2008-06-17 - 13:19
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında, ''Siz milletin hukukuna sahip çıkarsanız millet de sizin hukukunuza sahip çıkıyor'' dedi.
AK Parti Grubu toplandı.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,
partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmaya, eğitimle
ilgili yürüttükleri çalışmaları anlatarak başladı.
İlk ve ortaöğretim kurumlarında eğitim gören tüm öğrencilerin
karnelerini alarak, uzun bir yaz tatili dönemine girdiklerini hatırlatan
Erdoğan, Pazar günü de yaklaşık 1,5 milyon kişinin, üniversite sınavında
ter döktüğünü söyledi.
Yapılan sınavın bütün gençlere ve ailelerine hayırlı olmasını dileyen
Başbakan Erdoğan, ''Bu yıl hem üniversitelerimizin kontenjanlarını
artırması, hem açtığımız yeni üniversiteler vesilesiyle çok daha fazla
öğrencimizin üniversitede okuma hayali gerçeğe dönüşmüş olacak'' diye
konuştu.
Erdoğan, iktidarları döneminde 49 yeni üniversite kurduklarını
hatırlatarak, amaçlarının tüm illeri bir üniversiteye kavuşturmak, her
şehri üniversitelerin getireceği dinamizmle, ürettiği katma değerle daha
da kalkındırmak olduğunu belirtti.
Yola çıkarken, millete bir söz verdiklerini bildiren Erdoğan, şunları
söyledi:
''Dedik ki 'bu ülkeyi dört temel üzerinde inşa edeceğiz.' Eğitim,
sağlık, adalet ve emniyet... Toplumun vicdanını yaralayan sorunlar en
çok bu dört alanda yoğunlaşıyordu.
Türkiye'nin gücünü yeniden topladık ve bu alanlardaki temel sorunları,
devlet-millet eliyle büyük ölçüde çözüme kavuşturduk. Bütçedeki eğitimin
payını birinci sıraya yükseltmekle yetinmedik, millet ile devletin
ülkenin geleceğine birlikte sahip çıkması için muazzam bir eğitim
seferberliği başlattık.
Burada en çok bizi onurlandıran mesele şu oldu: Siz milletin hukukuna
sahip çıkarsanız millet de sizin hukukunuza sahip çıkıyor. Milletimiz,
devletinin her türlü imkanları kullanarak cansiparane hizmet ettiğini
görünce, kendi kaynaklarını seferber etmekten çekinmiyor. Devletin
bütçesinin kuruşu kuruşuna ülkeye hizmet için harcandığını gören
milletimiz, elindeki imkanlarını da devletle paylaşıyor.''
-120 BİN DERSLİK-
Erdoğan, Türkiye'nin her şehrinde bugüne kadar göz yaşartıcı fedakarlık
örnekleri gördüklerini belirterek, ''Geçen hafta Malatya'da iş
adamlarımızın açtığı Sevgi Evlerinden İzmir'de, Bursa'da, Sinop'ta
açtığımız okullara kadar muazzam bir millet desteği aldık. Eğitime Yüzde
Yüz Destek Kampanyası sayesinde, bütün toplumsal kesimlerin enerjisini,
dikkatini eğitimdeki sorunlara yönelttik.
Hükümetimiz döneminde 35 bini hayırseverlerce olmak üzere yaklaşık 120
bin dersliği eğitim hayatımıza kazandırdık. Pazar günü İzmir'de eğitime
destek kampanyasına katılan hayırsever vatandaşlarımızla bir araya
geldik, onların gurur tablosunu birlikte yaşadık.
Bölgesel kalkınma adaletsizliğini gidermek, haksız rekabeti kaldırmak
için Doğu-Batı ayrımı yapmadan ülkemizin bütün bölgelerine aynı oranda
yeni eserler kazandırdık'' diye konuştu.
-KÖY OKULLARI-
Erdoğan, özellikle Doğu ve Güneydoğu illerinde metruk durumda bulunan
binlerce köy okulunu yeniden eğitim verebilir duruma getirdiklerini
bildirerek, ''Bunları neden okullar açılırken değil de okullar tatil
olurken anlatıyorum? Okullar tatil oluyor ama Hükümetimiz tatile
çıkmıyor. Aynı hızla yatırımlara devam ediyor, gece gündüz demeden
milletimizin huzur ve refahı için emek sarf ediyor. İşte, bunun için
anlatıyorum'' dedi.
Bütün bu yapılanları, birilerinin ya bilmediğini ya da bilmek
istemediğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:
''Ya görmüyor ya görmek istemiyor. Veyahut da görüyor, göstermek
istemiyor. Çünkü, eğer gösterirlerse vatandaşımız, bunun heyecanıyla
evet, 'Türkiye'nin geleceğine çok daha farklı bakar' endişesini taşıyor.
Buruda şunu özellikle vurgulamak istiyorum; Şemdinli'yi İpsala ile
birlikte düşünemeyen, Boyabat'ı İskenderun ile birlikte kucaklayamayan
özellikle bu tür insanlar, bu ülkeyi baştan başa bir bütün olarak nasıl
sahiplendiğimizi göstermek için yaptıklarımızı ve yeni hedeflerimizi
bunlara anlatıyoruz ama anlamak istemiyorlar.''
''Peki bütün bunlar bizim iktidarımızdan önce yapılamaz mıydı?''
sorusunu yönelten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
''Eksik olan neydi? Eksik olan milletin derdiyle dertlenmiş bir kadronun
yönetimde olmamasıydı. Hakkari'nin, Diyarbakır'ın, Trabzon'un,
Mersin'in, İzmir'in, Ardahan'ın, Tunceli'nin, Kırşehir'in, Nevşehir'in,
Tekirdağ'ın, Antalya'nın, bu ülkenin derdini kendine dert edinmiş
insanların iktidarıydı eksik olan.
Her fırsatta milletle kavga eden, milleti hor gören bir iktidar değil,
milletin gönlüne talip olan, milletin gönlünden geçen bir iktidardı
eksik olan. İşte, milleti karşına değil, milleti arkasına aldığı zaman,
bu ülkede ne kadar kısa zamanda ne kadar büyük işler yapılabileceğini AK
Parti iktidarı olarak bizler gösterdik.
İnşallah, önümüzdeki dönem milletle el ele vererek, çok daha büyük işler
başaracağız. Bu ülkenin gençleri, bu ülkenin yarınlarından emin
olsunlar. Türkiye, AK Parti iktidarıyla birlikte çok daha güçlenmiş, çok
daha itibarlı, çok daha büyük bir Türkiye olmuştur.''
-ANADOLU YOLLARI-
Erdoğan, geçen haftanın yine çok yoğun ve bereketli bir şekilde
geçtiğini anlatarak, ''Her ışığı karartmak, her hayırlı işe engel olmak,
ülkemizin yıllarca özlediği güven ve istikrar ortamını sabote etmek
isteyenlerin aksine, biz yine bütün hafta Anadolu'nun yollarındaydık''
diye konuştu.
Sinop'un, Bursa'nın, İzmir'in kalkınma heyecanına ortak olduklarını
ifade eden Başbakan Erdoğan, katıldığı bazı programları sıraladı ve
açılışını yaptıkları barajların kuraklığın önlenmesi için ne kadar
önemli olduğunu vurguladı. ''Yani biz, işimize bakıyoruz'' diye konuşan
Erdoğan, ''(durmak yok yola devam) diyoruz. Ama yürüyerek değil, koşarak
devam ediyoruz'' dedi.
Erdoğan, sadece kendileri için değil, ülke için, demokrasi, milletin
refahı ve huzuru için ''durmak yok yola devam'' dediklerini kaydetti.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan, başarı için sadece 90 dakikanın yeterli olmadığını, son
nefese kadar bu işi sürdürmek gerektiğini belirterek, ''Sporcularımızın
geçen pazar akşamı ispatladıkları en önemli gerçek şudur: Başarmayı hak
ettiğinizi düşünüyorsanız asla mücadeleyi bırakmayacaksınız'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, yarın,
her yıl yapılan ve Dünya Bankası ile IMF temsilcilerinin de katıldığı
Yatırım Danışma Konseyi Toplantısına, 20 Haziran Cuma günü de Trabzon'da
dev bir alışveriş ile spor merkezinin açılışına katılacağını, 21 Haziran
Cumartesi günü ise Batman'ı ziyaret edeceğini söyledi.
''Bizim gündemimiz birilerinin, bazılarının sahte gündemlerine hiç ama
hiç benzemiyor'' diyen Erdoğan, gündemlerinin, Türkiye, şehirler ve
insan olduğunu belirtti.
Milli futbol takımın önceki akşam Çek Cumhuriyeti ile oynadığı maçı çok
çarpıcı bir zafere dönüştürerek kazandığını ve Türkiye'nin Avrupa Futbol
Şampiyonası çeyrek finaline ismini yazdırdığını kaydeden Erdoğan, bu
başarının millete büyük bir mutluluk ve moral verdiğini ifade etti.
-''KATAR EMİRİNİN EŞİ, EŞİMİ ARADI; TEBRİK ETTİ''-
Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Nitekim, vatandaşlarımız yurtiçinde ve dışında sokaklara dökülerek bu
zaferi kutladılar. Biz de tabi bu arada şükrettik. Oynanan müsabaka, 90
dakikanın içine futbolun bütün güzelliklerini ve heyecanını sığdırmış
olması bakımından, bir başka özelliğiyle de uzatmalara bile
sığdırabiliyor. Demek ki başarı için sadece 90 dakika yeterli değil, son
nefese kadar bu işi sürdürmek gerekiyor. Gerçekten, şartlar ne olursa
olsun mücadeleyi asla bırakmayan ve kaybetmeyi kabullenmeyerek,
milletimizi gururlandıran federasyonun yönetiminden tüm teknik kadroya
ve futbolcularımıza varıncaya kadar şahsım ve milletim adına
şükranlarımızı, takdirlerimizi sunuyoruz, kendilerini kutluyoruz ve
inşallah çeyrek finalde de galibiyeti bekliyoruz. İnşallah, biz de
fevkalade şartlar olmazsa Viyana'da kendileriyle beraber olacağız.
İnanıyorum ki bu başarıların da devam gelecek. Türkiye diğer alanlarda
olduğu gibi sportif alanlarda da Avrupa'nın ve dünyanın takdir ettiği,
edeceği daha nice başarılara imza atacaktır.
Batılıların dediği, 'sessiz devrimi' gerçekleştiren Türkiye, inşallah
bundan sonra da o sessiz görünen başarıları da gerçekleştirecektir.
Türkiye gelişme yolunda, kalkınma yolunda, ilerleme yolunda adımlarını
hızlandırdıkça bütün dinamikleriyle sesini dünyaya duyurmaya devam
edecektir. Çek Cumhuriyeti müsabakasından sonra Türkiye'nin bu
başarısının ne kadar geniş bir coğrafyada yankı bulduğunu iyi görmek,
iyi anlamak, bu mesajı iyi almak gerekir. Bizim futbolcularımızın sadece
kendi vatandaşlarımızı değil, tarihi ve kültürel bağlarla bağlı
olduğumuz çok daha büyük bir coğrafyanın insanlarını da temsil gücüne
sahip olduğunu iyi düşünmemiz gerekir.
Çok anlamlıdır; dün akşam Katar Emirinin eşi, eşimi aradı. Meğer maçı
izlemişler, bu maçtan dolayı duyduğu heyecanı bizlerle paylaşıyor ve
bizi tebrik ediyorlar. Türkiye'yi kendi içine kapatarak dünyadan
kopartmak isteyen kompleksli zihinlerin de bu gerçeği iyi görmesi
gerekir. Türkiye bu sığ zihinlerin asla kavrayamadıkları kadar büyük bir
ülkedir.''
-''AB TEMSİLCİLERİ DE İYİ OKUMALI''-
Erdoğan, farklı kültür ve inançları aynı çatı altında buluşturma
misyonuna sahip olması gereken AB temsilcilerinin de bu mesajı iyi
okuması gerektiğini söyledi.
''Nasıl milli takımımız Avrupa Futbol Şampiyonasının olmazsa olmaz bir
rengi, heyecanı, imkanıysa, Türkiye'nin başarısı 3 kıtada heyecan dolu
bir yansımaya sebep oluyorsa, Türkiye'nin üyeliği de AB için o kadar
büyük ve olumlu bir etkiye sebep olacaktır'' diyen Erdoğan, bu durumun,
milli futbol takımının dünya üçüncüsü olduğu zaman da görüldüğünü
kaydetti. Erdoğan, bu zenginliği göremeyenlerden, Avrupa şehirlerinin
neredeyse tamamının meydanlarını, caddelerini dolduran Türkiye coşkusuna
bakmalarını istedi.
O sokaklarda Türkiye'den giden insanlar olduğunu, o şehirlerde ay
yıldızlı forma altında temsil edildiği duygusunu taşıyan çeşitli
coğrafyalardan insanların bulunduğunu belirten Erdoğan, ''Hepsi aynı
coşkuyu, aynı heyecanı yaşıyor'' dedi.
-''ASLA MÜCADELEYİ BIRAKMAYACAKSINIZ''-
Bir çok ülkenin milli takımında başarıyla mücadele eden Türk
kökenlilerin de olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Bu bile, Türk gencinin
Avrupa ile et ve tırnak gibi kaynaştığını göstermektedir'' diye konuştu.
Erdoğan, şöyle devam etti:
'Sporcularımızın geçen pazar akşamı ispatladıkları en önemli gerçek
şudur:Başarmayı hak ettiğinizi düşünüyorsanız asla mücadeleyi
bırakmayacaksınız. Kendinize güveniyorsanız, arkanızdaki büyük millet
size güveniyorsa, en iyisini yapabileceğinize inanıyorsanız, mücadeleden
yılmayacak, hedefe ulaşmak için canınızı dişinize takacaksınız.
Yaşadığınız zorluklar, uğradığınız haksızlıklar sizi asla yolunuzdan
çevirmeyecek. Eğer arkanızda gücüyle, desteğiyle, duasıyla bir millet
topyekun duruyorsa, başarmanız ve hakkınızı almanız mukadderdir. Bize
düşen yeterince gayret etmek, yeterince alın teri dökmektir. Bu sporda
da siyasette de devlet yönetiminde de böyledir. Milletin iradesi, hayır
duası, gönül zenginliği her türlü zorluğu aşmayı sağlayacak büyüklükte
bir güçtür.''
-''MİLLETİMİZ, TAHAMMÜLSÜZ GİRİŞİMLERİ BOŞA ÇIKARACAKTIR''-
Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu'na teşekkür eden
Erdoğan, şunları söyledi:
''Milletimizin yüreğini kabartan bu milli takım başarısından, ülkeye
hizmeti, şereflerin en büyüğü bilen bu kadroya geçersek, şunu
söyleyebilirim: Evet, bizim siyasetten tek muradımız milletimizin
sevincini büyütmektir. Milletin sevincini kursağında bırakmak
isteyenler, varsın bildikleri yolda devam etsinler. Yeter ki biz
milletimizin bir arada yaşama iradesini güçlendirmeye devam edelim.
Yeter ki biz, 70 milyon olduğumuzu unutmayalım. Yeter ki biz, bu ülkenin
bütün vatandaşlarının başını dik tutalım. Bu ülkenin vicdanı olmayı
başaran bir aydınımız merhum Cemil Meriç'in dediği gibi 'Her aydınlığı
yangın sanıp söndürmeye çalışan zavallılar' varsın güneşe çamur atmaya
devam etsinler. 'Zira, onlar karanlığa o kadar alışmışlar ki
yıldızlardan bile rahatsız oluyorlar.'
Her gelişmeye set çekmeye, her ilerlemeye çelme takmaya, her hayırlı işe
engel olmaya alışanlar her zaman olacaktır. Yangına körükle gidenler,
kriz ve kaostan beslenenler, gerilimden başka bir siyaset tarzı
bilmeyenler, dün de vardı, bugün de var, yarın da olacaktır. Ama
unutmayalım ki sağduyu sahibi milletimiz, engin basiretiyle bu tür ayak
oyunlarını, bu tür tahammülsüz girişimleri boşa çıkaracaktır.''
* haberin devamını 'ilgili dokümanlar' bölümünden bulabilirsiniz.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan,
partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmaya, eğitimle
ilgili yürüttükleri çalışmaları anlatarak başladı.
İlk ve ortaöğretim kurumlarında eğitim gören tüm öğrencilerin
karnelerini alarak, uzun bir yaz tatili dönemine girdiklerini hatırlatan
Erdoğan, Pazar günü de yaklaşık 1,5 milyon kişinin, üniversite sınavında
ter döktüğünü söyledi.
Yapılan sınavın bütün gençlere ve ailelerine hayırlı olmasını dileyen
Başbakan Erdoğan, ''Bu yıl hem üniversitelerimizin kontenjanlarını
artırması, hem açtığımız yeni üniversiteler vesilesiyle çok daha fazla
öğrencimizin üniversitede okuma hayali gerçeğe dönüşmüş olacak'' diye
konuştu.
Erdoğan, iktidarları döneminde 49 yeni üniversite kurduklarını
hatırlatarak, amaçlarının tüm illeri bir üniversiteye kavuşturmak, her
şehri üniversitelerin getireceği dinamizmle, ürettiği katma değerle daha
da kalkındırmak olduğunu belirtti.
Yola çıkarken, millete bir söz verdiklerini bildiren Erdoğan, şunları
söyledi:
''Dedik ki 'bu ülkeyi dört temel üzerinde inşa edeceğiz.' Eğitim,
sağlık, adalet ve emniyet... Toplumun vicdanını yaralayan sorunlar en
çok bu dört alanda yoğunlaşıyordu.
Türkiye'nin gücünü yeniden topladık ve bu alanlardaki temel sorunları,
devlet-millet eliyle büyük ölçüde çözüme kavuşturduk. Bütçedeki eğitimin
payını birinci sıraya yükseltmekle yetinmedik, millet ile devletin
ülkenin geleceğine birlikte sahip çıkması için muazzam bir eğitim
seferberliği başlattık.
Burada en çok bizi onurlandıran mesele şu oldu: Siz milletin hukukuna
sahip çıkarsanız millet de sizin hukukunuza sahip çıkıyor. Milletimiz,
devletinin her türlü imkanları kullanarak cansiparane hizmet ettiğini
görünce, kendi kaynaklarını seferber etmekten çekinmiyor. Devletin
bütçesinin kuruşu kuruşuna ülkeye hizmet için harcandığını gören
milletimiz, elindeki imkanlarını da devletle paylaşıyor.''
-120 BİN DERSLİK-
Erdoğan, Türkiye'nin her şehrinde bugüne kadar göz yaşartıcı fedakarlık
örnekleri gördüklerini belirterek, ''Geçen hafta Malatya'da iş
adamlarımızın açtığı Sevgi Evlerinden İzmir'de, Bursa'da, Sinop'ta
açtığımız okullara kadar muazzam bir millet desteği aldık. Eğitime Yüzde
Yüz Destek Kampanyası sayesinde, bütün toplumsal kesimlerin enerjisini,
dikkatini eğitimdeki sorunlara yönelttik.
Hükümetimiz döneminde 35 bini hayırseverlerce olmak üzere yaklaşık 120
bin dersliği eğitim hayatımıza kazandırdık. Pazar günü İzmir'de eğitime
destek kampanyasına katılan hayırsever vatandaşlarımızla bir araya
geldik, onların gurur tablosunu birlikte yaşadık.
Bölgesel kalkınma adaletsizliğini gidermek, haksız rekabeti kaldırmak
için Doğu-Batı ayrımı yapmadan ülkemizin bütün bölgelerine aynı oranda
yeni eserler kazandırdık'' diye konuştu.
-KÖY OKULLARI-
Erdoğan, özellikle Doğu ve Güneydoğu illerinde metruk durumda bulunan
binlerce köy okulunu yeniden eğitim verebilir duruma getirdiklerini
bildirerek, ''Bunları neden okullar açılırken değil de okullar tatil
olurken anlatıyorum? Okullar tatil oluyor ama Hükümetimiz tatile
çıkmıyor. Aynı hızla yatırımlara devam ediyor, gece gündüz demeden
milletimizin huzur ve refahı için emek sarf ediyor. İşte, bunun için
anlatıyorum'' dedi.
Bütün bu yapılanları, birilerinin ya bilmediğini ya da bilmek
istemediğini ifade eden Erdoğan, şöyle konuştu:
''Ya görmüyor ya görmek istemiyor. Veyahut da görüyor, göstermek
istemiyor. Çünkü, eğer gösterirlerse vatandaşımız, bunun heyecanıyla
evet, 'Türkiye'nin geleceğine çok daha farklı bakar' endişesini taşıyor.
Buruda şunu özellikle vurgulamak istiyorum; Şemdinli'yi İpsala ile
birlikte düşünemeyen, Boyabat'ı İskenderun ile birlikte kucaklayamayan
özellikle bu tür insanlar, bu ülkeyi baştan başa bir bütün olarak nasıl
sahiplendiğimizi göstermek için yaptıklarımızı ve yeni hedeflerimizi
bunlara anlatıyoruz ama anlamak istemiyorlar.''
''Peki bütün bunlar bizim iktidarımızdan önce yapılamaz mıydı?''
sorusunu yönelten Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:
''Eksik olan neydi? Eksik olan milletin derdiyle dertlenmiş bir kadronun
yönetimde olmamasıydı. Hakkari'nin, Diyarbakır'ın, Trabzon'un,
Mersin'in, İzmir'in, Ardahan'ın, Tunceli'nin, Kırşehir'in, Nevşehir'in,
Tekirdağ'ın, Antalya'nın, bu ülkenin derdini kendine dert edinmiş
insanların iktidarıydı eksik olan.
Her fırsatta milletle kavga eden, milleti hor gören bir iktidar değil,
milletin gönlüne talip olan, milletin gönlünden geçen bir iktidardı
eksik olan. İşte, milleti karşına değil, milleti arkasına aldığı zaman,
bu ülkede ne kadar kısa zamanda ne kadar büyük işler yapılabileceğini AK
Parti iktidarı olarak bizler gösterdik.
İnşallah, önümüzdeki dönem milletle el ele vererek, çok daha büyük işler
başaracağız. Bu ülkenin gençleri, bu ülkenin yarınlarından emin
olsunlar. Türkiye, AK Parti iktidarıyla birlikte çok daha güçlenmiş, çok
daha itibarlı, çok daha büyük bir Türkiye olmuştur.''
-ANADOLU YOLLARI-
Erdoğan, geçen haftanın yine çok yoğun ve bereketli bir şekilde
geçtiğini anlatarak, ''Her ışığı karartmak, her hayırlı işe engel olmak,
ülkemizin yıllarca özlediği güven ve istikrar ortamını sabote etmek
isteyenlerin aksine, biz yine bütün hafta Anadolu'nun yollarındaydık''
diye konuştu.
Sinop'un, Bursa'nın, İzmir'in kalkınma heyecanına ortak olduklarını
ifade eden Başbakan Erdoğan, katıldığı bazı programları sıraladı ve
açılışını yaptıkları barajların kuraklığın önlenmesi için ne kadar
önemli olduğunu vurguladı. ''Yani biz, işimize bakıyoruz'' diye konuşan
Erdoğan, ''(durmak yok yola devam) diyoruz. Ama yürüyerek değil, koşarak
devam ediyoruz'' dedi.
Erdoğan, sadece kendileri için değil, ülke için, demokrasi, milletin
refahı ve huzuru için ''durmak yok yola devam'' dediklerini kaydetti.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep
Tayyip Erdoğan, başarı için sadece 90 dakikanın yeterli olmadığını, son
nefese kadar bu işi sürdürmek gerektiğini belirterek, ''Sporcularımızın
geçen pazar akşamı ispatladıkları en önemli gerçek şudur: Başarmayı hak
ettiğinizi düşünüyorsanız asla mücadeleyi bırakmayacaksınız'' dedi.
Erdoğan, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, yarın,
her yıl yapılan ve Dünya Bankası ile IMF temsilcilerinin de katıldığı
Yatırım Danışma Konseyi Toplantısına, 20 Haziran Cuma günü de Trabzon'da
dev bir alışveriş ile spor merkezinin açılışına katılacağını, 21 Haziran
Cumartesi günü ise Batman'ı ziyaret edeceğini söyledi.
''Bizim gündemimiz birilerinin, bazılarının sahte gündemlerine hiç ama
hiç benzemiyor'' diyen Erdoğan, gündemlerinin, Türkiye, şehirler ve
insan olduğunu belirtti.
Milli futbol takımın önceki akşam Çek Cumhuriyeti ile oynadığı maçı çok
çarpıcı bir zafere dönüştürerek kazandığını ve Türkiye'nin Avrupa Futbol
Şampiyonası çeyrek finaline ismini yazdırdığını kaydeden Erdoğan, bu
başarının millete büyük bir mutluluk ve moral verdiğini ifade etti.
-''KATAR EMİRİNİN EŞİ, EŞİMİ ARADI; TEBRİK ETTİ''-
Başbakan Erdoğan, şunları söyledi:
''Nitekim, vatandaşlarımız yurtiçinde ve dışında sokaklara dökülerek bu
zaferi kutladılar. Biz de tabi bu arada şükrettik. Oynanan müsabaka, 90
dakikanın içine futbolun bütün güzelliklerini ve heyecanını sığdırmış
olması bakımından, bir başka özelliğiyle de uzatmalara bile
sığdırabiliyor. Demek ki başarı için sadece 90 dakika yeterli değil, son
nefese kadar bu işi sürdürmek gerekiyor. Gerçekten, şartlar ne olursa
olsun mücadeleyi asla bırakmayan ve kaybetmeyi kabullenmeyerek,
milletimizi gururlandıran federasyonun yönetiminden tüm teknik kadroya
ve futbolcularımıza varıncaya kadar şahsım ve milletim adına
şükranlarımızı, takdirlerimizi sunuyoruz, kendilerini kutluyoruz ve
inşallah çeyrek finalde de galibiyeti bekliyoruz. İnşallah, biz de
fevkalade şartlar olmazsa Viyana'da kendileriyle beraber olacağız.
İnanıyorum ki bu başarıların da devam gelecek. Türkiye diğer alanlarda
olduğu gibi sportif alanlarda da Avrupa'nın ve dünyanın takdir ettiği,
edeceği daha nice başarılara imza atacaktır.
Batılıların dediği, 'sessiz devrimi' gerçekleştiren Türkiye, inşallah
bundan sonra da o sessiz görünen başarıları da gerçekleştirecektir.
Türkiye gelişme yolunda, kalkınma yolunda, ilerleme yolunda adımlarını
hızlandırdıkça bütün dinamikleriyle sesini dünyaya duyurmaya devam
edecektir. Çek Cumhuriyeti müsabakasından sonra Türkiye'nin bu
başarısının ne kadar geniş bir coğrafyada yankı bulduğunu iyi görmek,
iyi anlamak, bu mesajı iyi almak gerekir. Bizim futbolcularımızın sadece
kendi vatandaşlarımızı değil, tarihi ve kültürel bağlarla bağlı
olduğumuz çok daha büyük bir coğrafyanın insanlarını da temsil gücüne
sahip olduğunu iyi düşünmemiz gerekir.
Çok anlamlıdır; dün akşam Katar Emirinin eşi, eşimi aradı. Meğer maçı
izlemişler, bu maçtan dolayı duyduğu heyecanı bizlerle paylaşıyor ve
bizi tebrik ediyorlar. Türkiye'yi kendi içine kapatarak dünyadan
kopartmak isteyen kompleksli zihinlerin de bu gerçeği iyi görmesi
gerekir. Türkiye bu sığ zihinlerin asla kavrayamadıkları kadar büyük bir
ülkedir.''
-''AB TEMSİLCİLERİ DE İYİ OKUMALI''-
Erdoğan, farklı kültür ve inançları aynı çatı altında buluşturma
misyonuna sahip olması gereken AB temsilcilerinin de bu mesajı iyi
okuması gerektiğini söyledi.
''Nasıl milli takımımız Avrupa Futbol Şampiyonasının olmazsa olmaz bir
rengi, heyecanı, imkanıysa, Türkiye'nin başarısı 3 kıtada heyecan dolu
bir yansımaya sebep oluyorsa, Türkiye'nin üyeliği de AB için o kadar
büyük ve olumlu bir etkiye sebep olacaktır'' diyen Erdoğan, bu durumun,
milli futbol takımının dünya üçüncüsü olduğu zaman da görüldüğünü
kaydetti. Erdoğan, bu zenginliği göremeyenlerden, Avrupa şehirlerinin
neredeyse tamamının meydanlarını, caddelerini dolduran Türkiye coşkusuna
bakmalarını istedi.
O sokaklarda Türkiye'den giden insanlar olduğunu, o şehirlerde ay
yıldızlı forma altında temsil edildiği duygusunu taşıyan çeşitli
coğrafyalardan insanların bulunduğunu belirten Erdoğan, ''Hepsi aynı
coşkuyu, aynı heyecanı yaşıyor'' dedi.
-''ASLA MÜCADELEYİ BIRAKMAYACAKSINIZ''-
Bir çok ülkenin milli takımında başarıyla mücadele eden Türk
kökenlilerin de olduğunu ifade eden Erdoğan, ''Bu bile, Türk gencinin
Avrupa ile et ve tırnak gibi kaynaştığını göstermektedir'' diye konuştu.
Erdoğan, şöyle devam etti:
'Sporcularımızın geçen pazar akşamı ispatladıkları en önemli gerçek
şudur:Başarmayı hak ettiğinizi düşünüyorsanız asla mücadeleyi
bırakmayacaksınız. Kendinize güveniyorsanız, arkanızdaki büyük millet
size güveniyorsa, en iyisini yapabileceğinize inanıyorsanız, mücadeleden
yılmayacak, hedefe ulaşmak için canınızı dişinize takacaksınız.
Yaşadığınız zorluklar, uğradığınız haksızlıklar sizi asla yolunuzdan
çevirmeyecek. Eğer arkanızda gücüyle, desteğiyle, duasıyla bir millet
topyekun duruyorsa, başarmanız ve hakkınızı almanız mukadderdir. Bize
düşen yeterince gayret etmek, yeterince alın teri dökmektir. Bu sporda
da siyasette de devlet yönetiminde de böyledir. Milletin iradesi, hayır
duası, gönül zenginliği her türlü zorluğu aşmayı sağlayacak büyüklükte
bir güçtür.''
-''MİLLETİMİZ, TAHAMMÜLSÜZ GİRİŞİMLERİ BOŞA ÇIKARACAKTIR''-
Spordan Sorumlu Devlet Bakanı Murat Başesgioğlu'na teşekkür eden
Erdoğan, şunları söyledi:
''Milletimizin yüreğini kabartan bu milli takım başarısından, ülkeye
hizmeti, şereflerin en büyüğü bilen bu kadroya geçersek, şunu
söyleyebilirim: Evet, bizim siyasetten tek muradımız milletimizin
sevincini büyütmektir. Milletin sevincini kursağında bırakmak
isteyenler, varsın bildikleri yolda devam etsinler. Yeter ki biz
milletimizin bir arada yaşama iradesini güçlendirmeye devam edelim.
Yeter ki biz, 70 milyon olduğumuzu unutmayalım. Yeter ki biz, bu ülkenin
bütün vatandaşlarının başını dik tutalım. Bu ülkenin vicdanı olmayı
başaran bir aydınımız merhum Cemil Meriç'in dediği gibi 'Her aydınlığı
yangın sanıp söndürmeye çalışan zavallılar' varsın güneşe çamur atmaya
devam etsinler. 'Zira, onlar karanlığa o kadar alışmışlar ki
yıldızlardan bile rahatsız oluyorlar.'
Her gelişmeye set çekmeye, her ilerlemeye çelme takmaya, her hayırlı işe
engel olmaya alışanlar her zaman olacaktır. Yangına körükle gidenler,
kriz ve kaostan beslenenler, gerilimden başka bir siyaset tarzı
bilmeyenler, dün de vardı, bugün de var, yarın da olacaktır. Ama
unutmayalım ki sağduyu sahibi milletimiz, engin basiretiyle bu tür ayak
oyunlarını, bu tür tahammülsüz girişimleri boşa çıkaracaktır.''
* haberin devamını 'ilgili dokümanlar' bölümünden bulabilirsiniz.
