TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
2022-11-29 - 16:14
TBMM GENEL KURULU TOPLANDI
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Süreyya Sadi Bilgiç başkanlığında toplandı.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Bilgiç, üç milletvekiline gündem dışı söz verdi.

AK Parti Düzce Milletvekili Fahri Çakır, 23 Kasım'da yaşanan Düzce depreminin açtığı yaraların sarılmaya devam edildiğini belirterek, depremde can kaybının olmadığını, 349 yaralıdan sadece ikisinin hastanede tedavisinin sürdüğünü, yoğun bakımdaki hastanın da servise alındığını anımsattı.

Hasar alan binaların tamamının eski yapılardan oluştuğuna dikkat çeken Çakır, 1999'dan bu yana binaların yüzde 75'inin yenilendiği Düzce'nin, depreme hazırlık konusunda örnek bir şehir olduğunu söyledi.

Yerel yönetimlere seslenen Çakır, "Yapı stokları mutlaka yönetmeliğe uygun olmalı." dedi.

CHP Adıyaman Milletvekili Abdurrahman Tutdere, Adıyaman için bugüne kadar taş üstüne taş koyan herkese teşekkür ederek, "Hükümete çağrı yapıyoruz: Adıyaman'ımızın kamu yatırımlarını bir an önce bitirin." ifadesini kullandı.

"Engellilerin yaşadığı sorunlar" hakkında gündem dışı konuşan HDP İstanbul Milletvekili Musa Piroğlu, engelliler konusunda yapılan işlerin lütuf değil, görev olduğunu vurgulayarak, "Devlet bu görevin binde birini henüz yapmıyor." diye konuştu.

Engellilerin tüm medikal ve ihtiyaç malzemelerinin kamu tarafından ücretsiz karşılanmasını istediklerini anlatan Piroğlu, kamudaki engelli çalıştırma kotasının yüzde 10'a, engelli ödeneklerinin de asgari ücret seviyesine çıkarılmasını talep etti.

TBMM Genel Kurulunda, gündem dışı konuşmalardan sonra grup başkanvekilleri yerlerinden söz aldı.

İYİ Parti Grup Başkanvekili Dursun Müsavat Dervişoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener'e Giresun ziyareti esnasında çiçek veren bir öğretmenin ilk önce maaşının kesildiğini, daha sonra sürgünle cezalandırıldığını ileri sürerek, "Partili Cumhurbaşkanlığı sisteminde yalnızca cumhurbaşkanı partili değil, maalesef bürokrasi partili, adalet müessesesi partili, mevzuat ve uygulamalar da partili duruma düşmüştür." diye konuştu.

Parti devleti oluşturma hevesiyle tüm bürokratik kurumların adeta "enfekte" edildiğini savunan Dervişoğlu, "Kendi siyasi mitingleriniz için memurlara katılımı zorunlu tutuyorsunuz ancak yalnızca çiçek takdimi ve 'hoş geldiniz' ifadesini siyasi faaliyet olarak değerlendirip cezalandırıyorsunuz." ifadelerini kullandı.

MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay, Pençe-Kilit Harekatı bölgesinde şehit olan askerlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı dileyerek, "Türkiye, küresel bir sorun olan terörle mücadelede 'ara-bul-yok et' parolasıyla destan yazmaya devam etmektedir." dedi.

Bazı Batılı ülkelerin başta PKK, YPG, PYD olmak üzere terör örgütlerini açıkça desteklemeye devam ettiğini söyleyen Akçay, şunları söyledi:

"Çeşitli kisveler altında eğit-donat faaliyetleriyle teröristleri besleyenlerin farkındayız. Savunma bütçelerinden ayırdıkları milyar dolarlık paylarla terör örgütlerini finanse edenleri iyi biliyoruz. Türkiye, son terörist imha edilene kadar kararlı ve etkin bir şekilde terörle mücadeleye devam edecektir."

Akçay, Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis'in, yaptığı açıklamalarla Türkiye'yi hedef alarak organize ve senkronize provokasyonlarını sürdürdüğünü belirterek, "Miçotakis Türkiye'yi emperyalist olmakla itham etmiş, göçmen meselesinde ülkemizi suçlamaya tevessül etmiştir. Miçotakis emperyalist görmek istiyorsa kulağına sufle veren ABD ve Batılı ülkelere bakması yeterlidir." diye konuştu.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Gününde yaşananlara dikkati çekerek, "Ak kadınlar ya da Cumhurbaşkanı salon toplantılarında istedikleri etkinlikleri yaparken, gerçek anlamda kadın hakları mücadelesi verenlerin sokakta yürümesine, konuşmasına, tepki göstermesine izin verilmedi." diye konuştu.

İstanbul'da 200, Şırnak'ta 23 kadının gözaltına alındığını belirten Beştaş, "Bu iktidar sadece şiddeti savunmuyor, kadınlara uygulanan şiddeti teşvik ediyor, şiddet uygulayanları koruyor, yargılama aşamasına gelenleri de cezasızlıkla ödüllendiriliyor ve failleri koruyor." ifadelerini kullandı.

Gözaltıları kınadıklarını ifade eden Beştaş, "Bu iktidarın sonunun kadınlar eliyle geleceğini bir kez daha ilan ediyoruz." dedi.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde şehit olan askerlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı dileyerek, "Terörle mücadele konusunda Mehmetçiği, Türk Silahlı Kuvvetleri'ni destekliyoruz. Ancak 7 ayın sonunda arka arkaya gelen şehit haberleri ve operasyon süreçlerine ilişkin bu Parlamentonun bir bilgilendirmeye ihtiyaç duyduğu açık. Yürütme organının sürece ilişkin bir bilgi vermesini, gerekirse Parlamentoda bir kapalı oturum yapılmasını son derece önemli olduğunu düşünüyoruz." diye konuştu.

Adana'nın Aladağ İlçesinde kız öğrenci yurdundaki yangına ilişkin yargılamanın bittiğini, ceza alanların olduğunu ancak kamu görevlilerinin yargılanmalarına izin verilmediğini iddia eden Özel, bu yangının araştırılması için kurulan Meclis Araştırma Komisyonu'nun hazırladığı 526 sayfalık raporunun Meclis gündemine getirilmediğini söyledi.

Özgür Özel, partisinden üç grup başkanvekili olarak özel sektörde çalışan işçilerin promosyonlarının bankalar tarafından doğrudan çalışana ödenmesine yönelik bir kanun teklifi verdiklerini, bu konuda bütün parti gruplarını, söz konusu teklifi desteklemeye ya da kendi tekliflerini sunarak bu soruna bir çözüm getirmeye davet etti.

Konya'da barınaktaki hayvanların telef edildiğini hatırlatan Özel, "CHP olarak bizim Parlamentoya önerimiz; Tarım Orman Komisyonu'nda bir alt komisyon kurularak, bu barınakların Parlamento tarafından tüm Türkiye'de etkin ve hızlı bir şekilde denetlenmesi lazım. Hem haberli hem habersiz denetimler yapılması lazım." ifadelerini kullandı.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde şehit olan askerlere Allah'tan rahmet, ailelerine başsağlığı dileyerek, "Terörle mücadelemiz amasız fakatsız sonuna kadar devam edecek. Bütün teröristlerin başları ezilmeye, milletimizin güvenliğinin sağlanmasına devam edilecek. Bu konudaki kararlılığımızı da ifade etmek isterim." dedi.

AK Parti İstanbul İl Başkanlığınca düzenlenen "İstanbul'un Sözü: Birlik, İrade, Zafer" programına işaret eden Akbaşoğlu, "Bu toplantıda, 2023 seçimlerinin işaret fişeğinin atıldığını gördük. Türkiye Yüzyılını, yüzyılın lideriyle İstanbul'da taçlandırmak noktasında teşkilatlarımızın da dinamik bir şekilde bu süreçlere dahil olduğuna şahit olmanın bahtiyarlığını yaşadık." şeklinde konuştu.

Toplantıdaki "Öyle bir kazanacağız ki hiç kimse kaybetmeyecek." pankartına işaret eden Akbaşoğlu, AK Parti teşkilatını çok güzel bir şekilde özetlediğini söyledi.

Akbaşoğlu, "424 bin sözleşmeli personelimizin kadroya geçebilme hakkını TBMM gündemine taşıyacağız. Akabinde de hemen EYT'li kardeşlerimizin durumlarının düzeltilmesiyle ilgili yasa teklifimizi de neticelendireceğiz." bilgisini paylaştı.

Muhammet Emin Akbaşoğlu, geçici personelle, taşerondan kalan diğer toplum kesimleriyle ilgili çalışmaların devam ettiğini söyledi.

Genel Kurulda, İYİ Parti'nin "Türkiye'de artan yabancı nüfusu", HDP'nin "Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin ölümünün araştırılması" ve CHP'nin "enflasyonun ve zamların etkileri"ne ilişkin verdikleri araştırma önergelerinin gündeme alınmasına yönelik grup önerileri ayrı ayrı görüşüldü.

HDP Şırnak Milletvekili Hüseyin Kaçmaz, partisinin grup önerisi üzerine yaptığı konuşmada, Tahir Elçi'nin 7 yıl önce 2015'te hedef gösterilerek katledildiğini ve katillerinin yargı eliyle korunduğunu öne sürdü. Tahir Elçi cinayetinin açığa çıkarılmak istenmediğini iddia eden Kaçmaz, faili meçhul listesine Tahir Elçi dosyasının da eklenmeye çalışıldığını savundu.

CHP İstanbul Milletvekili Mustafa Sezgin Tanrıkulu ise soruşturma aşamasının 4,5 yıl sürdüğünü, delillerin toplanmadığını ve karartıldığını iddia ederek, açılan davanın 2 yıldır devam ettiğini söyledi. Tanrıkulu, bu süreçte yaşananların siyasal sorumlusunun AK Parti olduğunu ileri sürdü.

AK Parti Tokat Milletvekili Mustafa Arslan, Diyarbakır'ın Sur ilçesinde 7 yıl önce 2 polisin şehit edildiği terör saldırısı ve sonrasında çıkan çatışmada, o sırada bölgede basın açıklaması yapan dönemin Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'nin, kaynağı belli olmayan bir kurşunun isabet etmesi sonucu hayatını kaybettiğini ifade etti.

Tahir Elçi'ye, çatışmada şehit olan polis memurları Ahmet Çiftaslan ve Cengiz Erdur'a Allah'tan rahmet dileyen Arslan, şöyle konuştu:

"Olayın hemen akabinde Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılmıştır. Olay yerinde inceleme yapan Cumhuriyet savcılarına ve diğer görevlilere terör örgütü tarafından yapılan saldırılar nedeniyle olay yeri incelemesi ve delillerin toplanması bir hafta devam etmiştir. Zorluklarla tamamlanan olay yeri incelemesi sonucunda elde edilen bulgular Adli Tıp Kurumu tarafından incelenmiş, basın mensuplarına ve iş yerlerine ait kamera kayıtları izlenmiştir. Merhum Tahir Elçi'nin avukatları tarafından Londra Üniversitesine gönderilen deliller üzerine de raporlar hazırlanmıştır. Tüm bu raporlar sonunda, Tahir Elçi'nin ölümüne neden olan kurşunun hangi silahtan çıktığı tespit edilememiştir."

Yargı sürecinin devam ettiğini dile getiren Arslan, Elçi'nin vefatından büyük üzüntü duyduklarını, terörün kökünün kazınacağını belirtti.

HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş, Elçi'nin ölümünün ardından delillerin toplanmak istenmediğini, Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığının da yargılamayı yapan mahkemenin de hakikati, adaleti aramadığını öne sürdü.

Elçi'nin o dönem terörist ilan edildiğini ve hedef gösterildiğin savunan Beştaş, Elçi'nin katilinin bilerek ve istenerek korunduğunu iddia etti. Beştaş, Elçi'nin polislerin silahından çıkan kurşunla öldürüldüğünü ileri sürdü.

AK Parti Grup Başkanvekili Muhammet Emin Akbaşoğlu, Beştaş'ın suçlamalarının hakikatle uzaktan yakından alakası bulunmadığını ifade ederek, konunun tarafsız ve bağımsız yargının önündü olduğunu ve yargılamanın sürdüğünü anlattı. Akbaşoğlu, maddi gerçekliği de hükmü verecek bağımsız ve tarafsız yargının ortaya koyacağını belirtti.

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Elçi'nin o günlerde AK Parti tarafından "terörist ilan edildiğini", iktidara yakın gazetelerce hedef gösterildiğini öne sürdü.

Özel'in ifadeleri üzerine tekrar söz alan Mustafa Arslan, soruşturmanın şeffaflıkla tamamlandığını, müdahil avukatları ve ailenin soruşturmayı çok yakın takip ettiğini aktardı.

Arslan, toplanan delillerden Tahir Elçi'yi öldüren kurşunun hangi silahtan çıktığının gerek Türkiye'de gerek Londra Üniversitesinde yapılan tetkiklerde ortaya çıkmadığını belirtti. Arslan ayrıca, Tahir Elçi kadar orada şehit olan 2 polis memurunun isimlerinin de anılması gerektiğini bildirdi.

Bir süre devam eden tartışmanın sonunda Akbaşoğlu, hiç kimsenin bir katili, teröristi korumasının söz konusu olmadığını söyledi. Akbaşoğlu, Tahir Elçi'nin vefatını bir siyasi istismar vesilesi kılmanın da doğru olmadığını ifade etti.

İYİ Parti, HDP ve CHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.

Daha sonra AK Parti Grubu'nun gündem ve çalışma saatlerine ilişkin önerisi görüşüldü.

Kabul edilen öneriye göre, Antalya Diplomasi Forumu Vakfı Kanunu Teklifi ile bazı uluslararası anlaşmaların onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifleri gündemin ilk sıralarına alındı.

Öte yandan, CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer'in, "Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi"nin doğrudan Genel Kurul gündemine alınması önerisi de kabul edilmedi.

Genel Kurulda daha sonra Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'nin görüşmelerine geçildi.