2012-01-17 - 16:07
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Yakut, birleşimi açtıktan sonra TBMM Başkanlık Divanınca alınan karar gereğiyle, milletvekillerini, KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş için 1 dakikalık saygı duruşuna davet etti. TBMM Genel Kurulunda, Denktaş için saygı duruşunda bulunuldu. Saygı duruşunun ardından gruplar adına birer temsilci, Denktaş ile ilgili görüşlerini ifade etti.
TBMM Genel Kurulu, Başkanvekili Sadık Yakut başkanlığında toplandı. Yakut, birleşimi açtıktan sonra TBMM Başkanlık Divanınca alınan karar gereğiyle, milletvekillerini, KKTC'nin Kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş için 1 dakikalık saygı duruşuna davet etti. TBMM Genel Kurulunda, Denktaş için saygı duruşunda bulunuldu.
Başkanvekili Sadık Yakut, TBMM Genel Kurulunda Denktaş için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulmasının ardından yaptığı konuşmada, yalnız Kıbrıs Türkleri'nin değil, Anavatan Türkleri ve Türk Dünyasının çok değerli bir evladını, KKTC'nin Kurucu Lideri ve ilk Cumhurbaşkanı Rauf Danktaş'ı kaybettiklerini belirterek, ''Acımız derin, üzüntümüz büyük, tesellimiz imkansızdır'' ifadelerini kulandı.
Tarihin her döneminde büyük liderlerin, milletlerin, toplumların en meşakkatli dönemlerinde ortaya çıktığını ve görevlerini en iyi şekilde yerine getirerek, tarihin şanlı sayfalarında hak ettikleri yeri aldığını anlatan Yakut, şöyle konuştu:
''Rahmetli Denktaş da Kıbrıs Türkleri'nin en buhranlı döneminde ortaya çıkmış, bir milli kahraman ve büyük bir Türk lideridir. Denktaş, başta ENOSİS ideolojisinin hain maşası EOKA olmak üzere Rumların, Kıbrıs Türkleri'ne yönelik insanlık dışı saldırılarına, Kıbrıs Türkünü adadan ve dünya sahnesinden silecek şekilde küçük büyük demeden katletmeye başladığı bir süreçte, bir avuç Kıbrıs Türkü ve Anavatan'ın kahraman evlatlarıyla birlikte kurduğu Türk Mukavemet Teşkilatıyla şanlı bir direnişe imzasını atmış yiğit bir vatan evladıdır. Arkadaşlarıyla birlikte çıktığı milli mücadelesini, inandığı ve yürekten bağlı olduğu Milli Kıbrıs ve Türklük davasını, hayatı boyunca sürdürmüş, hiçbir zorluk ve engellemelere aldırmadan, tavizsiz bir şekilde şerefli görevini ifa etmiş, şanlı direniş ve mücadelesini en büyük miras olarak Kıbrıs Türkleri'ne ve Türk dünyasına bırakarak aramızdan ayrılmıştır.''
Yakut, Denktaş'ın yaktığı özgürlük ateşinin Türk dünyasının aydınlatılmasında da önemli bir meşale olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Türk dünyasının yiğit lideri; tarihi mirasın ve Kıbrıs Türklüğünün bağımsızlık ülküsü, bizlere bıraktığın en büyük emanettir. Necip bir milletin evlatları olarak, bağımsız Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mutlaka tarih sahnesinde hak ettiği yeri ve rolü alacak ve bunda da en büyük pay senin olacaktır. Mücahitliğinle, hatipliğinle, teşkilatçılığınla, uluslararası diplomasideki manevra kabiliyetinle, sabrın ve en önemlisi de baba Denktaş, bilge dedeliğinle her zaman gönlümüzde yaşayacak ve yaşatılacaksın. Kimileri 'bir tarih göçtü' derken, bizler seni Kıbrıs Türkleri'nin tarihini yazan, direnişin ve bağımsızlık mücadelesinin yılmaz savunucusu olarak hatırlayacağız. Son nefesinden önce bile 'Burası bağımsız bir Cumhuriyet'tir' diyecek kadar Kıbrıs Türkü'nün milli davasına bağlılığın, direnişin ve kararlı kişiliğinle, fani olan hayatına veda etsen de bıraktığın fikirler, yazdığın eserler, yeni nesillere tarih boyunca ışık tutacak, yol gösterecek ve ilham kaynağı olarak ilelebet gönüllerde abideleşecektir. O, Kıbrıs Türkünün varoluş mücadelesinde bayrağı göğe çekmiş bir vatan evladıydı ve o bayrak ilelebet Kıbrıs semalarında şanla şerefle dalgalanacak ve dalgalandırılacaktır. Bilge Denktaş; bugün adları ve öyküleri anlatılmayan ve isimleri alt alta sıralanan binlerce mücahit ve şehitlerimizle buluşma günün... Başın dik, alnın ak bir şekilde Toroslar'ın yalçın kayalıklarından Kıbrıs semalarına süzülen bir kartal misali vuslata erme günün. Makamın cennet olsun, Allah rahmet eylesin...''
Yakut, Kazak Türkleri'nin göç liderlerinden Delilhan Canaltay ile Milli takım ve Türk Futboluna büyük emeği geçen Lefter Küçükandonyadis'in de hayatını kaybettiğini hatırlatarak, kendilerini rahmet ve minnetle andığını söyledi.
TBMM Başkanvekili Yakut'un konuşmasının ardından grup başkanvekilleri de Denktaş ile ilgili görüşlerini ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Denktaş'ı anlatmaya kelimelerin yetmeyeceğini belirterek, ''Denktaş bir devlet kurucusuydu. Dış konjonktürün getirdiği sonuç olarak değil, bedelini kanla ödeyerek, bir devlet kuran büyük kahramandı. Bir Türk büyüğü, dava adamıydı. Tıpkı Atatürk gibi. Denktaş bütün olumsuz şartlara, bazen Türkiye'ye rağmen KKTC'de Türk varlığını bağımsız bir devlete ulaştırma mücadelesini vermiştir. Bu devirde devlet kurmak kolay hadise değil'' dedi.
Denktaş'ın kendilerine bir emanet bıraktığını kaydeden Şandır, ''TBMM olarak hepimiz Kıbrıs'taki Türk varlığının bağımsız bir Türk Cumhuriyetine dönüşmesini, milli görev olarak görmemiz bilmemiz gerekir. Bu bize bir anlamda namus borcu olarak üzerimize tevdi edilmiş görev, sorumluluktur'' diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ''Kıbrıs davamızın en önemli isimlerinden biri olan Denktaş hakkın rahmetine yürüyor. Denktaş ömrünü Kıbrıs Türkleri'ne adamıştır, ufku geniş, hareket adamıdır. Eserleriyle kalıcı olmaya devam edecektir'' açıklamasında bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan da ''küçük bir kızın hatıralarından yola çıkarak'' Denktaş'ı anmak istediğini ifade ederek, ''Suyun öte yanı da bizim aslında, kokusuyla, dokusuyla. Halkına hiç ihanet etmedi, hep onların yanında oldu. Egemen güçlerin emrini dinlemedi. Orada yoktan var edilmiş Kıbrıs Türk ulusu var. Onlar bizden ama sakın sakın bir daha onlara 'ben olmasam yoksulluktan, açlıktan ölürsünüz' diye incitici, zehirleyici laf etmeyin. Bugünden itibaren sızlatacağınız sadece bir halk değil, Koca Türk'ün kemikleridir. Denktaş, yaşamı, direnişiyle bize, tüm ezilenlere ve tutsaklara ışık olsun'' dedi.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan ise konuşmasında, bundan sonra da Kıbrıs tartışılırken Denktaş isminin telaffuz edileceğini belirterek, ''Kıbrıs halkının özgürce iradesini belirlediği, kendi demokrasisini kurduğu, eşit ve özgürce yaşadığı, doğduğu topraklarda özgürce yaşadığı günler yakın olsun. Denktaş ile aynı gün tarihe not düşercesine Lefter de vefat etmiştir. Bu coğrafyanın, tarihin, yaşadıklarımızın gerçeğidir'' diye konuştu.
Genel Kurulda Denktaş için saygı duruşunu yapıldığı sırada, BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan'ın Genel Kuruldan çıktığı görüldü. Tan, kuliste kendisine bunun nedenini soran gazetecilere, ''Duygusal olarak o anda Genel Kurulda bulunmak istemedim. Tamamen kişisel bir harekettir'' dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TBMM Genel Kurulunda, Kardeş ülke KKTC'nin Denktaş'ı bugün son yolculuğuna uğurladığını belirterek törene katılanları tek tek saydı.
Arınç, ''O her şeyden önce bir vatan severdi. Yaşadığı adaya, yani ülkesine, milletine düşkün bir liderdi. Milleti de büyük bir vefa göstererek tek vücut olarak son kez onun için bugün meydanlardaydı. Eminim ki Kıbrıs adası, bugüne kadar böylesine bir kalabalık, böylesine büyük bir sevgi seline şahit olmamıştır. Tarihte iz bırakan liderler böyledir. Yalnızca yaşadıkları ve muktedir oldukları dönemlerde değil her zaman saygı ile anılırlar. Rauf Denktaş da böyle bir liderdir. O verdiği mücadele ile daha yaşadığı dönemde, tarihe damgasını vurmuş bir liderdir'' dedi.
Denktaş'ın, mücadele ile geçen hayatının daha bir buçuk yaşında annesini kaybettiği gün başladığını ve son nefesini verene kadar devam ettiğini anlatan Arınç, baskı ve asimilasyon politikalarıyla yok edilmeye çalışılan bir toplumun içerisinden çıktığını, ezilen toplumun sesi olduğunu kaydetti.
Savcılık cübbesini bir tarafa bırakıp halkının arasına dönerek, Kıbrıs'ta Rumların yapmış olduğu baskı ve zulmü tüm dünyaya duyurmak için adeta seferber olduğunu ifade eden Arınç, şöyle konuştu:
''Halkının haklı davası için kimi zaman 'Toros' kod adlı bir mukavemetçi, kimi zaman uluslararası arenada 'çetin ceviz' olarak mücadele veren bir diplomat, kimi zaman da 'usta' bir siyasetçi kimliği ile ortaya çıkmıştır. Sürgünler, yasaklar, hapis cezaları, üzerine doğrultulan silahlar O'nun sesini susturamamıştır. Çünkü O milletinin sesiydi. Sonunda her haklı talep gibi o ses karşılık buldu ve Kıbrıs Türk Halkı devletlerine kavuştu. 1983 yılında Kurulan KKTC bugün bütün dünyaya rağmen, bütün haksız ambargolara rağmen 29 yılı geride bıraktı.
Bütün bir ömrü halkının özgürlük ve eşitlik mücadelesine adamış olan Rauf Denktaş, dünyadaki tüm mazlum milletlerin de adeta umudu olmuştur. Çünkü O direnmenin, mücadele etmenin ve dava adamı olmanın sembolüydü. Ona bu özellikleri ile bütün bir dünya saygı ile bakmaktadır. '
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Rauf Denktaş'ının Türkiye'de ve Türk milletindeki yeri ise daha başka olduğunu belirterek, ''Bizim milletimiz O'nu kendisinden bir parça olarak görür. Kıbrıs Türkleri kendi evlatları olarak bilir. Onların verdiği özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini kendi varlık mücadelesine eş sayar'' dedi.
Rauf Denktaş'ın imkansızlıklar içerisinde bir varoluş destanı yazdığını, en büyük amacının KKTC'yi kurmak ve yaşat olduğunu, sonunda da bunu başardığını ifade eden Arınç, ''O devlet adamlığının yanı sıra renkli bir kişiliğe de sahipti. Esprili üslubu halka yakın duruşu ile bir halk adamıydı. Eşine, ailesine düşkün, üç çocuğunu elleriyle toprağa vermiş acılı bir babaydı. Sergiler açacak kadar profesyonel fotoğraf sanatçısıydı. Sonunda bu gökkubbe altında hoş bir seda bırakarak aramızdan ayrıldı'' diye konuştu.
Bugüne kadar TBMM'yi ziyaret ederek Genel Kurulda konuşma yapmış 50'ye yakın devlet ve parlamento başkanı bulunduğunu hatırlatan Arınç, bunların arasında en çok Genel Kurula gelip Kıbrıs davasını anlatanın Denktaş olduğunu söyledi. Denktaş'ın, TBMM Genel Kurulunda 1993, 1997, 1998, 1999, 2001, 2003 ve 2004 tarihlerinde ziyaret ederek Genel Kurula hitap ettiğine işaret eden Arınç, Kıbrıs davasının başlangıcından bugüne kadar en güzel şekilde tahlil eden, çekilen sıkıntıları, acıları mücadeleleri birinci ağızdan konuşmasıyla ortaya koyanın Denktaş olduğunu kaydetti.
Milletvekillerinin bunları TBMM tutanaklarından çıkartıp, okuyup incelemelerinin çok faydalı olacağını belirten Arınç, Denktaş'ın Meclisteki konuşmasından bir paragrafı okudu.
Başbakan Yardımcısı Arınç, konuşmasını, ''Merhum Rauf Denktaş'ın bugüne kadarki vermiş olduğu mücadelesinden dolayı aziz hatırası önünde bir kez daha saygı ile eğiliyor, Türkiye Cumhuriyeti olarak bıraktığı emanete sonsuza kadar sahip çıkacağımızı bildiriyorum. Allah'tan rahmet, acılı eşine, çocuklarına ve Kıbrıs Türk Halkına ve milletimize başsağlığı dileklerimi iletiyorum'' diyerek bitirdi.
AK Parti, Danışma Kurulu toplanamadığından, gündeme ilişkin öneriyi Genel Kurula getirdi.
Kabul edilen öneriye göre, Cumhurbaşkanı Gül'ün bir kez daha görüşülmek üzere bir maddesini geri gönderdiği ''Emekli Sandığı Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ilişkin Yasa'' gündemin ön sırasına alındı. Yasanın, milletvekillerinin emekli aylıklarıyla ilgili maddesi görüşülecek. Genel Kurul bugün, bu maddenin görüşmelerinin bitimine kadar çalışacak.
Cumhurbaşkanı Gül'ün görev süresinin 7 yıl olduğuna ilişkin hükmün de yer aldığı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu Tasarısı, karşılıksız çekte hapis cezasını kaldırarak idari nitelikle yaptırımı öngören tasarı, tutuklu ve hükümlülerin ağır hasta olan yakınlarını ziyaret etmesini ve hükümlünün ziyaretçileriyle yapacağı görüşmeye kısıtlama getirilmesini öngören kanun teklifi de gündemin ön sıralarına alındı.
Türkiye ile Kore Arasında Gümrük Konularında İşbirliği ve Karşılıklı Yardım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Nükleer Terörizmin Önlenmesine İlişkin Uluslararası Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı gündemin ön sırasına alınırken; Türkiye İle Irak arasında terörle mücadele ve güvenlik işbirliği konularındaki anlaşmaların onaylanmasına ilişkin 2 kanun tasarısı da gündemin son sıralarına alındı.
Genel Kurul, 19 Ocak Perşembe günü Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu Tasarısının görüşmelerinin bitimine kadar çalışacak. Tasarı, temel kanun olarak 2 bölüm halinde görüşülecek.
Önerinin aleyhinde konuşan CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar, KKTC'nın kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın vefatından duyduğu üzüntüye dile getirerek, ''Kıbrıslı Türklerin ve tüm Türk dünyasının başı sağolsun. Büyük bir devlet adamını ve müzakere adamını yitirdik'' dedi.
Cumhurbaşkanı Gül tarafından iade edilen yasanın en tartışmalı maddesinin, emekli milletvekillerinin maaşının düzenlenmesi ile ilgili olduğunu iddia eden Acar, ''Türkiye bu konuyu hep tartıştı, tartışmaya da devam edecek. Vatandaşlardan 3-5 TL ilaç katılım payı alınmasını öngören tasarıya bir önerge ile ekleme yapılarak, bu konunun düzenlenmesi şık değildir, doğru da değildir. Gelen tepkiler, yöntemin doğru olmadığını ortaya koymuştur'' dedi.
Denktaş'ın son yolculuğuna uğurlandığı bir yas gününde gündemin yine emekli milletvekili maaşıyla anılmasının şık olmayacağını savunan Acar, ''Bu konunun, bugün görüşülmesini gerektiren acil bir durum da söz konusu değildir. Bugün KKTC halkının acısını, yasını paylaşma günü olmalıdır'' diye konuştu.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, önerinin lehinde yaptığı konuşmada, öneriyle Meclisin gündemini tekrar düzenlediklerini söyledi.
Önerinin lehinde konuşan AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, gündem hakkında bilgi verdi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık da önerinin aleyhinde yaptığı konuşmada, KCK operasyonlarını eleştirerek, ''KCK dendiği zaman hukuk yok. Milletvekili Leyla Zana'nın evi, kendisi yokken aranıyor. Eskiden hiç olmazsa dokunulmazlık zırhı vardı ve o kaldırıldıktan sonra bunlar yapılırdı. Şimdi ise dokunulmazlık var ama savcılar bunu yok sayıyor'' dedi.
MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, üniversite hastanelerinde 4-B statüsünde çalışanlara döner sermaye verilmesini öngören kanun teklifinin doğrudan gündeme alınma önerisi kabul edilmedi. (16:44)
Başkanvekili Sadık Yakut, TBMM Genel Kurulunda Denktaş için bir dakikalık saygı duruşunda bulunulmasının ardından yaptığı konuşmada, yalnız Kıbrıs Türkleri'nin değil, Anavatan Türkleri ve Türk Dünyasının çok değerli bir evladını, KKTC'nin Kurucu Lideri ve ilk Cumhurbaşkanı Rauf Danktaş'ı kaybettiklerini belirterek, ''Acımız derin, üzüntümüz büyük, tesellimiz imkansızdır'' ifadelerini kulandı.
Tarihin her döneminde büyük liderlerin, milletlerin, toplumların en meşakkatli dönemlerinde ortaya çıktığını ve görevlerini en iyi şekilde yerine getirerek, tarihin şanlı sayfalarında hak ettikleri yeri aldığını anlatan Yakut, şöyle konuştu:
''Rahmetli Denktaş da Kıbrıs Türkleri'nin en buhranlı döneminde ortaya çıkmış, bir milli kahraman ve büyük bir Türk lideridir. Denktaş, başta ENOSİS ideolojisinin hain maşası EOKA olmak üzere Rumların, Kıbrıs Türkleri'ne yönelik insanlık dışı saldırılarına, Kıbrıs Türkünü adadan ve dünya sahnesinden silecek şekilde küçük büyük demeden katletmeye başladığı bir süreçte, bir avuç Kıbrıs Türkü ve Anavatan'ın kahraman evlatlarıyla birlikte kurduğu Türk Mukavemet Teşkilatıyla şanlı bir direnişe imzasını atmış yiğit bir vatan evladıdır. Arkadaşlarıyla birlikte çıktığı milli mücadelesini, inandığı ve yürekten bağlı olduğu Milli Kıbrıs ve Türklük davasını, hayatı boyunca sürdürmüş, hiçbir zorluk ve engellemelere aldırmadan, tavizsiz bir şekilde şerefli görevini ifa etmiş, şanlı direniş ve mücadelesini en büyük miras olarak Kıbrıs Türkleri'ne ve Türk dünyasına bırakarak aramızdan ayrılmıştır.''
Yakut, Denktaş'ın yaktığı özgürlük ateşinin Türk dünyasının aydınlatılmasında da önemli bir meşale olduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Türk dünyasının yiğit lideri; tarihi mirasın ve Kıbrıs Türklüğünün bağımsızlık ülküsü, bizlere bıraktığın en büyük emanettir. Necip bir milletin evlatları olarak, bağımsız Kıbrıs Türk Cumhuriyeti mutlaka tarih sahnesinde hak ettiği yeri ve rolü alacak ve bunda da en büyük pay senin olacaktır. Mücahitliğinle, hatipliğinle, teşkilatçılığınla, uluslararası diplomasideki manevra kabiliyetinle, sabrın ve en önemlisi de baba Denktaş, bilge dedeliğinle her zaman gönlümüzde yaşayacak ve yaşatılacaksın. Kimileri 'bir tarih göçtü' derken, bizler seni Kıbrıs Türkleri'nin tarihini yazan, direnişin ve bağımsızlık mücadelesinin yılmaz savunucusu olarak hatırlayacağız. Son nefesinden önce bile 'Burası bağımsız bir Cumhuriyet'tir' diyecek kadar Kıbrıs Türkü'nün milli davasına bağlılığın, direnişin ve kararlı kişiliğinle, fani olan hayatına veda etsen de bıraktığın fikirler, yazdığın eserler, yeni nesillere tarih boyunca ışık tutacak, yol gösterecek ve ilham kaynağı olarak ilelebet gönüllerde abideleşecektir. O, Kıbrıs Türkünün varoluş mücadelesinde bayrağı göğe çekmiş bir vatan evladıydı ve o bayrak ilelebet Kıbrıs semalarında şanla şerefle dalgalanacak ve dalgalandırılacaktır. Bilge Denktaş; bugün adları ve öyküleri anlatılmayan ve isimleri alt alta sıralanan binlerce mücahit ve şehitlerimizle buluşma günün... Başın dik, alnın ak bir şekilde Toroslar'ın yalçın kayalıklarından Kıbrıs semalarına süzülen bir kartal misali vuslata erme günün. Makamın cennet olsun, Allah rahmet eylesin...''
Yakut, Kazak Türkleri'nin göç liderlerinden Delilhan Canaltay ile Milli takım ve Türk Futboluna büyük emeği geçen Lefter Küçükandonyadis'in de hayatını kaybettiğini hatırlatarak, kendilerini rahmet ve minnetle andığını söyledi.
TBMM Başkanvekili Yakut'un konuşmasının ardından grup başkanvekilleri de Denktaş ile ilgili görüşlerini ifade etti.
MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Denktaş'ı anlatmaya kelimelerin yetmeyeceğini belirterek, ''Denktaş bir devlet kurucusuydu. Dış konjonktürün getirdiği sonuç olarak değil, bedelini kanla ödeyerek, bir devlet kuran büyük kahramandı. Bir Türk büyüğü, dava adamıydı. Tıpkı Atatürk gibi. Denktaş bütün olumsuz şartlara, bazen Türkiye'ye rağmen KKTC'de Türk varlığını bağımsız bir devlete ulaştırma mücadelesini vermiştir. Bu devirde devlet kurmak kolay hadise değil'' dedi.
Denktaş'ın kendilerine bir emanet bıraktığını kaydeden Şandır, ''TBMM olarak hepimiz Kıbrıs'taki Türk varlığının bağımsız bir Türk Cumhuriyetine dönüşmesini, milli görev olarak görmemiz bilmemiz gerekir. Bu bize bir anlamda namus borcu olarak üzerimize tevdi edilmiş görev, sorumluluktur'' diye konuştu.
AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ''Kıbrıs davamızın en önemli isimlerinden biri olan Denktaş hakkın rahmetine yürüyor. Denktaş ömrünü Kıbrıs Türkleri'ne adamıştır, ufku geniş, hareket adamıdır. Eserleriyle kalıcı olmaya devam edecektir'' açıklamasında bulundu.
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan da ''küçük bir kızın hatıralarından yola çıkarak'' Denktaş'ı anmak istediğini ifade ederek, ''Suyun öte yanı da bizim aslında, kokusuyla, dokusuyla. Halkına hiç ihanet etmedi, hep onların yanında oldu. Egemen güçlerin emrini dinlemedi. Orada yoktan var edilmiş Kıbrıs Türk ulusu var. Onlar bizden ama sakın sakın bir daha onlara 'ben olmasam yoksulluktan, açlıktan ölürsünüz' diye incitici, zehirleyici laf etmeyin. Bugünden itibaren sızlatacağınız sadece bir halk değil, Koca Türk'ün kemikleridir. Denktaş, yaşamı, direnişiyle bize, tüm ezilenlere ve tutsaklara ışık olsun'' dedi.
BDP Grup Başkanvekili Hasip Kaplan ise konuşmasında, bundan sonra da Kıbrıs tartışılırken Denktaş isminin telaffuz edileceğini belirterek, ''Kıbrıs halkının özgürce iradesini belirlediği, kendi demokrasisini kurduğu, eşit ve özgürce yaşadığı, doğduğu topraklarda özgürce yaşadığı günler yakın olsun. Denktaş ile aynı gün tarihe not düşercesine Lefter de vefat etmiştir. Bu coğrafyanın, tarihin, yaşadıklarımızın gerçeğidir'' diye konuştu.
Genel Kurulda Denktaş için saygı duruşunu yapıldığı sırada, BDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan'ın Genel Kuruldan çıktığı görüldü. Tan, kuliste kendisine bunun nedenini soran gazetecilere, ''Duygusal olarak o anda Genel Kurulda bulunmak istemedim. Tamamen kişisel bir harekettir'' dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, TBMM Genel Kurulunda, Kardeş ülke KKTC'nin Denktaş'ı bugün son yolculuğuna uğurladığını belirterek törene katılanları tek tek saydı.
Arınç, ''O her şeyden önce bir vatan severdi. Yaşadığı adaya, yani ülkesine, milletine düşkün bir liderdi. Milleti de büyük bir vefa göstererek tek vücut olarak son kez onun için bugün meydanlardaydı. Eminim ki Kıbrıs adası, bugüne kadar böylesine bir kalabalık, böylesine büyük bir sevgi seline şahit olmamıştır. Tarihte iz bırakan liderler böyledir. Yalnızca yaşadıkları ve muktedir oldukları dönemlerde değil her zaman saygı ile anılırlar. Rauf Denktaş da böyle bir liderdir. O verdiği mücadele ile daha yaşadığı dönemde, tarihe damgasını vurmuş bir liderdir'' dedi.
Denktaş'ın, mücadele ile geçen hayatının daha bir buçuk yaşında annesini kaybettiği gün başladığını ve son nefesini verene kadar devam ettiğini anlatan Arınç, baskı ve asimilasyon politikalarıyla yok edilmeye çalışılan bir toplumun içerisinden çıktığını, ezilen toplumun sesi olduğunu kaydetti.
Savcılık cübbesini bir tarafa bırakıp halkının arasına dönerek, Kıbrıs'ta Rumların yapmış olduğu baskı ve zulmü tüm dünyaya duyurmak için adeta seferber olduğunu ifade eden Arınç, şöyle konuştu:
''Halkının haklı davası için kimi zaman 'Toros' kod adlı bir mukavemetçi, kimi zaman uluslararası arenada 'çetin ceviz' olarak mücadele veren bir diplomat, kimi zaman da 'usta' bir siyasetçi kimliği ile ortaya çıkmıştır. Sürgünler, yasaklar, hapis cezaları, üzerine doğrultulan silahlar O'nun sesini susturamamıştır. Çünkü O milletinin sesiydi. Sonunda her haklı talep gibi o ses karşılık buldu ve Kıbrıs Türk Halkı devletlerine kavuştu. 1983 yılında Kurulan KKTC bugün bütün dünyaya rağmen, bütün haksız ambargolara rağmen 29 yılı geride bıraktı.
Bütün bir ömrü halkının özgürlük ve eşitlik mücadelesine adamış olan Rauf Denktaş, dünyadaki tüm mazlum milletlerin de adeta umudu olmuştur. Çünkü O direnmenin, mücadele etmenin ve dava adamı olmanın sembolüydü. Ona bu özellikleri ile bütün bir dünya saygı ile bakmaktadır. '
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, Rauf Denktaş'ının Türkiye'de ve Türk milletindeki yeri ise daha başka olduğunu belirterek, ''Bizim milletimiz O'nu kendisinden bir parça olarak görür. Kıbrıs Türkleri kendi evlatları olarak bilir. Onların verdiği özgürlük ve bağımsızlık mücadelesini kendi varlık mücadelesine eş sayar'' dedi.
Rauf Denktaş'ın imkansızlıklar içerisinde bir varoluş destanı yazdığını, en büyük amacının KKTC'yi kurmak ve yaşat olduğunu, sonunda da bunu başardığını ifade eden Arınç, ''O devlet adamlığının yanı sıra renkli bir kişiliğe de sahipti. Esprili üslubu halka yakın duruşu ile bir halk adamıydı. Eşine, ailesine düşkün, üç çocuğunu elleriyle toprağa vermiş acılı bir babaydı. Sergiler açacak kadar profesyonel fotoğraf sanatçısıydı. Sonunda bu gökkubbe altında hoş bir seda bırakarak aramızdan ayrıldı'' diye konuştu.
Bugüne kadar TBMM'yi ziyaret ederek Genel Kurulda konuşma yapmış 50'ye yakın devlet ve parlamento başkanı bulunduğunu hatırlatan Arınç, bunların arasında en çok Genel Kurula gelip Kıbrıs davasını anlatanın Denktaş olduğunu söyledi. Denktaş'ın, TBMM Genel Kurulunda 1993, 1997, 1998, 1999, 2001, 2003 ve 2004 tarihlerinde ziyaret ederek Genel Kurula hitap ettiğine işaret eden Arınç, Kıbrıs davasının başlangıcından bugüne kadar en güzel şekilde tahlil eden, çekilen sıkıntıları, acıları mücadeleleri birinci ağızdan konuşmasıyla ortaya koyanın Denktaş olduğunu kaydetti.
Milletvekillerinin bunları TBMM tutanaklarından çıkartıp, okuyup incelemelerinin çok faydalı olacağını belirten Arınç, Denktaş'ın Meclisteki konuşmasından bir paragrafı okudu.
Başbakan Yardımcısı Arınç, konuşmasını, ''Merhum Rauf Denktaş'ın bugüne kadarki vermiş olduğu mücadelesinden dolayı aziz hatırası önünde bir kez daha saygı ile eğiliyor, Türkiye Cumhuriyeti olarak bıraktığı emanete sonsuza kadar sahip çıkacağımızı bildiriyorum. Allah'tan rahmet, acılı eşine, çocuklarına ve Kıbrıs Türk Halkına ve milletimize başsağlığı dileklerimi iletiyorum'' diyerek bitirdi.
AK Parti, Danışma Kurulu toplanamadığından, gündeme ilişkin öneriyi Genel Kurula getirdi.
Kabul edilen öneriye göre, Cumhurbaşkanı Gül'ün bir kez daha görüşülmek üzere bir maddesini geri gönderdiği ''Emekli Sandığı Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ilişkin Yasa'' gündemin ön sırasına alındı. Yasanın, milletvekillerinin emekli aylıklarıyla ilgili maddesi görüşülecek. Genel Kurul bugün, bu maddenin görüşmelerinin bitimine kadar çalışacak.
Cumhurbaşkanı Gül'ün görev süresinin 7 yıl olduğuna ilişkin hükmün de yer aldığı Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu Tasarısı, karşılıksız çekte hapis cezasını kaldırarak idari nitelikle yaptırımı öngören tasarı, tutuklu ve hükümlülerin ağır hasta olan yakınlarını ziyaret etmesini ve hükümlünün ziyaretçileriyle yapacağı görüşmeye kısıtlama getirilmesini öngören kanun teklifi de gündemin ön sıralarına alındı.
Türkiye ile Kore Arasında Gümrük Konularında İşbirliği ve Karşılıklı Yardım Anlaşmasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı ile Nükleer Terörizmin Önlenmesine İlişkin Uluslararası Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı gündemin ön sırasına alınırken; Türkiye İle Irak arasında terörle mücadele ve güvenlik işbirliği konularındaki anlaşmaların onaylanmasına ilişkin 2 kanun tasarısı da gündemin son sıralarına alındı.
Genel Kurul, 19 Ocak Perşembe günü Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu Tasarısının görüşmelerinin bitimine kadar çalışacak. Tasarı, temel kanun olarak 2 bölüm halinde görüşülecek.
Önerinin aleyhinde konuşan CHP Antalya Milletvekili Gürkut Acar, KKTC'nın kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın vefatından duyduğu üzüntüye dile getirerek, ''Kıbrıslı Türklerin ve tüm Türk dünyasının başı sağolsun. Büyük bir devlet adamını ve müzakere adamını yitirdik'' dedi.
Cumhurbaşkanı Gül tarafından iade edilen yasanın en tartışmalı maddesinin, emekli milletvekillerinin maaşının düzenlenmesi ile ilgili olduğunu iddia eden Acar, ''Türkiye bu konuyu hep tartıştı, tartışmaya da devam edecek. Vatandaşlardan 3-5 TL ilaç katılım payı alınmasını öngören tasarıya bir önerge ile ekleme yapılarak, bu konunun düzenlenmesi şık değildir, doğru da değildir. Gelen tepkiler, yöntemin doğru olmadığını ortaya koymuştur'' dedi.
Denktaş'ın son yolculuğuna uğurlandığı bir yas gününde gündemin yine emekli milletvekili maaşıyla anılmasının şık olmayacağını savunan Acar, ''Bu konunun, bugün görüşülmesini gerektiren acil bir durum da söz konusu değildir. Bugün KKTC halkının acısını, yasını paylaşma günü olmalıdır'' diye konuştu.
AK Parti Isparta Milletvekili Recep Özel, önerinin lehinde yaptığı konuşmada, öneriyle Meclisin gündemini tekrar düzenlediklerini söyledi.
Önerinin lehinde konuşan AK Parti Kırıkkale Milletvekili Ramazan Can, gündem hakkında bilgi verdi.
BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık da önerinin aleyhinde yaptığı konuşmada, KCK operasyonlarını eleştirerek, ''KCK dendiği zaman hukuk yok. Milletvekili Leyla Zana'nın evi, kendisi yokken aranıyor. Eskiden hiç olmazsa dokunulmazlık zırhı vardı ve o kaldırıldıktan sonra bunlar yapılırdı. Şimdi ise dokunulmazlık var ama savcılar bunu yok sayıyor'' dedi.
MHP Tokat Milletvekili Reşat Doğru'nun, üniversite hastanelerinde 4-B statüsünde çalışanlara döner sermaye verilmesini öngören kanun teklifinin doğrudan gündeme alınma önerisi kabul edilmedi. (16:44)
