2010-12-24 - 10:28
2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu
Tasarısının maddeleri üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Genel kurul, bugün bütçe tasarısının üzerinde yapılan müzakereleri tamamlayacak.
Bütçenin geneli üzerindeki görüşmeler ise 26 Aralık Pazar günü
yapılacak.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, seçim
barajı konusunun ''kırmızı çizgileri'' olduğunu belirterek, ''Bu konuda
ortaklaşmazsak Borçlar, Ticaret ve Hukuk Usulü Muhakemeleri kanunları geçmez''
dedi.
TBMM Genel Kurulunda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının
maddelerinin görüşülmesine devam ediliyor.
Maddeler üzerinde BDP Grubu adına konuşan Şırnak Milletvekili Hasip
Kaplan, demokratik toplumlarda ve ülkelerde şiddet unsuru olmadığı sürece en zıt,
aykırı fikirlerin parlamentoda tartışılmasının ''demokrasinin gereği'' olduğunu
ifade etti.
''Demokratik özerklik projelerinin'' karşısına ''siyasi suikast''
kavramının ortaya koyulduğunu belirten Kaplan, ''Bir başkası da bir kentimizin
insanlarını aşağılıyor. İki Çelik var, birisi İzmir halkından diğeri de Kürt
halkından özür dileyecek'' dedi.
Torba Yasayla ilgili dün akşam yapılan alt komisyon toplantısında,
Meclis'te temsil edilen partiler ile yüzde bir oy alan partilere Hazine yardımı
yapılmasıyla ilgili önerge verdiklerini aktaran Kaplan, önergelerinin AK
Parti'nin oylarıyla reddedildiğini ifade etti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun telefonla bizzat müdahalesiyle
CHP'nin önergeyi desteklediğini belirten Kaplan, ''CHP, baraj ve Hazine
yardımıyla ilgili tavır koyabiliyorsa, bunu kutluyorum'' diye konuştu. Kaplan,
şunları söyledi:
''Seçim barajı bizim kırmızı çizgimizdir, seçim barajından ortaklaşma en
asgari çizgidir. İçtüzük ile Borçlar, Ticaret ve Hukuk Muhakemeleri kanunlarıyla
ilgili oluşturulan komisyonun üyesiyim. Burada 3 bin tane madde var.
Ortaklaşmazsak bu geçmez. Buradan uyarıyorum; tehdit etmiyoruz. CHP, MHP söyledi,
Heberal yasası çıkarıldı. Size seneye kadar mühlet. 3 bin önerge veririz, 3 bin
kez konuşuruz, 3 bin kez yoklama isteriz, 3 sene de bu yasaların hiç birini
çıkaramazsınız.''
MHP İstanbul Milletvekili Mithat Melen, ''Torba Yasa'' uygulamasını
eleştirerek, ''Ekonomi bilimini katlettiniz. Bütün sistemi alt üst ettik''
dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ, Ermenistan ile imzalanan
protokollerin ''hükümsüz ve geçersiz'' olduğunu, hükümetin bu protokolleri
''TBMM'den geri çekme cesaretini gösteremediğini'' savundu.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, şu anda 4-C
statüsünde 30 bin 707 kişinin çalıştığını belirterek, ''1992'den 2004'e kadar
dışarıda kapı önünde bırakılan 12 bin özelleştirme mağduru işçiyi kamuya aldık''
dedi.
2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının maddeleri üzerinde BDP
Grubu adına konuşan Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş, Bitlis Valisinin son
seçimde, ilinde AK Parti'nin seçimi kazanması için çalıştığını öne sürdü.
Valinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Bitlis ziyaretinde, kamu
görevlilerinin cumartesi ve pazar günü işbaşında bulunmaları yönünde talimat
verdiğini iddia eden Karabaş, ''Önümüzde seçim var ve bu valinin nasıl görev
yapacağını göreceğiz'' dedi.
MHP Grubu adına söz alan Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, tasarının
24. maddesinin geçici işçi çalıştırmayı düzenlediğini söyledi.
Özelleştirmelerin, kamudaki işçi sayısının azalmasına neden olduğunu
ifade eden Kalaycı, ''Ülkemizde mevsimlik ve geçici işçilik adı altında dram
yaşanmaktadır. Devletin sürekli işlerini yapmalarına rağmen, yılın belirli
dönemlerinde işten çıkarılmaktadır'' dedi.
Mustafa Kalaycı, kamuda 1 milyon civarında taşeron işçinin çalıştığının
ifade edildiğini belirterek, ''Bu işçiler, tabiri caizse sesi kısılmış, elleri
kolları bağlanmış, komutla hareket eden bireyler haline getirilmiştir. Bu
işçiler, taşeron ile devletin arasına sıkışmış durumdadır. Devletin, işsizliğin
yoğun olduğu ortamdan istifade ederek uyanık ve fırsatçı tüccar gibi davranmaya,
daha az personel maliyeti için farklı numaralar denemeye hakkı olmaması gerekir''
diye konuştu.
CHP Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan, 4-C ve 4-B'nin ''kölelik
düzeni'' olduğunu söyledi.
Burdur'da 21 kişilik temizlik işçiliği kadrosuna, bin 705 kişinin
başvurduğunu ve bunun da işsizliğin geldiği noktayı gösterdiğini ifade eden
Aydoğan, ''İşsizliğin azalması bu mudur? Eğer böyle ise vay halimize'' dedi.
CHP'li Aydoğan, Türkiye'nin en çok işsizi olan ülkeler arasında 49.
sırada olduğunu savundu. İşsizlik oranının yüzde 14 seviyesine ulaştığını ifade
eden Aydoğan, ''Bunlar gerçek rakamlar değil. İş aramayan insanları da hesaba
kattığınızda bu oran yüzde 20'leri bulur'' dedi.
TÜİK rakamlarına göre 12 milyon 930 bin yoksul vatandaş olduğunu belirten
Aydoğan, şunları kaydetti:
''Başbakan, 'siyaseti kendimiz ve yakın çevremizin geçim kaynağı olarak
görmedik' diyor. Peki mahdumlarınız ve siz nasıl zenginleştiniz? Gemicilik,
kuyumculuk sektörüne nasıl girdiniz? Kısıklı'da villa sahibi olurken,
özelleştirmeler kimlere yapıldı? Yoksulluk artarken dolar milyarderleri nasıl
arttı? Bu kadar işsiz, yoksul insan varken; Bakanların, AKP'lilerin çocukları,
akıllı olduğu için mi zengin oluyor? Herhangi bir yakınınızın işsiz çocuğu var
mı? Yok. Hastanelerdeki temizlik örgütleri bile AKP örgütlerinden geçiyor.''
Aydoğan, ''Haluk İpek'in eniştesi, jet hızıyla nasıl 40 günde profesör
oldu, kurulan bir üniversitenin rektörlüğüne atandı?'' diye sordu.
Aydoğan'ın bu sözlerine tepki gösteren AK Parti Çorum Milletvekili Agah
Kafkas, ''Ayıp ya ayıp. Yalan söylüyorsun, iftira atıyorsun'' diye bağırdı.
Sataşma olduğu gerekçesiyle kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanvekili
Nurettin Canikli, eleştiri yapılabileceğini, ancak suçlamada bulunulamayacağını
söyledi.
''AK Parti döneminde özelleştirmeler, Hükümetin ya da partinin
yandaşlarına veriliyor'' denilmesi için insaf sahibi olmak gerektiğini belirten
Canikli, ilk kez iktidarlarında ihalelerin dünyanın gözü önünde şeffaf bir
şekilde yapıldığına dikkati çekti. Canikli, ihale kanununda değişiklik yaparak,
davetiye usulü ihale yöntemini değiştirdiklerini ifade ederek, ''Daha önce idare,
ihaleyi istediği kişiye verebiliyordu. Bu değiştirildi. Yandaşlara, adam
kayırmacılıkla ihale verilmesinin örneklerine bakmak istiyorsanız, 2002'den
önceki dönemlere bakacaksınız'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de sataşma nedeniyle yaptığı
konuşmasında, CHP'li Aydoğan'ın, konuşmasında siyasi bir değerlendirme yaptığını
söyledi.
Bütçe konuşmalarında Hükümet politikalarının muhalefet sözcülerince hep
eleştirildiğini dile getiren Hamzaçebi, ''Burada sataşma yoktur. Varsa da Maliye
Bakanı burada, cevap verebilir'' dedi.
Akif Hamzaçebi, ''Kuşadası Limanı ihalesini Ofer Grubu alınca, Başbakanla
grubun ilişkileri tartışıldı. Başbakan konuyla ilgili soru sorulunca, önce
'tanımıyorum' dedi, sonra 'görüşmüş olabilirim' dedi, en sonunda da 'görüştüm'
dedi. İhaleler bu kadar saydam yapılıyor işte'' diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da ''Duvarınız camdan olursa, komşuya
taş atmayacaksınız'' dedi.
Hükümete, ''57. Hükümet döneminde ne kadar yolsuzluk varsa getirin,
görüşelim'' diyen Şandır, ''Suçüstü yakalanmanın telaşıyla etrafa çamur atmayın.
Balıkesir SEKA'yı, Ofer'i, TÜPRAŞ'ı anlatın ama anlatamazsınız. Geçmişi
suçlayamazsınız'' diye konuştu.
Tekrar kürsüye gelen Canikli, iktidarlarından önce, Balıkesir SEKA için
3 kez ihaleye çıkıldığını ancak kimsenin katılmadığını ifade ederek, 4. ihalede
ise özelleştirmenin yapıldığını kaydetti.
''İhaleye giriş engellenmiş mi? Engellenmemiş'' diyen Canikli, TÜPRAŞ'ın
yüzde 14'ünün, o dönemde borsa fiyatının üzerinde satıldığını bildirdi. Nurettin
Canikli, ''Bazı şirketlerin fiyatları yükseldi onun da artabilirdi. İstanbul'da
belediyenin 1 milyar dolara sattığı arsa, yargıya takıldı, iptal edildi, şimdi
300 milyon dolar etmez. Bunu da göz ardı etmeyelim. Eğer o konulara girersek...
19-21 Şubat 2001 tarihinde, Merkez Bankasının sattığı 6,5 milyar dolarlık döviz
kime, kaç paradan satıldı?'' dedi.
Soruları yanıtlayan Maliye Bakanı Şimşek, şu anda 4-C statüsünde 30 bin
707 kişinin çalıştığını ifade ederek, ''Özelleştirmeden gelen 17 bin 838 kişi,
diğer kamu kurumlarından gelen 12 bin 12 kişi ve TEKEL'den gelen 10 bin 857
kişi'' dedi.
''1992'den 2004'e kadar dışarıda kapı önünde bırakılan 12 bin
özelleştirme mağduru işçiyi kamuya aldık'' diyen Şimşek, bu işçilere maaş
bağladıklarını ve emeklilik imkanı getirdiklerini söyledi.
Şimşek, AK Parti Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın laf atması üzerine,
''Medeni bir şekilde dinleyin. Dinlemeyi öğrenin. Yanlış bilgilendirmiyorum,
bağırıp çağırma'' dedi.
MHP Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş'un laf atması üzerine de Şimşek,
''Böyle bir usul var mı?'' diyerek tepki gösterirken; TBMM Başkanvekili Sadık
Yakut, milletvekillerini Şimşek'i dinlemeleri yönünde uyardı.
Bakan Şimşek, AK Parti döneminde ihdas edilen 4-C kadrosunun çok doğru
bir düzenleme olduğunu söyledi.
Türkiye'nin şeker ihtiyacının belli olduğunu ifade eden Şimşek,
''Türkiye'de bir kilo şeker dünya fiyatlarının 2 katı üzerinde üretiliyor. Şeker
fabrikalarını tam kapasiteyle çalıştırırsanız, bu şekerleri ihraç edemezsiniz. Bu
yüzden, şeker fabrikalarının daha verimli çalışması için özelleştirilmesi
gerekiyor'' diye konuştu.
2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu
Tasarısının maddeleri üzerindeki görüşmeler sürüyor.
Maddeler üzerinde soruları yanıtlayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek,
1986'dan bu yana özelleştirme yapmayan hiç bir hükümet olmadığını, bütün
dönemlerde yabancılara şirket satıldığını, bütün partilerin özelleştirme
yaptığını kaydetti.
Özelleştirme nedeniyle mağdur olanların 4-C imkanından
yararlandırıldığını belirten Şimşek, ''4-C, AK Parti'nin yaptığı doğru bir
düzenlemedir ve önceki yanlışları da düzeltmiştir'' dedi.
Türkiye'deki net asgari ücretin, AB üyesi olan Bulgaristan ve Romanya'nın
iki katından fazla olduğunu ifade eden Şimşek, Türkiye'nin sağlık ve eğitimde
dünyanın en iyi ülkelerinden olduğunu, halkın refahının arttığının buradan ortaya
çıktığını söyledi.
Şimşek, akaryakıt ürünlerinde başka ülkelerle karşılaştırıldığında
verginin yüksek olduğunu ancak 2002'de toplam vergi yükü yüzde 70,3 iken bugün
64,8 civarına indiğini ifade etti.
AK Parti Kastamonu Milletvekili Hasan Altan, Türkiye'nin AK Parti
iktidarıyla birlikte istikrar ve güven ortamını yakaladığını söyledi.
8 yılda reform denilebilecek, Cumhuriyet tarihinin ilklerinin
gerçekleştirildiğini dile getiren Altan, Türkiye'nin küresel krizden alnının
akıyla çıkmayı başardığını dile getirdi.
BDP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, sosyal tesislerin dağılımında
bölgeler arasında eşitsizliklerin söz konusu olduğunu savundu.
Geylani, partisinin Hazine yardımı alamamasını eleştirdi.
MHP Çanakkale Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz, hükümetin 8 yıl önce
''yolsuzluk ve yoksullukla mücadele'' vizyonuyla ortaya çıktığını, ancak, 2002
yılında 600 bin olan ihtiyaç sahibinin bugün 2,5 milyona yükseldiğini kaydetti.
CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz, ''8 yılda 80 yıllık Cumhuriyetin tüm
kazanımlarının uluslararası şirketlere ya da ülke içinde yandaşlara satıldığını''
ileri sürdü.
Topuz, ''Kamu işletmeleri haraç mezat satılırken sosyal tesisler
çoğunlukla yarı fiyatına devrediliyor'' diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, maddeler üzerinde ''incir
çekirdeğini doldurmayan konuşmalar yapıldığını'' söyledi.
''Şurada yolsuzluk var, şunda peşkeş var, şurada yandaşlara satma var''
denildiğini anımsatan Elitaş, 1986 yılından bu yana bütün hükümetlerin
özelleştirme yaptığını kaydetti.
2002 yılına kadar 8 milyar dolar özelleştirme için ''11 milyar dolar
harcama yapıldığını'' belirten Elitaş, ''AK Parti döneminde 33 milyar dolarlık
özelleştirme yapılmış. Şeffaf, herkese açık, televizyonlardan yayınlanan
ihalelerde eğer siz art niyet ararsanız, bu, samimiyetinizin olumsuz olduğunu
göstergesidir. 33 milyar dolarlık özelleştirme duble yol, hastane, adliye binası,
derslik, öğrencilere bilgisayar olmuştur'' dedi.
Elitaş, 2002'den bu yana dünyada petrol fiyatlarında 5 kat, Türkiye'de
ise 2,5 kat artış olduğunu ifade etti.
CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi, rekabeti yaratmadan devletin o
alandan özelleştirmeyle çekilmemesi gerektiğini belirterek, TÜPRAŞ'in Türkiye'nin
tek rafinerisi olduğunu ve AK Parti tarafından özelleştirildiğini anımsattı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı'nın akaryakıt şirketlerinden indirim
yapmalarını istediğini hatırlatan Hamzaçebi, ''Enerji Bakanı bunu rica ettiğine
göre sorun petrol fiyatlarından kaynaklanmıyor. Böyle özelleştirme olabilir mi?''
diye sordu.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, borçların
yapılandırmasıyla ilgili tasarının ''af olmadığını'' çünkü ana paradan
vazgeçilmediğini söyledi.
2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın maddeleri üzerindeki
görüşmeler sürüyor.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2002'de yüzde 13 olan reel faizin, şu anda
yüzde 4 olduğunu söyledi.
Artık ''yüksek faiz, düşük kur'' politikasının olmadığını belirten
Şimşek, ''Şu anda reel faizin sıfır olduğu, kısa vadeli Merkez Bankası borçlanma
faizinin yüzde 1,5 olduğu bir ülkede yüksek faiz politikasından bahsedilemez''
dedi.
Şimşek, cari açığın bir kaç sebebi olduğunu ifade ederek, şöyle
konuştu:
''Dünyada petrol fiyatları yükseliyor. Bu ülke, yılda 40-50 milyar dolar
arasında enerji ithalatı yapan bir ülkedir. Ne yaparsanız yapın, isterseniz
kurunuz yüksek olsun, isterseniz faizleriniz eksi olsun ki böyle bir şey söz
konusu olamaz, bu açığı veriyorsunuz. Çünkü doğal gazın yüzde 99'unu, petrolün
yüzde 95'ini ithal ediyorsunuz. Dolayısıyla petrol, enerji fiyatları maalesef
bizim aleyhimize gelişmektedir.
Türkiye AB'nin 4 katı bir hızla büyümektedir. 4 kat daha hızla koşuyoruz.
AB ise en iyi ihtimalle yüzde 2 civarında büyüyecek.''
Maliye Bakanı Şimşek, en düşük maaş alan emeklilere, çok daha yüksek
oranlarda artış yaptıklarını belirterek, 2011'de en düşük maaş alan emeklilere
yüzde 20, yüksek alanlara ise yüzde 8 artış öngördüklerini ifade etti.
2002 aralık ayında muhtar maaşının 97 TL, en düşük prim tutarının 87 TL
olduğunu belirten Şimşek, bugün ise muhtar maaşının 354 TL, sigorta prim
tutarının ise 255 TL olduğunu bildirdi.
Şimşek, borçların yapılandırmasıyla ilgili tasarının af olmadığını
belirterek ''Çünkü ana paradan vazgeçmiyoruz'' dedi.
Maliye Bakanı Şimşek, Adana'da 2009 yılı ağustos ayı ile 2010 yılı temmuz
ayları arasında 89 firmaya teşvik belgesi verildiğini, 18,5 milyar liralık
yatırım yapıldığını söyledi.
''Bankaların sicil affı'' ile ilgili soruyu yanıtlarken Şimşek,
''Bankaların elindeki verileri yok edemeyiz. Kanun çıkartılırken, 'bankalar
istemezse kanun etkili olmaz' dedim'' dedi.
BDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, ''(devir ideoloji devri) deyip
fiilen kapitalizm propagandası yapan vekillere inadına eşitlik, inadına
demokrasi, inadına sosyalizm, inadına barış'' dedi.
Uras, konuşmasını ''yaşasın barış'' anlamına gelen Kürtçe sözlerle
bitirdi.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, AK Parti'nin uyguladığı
politikaların ''dolar milyarderlerinin sayısını artırırken yoksulu daha da yoksul
hale getirdiğini'' savundu.
CHP Malatya Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu, köylünün kendi ürettiği tütünü
satabilmesine olanak tanınmasını isteyerek, ''Üretmek serbest satmak yasak. Bunun
anlamı nedir?'' dedi.
BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, konuşmasında silikozis hastalığına
dikkati çekti ve hastalığın önlenmesi için gerekli önlemlerin alınmasını
istedi.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, ''özelleştirmelerin şeffaf
yapıldığının'' söylendiğini anımsatarak, ''ATV ve Sabah ihalesinin nasıl
yapıldığını biliyorsunuz'' dedi.
Bazı özelleştirmelerle ilgili iddialarda bulunan Genç'in, bazı bakanlara
yönelik ''yalan söylüyor'' ifadesini kullanması üzerine, TBMM Başkanvekili Sadık
Yakut ''Üçüncü kez 'yalan söylüyor' diyorsunuz. Sizi temiz bir dille konuşmaya
davet ediyorum'' uyarısında bulundu.
Genç, Yakut'a, ''O zaman 'gerçekleri söylemiyorlar' diyelim''
karşılığını verdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, ''malzeme kıtlığından dolayı
büyük bir kıskançlık içinde iftiralar atıldığını'' söyledi.
ATV-Sabah ihalesiyle bir çok kez açıklama yaptıklarını anımsatan Elitaş,
ATV-Sabah'ın bir milyar doların üzerinde bedelle ihale edildiğini, fiyat yüksek
olduğundan dolayı ihaleye başka kimsenin girmediğini ifade etti.
Bugün ATV-Sabah ile eşdeğer olan bir büyük gazete ve televizyonunun
satışıyla ilgili ''ATV-Sabah satışının altıda birine yakın bir fiyat verildiğinin
kamuoyunda ve gazetelerde yer aldığını'' belirten Elitaş, ATV-Sabah ile ilgili
Halkbank ve Ziraat bankasından verilen kredilerde benzerleri içinde en yüksek
faiz oranının uygulandığını söyledi. Elitaş, kredilerle ilgili gayrimenkul
teminatı alındığını ve firmanın borçlarını aksatmadan günü gününe ödediğini
belirtti.
CHP'nin Kayseri'deki ''yolsuzluk'' iddialarına ilişkin daha önceki
açıklamaları yineleyen Elitaş, ''İftira atmayın, millete gidin. Millet sizi de
gönlünün içine alır ama siz iftiralarla tutanaklarda yer almayı yeğliyorsunuz''
dedi.
2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu
Tasarısının maddeleri üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Tasarıya göre, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesinin giderleri 312,5
milyar TL, faiz hariç giderleri ise 265 milyar TL olacak. Bütçe gelirleri 279
milyar TL, vergi gelirleri 232,2 milyar TL, bütçe açığı 33,5 milyar TL, faiz dışı
fazla ise 14 milyar TL olarak öngörülüyor.
(18.38)
**** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ****
Bütçenin geneli üzerindeki görüşmeler ise 26 Aralık Pazar günü
yapılacak.
BDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, seçim
barajı konusunun ''kırmızı çizgileri'' olduğunu belirterek, ''Bu konuda
ortaklaşmazsak Borçlar, Ticaret ve Hukuk Usulü Muhakemeleri kanunları geçmez''
dedi.
TBMM Genel Kurulunda, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının
maddelerinin görüşülmesine devam ediliyor.
Maddeler üzerinde BDP Grubu adına konuşan Şırnak Milletvekili Hasip
Kaplan, demokratik toplumlarda ve ülkelerde şiddet unsuru olmadığı sürece en zıt,
aykırı fikirlerin parlamentoda tartışılmasının ''demokrasinin gereği'' olduğunu
ifade etti.
''Demokratik özerklik projelerinin'' karşısına ''siyasi suikast''
kavramının ortaya koyulduğunu belirten Kaplan, ''Bir başkası da bir kentimizin
insanlarını aşağılıyor. İki Çelik var, birisi İzmir halkından diğeri de Kürt
halkından özür dileyecek'' dedi.
Torba Yasayla ilgili dün akşam yapılan alt komisyon toplantısında,
Meclis'te temsil edilen partiler ile yüzde bir oy alan partilere Hazine yardımı
yapılmasıyla ilgili önerge verdiklerini aktaran Kaplan, önergelerinin AK
Parti'nin oylarıyla reddedildiğini ifade etti.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun telefonla bizzat müdahalesiyle
CHP'nin önergeyi desteklediğini belirten Kaplan, ''CHP, baraj ve Hazine
yardımıyla ilgili tavır koyabiliyorsa, bunu kutluyorum'' diye konuştu. Kaplan,
şunları söyledi:
''Seçim barajı bizim kırmızı çizgimizdir, seçim barajından ortaklaşma en
asgari çizgidir. İçtüzük ile Borçlar, Ticaret ve Hukuk Muhakemeleri kanunlarıyla
ilgili oluşturulan komisyonun üyesiyim. Burada 3 bin tane madde var.
Ortaklaşmazsak bu geçmez. Buradan uyarıyorum; tehdit etmiyoruz. CHP, MHP söyledi,
Heberal yasası çıkarıldı. Size seneye kadar mühlet. 3 bin önerge veririz, 3 bin
kez konuşuruz, 3 bin kez yoklama isteriz, 3 sene de bu yasaların hiç birini
çıkaramazsınız.''
MHP İstanbul Milletvekili Mithat Melen, ''Torba Yasa'' uygulamasını
eleştirerek, ''Ekonomi bilimini katlettiniz. Bütün sistemi alt üst ettik''
dedi.
CHP İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ, Ermenistan ile imzalanan
protokollerin ''hükümsüz ve geçersiz'' olduğunu, hükümetin bu protokolleri
''TBMM'den geri çekme cesaretini gösteremediğini'' savundu.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, şu anda 4-C
statüsünde 30 bin 707 kişinin çalıştığını belirterek, ''1992'den 2004'e kadar
dışarıda kapı önünde bırakılan 12 bin özelleştirme mağduru işçiyi kamuya aldık''
dedi.
2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının maddeleri üzerinde BDP
Grubu adına konuşan Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş, Bitlis Valisinin son
seçimde, ilinde AK Parti'nin seçimi kazanması için çalıştığını öne sürdü.
Valinin, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın Bitlis ziyaretinde, kamu
görevlilerinin cumartesi ve pazar günü işbaşında bulunmaları yönünde talimat
verdiğini iddia eden Karabaş, ''Önümüzde seçim var ve bu valinin nasıl görev
yapacağını göreceğiz'' dedi.
MHP Grubu adına söz alan Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı, tasarının
24. maddesinin geçici işçi çalıştırmayı düzenlediğini söyledi.
Özelleştirmelerin, kamudaki işçi sayısının azalmasına neden olduğunu
ifade eden Kalaycı, ''Ülkemizde mevsimlik ve geçici işçilik adı altında dram
yaşanmaktadır. Devletin sürekli işlerini yapmalarına rağmen, yılın belirli
dönemlerinde işten çıkarılmaktadır'' dedi.
Mustafa Kalaycı, kamuda 1 milyon civarında taşeron işçinin çalıştığının
ifade edildiğini belirterek, ''Bu işçiler, tabiri caizse sesi kısılmış, elleri
kolları bağlanmış, komutla hareket eden bireyler haline getirilmiştir. Bu
işçiler, taşeron ile devletin arasına sıkışmış durumdadır. Devletin, işsizliğin
yoğun olduğu ortamdan istifade ederek uyanık ve fırsatçı tüccar gibi davranmaya,
daha az personel maliyeti için farklı numaralar denemeye hakkı olmaması gerekir''
diye konuştu.
CHP Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan, 4-C ve 4-B'nin ''kölelik
düzeni'' olduğunu söyledi.
Burdur'da 21 kişilik temizlik işçiliği kadrosuna, bin 705 kişinin
başvurduğunu ve bunun da işsizliğin geldiği noktayı gösterdiğini ifade eden
Aydoğan, ''İşsizliğin azalması bu mudur? Eğer böyle ise vay halimize'' dedi.
CHP'li Aydoğan, Türkiye'nin en çok işsizi olan ülkeler arasında 49.
sırada olduğunu savundu. İşsizlik oranının yüzde 14 seviyesine ulaştığını ifade
eden Aydoğan, ''Bunlar gerçek rakamlar değil. İş aramayan insanları da hesaba
kattığınızda bu oran yüzde 20'leri bulur'' dedi.
TÜİK rakamlarına göre 12 milyon 930 bin yoksul vatandaş olduğunu belirten
Aydoğan, şunları kaydetti:
''Başbakan, 'siyaseti kendimiz ve yakın çevremizin geçim kaynağı olarak
görmedik' diyor. Peki mahdumlarınız ve siz nasıl zenginleştiniz? Gemicilik,
kuyumculuk sektörüne nasıl girdiniz? Kısıklı'da villa sahibi olurken,
özelleştirmeler kimlere yapıldı? Yoksulluk artarken dolar milyarderleri nasıl
arttı? Bu kadar işsiz, yoksul insan varken; Bakanların, AKP'lilerin çocukları,
akıllı olduğu için mi zengin oluyor? Herhangi bir yakınınızın işsiz çocuğu var
mı? Yok. Hastanelerdeki temizlik örgütleri bile AKP örgütlerinden geçiyor.''
Aydoğan, ''Haluk İpek'in eniştesi, jet hızıyla nasıl 40 günde profesör
oldu, kurulan bir üniversitenin rektörlüğüne atandı?'' diye sordu.
Aydoğan'ın bu sözlerine tepki gösteren AK Parti Çorum Milletvekili Agah
Kafkas, ''Ayıp ya ayıp. Yalan söylüyorsun, iftira atıyorsun'' diye bağırdı.
Sataşma olduğu gerekçesiyle kürsüye gelen AK Parti Grup Başkanvekili
Nurettin Canikli, eleştiri yapılabileceğini, ancak suçlamada bulunulamayacağını
söyledi.
''AK Parti döneminde özelleştirmeler, Hükümetin ya da partinin
yandaşlarına veriliyor'' denilmesi için insaf sahibi olmak gerektiğini belirten
Canikli, ilk kez iktidarlarında ihalelerin dünyanın gözü önünde şeffaf bir
şekilde yapıldığına dikkati çekti. Canikli, ihale kanununda değişiklik yaparak,
davetiye usulü ihale yöntemini değiştirdiklerini ifade ederek, ''Daha önce idare,
ihaleyi istediği kişiye verebiliyordu. Bu değiştirildi. Yandaşlara, adam
kayırmacılıkla ihale verilmesinin örneklerine bakmak istiyorsanız, 2002'den
önceki dönemlere bakacaksınız'' dedi.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de sataşma nedeniyle yaptığı
konuşmasında, CHP'li Aydoğan'ın, konuşmasında siyasi bir değerlendirme yaptığını
söyledi.
Bütçe konuşmalarında Hükümet politikalarının muhalefet sözcülerince hep
eleştirildiğini dile getiren Hamzaçebi, ''Burada sataşma yoktur. Varsa da Maliye
Bakanı burada, cevap verebilir'' dedi.
Akif Hamzaçebi, ''Kuşadası Limanı ihalesini Ofer Grubu alınca, Başbakanla
grubun ilişkileri tartışıldı. Başbakan konuyla ilgili soru sorulunca, önce
'tanımıyorum' dedi, sonra 'görüşmüş olabilirim' dedi, en sonunda da 'görüştüm'
dedi. İhaleler bu kadar saydam yapılıyor işte'' diye konuştu.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır da ''Duvarınız camdan olursa, komşuya
taş atmayacaksınız'' dedi.
Hükümete, ''57. Hükümet döneminde ne kadar yolsuzluk varsa getirin,
görüşelim'' diyen Şandır, ''Suçüstü yakalanmanın telaşıyla etrafa çamur atmayın.
Balıkesir SEKA'yı, Ofer'i, TÜPRAŞ'ı anlatın ama anlatamazsınız. Geçmişi
suçlayamazsınız'' diye konuştu.
Tekrar kürsüye gelen Canikli, iktidarlarından önce, Balıkesir SEKA için
3 kez ihaleye çıkıldığını ancak kimsenin katılmadığını ifade ederek, 4. ihalede
ise özelleştirmenin yapıldığını kaydetti.
''İhaleye giriş engellenmiş mi? Engellenmemiş'' diyen Canikli, TÜPRAŞ'ın
yüzde 14'ünün, o dönemde borsa fiyatının üzerinde satıldığını bildirdi. Nurettin
Canikli, ''Bazı şirketlerin fiyatları yükseldi onun da artabilirdi. İstanbul'da
belediyenin 1 milyar dolara sattığı arsa, yargıya takıldı, iptal edildi, şimdi
300 milyon dolar etmez. Bunu da göz ardı etmeyelim. Eğer o konulara girersek...
19-21 Şubat 2001 tarihinde, Merkez Bankasının sattığı 6,5 milyar dolarlık döviz
kime, kaç paradan satıldı?'' dedi.
Soruları yanıtlayan Maliye Bakanı Şimşek, şu anda 4-C statüsünde 30 bin
707 kişinin çalıştığını ifade ederek, ''Özelleştirmeden gelen 17 bin 838 kişi,
diğer kamu kurumlarından gelen 12 bin 12 kişi ve TEKEL'den gelen 10 bin 857
kişi'' dedi.
''1992'den 2004'e kadar dışarıda kapı önünde bırakılan 12 bin
özelleştirme mağduru işçiyi kamuya aldık'' diyen Şimşek, bu işçilere maaş
bağladıklarını ve emeklilik imkanı getirdiklerini söyledi.
Şimşek, AK Parti Kütahya Milletvekili Alim Işık'ın laf atması üzerine,
''Medeni bir şekilde dinleyin. Dinlemeyi öğrenin. Yanlış bilgilendirmiyorum,
bağırıp çağırma'' dedi.
MHP Kırıkkale Milletvekili Osman Durmuş'un laf atması üzerine de Şimşek,
''Böyle bir usul var mı?'' diyerek tepki gösterirken; TBMM Başkanvekili Sadık
Yakut, milletvekillerini Şimşek'i dinlemeleri yönünde uyardı.
Bakan Şimşek, AK Parti döneminde ihdas edilen 4-C kadrosunun çok doğru
bir düzenleme olduğunu söyledi.
Türkiye'nin şeker ihtiyacının belli olduğunu ifade eden Şimşek,
''Türkiye'de bir kilo şeker dünya fiyatlarının 2 katı üzerinde üretiliyor. Şeker
fabrikalarını tam kapasiteyle çalıştırırsanız, bu şekerleri ihraç edemezsiniz. Bu
yüzden, şeker fabrikalarının daha verimli çalışması için özelleştirilmesi
gerekiyor'' diye konuştu.
2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu
Tasarısının maddeleri üzerindeki görüşmeler sürüyor.
Maddeler üzerinde soruları yanıtlayan Maliye Bakanı Mehmet Şimşek,
1986'dan bu yana özelleştirme yapmayan hiç bir hükümet olmadığını, bütün
dönemlerde yabancılara şirket satıldığını, bütün partilerin özelleştirme
yaptığını kaydetti.
Özelleştirme nedeniyle mağdur olanların 4-C imkanından
yararlandırıldığını belirten Şimşek, ''4-C, AK Parti'nin yaptığı doğru bir
düzenlemedir ve önceki yanlışları da düzeltmiştir'' dedi.
Türkiye'deki net asgari ücretin, AB üyesi olan Bulgaristan ve Romanya'nın
iki katından fazla olduğunu ifade eden Şimşek, Türkiye'nin sağlık ve eğitimde
dünyanın en iyi ülkelerinden olduğunu, halkın refahının arttığının buradan ortaya
çıktığını söyledi.
Şimşek, akaryakıt ürünlerinde başka ülkelerle karşılaştırıldığında
verginin yüksek olduğunu ancak 2002'de toplam vergi yükü yüzde 70,3 iken bugün
64,8 civarına indiğini ifade etti.
AK Parti Kastamonu Milletvekili Hasan Altan, Türkiye'nin AK Parti
iktidarıyla birlikte istikrar ve güven ortamını yakaladığını söyledi.
8 yılda reform denilebilecek, Cumhuriyet tarihinin ilklerinin
gerçekleştirildiğini dile getiren Altan, Türkiye'nin küresel krizden alnının
akıyla çıkmayı başardığını dile getirdi.
BDP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani, sosyal tesislerin dağılımında
bölgeler arasında eşitsizliklerin söz konusu olduğunu savundu.
Geylani, partisinin Hazine yardımı alamamasını eleştirdi.
MHP Çanakkale Milletvekili Mustafa Kemal Cengiz, hükümetin 8 yıl önce
''yolsuzluk ve yoksullukla mücadele'' vizyonuyla ortaya çıktığını, ancak, 2002
yılında 600 bin olan ihtiyaç sahibinin bugün 2,5 milyona yükseldiğini kaydetti.
CHP Muğla Milletvekili Fevzi Topuz, ''8 yılda 80 yıllık Cumhuriyetin tüm
kazanımlarının uluslararası şirketlere ya da ülke içinde yandaşlara satıldığını''
ileri sürdü.
Topuz, ''Kamu işletmeleri haraç mezat satılırken sosyal tesisler
çoğunlukla yarı fiyatına devrediliyor'' diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, maddeler üzerinde ''incir
çekirdeğini doldurmayan konuşmalar yapıldığını'' söyledi.
''Şurada yolsuzluk var, şunda peşkeş var, şurada yandaşlara satma var''
denildiğini anımsatan Elitaş, 1986 yılından bu yana bütün hükümetlerin
özelleştirme yaptığını kaydetti.
2002 yılına kadar 8 milyar dolar özelleştirme için ''11 milyar dolar
harcama yapıldığını'' belirten Elitaş, ''AK Parti döneminde 33 milyar dolarlık
özelleştirme yapılmış. Şeffaf, herkese açık, televizyonlardan yayınlanan
ihalelerde eğer siz art niyet ararsanız, bu, samimiyetinizin olumsuz olduğunu
göstergesidir. 33 milyar dolarlık özelleştirme duble yol, hastane, adliye binası,
derslik, öğrencilere bilgisayar olmuştur'' dedi.
Elitaş, 2002'den bu yana dünyada petrol fiyatlarında 5 kat, Türkiye'de
ise 2,5 kat artış olduğunu ifade etti.
CHP Trabzon Milletvekili Akif Hamzaçebi, rekabeti yaratmadan devletin o
alandan özelleştirmeyle çekilmemesi gerektiğini belirterek, TÜPRAŞ'in Türkiye'nin
tek rafinerisi olduğunu ve AK Parti tarafından özelleştirildiğini anımsattı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı'nın akaryakıt şirketlerinden indirim
yapmalarını istediğini hatırlatan Hamzaçebi, ''Enerji Bakanı bunu rica ettiğine
göre sorun petrol fiyatlarından kaynaklanmıyor. Böyle özelleştirme olabilir mi?''
diye sordu.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, borçların
yapılandırmasıyla ilgili tasarının ''af olmadığını'' çünkü ana paradan
vazgeçilmediğini söyledi.
2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı'nın maddeleri üzerindeki
görüşmeler sürüyor.
Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, 2002'de yüzde 13 olan reel faizin, şu anda
yüzde 4 olduğunu söyledi.
Artık ''yüksek faiz, düşük kur'' politikasının olmadığını belirten
Şimşek, ''Şu anda reel faizin sıfır olduğu, kısa vadeli Merkez Bankası borçlanma
faizinin yüzde 1,5 olduğu bir ülkede yüksek faiz politikasından bahsedilemez''
dedi.
Şimşek, cari açığın bir kaç sebebi olduğunu ifade ederek, şöyle
konuştu:
''Dünyada petrol fiyatları yükseliyor. Bu ülke, yılda 40-50 milyar dolar
arasında enerji ithalatı yapan bir ülkedir. Ne yaparsanız yapın, isterseniz
kurunuz yüksek olsun, isterseniz faizleriniz eksi olsun ki böyle bir şey söz
konusu olamaz, bu açığı veriyorsunuz. Çünkü doğal gazın yüzde 99'unu, petrolün
yüzde 95'ini ithal ediyorsunuz. Dolayısıyla petrol, enerji fiyatları maalesef
bizim aleyhimize gelişmektedir.
Türkiye AB'nin 4 katı bir hızla büyümektedir. 4 kat daha hızla koşuyoruz.
AB ise en iyi ihtimalle yüzde 2 civarında büyüyecek.''
Maliye Bakanı Şimşek, en düşük maaş alan emeklilere, çok daha yüksek
oranlarda artış yaptıklarını belirterek, 2011'de en düşük maaş alan emeklilere
yüzde 20, yüksek alanlara ise yüzde 8 artış öngördüklerini ifade etti.
2002 aralık ayında muhtar maaşının 97 TL, en düşük prim tutarının 87 TL
olduğunu belirten Şimşek, bugün ise muhtar maaşının 354 TL, sigorta prim
tutarının ise 255 TL olduğunu bildirdi.
Şimşek, borçların yapılandırmasıyla ilgili tasarının af olmadığını
belirterek ''Çünkü ana paradan vazgeçmiyoruz'' dedi.
Maliye Bakanı Şimşek, Adana'da 2009 yılı ağustos ayı ile 2010 yılı temmuz
ayları arasında 89 firmaya teşvik belgesi verildiğini, 18,5 milyar liralık
yatırım yapıldığını söyledi.
''Bankaların sicil affı'' ile ilgili soruyu yanıtlarken Şimşek,
''Bankaların elindeki verileri yok edemeyiz. Kanun çıkartılırken, 'bankalar
istemezse kanun etkili olmaz' dedim'' dedi.
BDP İstanbul Milletvekili Ufuk Uras, ''(devir ideoloji devri) deyip
fiilen kapitalizm propagandası yapan vekillere inadına eşitlik, inadına
demokrasi, inadına sosyalizm, inadına barış'' dedi.
Uras, konuşmasını ''yaşasın barış'' anlamına gelen Kürtçe sözlerle
bitirdi.
MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, AK Parti'nin uyguladığı
politikaların ''dolar milyarderlerinin sayısını artırırken yoksulu daha da yoksul
hale getirdiğini'' savundu.
CHP Malatya Milletvekili Mevlüt Aslanoğlu, köylünün kendi ürettiği tütünü
satabilmesine olanak tanınmasını isteyerek, ''Üretmek serbest satmak yasak. Bunun
anlamı nedir?'' dedi.
BDP Siirt Milletvekili Osman Özçelik, konuşmasında silikozis hastalığına
dikkati çekti ve hastalığın önlenmesi için gerekli önlemlerin alınmasını
istedi.
CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç, ''özelleştirmelerin şeffaf
yapıldığının'' söylendiğini anımsatarak, ''ATV ve Sabah ihalesinin nasıl
yapıldığını biliyorsunuz'' dedi.
Bazı özelleştirmelerle ilgili iddialarda bulunan Genç'in, bazı bakanlara
yönelik ''yalan söylüyor'' ifadesini kullanması üzerine, TBMM Başkanvekili Sadık
Yakut ''Üçüncü kez 'yalan söylüyor' diyorsunuz. Sizi temiz bir dille konuşmaya
davet ediyorum'' uyarısında bulundu.
Genç, Yakut'a, ''O zaman 'gerçekleri söylemiyorlar' diyelim''
karşılığını verdi.
AK Parti Grup Başkanvekili Mustafa Elitaş, ''malzeme kıtlığından dolayı
büyük bir kıskançlık içinde iftiralar atıldığını'' söyledi.
ATV-Sabah ihalesiyle bir çok kez açıklama yaptıklarını anımsatan Elitaş,
ATV-Sabah'ın bir milyar doların üzerinde bedelle ihale edildiğini, fiyat yüksek
olduğundan dolayı ihaleye başka kimsenin girmediğini ifade etti.
Bugün ATV-Sabah ile eşdeğer olan bir büyük gazete ve televizyonunun
satışıyla ilgili ''ATV-Sabah satışının altıda birine yakın bir fiyat verildiğinin
kamuoyunda ve gazetelerde yer aldığını'' belirten Elitaş, ATV-Sabah ile ilgili
Halkbank ve Ziraat bankasından verilen kredilerde benzerleri içinde en yüksek
faiz oranının uygulandığını söyledi. Elitaş, kredilerle ilgili gayrimenkul
teminatı alındığını ve firmanın borçlarını aksatmadan günü gününe ödediğini
belirtti.
CHP'nin Kayseri'deki ''yolsuzluk'' iddialarına ilişkin daha önceki
açıklamaları yineleyen Elitaş, ''İftira atmayın, millete gidin. Millet sizi de
gönlünün içine alır ama siz iftiralarla tutanaklarda yer almayı yeğliyorsunuz''
dedi.
2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu
Tasarısının maddeleri üzerindeki görüşmeler tamamlandı.
Tasarıya göre, 2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçesinin giderleri 312,5
milyar TL, faiz hariç giderleri ise 265 milyar TL olacak. Bütçe gelirleri 279
milyar TL, vergi gelirleri 232,2 milyar TL, bütçe açığı 33,5 milyar TL, faiz dışı
fazla ise 14 milyar TL olarak öngörülüyor.
(18.38)
**** HABERİN DEVAMINA "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDEN ULAŞABİLİRSİNİZ ****
