2009-10-13 - 15:00
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, siyaset sahnesinde var oldukları sürece eylemlerine, söylemlerine, ideallerine, hedeflerine sahip çıkmaya devam edeceklerini bildirerek, ''Milletimize, ülkemize asla hayal kırıklığı yaşatmayacağız'' dedi.
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip
Erdoğan, siyaset sahnesinde var oldukları sürece eylemlerine, söylemlerine,
ideallerine, hedeflerine sahip çıkmaya devam edeceklerini bildirerek,
''Milletimize, ülkemize asla hayal kırıklığı yaşatmayacağız'' dedi.
Erdoğan, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmaya, Ankara'nın
Başkent olarak ilan edilişinin 86. yıldönümünü kutlayarak başladı.
Partisinin 3. Olağan Kongresi hakkında da bilgi veren Erdoğan,
Türkiye'nin dört bir yanından gelen insanların tüm renkleriyle, tüm zenginliği
ile kongre salonunu doldurduğunu söyledi. Sabahın ilk saatlerinden itibaren
başlayan coşku ve heyecanın, örnek bir atmosfer ortaya koyduğunu ifade eden
Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Şunu tüm samimiyetimle ifade etmek durumundayım; sadece kongre salonu
içindeki ve dışındaki o atmosfer, o coşku, o heyecan seli bile AK Parti ve bu
kadronun Türkiye'nin umudu olduğunun, olmaya devam ettiğinin en bariz
göstergesidir. Salondaki o atmosfer, üzerimizdeki emanetin çok kutsal bir emanet
olduğunu, omuzlarımızdaki yükün çok ağır olduğunu bizlere bir kere daha
göstermiştir.
Bu parti ve bu hareket, millete asla sırtını dönmemiştir. Milletten yüz
çevirmemiştir. İktidarı elde ettikten sonra (U) dönüşü yapanlardan olmamıştır.
Biz, muhalefetteyken farklı, iktidardayken farklı dili kullananlardan olmadık.
Ülkenin farklı coğrafyalarında farklı söylemlere başvuranlardan da olmadık.
Milletin arzuları, talepleri, beklentileri dışında, kendisine hedef
belirleyenlerden olmadık. Kuruluş amaçlarından, ilke ve prensiplerinden
sapanlardan, uzaklaşanlardan, kendi kimliğine, partisine ve tabanına
yabancılaşanlardan da olmadık. En önemlisi, kendi şahsi çıkarlarını, milletin
çıkarlarının, ülkenin çıkarlarının üzerinde tutanlardan olmadık. Bu parti, bu
hareket ve bu kadro, aziz milletimize hayal kırıklığı yaşatmamıştır. Bundan sonra
evelallah yaşatmayacaktır.
Siyaset sahnesinde var olduğumuz sürece eylemlerimize, söylemlerimize,
ideallerimize, hedeflerimize sahip çıkmaya devam edeceğiz. Milletimize, ülkemize
asla hayal kırıklığı yaşatmayacağız.''
Milletten aldıkları emanete gölge düşürmeyeceklerini vurgulayan Başbakan
Erdoğan, şunları kaydetti:
''Ancak şunu söyleyeyim; vesayet altına da sokturmayız, hafife de
almayız. 8 yıllık siyaset hayatımızda 7 yıllık iktidar dönemimizde milletten
aldığımız güçten başka güç tanımadık, tanımıyoruz. Bundan sonra da sadece
milletimizin hissiyatını, hassasiyetini, beklentilerini hesaba katarak aynı
şekilde hesabımızı sadece millete verecek, yolumuza da böyle devam edeceğiz.
Milletin önünde kendimizi muhasebeye çekeriz. Milletin aynasında
kendimize çeki düzen veririz. Rotamıza da hedefimize de milletimizin belirlediği
istikamette yön veririz. Çünkü, bu hareket milletin hareketidir. Bu partinin
istikametini millet vermiştir, millet verir, bu iktidarın rotasını da millet
belirler. Hamdolsun Türkiye'nin 7 yıl önce asla çözülemez gibi söylenen veya
görünen sorunlarını çözdük, bir kısmını çözüm yoluna koyduk. 7 yıl önce hayal
gibi görünen birçok hedefi kısa sürede yakaladık. Hatta o hedeflerin çok üzerinde
hedeflere ulaştık. Önümüzdeki dönemde çıtayı yükselterek, hedefleri daha ileri
noktaya taşıyarak, mevcut sorunları da tek tek aşarak yolumuza devam edeceğiz.
Tüm sorun alanlarının üzerine cesaretle gidecek, kararlılıkla gidecek,
akılla, sağduyuyla en önemlisi de ortak akılla gidecek, Türkiye'yi yeni
başarılara taşıyacağız.''
3. BÜYÜK KONGRE
AK Parti'nin 3. büyük kongresinin millete verdikleri sözlerin tazelenmesi
ve teyit edilmesi, kararlılıklarının, azimlerinin, sorun çözme cesaretlerinin
yenilenmesi için bir zemin olduğunu anlatan Erdoğan, Merkez Karar ve Yönetim
Kurulu'nu (MKYK) yeni dönemin gereklerini göz önünde bulundurarak
şekillendirdiklerini söyledi. Yeni dönemde 17 arkadaşlarını değiştirdiklerini
hatırlatan Erdoğan, MKYK'nın ilk toplantısında da Merkez Yürütme Kurulu'nun (MYK)
belirlendiğini kaydetti. MKYK ve MYK'de bayrağı yeni seçilen arkadaşlarına teslim
edenlere teşekkür eden Erdoğan, eski üyelere başarılar diledi.
ULUSLARARASI TOPLANTILAR
Başbakan Erdoğan, son bir iki haftada ülke adına çok önemli gelişmeler
yaşandığını ifade ederek, BM Genel Kurulu ve G-20 zirvesi için ABD'ye
gerçekleştirdiği ziyaret hakkında bilgi verdi. 32 ülkenin temsilcisi devlet ve
hükümet başkanlarıyla tek tek tek görüştüğünü anlatan Erdoğan, IMF ve Dünya
Bankası toplantılarının da İstanbul'da gerçekleştirildiğine dikkati çekti.
Erdoğan, bugün Türkiye'nin, başta ekonomisi ve dış politikasıyla olmak
üzere, tarihinin hiç bir dönemiyle kıyaslanamayacak derecede farklı bir yerde
oturduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
''Kim ne derse desin... Bu bir gerçek. Yapılanlar ortada, atılan adımlar
ortada. NATO, G-20, BM Güvenlik Konseyi, Avrupa Konseyi, AGİT, İKÖ, Medeniyetler
İttifakı gibi kurum ve girişimlere girmek suretiyle aktif bir rol oynayan
Türkiye, bölgesel ve küresel sorunların çözümü için herkesle iş birliği ve
dayanışma halinde çalışıyor.
İktidarımız döneminde biz, buralarda artık geçici ve daimi üye olma
fırsatını yakaladık ve bu süreci güçlü kıldık. Bakınız, bizim Türkiye olarak
artık küçük meselelere takılıp kalmak gibi bir lüksümüz olamaz. Bizim
çözümsüzlüğü bir çözüm olarak ilelebet sürdürmek gibi bir politika anlayışımız
olamaz. Kimi ülkelerin, Türkiye ile meseleleri olabilir ama Türkiye'nin
bölgesinde bir barış ve istikrar unsuru olarak, dünyanın hiçbir ülkesiyle husumet
içinde olmak gibi bir yaklaşımı yoktur, olamaz. Atatürk'ün (yurtta sulh, cihanda
sulh) prensibi, AK Parti'nin barışçı, aktif diplomasisiyle hayat bulmuştur. Büyük
bir Türkiye'ye yakışan tavır bu olmalıdır. 7 yıldır bu anlayış doğrultusunda
komşularımızla ilişkilerimizi geliştirmenin, sorunları aşmanın, geride bırakmanın
mücadelesini veriyoruz.
Biz, düşman kazanmaya değil, dost kazanmaya talibiz. Bunun da bugüne
kadar faydalarını gördük, zararını değil. Ancak, Türkiye'de düşman kazanmaya
alışmış siyasi partiler de var. Bunların ülkemize ne kazandırdığını geçmişte
gördük. Türkiye'nin ve milletimizin çıkarlarını en üst seviyede gözeterek,
sorunların üzerine gidiyor, çözümü arzulayan, çözümü zorlayan taraf biz oluyoruz.
Bu süreç, Türkiye'ye olduğu kadar bölge ülkelerine de kazandırdı ve umutları
artırdı.''
IRAK
Erdoğan, perşembe günü Irak'a gideceğini hatırlatarak, ziyaretinde başta
terör örgütünün kuzey Irak'taki faaliyetleri olmak üzere, iki ülke arasındaki
sorunları konuşacaklarını söyledi. Son dönemde yürüttükleri ''milli birlik süreci
ve demokratik açılım'' çalışmaları açısından da bu görüşmelerin özellikle terörle
mücadelede etkin iş birliği açısından önemli olacağını vurgulayan Erdoğan,
Irak'ın ardından da Pakistan ve İran'a resmi ziyaretlerde bulunacağını
bildirdi.
Bölgesel sorunların çözümü için çaba göstermeye devam edeceklerini
kaydeden Erdoğan, Ermenistan ile de bu çerçevede görüşme başlattıklarını
söyledi."
Erdoğan, Ermenistan ile ilişkileri güçlendirirken, iki ülke arasındaki sorunların çözümü için de en
başından itibaren gayret sarf ettiklerini söyledi. Komşularla ''sıfır sorun''
politikasıyla her zaman yapıcı ve olumlu tutum içinde olmaya gayret
gösterdiklerini anlatan Erdoğan, 2003 yılından beri Ermenistan'a bazı jestleri
olduğunu, Erivan'dan kalkan uçakların Türkiye'ye seyahat edebildiğini, Ermenistan
vatandaşlarına vize kolaylığı sağladıklarını, Türkiye'de çok sayıda Ermenistan
Cumhuriyeti vatandaşının şu anda kaçak olarak yaşadığına işaret etti.
''İmkansızlıklar sebebiyle Türkiye'ye gelen bu insanlara kapımızı
kapatmadık, her zaman insani hassasiyetlerle hareket ettik'' diyen Erdoğan, 2005
yılında dönemin Ermenistan Cumhurbaşkanı Koçaryan'a mektup gönderdiğini ve
''Gelin suçlamalardan, iddialardan vazgeçin, 1915 olaylarını tarihçilerden,
uzmanlardan oluşturacağımız ortak tarih komisyonu ele alsın, ne varsa bilimsel
yöntemlerle araştırsınlar, isterseniz bunlara hukukçuları, arkeologları katalım.
Arşivlere baksınlar, tarihi gerçekleri ortaya koysunlar, bizim arşivlerimiz açık,
milyonlarca belge var. Üçüncü ülkelerde varsa oralara da gitsinler,
araştırsınlar. Elde edilecek sonucu önümüze getirsinler. Onan sonra biz bunun
üzerinde çalışalım ve nihai kararı birlikte verelim'' dediğini hatırlattı.
TBMM'nin de bunu oy birliğiyle desteklediğine dikkati çeken Erdoğan,
diplomatik kanallarını her zaman açık tuttuklarını, diyaloğu her zaman sorun
çözme yöntemi olarak gördüklerini vurguladı. ''Ve işte bugün bizim, Hükümetimizin
çabaları ve iyi niyeti neticesinde, dostça ve barışçı yaklaşımları neticesinde,
son derece önemli bir safhaya geldik'' diyen Erdoğan, 10 Ekim Cumartesi günü
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'nun, Ermenistan Dışişleri Bakanı Eduard
Nalbandyan ile birlikte Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin
normalleşmesiyle ilgili iki protokolü imzaladığını hatırlattı.
''Hükümet olarak böyle bir yolun önününü açtık, ama tabii ki son söz
TBMM'ye aittir. Bunu da burada açıkça söylemek durumundayım'' ifadesini kullanan
Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Azerbaycan ile Ermenistan arasında Yukarı Karabağ ve işgal altındaki
Azeri toprakları sorununda aynı şekilde çözüm yoluna girmesini temenni ediyoruz
ve bu yönde girişimlerimizi de sürüyor. Nitekim o günkü imza törenine, Minsk
sürecinin 3 ülkesi olan ABD, Rusya ve Fransa'nın dışişleri bakanları da bizzat
gözlemci olarak katıldılar, orada bulundular. Ayrıca Solana, İsviçre Dişişleri
Bakanı ve AGİT Dönem Başkanı olarak orada genel sekreter bulundu. Bakın bütün
bunlarla biz bir hassasiyeti ortaya koyuyoruz. Minsk üçlüsü, 20 yıl önce kuruldu
ve 20 yıldır ABD, Rusya ve Fransa'dan oluşan bu üçlü, maalesef bir neticeye henüz
varamadı. İki ülke devamlı bir araya getiriliyor; Ermenistan-Azerbaycan... Henüz
bir netice alınamadı, mesafe alıyorlar ama netice yok. Bu konuda zaman zaman
bizler de Azerbaycan ile başta değerli kardeşim İlham Aliyev ile bu konuları çok
görüştük, görüşüyoruz. Bir çok şeyler zaten bugüne kadar paralel yürüdü, paralel
yürüyor.''
SÜRECİ OLUMSUZ ETKİLEME GAYRETİ İÇİNDE OLANLAR...
Başbakan Erdoğan, süreci olumsuz etkileme gayreti içinde olanların
bulunduğuna işaret ederek, şunları kaydetti:
''Fakat bu süreci olumsuz etkileme gayreti içinde olan, içeride bazı
farklı tipler var. Onlar da kalkıp şunu söylüyor; 'Biz Ermenistan'a şöyle
kazandırmışız, böyle kazandırmışız'... Böyle saçma sapan şeyler söylüyorlar. Biz
bu adımları atarken her şeyi enine boyuna konuşuyoruz. Bizim hesabımız adil,
kapsamlı, kalıcı çözüme yöneliktir. Bize bu iftiralarda, bühtanlarda
bulunanların, merhum liderlerinin Ermeni temsilcileriyle değişik ülkelerde,
değişik otellerde yaptığı görüşmeleri incelesinler, ondan sonra kalkıp bize
bühtanda bulunsunlar. Burası çok önemli. Bize ondan sonra bühtanda bulunsunlar.
Bize kimse bu konuda kalkıp da bühtanda, iftirada bulunamaz, biz ne yaptığımızı
gayet iyi biliyoruz. Gerek ülkemizin gerek kardeşimiz, soydaşımız Azerbaycan'ın
burada herhangi bir olumsuz şekilde etkilenecek neticeyle karşılaşmasını
kesinlikle istemeyiz.
Şunu çok açık, net söyledim; ya bunlar sağır, ya bunlar anlamıyor.
'Azerbaycan Parlamentosunda yaptığımız konuşma neyse, biz bunun çerçevesi
içerisinde bu işi yürütürüz' diye bunu kaç kez söyledik. Kendi ülkesinin
Başbakanına bu noktada inanmıyor, ama Azerbaycan'daki kardeşlerim 'Biz Türkiye'ye
güveniyoruz, inanıyoruz, Parlamentoda yapılan konuşmayı çok iyi biliyoruz'
diyorlar. Tabii bakıyorsunuz Sayın Bahçeli, Sayın Baykal, avanesi, farklı
yerlerde hala gezip dolaşıyorlar. Önceki gün de ifade ettim; Azerbaycan ile
Ermenistan arasındaki sorunlar çözüm yoluna girerse, kamuoyumuz
Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin normalleşmesini çok daha benimseyecektir.
TBMM'nin protokolleri onaylaması çok daha kolaylaşacaktır. Biz, Dışişleri
Bakanımızın imzaladığı protokolleri, önümüzdeki hafta TBMM'ye sevk edeceğiz. Ama
parlamentomuz bunları onaylamak için Azerbaycan-Ermenistan sorunundaki
gelişmeleri nazara alacaktır. Şimdi bugün dinliyorum, Sayın Bahçeli diyor ki
'takvime bağlandı' diyor. Takvime bağlanan ne Sayın Bahçeli? Ya takvimin
tanımından bihabersiniz, veyahut da bu metinden habersizsiniz. Bakın burada bir
ifade var, onayın müteakiben 2 aydan bahsediyor. Bu onay nedir? Parlamentonun
onayıdır. Bu olmadan, bir defa bu iki aylık süreç işlemez. Bunları iyi okuyun,
anlayın. Kılavuzlarınızı iyi seçin, eğer yanlış seçerseniz başınız her zaman
derde girer. ''
HARİÇTEN GAZEL OKUYAN DİASPORA...
Erdoğan, imzalanan protokollerle ilgili olarak Dışişleri Bakanı
Davutoğlu'nun TBMM Genel Kurulunu bilgilendiren bir konuşma yapacağını
belirterek, şunları ifade etti:
''Biz hiçbir şeyi kaçırmıyoruz, her şey açık ortada... Ben çözümün
önündeki engellerin kaldırılmasının mümkün olduğuna inanıyorum. Yeter ki ön
kabuller olmasın. Biz yüzyıllarca birlikte yaşadık; komşu olduk, ortak bir tarihi
paylaştık. Aramızda hala Ermeni ustaların yetiştirdiği ustalar, zanaatkarlar var.
Bütün bu gerçekleri biliyoruz. Bu kadar içli dışlı olmuşuz. Öyleyse bir ortak
geleceği de birlikte şekillendirmek, dostça ilişkiler kurmak, ülkelerimizin refah
ve istikrarı için bölgede barışçıl politikalara öncülük etmek karşılıklı olarak
bizlerin elinde. Şuraya da dikkatlerinizi çekiyorum; 'Azerilere mi ait,
Ermenilere mi ait, Türklere mi ait?' Bunun hiçbir önemi yok. Bu tartışmayı son
derece gereksiz buluyorum. Bunu birlikte çözeceğiz. ''Sarı Gelin'' türküsünü
dinlediğimizde hepimiz duygulanıyoruz, gözlerimiz yaşarıyor. Sözleri farklı olsa
da ezgisiyle hepimiz aynı mana iklimine dalıyoruz.
Biz diasporanın olumsuz kampanyaları, hasmane yaklaşımları karşısında
Ermeni halkının mağduriyet yaşamasını, tüm oluksuzlukların faturasını ödemesini
doğru bulmayız. Bunun bilinmesini istiyorum. Hariçten gazel okuyan diaspora,
Ermeni halkının menfaatlerini, sıkıntılarını dikkate almayabilir, gerginlik
üzerinden istismara devam edebilir. İşte düşünün, ülkesinin Cumhurbaşkanını
farklı ülkelerde yuhalayacak kadar bunlar ileri gidebiliyor. Ama biz, makul ve
sağduyulu davranın Ermenistan yönetimi ile geçmişe değil, geleceğe bakarak
dostluk geliştirilebileceğine inanıyoruz. Biz, belli çevrelerce yapılan hiçbir
karalama kampanyasını sineye çekmedik, hiçbir suçlamayı cevapsız bırakmadık. Her
türlü olumsuz girişeme karşı etkili bir mücadele verdik. Ama belli gurupların
yüzünden bir milleti topyekün suçlayan, dışlayan tavır içine girmedik. İyi niyet
ve işbirliği arayışını da hiçbir zaman terk etmedik.''
AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Bursa'da yarın,
Türkiye ile Ermenistan milli takımları arasında oynanacak futbol maçıyla ilgili olarak,
'Süreci tahrik etmek, istismar etmek, bu süreçten kendilerine siyasi veya farklı bir
çıkar devşirmek isteyenler çıkabilir.
Bursalı kardeşlerimin, vatandaşlarımın buna prim vermeyeceklerine, tahriklere
boyun eğmeyeceklerine tüm kalbimle inanıyorum'' dedi.
Partisinin grup toplantısında konuşan Erdoğan, Bursa'da yarın, Türkiye
ile Ermenistan milli takımları arasında oynanacak futbol maçına değindi.
Ermenistan'daki karşılaşmanın dostane ilişkilerin pekiştirilmesine katkı
sağladığına işaret eden Erdoğan, Türkiye'deki karşılaşmanın da bu yönde etkisi ve
katkısı olacağına inancını dile getirdi.
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Ermenistan'daki maçta misafirperverlik
gördüğünü, iyi bir ilgiyle karşılandığını kaydeden Erdoğan, ''Aynı şekilde
Türkiye olarak, Ermenistan Cumhurbaşkanı Sayın Sarkisyan'ı, Ermenistan Milli
Takımı ve diğer misafirlerimizi, Türk misafirperverliğine yakışır şekilde
karşılayacak, ağırlayacak ve uğurlayacağız. Uğurlamalıyız'' dedi.
Erdoğan, maçı stadyumda izleyecek olanlara da şu çağrıyı yaptı:
''Bu noktada aziz milletimizin, özellikle Bursa'daki futbolseverlerin bu
milli maça katılacak futbolseverlerin vakar içerisinde, ağır başlılıkla, büyük
bir ülkenin vatandaşlarına yakışan bir olgunlukla davranacaklarını biliyorum. Bu
süreci tahrik etmek, bu süreci istismar etmek, bu süreçten kendilerine siyasi
veya farklı bir çıkar devşirmek isteyenler çıkabilir. Bursalı kardeşlerimin,
vatandaşlarımın buna prim vermeyeceklerine, tahriklere boyun eğmeyeceklerine tüm
kalbimle inanıyorum.''
NOT: AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın AK Parti Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmanın
devamına ilgili dökümanlar bölümünden ulaşabilirsiniz.
