Dışişleri Komisyonu, AK Parti Ankara Milletvekili Oktay başkanlığında toplandı.
Toplantının başında konuşan Oktay, geçen hafta Ankara'da gerçekleştirilen NATO Liderler Zirvesi'nin Türkiye'nin İttifak içindeki dengeleyici, merkezi ve vazgeçilmez rolünü bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.
Oktay, ABD ile İran arasında ateşkes sağlanmasına yönelik mutabakat zaptının 17 Haziran'da imzalanmış olmasına rağmen geçen haftadan itibaren İran Körfezi'nde çatışmaların başlamasının ve şiddetlenmesinin ciddi bir endişe kaynağı olduğunu belirtti.
Çatışmaların bir yandan tüm Orta Doğu bölgesinin barış ve istikrarını tehdit ederken, diğer yandan başta petrol olmak üzere tedarik zincirlerini etkileyerek küresel piyasalar açısından önemli riskler doğurduğunu ifade eden Oktay, "ABD ve İran'da savaştan yana kesimlerin ve İsrail'in, bölgede gelişmeleri yönlendirmesine izin verilmemelidir. Taraflara itidalli davranmaları çağrısında bulunuyor, bölgede barış ortamının yeniden tesis edilmesini diliyoruz." ifadesini kullandı.
Oktay, İran'daki savaş ve Lübnan'a yönelik saldırılar nedeniyle Gazze ve Batı Şeria'daki durumun ikinci plana düşmemesinin büyük önem taşıdığını vurguladı.
Suriye'de istikrarın korunması, ülkenin toprak bütünlüğünün, egemenliğinin muhafaza edilmesi ve yeniden inşa sürecinin hızlandırılması yönündeki desteği sürdürdüklerini belirten Oktay, "Bu kapsamda, Suriye Parlamentosunu teşkil eden Halk Meclisinin toplanarak 12 Temmuz'da ilk oturumunu gerçekleştirmesini, siyasi sürecin ilerletilmesi ve halk egemenliğinin tesisi bakımından önemli bir adım olarak değerlendiriyor ve memnuniyetle karşılıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.
Avrupa Parlamentosu'nun son dönemde, Türkiye aleyhinde faaliyet gösteren çevrelerin etkisiyle son derece yanlış kararlar aldığını belirten Oktay, "Kıbrıs Barış Harekatı'nın yıl dönümünün yaklaştığı bu günlerde, Avrupa Parlamentosu'nda kabul edilen ve kahraman Türk Silahlı Kuvvetlerine yönelik asılsız ve akıl dışı iddialar içeren karar bizim açımızdan yok hükmünde." diye konuştu.
Oktay, 15 Temmuz'un Türk milletinin demokrasiye, bağımsızlığa ve milli iradeye sahip çıkma kararlılığını bütün dünyaya gösterdiği tarihi bir gün olduğunu ve hain FETÖ darbe girişiminin püskürtülmesinin ötesinde milletin birlik ve beraberliğini simgeleyen büyük bir direniş olduğunu kaydetti.
- Kanun teklifleri
Komisyonda 3 kanun teklifi görüşüldü.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya ve ilgili bakanlıkların temsilcileri kanun tekliflerine ilişkin komisyona bilgi verdi ve milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
CHP Eskişehir Milletvekili Utku Çakırözer, NATO Zirvesi sürecindeki gözaltı ve tutuklamaları anımsatarak, "bunun Birleşmiş Milletler (BM) İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) sürecinde tekrarlanmaması" talebinde bulundu.
AK Parti İstanbul Milletvekili Seda Gören, "NATO için, dünyadaki savunma harcamalarının yüzde 70'ini yapan ülkelerin zirvesinden bahsediyoruz. Elbette güvenlik önlemleri olacak. Bu gözaltılar, Zirve ile alakası olmadan, araması olan ama bulunamayan, bu Zirve için artırılan önlemler doğrultusunda yapılan gözaltılar." dedi.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Kulaklıkaya, "COP31 Türkiye'de yapılsın diye ek bir ödeme taahhüt ettik mi?" sorusunu yanıtlarken, "İki aday olarak yarıştık bu konferansa ev sahipliği yapmak için. Bir para taahhüdü değil ancak bu tür konferanslarda genel olarak uygulama var. Bu tür etkinliklere ev sahipliği yapan ülke, programın, faaliyetin masraflarını karşılıyor. Peşin bir para taahhüdü değil ama geleneksel olarak faaliyetin masraflarının karşılanması şeklinde, o da ev sahibi ülkenin takdiri çerçevesinde gerçekleşen bir uygulama." diye konuştu.
Kulaklıkaya, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Şam Kalp Hastanesi ve Halep Onkoloji Hastanesi İşletme Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi"ne ilişkin sorular üzerine, şu ifadeleri kullandı:
"Türkiye, son yıllarda kalkınma işbirliği alanında hem yakın coğrafyasında hem daha geniş coğrafyalarda ciddi katkılar sağlayan bir ülke. Özellikle global ölçekte insani yardım sağlayan ülkeler arasında gayri safi milli hasılası içerisinde bu alana ayırdığı payın en yüksek olduğu birkaç ülke oldu son birkaç yıl içerisinde. Bunda en önemli payı, son yıllarda misafir ettiğimiz Suriyeli mülteciler oluşturuyor. Gönüllü dönüşlerin arttığı bir dönemi yaşıyoruz. Dönüşleri teşvik bakımından daha istikrarlı, ihtiyaçların karşılandığı bir ülkeye insanların gitmek istemesi daha çok artacaktır."
Sağlık Bakanlığı Kamu Hastaneleri Genel Müdürü Muhammed Emin Demirkol ise "Türkiye'deki hastanelerde zor randevu bulunduğu" iddialarına, "Randevuyla ilgili Türkiye'de 1,5 yıl önce 4 milyon olan bekleyen sayısı geçen ay itibarıyla 370 bine düştü. Bunun 120 bini tekil doktor istiyor. Sayı 250 bine kadar düşmüş durumda. Fakat yeni atamalar da olacak. Nitelikli sağlık hizmetleriyle ilgili çalışmalarımız ise devam ediyor." şeklinde yanıt verdi.
Komisyon Başkanı Oktay, Avrupa Parlamentosunun (AP) Türkiye'nin 1974 Barış Harekatı'na ilişkin kararını eleştirerek, şu ifadeleri kullandı:
"Öyle asılsız ve ahlaksız bir rapor ki, Türk milletinin tarih boyunca böyle bir kara lekesi olmamıştır, olmaz da. Eğer bir şey görmek istiyorsa o dönemde Kıbrıs'ta özellikle Türklere karşı yapılan, kadınlara da ne yazık ki cinsel tacizler başta olmak üzere, onlara yakından bakması, bunun rapora girmesi önemli. Bunlarla ilgili elimizde binlerce doküman var. Bunları görmezden gelip 1974'e gidip '1974'de TSK şöyle yaptı' diyerek oradan başka şeylerin kaldırım taşları döşenmesine bence Dışişleri Komisyonu üyeleri olarak müsaade etmememiz, her birimizin bu konuda son derece hassas olup kamuoyu ve uluslararası camialarda bulunduğumuz her platformda bunu dile getirip farkındalık oluşturmakta fayda var."
- Kabul edilen kanun teklifleri
Komisyonda uluslararası anlaşmaların onaylanmasının uygun bulunmasına dair 3 kanun teklifi kabul edildi. Komisyonda kabul edilen kanun teklifleri şöyle:
- İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş'un 2/3757 esas numaralı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması Sekretaryası Arasında Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansının Otuz Birinci Oturumu, Kyoto Protokolü Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Yirmi Birinci Oturumu, Paris Anlaşması Taraflar Toplantısı Olarak Düzenlenen Taraflar Konferansının Sekizinci Oturumu, Bağlı Organların Oturumları ve Diğer BMİDÇS Toplantılarına Dair Anlaşmanın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,
- İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş'un 2/3700 esas numaralı Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Suriye Arap Cumhuriyeti Hükümeti Arasında Şam Kalp Hastanesi ve Halep Onkoloji Hastanesi İşletme Protokolünün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi,
- İstanbul Milletvekili Numan Kurtulmuş'un 2/3663 esas numaralı 2015 Uluslararası Zeytinyağı ve Sofralık Zeytin Anlaşmasının 36'ncı Maddesinin Değiştirilmesine İlişkin Olarak Uluslararası Zeytin Konseyi Üyeler Konseyi Tarafından 25 Haziran 2024 Tarihinde Kabul Edilen DEC-11/119-V1/2024 sayılı Kararın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Kulaklıkaya, uluslararası gündeme ilişkin TBMM Dışişleri Komisyonunu bilgilendirdi:
Dışişleri Bakan Yardımcısı Musa Kulaklıkaya, ABD/İsrail ile İran arasındaki savaşa ilişkin, "Savaşın başında hiç gündemde olmayan Hürmüz şu anda neredeyse savaşın gerçek sebebi haline gelmiş durumda. Etkileri açısından bakıldığında daha önemli bir noktaya geldi." dedi.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Kulaklıkaya, AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplanan TBMM Dışişleri Komisyonuna uluslararası gündeme ilişkin bilgi verdi.
Türkiye'nin başarılı bir NATO Zirvesi gerçekleştirdiğini belirten Kulaklıkaya, bu ev sahipliğinin NATO zirveleri içerisinde müstesna bir yer edineceğini, hem katılımcıların hem de dünya kamuoyunun zihinlerinde kalacak önemli bir etkinlik olduğunu söyledi.
Kulaklıkaya, ABD ile İran arasında 17 Haziran'da bir mutabakat zaptı imzalandığını, buna göre 60 günlük sürede Hürmüz Boğazı hiçbir şart olmaksızın açık kalması kararı alındığını anımsattı.
Ancak bu sürenin daha yarısındayken ateşkes ihlalleriyle karşı karşıya kalındığını belirten Kulaklıkaya, sözlerini şöyle sürdürdü:
"ABD bugün aldığı kararla yeniden blokaj uygulayacağını ilan etti. Blokajın anlamı şu, hem İran limanlarına gelecek gemilerin girişini engelleyecek hem de İran limanlarından dışarıya çıkacak gemilerin çıkışını engelleyecek. Yani 27 Şubat öncesine dönmüş olduk. Bunun etkilerini zaten yaşıyoruz, belki etkiler daha da hızlanacak. Ham petrol fiyatlarında hızla bir artış oldu. Başta Körfez ülkeleri olmak üzere yatırım programlarını ve büyüme tahminlerini revize etmeye başladılar, ülkemiz de buna dahil. Bu krizin dünya ekonomileri üzerinde ciddi olumsuz etkisi oldu. Bir taraftan Amerika ile İran arasında Hürmüz Boğazı dışındaki hususlarda müzakereler devam ediyor, yani köprüler tamamen atılmış değil. Önümüzdeki günlerde bu krizin gündemimizi biraz daha ciddi bir şekilde meşgul edeceğine inanıyoruz. Savaşın başında hiç gündemde olmayan Hürmüz şu anda neredeyse savaşın gerçek sebebi haline gelmiş durumda. Etkileri açısından bakıldığında daha önemli bir noktaya geldi."
- "Artık geride kalsın istiyoruz"
Rusya-Ukrayna Savaşı ile ilgili de konuşan Kulaklıkaya, "Sayın Bakanımızın Zirve öncesinde Rusya'ya şu anda da Ukrayna'ya yaptığı ziyaret var. Bu iki ziyaret marjında da tekrar Türkiye'nin ev sahipliğinde savaşı bitirmeye ve iki ülkeyi tekrar görüşme masasına çağırmaya yönelik gayretlerimiz var." dedi.
Komisyon Başkanı Oktay, CAATSA ve F-35 konusunda bir an önce çözüme ulaşılması temennisinde bulunarak, "Artık geride kalsın istiyoruz. Türkiye'nin geldiği konum itibarıyla da artık yaptırımlar değil, işbirliği konuştuğumuz bir ortam oldu zaten, NATO Zirvesi de böyle oldu. Bundan sonra da böyle olsun istiyoruz ve böyle de olacak diye ümit ediyoruz." ifadesini kullandı.
Bakan Yardımcısı Kulaklıkaya, Suriye'de son dönemde peş peşe patlamalar ve terör eylemleri meydana geldiğini anımsatarak, "Bu, hala Suriye'deki güvenliğin ne kadar kırılgan olduğunu göstermesi açısından önemli. Hatta bu patlamaların bir tanesi Fransa Devlet Başkanı'nın ziyareti sırasında oldu. Bir bağlantı kurulmamakla birlikte ev sahibi ülke açısından iyi karşılanmayan bir gelişme." şeklinde konuştu.
Lübnan'da barışın sağlanmasıyla ilgili 3 taraflı bir mutabakat muhtırası imzalandığını ama İsrail'in mevcut konumunu terk etmediğini aktaran Kulaklıkaya, Lübnan Başbakanı'nın ve Başbakan Yardımcısı'nın Türkiye'yi ziyaret ettiğini ve bunun önemli bir gelişme olduğunu, bu ay sonunda ise Lübnan Cumhurbaşkanı'nı Türkiye'de ağırlayacaklarını söyledi.
Kulaklıkaya, Filistin'de uzun zamandır yapılamayan seçimlerle ilgili bir kararın alınmış olmasını önemli bulduklarını belirterek, "Hamas'la ilgili Gazze'deki barış planı kapsamındaki görüşmeler devam ediyor, sona yaklaşıldığına inanıyoruz. Üzerinde mutabık kalınamayan birkaç konu kaldı. Bunlardan bir tanesi silahsızlanmanın yöntemiyle alakalı, bir diğeri de önceki dönemde görev alan, Hamas'ın kontrolündeki bölgede görev alan kamu çalışanlarının ödenmeyen maaşlarıyla ilgili hususlar. Bunlarla ilgili kendilerine son bir teklif sunuldu, bunu Hamas kendi içerisinde değerlendirip son kararını verecek. Olumlu bir şekilde neticeleneceğine inanıyoruz. Bu konuda anlaşma sağlanırsa Gazze barış planının ikinci aşamasına geçilmiş olacak." diye konuştu.
- "KAAN motorun satışıyla ilgili bir engel kalmadı"
CAATSA yaptırımlarıyla alakalı da değerlendirmelerde bulunan Kulaklıkaya, "CAATSA'yla alakalı Zirve marjında Sayın Trump'ın açıklamalarını hepimiz takip ettik." dedi.
Burada iki konu bulunduğuna işaret eden Kulaklıkaya, şunları kaydetti:
"KAAN motoru gibi unsurlar ayrı, F-35'le ilgili süreç ayrı. F-35'le ilgili bir yasa var, o yasanın bir hükmü çok açık bir şekilde Türkiye'nin hiçbir şekilde S-400'e sahip olmaması gerektiğini öngörüyor. Dolayısıyla Türkiye'nin F-35 programına katılabilmesi için bu yasanın değişmesi gerekiyor. Yani ya o yasanın gereği olan S-400'leri bizim bir şekilde elimizden çıkarmamız ama bunu da Rusya'nın onayını alarak yapmamız gerekiyor veya o anlaşmanın değişmesi gerekiyor. Amerikan Başkanı'na verilmiş bir yetki yok orada."
KAAN motorlarının satışına ilişkin Kulaklıkaya, "Zirve'den sonra Amerika'ya gittikleri zaman da bu açıklamayı yaptılar, yani artık KAAN motorun satışıyla ilgili bir engel kalmadı." dedi.
Dışişleri Bakan Yardımcısı Kulaklıkaya, CAATSA ile ilgili bir soruyu yanıtlarken ise "CAATSA ile ilgili süreç devam ediyor." diye konuştu.
