2010-12-23 - 00:07
2011 YILI BÜTÇESİ GENEL KURULDA...
TBMM Genel Kurulunda ''2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısı''nın 10 maddesi kabul edildi.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, iktidarları
döneminde emeklilerin maaşlarının enflasyonun kat kat üzerinde yükseltildiğini
söyledi.

Bakan Şimşek, milletvekillerinin, TBMM Genel Kurulunda görüşülen 2011
Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının maddeleri üzerindeki sorularını
yanıtladı.

Üniversitelere ödeneklerin, Devlet Planlama Teşkilatı, Yüksek Öğretim
Kurulu ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yapılan çalışmanın dikkate alınarak
verildiğini hatırlatan Şimşek, ''Bunun bir takım kriterleri vardır. Mutlaka
üniversitenin büyümesiyle, yatırım planlarıyla ilişkilidir'' dedi.

Milletvekillerinin, alışveriş merkezleriyle (AVM) ilgili sorularını da
yanıtlayan Şimşek, AVM'lerle ilgili kanun taslağının hazır olduğunu, ancak
Meclis'in gündeminde bulunmadığını söyledi.

Dünyanın tüm ülkelerinde perakende sektörünün çok önemli olduğunu
belirten Şimşek, şöyle devam etti:

''AVM'ler, istihdam ve yaratılan katma değer açısından inanılmaz bir
öneme sahiptir. Türkiye'deki model, birkaç ülke hariç, aslında dünyaya paralel
giden bir düzenleme. Tüketici odaklı. Çünkü herkes bir tüketicidir. Milletvekili
de, esnaf da olsanız bir tüketicisiniz. Alışveriş merkezlerinde tercihler, ortam,
bunların hepsi rol oynuyor. Burada yabancı sermayeli kaç AVM var, bilmiyorum.
Türk girişimci de yabancılar da tabii ki birlikte AVM'ler açabiliyorlar.''

Bakan Şimşek, Türkiye'nin istihdamı artıran nadir ülkelerden olduğunu
belirterek, bu durumun ILO rakamlarında açık bir şekilde görülebildiğini
anlattı.

Milletvekillerine emekli maaşlarıyla ilgili soru yönelttikleri için
teşekkür eden Bakan Şimşek, ziyaretine gelen bir İspanyol gazetecinin,
''İspanya'da emekli maaşları azaltılıyor, yaş yükseltiliyor. Sizde de böyle bir
çalışma var mı?'' diye sorduğunu anlattı. Şimşek soruyu, ''Bizde böyle bir
çalışma yok. Tam aksine emeklilerimizin maaşlarını bu yıl en düşüğü için 4 kat
artırıyoruz. En yüksek emekli maaşını en az yüzde 8 artırıyoruz. O da enflasyon
öngörüsünün üzerinde'' şeklinde yanıtladığını aktardı.

İspanyol gazeteciye, emeklilik yaşında bir artış olmadığını da
söylediğini anlatan Şimşek, şöyle devam etti:

''90'lı yıllarda popülist yaklaşımlarla emeklilik yaşı 38 ve 43'e
indirildi. Bu yaşlarda insanların emekli edilmesi çılgınlık. Türkiye'de esas
çılgınlık olan şey maaşlar değil. Vatandaşımızın halen 50 yaşın altında emekli
oluyor olmasıdır. Aslında bu insanlarımızın çalışıyor ve üretiyor olması lazım.
Eğer bu olmasaydı, bugün emeklilerimize çok daha fazla imkan ayırabilecektik. Bu
kadar genç yaşta bu kadar çok sayıda emeklimiz olmazdı. Bu çerçevede bir açıklama
yaptım daha önce ama maalesef çarpıtıldı.


Emeklilerin maaşları bizim dönemde çok ciddi şekilde yükseltilmiştir.
Enflasyonun kat kat üzerinde üzerinde yükseltilmiştir. Benim 4 kardeşim var. Üçü
öğretmen emeklisi, biri de Bayındırlık'tan emekli. Bunların durumlarını çok iyi
biliyorum. Türkiye'nin imkanları arttıkça, refah düzeyi yükseldikçe bu mutlaka
toplumun tüm kesimlerine yansıyor.''

CHP Tekirdağ Milletvekili Enis Tütüncü, ''AKP'nin, dar gelirlileri vergi
sopasıyla dövdüğünü'' söyledi.

İstihdam ağırlığının sözleşmeli personel yapısına doğru kaydırıldığını
belirten Tütüncü, Hükümetin bugüne kadar çiftçiye verdiği hiçbir sözü tutmadığını
iddia etti. Tütüncü, ''Türk çiftçisine tarihinde görmediği sıkıntıları
yaşattınız'' dedi.

AK Parti Bursa Milletvekili Mehmet Ocakden, ülkenin koalisyon
hükümetlerinin yönetiminde geçen yıllarını, ''kayıp zaman'' olarak nitelendirdi.
AK Parti iktidarı ile ülkenin itibarının arttığını ve kayıpların telafi edilmeye
başlandığını savunan Ocakden, ''Mali disiplin çok önemli. Cari açık azaltılmış ve
enflasyon tek haneli rakamlara çekilerek, mali disiplin sağlanmıştır. Tek haneli
düşük enflasyon bu yıl da muhafaza edildi. Bu ekonomide bir başarı öyküsüdür''
diye konuştu.

BDP Hakkari Milletvekili Hamit Geylani ise, 2011 yılı bütçesinin toplumun
beklentilerinden uzak olduğunu savundu.

Yüksekova ve Cizre'nin il olacağı yönünde haberler olduğunu anımsatan
Geylani, ''Buralar sadece güvenlik amacıyla il yapılıyorsa, bu sorunları
çözmekten çok uzaktır. Ama bölge halkının ekonomik refahını sağlayacaksa,
istihdamı artıracaksa, halkın başta ana dili olmak üzere özgürlükleri tanıyacaksa
ve yaşamın her alanında herkes kendisini kimliği ile ifade etmesine olanak
sağlayacaksa, 'başımız, gözümüz üstüne' deriz'' diye konuştu.

BDP Iğdır Milletvekili Pervin Buldan da ''Bütçede kadının yine adı yok''
diyerek başladığı konuşmasında, TÜİK'in verilerine bakıldığında, son yıllarda
kadına yönelik taciz ve tecavüz gibi saldırılarda artış meydana geldiğinin
görüleceğini söyledi.

''Türkiye'de adalet sisteminin, adaleti sağlamak noktasında yetersiz
olduğunu hepimiz biliyoruz'' diyen Buldan, şunları söyledi:

''Hükümetin bu konuda, sadece inşa ettiği adalet sarayları ile övünmesini
aymazlık olarak görüyoruz. Oysa ki çocuk gelinlerin durumu çok önemli bir sorun
olarak ortada duruyor. Ataerkil yapı tarafından normalleştirilen kız çocuğu
evlilikleri yıkım getiriyor. Çocuk gelinlerin eğitim hayatları son buluyor.
Okuldan ayrılmak zorunda kalan kız çocuğu sayısı ciddi rakamlarla ifade ediliyor.
Erken yaşta evlendirilen kız çocukları birçok ruhsal sorunlar yaşıyor. Kız
çocukları bedensel gelişimleri tamamlayamadan küçük yaşta anne olmanın getirdiği
sorunlarla uğraşmak zorunda kalıyorlar. Tüm bu şiddet sarmalının bir sonucu
olarak erken yaşta evlendirilen kız çocukları ya kaybolmakta, ya da öz yıkım
yolunu seçerek intihar etmektedirler.''

MHP Karaman Milletvekili Hasan Çalış da, milletin, sosyal kesimlerin
tamamının refah seviyesinin düzeltilmesinin beklentisi içerisinde olduğunu
söyledi. Kağıt üzerinde yapılan düzenlemelerin, toplum yaşantısına yansımamasının
'sıkıntılı bir durum bulunduğunun' işareti olduğunu savunan Çalış, ''Memurların
sıkıntısı bitmiyor. İktidar yanlısı bir sendika, memurların üzerine akşam güneşi
olmuş, batmıyor'' dedi.

CHP Malatya Milletvekili Ferit Mevlüt Aslanoğlu ise, özellikle ikinci ve
üçüncü ligdeki futbol takımlarının mali durumlarının iyileştirilmesini istedi.
Aslanoğlu, ''Bu futbol kulüplerinin en büyük geliri Spor Toto'dan aldıkları
paydır. Geçen yıl Sayın Bakan karar aldı, İddia'dan gelen payları yok etti. Daha
sonra da kararından vazgeçti, ama kulüplerin dengesini bozdu. İddia oyununun
temeli bu kulüplerse, devlet bunların hakkını vermek zorundadır. Şans oyunu
gelirinin sadece yüzde 6'sı veriliyor. Kulüplerin ekonomik özgürlükleri yok
ediliyor'' diye konuştu.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Türkiye'de sıcak
para sorununun olduğunu, ancak buna kayıtsız olmadıklarını ve gerekli önlemleri
aldıklarını söyledi.

TBMM Genel Kurulunda ''2011 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu
Tasarısı''nın maddeleri üzerindeki görüşmeler sürüyor.

Maddeler üzerinde söz alan BDP Diyarbakır Milletvekili Akın Birdal,
iktidarın neo liberal politikaları benimsediğini ifade ederek, ''Bu bütçe,
emekçilerin değil sermayenin bütçesidir'' dedi.

MHP Karaman Milletvekili Hasan Çalış, rakam oyunlarıyla toz pembe bir
tablonun çizildiğini öne sürerek, cari açığın duvara toslamak üzere olduğunu,
fabrikaların kapandığını, 1.5 milyon çiftçinin çiftçilik yapmaktan vazgeçtiğini,
esnafın durumunun içler acısı olduğunu söyledi.

CHP İstanbul Milletvekili Algan Hacaloğlu, 40 milyon insanın yoksulluk
koşulları altında yaşama tutunmaya çalıştığını ifade etti.

AK Parti Niğde Milletvekili Muharrem Selamoğlu, 2011 yılı bütçesinin
seçim bütçesi olarak hazırlanmadığını belirterek, ''Boş vaatler veriliyor, biz
hayalleri gerçekleştiriyoruz'' dedi.

Milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Maliye Bakanı Şimşek, 2008 yılı
Ağustos ayından bu yana kamudaki ücretler arasındaki farklılıkları azaltmak için
önemli adımlar attıklarını, denge tazminatı müessesesini getirdiklerini belirtti.
Şimşek, önümüzdeki yıllarda da bu sürecin devam edeceğini ifade ederek, ''Ümit
ediyorum ki kamudaki ücret dengesizliği, uyguladığımız politikalarla önümüzdeki
dönemde de azalmaya devam edecek'' diye konuştu.

Özelleştirme gelirlerinin önümüzdeki yılki önemli ayağını elektrik
dağıtım şirketlerinden gelecek gelirlerin oluşturduğunu ifade eden Şimşek, ''Şu
anda özelleştirme kapsamında olup da özelleştirmeyi düşünebileceğimiz başka
şirketler de olabilir. Halka arz gibi... O nedenle bugünden bir yorumda bulunmak
istemiyorum. Özü itibariyle özelleştirme çabalarımız bir yapısal reform
niteliğinde olan elektrik özelleştirmeleri üzerinde yoğunlaşmaya devam edecek''
dedi.

Türkiye'de kısa vadeli bir portföy yatırımının söz konusu olduğunu, bu
anlamda bir sıcak para sorununun bulunduğunu belirten Şimşek, ''Biz, kayıtsız
değiliz. Önlemler alınıyor. Makro ihtiyati çerçevede Merkez Bankası, BDDK ve
Maliye olarak bizler tedbirler alıyoruz. Bunun yansımalarını görmeye başladık.
Amacımız Türkiye'ye uzun vadeli sermaye gelmesi, doğrudan küresel yatırımların
gelmesi'' diye konuştu.

Cari açığın 2010 yılında milli gelirin yüzde 5,5-6'sına tekabül edecek
gibi göründüğünü kaydeden Şimşek, ''Bu, nispeten yüksek bir orandır. Bu,
Türkiye'nin diğer ülkelere nazaran çok daha yüksek büyümesinin bir yansımasıdır.
Çünkü AB, bizim en büyük ticari ortağımızdır. AB yüzde 2, biz ise yüzde 8
oranında büyüyoruz'' dedi.

Maliye Bakanı Şimşek, petrol fiyatlarının son bir yılda ciddi oranda
arttığına da işaret etti.

Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal yardımların
zaruret olduğunu belirterek, ''Vatandaşımıza kömür gibi yardımlarda bulunuyorsak
doğru bir şeydir. Siyasi boyutu söz konusu değildir'' dedi.

Bakan Şimşek, milletvekillerinin, TBMM Genel Kurulunda görüşülen 2011
Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısının maddeleri üzerindeki sorularını
yanıtladı.

Şimşek, daha önce açıklanan, 30 maddelik Esnaf Değişim Dönüşüm Destek
Projesinin ardından esnafın daha düşük bir maliyetle finansmana erişimini
sağladıklarını söyledi. Esnafın şu anda yüzde 5 faizle kredi alabildiğini
belirten Şimşek, aynı şekilde çiftçilere de destek olunduğunu ifade etti.

Sosyal yardımların her zaman daha rasyonel hale getirebileceğini anlatan
Şimşek, ''Sosyal yardımlar bir zarurettir. Yoksulluğu azalttık ama bu tamamen
kaldırıldığı anlamına gelmiyor. Biz vatandaşımıza kömür gibi yardımlarda
bulunuyorsak doğru bir şeydir. Bunu valilikler aracılığıyla yapıyoruz. Siyasi
boyutu söz konusu değildir'' diye konuştu.


Şimşek, ''sıfır faizli kredi uygulamasının çok başarılı olduğunu ve büyük
bir taleple karşılaştığını'' belirterek, ''Tahsis edilen miktar da 1 milyar
lirayı aştı. 2011 yılına uzatılır mı uzatılmaz mı, bu husus sadece benim kararıma
bağlı değil. Bir hükümet kararı olacaktır. Maliye Bakanı olarak bu kadar başarılı
olan projenin bir plan dahilinde devam ettirilmesini desteklerim'' diye
konuştu.

Çiftçilerin, damlama sulama için Ziraat Bankasından sıfır faizle kredi
aldıklarını anımsatan Şimşek, ''Bu noktada bir sıkıntı olmaması lazım. Bu çalışma
yapılandırma çerçevesinde yok. Çünkü faiz yükü de yok. Ana paranın tabii ki geri
ödenmesini bekleriz'' dedi.

BDP Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş ise ''8 yıllık AKP iktidarı
döneminde en büyük hırsızlıklar, vurgunlar, kayırmacılık enerjide oldu. Dışarıdan
doğalgazı, petrolü getirip çevrim santrallerinde vatandaşa satıyorsunuz. Bu
nedenle ülke kaynaklarının önemli bir kısmı enerji ithalatına gidecektir. Bu
yüzden yenilenebilir enerji kaynaklarının kullanımına önem verilmeli'' dedi.

AK Parti Ordu Milletvekili Hilmi Güler de, Karabaş'ın konuşmasının
ardından, ''sataşma'' gerekçesiyle söz istedi.

Mecliste birtakım yanıltıcı bilgilerin verilmesine gönlünün razı
olmadığını belirten Güler, AK Parti hükümetleri döneminde yerli kaynaklara ve
yenilenebilir enerjiye son derece önem verildiğini söyledi. Kömür rezervlerini
iki katına çıkardıklarını ifade eden Güler, ''Bunu sadece enerjide kullanmadık.
Fakir fukaraya da 'kışın ısınsınlar' diye dağıttık. Rüzgar ve jeotermal enerji
kaynaklarının haritalarını çıkararak hizmete soktuk. Biz bunları tüm Türkiye için
yaptık. Özellikle, Güneydoğu'da devreye giren HES'ler 6 Keban yapar'' diye
konuştu.

MHP Denizli Milletvekili Emin Haluk Ayhan, milletvekili odalarının
sorunlu vatandaşlarla dolup taştığını söyledi. Vatandaşların, ''Bir önerge verin
de şu işimiz hallolsun'' dediklerini anlatan Ayhan, şöyle devam etti:

''Biz de 'bizim verdiğimiz önergeyi iktidar partisi desteklemedikten
sonra olmaz. Çünkü sayısal çoğunlukları var' diyoruz. Sorunlar o kadar arttı ki
iktidar bunları çözmekten acizleşti. İktidar milletvekillerinin yaşadığı
zorluklar var. Önergelere koridorlara imza ikmali yapıyorlar, tıpkı uçakların
havada yakıt ikmali yaptığı gibi. Bundan ne vatandaş memnun ne hükümet olarak siz
memnunsunuz ne de buradaki milletvekilleri memnun. Ondan sonra da 'AKP iktidarı
iyi götürüyor işleri' diyoruz'' şeklinde konuştu.

AK Parti Bolu Milletvekili Yüksel Coşkunyürek de, Türkiye'nin huzur ve
istikrar ülkesi haline geldiğini ifade etti. Coşkunyürek, ''Ülkemiz gelişen,
büyüyen imkanlarıyla dünyada cazibe merkezi haline gelmiştir. Ekonomik krizden
Türkiye için bir çöküş bekleyenler, siyasi iktidarı bozmasını bekleyenler hayal
kırıklığına uğramıştır'' dedi.
BDP Muş Milletvekili Nuri Yaman, memurun bütçe görüşmelerini dikkatle
takip ettiğini belirterek, ''Ancak son 5 yılda düzenlenen bütçelerde memurun
yüreğini serinletecek hiçbir olumlu adımın atılmadığını üzülerek görüyoruz''
dedi. Yaman, dengeleme ödeneğinin beldelere adil dağıtılmasını istedi.

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, ''eşit işe eşit ücret
politikası''nın bir türlü uygulanamadığını, liyakat sisteminin alt üst olduğunu
savundu. Hükümetin birçok alanda çeşitli vaatleri olduğunu belirten Akçay,
''Milletimiz, tutulmayan vaatlerin hesabını seçimlerde soracak'' dedi. Akçay,
bakanlıklardaki uzmanların sorunlarının adalet ve liyakat ilkeleri ışığında
çözülmesini istedi.

CHP Eskişehir Milletvekili Murat Sönmez ise ''İktidara geldiğinizde
çiftçinin yüzünü güldüreceğinizi söylemiştiniz. Şimdi çiftçi borç içinde. Ziraat
Bankasına yönlendiriyorsunuz ama çiftçi oradan kredi alamıyor. Çünkü tarlası
teminat kabul edilmiyor'' diye konuştu. ''Hükümetin, 2004 yılında 'AB'ye girdik'
diye havai fişekler patlattığını'' belirten Sönmez, ülkenin 2010 yılı sonunda
halen AB kapılarında beklediğini ifade etti.

CHP Grup Başkanvekili Akif Hamzaçebi de, Genel Kurul'da söz alan CHP
sözcülerinin, ''Doğu ve Güneydoğu'da nasıl bir kalkınma modeli uygulanabilir''
düşüncesiyle parti programını anlatmaya çalıştıklarını söyledi. CHP sözcülerinin,
iktidar partisi milletvekilleri tarafından, ''1930'larda kalmakla'' suçlandığını
ifade eden Hamzaçebi, şöyle devam etti:

''İktidar partisi sözcüleri ya dinlemediler ya da konu çarpıtıldı. Bizim
söylediğimiz şudur; CHP'nin kalkınma modelinde piyasa ekonomisi esastır. Bu,
tartışmasız tüm dünyada var. Devlet altyapı yatırımları yapacaktır. Devlet,
ekonomide düzenleyici ve denetleyici bir etkiye sahiptir. Nitekim, tüm dünyanın
yaşadığı kriz, piyasa ekonomisinin başarısız olduğu alanları göstermiştir. CHP
programında güçlü bir sosyal devlet vardır. Herşeyi piyasa ekonomisine
bıraktığınız zaman işsizle, yoksulla ilgilenmez. Doğu ve Güneydoğu'da piyasa
ekonomisi çerçevesinde özel sektörün oraya giderek yatırım yapması esastır.
Burada kamu-özel sektör işbirliği uygulamaya konulmalıdır.

Tüm yapılanlara rağmen yatırımcı oraya gitmiyorsa devlet oraya gidip
yatırım yapacaktır. Konuşmaların sadece bir bölümünü alıp ithamda bulunuyorsunuz.
Mutlaka yatırım yapacağız oraya ama iktidar partisi 'devlet olarak yatırım
yapmayacağız, Diyarbakır'da modern bir cezaevi inşa edeceğiz' diyor. İşte sizinle
aramızdaki fark budur.''

Bu arada, Genel Kurulda Meclisin çalışma takvimine ilişkin Danışma Kurulu
önerisi de kabul edildi. Buna göre, 2011 Yılı Bütçe Kanunu Tasarısının
maddelerinin oylaması Cuma günü bitirilecek, Cumartesi günü ise Meclis
çalışmalarına ara verecek. (00.07)

NOT: HABERİN DEVAMINI "İLGİLİ DÖKÜMANLAR" BÖLÜMÜNDE BULABİLİRSİNİZ.