2015-02-19 - 15:20
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında açıldı. TBMM Genel Kurulu'nun bugünkü birleşiminde İç Güvenlik Paketi'nin görüşmelerine başlanamadı.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında açıldı.
Genel Kurul'da, Yakut'un, "toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz" ifadesine CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, itiraz etti.
Bunun üzerine Yakut, İçtüzüğün, "Başkan birleşimi açtıktan sonra tereddüde düşerse yoklama yapar" içerikli 57. maddesini okudu ve "Sayın Gök başka konularda tartışalım. Lütfen açtım ben. Maksat 2 dakika Meclis'in açılmasını, çalışmasını geciktirmekse 2 dakika söz veririz, yoklama yaparız. Ama bu bizim yetkimizde, ben tereddüt görmedim" dedi.
Muhalefet sıralarından itirazların devam etmesi üzerine AK Parti milletvekilleri de, CHP milletvekillerine, "Yoklama diyorsunuz 4 kişisiniz" karşılığını verdi.
Yakut ise Gök'ten geçmişteki uygulamalarına bakmasını isteyerek, şunları söyledi:
"Sesinizi yükseltmenizi, el hareketlerinizi tüm Türkiye izliyor, hiçbir şey olmaz. Eğer TBMM Genel Kurulu'nu şimdiye kadar nasıl açmışsam tespit ettim ve açtım. Tartışacak hiçbir konu yok. Başkan birleşimi açtıktan sonra tereddüde düşerse yoklama yapar. Toplantı yeter sayısı vardır, tereddüde düşmedim. Yoklama yapmıyorum."
Yakut, bunun Meclis'in çalışmasını engelleme olduğunu ifade ederek, "Şimdiye kadar tüm Genel Kurul açılışlarını bu şekilde yaptım ve itiraz edilmedi. Açılmış Genel Kurul'un bu şekilde çalışmasını engelleyemezsiniz" diye konuştu.
Milletvekillerine taleplerinin soran Yakut'un, "Gündemdışı söz istiyorsunuz veriyorum. Kimseye söz vermeyeceğim kusura kalmasın arkadaşlar. Tartışacak bir konu yok. Genel Kurul'u açtım, İçtüzüğün 57. maddesini okudum" ifadesine AK Parti sıralarından alkış geldi.
Bu arada Yakut'un, gündemdışı ilk söz verilen CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ'ın kürsüye gelmemesinin ardından ikinci konuşmacı MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu'nu kürsüye davet etmesi üzerine AK Parti sıralarından alkışlar geldi.
Yakut, Dedeoğlu'nun da kürsüye gelmemesi üzerine gündemdışı üçüncü sözü AK Parti Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi'ye verdi.
AK Parti milletvekillerinin alkışları arasında kürsüye gelen Çelebi, muhalefete, "Birbirinizin yedeğisiniz, sizi yüce millete havale ediyorum. Seçimlerde de millet sizi alaşağı edecek" dedi.
Muhalefet milletvekilleri Çelebi'nin konuşması sırasında sıralara vurarak, protesto etti. AK Parti milletvekilleri de bu protestoya alkışla karşılık verdi.
Protesto sırasında Yakut, milletvekillerine, "Devletin, milletin malı yazık. Yaptığınız doğru değil, millet seyrediyor. Meclis'in çalışmasını engellemek istiyorsunuz, bu usul doğru değil" dedi.
Çelebi'nin konuşmasının ardından muhalefet partilerinin grup başkanvekilleri Yakut'un tutumuna itiraz etti.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Yakut'un birleşimi İçtüzüğe göre yönetmediğini savunarak, gündemdışı iki konuşmacının konuşma hakkının gasbedildiğini söyledi.
Baluken, Yakut'un birleşimi İçtüzüğe göre yönetmediği gerekçesiyle usul tartışması açılmasını istedi.
Yakut ise usul tartışması açacak durum olmadığını ifade ederek, "Böyle itirazınız olacağını bilsem baştan yoklama yapardım ama birleşimi açtım" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da Çelebi'nin konuşmasının gürültü nedeniyle duyulmadığını dile getirerek, TBMM Başkanvekili'nin gürültüyü kesmekle görevli olduğunu ve İçtüzüğün uygulanmasını engellememesini istedi.
Bunun üzerine Yakut, "Engelleyen Başkanlık Divanı mı, sıra kapaklarına vurarak Genel Kurul çalışmasını engellemeye çalışan milletvekilleri mi?" diye sordu.
Sadık Yakut, birleşimin açılmasının bu kadar tartışılacak mesele olmadığını ifade ederek, yarınki birleşimi yoklamayla açacağını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ise Yakut'un tarafsızlığını yitirdiğini öne sürerek, İç Güvenlik Paketi'nin bu şekilde görüşülemeyeceğini savundu.
Muhalefet gruplarının itirazlarını dile getirmesinin ardından Yakut, gündemdışı diğer konuşmacılara söz verdi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, muhalefetin iç tüzük haklarını kullanmasına izin verilmediğini savunarak, "Gürültüyle patırtıyla 4+4+4'te olduğu gibi yasa çıkarmaya çalışıyorsunuz" dedi.
Gök, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un birleşimin açılması ve sonrasında yaşanan tartışmalardaki tutumu nedeniyle usul tartışması açtı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Doğan Kubat, yoklama yetkisinin birleşimi yöneten başkana ait olduğunu belirterek, bu aşamada yoklama talebinde bulunulamayacağını söyledi.
Yakut'un gündem dışı konuşmaların sırasını değiştirmediğini de ifade eden Kubat, tutumun yerinde olduğunu belirtti.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, "Birkaç gündür Genel Kurul tiyatro şeklinde yönetiliyor. Siz de böyle yönetecekseniz, kalabalık yapmayalım" dedi.
Meclis'te iki gündür vahim olaylar yaşandığını dile getiren Baluken, bunun nedeninin TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın tarafsızlığını yitirmesi ve kadın milletvekillerine şiddet uygulanması olduğunu savundu.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu da Genel Kurul'da hassas konular görüşürken TBMM Başkanvekili'nin daha titiz olması gerektiğini söyledi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun İç Güvenlik Paketi'ne karşı muhalefeti bir arada gösterdiğini anlatan Halaçoğlu, "Siz masaya oturuyorsunuz, kucak kucağasınız, anlaşmalar yapıyorsunuz, mutabakat sağlıyorsunuz" diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de muhalefetin en basit iç tüzük hakkının kullandırılmadığını dile getirerek, "Türkiye'nin polis devletine dönmesine izin vermeyeceğiz. Biz burada oldukça bu yasa buradan geçmeyecek. Gürültüyle patırtıyla 4+4+4'te olduğu gibi yasa çıkarmaya çalışıyorsunuz" dedi.
Halaçoğlu'nun sataşmada bulunduğu gerekçesiyle söz alan Baluken, "AKP ile kucak kucağa olma durumu asla olmadı. Bir taraftan müzakere bir taraftan AKP'ye karşı en etkili mücadeleyi HDP yerine getirdi. MHP'ye soruyoruz; siz bu ülkede kan akmasını mı istiyorsunuz?" ifadelerini kullandı.
Bunun üzerine Halaçoğlu, "Tabii ki MHP hiçbir zaman kan akmasını istemiyor. Eline silah alıp hala şehirlerde özerklik ilan edenler, vergi koyanlar, haraç alanlar, ortalığı yakıp yıkanlar, dükkanlarda insanların malına mülküne saldıranlar, bayrağı ayaklar altına alıp yakanlar kimler? Teröre karşı hangi tedbiri alıyorsunuz? Kim kimin kucağında, siz karar verin. Kim kimin kucağına oturmak istiyorsa otursun" diye konuştu.
Usul tartışmasının ardından HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, gündemdeki işlerin sırası değiştiği için birleşimin kapatılarak, yeniden açılması gerektiğini öne sürdü.
Yakut'un, "Henüz gündeme geçmedik" diyerek birleşime devam etmesi üzerine Zozani ve CHP Grup Başkanvekili Gök Başkanlık Divanı'nın önünde itirazlarına devam etti.
TBMM Başkanvekili Yakut, grup başkanvekilleriyle görüşmek üzere birleşime ara verdi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, "Genel Kurul'da sayın milletvekillerimizin daha nezaketli, daha zarafetli, daha saygılı olmalarını ve fiili kalkışmaların da Başkanlık Divanı tarafından tasvip edilmediğini söylüyoruz, kınıyoruz" dedi.
Genel Kurul'da yerinden söz alan HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, TBMM Genel Kurul'daki kavgaya değinerek, kavgada darp olayları yaşandığını ve 5 milletvekilinin yaralandığını anımsattı.
Bir milletvekilinin televizyona çıkıp HDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'i darp ettiğini, HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü'ye üç dört yumruk salladığını, diğer milletvekillerine tokmak fırlattığını anlattığını ifade eden Kaplan, "Bu, İçtüzük 160'da saldırı suçu demek. Başkanlığımızdan şunu bekliyoruz, Başkanlık Divanı olarak uyarma göreviniz var. Bunun tasvip edilmediğinin Başkanlık Divanı'nca yapılmasını talep ediyorum" diye konuştu.
Bunun üzerine Meclis Başkanvekili Yakut, şunları söyledi:
"Genel Kurul'da sayın milletvekillerimizin daha nezaketli, daha zarafetli, daha saygılı olmalarını ve fiili kalkışmaların da Başkanlık Divanı tarafından tasvip edilmediğini söylüyoruz, kınıyoruz. Sayın milletvekillerini bundan sonraki Genel Kurul çalışmalarında sükunete davet ediyoruz."
Genel Kurul'da HDP'nin "Türkiye'de çocuk ölümlerinin tüm boyutlarıyla araştırılması" önergesinin bugün görüşülmesi önerisine ilişkin söz alan HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, AK Parti'nin iktidara geldiği 2002'den sonra çocuklara ilişkin devlet eliyle ortaya çıkan yaşam hakkı ihlallerinde ciddi bir artış söz konusu olduğunu iddia etti.
Sarıyıldız, CHP Grubu'na da "Bu çocuk ölümlerinin önüne geçmek için şu ana kadar ne yaptınız?" diye sordu.
Sataşma gerekçesiyle söz alan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, HDP'nin önergesini destekleyeceklerini ifade ederek, "CHP'nin programında, söylemlerinde, ideolojisinde ve Meclis'te vermiş olduğu soru önergeleri, kanunlar, genel görüşme önergeleri gibi pek çok konuda çocuk konusunda dikkat çektiğimiz uygulamalarımız bulunmaktadır" dedi.
Bu arada Sarıyıldız'ın konuşması esnasında HDP sıralarındaki milletvekilleri bazı olaylarda hayatını kaybeden çocukların resimlerini kaldırdı.
AK Parti Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin çocuk ölümlerine belli bir ideolojiden bakmanın doğru olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Çocuk ve kadına yönelik şiddetin her türlüsünü kabul etmiyoruz. Özellikle resimleri gösterilen çocukları anarken haksız yere öldürülen her çocuğu andığımız gibi özellikle 6-7 Ekim olayları sırasında hunharca katledilen Yasin Börü ve arkadaşlarını da anmadan geçmenin doğru olmadığı inancındayız."
Bilgin, toplumun beklentisi olan İç Güvenlik Paketi'ni çıkarmak noktasında Meclis'in çalışmalarına devam ettiğini kaydetti.
HDP'nin önerisi kabul edilmedi.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, kamudaki istisnai kadroların istasyon gibi kullanılmasına herkesin karşı çıkması gerektiğini, kendilerinin de karşı olduğunu söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda MHP, KPSS dışında istisnai kadro yoluyla kamuya atama sorununun araştırılması için verdiği önergesinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak gündeme getirdi.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, üniversiteyi bitiren her dört gençten birinin işsiz olduğunu belirterek, iktidara yakın kişilerin KPSS sonuç belgesi olmadan kamuya yerleştirilmesinden, sınava girip yüksek puan alanların huzursuz olduğunu ifade etti.
Işık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, sınav sonuçlarına göre AK Parti'lilerin kamuya yerleştirilemediği ve bu nedenle KPSS'nin kaldırılması yönünde rapor verildiğini de anlattı.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel ise VIP atama konusunun muhalefet partileri ve paralel yapı tarafından öne sürüldüğünü belirtti.
Kamudaki istisnai kadroların ilk kez AK Parti döneminde oluşmadığının altını çizen Özel, şöyle konuştu:
"İstisnai kadronun istasyon gibi kullanılmasına hepimizin karşı çıkması gerekir, biz de karşı çıkıyoruz. , hepimizin karşı çıkması gerekir. Bir yere bir bakan atanıyor; kendi çalışma ekibini kurması için dışarıdan bazı kişileri getirmesi gerekebilir. Buna karşı çıkılmaması lazım. Bu uygulamanın bazı kişileri kayırma haline de gelmemesi gerekir.
1993-2002 arasında çeşitli iktidarlar döneminde istisnai kadrolara 1130 atama yapılmış. Yılda ortalama 120 atama. Kültür Bakanlığı'nda üç günde bir özel kalem müdürü atandığı dönem olmuştur. 2002-2014 arasında AK Parti döneminde ise istisnai kadrolara 787 atama yapılmış. Yılda ortalama 65 atama eder."
Özel, geçtiğimiz günlerde Isparta'daki MHP'li belediyenin istisnai kadrosuna bir MHP yöneticisinin oğlunun atandığını da belirtti.
Sataşmadan söz alan MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, AK Parti'nin geçmişte Gülen cemaatine övgüler düzdüğünü ifade ederek, "Devleti 13 yıldır yönetiyorsunuz. Bu ülkede çete varsa başı başbakandır" dedi.
Yılmaz'ın sataştığı gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise Gülen cemaatinin geçmişte suç örgütü olmadığını, belli büyüklüğe ulaştıktan sonra suç örgütü olduğunu, tarihte bunun örneklerine rastlandığını ifade etti.
Cemaatin suç örgütü olduğunun, eski MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılması ve 17-25 Aralık operasyonuyla deşifre olduğunu dile getiren Bostancı, "Başbakana çete başı demek, milletin yarısına hakaret etmektir" diye konuştu.
Özel'e yanıt veren MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz da Isparta'daki belediyeye yapılan atamayı, Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin doğru bulmayarak sonlandırdığını söyledi ve "Senin Genel Başkanın nerede?" diye sordu.
MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurul'da, CHP'nin "Gezi Parkı protestolarında vatandaşlara saldıran grubun araştırılması" önergesinin bugün görüşülmesi önerisine ilişkin söz alan Bostancı, protesto gösterilerinin bir hak olduğunu ama her şeyin kurallı bir şekilde yaşanması gerektiğini ifade etti.
Gezi olaylarının sadece masum bir protesto gösterisi, demokratik hakların kullanıldığı bir olay, iktidara karşı muhalefetin medeni bir biçimde ortaya konduğu bir olay olarak çıkmadığını belirten Bostancı, şunları söyledi:
"Sokaklardan iktidar çıkarmaya çalışmak, o kuralsızlığın içine girmek, sokaktan medet ummak, sandıklarda yapılamayanı, milletin iradesiyle sağlanamayanı sokaktan temin etmeye çalışmak hiçbir şekilde kabul edilemez. 'Arap baharından sonra Türk baharı geliyor, sokaklardan gelecek' dediler. Ama demokratik ülkelerde bahar sandıkla gelir, Türk baharı da 2002'de zaten AK Parti'nin iktidara gelmesiyle yaşanmıştı, ikinci bir bahar olmadı. Sokaktan bahar çıkmaz. Ayrıca, sokaktan bahar diktatörlüklerde çıkabilir, Mısır'da çıkabilir, Suriye'de çıkabilir; demokrasinin olduğu ülkelerde çıkmaz."
Bostancı, Meclis'te bulunan bir insanın sokağa ilgi göstermesinin kendi meşruiyetini reddetmesi anlamına geldiğini iddia etti.
Naci Bostancı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Gezi Parkı olayları sırasında "Herkes sokağa çıkmalı ve hakkını aramalı" dediğini belirterek, "Ben çok şaşırdım. Herkes sokağa çıksa kim, nasıl hak arayacak?" diye sordu.
Sataşma gerekçesiyle söz alan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Bostancı'nın bazı söylemlerini anımsatarak, şunları kaydetti:
"Bir yandan siz toplantı ve gösteri yürüyüşü haktır diyeceksiniz, Anayasa'ya koyacaksınız, bunu yapmak isteyenlerin karşısına TOMA'ları getireceksiniz, biber gazı atacaksınız, su sıkacaksınız. Siz TOMA'ların arkasındasınız, biz TOMA'ların önündeyiz. Biz biber gazının ne olduğunu biliyoruz, TOMA'ların sıktığı suların nelere yol açtığını biliyoruz. Biz halkımızı polis şiddetinden korumakla görevliyiz, onlar yaralandığı zaman hastaneye götürmek durumundayız. Bunu yapan devlet eğer bu arkadaşlarımıza bir şiddet uyguluyorsa elbette bunları önlemek muhalefet olarak bizim görevimizdir."
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de Bostancı'ya, "Size önerimiz, bir akademisyen olarak bunları üniversite kürsüsünde kullanabilirsiniz ama eli kana bulaşmış bir partinin, Roboski'nin faili olan bir partinin sözcüsü olarak bu Meclis kürsüsünden, filozofların arkasına sığınarak bu şekilde ifade etmeyin. Gerçekten itici oluyorsunuz, gerçekten inandırıcı olmuyorsunuz" dedi.
CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un, kamuoyunda İç Güvenlik Paketi olarak bilinen Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine başlanacağını açıklaması üzerine İçişleri Komisyonu Başkanı Mehmet Ersoy ve İçişleri Bakanı Efkan Ala yerini aldı.
Bunun üzerine muhalefet tasarının görüşülmemesi için itirazlarına başladı.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, tasarının kolluğun adli görevlerini düzenlediği için Adalet Komisyonu'nda görüşülmesi gerektiğini savundu. Tasarının İçişleri Komisyonu'nda ele alındığı için Genel Kurul'da görüşülemeyeceğini savunan Hamzaçebi, düzenlemelerin de Anayasa'ya aykırı olduğunu öne sürdü.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de düzenlemenin çok sayıda maddesinin Anayasaya aykırı olduğunu savunarak, görüşülemeyeceğini belirtti.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da tasarının Adalet ve Anayasa komisyonlarında görüşülmemesinin eksiklik olduğunu dile getirdi.
MHP Konya Milletvekili Faruk Bal da tasarının ifade özgürlüğü ile temel hak ve özgürlükleri sınırlandırdığını savunarak, olağanüstü halden ağır şartlar içerdiğini söyledi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, tasarının içinde kendisinin de farklı kapsamda verdiği teklifin bulunduğunu anlatarak, "Bu benim için zuldür. İleride 'Tanrıkulu hükümetin getirdiği otoriter yasaya ortak olmuş' diyecekler. Teklifimin birleştirilmesini kabul etmiyorum. Böyle otoriter yasaya ismen ortak olmak istemiyorum" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın ise tasarının özgürlüklerin korunması paketi olduğunu ifade edince, muhalefet sıralarından uğultular yükseldi.
Düzenlemenin vatandaşın can ve mal emniyeti için gerekli olduğunu vurgulayan Aydın, Anayasa'ya aykırılık iddiaları ile ilgili maddelerin görüşülmesi sırasında önerge verilebileceğini kaydetti.
Sataşmadan söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, tasarının molotofkokteyli ve bonzainin arkasına sığınılarak getirildiğini öne sürerek, "Bu tasarı geçerse Davutoğlunun adı 'Despot Davutoğlu' olacaktır" dedi.
Hamzaçebi'nin sataştığı gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Aydın, CHP sıralarına "Bu ülkede faşizmden, despotizmden bahsedilecekse geçmişinize bakın" dedi.
Tasarıyla Avrupa'daki en düşük gözaltı süresinin getirildiğini, aramanın belli kurallara bağlandığını anlatan Aydın, "Bu paket olsaydı Bingöl'de polisler şehit olmayacaktı, Kobani olaylarında 50 kişi ölmeyecekti. Caddelerin molotofla yakıldığı, esnafın can kaybı olan ülkede kimse özgür değildir" diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi de muhalefetle ilgili algı operasyonu için yasadışı oluşumların devam ettiğini öne sürerek, "Faşizm budur. Siz bir diktatör yaratmak istiyorsunuz" dedi.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
Genel Kurul'da, Yakut'un, "toplantı yeter sayısı vardır, görüşmelere başlıyoruz" ifadesine CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, itiraz etti.
Bunun üzerine Yakut, İçtüzüğün, "Başkan birleşimi açtıktan sonra tereddüde düşerse yoklama yapar" içerikli 57. maddesini okudu ve "Sayın Gök başka konularda tartışalım. Lütfen açtım ben. Maksat 2 dakika Meclis'in açılmasını, çalışmasını geciktirmekse 2 dakika söz veririz, yoklama yaparız. Ama bu bizim yetkimizde, ben tereddüt görmedim" dedi.
Muhalefet sıralarından itirazların devam etmesi üzerine AK Parti milletvekilleri de, CHP milletvekillerine, "Yoklama diyorsunuz 4 kişisiniz" karşılığını verdi.
Yakut ise Gök'ten geçmişteki uygulamalarına bakmasını isteyerek, şunları söyledi:
"Sesinizi yükseltmenizi, el hareketlerinizi tüm Türkiye izliyor, hiçbir şey olmaz. Eğer TBMM Genel Kurulu'nu şimdiye kadar nasıl açmışsam tespit ettim ve açtım. Tartışacak hiçbir konu yok. Başkan birleşimi açtıktan sonra tereddüde düşerse yoklama yapar. Toplantı yeter sayısı vardır, tereddüde düşmedim. Yoklama yapmıyorum."
Yakut, bunun Meclis'in çalışmasını engelleme olduğunu ifade ederek, "Şimdiye kadar tüm Genel Kurul açılışlarını bu şekilde yaptım ve itiraz edilmedi. Açılmış Genel Kurul'un bu şekilde çalışmasını engelleyemezsiniz" diye konuştu.
Milletvekillerine taleplerinin soran Yakut'un, "Gündemdışı söz istiyorsunuz veriyorum. Kimseye söz vermeyeceğim kusura kalmasın arkadaşlar. Tartışacak bir konu yok. Genel Kurul'u açtım, İçtüzüğün 57. maddesini okudum" ifadesine AK Parti sıralarından alkış geldi.
Bu arada Yakut'un, gündemdışı ilk söz verilen CHP Gaziantep Milletvekili Ali Serindağ'ın kürsüye gelmemesinin ardından ikinci konuşmacı MHP Kahramanmaraş Milletvekili Mesut Dedeoğlu'nu kürsüye davet etmesi üzerine AK Parti sıralarından alkışlar geldi.
Yakut, Dedeoğlu'nun da kürsüye gelmemesi üzerine gündemdışı üçüncü sözü AK Parti Ağrı Milletvekili Ekrem Çelebi'ye verdi.
AK Parti milletvekillerinin alkışları arasında kürsüye gelen Çelebi, muhalefete, "Birbirinizin yedeğisiniz, sizi yüce millete havale ediyorum. Seçimlerde de millet sizi alaşağı edecek" dedi.
Muhalefet milletvekilleri Çelebi'nin konuşması sırasında sıralara vurarak, protesto etti. AK Parti milletvekilleri de bu protestoya alkışla karşılık verdi.
Protesto sırasında Yakut, milletvekillerine, "Devletin, milletin malı yazık. Yaptığınız doğru değil, millet seyrediyor. Meclis'in çalışmasını engellemek istiyorsunuz, bu usul doğru değil" dedi.
Çelebi'nin konuşmasının ardından muhalefet partilerinin grup başkanvekilleri Yakut'un tutumuna itiraz etti.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, Yakut'un birleşimi İçtüzüğe göre yönetmediğini savunarak, gündemdışı iki konuşmacının konuşma hakkının gasbedildiğini söyledi.
Baluken, Yakut'un birleşimi İçtüzüğe göre yönetmediği gerekçesiyle usul tartışması açılmasını istedi.
Yakut ise usul tartışması açacak durum olmadığını ifade ederek, "Böyle itirazınız olacağını bilsem baştan yoklama yapardım ama birleşimi açtım" dedi.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da Çelebi'nin konuşmasının gürültü nedeniyle duyulmadığını dile getirerek, TBMM Başkanvekili'nin gürültüyü kesmekle görevli olduğunu ve İçtüzüğün uygulanmasını engellememesini istedi.
Bunun üzerine Yakut, "Engelleyen Başkanlık Divanı mı, sıra kapaklarına vurarak Genel Kurul çalışmasını engellemeye çalışan milletvekilleri mi?" diye sordu.
Sadık Yakut, birleşimin açılmasının bu kadar tartışılacak mesele olmadığını ifade ederek, yarınki birleşimi yoklamayla açacağını söyledi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök ise Yakut'un tarafsızlığını yitirdiğini öne sürerek, İç Güvenlik Paketi'nin bu şekilde görüşülemeyeceğini savundu.
Muhalefet gruplarının itirazlarını dile getirmesinin ardından Yakut, gündemdışı diğer konuşmacılara söz verdi.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, muhalefetin iç tüzük haklarını kullanmasına izin verilmediğini savunarak, "Gürültüyle patırtıyla 4+4+4'te olduğu gibi yasa çıkarmaya çalışıyorsunuz" dedi.
Gök, TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un birleşimin açılması ve sonrasında yaşanan tartışmalardaki tutumu nedeniyle usul tartışması açtı.
AK Parti İstanbul Milletvekili Doğan Kubat, yoklama yetkisinin birleşimi yöneten başkana ait olduğunu belirterek, bu aşamada yoklama talebinde bulunulamayacağını söyledi.
Yakut'un gündem dışı konuşmaların sırasını değiştirmediğini de ifade eden Kubat, tutumun yerinde olduğunu belirtti.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, "Birkaç gündür Genel Kurul tiyatro şeklinde yönetiliyor. Siz de böyle yönetecekseniz, kalabalık yapmayalım" dedi.
Meclis'te iki gündür vahim olaylar yaşandığını dile getiren Baluken, bunun nedeninin TBMM Başkanvekili Ayşe Nur Bahçekapılı'nın tarafsızlığını yitirmesi ve kadın milletvekillerine şiddet uygulanması olduğunu savundu.
MHP Grup Başkanvekili Yusuf Halaçoğlu da Genel Kurul'da hassas konular görüşürken TBMM Başkanvekili'nin daha titiz olması gerektiğini söyledi.
Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun İç Güvenlik Paketi'ne karşı muhalefeti bir arada gösterdiğini anlatan Halaçoğlu, "Siz masaya oturuyorsunuz, kucak kucağasınız, anlaşmalar yapıyorsunuz, mutabakat sağlıyorsunuz" diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Levent Gök de muhalefetin en basit iç tüzük hakkının kullandırılmadığını dile getirerek, "Türkiye'nin polis devletine dönmesine izin vermeyeceğiz. Biz burada oldukça bu yasa buradan geçmeyecek. Gürültüyle patırtıyla 4+4+4'te olduğu gibi yasa çıkarmaya çalışıyorsunuz" dedi.
Halaçoğlu'nun sataşmada bulunduğu gerekçesiyle söz alan Baluken, "AKP ile kucak kucağa olma durumu asla olmadı. Bir taraftan müzakere bir taraftan AKP'ye karşı en etkili mücadeleyi HDP yerine getirdi. MHP'ye soruyoruz; siz bu ülkede kan akmasını mı istiyorsunuz?" ifadelerini kullandı.
Bunun üzerine Halaçoğlu, "Tabii ki MHP hiçbir zaman kan akmasını istemiyor. Eline silah alıp hala şehirlerde özerklik ilan edenler, vergi koyanlar, haraç alanlar, ortalığı yakıp yıkanlar, dükkanlarda insanların malına mülküne saldıranlar, bayrağı ayaklar altına alıp yakanlar kimler? Teröre karşı hangi tedbiri alıyorsunuz? Kim kimin kucağında, siz karar verin. Kim kimin kucağına oturmak istiyorsa otursun" diye konuştu.
Usul tartışmasının ardından HDP Hakkari Milletvekili Adil Zozani, gündemdeki işlerin sırası değiştiği için birleşimin kapatılarak, yeniden açılması gerektiğini öne sürdü.
Yakut'un, "Henüz gündeme geçmedik" diyerek birleşime devam etmesi üzerine Zozani ve CHP Grup Başkanvekili Gök Başkanlık Divanı'nın önünde itirazlarına devam etti.
TBMM Başkanvekili Yakut, grup başkanvekilleriyle görüşmek üzere birleşime ara verdi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut, "Genel Kurul'da sayın milletvekillerimizin daha nezaketli, daha zarafetli, daha saygılı olmalarını ve fiili kalkışmaların da Başkanlık Divanı tarafından tasvip edilmediğini söylüyoruz, kınıyoruz" dedi.
Genel Kurul'da yerinden söz alan HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, TBMM Genel Kurul'daki kavgaya değinerek, kavgada darp olayları yaşandığını ve 5 milletvekilinin yaralandığını anımsattı.
Bir milletvekilinin televizyona çıkıp HDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel'i darp ettiğini, HDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkcü'ye üç dört yumruk salladığını, diğer milletvekillerine tokmak fırlattığını anlattığını ifade eden Kaplan, "Bu, İçtüzük 160'da saldırı suçu demek. Başkanlığımızdan şunu bekliyoruz, Başkanlık Divanı olarak uyarma göreviniz var. Bunun tasvip edilmediğinin Başkanlık Divanı'nca yapılmasını talep ediyorum" diye konuştu.
Bunun üzerine Meclis Başkanvekili Yakut, şunları söyledi:
"Genel Kurul'da sayın milletvekillerimizin daha nezaketli, daha zarafetli, daha saygılı olmalarını ve fiili kalkışmaların da Başkanlık Divanı tarafından tasvip edilmediğini söylüyoruz, kınıyoruz. Sayın milletvekillerini bundan sonraki Genel Kurul çalışmalarında sükunete davet ediyoruz."
Genel Kurul'da HDP'nin "Türkiye'de çocuk ölümlerinin tüm boyutlarıyla araştırılması" önergesinin bugün görüşülmesi önerisine ilişkin söz alan HDP Şırnak Milletvekili Faysal Sarıyıldız, AK Parti'nin iktidara geldiği 2002'den sonra çocuklara ilişkin devlet eliyle ortaya çıkan yaşam hakkı ihlallerinde ciddi bir artış söz konusu olduğunu iddia etti.
Sarıyıldız, CHP Grubu'na da "Bu çocuk ölümlerinin önüne geçmek için şu ana kadar ne yaptınız?" diye sordu.
Sataşma gerekçesiyle söz alan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, HDP'nin önergesini destekleyeceklerini ifade ederek, "CHP'nin programında, söylemlerinde, ideolojisinde ve Meclis'te vermiş olduğu soru önergeleri, kanunlar, genel görüşme önergeleri gibi pek çok konuda çocuk konusunda dikkat çektiğimiz uygulamalarımız bulunmaktadır" dedi.
Bu arada Sarıyıldız'ın konuşması esnasında HDP sıralarındaki milletvekilleri bazı olaylarda hayatını kaybeden çocukların resimlerini kaldırdı.
AK Parti Sivas Milletvekili Hilmi Bilgin çocuk ölümlerine belli bir ideolojiden bakmanın doğru olmadığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Çocuk ve kadına yönelik şiddetin her türlüsünü kabul etmiyoruz. Özellikle resimleri gösterilen çocukları anarken haksız yere öldürülen her çocuğu andığımız gibi özellikle 6-7 Ekim olayları sırasında hunharca katledilen Yasin Börü ve arkadaşlarını da anmadan geçmenin doğru olmadığı inancındayız."
Bilgin, toplumun beklentisi olan İç Güvenlik Paketi'ni çıkarmak noktasında Meclis'in çalışmalarına devam ettiğini kaydetti.
HDP'nin önerisi kabul edilmedi.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, kamudaki istisnai kadroların istasyon gibi kullanılmasına herkesin karşı çıkması gerektiğini, kendilerinin de karşı olduğunu söyledi.
TBMM Genel Kurulu'nda MHP, KPSS dışında istisnai kadro yoluyla kamuya atama sorununun araştırılması için verdiği önergesinin bugün görüşülmesini grup önerisi olarak gündeme getirdi.
MHP Kütahya Milletvekili Alim Işık, üniversiteyi bitiren her dört gençten birinin işsiz olduğunu belirterek, iktidara yakın kişilerin KPSS sonuç belgesi olmadan kamuya yerleştirilmesinden, sınava girip yüksek puan alanların huzursuz olduğunu ifade etti.
Işık, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a, sınav sonuçlarına göre AK Parti'lilerin kamuya yerleştirilemediği ve bu nedenle KPSS'nin kaldırılması yönünde rapor verildiğini de anlattı.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel ise VIP atama konusunun muhalefet partileri ve paralel yapı tarafından öne sürüldüğünü belirtti.
Kamudaki istisnai kadroların ilk kez AK Parti döneminde oluşmadığının altını çizen Özel, şöyle konuştu:
"İstisnai kadronun istasyon gibi kullanılmasına hepimizin karşı çıkması gerekir, biz de karşı çıkıyoruz. , hepimizin karşı çıkması gerekir. Bir yere bir bakan atanıyor; kendi çalışma ekibini kurması için dışarıdan bazı kişileri getirmesi gerekebilir. Buna karşı çıkılmaması lazım. Bu uygulamanın bazı kişileri kayırma haline de gelmemesi gerekir.
1993-2002 arasında çeşitli iktidarlar döneminde istisnai kadrolara 1130 atama yapılmış. Yılda ortalama 120 atama. Kültür Bakanlığı'nda üç günde bir özel kalem müdürü atandığı dönem olmuştur. 2002-2014 arasında AK Parti döneminde ise istisnai kadrolara 787 atama yapılmış. Yılda ortalama 65 atama eder."
Özel, geçtiğimiz günlerde Isparta'daki MHP'li belediyenin istisnai kadrosuna bir MHP yöneticisinin oğlunun atandığını da belirtti.
Sataşmadan söz alan MHP Adana Milletvekili Seyfettin Yılmaz, AK Parti'nin geçmişte Gülen cemaatine övgüler düzdüğünü ifade ederek, "Devleti 13 yıldır yönetiyorsunuz. Bu ülkede çete varsa başı başbakandır" dedi.
Yılmaz'ın sataştığı gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Naci Bostancı ise Gülen cemaatinin geçmişte suç örgütü olmadığını, belli büyüklüğe ulaştıktan sonra suç örgütü olduğunu, tarihte bunun örneklerine rastlandığını ifade etti.
Cemaatin suç örgütü olduğunun, eski MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın ifadeye çağrılması ve 17-25 Aralık operasyonuyla deşifre olduğunu dile getiren Bostancı, "Başbakana çete başı demek, milletin yarısına hakaret etmektir" diye konuştu.
Özel'e yanıt veren MHP Isparta Milletvekili Nevzat Korkmaz da Isparta'daki belediyeye yapılan atamayı, Genel Başkan Devlet Bahçeli'nin doğru bulmayarak sonlandırdığını söyledi ve "Senin Genel Başkanın nerede?" diye sordu.
MHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Genel Kurul'da, CHP'nin "Gezi Parkı protestolarında vatandaşlara saldıran grubun araştırılması" önergesinin bugün görüşülmesi önerisine ilişkin söz alan Bostancı, protesto gösterilerinin bir hak olduğunu ama her şeyin kurallı bir şekilde yaşanması gerektiğini ifade etti.
Gezi olaylarının sadece masum bir protesto gösterisi, demokratik hakların kullanıldığı bir olay, iktidara karşı muhalefetin medeni bir biçimde ortaya konduğu bir olay olarak çıkmadığını belirten Bostancı, şunları söyledi:
"Sokaklardan iktidar çıkarmaya çalışmak, o kuralsızlığın içine girmek, sokaktan medet ummak, sandıklarda yapılamayanı, milletin iradesiyle sağlanamayanı sokaktan temin etmeye çalışmak hiçbir şekilde kabul edilemez. 'Arap baharından sonra Türk baharı geliyor, sokaklardan gelecek' dediler. Ama demokratik ülkelerde bahar sandıkla gelir, Türk baharı da 2002'de zaten AK Parti'nin iktidara gelmesiyle yaşanmıştı, ikinci bir bahar olmadı. Sokaktan bahar çıkmaz. Ayrıca, sokaktan bahar diktatörlüklerde çıkabilir, Mısır'da çıkabilir, Suriye'de çıkabilir; demokrasinin olduğu ülkelerde çıkmaz."
Bostancı, Meclis'te bulunan bir insanın sokağa ilgi göstermesinin kendi meşruiyetini reddetmesi anlamına geldiğini iddia etti.
Naci Bostancı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Gezi Parkı olayları sırasında "Herkes sokağa çıkmalı ve hakkını aramalı" dediğini belirterek, "Ben çok şaşırdım. Herkes sokağa çıksa kim, nasıl hak arayacak?" diye sordu.
Sataşma gerekçesiyle söz alan CHP Grup Başkanvekili Levent Gök, Bostancı'nın bazı söylemlerini anımsatarak, şunları kaydetti:
"Bir yandan siz toplantı ve gösteri yürüyüşü haktır diyeceksiniz, Anayasa'ya koyacaksınız, bunu yapmak isteyenlerin karşısına TOMA'ları getireceksiniz, biber gazı atacaksınız, su sıkacaksınız. Siz TOMA'ların arkasındasınız, biz TOMA'ların önündeyiz. Biz biber gazının ne olduğunu biliyoruz, TOMA'ların sıktığı suların nelere yol açtığını biliyoruz. Biz halkımızı polis şiddetinden korumakla görevliyiz, onlar yaralandığı zaman hastaneye götürmek durumundayız. Bunu yapan devlet eğer bu arkadaşlarımıza bir şiddet uyguluyorsa elbette bunları önlemek muhalefet olarak bizim görevimizdir."
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de Bostancı'ya, "Size önerimiz, bir akademisyen olarak bunları üniversite kürsüsünde kullanabilirsiniz ama eli kana bulaşmış bir partinin, Roboski'nin faili olan bir partinin sözcüsü olarak bu Meclis kürsüsünden, filozofların arkasına sığınarak bu şekilde ifade etmeyin. Gerçekten itici oluyorsunuz, gerçekten inandırıcı olmuyorsunuz" dedi.
CHP'nin grup önerisi kabul edilmedi.
TBMM Başkanvekili Sadık Yakut'un, kamuoyunda İç Güvenlik Paketi olarak bilinen Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı'nın görüşmelerine başlanacağını açıklaması üzerine İçişleri Komisyonu Başkanı Mehmet Ersoy ve İçişleri Bakanı Efkan Ala yerini aldı.
Bunun üzerine muhalefet tasarının görüşülmemesi için itirazlarına başladı.
CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, tasarının kolluğun adli görevlerini düzenlediği için Adalet Komisyonu'nda görüşülmesi gerektiğini savundu. Tasarının İçişleri Komisyonu'nda ele alındığı için Genel Kurul'da görüşülemeyeceğini savunan Hamzaçebi, düzenlemelerin de Anayasa'ya aykırı olduğunu öne sürdü.
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken de düzenlemenin çok sayıda maddesinin Anayasaya aykırı olduğunu savunarak, görüşülemeyeceğini belirtti.
MHP Grup Başkanvekili Oktay Vural da tasarının Adalet ve Anayasa komisyonlarında görüşülmemesinin eksiklik olduğunu dile getirdi.
MHP Konya Milletvekili Faruk Bal da tasarının ifade özgürlüğü ile temel hak ve özgürlükleri sınırlandırdığını savunarak, olağanüstü halden ağır şartlar içerdiğini söyledi.
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, tasarının içinde kendisinin de farklı kapsamda verdiği teklifin bulunduğunu anlatarak, "Bu benim için zuldür. İleride 'Tanrıkulu hükümetin getirdiği otoriter yasaya ortak olmuş' diyecekler. Teklifimin birleştirilmesini kabul etmiyorum. Böyle otoriter yasaya ismen ortak olmak istemiyorum" diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın ise tasarının özgürlüklerin korunması paketi olduğunu ifade edince, muhalefet sıralarından uğultular yükseldi.
Düzenlemenin vatandaşın can ve mal emniyeti için gerekli olduğunu vurgulayan Aydın, Anayasa'ya aykırılık iddiaları ile ilgili maddelerin görüşülmesi sırasında önerge verilebileceğini kaydetti.
Sataşmadan söz alan CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi, tasarının molotofkokteyli ve bonzainin arkasına sığınılarak getirildiğini öne sürerek, "Bu tasarı geçerse Davutoğlunun adı 'Despot Davutoğlu' olacaktır" dedi.
Hamzaçebi'nin sataştığı gerekçesiyle söz alan AK Parti Grup Başkanvekili Aydın, CHP sıralarına "Bu ülkede faşizmden, despotizmden bahsedilecekse geçmişinize bakın" dedi.
Tasarıyla Avrupa'daki en düşük gözaltı süresinin getirildiğini, aramanın belli kurallara bağlandığını anlatan Aydın, "Bu paket olsaydı Bingöl'de polisler şehit olmayacaktı, Kobani olaylarında 50 kişi ölmeyecekti. Caddelerin molotofla yakıldığı, esnafın can kaybı olan ülkede kimse özgür değildir" diye konuştu.
CHP Grup Başkanvekili Hamzaçebi de muhalefetle ilgili algı operasyonu için yasadışı oluşumların devam ettiğini öne sürerek, "Faşizm budur. Siz bir diktatör yaratmak istiyorsunuz" dedi.
****HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DOKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.****
