2012-11-22 - 14:52
TBMM GENEL KURULU...
TBMM Genel Kurulu'nda, AİHM'e yapılan bazı başvuruların tazminat ödenerek çözümüne ilişkin esas ve usulleri belirleyen kanun tasarısında, Hükümet ve komisyonun yerini almaması üzerine, Türkiye ile Libya arasında askeri eğitim işbirliğini içeren anlaşmanın onaylanmasını uygun bulan tasarı görüşüldü.
TBMM Genel Kurulu, Meclis Başkanvekili Meral Akşener başkanlığında toplandı, üç milletvekili gündemdışı söz aldı.

CHP İstanbul Milletvekili Sedef Küçük, ''Uluslararası Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Günü'' dolayısıyla yaptığı konuşmada, kadınların maruz bırakıldığı şiddete, hiçbir gerekçeyle haklı gösterilemeyecek bir insan hakkı ihlali olduğunu ortaya koymaları gerektiğini vurguladı.

Kadına yönelik şiddete müdahale edilmediğinde kuşaktan kuşağa aktarılan bir sorun haline geldiğine işaret eden Küçük, ''Bu şiddeti önlemek istiyorsak, kadınların şiddet görmemesini, bütün nimetleri erkeklerle eşit paylaşmasını istiyorsak, kadını ve erkeğiyle hepimizin daha cesur olması gerekir'' dedi.

AK Parti Şanlıurfa Milletvekili Zeynep Karahan Uslu ''Dünya Televizyon Günü'' nedeniyle gündemdışı söz aldı.

Uslu, İsrail'in, Gazze'de yürüttüğü kadın, çocuk, yaşlılara karşı acımasız savaşın, Suriye yönetiminin halkına karşı zulmünün doğru aktarılmasında televizyon ve medyanın önemine dikkati çekti.

Televizyonun, en etkili farkındalık yaratıcı ya da perdeleyici olarak insanların karşısında olduğunu belirten Uslu, araştırmalara göre Türkiye'de televizyon izleme sürelerinin giderek arttığını, buna karşın televizyon yayınlarına duyulan güvenin azaldığını anlattı.

Uslu, çocukların 900 saat okula giderken bin 200 saat televizyon izlediğini, bunun çoğunun, anne baba denetimi olmadan geçirildiğini ifade etti.

MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak, soru önergelerinin cevaplandırılmasına ilişkin yaptığı gündemdışı konuşmada, makam ve sıfatların, kişilere sorumluluk yüklediğini söyledi.

Uzunırmak, demokrasilerde denetimin önemine işaret ederek, parlamentonun sadece yasama görevi yapmadığını vurguladı. Bakanlara verdikleri soru önergelerinde denetim mantığından, ciddiyetten uzak, altında bakan imzası olduğuna inanamayacakları cevaplar geldiğini savunan Uzunırmak, ''Bu ciddiyetsizlik, Hükümet'te alıp başını gitti'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'nda, CHP ve MHP'nin grup önerileri kabul edilmedi.

CHP, Danışma Kurulu'nda uzlaşma sağlanamadığı için nefret suçlarına ilişkin verdiği araştırma önergesinin bugün görüşülmesini, grup önerisi olarak Genel Kurul gündemine getirdi.

CHP Bursa Milletvekili Aykan Erdemir, nefret suçlarındaki endişe verici artışın, toplumun duyarlı kesimlerini harekete geçirdiğini, bu alana ilişkin yasal düzenleme taleplerinin sıkça dile getirildiğini belirtti.

Nefret suçlarının birey ve toplum üzerindeki olumsuz etkilerine işaret eden Erdemir, mağdurlarda derin ve kalıcı psikolojik travma yarattığını, ötekileştirilen, saldırıya uğrayan kişinin, toplumla ilişkisini dışlanmışlık üzerinden yürüttüğünü söyledi. Erdemir, nefret suçlarının, bir arada yaşamı tahrip ettiğini vurguladı.

Erdemir, nefret suçlarının, uluslararası toplumun da kaygıyla izlediği bir konu olduğunu ifade ederek, nefret suçlarının kayıt altına alınarak, kamuoyuyla paylaşılmasını istedi.

Önergenin aleyhinde konuşan AK Parti Van Milletvekili Fatih Çiftçi, nefret suçları için yapılan düzenlemelerin oldukça yeni olduğunu, bu terimin ilk önce ABD'de ortaya çıktığını; nefret suçlarının önyargı suçları olarak da tanımlandığını söyledi.

Çiftçi, farklı etnik ve inanç gruplarının geleceklerinin, anayasal ve yasal düzenlemelerle garanti altına alındığı, DGM'lerin, OHAL'in kaldırıldığını, işkenceye sıfır tolerans tanındığını anlattı. Çiftçi, gayrimüslim, Kürt, Alevi, Roman, Kafkas ve Rumeli kökenli vatandaşlarının, eksikliğini hissetiği konuların tek tek ele alındığını ifade etti.

MHP Muğla Milletvekili Mehmet Erdoğan, öneri lehinde yaptığı konuşmada, insanlar arasında kin ve nefret duygusunun arttığını savundu.

Televizyonlarda, kin ve nefret kusan haberlerin, dizilerin, filmlerin her gün boy boy gösterildiğini öne süren Erdoğan, ''RTÜK nerede-'' diye sordu.

Erdoğan, AK Parti iktidarı döneminde tuzun koktuğunu, kişilerin adalete güven duygusunu kaybettiğini ileri sürerek, böyle bir durumda nefretin bitmesinin beklenemeyeceğini söyledi. Erdoğan, Başbakan'ın, toplumu ayrıştıran söylemlere sahip olduğunu, ülkeyi 36 etnik gruba ayırdığını, bunun sonucu ülkede kimlik tartışmalarının öne çıktığını iddia etti.

Grup önerisi aleyhinde son söz BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, nefret suçlarının kime yönelik olduğuna dair Türkiye'de bir haritanın bulunmadığını, veri tabanı oluşturmadığını belirtti. Tuncel, en çok nefret söylemi üretenin, iktidar partisi olduğunu iddia edildi.

Konuşmanın ardından CHP'nin grup önerisi reddedildi.


TBMM Genel Kurulu'nda MHP'nin öğretmenlerin sorunlarıyla ilgili araştırma önergesinin bugün ele alınması önerisi görüşüldü.

MHP Ankara Milletvekili Özcan Yeniçeri, öğretmenlerin hayat standartlarının istenilen seviyede olmadığını, hak ettikleri ücretleri alamadığını savundu.

Öğretmenlerin itibar ve prestijlerinin bizzat yetkililer tarafından rencide edildiğini öne süren Yeniçeri, ''Atanamayan öğretmenler cami avlusunda yem bekleyen kuşlara benzetilmiştir. Öğretmenlere bakış açısı sorunlu olan bir iktidar işbaşındadır'' dedi.

AK Parti Amasya Milletvekili Avni Erdemir, öğretmenlerin yaptıklarını ölçecek hiç bir değer olmadığını ifade etti.

CHP Sinop Milletvekili Engin Altay, Milli Eğitim Bakanlığı'nda 29 bin boş kadro bulunduğunu ifade ederek, ''Neden şubatta bu kadrolara atama yapmıyorsunuz-'' diye sordu. Altay, eğitimin odağının öğretmen olduğunu dile getirdi.

MHP'nin önerisi kabul edilmedi.

Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, zulmün hiçbir zaman abat olmadığını ifade ederek, ''Esed rejiminin, Suriye'de abat olmayacağını inşallah hep birlikte görmüş olacağız'' dedi.

TBMM Genel Kurulu'da, AİHM'e yapılan bazı başvuruların tazminat ödenerek çözümüne ilişkin esas ve usulleri belirleyen kanun tasarısında, Hükümet ve komisyonun yerini almaması üzerine, Türkiye ile Libya arasında askeri eğitim işbirliğini içeren anlaşmanın onaylanmasını uygun bulan tasarının görüşmelerine geçildi.

Tasarının tümü üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtlayan Bakan Yıldız, Suriye rejiminin yaptığını onaylayamayacaklarını belirtti.

Yıldız, Suriye'de insanlık dramı yaşandığını, çocuk, kadın demeden yaklaşık 40 bin Suriye halkının katledildiğini ifade ederek, Suriye halkı ile Suriye rejimi arasında ayırt edilmesi gereken önemli bir nokta olduğunu söyledi.

Zulmün hiçbir zaman abat olmadığını dile getiren Yıldız, ''Esed rejiminin, Suriye'de abat olmayacağını inşallah hep birlikte göreceğiz'' dedi.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Arap baharı sırasında Türkiye'nin dış politikasının, çoğu zaman eleştirildiğini belirterek, ancak bu anlaşmayla, sıkıntılı dönemden geçildikten sonra, Mısır, Tunus ve Libya'da, düşman idareler değil, Türkiye'nin dostu yöneticiler, savunma ve polis teşkilatının eğitimi gibi konularda Türkiye'ye güvenen idareler gördüklerini söyledi.

Bozkır, anlaşmada, Türkiye'de tarihi bağları olan eski Osmanlı toprağı Libya'nın askeri personelinin Türkiye'de eğitimiyle ilgili önemli unsurların yer aldığını belirterek, öğrencilerin, harp okulunda eğitim göreceğini, ayrıca, Libya'nın acil ihtiyacına binaen de 3 aylık temel subay ve astsubay eğitiminden sonra uzmanlık eğitimi alacak bir grubun da bulunduğunu belirtti.

Bozkır, Patriot füzeleriyle ilgili olarak da ''Patriotların talepte bulunulması nedeni şudur: Suriye'de 40 bin kişinin üzerinde insanı katletmiş, psikolojisini kaybetmiş, köşeye sıkıştığı için ne yapacağı tam belli olmayan Baas kafalı katil bir Cumhurbaşkanıyla karşı karşıyayız. Bu adamın son anında ülkesinden ayrılırken dahil Türkiye'den intikam alma isteğiyle Türkiye'ye bir kaç füze gönderme endişesi herkeste var. Bu füzeler gönderilirse, Patriot sistemi sayesinde Türk insanın zarar görmemesi, Türk topraklarında hasara yol açmaması mümkün hale gelecektir'' diye konuştu.

Tasarının tümü üzerinde CHP Grubu adına konuşan Mersin Milletvekili Aytuğ Atıcı, Suriye ve Libya ile ilgili uygulanan dış politikaya ilişkin eleştirilerde bulundu.

''Başbakanlar adam gibi ölmekten bahsetmezler, adam gibi yaşamaktan bahsederler'' ifadesini kullanan Atıcı, ''Adam gibi yaşayanlar İsrail, Gazze'ye saldırırken Kürecik'i askıya alır. Adam gibi yaşayanlar uçaklarımız düşürülürken seyretmezler. Adam gibi yaşamak başka bir şeydir'' dedi.

Atıcı, AK Parti sıralarından atılan laflara da ''İktidar olmakla adam olunmuyor. İktidar oldunuz ama adam olamadınız'' karşılığını verdi.

Atıcı, Türkiye'nin Patriot füzelerini ''ya İsrail'i korumak ya da İran'ın Kürecik'i vurma ihtimaline karşı aldığını'' öne sürdü.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, ''Siz, Başbakanımızın adamlığını ölçecek çapta değilsiniz. Herkesin adamlığı kendine. Adam gibi yaşayamazsanız adam gibi ölemezsiniz, o yüzden Başbakanımızın söylediğinin sonuna kadar arkasındayız'' diye konuştu.

MHP Grup Başkanvekili Mehmet Şandır, Türkiye'nin Suriye politikasını eleştirerek, gelen sığınmacılara yapılan muameleyi eleştirdi. Şandır, ''100 yıl önce vatan topraklarımızı kaybettiğimizdeki gaflet, bugün ülke yöneticilerinde de var'' dedi.

Tasarının maddeleri üzerinde görüşmeler sürüyor.

TBMM Genel Kurulu'nda Enerji ve Tabii Kaynakları Bakanı Taner Yıldız ile CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç arasında tartışma yaşandı.

Genel Kurul'da, Türkiye ile Libya Arasında Askeri Eğitim İşbirliği Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Tasarısı birinci maddesi üzerinde CHP İstanbul Milletvekili Osman Korutürk söz aldı.

''Gözyaşı diplomasisiyle, ağlamakla hiçbir yere gidemeyiz. Türk Dışişleri Bakanı politikasının gözden geçirmesi lazım. Bu politikanın yanlış olduğunu görmesi lazım. Türkiye, kendi dışındaki zorluklardan dolayı savunma ihtiyacına düşmemeli'' diyen Korutürk, yanlış dış politikadan dolayı, Türkiye'nin, en dost ülkelerden dahi tehdit gördüğünü savundu.

TBMM Dışişleri Komisyonu Başkanı Volkan Bozkır, Patriot sistemlerinin tamamen savunma amaçlı olduğunu kaydetti.

Bu sistemlerin ülkeyi en geniş şekilde kapsayacak şekilde konuşlandırılacağını ifade eden Bozkır, Patriotların caydırıcılığı da güçlendireceğini söyledi.

Bozkır, ''Patriot menzili Suriye'nin de sahip olduğu bilinen kısa menzilli füzeler için geliştirilmiştir. Patriot konuşlandırılmasıyla birlikte söz konusu sistemlerin işletilmesi için müttefik askerler ülkemize gelecektir'' dedi.

Bozkır, Patriotların konuşlandırılmasının NATO kapsamında yapılacağı için Meclis kararına gereksinim olmadığını dile getirdi.

CHP Tunceli Milletvekili Kamer Genç'in ''komisyonda sıralarında oturanlar kişilik sahibi değil'' sözleri Genel Kurul'da tartışma yarattı.

Genç, ''Büyük devletlerin hiç birisinin temsilcisi ağlamaz'' diye konuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Ahmet Aydın, söz alarak, ''Kişilikten bahsetmeye hakkın var mı- Ağlamak, insan olmanın gereğidir. Yeri geldiğinde üzülürsün, sevinirsin. Sizde o ruh, duygu yoksa sizi kamuoyuna havale ediyorum'' dedi.

Enerji ve Tabii Kaynakları Bakan Taner Yıldız da söz alarak, AK Parti'nin on yıldan bu yana siyasetin saygınlığını korumaya azami ölçüde gayret ettiğini kaydetti. Yıldız, şunları söyledi:

''TBMM'nin saygınlığını korumaya çalışırken ne yazık ki burada yüz karası olan, bu manada ünü Türkiye'nin dışına taşmış olan, kişilik bozukluğu olan tipler de var. Ben bir psikolojiyle uğraşan birine 'ciddi bir meseleyi anlatan birisi hemen 3-4 saniye sonra gülebiliyorsa, bu nasıl bir durum insani açıdan-' diye sordum. Bana 'karakter bozukluğu da olabilir, kesin kişilik bozukluğu vardır' dedi.

Buradaki seviyeyi korumamız lazım. AK Parti ve CHP'den, MHP'den bazı arkadaşları da katarak söylüyorum, buna dikkat ediyorlar. Bizim böyle karakter bozukluğu olan kişiyle problemimiz yok ama o partinin karakter bozukluğu olan arkadaşla problemi var.''

Kamer Genç de yeniden söz alarak, ''Gelsin doktorlara muayene olalım, hangimizin karakteri bozuk'' karşılığını verdi.

MHP Aydın Milletvekili Ali Uzunırmak da söz alarak, ''Düşünce bozukluğu, söylem bozukluğu, yanlış ifade denilebilir. Bir bakanın, halkın oyunu alarak seçilmiş birine karakter bozukluğu teşhisi koyması yanlıştır'' diye konuştu.

Uzunırmak ''Sayın Bakan, 'MHP Grubu'nun bir kısmı, CHP Grubu'nun bir kısmı' diyerek diğer kısımda kalanları da itham ettiği insanların yerine mi koyuyor-'' diye sordu.

Bakan Yıldız, oturduğu sıradan, sözlerinin Kamer Genç'e yönelik olduğunu söyledi.

Uzunırmak, konuşmasının ardından kürsüden yerine gelirken, AK Parti sıralarından laf atılması üzerine AK Parti sıralarına doğru yürüdü. Uzunırmak'ı milletvekilleri engelledi.

Bu sırada, TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşimi Salı günü saat 15.00'de toplanmak üzere kapattı.