2013-07-11 - 17:05
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Köy korucuları ve muhtarların maaşlarının artırılmasına yönelik önerge, TBMM Genel Kurulu'nda kabul edildi.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı.
AK Parti, CHP ve MHP grup başkanvekilleri, 18. yıl dönümünde Srebrenitsa katilamını kınadı.
Gündemdışı söz alan AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık, devletin varlığının, milletin bekasına bağlı olduğunu, bunun da dengeli bir nüfus artış hızı ile gerçekleşebileceğini ifade etti. Türkiye'de nüfus artış hızının arzu edilen dengeyi sağlayamadığını kaydeden Çalık, bu konuda şimdiden önlem alınması gerektiğine işaret etti. Çalık, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "3 çocuk" önerisinin bu analizler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Bursa'nın Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerinde bir çok ili besleyen tarım merkezi durumunda olduğunu söyledi. Ancak çiftçinin yanlış tarım politikalarından dolayı zor durumda olduğunu belirten Demiröz, bu konuda önlemler alınması gerektiğini kaydetti. Demiröz, öncelikle Bursa'da şiddetli yağış ve doludan dolayı ürünü zarar gören çiftçiye acil destek olunmasını, mağdur olan çiftçinin borçlarının ertelenmesini istedi.
MHP Bursa Milletvekili Necati Özensoy, Srebrenitsa katilamının 18. yıl dönümünde, Sırplar'ın Müslüman Boşnaklara uyguladığı işkencenin, katliamın yeniden gündeme geldiğini belirtti. Aslında soykırımın gerçek faillerinin batı dünyası olduğunu kaydeden Özensoy, "Avrupa ülkelerinin askerleri bu vahşete seyirci kaldı, çok sayıda Sırpla birlikte bu kaitliama eşlik ettiler. Asıl sorgulanması gereken, orayı güvenli bölge ilan ederek Müslüman Boşnakları Sırp katillere teslim eden BM yetkilileri" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra en büyük katliam olan Srebrenitsa katilamının, Avrupa'nın ortasında, dünyanın gözü önünde yapıldığını söyledi. BM'nin, yardım talep eden Müslüman Boşnakları koruyamadığını kaydeden Satır, dünyanın, olup bitenleri yalnız izlemekle yetindiğini dile getirdi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, insanlığın hiçbir değerine yakışmayan katliamı, 18. yıl dönümünde bir kez daha nefretle kınadıklarını söyledi. Bugün de bölgede yine batılıların gözetiminde Müslüman kanı aktığını belirten Şandır, bu tür olaylardan ders çıkararak dış politikaya yön verilmesi gerektiğine işaret etti.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Srebrenitsa katilamının insanlık tarihine geçen büyük bir acı ve leke olduğunu vurguladı. Hamzaçebi, "O kadar acı ki katledilen Müslüman Boşnakların kimlikleri halen tam olarak tespit edilebilmiş değil. CHP olarak bu insanlık ayıbını kınıyoruz" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda MHP'nin "işsizlik ve göç", BDP'nin "Adem Kalkan'ın askerde şüpheli ölümü" ile ilgili önergenin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Partisinin önerisi üzerine söz alan Antalya Miletvekili Mehmet Günal, Türkiye'den her dört gençten birinin işsiz olduğunu belirterek, "Kısır çekişmelerle uğraşmamalıyız, bu sorunu bir şekilde çözülmesi gerekiyor. Aksi halde bu gençler ne yapacak ve biz onlardan nasıl faydalanacağız?" dedi.
Günal, öncelikle eğitimle iş gücünü, sanayi ile üniversiteyi bir araya getirmek zorunda olduklarını kaydetti.
AK Parti Şanlıurfa Miletvekili Zeynep Karahan Uslu ise "Durumu vahim göstermek, doğru, iyi ve güzel olan her gayreti yok saymak isteyenlere, 'Ne yapsak da kara propagandalarla kara tablolar çizsek' diye çalışanlara rağmen işsizlik sorunun çözümü konusunda pozitif gelişmeler yaşanıyor" diye konuştu.
Uslu, dünyanın bir çok ülkesinde genç işsizlerin sayısı artarken Türkiye'nin gençlerine istihdam sağlamaya devam ettiğini kaydetti.
CHP Malatya Miletvekili Veli Ağbaba, iktidarın Gezi Parkı eylemlerinin nedeni olarak çeşitli lobiler bulup öne sürdüğünü belirterek, "Ben size yardımcı olayım. Aslında Gezi olaylarının arkasındaki lobi işsizlik lobisiydi" dedi.
Seçim bölgesinde yaşanan yoksuluğu bazı fotoğraflar göstererek anlatan Ağbaba, kentte ikinci el pantolan, ayakabı satılan pazarlar olduğunu söyledi.
MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurul'da, BDP'nin, Adem Kalkan'ın askerde şüpheli ölümüyle ilgili araştırma komisyonu kurulmasıyla ilgili önergesinin bugün gündeme alınması önerisi görüşüldü.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, yüzlerce asker ailesinin, çocuklarının ölümünden kuşku duyduğunu, ölenlerin daha çok Kürt ve Alevi çocuklar olduğunu öne sürdü.
Sakık, parlamentonun yazın çalışmayı sürdürerek, özgürlükler ve demokrasi ile igili düzelemeleri çıkarılabileceğini vurguladı. Sakık, "Hiç birimizin çözüm sürecini heba etme hakkımız yok. Gelin yüzde 10'luk barajı derhal ortadan kaldırın, karakolların inşaatını durdurun, barışın ruhuna uygun adımlar atın" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, askerlerin arasında Türk, Kürt, Alevi diye ayırım yapılamayacağını belirterek, Sakık'ı eleştirdi.
BDP'nin önerisi kabul edilmedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Mısır'la ilişkilerimiz rölantide devam ediyor, kesmedik, kesmeyi de düşünmüyoruz. Bir an evvel Mısır'da demokrasiye geçiş şartlarının olgunlaşmasını bekliyoruz" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor.
AK Parti'nin Dışişleri Bakanlığı ile ilgili verdiği önerge üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Arınç, büyükelçiliğin istisnai memuriyet olduğunu ve şartları taşıyorsa meslek dışından da atanabildiğini anımsattı.
Bildiği kadarıyla 10 civarında meslek dışından büyükelçi olduğunu belirten Arınç, şunları söyledi:
"Her birisi kendi mesleklerinde temayüz etmiş olan belli şahsiyetler. Türkiye ile o ülkeler arasındaki ilişkileri geliştirmek amacıyla büyükelçi olarak atanmaya başladılar. Geçmişte de bunu örnekleri var, bugün belki sayı itibariyle fazla olmuş olabilir ama bu yadırganacak durum değil. Belli şartları, unvanları taşıyorlarsa, belli kamu görevlerini yapmışlarsa hatta bunlara bile ihtiyaç duyulmadan belli ölçüler içerisinde büyükelçi olarak atanabilirler. Burada yeni olan husus, bu şekilde atanmış olanların merkeze döndüklerinde nasıl bir görev yapabilecekleridir. Bu düzenlemeyle merkezdeki görevlere de atanabilecekleri düşünülmüş. Bunların tekrar eski görevlerine dönmektense merkezde görevlendirilmeleri uygun görülmüştür. Meslekten gelenlerin çok başarılı olacakları ama bu şekilde atananların baştan itibaren başarısız olacakları düşüncesi bence bir varsayım olabilir. Buna katılmamız mümkün değil.?
Mısır'a Suudi Arabistan ve bazı Körfez ülkelerinin maddi katkılarının söz konusu olduğunu belirten Arınç, Türkiye'nin 2 milyar dolarlık bir yardımı öngördüğünü, bunun bir milyar dolarının yapıldığını diğer bir milyar dolarının ise proje karşılığı verileceğini kaydetti.
Bunun iptal edilmesi konusunda hükümette bir görüş olmadığını belirten Arınç, ?Evvelce verilen söz yerine getirilecektir. Darbe sebebiyle Mısır'la diplomatik ilişkilerimizi kesmek noktasında değiliz ama orada flu bir durum var. Hükümet kurulmuş değil, seçimler yapılmış değil. Darbeyi öngören koalisyon içerisinde de fikir ayrılıkları var. Dolayısıyla Mısır'la ilişkilerimiz rölantide devam ediyor, kesmedik, kesmeyi de düşünmüyoruz. Bir an evvel Mısır'da demokrasiye geçiş şartlarının olgunlaşmasını bekliyoruz" dedi.
Bu arada, CHP'nin 2-B arazilerinin satış bedellerinde ortaya çıkan sorunların araştırılmasıyla ilgili önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.
Açıktan atanan büyükelçiler ve daimi temsilciler, merkeze döndüklerinde Dışişleri Bakanlığı'nda çalışabilecek.
TBMM Genel Kurulu'nda, Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Karanamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor.
AK Parti'ni verdiği önergenin kabul edilmesiyle teklifie yeni bir madde ihdas edildi.
Buna göre, Dışişleri Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşları mensupları arasından büyükelçi atananlar, merkeze döndüklerinde bakanlıkta çalışabilecek.
Bu kişiler, bakanlıktaki görevleri süresince büyükelçi unvanını kullanmaya devam edecek ve meslek mensubu olanlar arasından büyükelçiliğe atananlarla aynı hükümlere tabi olacak.
Memurluktan ya da açıktan daimi temsilciliğe atananlar da merkeze döndüklerinde Dışişleri Bakanlığı'nda çalışabilecek ve büyükelçi unvanını kullanmaya devam edecek.
AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan'ın, kadın parlamento muhabirlerine yönelik sözleri, TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu.
TBMM Genel Kurul'nda, "torba kanun" teklifi üzerinde görüşmeler devam ediyor.
Yerinden söz alan CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan'ı kastederek, "TBMM çatısı altında bir AKP milletvekili, kadın gazetecilere ağza alınmayacak sözler söylemiştir. Bu sözleri kınıyorum" dedi. Nazlıaka, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'den de bu konuda bir değerlendirme yapmasını beklediklerini belirterek, "Ancak Sayın Bakan ben söz alınca Genel Kurul salonunu terk etti" dedi.
Görüşmeler devam ederken, CHP'li kadın milletvekilleri ile BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Başkanlık Divanı önüne gelerek, Başkanvekili Sadık Yakut'tan, konuyla ilgili söz istediklerini söyledi.
Milletvekillerini yerlerine oturmaları konusunda uyaran Yakut, ancak usule uygun bir şekilde söz verebileceğini söyledi.
Söz alan Pervin Buldan, "AKP'li bir milletvekili Meclis'te görev yapan kadın gazetecileri için çirkin ifadeler kullanmıştır. Biz bu tür söylemlerden rahatsızlık duyuyoruz. BDP olarak bu milletvekilini kınıyoruz ve AKP Grubu'ndan da bir açıklama bekliyoruz" diye konuştu.
Bunun üzerine söz alan Zeyid Aslan, bir gazetede yayımlanan haberde, Meclis'in bahçesinde bir milletvekili arkadaşı ile dinlenirken bir fotoğrafının yayımlandığını ve fotoğrafın altında aşağılayıcı ifadelerin kullanıldığını söyledi.
Bir milletvekilinin insani halinin, bir gazetede ağır bir eleştiri ile yayımlandığını belirten Aslan, bu konuda söz alan milletvekillerinin de olayın aslını sormaları gerektiğini kaydetti. Aslan, "Konuyu bazı gazeteci arkadaşlarımızla konuşurken bir örnek verdim. Belki örnek şık olmamış olabilir. Konuyu 'kadın-erkek' diye ayırmak yanlış. Bir sohbet esnasında söylenmiş sözden ibarettir. Ancak, bugün kadın gazetecilere hakaretten bahsederek konuşma yapanlar, polislerin anasına küfreden arkadaşları için konuşmadılar" dedi.
Aslan konuşurken, CHP milletvekilleri sıralara vurarak Aslan'ı protesto etti.
Aslan'ın ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mihrimah Belma Satır, şunları kaydetti:
"Tokat Milletvekili Zeyid Aslan hakkında internet sitelerinde yayınlanan haberi okudum. Haberde kadın gazetecilere yönelik kullanılan cümlelerin kabul edilemez olduğunu ifade etmek isterim.
Geç saatlere kadar çalıştığımız bu mekan, bizim için özeldir ve adeta bizim mahremimizdir. Burada yaptıklarımız, hareketlerimiz, oturma tarzımız gazeteciler için konu olmamalıdır ama bununla birlikte gazetecilik mesleği gereği haber peşinde koşmalarını da makul görüyorum. Resmin yayınlanmasını takdirlerinize sunuyorum. Hepiniz milletvekilisiniz, hepiniz aynı vaziyetlerde olabilirsiniz, ancak şahsım ve AK Parti'li kadın milletvekilleri adına sayın Zeyid Aslan'ın bu ifadelerini reddettiğimi de saygıyla sunmak istiyorum."
Satır'ın konuşmasını, CHP milletvekilleri alkışladı. Bu arada, Zeyid Aslan ayağa kalkarak tepki gösterdi. Bu sırada CHP'li milletvekilleri ile Aslan arasında sözlü sataşma başladı. Aslan, bağırarak, CHP sıralarına yürüdü. Ancak milletvekilleri araya girdi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut Yakut, birleşime ara verdi. Arada da salonun değişik bölümlerinde AK Parti ve CHP milletvekilleri arasında tartışma devam etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk ve AK Parti İstanbul Milletvekili Oktay Saral ile CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz arasında tartışma çıktı. Özgündüz'ün üzerine yürümek isteyen Külünk ve Saral'ı, diğer AK Parti milletvekilleri güçlükle durdurabildi.
Özgündüz'ün ise milletvekilleri sırasının üzerine çıkarak, AK Parti'li Külünk'e ulaşmaya çalıştığı görüldü.
Milletvekillerini sakinleştirmeye çalışanların arasında Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç da yer aldı.
Gerginliğin sona ermesinin ardından CHP'li bazı kadın milletvekilleri, Satır'ın yanına giderek, konuşmasından dolayı tebrik etti.
Birleşimi yeniden açan TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, saat 21.30'a kadar ara verdi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ve MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan'ın Meclis'te kadın gazetecilere yönelik sözlerini kınadı.
Genel Kurul'da, Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor.
CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi yerinden söz alarak, Zeyid Aslan'ın, TBMM Genel Kurulu'na gelerek, sözlerinden duyduğu pişmanlığı ifade etmesi beklenirken, tam tersi bir anlayışla adeta sözlerinin arkasında duran, onları mazur göstermeye yönelik ya da "benzer sözleri başkaları da söyledi, benim yaptığımda ne var?" gibi bir anlayışla burada konuşma yapmış olmasını çok daha üzücü bulduğunu söyledi. Hamzaçebi, şu ifadeleri kullandı:
"Yine bir üzücü nokta, bu konuşma AK Parti grubuna mensup bir kısım milletvekilince alkışlarla karşılanmıştır. Böylesi bir konuşmanın alkışlarla karşılanmasını, hakikaten üzüntüyle karşılıyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi adına söz alan değerli grup başkanvekili güzel bir konuşma yaparak, bu konuda gruplarının görüşlerini ifade etti. Bunu önemli karşıladığımı ve mutlu olduğumu ifade ediyorum.
'Geliyorum' diyen bir krize davetiye çıkarmak, bu krizi öngöreremek, başkanlık makamına uygun düşmemiştir. Bu kriz hiç yaşanmayabilirdi, önlenebilirdi. Bu konuda Başkanlık Divanı üzerine düşeni yapmamıştır. 2-3 gündür böyle bir tabloyu yaşıyoruz. Başkanlık makımını daha dikkatli olmaya davet ediyorum."
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Eliştaş söz alarak, bir önceki oturumda yaşadıkları hadiseleri üzüntüyle karşıladıklarını belirtti.
Milletvekili arkadaşının kadın gazetecilerle ilgili söylediği ifadeyi, AK Parti Grup Başkanvekili Mihrimah Belma Satır'ın, uygun bulmadığını ifade ettiğini hatırlatan Elitaş, şunları kaydetti:
"Milletvekilinin özür dilemek, sözünü geri alma babında yaptığı konuşmayı maalesef muhalefet milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak, gürültüyle kesmeye çalışmışlar. Aynı hassasiyeti, Twitter'dan bir milletvekili tarafından sayın Başbakan'a hakaretleri, küfürleri ve annesine yapılan küfürleri de için de beklerdim. Öte yandan bir milletvekilinin polislere fiilen ve kayıtlara geçmiş bir şekilde küfretmesini de kınanmasını beklerdim.
Tek taraflı olmayan böyle bir sözün ve söylemin bir milletvekiline yakışmadığını, böyle bir sözün doğru bulunmadığımı ama standartlarla ayırmayıp herkesin hangi noktada, hangi hatası varsa üstüne gidilip kınanması gerekir."
Yeniden söz alan Hamzaçebi, AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır'a teşekkür ederek, "Onun göstermiş olduğu bu güzel ve üstün tavır, öyle anlaşılıyor ki diğer grup başkanvekili arkadaşları tarafından benimsenmiyor" dedi.
Yaşanan bir üzücü olaydan sonra gönülleri almak varken, "sende şunu yaptın bunu yaptın" gibi yaklaşımlarla olayı başka yerlere çekmeyi doğru bulmadığını belirten Hamzaçebi, "Sayın Başbakan'a sayın bakanlara, bir milletvekilinize kim olursa olsun, CHP grubundan hiçbir milletvekili bu şekilde bir saldırıda, bu şekilde bir tweet atma suretiyle öyle bir şeyde bulunmamıştır. Öyle bir milletvekili olursa biz CHP grubu olarak gereğini yapmaya hazırız. Hiç bir zaman da kalkıp siz de şunu yapmışınız gibi bir şeyi demeyiz. Böyle bir gerekçenin arkasına sığınmayız" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da Zeyid Aslan'ı kınadıklarını ifade etti.
55 yaşını doldurduğu için görevleriyle ilişiği kesilen geçici köy korucularının aylıkları ile muhtarların aldığı ödenek miktarı artırıldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Bazı Kanun ile Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri devam ediyor.
AK Parti, CHP ve MHP, köy korucularının aldıkları aylıkların iyileştirilmesine yönelik ortak önerge verdi. Kabul edilen önergede 55 yaşını doldurduğu için görevleriyle ilişkileri kesilen geçici köy korucularına Sosyal Güvenlik Kurumu'nca bağlanan aylık miktarı artırılıyor.
Buna göre, 55 yaşını doldurduğu için görevleriyle ilişkileri kesilen köy korucularının en düşük aylıkları, 383,96 liradan 652,72 liraya; en yüksek aylık miktarı ise 614,33 liradan 883,10 liraya yükseltildi.
Meclis'te grubu bulunan siyasi partiler, muhtarların aldıkları ödenek tutarının artırılması konusunda da ortak önerge verdi.
Kabul edilen önergeye göre, köy ve mahalle muhtarlarının aldıkları 460, 75 liralık ödenek tutarı, Bakanlar Kurulu yetkisiyle 875 liraya kadar çıkarılabilecek.
**** HABERİN DEVAMINI " İLGİLİ DOKÜMANLAR " BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
AK Parti, CHP ve MHP grup başkanvekilleri, 18. yıl dönümünde Srebrenitsa katilamını kınadı.
Gündemdışı söz alan AK Parti Malatya Milletvekili Öznur Çalık, devletin varlığının, milletin bekasına bağlı olduğunu, bunun da dengeli bir nüfus artış hızı ile gerçekleşebileceğini ifade etti. Türkiye'de nüfus artış hızının arzu edilen dengeyi sağlayamadığını kaydeden Çalık, bu konuda şimdiden önlem alınması gerektiğine işaret etti. Çalık, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın "3 çocuk" önerisinin bu analizler çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.
CHP Bursa Milletvekili İlhan Demiröz, Bursa'nın Marmara, Ege ve İç Anadolu bölgelerinde bir çok ili besleyen tarım merkezi durumunda olduğunu söyledi. Ancak çiftçinin yanlış tarım politikalarından dolayı zor durumda olduğunu belirten Demiröz, bu konuda önlemler alınması gerektiğini kaydetti. Demiröz, öncelikle Bursa'da şiddetli yağış ve doludan dolayı ürünü zarar gören çiftçiye acil destek olunmasını, mağdur olan çiftçinin borçlarının ertelenmesini istedi.
MHP Bursa Milletvekili Necati Özensoy, Srebrenitsa katilamının 18. yıl dönümünde, Sırplar'ın Müslüman Boşnaklara uyguladığı işkencenin, katliamın yeniden gündeme geldiğini belirtti. Aslında soykırımın gerçek faillerinin batı dünyası olduğunu kaydeden Özensoy, "Avrupa ülkelerinin askerleri bu vahşete seyirci kaldı, çok sayıda Sırpla birlikte bu kaitliama eşlik ettiler. Asıl sorgulanması gereken, orayı güvenli bölge ilan ederek Müslüman Boşnakları Sırp katillere teslim eden BM yetkilileri" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır, 2. Dünya Savaşı'ndan sonra en büyük katliam olan Srebrenitsa katilamının, Avrupa'nın ortasında, dünyanın gözü önünde yapıldığını söyledi. BM'nin, yardım talep eden Müslüman Boşnakları koruyamadığını kaydeden Satır, dünyanın, olup bitenleri yalnız izlemekle yetindiğini dile getirdi.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, insanlığın hiçbir değerine yakışmayan katliamı, 18. yıl dönümünde bir kez daha nefretle kınadıklarını söyledi. Bugün de bölgede yine batılıların gözetiminde Müslüman kanı aktığını belirten Şandır, bu tür olaylardan ders çıkararak dış politikaya yön verilmesi gerektiğine işaret etti.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, Srebrenitsa katilamının insanlık tarihine geçen büyük bir acı ve leke olduğunu vurguladı. Hamzaçebi, "O kadar acı ki katledilen Müslüman Boşnakların kimlikleri halen tam olarak tespit edilebilmiş değil. CHP olarak bu insanlık ayıbını kınıyoruz" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda MHP'nin "işsizlik ve göç", BDP'nin "Adem Kalkan'ın askerde şüpheli ölümü" ile ilgili önergenin bugün görüşülmesine ilişkin grup önerileri kabul edilmedi.
Partisinin önerisi üzerine söz alan Antalya Miletvekili Mehmet Günal, Türkiye'den her dört gençten birinin işsiz olduğunu belirterek, "Kısır çekişmelerle uğraşmamalıyız, bu sorunu bir şekilde çözülmesi gerekiyor. Aksi halde bu gençler ne yapacak ve biz onlardan nasıl faydalanacağız?" dedi.
Günal, öncelikle eğitimle iş gücünü, sanayi ile üniversiteyi bir araya getirmek zorunda olduklarını kaydetti.
AK Parti Şanlıurfa Miletvekili Zeynep Karahan Uslu ise "Durumu vahim göstermek, doğru, iyi ve güzel olan her gayreti yok saymak isteyenlere, 'Ne yapsak da kara propagandalarla kara tablolar çizsek' diye çalışanlara rağmen işsizlik sorunun çözümü konusunda pozitif gelişmeler yaşanıyor" diye konuştu.
Uslu, dünyanın bir çok ülkesinde genç işsizlerin sayısı artarken Türkiye'nin gençlerine istihdam sağlamaya devam ettiğini kaydetti.
CHP Malatya Miletvekili Veli Ağbaba, iktidarın Gezi Parkı eylemlerinin nedeni olarak çeşitli lobiler bulup öne sürdüğünü belirterek, "Ben size yardımcı olayım. Aslında Gezi olaylarının arkasındaki lobi işsizlik lobisiydi" dedi.
Seçim bölgesinde yaşanan yoksuluğu bazı fotoğraflar göstererek anlatan Ağbaba, kentte ikinci el pantolan, ayakabı satılan pazarlar olduğunu söyledi.
MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
Genel Kurul'da, BDP'nin, Adem Kalkan'ın askerde şüpheli ölümüyle ilgili araştırma komisyonu kurulmasıyla ilgili önergesinin bugün gündeme alınması önerisi görüşüldü.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, yüzlerce asker ailesinin, çocuklarının ölümünden kuşku duyduğunu, ölenlerin daha çok Kürt ve Alevi çocuklar olduğunu öne sürdü.
Sakık, parlamentonun yazın çalışmayı sürdürerek, özgürlükler ve demokrasi ile igili düzelemeleri çıkarılabileceğini vurguladı. Sakık, "Hiç birimizin çözüm sürecini heba etme hakkımız yok. Gelin yüzde 10'luk barajı derhal ortadan kaldırın, karakolların inşaatını durdurun, barışın ruhuna uygun adımlar atın" dedi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, askerlerin arasında Türk, Kürt, Alevi diye ayırım yapılamayacağını belirterek, Sakık'ı eleştirdi.
BDP'nin önerisi kabul edilmedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, "Mısır'la ilişkilerimiz rölantide devam ediyor, kesmedik, kesmeyi de düşünmüyoruz. Bir an evvel Mısır'da demokrasiye geçiş şartlarının olgunlaşmasını bekliyoruz" dedi.
TBMM Genel Kurulu'nda, Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor.
AK Parti'nin Dışişleri Bakanlığı ile ilgili verdiği önerge üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Arınç, büyükelçiliğin istisnai memuriyet olduğunu ve şartları taşıyorsa meslek dışından da atanabildiğini anımsattı.
Bildiği kadarıyla 10 civarında meslek dışından büyükelçi olduğunu belirten Arınç, şunları söyledi:
"Her birisi kendi mesleklerinde temayüz etmiş olan belli şahsiyetler. Türkiye ile o ülkeler arasındaki ilişkileri geliştirmek amacıyla büyükelçi olarak atanmaya başladılar. Geçmişte de bunu örnekleri var, bugün belki sayı itibariyle fazla olmuş olabilir ama bu yadırganacak durum değil. Belli şartları, unvanları taşıyorlarsa, belli kamu görevlerini yapmışlarsa hatta bunlara bile ihtiyaç duyulmadan belli ölçüler içerisinde büyükelçi olarak atanabilirler. Burada yeni olan husus, bu şekilde atanmış olanların merkeze döndüklerinde nasıl bir görev yapabilecekleridir. Bu düzenlemeyle merkezdeki görevlere de atanabilecekleri düşünülmüş. Bunların tekrar eski görevlerine dönmektense merkezde görevlendirilmeleri uygun görülmüştür. Meslekten gelenlerin çok başarılı olacakları ama bu şekilde atananların baştan itibaren başarısız olacakları düşüncesi bence bir varsayım olabilir. Buna katılmamız mümkün değil.?
Mısır'a Suudi Arabistan ve bazı Körfez ülkelerinin maddi katkılarının söz konusu olduğunu belirten Arınç, Türkiye'nin 2 milyar dolarlık bir yardımı öngördüğünü, bunun bir milyar dolarının yapıldığını diğer bir milyar dolarının ise proje karşılığı verileceğini kaydetti.
Bunun iptal edilmesi konusunda hükümette bir görüş olmadığını belirten Arınç, ?Evvelce verilen söz yerine getirilecektir. Darbe sebebiyle Mısır'la diplomatik ilişkilerimizi kesmek noktasında değiliz ama orada flu bir durum var. Hükümet kurulmuş değil, seçimler yapılmış değil. Darbeyi öngören koalisyon içerisinde de fikir ayrılıkları var. Dolayısıyla Mısır'la ilişkilerimiz rölantide devam ediyor, kesmedik, kesmeyi de düşünmüyoruz. Bir an evvel Mısır'da demokrasiye geçiş şartlarının olgunlaşmasını bekliyoruz" dedi.
Bu arada, CHP'nin 2-B arazilerinin satış bedellerinde ortaya çıkan sorunların araştırılmasıyla ilgili önergesinin bugün ele alınması önerisi kabul edilmedi.
Açıktan atanan büyükelçiler ve daimi temsilciler, merkeze döndüklerinde Dışişleri Bakanlığı'nda çalışabilecek.
TBMM Genel Kurulu'nda, Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Karanamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor.
AK Parti'ni verdiği önergenin kabul edilmesiyle teklifie yeni bir madde ihdas edildi.
Buna göre, Dışişleri Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşları mensupları arasından büyükelçi atananlar, merkeze döndüklerinde bakanlıkta çalışabilecek.
Bu kişiler, bakanlıktaki görevleri süresince büyükelçi unvanını kullanmaya devam edecek ve meslek mensubu olanlar arasından büyükelçiliğe atananlarla aynı hükümlere tabi olacak.
Memurluktan ya da açıktan daimi temsilciliğe atananlar da merkeze döndüklerinde Dışişleri Bakanlığı'nda çalışabilecek ve büyükelçi unvanını kullanmaya devam edecek.
AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan'ın, kadın parlamento muhabirlerine yönelik sözleri, TBMM Genel Kurulu'nda gerginliğe neden oldu.
TBMM Genel Kurul'nda, "torba kanun" teklifi üzerinde görüşmeler devam ediyor.
Yerinden söz alan CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka, AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan'ı kastederek, "TBMM çatısı altında bir AKP milletvekili, kadın gazetecilere ağza alınmayacak sözler söylemiştir. Bu sözleri kınıyorum" dedi. Nazlıaka, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin'den de bu konuda bir değerlendirme yapmasını beklediklerini belirterek, "Ancak Sayın Bakan ben söz alınca Genel Kurul salonunu terk etti" dedi.
Görüşmeler devam ederken, CHP'li kadın milletvekilleri ile BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, Başkanlık Divanı önüne gelerek, Başkanvekili Sadık Yakut'tan, konuyla ilgili söz istediklerini söyledi.
Milletvekillerini yerlerine oturmaları konusunda uyaran Yakut, ancak usule uygun bir şekilde söz verebileceğini söyledi.
Söz alan Pervin Buldan, "AKP'li bir milletvekili Meclis'te görev yapan kadın gazetecileri için çirkin ifadeler kullanmıştır. Biz bu tür söylemlerden rahatsızlık duyuyoruz. BDP olarak bu milletvekilini kınıyoruz ve AKP Grubu'ndan da bir açıklama bekliyoruz" diye konuştu.
Bunun üzerine söz alan Zeyid Aslan, bir gazetede yayımlanan haberde, Meclis'in bahçesinde bir milletvekili arkadaşı ile dinlenirken bir fotoğrafının yayımlandığını ve fotoğrafın altında aşağılayıcı ifadelerin kullanıldığını söyledi.
Bir milletvekilinin insani halinin, bir gazetede ağır bir eleştiri ile yayımlandığını belirten Aslan, bu konuda söz alan milletvekillerinin de olayın aslını sormaları gerektiğini kaydetti. Aslan, "Konuyu bazı gazeteci arkadaşlarımızla konuşurken bir örnek verdim. Belki örnek şık olmamış olabilir. Konuyu 'kadın-erkek' diye ayırmak yanlış. Bir sohbet esnasında söylenmiş sözden ibarettir. Ancak, bugün kadın gazetecilere hakaretten bahsederek konuşma yapanlar, polislerin anasına küfreden arkadaşları için konuşmadılar" dedi.
Aslan konuşurken, CHP milletvekilleri sıralara vurarak Aslan'ı protesto etti.
Aslan'ın ardından söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Mihrimah Belma Satır, şunları kaydetti:
"Tokat Milletvekili Zeyid Aslan hakkında internet sitelerinde yayınlanan haberi okudum. Haberde kadın gazetecilere yönelik kullanılan cümlelerin kabul edilemez olduğunu ifade etmek isterim.
Geç saatlere kadar çalıştığımız bu mekan, bizim için özeldir ve adeta bizim mahremimizdir. Burada yaptıklarımız, hareketlerimiz, oturma tarzımız gazeteciler için konu olmamalıdır ama bununla birlikte gazetecilik mesleği gereği haber peşinde koşmalarını da makul görüyorum. Resmin yayınlanmasını takdirlerinize sunuyorum. Hepiniz milletvekilisiniz, hepiniz aynı vaziyetlerde olabilirsiniz, ancak şahsım ve AK Parti'li kadın milletvekilleri adına sayın Zeyid Aslan'ın bu ifadelerini reddettiğimi de saygıyla sunmak istiyorum."
Satır'ın konuşmasını, CHP milletvekilleri alkışladı. Bu arada, Zeyid Aslan ayağa kalkarak tepki gösterdi. Bu sırada CHP'li milletvekilleri ile Aslan arasında sözlü sataşma başladı. Aslan, bağırarak, CHP sıralarına yürüdü. Ancak milletvekilleri araya girdi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut Yakut, birleşime ara verdi. Arada da salonun değişik bölümlerinde AK Parti ve CHP milletvekilleri arasında tartışma devam etti.
AK Parti İstanbul Milletvekili Metin Külünk ve AK Parti İstanbul Milletvekili Oktay Saral ile CHP İstanbul Milletvekili Ali Özgündüz arasında tartışma çıktı. Özgündüz'ün üzerine yürümek isteyen Külünk ve Saral'ı, diğer AK Parti milletvekilleri güçlükle durdurabildi.
Özgündüz'ün ise milletvekilleri sırasının üzerine çıkarak, AK Parti'li Külünk'e ulaşmaya çalıştığı görüldü.
Milletvekillerini sakinleştirmeye çalışanların arasında Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç da yer aldı.
Gerginliğin sona ermesinin ardından CHP'li bazı kadın milletvekilleri, Satır'ın yanına giderek, konuşmasından dolayı tebrik etti.
Birleşimi yeniden açan TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, saat 21.30'a kadar ara verdi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi ve MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural, AK Parti Tokat Milletvekili Zeyid Aslan'ın Meclis'te kadın gazetecilere yönelik sözlerini kınadı.
Genel Kurul'da, Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri sürüyor.
CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi yerinden söz alarak, Zeyid Aslan'ın, TBMM Genel Kurulu'na gelerek, sözlerinden duyduğu pişmanlığı ifade etmesi beklenirken, tam tersi bir anlayışla adeta sözlerinin arkasında duran, onları mazur göstermeye yönelik ya da "benzer sözleri başkaları da söyledi, benim yaptığımda ne var?" gibi bir anlayışla burada konuşma yapmış olmasını çok daha üzücü bulduğunu söyledi. Hamzaçebi, şu ifadeleri kullandı:
"Yine bir üzücü nokta, bu konuşma AK Parti grubuna mensup bir kısım milletvekilince alkışlarla karşılanmıştır. Böylesi bir konuşmanın alkışlarla karşılanmasını, hakikaten üzüntüyle karşılıyorum. Adalet ve Kalkınma Partisi adına söz alan değerli grup başkanvekili güzel bir konuşma yaparak, bu konuda gruplarının görüşlerini ifade etti. Bunu önemli karşıladığımı ve mutlu olduğumu ifade ediyorum.
'Geliyorum' diyen bir krize davetiye çıkarmak, bu krizi öngöreremek, başkanlık makamına uygun düşmemiştir. Bu kriz hiç yaşanmayabilirdi, önlenebilirdi. Bu konuda Başkanlık Divanı üzerine düşeni yapmamıştır. 2-3 gündür böyle bir tabloyu yaşıyoruz. Başkanlık makımını daha dikkatli olmaya davet ediyorum."
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Eliştaş söz alarak, bir önceki oturumda yaşadıkları hadiseleri üzüntüyle karşıladıklarını belirtti.
Milletvekili arkadaşının kadın gazetecilerle ilgili söylediği ifadeyi, AK Parti Grup Başkanvekili Mihrimah Belma Satır'ın, uygun bulmadığını ifade ettiğini hatırlatan Elitaş, şunları kaydetti:
"Milletvekilinin özür dilemek, sözünü geri alma babında yaptığı konuşmayı maalesef muhalefet milletvekilleri sıra kapaklarına vurarak, gürültüyle kesmeye çalışmışlar. Aynı hassasiyeti, Twitter'dan bir milletvekili tarafından sayın Başbakan'a hakaretleri, küfürleri ve annesine yapılan küfürleri de için de beklerdim. Öte yandan bir milletvekilinin polislere fiilen ve kayıtlara geçmiş bir şekilde küfretmesini de kınanmasını beklerdim.
Tek taraflı olmayan böyle bir sözün ve söylemin bir milletvekiline yakışmadığını, böyle bir sözün doğru bulunmadığımı ama standartlarla ayırmayıp herkesin hangi noktada, hangi hatası varsa üstüne gidilip kınanması gerekir."
Yeniden söz alan Hamzaçebi, AK Parti Grup Başkanvekili Belma Satır'a teşekkür ederek, "Onun göstermiş olduğu bu güzel ve üstün tavır, öyle anlaşılıyor ki diğer grup başkanvekili arkadaşları tarafından benimsenmiyor" dedi.
Yaşanan bir üzücü olaydan sonra gönülleri almak varken, "sende şunu yaptın bunu yaptın" gibi yaklaşımlarla olayı başka yerlere çekmeyi doğru bulmadığını belirten Hamzaçebi, "Sayın Başbakan'a sayın bakanlara, bir milletvekilinize kim olursa olsun, CHP grubundan hiçbir milletvekili bu şekilde bir saldırıda, bu şekilde bir tweet atma suretiyle öyle bir şeyde bulunmamıştır. Öyle bir milletvekili olursa biz CHP grubu olarak gereğini yapmaya hazırız. Hiç bir zaman da kalkıp siz de şunu yapmışınız gibi bir şeyi demeyiz. Böyle bir gerekçenin arkasına sığınmayız" diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da Zeyid Aslan'ı kınadıklarını ifade etti.
55 yaşını doldurduğu için görevleriyle ilişiği kesilen geçici köy korucularının aylıkları ile muhtarların aldığı ödenek miktarı artırıldı.
TBMM Genel Kurulu'nda, Bazı Kanun ile Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmeleri devam ediyor.
AK Parti, CHP ve MHP, köy korucularının aldıkları aylıkların iyileştirilmesine yönelik ortak önerge verdi. Kabul edilen önergede 55 yaşını doldurduğu için görevleriyle ilişkileri kesilen geçici köy korucularına Sosyal Güvenlik Kurumu'nca bağlanan aylık miktarı artırılıyor.
Buna göre, 55 yaşını doldurduğu için görevleriyle ilişkileri kesilen köy korucularının en düşük aylıkları, 383,96 liradan 652,72 liraya; en yüksek aylık miktarı ise 614,33 liradan 883,10 liraya yükseltildi.
Meclis'te grubu bulunan siyasi partiler, muhtarların aldıkları ödenek tutarının artırılması konusunda da ortak önerge verdi.
Kabul edilen önergeye göre, köy ve mahalle muhtarlarının aldıkları 460, 75 liralık ödenek tutarı, Bakanlar Kurulu yetkisiyle 875 liraya kadar çıkarılabilecek.
**** HABERİN DEVAMINI " İLGİLİ DOKÜMANLAR " BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
