Genel Kurulunda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu
Tasarısı'nın maddeleri üzerinde görüşmelerde, milletvekillerinin sorularını
yanıtladı. Yurtdışı çıkış harcı uygulamasının ''vatandaşa bir zahmet olduğunu''
ifade eden Şimşek, elde edilen gelirin de çok miktarda olmadığını belirtti.
Yurtdışı çıkış harcı ücretlerinin bilet fiyatlarına dahil edilmesi için
THY başta olmak üzere bir çok havayolu firması ile görüştüklerini bildiren
Şimşek, ancak biletlerin farklı kanallardan alınması nedeniyle söz konusu
firmaların konuya olumlu bakamadıklarını söyledi. Şimşek, ''Aslında yurtdışı
çıkış harcından elde ettiğimiz gelir TOKİ'ye gitmeseydi, merkezi hükümete
gelseydi, ben bu uygulamayı kaldırırdım'' dedi.
Kredi kartı borçlarıyla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Şimşek, şunları
söyledi:
''2000'li yılların başında kredi kartları üzerindeki yıllık faiz oranı
yüzde 70'lerin üzerindeydi. Dolayısıyla vatandaş bu kredilere fazla rağbet
göstermiyordu. Şimdi biz bu faizi yüzde 7'lere kadar düşürdük; bir talep artışı
var. Türkiye'de hane halkının toplam borcunun milli gelire oranı yüzde 15
civarında. Bu rakam Doğu Avrupa ülkelerinde yüzde 30, Amerika ve İngiltere'de
yüzde 90'ların üzerinde. Hane halkı borçluluğu anlamında uluslararası bir
karşılaştırma yaptığınız zaman Türkiye, hane halkı borçluluğunda en düşük orana
sahip ülkelerden biridir.''
Şimşek, bir soru üzerine ''Torba Kanun Tasarısı''nda çeklerle ilgili bir
düzenlemenin bulunmadığını ifade etti. Şimşek, ''Çek düzenlemede kim mağdur? O
konu da tartışmalı bir konudur. Çeki yazıp bedelini ödememek, mağduriyetse o konu
tartışmaya açıktır'' dedi.
BDP Grubu adına söz alan Muş Milletvekili Nuri Yaman, mülki idare
amirlerinin atamalarında kayırmacı ve yanlı davranıldığını ileri sürdü. Valilere
seslenen Yaman, ''İktidar partisinin valisi değil, siz orada devletin
valisisiniz. Hakkın, hukukun gerektirdiği gibi karar almalısınız'' dedi.
MHP Denizli Milletvekili Haluk Ayhan, özel sektör yatırımlarının 2010
yılında artış sağlamasına rağmen 2009 yılında bu alandaki kaybın reel olarak
telafi edilemediğini söyledi. AK Parti'nin yatırımlar konusunda öngörülerinin
isabetsiz olduğunu savunan Ayhan, üretilen politikaların, işsizliğe çare
olmayacağını savundu.
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu
bölgelerine yeterli yatırımın yapılmadığını söyledi. Bu bölgelerdeki insanların
ağır kış şartları altında yaşamaya çalıştığını belirten Öğüt, ''Bu insanların
burada durması için aslında maaş bile bağlamak gerekiyor'' dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ, ''açılım safsatasıyla azdırılan
terörist sözcülerinin, isyan bayrağını açtığını'', bağımsız özerk bir Kürdistan
modelinin gündeme geldiğini söyledi. Elekdağ, ülkenin varlığına yönelik tehdidin,
Türkiye'nin başındakilerin duymazdan geldiğini ifade ederek, ''Bir sakatlık yok
mu? Hükümet mensupları neden sessiz?'' diye sordu.
Tarihte ilk kez ABD denetim ve koordinasyonuyla tüm Kürt örgütleri
arasında uzlaşma sağlandığını ileri süren Elekdağ, Kürt örgütlerinin, son 3 yılda
rakip değil soydaş ve kardeş gibi hareket ettiğini kaydetti. Elekdağ, Barzani,
terör örgütü PKK ve elebaşı Abdullah Öcalan'ın, ABD'nin piyonları haline
dönüştüğünü, bunların dizginlerinin ABD'nin elinde olduğunu savundu.
Öte yandan MHP Adana Milletvekili Kürşat Atılgan, yerinden söz alarak,
milletin bağrından çıkan TSK ve güvenlik güçlerine iftiralarla saldırmayı adet
haline getiren milletvekillerinin bulunduğunu öne sürdü. Atılgan, bakanın buna
cevap vermesi gerektiğini ifade ederek, ''TSK'yı üzen, kendilerini savunmak
zorunda olanların sessizliğidir; sessizliği sürdürenleri göreve çağırıyorum''
dedi.
Tasarının 14 ve 15. maddeleri kabul edildi.
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, 2010 yılında
istihdam konusunda önemli ilerleme sağlandığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın
maddeleri üzerinde görüşmeler devam ediyor.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Yılmaz, işsizliğin azaltılması
için yapılan çalışmalarla 2010 yılında 2 puanlık bir ilerleme kaydederek, 950 bin
binin üzerinde kişiye istihdam sağlandığını ifade etti.
Bu istihdamın büyük bölümünün tarım dışı olduğunu anlatan Yılmaz, ''2010
yılında istihdam konusunda muazzam bir ilerleme sağladık. Bunu, kamu ve özel
sektör yatırımları ile izah edebiliriz'' dedi. Yılmaz, 2011 yılında da bu
eğilimin devam etmesini beklediklerini söyledi.
Yılmaz, başka bir soruyu yanıtlarken 2002 yılında asgari ücretin 184 lira
olduğunu ve bununla 9 mutfak tüpü alınabildiğini, şimdi ise asgari ücretin 599
lira olduğunu ve 11 mutfak tüpü satın alınabildiğini söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ve MHP'li bazı milletvekilleri,
verilen örnekteki rakamların yanlış olduğu iddiasıyla Yılmaz'a tepki gösterdi.
BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, yerel sorunların yerelde çözülmesi
gerektiğini savundu. Bu nedenle dünyada artık demokratik özerklik projelerinin
geliştirildiğini belirten Özçelik, bu projeyi uygulayan ülkelerin ekonomik refah
düzeyini de yükselttiğini ileri sürdü.
MHP Niğde Milletvekili Mümin İnan, mahalli seçimlerde, iktidar partisi
adayların ''iktidar ile el ele'' sloganlarının bir anlamda siyasi rüşveti
çağrıştırdığını söyledi. İnan, AK Parti iktidarının, belediyelere yaklaşımında,
''iktidar ve muhalefet'' ayırımı yaptığını, bunun adaletsizliği doğurduğunu
belirtti.
CHP Amasya Milletvekili Hüseyin Ünsal, Ankara Büyükşehir Belediyesinin
Hazineye borcunu ödemediğini, fahiş fiyattan kirli su verdiğini ifade etti.
Belediyenin yeterince teftiş edilmediğini anlatan Ünsal, ''Mal varlığını
açıklamayan tek büyükşehir belediye başkanı Melih Gökçek'tir'' dedi.
AK Parti İstanbul Mİlletvekili İdris Güllüce, KÖYDES ve BELDES projeleri
ile köy ve beldelerde yaşam standartlarının yükseltilmesinin hedeflendiğini ve
çalışmaların başarılı şekilde yürütüldüğünü söyledi. Köylerde içme suyu ve yol
çalışmalarının daha sağlıklı şekilde yürütüldüğünü belirten Güllüce, hizmet
götürmekte güçlük çeken belde belediye başkanlarının da rahat nefes aldığını
ifade etti.
BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, İçişleri Bakanlığının,
eylemlerde biber gazı kullanmasının maliyetini sordu. Birdal, iki ilçenin il
yapılmak istendiğini, sorunun güvenlikle çözüleceğine inanılan bir mantalitenin
bulunduğunu kaydederek, ''İnanılıyor mu dayatılıyor mu?'' diye sordu.
MHP Mersin Milletvekili Kadir Ural, devlete araç satın alma yerine,
kiralama yönteminin uygulanmasını eleştirdi. Ural, TBMM'de bir makam aracı için
aylık bin 200 lira kira bedeli ödendiğini, araçların 3 yıllığına kiralanması
halinde yaklaşık 45 bin liralık bir maliyet oluştuğunu söyledi. Kiralama için
ödenen parayla aracın mülkünün satın alınabileceğini kaydeden Ural, kiralamayla
devlet hazinesinin zarara uğratıldığını ifade etti.
Seçim bölgesi Mersin'de Kürtçe şarkı söylemediği için bir şarkıcının
öldürüldüğünü ifade eden Ural, ''Bu kirli eller kime aitse Mersin'in, ülkemizin
üzerinden çeksin'' dedi.
Birdal tekrar, söz alarak, Mersin'deki olayı kınadıklarını, bunun,
''adli'' bir olay olduğunu, sanatçı arkadaşlarının, basın açıklaması yaparak,
cinayetin böyle bir olay üzerinden olmadığını söylediğini kaydetti.
TBMM Genel Kurulunda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim
Bütçe Kanunu Tasarısının, 13 maddesi daha kabul edilerek, 24. maddeye gelindi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşimi, bugün saat 10.00'da toplanmak
üzere kapattı.
Tasarının kabul edilen maddeleri arasında memur maaşlarına yönelik
düzenleme de yer alıyor. Buna göre, 1 Ocak-30 Haziran 2011 döneminde aylık
gösterge tablosunda yer alan rakamlar ile ek gösterge rakamlarının aylık
tutarlara çevrilmesinde uygulanacak aylık katsayısı 0,061823, memuriyet taban
aylığı göstergesinde uygulanacak taban aylığı katsayısı 0,82483, yan ödeme
katsayısı 0,019597 olarak uygulanacak.
Sözleşmeli personelin ücret tavanı, aynı dönem için 3 bin 255 lira
olacak.
Böylece 2011 bütçesinde devlet memurları aylıklarına Ocak ayında yüzde 4,
Temmuz ayında yüzde 4 zam yapılacak, denge tazminatı da 80 lira artırılacak. Buna
göre, en düşük memur maaşı bin 532 lira, ortalama memur maaşı da bin 793 lira
olacak.
TBMM Genel Kurulunda, bugün, kalan 7 maddenin oylanmasıyla tasarının
maddelerinin görüşmeleri tamamlanacak. Tasarı, 26 Aralık Pazar günü yapılacak
görüşmelerden sonra oylanacak. (00.56)
NOT: HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.
Bütçe Kanunu Tasarısının maddelerinin görüşülmesine devam ediliyor.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplanan Genel Kurulda,
tasarının 11. maddesi görüşülüyor.
Bugün tasarının 13 maddesi daha görüşülecek. Tasarı üzerindeki
görüşmelerin yarın tamamlanması öngörülüyor. Bütçenin geneli üzerindeki
görüşmeler ise 26 Aralık Pazar günü yapılacak.
Böylece, TBMM Başkanlığına 15 Ekimde sunulan ve 26 Ekimde TBMM Plan ve
Bütçe Komisyonunda görüşülmeye başlanan bütçe üzerindeki çalışmalar tamamlanmış
olacak.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, üniversitelere her
yıl ortalama 7-8 bin öğretim elemanı kadrosu ihdas ettiklerini söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının
maddeleri üzerinde görüşmeler devam ediyor.
BDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, 12 Eylül Anayasası'nın ruhuna
dokunmadan, onunla hesaplaşmadan, yeni ve demokratik bir anayasa hazırlamadan ve
YÖK'ün temel özellikleri değiştirilmeden üniversitelerin özgürlüğünün
sağlanamayacağını ifade etti. YÖK'ün, siyasi iktidarın üniversiteler üzerindeki
''kalemi ve kılıcı'' olduğunu öne süren Uras, ''AKP'nin bu kadar YÖK sever olması
da bundan kaynaklanıyor'' dedi.
AK Parti'nin, eğitimde yaşanan temel sorunlar üzerinde değil, rakamlar
üzerinde hesap yaparak eğitim bütçesini şekillendirdiğini ileri süren Uras,
üniversitelerin ticarethane gibi işletilmek istendiğini savundu. Uras, devlet
bütçesinden yeterince kaynak ayrılmayınca, üniversitelerin kendi kaynaklarını
bulma yoluna itildiğini, öğrencilerin de bu duruma isyan ettiğini belirtti.
MHP Sakarya Milletvekili Münir Kutluata, eğitimde velilerin adeta harcama
yarışına yönlendirildiğini ifade etti. Özel eğitim sisteminin bir rant kapısı
haline getirildiğini belirten Kutluata, bunların başında dershanelerin geldiğini
kaydetti.
Özel dershane sayısının 8 yılda yüzde 98 oranında artarak 4 bin 198'e
ulaştığını kaydeden Kutluata, bu durumda dershaneye gitmek zorunda kalan öğrenci
sayısının da doğru orantılı olarak arttığına dikkati çekti.
İktidarın, dershanelerdeki bu yapılanmayı teşvik ettiğini savunan
Kutluata, ''Dershane sistemi, orta öğretimin tamamlayıcısı, yüksek öğretimin
olmazsa olmazı haline getirilmiştir'' dedi. Kutluata, dershanelerin işlevi ile
ilgili yasal düzenleme yapılması gerektiğini dile getirdi.
CHP Uşak Milletvekili Osman Coşkunoğlu, iktidarın, rakamları yanlış
yorumlayarak yüksek öğrenim bütçesinin arttığı iddiasında bulunduğunu ileri
sürdü. 2006 yılından önce üniversitelerin, merkezi bütçeden ve kendi
kaynaklarından elde ettiği iki ayrı bütçesi bulunduğunu belirten Coşkunoğlu, bu
iki bütçenin daha sonra bir kanunla birleştirildiğini ve doğal olarak merkezi
bütçeden üniversitelere ayrılan payın yüksek göründüğünü ifade etti. Coşkunoğlu,
yüksek öğretim bütçesinde bir artış yapıldığını, ancak açıklandığı gibi
olmadığını söyledi.
AK Parti Kars Milletvekili Zeki Karabayır, AK Parti iktidarı döneminde
her ile en az bir üniversite kurulduğunu söyledi. Karabayır, üniversite sayısının
artmasıyla birlikte öğretim üyesi ihtiyacının karşılanması için ''Öğretim Üyesi
Yetiştirme Programı'' hazırlandığını anımsattı. Programın başarılı bir şekilde
devam ettiğini belirten Karabayır, ayrıca güçlü kadroları bulunan üniversitelerin
birikiminden diğer üniversitelerin de yararlanması amacıyla çalışma yapıldığını
kaydetti.
Milletvekillerinin maddelere ilişkin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı
Mehmet Şimşek, üniversitelerin kurulmasının tek başına yeterli olmadığını,
bunların öğretim elemanı ihtiyacının karşılanmasının zaruri olduğunu,
kendilerinin de bu durumu dikkate alarak çalıştıklarını söyledi.
Geçen yıl 7 bin öğretim elemanı kadrosu ihdas ettiklerini, bu rakamı bu
yıl 8 bine çıkardıklarını belirten Şimşek, her yıl ortalama 7-8 bin öğretim
elemanı kadrosu ihdas ettiklerini kaydetti. Bunun dışında Amerika ve Avrupa'da
doktora yapan çok sayıda öğrenci bulunduğunu ifade eden Şimşek, bunların da
ülkeye geri dönerek hizmet vereceklerini dile getirdi.
Şimşek, öğretim elemanı sayısının 2002 yılında 115 bin 555 olduğunu, 2010
yılında ise bu sayının 150 bin 202'ye ulaştığını kaydetti.
Üniversitelere 2011 yılı için toplam 8 bin öğretim elemanı atama izni
vereceklerini belirten Şimşek, bunların 3 bin 500'ünün yeni kurulan
üniversitelere, geri kalanının eski üniversitelere tahsis edileceğini bildirdi.
Tasarının maddeleri üzerindeki görüşmeler sürüyor.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, kamu borçlarının
yeniden yapılandırılmasına yönelik kanun tasarısıyla elde edilecek gelire yönelik
bir tahminlerinin bulunmadığını ifade ederek, ''Gelir gelirse, bunun bir kısmı
borç azaltmaya, bir kısmı sağlık, eğitim ve diğer ihtiyaçlara ayrılacaktır''
dedi.
TBMM Genel Kurulunda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının
12. maddesi kabul edildi.
Maddenin görüşmelerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Şimşek,
intibak yasasına ilişkin şu anda bir çalışmalarının söz konusu olmadığını
bildirdi. Şimşek, en düşük maaş alan emeklilere, en yüksek oranda artış vererek
adaletsizliği gidermeye yönelik bir sürecin içinde olduklarını belirterek,
2011'de en düşük emekli maaşının yüzde 20'nin üzerinde artacağını kaydetti.
Şimşek, kayıt dışılığa, sadece vergi kaybı olarak bakmadığını dile
getirerek, ''Türkiye için kaybedilmiş fırsat. Kayıt dışılık ne kadar azalırsa,
şirketlerimiz kendini o kadar yenileyebilir, dünyayla rekabet gücüne kavuşurlar.
Kayıt dışılığı, Türkiye'nin en büyük yapısal problemi olarak görüyorum; sadece
bir vergi kaybı meselesi değildir'' dedi.
''Torba Kanunu Tasarısı'' ile beklenen gelirin sorulmasına Şimşek,
''Ortaya koyduğumuz bir tahmin yok. Nedeni, birçok husus var, mükelleflerin ne
kadarı katılacak? Bir kısmı gönüllülük esasında, kimseye 'matrah artır'
demeyeceğiz. Özellikle talimat verdim, hiçbir denetim elemanımız, vergi dairesi
mükelleflerimizi hiçbir şekilde zorlamayacak. Gelir gelirse, onun bir kısmı borç
azaltmada, bir kısmı ülkenin sağlığına, eğitimine, diğer ihtiyaçlarına
ayrılacaktır. Bir kısımının da emeklilere ve diğer vatandaşlarımıza imkan olarak
sunulması mümkündür'' karşılığını verdi.
Madde üzerinde söz alan MHP Niğde Milletvekili Mümin İnan, iktidarın
''rakam cambazlığı, makyajla'' ülkeyi yönettiğini savundu.
CHP Aydın Milletvekili Fatih Atay ise Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın
Lübnan ziyaretinde mitinge katılanlara, yevmiye dağıtıldığını iddia etti.
Bunun üzerine sataşma olduğu gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup
Başkanvekili Suat Kılıç, Başbakan Erdoğan'ın Beyrut'a AK Parti Genel Başkanı
olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı olarak gittiğini söyledi. Kılıç,
mitinge katılanlara para dağıtıldığını söylemenin ''iftira'' olduğunu, bunu da
kürsüye bir Türk milletvekilinin taşıyamayacağını kaydetti. Kılıç, hiçbir Türk
vatandaşının da yevmiye alarak mitinge, açılışa gitmeyeceğini kaydetti.
12. Maddenin kabulünün ardından birleşime, yemek arası verildi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'de
yatırımların mutlak anlamda arttığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının
maddeleri üzerinde görüşmeler sürüyor.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Şimşek, vatandaşa hizmete devam
ettiklerini, bunu borçlanarak yapamayacaklarını belirterek, ''Bu nedenle
vergileri toplamaya devam edeceğiz, burada bir kesinti söz konusu olamaz''
dedi.
''Torba Yasa''dan elde edilecek gelir konusunda bir tahmin yapmadıklarını
belirten Şimşek, ancak buradan ciddi anlamda bir gelir elde edilirse bunu
öncelikle ülkenin borçlarının azaltılmasında kullanacaklarını söyledi. Bakan
Şimşek, bir kez elde edilecek bir gelirin, emeklilik maaşları gibi süreklilik arz
eden harcamaya tahsis edilmesini doğru bulmadığını söyledi.
Bakan Şimşek, yatırımlarla ilgili bir soruyu yanıtlarken, 2002 yılında
Türkiye'nin toplam yatırımlarının 7 milyar 880 milyon lira , bütçe içindeki
payının ise yüzde 6.6 olduğunu anımsattı. 2010 yılında 33.5 milyar liraya, bütçe
içinde payının da yüzde 11.3'e çıktığını belirten Şimşek, ''Hangi parametreyi
kullanırsanız kullanın, Türkiye'de yatırımlar mutlak anlamda artmıştır'' dedi.
Şimşek, başka bir soruyu yanıtlarken, çalışma süresi 6 aydan az olan
geciçi işçilere yönelik henüz bir çalışmalarının bulunmadığını kaydetti.
BDP Grubu adına söz alan Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, vicdan
sahibi herkesin, anadilde eğitim görme talebini meşru karşılaması gerektiğini
savunarak, ''Anadil doğal, ilahi ve beşeri bir haktır' dedi. Geylani, adil
bütçeye sahip olabilmenin yolunun, demokrasi, barış ve temelde eşit yurttaşlıktan
geçtiğini ifade etti.
MHP Aydın Milletvekili Ertuğrul Kumcuoğlu, vergi gelirlerinin
kompozisyonunun AK Parti iktidarı döneminde bozulduğunu ileri sürdü. Kumcuoğlu,
dolaylı vergilerle fakirlerin ezildiğini savundu.
CHP Burdur Milletvekili Ramazan Kerim Özkan, hükümeti eleştirirken, ''3Y
mücadeleniz yalana döndü. Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklar bitmedi'' dedi.
Kumcuoğlu, bütçede 73 milyon insanın alın teri olduğunu ancak toplanan bu
paraların, ithalat adı altında yabancılara peşkeş çekildiğini iddia etti.
AK Parti Sakarya Milletvekili Recep Yıldırım, AK Parti iktidarının
mahalli idarelere büyük önem verdiğini, bütçe payını artırdığını söyledi.
Yıldırım, KÖYDES Projesi ile köylerdeki yol, içme suyu gibi problemlerin büyük
ölçüde çözüldüğünü, çalışmaların devam ettiğini ifade etti.
Tasarının 13. maddesi kabul edildi.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, yurtdışı çıkış
harçlarının vatandaş için bir zahmet olduğunu belirterek, ''Yurtdışı çıkış
harcından elde ettiğimiz gelir TOKİ'ye gitmeseydi, merkezi hükümete gelseydi ben
bu uygulamayı kaldırırdım'' dedi.
Şimşek, TBMM Genel Kurulunda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu
Tasarısı'nın maddeleri üzerinde görüşmelerde, milletvekillerinin sorularını
yanıtladı. Yurtdışı çıkış harcı uygulamasının ''vatandaşa bir zahmet olduğunu''
ifade eden Şimşek, elde edilen gelirin de çok miktarda olmadığını belirtti.
Yurtdışı çıkış harcı ücretlerinin bilet fiyatlarına dahil edilmesi için
THY başta olmak üzere bir çok havayolu firması ile görüştüklerini bildiren
Şimşek, ancak biletlerin farklı kanallardan alınması nedeniyle söz konusu
firmaların konuya olumlu bakamadıklarını söyledi. Şimşek, ''Aslında yurtdışı
çıkış harcından elde ettiğimiz gelir TOKİ'ye gitmeseydi, merkezi hükümete
gelseydi, ben bu uygulamayı kaldırırdım'' dedi.
Kredi kartı borçlarıyla ilgili bir soruyu da yanıtlayan Şimşek, şunları
söyledi:
''2000'li yılların başında kredi kartları üzerindeki yıllık faiz oranı
yüzde 70'lerin üzerindeydi. Dolayısıyla vatandaş bu kredilere fazla rağbet
göstermiyordu. Şimdi biz bu faizi yüzde 7'lere kadar düşürdük; bir talep artışı
var. Türkiye'de hane halkının toplam borcunun milli gelire oranı yüzde 15
civarında. Bu rakam Doğu Avrupa ülkelerinde yüzde 30, Amerika ve İngiltere'de
yüzde 90'ların üzerinde. Hane halkı borçluluğu anlamında uluslararası bir
karşılaştırma yaptığınız zaman Türkiye, hane halkı borçluluğunda en düşük orana
sahip ülkelerden biridir.''
Şimşek, bir soru üzerine ''Torba Kanun Tasarısı''nda çeklerle ilgili bir
düzenlemenin bulunmadığını ifade etti. Şimşek, ''Çek düzenlemede kim mağdur? O
konu da tartışmalı bir konudur. Çeki yazıp bedelini ödememek, mağduriyetse o konu
tartışmaya açıktır'' dedi.
BDP Grubu adına söz alan Muş Milletvekili Nuri Yaman, mülki idare
amirlerinin atamalarında kayırmacı ve yanlı davranıldığını ileri sürdü. Valilere
seslenen Yaman, ''İktidar partisinin valisi değil, siz orada devletin
valisisiniz. Hakkın, hukukun gerektirdiği gibi karar almalısınız'' dedi.
MHP Denizli Milletvekili Haluk Ayhan, özel sektör yatırımlarının 2010
yılında artış sağlamasına rağmen 2009 yılında bu alandaki kaybın reel olarak
telafi edilemediğini söyledi. AK Parti'nin yatırımlar konusunda öngörülerinin
isabetsiz olduğunu savunan Ayhan, üretilen politikaların, işsizliğe çare
olmayacağını savundu.
CHP Ardahan Milletvekili Ensar Öğüt, Doğu Anadolu ve Güneydoğu Anadolu
bölgelerine yeterli yatırımın yapılmadığını söyledi. Bu bölgelerdeki insanların
ağır kış şartları altında yaşamaya çalıştığını belirten Öğüt, ''Bu insanların
burada durması için aslında maaş bile bağlamak gerekiyor'' dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ, ''açılım safsatasıyla azdırılan
terörist sözcülerinin, isyan bayrağını açtığını'', bağımsız özerk bir Kürdistan
modelinin gündeme geldiğini söyledi. Elekdağ, ülkenin varlığına yönelik tehdidin,
Türkiye'nin başındakilerin duymazdan geldiğini ifade ederek, ''Bir sakatlık yok
mu? Hükümet mensupları neden sessiz?'' diye sordu.
Tarihte ilk kez ABD denetim ve koordinasyonuyla tüm Kürt örgütleri
arasında uzlaşma sağlandığını ileri süren Elekdağ, Kürt örgütlerinin, son 3 yılda
rakip değil soydaş ve kardeş gibi hareket ettiğini kaydetti. Elekdağ, Barzani,
terör örgütü PKK ve elebaşı Abdullah Öcalan'ın, ABD'nin piyonları haline
dönüştüğünü, bunların dizginlerinin ABD'nin elinde olduğunu savundu.
Öte yandan MHP Adana Milletvekili Kürşat Atılgan, yerinden söz alarak,
milletin bağrından çıkan TSK ve güvenlik güçlerine iftiralarla saldırmayı adet
haline getiren milletvekillerinin bulunduğunu öne sürdü. Atılgan, bakanın buna
cevap vermesi gerektiğini ifade ederek, ''TSK'yı üzen, kendilerini savunmak
zorunda olanların sessizliğidir; sessizliği sürdürenleri göreve çağırıyorum''
dedi.
Tasarının 14 ve 15. maddeleri kabul edildi.
Devlet Bakanı Cevdet Yılmaz, 2010 yılında
istihdam konusunda önemli ilerleme sağlandığını söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın
maddeleri üzerinde görüşmeler devam ediyor.
Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Yılmaz, işsizliğin azaltılması
için yapılan çalışmalarla 2010 yılında 2 puanlık bir ilerleme kaydederek, 950 bin
binin üzerinde kişiye istihdam sağlandığını ifade etti.
Bu istihdamın büyük bölümünün tarım dışı olduğunu anlatan Yılmaz, ''2010
yılında istihdam konusunda muazzam bir ilerleme sağladık. Bunu, kamu ve özel
sektör yatırımları ile izah edebiliriz'' dedi. Yılmaz, 2011 yılında da bu
eğilimin devam etmesini beklediklerini söyledi.
Yılmaz, başka bir soruyu yanıtlarken 2002 yılında asgari ücretin 184 lira
olduğunu ve bununla 9 mutfak tüpü alınabildiğini, şimdi ise asgari ücretin 599
lira olduğunu ve 11 mutfak tüpü satın alınabildiğini söyledi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır ve MHP'li bazı milletvekilleri,
verilen örnekteki rakamların yanlış olduğu iddiasıyla Yılmaz'a tepki gösterdi.
BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, yerel sorunların yerelde çözülmesi
gerektiğini savundu. Bu nedenle dünyada artık demokratik özerklik projelerinin
geliştirildiğini belirten Özçelik, bu projeyi uygulayan ülkelerin ekonomik refah
düzeyini de yükselttiğini ileri sürdü.
MHP Niğde Milletvekili Mümin İnan, mahalli seçimlerde, iktidar partisi
adayların ''iktidar ile el ele'' sloganlarının bir anlamda siyasi rüşveti
çağrıştırdığını söyledi. İnan, AK Parti iktidarının, belediyelere yaklaşımında,
''iktidar ve muhalefet'' ayırımı yaptığını, bunun adaletsizliği doğurduğunu
belirtti.
CHP Amasya Milletvekili Hüseyin Ünsal, Ankara Büyükşehir Belediyesinin
Hazineye borcunu ödemediğini, fahiş fiyattan kirli su verdiğini ifade etti.
Belediyenin yeterince teftiş edilmediğini anlatan Ünsal, ''Mal varlığını
açıklamayan tek büyükşehir belediye başkanı Melih Gökçek'tir'' dedi.
AK Parti İstanbul Mİlletvekili İdris Güllüce, KÖYDES ve BELDES projeleri
ile köy ve beldelerde yaşam standartlarının yükseltilmesinin hedeflendiğini ve
çalışmaların başarılı şekilde yürütüldüğünü söyledi. Köylerde içme suyu ve yol
çalışmalarının daha sağlıklı şekilde yürütüldüğünü belirten Güllüce, hizmet
götürmekte güçlük çeken belde belediye başkanlarının da rahat nefes aldığını
ifade etti.
BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal, İçişleri Bakanlığının,
eylemlerde biber gazı kullanmasının maliyetini sordu. Birdal, iki ilçenin il
yapılmak istendiğini, sorunun güvenlikle çözüleceğine inanılan bir mantalitenin
bulunduğunu kaydederek, ''İnanılıyor mu dayatılıyor mu?'' diye sordu.
MHP Mersin Milletvekili Kadir Ural, devlete araç satın alma yerine,
kiralama yönteminin uygulanmasını eleştirdi. Ural, TBMM'de bir makam aracı için
aylık bin 200 lira kira bedeli ödendiğini, araçların 3 yıllığına kiralanması
halinde yaklaşık 45 bin liralık bir maliyet oluştuğunu söyledi. Kiralama için
ödenen parayla aracın mülkünün satın alınabileceğini kaydeden Ural, kiralamayla
devlet hazinesinin zarara uğratıldığını ifade etti.
Seçim bölgesi Mersin'de Kürtçe şarkı söylemediği için bir şarkıcının
öldürüldüğünü ifade eden Ural, ''Bu kirli eller kime aitse Mersin'in, ülkemizin
üzerinden çeksin'' dedi.
Birdal tekrar, söz alarak, Mersin'deki olayı kınadıklarını, bunun,
''adli'' bir olay olduğunu, sanatçı arkadaşlarının, basın açıklaması yaparak,
cinayetin böyle bir olay üzerinden olmadığını söylediğini kaydetti.
TBMM Genel Kurulunda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim
Bütçe Kanunu Tasarısının, 13 maddesi daha kabul edilerek, 24. maddeye gelindi.
TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşimi, bugün saat 10.00'da toplanmak
üzere kapattı.
Tasarının kabul edilen maddeleri arasında memur maaşlarına yönelik
düzenleme de yer alıyor. Buna göre, 1 Ocak-30 Haziran 2011 döneminde aylık
gösterge tablosunda yer alan rakamlar ile ek gösterge rakamlarının aylık
tutarlara çevrilmesinde uygulanacak aylık katsayısı 0,061823, memuriyet taban
aylığı göstergesinde uygulanacak taban aylığı katsayısı 0,82483, yan ödeme
katsayısı 0,019597 olarak uygulanacak.
Sözleşmeli personelin ücret tavanı, aynı dönem için 3 bin 255 lira
olacak.
Böylece 2011 bütçesinde devlet memurları aylıklarına Ocak ayında yüzde 4,
Temmuz ayında yüzde 4 zam yapılacak, denge tazminatı da 80 lira artırılacak. Buna
göre, en düşük memur maaşı bin 532 lira, ortalama memur maaşı da bin 793 lira
olacak.
TBMM Genel Kurulunda, bugün, kalan 7 maddenin oylanmasıyla tasarının
maddelerinin görüşmeleri tamamlanacak. Tasarı, 26 Aralık Pazar günü yapılacak
görüşmelerden sonra oylanacak. (00.56)
NOT: HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.
