2011-01-27 - 22:30
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer,
şeker ölçüm çubuğu konusunda diyabet hastalarını mağdur etmeyeceklerini
belirterek, ''Çok yakında, çok daha uygun ve daha ucuz fiyatlarla satın alma
gerçekleştireceğiz ve bu sorunu çözeceğiz'' dedi.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer,
şeker ölçüm çubuğu konusunda diyabet hastalarını mağdur etmeyeceklerini
belirterek, ''Çok yakında, çok daha uygun ve daha ucuz fiyatlarla satın alma
gerçekleştireceğiz ve bu sorunu çözeceğiz'' dedi.
''Torba Tasarı''nın TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri sürüyor.
Önergesi nedeniyle söz alan CHP Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan,
diyabet hastalarının şeker ölçüm çubuğu nedeniyle yaşadığı soruna işaret ederek,
eleştirilerde bulundu.
Söz alan Bakan Dinçer, meselenin hastaları mağdur ettiğini belirtti.
Diyabet çubuğunu 55 kuruşa satın aldıklarını ifade eden Dinçer, aynı ürünü Sağlık
Bakanlığının ihale yoluyla toptan 20 kuruşa satın aldığını bildirdi.
Tedarikçilerden birinin daha fazla kar elde etmek amacıyla Bakanlığı
mahkemeye vermesi ve Danıştayın da yürütmeyi durdurması nedeniyle yaşanan sorunun
ortaya çıktığını belirten Dinçer, ''Biz kimin hakkını korumalıyız? Daha fazla kar
elde etmek isteyenlerin mi yoksa kamunun hakkını mı? Biz kamunun kaynaklarını
daha etkin kullanmak için çaba sarfettik. Herkes şunu bilmeli, diyabet
hastalarımızı mağdur etmeyeceğiz. Çok yakında, çok daha uygun ve daha ucuz
fiyatlarla satın alma gerçekleştireceğiz ve bu sorunu çözeceğiz'' diye konuştu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer,
''bakanlık bünyesinde kurulan özel bir ekiple taşeron firmalarda işçilerin hak ve
güvencelerine ilişkin yapılan istismarları sona erdirecek yeni bir model üzerinde
çalıştıklarını'' söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, ağırlıklı olarak kamunun vergi ile sosyal güvenlik
prim alacaklarını yeniden yapılandıran, çalışma hayatına ilişkin düzenlemeler
içeren, ''Torba'' tasarının ikinci bölümünün görüşülmesine başlandı.
Dinçer, milletvekillerinin, tasarının ikinci bölümü üzerindeki sorularını
yanıtladı.
''Taşeron firmaları, işçilerimizin hak ve güvenceleriyle ilgili gerekli
hassasiyeti göstermiyorlar'' diyen Dinçer, işçilerin hak ve güvencelerini teminat
altına alacak çalışmayı yapmak zorunda olduklarını ifade etti. Dinçer, ''Bu
açıdan özel bir ekip kurdum, taşeron firmaların bu alanda varsa yaptıkları
istismarları çözecek yeni bir model üzerinde hazırlık yapıyoruz. Bu istismarın
ana kaynaklarından biri bu firmalarda çalışanların kıdem tazminatlarıyla alakalı
hususlar. Bunu sıklıkla dile getirdiğimi son zamanlarda görüyor olmalısınız''
diye konuştu.
Milletvekillerinin sorular sırasında verdiği, ''yoksulluğun arttığı''
bilgisinin doğru olmadığını belirten Dinçer, son yıllarda gelirin daha dengeli
ayrışmaya başladığına ve yoksul kesimin milli gelirden aldığı payın arttığına
dikkati çekti.
Dinçer, SGK primlerini azaltmayı düşünmediklerini belirterek,
''Özellikle, 5 puanlık indirimden sonra sosyal güvenlik primlerinin toplam
maliyetler içerisindeki payı, OECD ülkelerinin ortalamasına çok yakındır.
Dolayısıyla iş gücü maliyetleri üzerinde kamunun payı itibarıyla bakıldığında
sosyal güvenlik priminden başka faktörlere bakmak gerektiği kanaatindeyim. O
yüzden primlerde herhangi bir indirimi en azından şu anda düşünmüyoruz'' diye
konuştu.
Bir başka soruyu yanıtlayan Dinçer, tüm illerde çok prestijli sosyal
güvenlik il binaları yapmayı planladıklarını ifade etti.
CHP İstanbul Milletvekili Bayram Meral ise, ikinci bölüm üzerinde yaptığı
konuşmada, tasarıda yer alan çalışma şekillerine ilişkin kavramları eleştirdi.
AK Parti'li milletvekillerine seslenen Meral,''Sanırım Sayın Bakan bu
evde çalışma şeklini sizin için getirdi. Sayın Başbakan yüzde 50'nizi eve
gönderecek ya, orada çalışacaksınız. Hayırlı olsun size'' dedi.
''Nerede görülmüş evde çalışma diye birşey'' sorusunu yönelten Meral,
şöyle devam etti:
''Burada insanların haklarını elinden alıyorsunuz. 'Kısa süreli
çalışma...' nedir bu böyle çalışma? Tam aldığı ücretle bugün geçinemeyen insana
kısa süreli çalışma ücreti veriliyor. Bunlar ancak sendikal hakları ortadan
kaldırır. Çalışanın kıdem tazminatını, yıllık ücretli iznini, emeklilik hakkını
elinden alır. Bu yasayla her yıl 3 ay çalışan işçinin emekli olabilmesi için 80
yıl çalışması gerekiyor.''
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı da ''AKP'nin uyguladığı ekonomi
modelinin istihdamı geliştirmeye yönelik olmadığını'' öne sürdü.
AK Parti'nin, işsizliği, buna bağlı olarak yoksulluğu sistematik olarak
destekleyen ve bundan nemalanmayı amaçlayan bir politika uyguladığını ileri süren
Kalaycı, ''Son 5 yılda yeşil kartlı sayısı yüzde 41 arttı. İşsizliğin çözümüne
yönelik bir hedef bulunmuyor tasarıda, çalışan kesimin taleplerine sessiz ve
duyarsız kalınıyor. Tasarı, sermaye kesiminin beklentilerini yansıtıyor'' diye
konuştu.
BDP Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş ise çalışma hayatına ilişkin
düzenlemelerin, ''Torba'' tasarı kapsamına alınmasını eleştirdi. Karabaş, ''AKP
geçmişten beri bu tür uygulamaları yapıyor. İlgili kesimlerin tasarıya karşı
yönelimlerini asgariye indirme çabası içinde bulunuyor'' dedi.
AK Parti Çorum Milletvekili Cahit Bağcı da, muhalefet milletvekillerinin
eleştirilerinin değerlendirileceğini söyledi. Tasarıyla çalışma hayatında birçok
yeni düzenleme getirildiğini anlatan Bağcı, bu yeniliklerinden aralarında
silikozis hastaları ve stajyer avukatların da bulunduğu birçok kesimin
faydalandığını ifade etti. Bağcı, tasarının kanunlaşmasıyla birlikte yeşil kart
için iptal uygulamasından vazgeçilmiş olacağını da sözlerine ekledi. (00.45)
şeker ölçüm çubuğu konusunda diyabet hastalarını mağdur etmeyeceklerini
belirterek, ''Çok yakında, çok daha uygun ve daha ucuz fiyatlarla satın alma
gerçekleştireceğiz ve bu sorunu çözeceğiz'' dedi.
''Torba Tasarı''nın TBMM Genel Kurulundaki görüşmeleri sürüyor.
Önergesi nedeniyle söz alan CHP Balıkesir Milletvekili Ergün Aydoğan,
diyabet hastalarının şeker ölçüm çubuğu nedeniyle yaşadığı soruna işaret ederek,
eleştirilerde bulundu.
Söz alan Bakan Dinçer, meselenin hastaları mağdur ettiğini belirtti.
Diyabet çubuğunu 55 kuruşa satın aldıklarını ifade eden Dinçer, aynı ürünü Sağlık
Bakanlığının ihale yoluyla toptan 20 kuruşa satın aldığını bildirdi.
Tedarikçilerden birinin daha fazla kar elde etmek amacıyla Bakanlığı
mahkemeye vermesi ve Danıştayın da yürütmeyi durdurması nedeniyle yaşanan sorunun
ortaya çıktığını belirten Dinçer, ''Biz kimin hakkını korumalıyız? Daha fazla kar
elde etmek isteyenlerin mi yoksa kamunun hakkını mı? Biz kamunun kaynaklarını
daha etkin kullanmak için çaba sarfettik. Herkes şunu bilmeli, diyabet
hastalarımızı mağdur etmeyeceğiz. Çok yakında, çok daha uygun ve daha ucuz
fiyatlarla satın alma gerçekleştireceğiz ve bu sorunu çözeceğiz'' diye konuştu.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer,
''bakanlık bünyesinde kurulan özel bir ekiple taşeron firmalarda işçilerin hak ve
güvencelerine ilişkin yapılan istismarları sona erdirecek yeni bir model üzerinde
çalıştıklarını'' söyledi.
TBMM Genel Kurulunda, ağırlıklı olarak kamunun vergi ile sosyal güvenlik
prim alacaklarını yeniden yapılandıran, çalışma hayatına ilişkin düzenlemeler
içeren, ''Torba'' tasarının ikinci bölümünün görüşülmesine başlandı.
Dinçer, milletvekillerinin, tasarının ikinci bölümü üzerindeki sorularını
yanıtladı.
''Taşeron firmaları, işçilerimizin hak ve güvenceleriyle ilgili gerekli
hassasiyeti göstermiyorlar'' diyen Dinçer, işçilerin hak ve güvencelerini teminat
altına alacak çalışmayı yapmak zorunda olduklarını ifade etti. Dinçer, ''Bu
açıdan özel bir ekip kurdum, taşeron firmaların bu alanda varsa yaptıkları
istismarları çözecek yeni bir model üzerinde hazırlık yapıyoruz. Bu istismarın
ana kaynaklarından biri bu firmalarda çalışanların kıdem tazminatlarıyla alakalı
hususlar. Bunu sıklıkla dile getirdiğimi son zamanlarda görüyor olmalısınız''
diye konuştu.
Milletvekillerinin sorular sırasında verdiği, ''yoksulluğun arttığı''
bilgisinin doğru olmadığını belirten Dinçer, son yıllarda gelirin daha dengeli
ayrışmaya başladığına ve yoksul kesimin milli gelirden aldığı payın arttığına
dikkati çekti.
Dinçer, SGK primlerini azaltmayı düşünmediklerini belirterek,
''Özellikle, 5 puanlık indirimden sonra sosyal güvenlik primlerinin toplam
maliyetler içerisindeki payı, OECD ülkelerinin ortalamasına çok yakındır.
Dolayısıyla iş gücü maliyetleri üzerinde kamunun payı itibarıyla bakıldığında
sosyal güvenlik priminden başka faktörlere bakmak gerektiği kanaatindeyim. O
yüzden primlerde herhangi bir indirimi en azından şu anda düşünmüyoruz'' diye
konuştu.
Bir başka soruyu yanıtlayan Dinçer, tüm illerde çok prestijli sosyal
güvenlik il binaları yapmayı planladıklarını ifade etti.
CHP İstanbul Milletvekili Bayram Meral ise, ikinci bölüm üzerinde yaptığı
konuşmada, tasarıda yer alan çalışma şekillerine ilişkin kavramları eleştirdi.
AK Parti'li milletvekillerine seslenen Meral,''Sanırım Sayın Bakan bu
evde çalışma şeklini sizin için getirdi. Sayın Başbakan yüzde 50'nizi eve
gönderecek ya, orada çalışacaksınız. Hayırlı olsun size'' dedi.
''Nerede görülmüş evde çalışma diye birşey'' sorusunu yönelten Meral,
şöyle devam etti:
''Burada insanların haklarını elinden alıyorsunuz. 'Kısa süreli
çalışma...' nedir bu böyle çalışma? Tam aldığı ücretle bugün geçinemeyen insana
kısa süreli çalışma ücreti veriliyor. Bunlar ancak sendikal hakları ortadan
kaldırır. Çalışanın kıdem tazminatını, yıllık ücretli iznini, emeklilik hakkını
elinden alır. Bu yasayla her yıl 3 ay çalışan işçinin emekli olabilmesi için 80
yıl çalışması gerekiyor.''
MHP Konya Milletvekili Mustafa Kalaycı da ''AKP'nin uyguladığı ekonomi
modelinin istihdamı geliştirmeye yönelik olmadığını'' öne sürdü.
AK Parti'nin, işsizliği, buna bağlı olarak yoksulluğu sistematik olarak
destekleyen ve bundan nemalanmayı amaçlayan bir politika uyguladığını ileri süren
Kalaycı, ''Son 5 yılda yeşil kartlı sayısı yüzde 41 arttı. İşsizliğin çözümüne
yönelik bir hedef bulunmuyor tasarıda, çalışan kesimin taleplerine sessiz ve
duyarsız kalınıyor. Tasarı, sermaye kesiminin beklentilerini yansıtıyor'' diye
konuştu.
BDP Bitlis Milletvekili Nezir Karabaş ise çalışma hayatına ilişkin
düzenlemelerin, ''Torba'' tasarı kapsamına alınmasını eleştirdi. Karabaş, ''AKP
geçmişten beri bu tür uygulamaları yapıyor. İlgili kesimlerin tasarıya karşı
yönelimlerini asgariye indirme çabası içinde bulunuyor'' dedi.
AK Parti Çorum Milletvekili Cahit Bağcı da, muhalefet milletvekillerinin
eleştirilerinin değerlendirileceğini söyledi. Tasarıyla çalışma hayatında birçok
yeni düzenleme getirildiğini anlatan Bağcı, bu yeniliklerinden aralarında
silikozis hastaları ve stajyer avukatların da bulunduğu birçok kesimin
faydalandığını ifade etti. Bağcı, tasarının kanunlaşmasıyla birlikte yeşil kart
için iptal uygulamasından vazgeçilmiş olacağını da sözlerine ekledi. (00.45)
