2008-03-15 - 14:19
TÜSKON 2. OLAĞAN GENEL KURULU...
TBMM Başkanı Köksal Toptan, ''Çağdaş demokrasilerde partileri halk kurar, halk kapatır.''
TBMM Başkanı Köksal Toptan, Türkiye İşadamları ve Sanayiciler
Konfederasyonunun (TUSKON) 2. Olağan Genel Kuruluna katıldı.
Toptan, yaptığı konuşmada, dün akşamdan beri ülkedeki tüm
aydınların, demokrasiye inanan herkesin, Türkiye'nin geleceğini
heyecanla ve ümitle izleyen tüm vatandaşların derin bir tedirginlik ve
üzüntü içinde olduklarını söyledi.
Kendisinin bundan etkilenmemesinin mümkün olmadığını ifade eden Toptan,
bir süre sonra TBMM'nin kuruluşunun 88. yıl dönümünü kutlayacaklarını ve
dünyanın her tarafından çocukları konuk edeceklerini, ülkenin her
yerindeki çocukları temsilen Ankara'ya gelecek çocuklar için Meclis
Genel Kurulunda bir çocuk meclisi oluşturacaklarını aktardı.
Toptan, ''Orada egemenliğin kayıtsız şartsız millete ait olduğunu
anlatmaya çalışacağız. Bu bayram hem çocuk bayramı hem milli egemenlik
bayramı. O nedenle çocuklarımıza 'egemenlik kayıtsız şartsız
milletindir, burada yazıyor, büyük Atatürk bunu demiş ama' deyip başka
şeyler nasıl söyleyeceğiz, ben onu düşünüyorum'' diye konuştu.
Çağdaş demokrasilerin olmazsa olmazının kuvvetler ayrılığı ilkesi
olduğunu vurgulayan Toptan, kuvvetler ayrılığının yasama, yürütme ve
yargının bağımsız olmasını, bu erklerin birbirine müdahale etmemesini,
mutlaka ahenkli ve işbirliği içinde çalışmasını emrettiğini belirtti.
Köksal Toptan, ''Kuvvetler ayrılığı ilkesi, başına buyrukluk değildir.
Bu, ahenkli ve uyumlu çalışmayı gerektirir. Türkiye partiler
demokrasisini ayakta tutmaya çalışıyor. Ne kadar çalışıyor, onda
doğrusunu isterseniz şüpheliyim'' dedi.

-''TÜRKİYE'Yİ HİÇ KİMSE GERİYE GÖTÜREMEZ''-

Büyük ümitlerle ve ''çocuklar gibi büyük bir heyecanla'' geçtiğimiz
dönem Kopenhag kriterlerini yerine getirmek için gece gündüz hem
iktidarın hem muhalefetin çok çalıştığını ifade eden Toptan, ''Çünkü ilk
kez Türkiye, Atatürk'ün hedef gösterdiği çağdaş uygarlık düzeyinin
üzerine çıkmak, birlik beraberlik heyecanını AB yolunda yakalıyordu.
Kimi zaman muhalefetin, kimi zaman iktidarın içine sinmeyen birçok
noktayı uzlaşarak çözdük. Bir büyük reform hareketini ve hukuki
altyapıyı TBMM hayata geçirdi'' diye konuştu.
Buna AB ve birliğe yeni üye olan ülkelerin de şaşırdığını belirten
Toptan, şöyle devam etti:
''Türkiye ezberleri ve hesapları bozdu. Niçin bozdu? AB standartlarına
ulaşmak için... O neydi? Daha çok demokrasi, daha çok insan hak ve
özgürlükleri, bireylerin öne çıkması, ülkemizin bir özgürlük, demokrasi
alanı haline gelmesi... Biz bunları başardık. Şimdi tereddütler var.
Türkiye acaba geri mi gidiyor? Hayır, Türkiye'yi hiç kimse geriye
götüremez.''
Köksal Toptan, 22 Temmuz'da Türkiye'nin büyük bir seçimi festival havası
içinde gerçekleştirdiğini, yüzde 86 temsil oranıyla TBMM'nin
yenilendiğini ve Mecliste 4'ü grup kurmuş 7 siyasi partinin temsil
edildiğini kaydederek, ''23 Nisan''da Ankara'ya gelecek çocuklarımıza,
bu Meclisin yüzde 86'sı halkın siyasi düşüncelerini burada yansıtıyor,
ama bu yüzde 86'nın 56'sının partisinin kapatılması için Anayasa
Mahkemesinde dava görülüyoru nasıl anlatacağım'' dedi.

-''PARTİLERİ HALK KURAR, HALK KAPATIR''-

TBMM Başkanı Toptan, toplantıya gelirken ''bu telaş içinde ne
diyebileceğini'' düşündüğünü ifade ederek, şöyle konuştu:
''Burada özellikle sivil toplum örgütü temsilcisi arkadaşlarımın
yaptıkları konuşmalardan öyle bir sonuç çıkardım ki, telaşım boşuna.
Türkiye almış başını gidiyor, Atatürk'ün gösterdiği çağdaş uygarlık
hedefinin de ilerisine...
Yanlışlıklar sadece demokrasilerde vardır. Diktatörlüklerde, totaliter
rejimde yanlışlık olmaz. Yanlışları siyasi partiler de yapabilir. O
partilerin yöneticileri, mensupları da yapabilir. Yapacak ki rakibine
sıra gelsin. Halk seçimde onun hesabını yanlış yapana sorsun. Geçen sene
Türkiye bir seçim yaptı. Bir sene sonra yine seçim yapacak. Yanlışı halk
görüyor, biliyor, değerlendiriyor. Acaba bizim sorunumuz 'bu halk, bu
cahil halk ne anlar bu işlerden' mi hala? Türkiye 50 sene öncesinde mi
yaşıyor? Bunu anlamakta zorluk çekiyorum. Çağdaş demokrasilerde partiler
kurulur, kapanır. Ama çağdaş demokrasilerde partileri halk kurar, halk
kapatır.''
Geçmişte Türkiye'de hem partilerin kapatıldığına, hem de bazı partilerin
halkın iradesiyle yok olduğuna tanık olduklarını anlatan Toptan, ''Peki
kapattıklarımız ne oldu? Kapattıklarımız yeniden doğdu. Zamanla
güçlenerek, daha kuvvetli doğdu. Çünkü orada halkın iradesi, halkın
katkısı yoktu. O bakımdan halkın iradesini, tercihini anlamsızlaştıracak
davranışlardan herkesin kaçınması lazım'' diye konuştu.

-''SİYASETİN GİDİŞİNE HALK DIŞI MÜDAHALELER SİYASET KURUMUNU DA
ZAYIFLATIR''-

Köksal Toptan, siyasetin gidişine halk dışı müdahalelerin siyaset
kurumunu da zayıflatacağına ve insanlarda tereddütler oluşacağına dikkat
çekti.
Şu anda Türkiye'nin içinde bulunduğu günlerin, Türkiye'nin istikrar ve
güven ortamının en güçlü, en inanılır, en fazla el birliği içinde
olunması gereken günler olduğunu dile getiren Toptan, özel sektörün ve
devletin çeşitli kademelerindeki ilgililerin yabancı muhataplarıyla
konuşurken, muhatapların kafasında bir takım tereddütlerle masaya
oturmak zorunda kalabileceklerini söyledi.
Toptan, ''Acaba 'bizim elimiz başkalarına karşı zayıfladı mı'
tereddütü... Bizim bunu kırmamız lazım'' dedi.
Hiç endişe etmemek, moralleri bozmamak gerektiğini vurgulayan Toptan,
''Anayasa Mahkememizin en kısa süre içinde en doğru kararı vereceğine
yürekten inanıyorum. Bu süreç ilerlerken Türkiye özel sektörüyle,
devletiyle yine büyümeye devam edecektir'' dedi.