2012-05-16 - 13:09
TBMM KADIN ERKEK FIRSAT EŞİTLİĞİ KOMİSYONU...
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, ''Toplumsal Cinsiyet Açısından Anayasa'' konulu alt komisyonun raporunu ele aldı.
TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu, ''Toplumsal Cinsiyet Açısından Anayasa'' konulu alt komisyonun raporunu ele aldı.

Alt Komisyon Başkanı, AK Parti Bursa Milletvekili Canan Candemir Çelik, komisyonun çalışmaları hakkında bilgi vererek, raporu okudu.

CHP Balıkesir Milletvekili Nedret Akova, TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun görüş alma sürecinin sona erdiğini bu nedenle raporlarının komisyonca yeterince değerlendirilmeyebileceğini söyledi.

Akova, toplumsal cinsiyet eşitliği açısından yeni anayasada insan hakları ve onurunu korumaya yönelik yapılacak vurgunun önemine işaret etti.

Toplumsal cinsiyet eşitliği açısından, Türkiye'de ''siyasi simge'' olarak nitelediği türbana girilmesinin, kadının statüsünün güçlendirilmesiyle çeliştiğini öne süren Akova, AİHM'nin 2005'te Leyla Şahin davasında, Avrupa İnsan Hakları Sözlemesi'nin düşünce, vicdan ve din özgürlüğünü düzenleyen maddesini ihlal etmediğine yönelik kararına işaret etti.

BDP İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel, anayasa yazım sürecinin başladığını anımsatarak, komisyon raporunun geç kalmış bir çalışma olduğunu söyledi.

Başörtüsünün özgür olması, sadece üniversitelerde değil kamusal alanda da kullanılmasının engel olmaktan çıkması gerektiğini ifade eden Tuncel, başörtüsü sorununun bir türlü çözülemediğini ya da çözülmek istenmediğini belirtti. Tuncel,devletin, inançlardan elini çekmesi, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın da kaldırılması gerektiğini savundu.

Tuncel, anayasada toplumsal cinsiyet eşitliğinin mutlaka yer alması, inanç özgürlüğünün net ifade edilmesi, kadın erkek eşitliğinin sadece çalışma yaşamında değil bütün alanlarda güvence altında bulunması gerektiğini ifade etti.

MHP Eskişehir Milletvekili Ruhsar Demirel, anayasa yazım süreci başlamasına rağmen bu çalışmanın neden yapıldığını sordu.

Alt komisyon çalışmasını, yeni anayasa yazım sürecine sabotaj olarak nitelendiren Demirel, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda, her partiden temsilcinin bulunması nedeniyle zaten bu komisyona katkı verilebileceğini belirtti.

Raporun dilini eleştiren Demirel, raporun çelişkiler ve hukuksal olmayan terimlerle dolu olduğunu öne sürdü. Demirel, ''Burası ihtisas komisyonu, Ali top at kitabı yazmıyoruz. Doktor olmam tıp kitabı yazacağım anlamına gelmez. Bir iş yapıyorsak tekniğini de bilenlerle yapmamız lazım. Kadını yok sayan bazı ifadeler var. Bu hukuki metin vasfı taşımaz, imza bulunması resmi anlam kazandırır ama hukuksal değildir. Bu raporun Uzlaşma Komisyonu'na yollanmamasını tavsiye ediyorum'' diye konuştu.

TBMM Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Azize Sibel Gönül, komisyonlarının, yeni anayasada nelerin yer alması gerektiği konusunda çalışma yapmasından, katkı vermesinden daha doğal bir şey olamayacağını kaydetti. Gönül, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmasını sabote edecek çalışma olarak algılanmasını, ''yanlış ve hastalıklı bir düşünce'' olarak göreceğini belirtti.

Komisyonlarının, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nda temsil edilmesi gerektiğini dile getiren Gönül, ''Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmaları tamamlandıktan sonra ihtisas komisyonlarına gelecek. Eleştirilerimizi, önerilerimizi sunmak açısından da hazırlıklı olmamız gerekmez mi- Bunu çalışmazsak, raporu hazırlamazsak böyle bir öneriyi sağlıklı verebilir miyiz-'' diye sordu.

Bunun üzerine Ruhsal Demirel ''hastalıklı düşünce'' sözünü aynen iade ettiğini ifade ederek, hastalıklı fikrin, kadına yönelik şiddetin önlenmesi tasarısında asli komisyon olma konusunda direnç gösterilmemesi olduğunu savundu. Demirel, ''Birbirimize karşı daha nezaket diliyle konuşulmasını temenni ediyorum. Haddini, amacını, nezaket çizgini aşan cümleleri kullanmayı, şahsım adına men ederim'' dedi.

Gönül, böyle bir nezaketsizliği kendisine de komisyona da yakıştıramadığını belirterek, böyle bir algılamaya neden olduysa özür dilediğini söyledi. Gönül, Demirel'den negatiflik vermemesini, komisyonu germemesini istedi.

AK Parti Antalya Milletvekili Gökcen Özdoğan Enç de Demirel'in, raporu aşağılar tarzda eleştirmesi ve başöğretmen tarzıyla konuşmasının hoş olmadığını ifade etti.

AK Parti Ağrı Milletvekili Mehmet Kerim Yıldız, başörtülü kadınların çektiği mağduriyetleri dile getirmemenin mümkün olmadığını belirterek, ''Bunu buradaki kadın arkadaşlarımızın dile getirmesi daha mutluluk verici olurdu'' dedi.

Yıldız, son on yılda ciddi demokratik değişimler olduğunu, militer bürokratik vesayete son verildiğini ancak zihinsel vesayetin devam ettiğini ifade ederek, ''Bunun da kalkması lazım. 10 yıl önce, bazı geceler 'bu gece darbe olacak diye' uyuyamadığımız olurdu, telefonlarda tehditler alıyorduk. Bu dönemleri yaşadık. Ben ve eşim üniversite öğrencisiydik. Ben, doktor oldum, bürokraside görev yaptım, milletvekili oldum. Eşim, başörtüsünden dolayı okuyamadı, ev hanımı olmak zorunda kaldı. Bunlara engel olanlara bakmamız lazım. Toplumun yüzde 50'si kadın, kadınların yüzde 60-65'ü başörtülü, bunları görmeme imkanı yok'' diye konuştu.

Komisyon, gelecek hafta toplanarak, raporu somut öneriler üzerinden yeniden ele alacak.

Alt komisyon raporunda, kadınların siyasete katılımında dini simge taşımasının, kadının seçilme hakkı üzerinde, önemli bir engel oluşturmaya devam ettiği ifade edildi. Raporda, başörtüsü kullanan kadının seçilme hakkı önünde anayasa ve kanunlardan kaynaklanmayan çeşitli engellerin bulunduğu belirtilerek, ''Milletvekili seçilme yeterliliğini düzenleyen maddede, seçilme hakkının kadın ve erkeğe eşit olarak tanındığı; kadının dini simge taşımasının bu hakkın kullanımını engellemeyeceğinin açıkça vurgulanması gerektiği komisyona teklif edilmiştir'' denildi. (13:09)