2012-04-12 - 16:40
MHP GRUP BAŞKANVEKİLİ OKTAY VURAL'IN BASIN TOPLANTISI?
Vural: "Hakan Fidan'ı yedirtmem" diyorsun. Teröristler bu milletin fidanlarını yerken neredeydin? Sen kendi fidanına kıyamazken, o fidanlara kıyılmasına nasıl izin verdin?"

Başbakan'ın Suriye konusunda savaş çığırtkanlığı yaptığını ve gözünü kan bürüdüğünü öne süren Oktay Vural şunları söyledi: "Başbakan yurtdışından üfürüyor yine. Uçağına aldığı gazetecilerin manşetlerinde yer buluyor bu üfürmeler. Başbakan etnik, mezhep çatışmasını körükleyen; milletin tarihi, dini, kültürel yaklaşımını göz ardı eden bir yaklaşımla kana körükle gidiyor. Suriye işgalini alan taşeron gibi, görevini ivedilikle yerine getirmek için her yolu deniyor. Suriye'ye işgal planı uygulanmaktadır. Türkiye'ye de bu planda rol verilmiştir."

"Başbakan, 1 Mart tezkeresiyle ilgili diyet ödemek istiyor. ABD askerinin yanında Türk askerinin olmaması mahçubiyetine diyet ödüyor" diyen Vural, şöyle konuştu: "Türkiye'yi butik devlete dönüştürdü. Bu butikte sadece ABD malı ürünler satılmaktadır. NATO'nun ne işi var Suriye'de? Bir tehdit varsa bu tehdidi giderecek güce sahiptir Türkiye. Böyle rezalet olmaz. Ne amaçla çağırıyorsun Nato'yu? Türkiye egemen devlet olmaktan çıkmış, Amerikan mandası gibi hareket ediyor."

Başbakan'ın geçmişte söylediği "Körfeze giderek kurşun mu sıktıracaksın Müslümanlara?" sözlerinin yer aldığı görüntüyü basın mensuplarına izleten Vural, "Türk askerinin Peygamber ocağı olduğunu söyleyen Başbakan bugün Türk askerlerini ABD'nin jandarması haline dönüştürmek istiyor. Bundan daha ibretlik bir şey olabilir mi? Kime kurşun sıktırıyorsun? Müslüman değil mi onlar? Neden mecbursun? Neden mahkumsun? Böyle teslimiyetçi anlayışı tarih yazmadı. Sözde muhafazakar zihniyet bunu yapıyor. Kan dökenlerin inine gidemiyorsun. Şam'a Esad'a ötüyorsun. Cesaret kaynağın millet olsun, ABD Yahudi cesaret madalyası değil. AKP'ye oy verenlerin ruhuyla, AKP'nin bedeni ve kılavuzları farklı hareket etmektedir" diye konuştu.

Başbakan'ın yeni Anayasa'da tüm etnik kimliklerin tanımının yapılması önerisini de eleştiren Vural, "Gittiği ülkenin yemeğinden midir, suyundan mıdır abuk sabuk açıklamalar yapıyor Başbakan. Sen genetikçi misin, kafatası ölçüyorsun? 'Tüm etnik kimlikleri Anayasa'da sayalım' diyor. Sıkar biraz. Sende yürek varsa, hodri meydan. Bu millet ayırımcılığı hukuklaştırmayacak. 36 etnik grubu mu sayacaksın? Sanki çadır devleti, aşiret devleti. Bizler birlikte rahmet, ayrılıkta azap var diyenlerdeniz. Başbakan azabın yanında. Cenab-ı Hak bu fitne fesadı oluşturanlardan korusun. Bu ülke Türk milletinin yaşadığı ülkedir. Bunu aklına sok. Bunu kimse değiştiremez ve değiştirmeye cüret edemez."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a, "Hakan Fidan'ı yedirtmem" diyorsun. Teröristler bu milletin fidanlarını yerken neredeydin? Sen kendi fidanına kıyamazken, o fidanlara kıyılmasına nasıl izin verdin? diye seslenen Vural, "Sır küpü, küpünü nelerle doldurmuş bakacağız. Milletin evlatlarına tek tek kıyılırken sen onlarla işi pişiriyormuşsun" dedi.

Başbakan'ın Meclis Genel Kurulu'nda söylediği "Hiçbir PKK yöneticisiyle masaya oturmadık" sözlerini de hatırlatan Vural, "Hani hiç görüşme olmamıştı?' İmralı'ya da Oslo'ya da gönderen benim' diyorsun şimdi. Anlı şanlı gazeteciler uçağa binice soru sormayı unutuyorlar. Millet adına haykırıyorum. Kimin eli kimin cebinde belli değil. Sen nesin? Hükümet misin devlet misin? Bu yalan rüzgarıyla ülke nasıl yönetilir? Yüreğin varsa savcılık soruşturmasının önünü aç dedik. Sıktı değil mi? Savcıdan niye kaçıyorsun? Başbakan kamu görevlilerine hukuk dışı görevler vermiştir. Aksi halde sürecin önünü açardı. Bu açıklamaları sonrasında kimin hangi şeref ve şerefsizlikle müşerref olduğunu milletimiz görmüştür" diye konuştu.

28 Şubat soruşturması kapsamında gerçekleşen gözaltılarla ilgili soruyu da cevaplayan Vural şunları söyledi: "28 Şubatçıların arzu ve istekleri doğrultusunda kimler partisini tek edip yeni bir siyasi anlayış oluşturdu? Siyasi boyutunun da ele alınması gerekir. Adli kısmında süreci bekleyeceğiz ancak 28 Şubat'ın kimlerin önünü açtığının ve siyasi olarak faydalandığının da soruşturma kapsamında ele alınması gerekir." (16:40)