2011-11-24 - 14:30
CHP GRUP BAŞKANVEKİLİ MUHARREM İNCE'NİN BASIN TOPLANTISI?
İnce: "Türkiye artık suskun üniversitelerin, konuşamayan iş dünyasının, yandaş yargının, görevini yapamayan Sivil Toplum Kuruluşlarının ve yandaşlıktan yalakalığa geçmiş medyanın oluşturduğu parti devleti haline gelmiştir."
TRT'nin AK Partinin borazanı haline geldiğini öne süren İnce: "Bugün TRT'nin önünde 13 milletvekili arkadaşımızla birlikte basın açıklaması yaptık. TRT artık AKP'nin borazanı olmuştur. Muhalif seslere yer vermemektedir. Gelirlerinin yüzde 80'i vatandaşlarımız tarafından karşılanan TRT'ye o paraların hesabını sormaya gittik" diye konuştu.

Uluslararası Gazetecilere Özgürlük Platformu Temsilcileriyle parlamentoda bir araya gelen Muharrem İnce şunları söyledi: "Seçim öncesi Sakarya Pamukova'da bir konuşma yaptım. Polis, AKP'yi eleştirdiğim için tutanak düzenledi. Savcılık dava açtı ve Meclis'e dokunulmazlığımın kaldırılması için fezleke geldi. Ben o fezlekeyi Meclis'te yırttım. Özelleştirmeyle satılan kamu arazilerini açıklamıştım. 'Muharrem İnce hükümeti yıpratmaya çalışıyor' dediler. Ben daha önce söylediklerimi tekrarlıyorum; 'hükümeti yıpratmak değil, yıkmak istiyorum.' Tüm bunlara rağmen mücadelemize medya desteği olmadan devam ediyoruz."

Gazetecilik mesleğinin yargılandığını ifade eden Uluslararası Gazeteciler Derneği Başkanı Arne Köniç, "Medya özgürlüğü için halka ulaşmamız gerektiğini düşünüyorum. Politikacılarla da bir araya gelerek çözüm yolu oluşturmalıyız" diye konuştu.

Muharrem İnce, Uluslararası Gazeteciler Derneği Başkanı Arne Köniç'in "Bize neler önerirsiniz" sorusunu şu şekilde cevaplandırdı: "Türkiye diktatörlüğe gidiyor. Faşist bir anlayış var. Bunu görmeyen Batılı dostlarımız ya saf ya da art niyetlidir. Türkiye'nin özgürleştiğini, demokratikleştiğini söyleyenlere inanamıyorum. Ülkemizde 63 gazeteci tutuklu, basılmamış kitaplar toplanıyor. Yakın bir zamanda referandum yaşadık. Bu referandumla birlikte Türkiye'nin 50 yıl geriye gideceğini, faşist bir devlet olacağını yabancı basın görmedi ve övgü dolu yazılar yazıldı. Türkiye bir parti devletine doğru giderken referandum Batı basınında gayet güzel olarak yer aldı. Biz AKP'nin palavralarını batı basınının doğru okumasını istiyoruz. Size pembe bir tablo sunmak isterdim ancak durum budur."

İnce medyayı şu sözlerle eleştirdi: "Bu konuşmaları yaparken yarın yalaka, yandaş basının manşetini görebiliyorum. Beli plastikten yapılmış köşe yazarı 'Türkiye'yi şikayet etti' diye yazacak. Türkiye karanlığa gidiyor ancak aydınlık, karanlığı yenecektir. Sloganımız tepeden tırnağa cesaret, herşey Türkiye'yi sevmekten ibarettir."

Bir gazetecinin "devletin basın özgürlüğü için gözetici bir organ kurması mümkün müdür" sorusunu cevaplayan İnce şunları söyledi: "Hükümeti eleştirdiğim için hakkımda dava açıldı. Kürsüde AKP'li bir vekil tarafından itildim. Meclis Başkan Vekili bana küfür etti. Bir milletvekilinin başına bunlar geliyorsa sade bir vatandaş neler yaşar? Türkiye'de artık tarafsız bir organ yoktur. Meclis TV'den görüntü istiyoruz, korkudan veremiyorlar. ÖSYM, AKP'den önce en güvenilir kurumken şu anda öğrenciler yapılan sınavlara güvenemez hale geldi. Türkiye'de bağımsız bir kuruluş komik geliyor bana."

Toplantıda söz alan CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur ise; Özal ve Çiller döneminde gazetecilik yaptığını ancak hiçbir zaman böyle bir dönem yaşamadığını belirttiği konuşmasında: "Muhalifliği satın alarak, ayar vererek, tehdit ederek, suça ortak ederek, o da olmazsa hapse atarak susturmaya çalışıyorlar" dedi.

Toplantı sonrası bir gazetecinin bedelli askerlikle ilgili sorusunu cevaplayan Muharrem İnce: "Hükümet 'bas parayı, al tezkereyi' politikasıyla bu işi çözdü. Bedelli askerlik ayrıcalıklı bir zümreye hitap ediyor. O zaman parayla yapıyorsak neden er olarak yapalım? Basalım parayı, verelim 1 milyon dolar. Hazır Orgeneral açığı da varken, Orgeneral olarak yapalım. Başbakan tüccar siyaseti sever" dedi. (14:30)