2011-07-14 - 14:13
AK PARTİ VE BDP YÖNETİCİLERİNİN GÖRÜŞMESİ...
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, BDP yöneticileriyle yaptıkları görüşmenin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, BDP'lilerin, ''tutuklu milletvekilleri ile Hatip Dicle'nin durumuyla ilgili somut adım atılması ve çözülmesi talepleri'' nedeniyle ortak bir mutabakat metninin ortaya çıkmadığını söyledi.
AK Parti Grup Başkanvekili Nurettin Canikli, BDP'lilerin,
''tutuklu milletvekilleri ile Hatip Dicle'nin durumuyla ilgili somut adım
atılması ve çözülmesi talepleri'' nedeniyle ortak bir mutabakat metninin ortaya
çıkmadığını söyledi.

Canikli, BDP yöneticileriyle yaptıkları görüşmenin ardından yaptığı
açıklamada, 12 Haziran seçimlerinin ardından Meclis çalışmalarına katılmayan iki
partiden birinin BDP olduğunu hatırlatarak, iki gün boyunca kendilerine Meclis
çatısı altında çalışma imkanı sunmak için görüşmeler yaptıklarını anlattı.

Görüşmelerde bütün konuların tartışılıp değerlendirildiğini kaydeden
Canikli, ''Sonuç itibarıyla bütün bu görüşmeler olumlu ve yapıcı bir ortamda
geçti. Fakat birlikte üzerinde mutabakat sağlayacağımız bir metin oluşmadı. Ama
bu, görüşmelerin katkı sağlayıcı olmadığı, gelecekle ilgili Türkiye'nin
sorunlarının çözülmesi noktasında birlikte çalışılmasına engel teşkil edeceği
anlamına gelmez'' dedi.

Her iki tarafın da TBMM'nin ülkenin tüm sorunlarının tartışılıp
değerlendirileceği, çözüm bulunacağı yegane ortam olduğu konusunda kanaatlerini
ortaya koyduğunu belirten Canikli, şöyle konuştu:

''Bizim tarafımızdan hazırlanan metnin evrensel ilkeleri içerdiği,
özellikle önümüzdeki dönemde toplumun bizden beklentisi olan yeni, sivil,
özgürlükçü bir anayasa yapılması konusundaki kanaatimizi, irademizi yansıtan bu
metine, BDP tarafının da katkı sağlayacağı, destek verici olduğu konusunda
iradeleri ortaya konuldu. Ama eksik olarak değerlendirdiler. Kendi metinleriyle
ilgili ortaya koydukları bazı konularla ilgili hususların mutlaka yer alması
gerektiği konusunda bir iradeleri ortaya çıktı. Biz ise özellikle belirli
olaylara, spesifik konulara atıf yapılması şeklinde ortaya çıkan bu hususun,
mevcut Anayasa ve yasalara aykırılık teşkil edeceğini ifade ettik. Özellikle
yargıya müdahale anlamına gelebilecek ve mevcut kuralların ihlali sonucunu ortaya
çıkaracak bir adımın atılmaması, bir tavrın ortaya konulmaması gerektiğini ifade
ettik. Esas itibarıyla da ortak bir mutabakat metninin ortaya çıkmamasındaki en
büyük faktör, tutuklu milletvekilleri ile Sayın Hatip Dicle'nin konumuna ve onlar
açısından sorun olarak ortaya çıkan bu durumla ilgili somut adım atılması ve
çözülmesi talepleri olmuştur. Esas itibarıyla böyle bir mutabakat metninin
sağlanamamasının temel nedeni budur. Biz böyle bir ifadenin ve iradenin metinde
yer alması halinde, bunun yargıya müdahale olacağını, Anayasamızın, yasalarımızın
en temel kurallarından birinin ihlal edilmiş olacağını ifade ettik. Ama her iki
taraf da iyiniyetli ve karşılıklı olarak birbirini anlamak düşüncesi,
yaklaşımıyla bu görüşmeleri gerçekleştirdi.''

Canikli tarafından okunan AK Parti'nin hazırladığı metinde, TBMM'nin 24.
Dönemde ülkenin en temel sorunlarını çözme ve halkın beklentilerini
gerçekleştirmek üzere görev yapacağına işaret edilerek, şu görüşlere yer
verildi:

''Beklentilerin en önemlisi yeni bir Anayasa yapılmasıdır. Bu çerçevede
uzlaşma içinde, evrensel standartlarda yapılacak bir Anayasa ile daha güçlü bir
demokratik sistem inşa etmek, toplumsal barışı güçlendirmek ve refah düzeyini
artırmak hepimizin ortak sorumluluğudur. Bu hedeflerin geçekleştirilmesi millet
iradesinin TBMM'de temsil edilmesiyle mümkündür. TBMM'de temsil edilen siyasi
partiler Meclis zemininde birlikte çalışma, diyalog kapısını açık tutma ve
sorunları birlikte çözme konusunda gereken hassasiyeti göstermelidirler.

12 Haziran seçimleri sonrasında TBMM'de oluşan yüksek temsil özelliği,
ileri demokratik kuralları içeren, özgürlükleri genişleten bir Anayasa yapılması
için tarihi bir fırsata dönüştürülmelidir. Ülkemizin geleceğini yakından
ilgilendiren yeni Anayasada yer alması istenilen konular Anayasa için Meclis
çatısı altında kurulacak komisyonda tartışılmalı ve değerlendirilmelidir.''

Canikli, gazetecilerin BDP'nin hazırladığı metne itirazlarını sorması
üzerine, ''İtiraz olmasaydı mutabakat sağlanırdı. Özellikle tutuklu
milletvekilleri ve Hatip Dicle'nin durumuna atıf yapılması, bu konuların
çözülmesine yönelik önerilerin yer alması ve buna benzer konulara itirazımız
oldu. Onların bizim metnimize itirazları olmadı. Esas itibarıyla yargıya müdahale
anlamına gelebilecek bu hususlar, Anayasa ve yasaların ihlali gibi bir durum
ortaya çıkması nedeniyle itirazlarımızı yaptık. Bu nedenle iki tarafın üzerinde
mutabakat sağladığı ortak metin ortaya çıkmadı'' dedi.

BDP'lilerin yemin edip etmeyecekleri konusundaki tavırlarının sorusuna
Canikli, ''Onu bilemiyoruz. Bununla ilgili gerekli görüşmeleri kendi aralarında,
kendi organlarında yapacaklarını ve kararlarını bilahare vereceklerini ifada
ettiler. O konudaki yaklaşımlarını şu anda biz de bilemiyoruz'' karşılığını
verdi.

Yeniden görüşme olup olmayacağının sorulması üzerine de Canikli, şu anda
bu konuda bir karar bulunmadığını söyledi.

Canikli, ''Kendi aralarında görüşüp Ekim ayında yemin etmeleri söz konusu
olabilir mi?'' sorusunu yanıtlarken, ''Hayır, onu bilemiyoruz. Bugün bir Danışma
Kurulu veya grup önerisi gelecek Genel Kurulun yarın ve Cumartesi günü çalışması
konusunda. Bunu kendileriyle paylaştık. O anlamda görüşme için en azından birkaç
gün daha zaman olduğunu ifade ettik kendilerine'' dedi.

''Görüşme talebi onlardan mı beklenecek?'' sorusuna ise Canikli, ''Öyle
bir karar alınmadı. Şu an itibarıyla 'ileride görüşmek üzere ayrılalım' gibi bir
durum ortaya koymadı. İleride ne olur onu kestirmek söz konusu değil'' yanıtını
verdi.

Nurettin Canikli, görüşmelerin olumlu geçtiğini belirterek, ''BDP'lilerin
şu tarihte yemin edebilecekleri ya da edeceklerine'' dair bir bilginin
kendilerinde olmadığını, görüşmelerden ortaya çıkan sonuçlardan da böyle bir
değerlendirme yapmak ya da tahminde bulunmanın doğru bir yöntem olmadığını ifade
etti. Canikli, ''genel olarak olumlu izlenim edindiklerini'' kaydetti.

Canikli, Ergenekon Davalarına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi
Heyeti Başkanı Köksal Şengün'ün Bolu hakimliğine atanmasıyla ilgili soruya,
''Yargı bünyesinde verilmiş bir karadır. Yargıçlarla ilgili tayin, terfi, atama
konusunda tek yetkili, özerk, bağımsız kurul olan HSYK'nın tasarrufudur. Orada
bir değerlendirme yapmak mümkün değil. Yargının kararıdır, o şekilde bakmak
gerekir'' karşılığını verdi.

CHP'nin atamayla ilgili eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Canikli,
''HSYK kararlarını kendi kuralları içinde verir, siyasi partilerin, kişilerin
bütün taleplerini yerin getirileceği gibi bir sonuç beklemek mümkün değil. Kendi
açılarından, kendi kriterleri ve kuralları çerçevesine verilmiş bir karardır.
Değerlendirmelerini bilemiyoruz ama HSYK'nın takdiridir. CHP'nin her istediğini
kurumlar yerine getirmek mükellefiyetinde değiller. Kendi açılarından
değerlendirirler ve kendi kurallarını uygularlar. Verilen kararı da bu çerçevede
değerlendirmek gerekir'' diye konuştu. (14.13)