2010-06-08 - 12:32
TBMM'DE SERGİ?
Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün (BYEGM) 90. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında "1920'den Günümüze Basın Yayın" Sergisi TBMM Şeref Holünde Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından açıldı.
Başbakanlık Basın Yayın ve Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün (BYEGM) 90. kuruluş yıl dönümü etkinlikleri kapsamında "1920'den Günümüze Basın Yayın" Sergisi TBMM Şeref Holünde Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç tarafından açıldı.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç açılışını gerçekleştirdiği sergide yaptığı konuşmada şunları kaydetti:

" Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğümüzün 90.yılı kuruluş yıldönümünü bir dizi etkinliklerle kutluyoruz. Dün sabah Anıtkabiri ziyaret ederek başlattığımız kutlamaları öğleden sonra Ankara çevre yolu üzerinde Etlik girişi Ovacık kavşağında tüm çalışanlarımız ve medya mensupları ile birlikte fidan dikerek sürdürdük.

Programlarımıza bugün TBMM çatısı altında ve TBMM ile hemen hemen aynı günlerde kurulan ve bugün 90. kuruluş yıldönümünü kutlayan Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğümüzün adeta resimli tarihini anlatan bu güzel serginin açılışını yaparak devam edeceğiz. Biraz önce cümlemde belirttiğim gibi Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Türkiye Büyük Millet Meclisimizin 23 Nisan 1920'de açılışını takiben birkaç ay sonra kurulmuştur.

Kuruluş amacı milli mücadele yıllarında çok önemli bir görevi yerine getirmektir. BYEGM cephede mücadele devam ederken cephe gerisinde hem iç kamuoyuna hem dış dünyaya arşivlerinden kurtuluş mücadelesinin haklılığını anlatmak işgal güçlerinin kara propagandasının etkisini kırmak, kurtuluş mücadelesi ile ilgili yapılan manipülasyonların önüne geçmek amacıyla çalışmıştır.

Bugünün modern dünyasında son derece önemli olan kamuoylarının kanaatlerini etkilemek amacıyla yapılan tanıtım ve propagandanın diplomaside ki ismi kamu diplomasisinin önemini Mustafa Kemal ve arkadaşları bundan tam 90 yıl önce görmüş ve bu önemli adımı atmıştır.

Tanıtım ve Enformasyonun işlevi tüm dünyada o günden bu yana büyük bir değişim geçirdi. Eskiden birkaç sayfalık bültenler birkaç haberle yapılan tanıtım faaliyetleri, küreselleşme ve medya teknolojilerindeki gelişme sayesinde profesyonel bir uğraş haline gelmiştir. Artık birkaç sayfalık bültenlerin yerini reklam ve tanıtım filmleri, kitaplar, lobi kuruluşları, düşünce kuruluşları ve çeşitli sivil toplum örgütlerinin yapmış olduğu yüzlerce çeşit profesyonel çalışma almıştır.

Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü'nün 90 yıldır hem ülkemizin tanıtımına hem de ülkemizde çeşitli odakların sürdürdüğü kara propagandaya karşı başarılı bir çalışma yaptığını düşünüyorum. Genel Müdürlüğün kendisini batılı ülkelerin kurumları ile kıyaslayıp onlarla rekabet edebilecek yeniliklere ayak uydurarak bundan sonra da ülkemize gerekli hizmeti vereceğine inancımız sonsuzdur. Çünkü bu kurum Cumhuriyetimizin en köklü kurumlarından birisidir.

Tarihi geçmişi, tecrübesi ve kaliteli insan gücü bu kurumun kendisini yenilemede ve daha aktif bir şekilde ülkeye hizmet etmede önemli avantajları olacaktır. Bugün bu sergi bize bir kez daha bu kurumun köklü tarihini ve kurumsal geleneğini gösterecektir. Bu vesileyle Genel Müdürlüğümüzün 90. kuruluş yıldönümünü kutluyor, kurum mensuplarına başarı dileklerimi sunuyorum. Açılışımıza göstermiş olduğunuz ilgi ve teşrifleriniz sebebiyle hepinize çok teşekkür ediyorum."

Basın-Yayın ve Enformasyon Genel Müdürü Murat Karakaya da yaptığı konuşmada, sergiyle birlikte yakın tarihle ilgili farklı bir yolculuğa
çıkacaklarını söyledi.

Kurtuluş Savaşı ve sonrasındaki gelişmeleri, kitaplardan, filmlerden ve anılardan öğrendiklerini ifade eden Karakaya, sergiyle, yakın tarihe başka bir pencereden bakacaklarını kaydetti. Karakaya, ''O dönemde çıkarılan gazeteler, çekilen fotoğraflar nasıl oluştu, hangi teknik imkanlarla, daha doğrusu teknik imkansızlıklarla gerçekleştirildi; onları göreceğiz'' diye konuştu.

BYEGM Genel Müdürü bu sergi ile 90 yılda nereden nereye geldiğimizi ve katettiğimiz aşamaları göreceğiz dedi.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç BYEGM'nin 90. kuruluş yıldönümü dolayısıyla ''1920'den Günümüze Basın Yayın'' Sergisinin TBMM'deki açılışının ardından gazetecilerin Anayasa Mahkemesinin kararına ilişkin sorularını da yanıtladı.

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Anayasa Mahkemesinin, anayasa değişikliğine ilişkin kanunu şekil yönünden
inceleme kararı vermesini değerlendirirken, ''Mahkeme, kesinlikle esasa girmeyecektir, esas konusunda bir karar vermemelidir'' dedi.

Arınç, Anayasa Mahkemesinin, anayasa değişikliğine ilişkin kanunu şekil yönünden incelemesi kararını değerlendirdi.

''Eğer hukuk varsa ve anayasa geçerliyse, anayasada yazılı konuların Anayasa Mahkemesi tarafından da dikkate alınacağını elbette öngörüyor ve kabul ediyoruz'' diyen Arınç, şunları kaydetti:

''Anayasa değişikliğini öngören, 12 Eylül'de referanduma götürülecek konuda bir referandum olmadan, milletin evet oylarıyla kabul edilmeden, bu konuda Anayasa Mahkemesinin bir karar vermesinin mümkün olmadığını söylüyorum. Şekil bakımından inceleme yapabileceğini, şeklen noksanlık yoksa bu müracaatı reddedeceğini düşünüyorum. Anayasa Mahkemesi, kesinlikle esasa girmeyecektir, esas konusunda bir karar vermemelidir.''

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Anayasa Mahkemesinin, anayasa değişikliğine ilişkin kanunu, şekil
bakımından inceleyebileceğini, kesinlikle esasa girmeyeceğini ifade ederek, ''Esas konusunda bir karar vermemelidir. Şekil noksanlığı varsa o açıdan iptal edebilir, yoksa elbette bunu reddedecek, 12 Eylülde referandumun yapılması kesinleşmiş olacaktır'' dedi.

Anayasanın 148. ve takip eden maddeleri ile Anayasa Mahkemesinin kuruluş kanununda, anayasa değişikliklerine ilişkin düzenlemelerin bulunduğunu anımsatan Arınç, bütün bunların açık maddeler olduğunu belirtti.

Anayasa Mahkemesinin, bir kanunu, kanun hükmünde kararnameyi, içtüzüğü, şekil ve esastan inceleyip karar verebildiğini ancak anayasa değişikliklerini sadece şekil bakımından inceleyebildiğini belirten Arınç, ''Yani ivedilik var mı aradan 2 gün geçmiş mi karar yeter sayısı var mı yok mu, bunlara bakacaktır. Bunlar anayasada tek tek sayılmıştır'' dedi.

Arınç, anayasa değişikliğine ilişkin kanunun CHP, DSP ve bazı bağımsız milletvekillerinin imzasıyla Anayasa Mahkemesi'ne götürüldüğünü anımsatarak, ''Bu konuda çok fazla spekülasyon var; Anayasa Mahkemesi hepsini iptal mi edecek, referandumu durdurma kararı mı verecek, yoksa içinden iki-üç tanesini ayıklayıp, diğerleri mi referanduma gidecek. Bu konuda çok fazla şey konuşuluyor, aslı, esası olmayan, tamamen fanteziye dayalı, tamamen manipülasyon, senaryo ürünü olan pek çok şey konuşuluyor'' diye konuştu.

Sözlerini, ''Eğer hukuk varsa ve anayasa geçerliyse, anayasada yazılı konuların, Anayasa Mahkemesi tarafından da dikkate alınacağını elbette öngörüyor ve kabul ediyoruz'' diye sürdüren Arınç, şunları kaydetti:

''Anayasa değişikliği öngören, 12 Eylülde halk oylamasına götürülecek konuda, referandum olmadan, milletin evet oylarıyla kabul edilmeden, bu konuda Anayasa Mahkemesinin bir karar vermesinin mümkün olmadığını söylüyorum. Bir ikincisi de şekil bakımından inceleme yapabileceğini, şeklen bir noksanlık yoksa bu müracaatı reddedeceğini düşünüyorum. Anayasa Mahkemesi, kesinlikle esasa girmeyecektir, esas konusunda bir karar vermemelidir. Şekil noksanlığı varsa o açıdan iptal edebilir, şekil noksanlığı yoksa elbette bunu reddedecek, 12 Eylülde referandumun yapılması kesinleşmiş olacaktır.

Anayasa Mahkemesi'nin içtihatlarına göre, Anayasa Mahkemesi 2. Başkanı veya bazı üyelerinin geçmişte bazı kararlara koydukları muhalefet veya çoğunluk görüşlerine göre, böyle bir karar verilmesini, biz de kısa sürede bekliyoruz ki, Türkiye tereddütte kalmasın, Türk milleti adına karar veren, bağımsız, yüksek yargı şunu rahatlıkla söylesin, 'madem ki millete gidiliyor, milletin kendisi bu konuda karar vermelidir, ben de onun adına yargılama yapıyorsam, millet bu konuda son sözünü söylemelidir.' Sanıyorum kısa sürede böyle bir kararı görmek mümkün olacak.''

Bülent Arınç, bir gazetecinin, ''Mahkeme, başörtüsü konusunda da önce şekil yönünden inceleme kararı almıştı, sonra esasa girebileceğini söylemişti. Bunda da böyle bir risk görüyor musunuz?'' sorusuna, ''Eskiler, sui misal emsal olmaz der. Yani kötü örnekleri, başka şeylere örnek yapamazsınız. Arkadaşımız haklıdır. Geçmişte 411 oyla kesinleşen 10 ve 42. maddelerde değişiklik yapılmıştı. Bu da anayasa değişikliğiydi, şekil bakımdan incelenmesi gerekirdi. Ama Anayasa Mahkemesi bir şekilde esasa girerek, bu anayasa değişikliğini iptal etti. Bu kamuoyunda, hukuk çevrelerinde çok tartışıldı. Önümüzdeki meselenin öyle bir uygulamaya yol açmayacağını düşünüyorum. O öyleydi, bu böyleydi, ancak bu
şekilde karar vermesi gerektiğini söyleyen de binlerce insan var, buna yönelik pek çok kararlar da var. Her zamanki kanaatimi tekrar ifade ediyorum; anayasa değişiklikleri sadece şekil bakımından incelenebilir şu anda da mahkeme bunu yapmaktadır'' karşılığını verdi. (13:12)